UZAYSEL.COM
 

Geri Git   UZAYSEL.COM > ÍSLAM DÍNÍ > Quran-i Kerim

Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Eski 12-13-2009   #11
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
Standart

101. Goyleri ve yeri misilsiz ve numunesiz yaradandir. Onun zovcesi olmaya-olmaya ovladi nece ve haradan ola biler? Her sheyi O yaratmishdir ve O her sheyi bilendir.
102. Budur sizin Rebbiniz olan Allah! Ondan bashqa bir mebud yoxdur. Her bir sheyin yaradanidir. Buna gore de yalniz Ona ibadet edin. O her bir sheyin qoruyani, tedbirini token ve ixtiyar sahibidir.
103. Gozler ve onlarin gorme qabiliyyeti Onu derk etmez ve O, gozleri ve gormeleri derk eder. O, letif ve xeberdardir.
104. Heqiqeten, Rebbiniz terefinden size dushunduren (Qur`an ve vehy) gelmishdir. Belelikle, kim gorse oz xeyrinedir ve kim kor olsa oz ziyaninadir. Men size gozetchi deyilem (xilqetin evvelinden sizi eyriliklerden qoruyan deyilem, yalniz chatdiran ve qorxudanam).
105. Biz aye ve nishaneleri (uca ve ali meqsedler uchun) bu cur muxtelif (shekillerde) getiririk. Ve ona gore (bele getiririk) ki, (qelbleri kor insanlar) desinler: ''Sen (kitab ehlinin yaninda) ders oxumusan.'' Ve (hem de) ona gore ki, onu, bilen deste uchun achiqlayaq.
106. Rebbin terefinden Sene edilmish vehye tabe ol. Ondan bashqa hech bir mebud yoxdur. Ve mushriklerden uz donder.
107. eger Allah (mecburiyyetle vadar etmek) isteseydi, onlar (Ona) sherik qoshmazdilar (lakin iman ve emel sahesinde Allahin adeti bendeye ixtiyar vermekdir). Seni de (xilqetin evvelinden) onlarin gozetchi ve qoruyuculari etmemishik ve sen onlarin vekili deyilsen (ki, onlari zorla iman getirmeye mecbur edesen).
108. Kafirlerin Allahin evezine chagirdiqlarini (butler ve cinleri) soymeyin ki, onlar da edavet ve nadanliq uzunden Allahi soyerler. Biz her bir ummet uchun emellerini belece zinetlendirdik. Sonra onlarin donushu Rebblerine terefdir. Belelikle (Allah) onlari (dunyada) etdikleri emellerden xeberdar edecekdir.
109. Onlar mohkem andlariyla Allaha and ichdiler ki, eger onlara (meleyin nazil olmasi, Salehin devesi, Musanin esasi ve Isanin sufresi kimi dedikleri mocuzelerden) bir nishane ve mocuze gelse, ona mutleq iman getirecekler. De: ''Heqiqeten mocuzeler yalniz Allahin ixtiyarindadir (mocuze peygemberlik iddiasinin delilidir ve delilin sechilmesi iddiachinin ohdesinedir)''. (Axi) siz ne bilesiniz ki, eger o da gelse onlar (yene de) iman getirmeyecekler?
110. Onlarin qelb ve gozlerini ilk defe ona iman getirmedikleri kimi (evveller olmush itaetsizliklerinin cezasi olaraq onu qebul etmekden) donderer ve onlari oz azginliq ve itaetsizliklerinde boshlayariq ki, sergerdan qalsinlar.
111. eger Biz onlara melekleri nazil etseydik, oluler onlarla danishsaydilar ve (istedikleri) butun sheyleri qarshilarinda deste-deste toplasaydiq, onlar Allahin (mutleq ve mecburi irade ile) istemesi istisna olmaqla, yene de iman getirmeyecekdiler. Lakin onlarin choxu (ozlerinin bu inadkarliq ruhiyyeleri ile) nadanliq edirler.
112. Belece (senin kimi) her bir peygember uchun insan ve cin sheytanlarindan (vucudlarinda muxtelif shehvet meyllerini yaratmaq vasitesile) dushmenler qoyduq. Onlarin bezisi diger bezisine (o peygemberin eleyhine) sirli (gizlin) shekilde bezedilmish puch ve aldadici sozler otururduler ki, (bashqalarini) aldatsinlar ve eger Allah (ezeli iradesi ile) isteseydi, onlar bu cur etmezdiler. Buna gore de (sene doyush emr olunana kimi) onlari ve iftiralarini boshla.
113. (Ins ve cin sheytanlarinin arasindaki soz mubadilesini imtahan uchun azad qoyduq) ki, axiret gunune inanmayanlarin urekleri ona meyl etsin, onlar onu beyensinler ve (hem de) ona gore ki, murtekib olmaq istedekleri her bir gunaha murtekib olsunlar.
114. (Kafirlere de Size (besher cemiyyetine dini maarif ve haqq ile nahaqqin bir-birinden sechilmesi yolu) genish shekilde achiqlanmish bu kitabi nazil eden Allah oldugu halda, men Ondan bashqa ayri bir hakim arayim?! (Semavi) kitab verdiyimiz shexsler bu kitabin senin Rebbin terefinden haqq ve dogru olaraq (ve ali ve agilin qebul etdiyi meqsedler uchun) nazil olundugunu bilirler. Buna gore de esla shekk edenlerden olma.
115. Rebbinin sozu (Onun tovhide deveti, hemchinin sonuncu kitabi ve sherieti menasinda) duzgunluk ve (qanunvericilik merhelelerinde) edalet baximindan kamil oldu. Onun sozlerini (kitab ve sherietini) esla deyishdiren olmayacaqdir. Odur eshiden ve bilen!
116. eger (din ishlerinde) yer uzundeki insanlarin choxuna tabe olsan, seni Allahin yolundan azdirarlar. Onlar yalniz zenn ve gumanin arxasinca gedirler ve ancaq texmin edirler.
117. Heqiqeten Rebbin ozu Onun yolundan azani(n halini) daha yaxshi bilir. O, dogru yolu tapanlari(n halini) da daha yaxshi bilir.
118. Buna gore de, eger Onun ayelerine imaniniz varsa (mushriklerin keserken bashi ustunde butlerin adini chekdiklerinden deyil bashi) uzerinde Allahin adi chekilmish sheyden yeyin.
119. Size ne olmushdur ki, (kesilerken bashi) uzerinde Allahin adi chekilen sheylerden yemirsiniz, halbuki, O, size haram etdiklerini - zeruret halinda (yemeye) mecbur oldugunuz shey istisna olmaqla - butun tefsilati ile beyan etmishdir?! shubhesiz (insanlarin) choxu nadanliq uzunden oz nefsi istekleri ile (bashqalarini) azdirirlar (deyirler: ''Bu nece olur ki, sizin oldurdukleriniz halal, Allahin oldurduyu ise haramdir?!) Heqiqeten senin Rebbin heddi ashanlari (haqdan kenara chixanlarin halini) daha yaxshi bilendir.
120. Ashkar ve gizlin gunahi (emel ve qelb gunahini ve ya ashkarda ve xelvetde edilen gunahi) terk edin! shubhesiz, gunah qazananlar tezlikle murtekib olduqlari sheyin muqabilinde cezalandirilacaqlar.
121. (Kesilerken bashi) uzerinde Allahin adi chekilmemish (ve murdar olmush) sheyden yemeyin ki, onu yemek elbette, (Allaha qarshi) itaetsizlikdir. Heqiqeten sheytanlar oz komekchi ve dostlarina sizinle mubahise ederek chekishsinler deye gizlince (''Allahin oldurmush oldugu heyvan sizin oldurduyunuzden daha yaxshidir'' kimi sozler) telqin edirler. eger onlara itaet etseniz, onda siz de (ya dogrudan da) mushriksiniz (ya da mushrik hokmundesiniz).
122. Meger (kufr ve imansizliq olumu ile) olmush ve sonra Bizim (dine hidayet etmekle) dirilderek (imanindan,) vasitesile insanlar arasinda yol getdiyi (yashadigi) bir nur verdiyimiz shexs, (etiqadi ve emeli azginliq) zulmetler(in)de olan ve ondan chixmayacaq shexs kimidir?! Kafirlerin etdikleri emeller, onlar uchun belece zinetlenmishdir.
123. Belece (Mekkede oldugu kimi) Biz her bir topluda (onlarin kufr ve gunah ederek haqdan uz dondermelerinin cezasi olaraq) gunahkar camaatin bashchilarini hiyle-kelek ishleden (ve camaatin peygemberlerin devetlerine iman getirmelerine mane olan) etdik. Lakin (eslinde) onlar yalniz ozlerine (qarshi) hiyle-kelek ishledirler ve (bunu) derk etmirler.
124. Onlara (Qureysh kafirlerine) bir aye ve mocuze gelen zaman ''Allahin peygemberlerine verilmish shey (peygemberlik, kitab ve mocuze) bize de verilmeyince esla iman getirmerik!'' deyirler. Allah oz peygemberliyini hara qoymagi daha yaxshi bilir. Tezlikle gunah etmish keslere ishletdikleri hiylenin cezasi olaraq Allahin yaninda zillet, xarliq ve shiddetli ezab yetishecekdir.
125. Belelikle, Allah (gozel kechmishine xatir) hidayet etmek istediyi shexsin sinesini Islam(i qebul etmek) uchun achar. Oldugu azginliqda boshlamaq istediyi shexsin sinesini ise mohkem tutaraq daraldar, sanki o eziyyetle semada yuxari qalxir. Allah belece, iman getirmeyen keslerin uzerine murdarliq qoyar.
126. Bu (Qur`an ve din), senin Rebbinin dogru yoludur. Dogrudan da Biz (oz tovhid) ayeleri(mizi ve dinin haqq olmasini) oyud goturen bir deste uchun etrafli beyan etdik.
127. Onlar uchun Rebblerinin yaninda (her bir zerer-ziyandan ve naqislikden uzaq olan ve bir-birlerine yalniz salam verdikleri) ''Darus-selam'' vardir. Ve O, (dunyada) etdikleri emellerin mukafati olaraq onlarin dostu ve yardimchisidir.
128. Ve (yada sal) o gun(u) ki, (Allah) onlarin (insan ve sheytanlarin) hamisini toplayacaq (ve buyuracaqdir): ''Ey sheytanlar destesi, insanlardan bolluca behrelendiniz (onlarin choxusunu oz davamchiniz etdiniz)''. Ve onlarin insanlardan olan dostlari deyecekler: ''Ey Rebbimiz, biz iki tayfa bezimiz bezimizden istifade etdik (onlar choxlu sayda insani azdiraraq yoldan chixarmalarinin lezzetini daddilar ve biz, onlarin gosterishleri ile surduyumuz keflerin lezzetini daddiq) ve bizim uchun teyin etdiyin o (omur) muddet(ine ve o bedbextlik heddin)e gelib chatdiq''. (Allah) buyuracaq: ''Sizin yeriniz oddur, orada ebedi qalacaqsiniz, Allahin (ebedi qalmamaginizi) istemesi istisna olmaqla (ki, Allah da hemin oddan chixmaginizi istemeyecekdir). Heqiqeten senin Rebbin hikmetli ve bilendir (bilir ki, kime ve ne qeder ezab versin).
129. Belece elde etdiklerinin (gunahlarinin) cezasi olaraq zalimlarin bezisini (diger) bezisine hakim ederik.
130. (Qiyamet gunu Allah terefinden xitab olunacaqdir ki): ''Ey cin ve ins (insan) tayfasi, meger size ozunuzden Menim ayelerimi (tekrar-tekrar) size oxuyan ve sizi bu gunku gorushunuzden qorxudan peygemberler gelmedi?'' Deyerler: ''Biz oz eleyhimize shehadet veririk (beli, peygemberler geldiler ve qorxutdular)''. Dunya heyati onlari aldatdi ve (buna gore de) ozlerinin eleyine shehadet vererler ki, kafir olublar.
131. Bu, (peygemberlerin gonderilmeleri) senin Rebbinin sheher ve kendleri(n) ehalisi(ni) hech vaxt qafil olduqlari halda zalimcasina helak etmemesine goredir.
132. Her bir (insan ve cin, momin ve kafir, saleh ve gunahkar) kes uchun etdiyi emellerden (emelin ozu, ruhun kamilliyi ve axiret menzilleri baximindan) dereceler vardir. Senin Rebbin onlarin etdiklerinden qafil deyildir.
133. Rebbin ehtiyacsiz ve rehmet sahibidir. eger istese sizi aradan aparar ve sizden sonra, sizi bashqa bir destenin neslinden vucuda getirdiyi kimi istediyini (insan ve ya qeyrisini) sizin canishininiz eder.
134. shubhesiz, size ved edilen shey (Berzex, Qiyamet, Cennet ve Cehennem) gelecekdir. Siz Allahi esla aciz ede bilmezsiniz (Onunla mubarize aparmaq ve ya Ondan qachmaq qudretiniz yoxdur).
135. De: ''Ey qovmum, (menim devet ve dinimle mubarizede) var gucunuzle fealiyyet gosterin ki, mutleq men (de muqavimet vezifeme esasen) feal ve chalishqanam. Tezlikle bu evin (zefer) aqibetinin ve o evin (gozel) sonunun kimin olacagini basha dusheceksiniz. shubhesiz, zalimlar esla nicat tapmayacaqlar''.
136. (Mushrikler) Allahin yaratdigi sheylerden-ekin ve dordayaqlilardan Ona bir pay qoydular ve oz gumanlarina esasen ''bu, Allahin, bu ise bizim sheriklerimizin (bizim Allaha qoshdugumuz sheriklerin)dir'' dediler. Lakin sherikleri uchun olan Allaha chatmir, Allah uchun olan ise sheriklerine chatir. Hokm etdikleri shey (nece de) pisdir.
137. Ve belece sherikleri (mushriklerin Allaha sherik qoshduqlari butler ve cinler) mushriklerin choxuna (bolgude oldugu kimi) ovladlarini (butlere qurban etmek meqsedile) oldurmeyi (de) zinetlendirdiler ki, onlari (menevi) helakete suruklesinler ve onlarin (Ibrahim peygemberin dini olan) dinlerini onlara anlashilmaz ve (xurafata) qarishiq gostersinler. eger Allah (mecbur etmek) isteseydi, onlar o ishi etmezdiler (lakin Allahin enenevi qanunlarinda etiqad ve emelde mecbur etmek yoxdur). Buna gore de (sene cihad etmek emr olunana kimi) onlari ve (uydurduqlari) iftiralarini burax.
138. Onlar oz gumanlarina esaslanaraq, Allaha iftira yaxmaq uzunden dediler: ''Bunlar qadagan olunmush dordayaqlilar ve ekindir, bizim istediyimiz keslerden (butlerin xidmetchilerinden) bashqasi onlardan yememelidir ve bunlar minilmeleri haram olan dordayaqlilardir.'' Hemchinin (keserken bashlari) uzerinde Allahin adini chekmedikleri dordayaqlilar(i da var idi). (Allah) tezlikle onlari yaxdiqlari iftiranin muqabilinde cezalandiracaqdir.
139. Hemchinin ''bu dordayaqlilarin qarnindaki (eger diridirse) biz kishilere mexsusdur ve arvadlarimiza haramdir ve eger oludurse, onda hami sherikdir'' dediler. (Allah) onlari tezlikle bu (xoshagelmez) vesflerine gore cezalandiracaqdir. Heqiqeten O, (sherietde) hikmetli ve (xeyir ve ziyanlari) bilendir.
140. shubhesiz, (cahiliyyet mushriklerinden) oz ovladlarini agilsizliq ve nadanliq ucbatindan oldurmush ve Allahin onlara (ovlad, ekin ve mal-qara kimi sheylerden) ruzi olaraq verdiyini Allaha iftira yaxmaqla haram etmish kesler ziyana ugradilar. Onlar dogrudan da (yoldan) azdilar ve onlar hech vaxt hidayetde olmayiblar.
141. chardaq uzerinde olan ve chardaqsiz baglari, xurma agacini, muxtelif mehsullu ekini ve bir-birine oxshayan ve oxshamayan zeytunu ve nari yaradan Odur. Bar veren zaman onlarin meyve ve mehsulundan yeyin ve onun (Allahin) haqqini bichin (ve mehsul yigilan) gun verin. (Yemekde ve vermekde) israf etmeyin ki, heqiqeten, Allah israf edenleri sevmir.
142. Hemchinin dordayaqlilardan boyuk ve kichik, yun ve tuk veren, minilen, yuk dashiyan ve yeyilen heyvanlar (yaratdi). Allahin ruzi olaraq size verdiyinden yeyin (ve behrelenin) ve (ozunuzden halal-haram qanunlar chixarmaq ve haram ishler gormekle) sheytanin addimlarina tabe olmayin ki, heqiqeten o, sizin achiq-ashkar dushmeninizdir.
143. Sekkiz cutu (sekkiz teki cutu ile birlikde) - qoyundan iki bash (bir erkek, bir dishi) ve kechiden iki bash (bir erkek, bir dishi yaratdi). (Yaxud: Sekkiz cut yaratdi, qoyundan iki cut (ehlileshdirilmish ve vehshi) ve kechiden iki cut (ehlileshdirilmish ve vehshi). De: ''Allah o ikisinin erkeklerini haram edib, yoxsa dishilerini?! Yoxsa o iki dishinin qarinlarindaki (balalari)ni?! eger dogruchusunuzsa, mene elm ve biliye esaslanaraq xeber verin.''
144. Hemchinin, deveden iki bash, ya iki cut ve inekden iki bash, ya iki cut (yaratdi). De: ''Allah o ikisinin erkeklerini haram edib, ya dishilerini?! Yoxsa o iki dishinin qarinlarindakini?! Meger Allah bunu (bidet olan bu dirnaqarasi harami) size tovsiye ederken yaninda idiniz?! Buna gore de kim insanlari nadanliqla azdirmaq uchun Allaha qarshi yalan uydurandan daha zalimdir?! Allah zalimlarin destesini esla hidayet etmez.
145. De: ''Mene olunan vehylerin icherisinde yemek isteyen shexse murdar olduqlari uchun olu heyvan, (heyvanin damarlarindan) tokulmush qan ve donuz etinden, yaxud itaetsizlik uzunden Allahdan bashqasinin (ister butlerin, isterse de butlerden bashqa sheylerin, hetta muqeddes hesab edilen sheylerin) adi chekilerek kesilmish heyvandan bashqa bir haram (yemek) tapmiram. eger kimse lezzet axtarmadan, yaxud (zeruri miqdardan) heddi ashmadan (onlari yemeye) mecbur olsa, heqiqeten, senin Rebbin chox bagishlayan ve mehribandir.
146. Yehudilere butun dirnaqli heyvanlari haram etdik. Hemchinin onlara inek ve qoyundan onlarin bedenlerinin piyini - bellerine ve ya bagirsaqlarina yapishmish, yaxud sumuye qarishmish (piyler) istisna olmaqla - haram etdik. Bu (haram), onlara etdikleri zulmlerine gore verdiyimiz cezadir. Biz heqiqeten dogru danishaniq.
147. eger seni tekzib etseler, de: ''Sizin Rebbiniz genish rehmet sahibidir (buna gore de size mohlet verir) ve Onun ezabi gunahkar desteden esla def edilmez''.
148. Mushrikler tezlikle ''eger Allah isteseydi ne biz, ne de atalarimiz (Ona) sherik qoshardiq ve ne de bir sheyi (ozumuze) haram ederdik (demeli, Allah bizim Ona sherik qoshmagimiza ve bezi sheyleri haram etmeyimize razidir)!'' deyecekler. Onlardan evvelkiler (de peygemberlerini shirkin ve bidetin haramligi barede) belece tekzib etdiler ve nehayet bizim ezabimizi daddilar. De: ''Sizin elinizde (delil-subutu olan) bir elm varmi ki, onu bizim uchun (qarshimiza) chixarasiniz?! Siz gumandan bashqa bir sheye tabe olmur ve texminden bashqa bir sheyle danishmirsiniz.'' (chunki, Allaha sherik qoshmaq ve bir sira sheylerin esassiz olaraq haram edilmesinin qarshisinin yaradilishda alinmamasi, Allahin onlara razi olmasi demek deyildir.)
149. De: ''Belelikle, yeterli (hech kimin redd etmek qudretine malik olmadigi) delil-subut Allaha mexsusdur ve eger O, (yaradilishda qeti irade ile) isteseydi, sizin haminizi (mecburi suretde) hidayet ederdi (lakin Allah, yaradilishda besheri ne shirke, ne de imana mecbur etmishdir. Allah shirki yalniz sherietde qadagan edib ve sheriet yolu ile imana devet edib ve siz bunlari qebul etmelisiniz).
150. De: ''Allahin bunlari haram etmesine shehadet veren shahidlerinizi getirin''. Belelikle, eger shehadet verseler, sen onlarla birge shehadet verme ve Bizim ayelerimizi tekzib edenlerin, axiret gunune imani olmayanlarin ve Rebblerine sherik qoshanlarin nefsi isteklerine tabe olma.
151. De: ''Gelin Rebbinizin size haram etdiyini oxuyum (ve o budur ki): hech bir sheyi Ona sherik qoshmayin, valideynlere yaxshiliq edin, ovladlarinizi yoxsulluq qorxusundan oldurmeyin. Size ve onlara ruzini Biz veririk. Ve pis ishlere - ister ashkar olsun, ya gizlin (emeli ve etiqadi gunahlara, yaxud camaatin gorduyu ve gormediyi gunahlara) - yaxinlashmayin. Hemchinin Allahin mohterem saydigi ve oldurulmesini haram buyurdugu cani - (qisas, sherietin mueyyenleshdirdiyi ceza hedlerinin icrasi ve ya mudafie meqsedli) haqq (oldurmeler) istisna olmaqla - oldurmeyin. Belke dushunesiniz deye Allahin size tapshirdiqlari bunlardir.''
152. ''Ve yetimin malina o, (cismani ve ruhi baximdan) heddi-buluga chatana kimi, gozel bir terz istisna olunmaqla, yaxinlashmayin. olchu ve chekini edaletle tam shekilde verin. Biz hech bir kesin uzerine (eqide ve emellerde) oz imkanindan artiq vezife qoymuruq. (Hakim ve shahid kimi ve ya fetva vermek meqsedile) danishanda, hetta qohum(lariniz baresinde) olsa bele, edaletli olun. Ve (sherietin esas ve qollarini qebul etmekde) Allahin ehd-peymanina kamil suretde vefa edin. Belke oyud goturesiniz deye, Allahin size tapshirdiqlari bunlardir.''
153. ''Ve (tovsiye etdi ki,) bu (emrler) Menim dogru yolumdur. Buna gore de ona tabe olun ve bashqa yollara tabe olmayin ki, sizi Onun yolundan (sapdiraraq) perakende eder. Belke teqvali olasiniz deye, Allahin size tovsiye etdiyi bunlardir.''
154. Sonra (nemetin) yaxshiliq eden, onu (kitabi) yaxshi bilen ve ozunde ve oz cemiyyetinde gozel shekilde heyata kechiren shexse tamamlanmasi, elece de belke Rebblerinin gorushune (Ona qovushacaqlarina) iman getirsinler deye her bir sheyi (onun sherietinin esas ve qollarini) mufessel beyan etmek ve (onlara) hidayet ve rehmet amili olmasi uchun Musaya kitab (Tovrat) verdik.
155. Bu, Bizim nazil etdiyimiz mubarek bir kitabdir. Buna gore de ona tabe olun ve teqvali olun, belke rehm olundunuz.
156. Mebada ''(Semavi) kitab bizden qabaq yalniz iki tayfaya (yehudilere ve xristianlara) nazil olmushdur ve heqiqeten biz onlari oxumaq ve arashdirmaqdan xebersiz olmushuq'' deyesiniz.
157. Yaxud ''eger bize (semavi) kitab nazil olsaydi, shubhesiz, onlardan da artiq hidayet tapmish olardiq'' deyesiniz. Belelikle, heqiqeten sizin uchun Rebbiniz terefinden delil-subut ve hidayet ve rehmet amili gelmishdir. Buna gore de kim Allahin ayelerini tekzib eden, onlardan uz cheviren ve bashqalarini da ondan donderenden daha zalim ola biler? Tezlikle Bizim ayelerimizden uz donderen ve (hemchinin) bashqalarina da mane olanlari uz dondermelerinin ve (bashqalarina) mane olmalarinin cezasi olaraq agir bir ezabla cezalandiracagiq.
158. Yoxsa onlara (ezab) meleklerin(in) gelmesini, ya Rebbinin (Onun rububiyyetinin butun nishanelerinin - Qiyemetin) gelmesini, ya Rebbinin (olumun elametlerinden ibaret) bezi nishanelerinin gelmesini gozleyirler? Rebbinin bezi nishanelerinin geleceyi gun, ondan evvel imani olmayan ve ya iman halinda bir shey elde etmemish shexse iman getirmesinin bir xeyri olmayacaqdir (o, birinci halda kafir, ikinci halda ise itaetsiz gunahkar halda dunyadan kochecekdir). De: ''(ezabin gelmesini) gozleyin ki, biz de gozleyirik.''
159. shubhesiz, senin dinlerini parchalayan (onun esas ve qollarinin bezilerini qebul, bezilerini ise redd eden, yaxud dinlerinde muxtelif mezhebler yaradan) ve deste-deste olan keslerle hech bir elaqen (onlarin ishlerine gore hech bir mesuliyyetin ve onlarin cezasinda hech bir ishtirakin) yoxdur. Onlarin ishi yalniz Allaha qalmishdir. O, sonra (axiret gunu) onlari gordukleri ishden xeberdar edecekdir.
160. Kim yaxshi bir ish gorse, hemin shexs uchun onun on qat savabi vardir (emelin ozu uchun ilkin deyer kimi Allah terefinden mueyyenleshdirilmish mukafat en azi on qat artiqdir. Onun daha artiq ola bilecek qiymeti ise hududsuzdur). Ve kim pis bir ish gorse, yalniz onunla cezalandirilacaqdir. Onlara zulm olunmayacaqdir (onlarin ne savablari azaldilacaq ve ne de cezalari artirilacaqdir).
161. De: ''shubhesiz, Rebbim meni dogru yola - sabit (ve besheriyyetin seadetini temin eden) bir dine ve haqperest olan ve esla mushriklerden olmamish Ibrahimin ayinine hidayet edib.''
162. De: ''Heqiqeten menim namazim, ibadet, Hecc ve qurbanligim, heyatim (butun omrum) ve olumum (ruhumun ebedi xususiyyetleri) alemlerin Rebbi olan Allaha mexsusdur (ibadetlerim Ona xatirdir ve her bir shey Onun heqiqi mulkudur)''.
163. ''Onun hech bir sheriki yoxdur. Mene bu (etiraf ve etiqad) emr olunmushdur ve men ilk muselmanam (insan ve cinlerin ichinde ilk muselman shexsem)''.
164. De: ''Allah her bir sheyin Rebbi oldugu halda, men Ondan bashqa Rebb axtarim?! Hech kes (xeyir ya sher emeli) ozunden bashqasi uchun qazanmir ve hech bir gunah yuku cheken bashqasinin gunah yukunu goturmur. Sonra donushunuz Rebbinize terefdir. Belelikle O, sizi baresinde ixtilafda oldugunuz sheyden xeberdar edecekdir.
165. Sizi, size verdiyi shey baresinde imtahan etmek uchun yer uzunde oz canishinleri yaxud kechenlerin canishinleri eden ve sizin bezinizi diger bezilerinden (maddi ve menevi baximdan) derecelerle ustun eden Odur. Dogrudan da Rebbin tez ceza verendir ve heqiqeten ele O, chox bagishlayan ve mehribandir.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 12-25-2009   #12
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
..oxu.. El-E`raf 206 aye

0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Mim, Sad. (Bu herfler Allahla Onun Peygemberi arasinda olan remzlerdir. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, lakin hech kimin onun kimisini getirmek qudreti yoxdur. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir.)
2. (Bu Qur`an) sene nazil edilmish bir kitabdir (qedim zamanlardan Lovhi-Mehfuzda olan ve gelecekde, nesli kesilenedek besheriyyetin Eli ile yazilacaq bir yazidir) - buna gore de sinende ondan (''bu layiqli nemetin chatdirilmasini bacaracagam? Onun teqdim edilmesine telebat olacaqmi?'' kimi) sixinti ve tereddud olmasin - ki, onun vasitesi ile insanlari qorxudasan ve o, mominler uchun oyud olsun.
3. Rebbiniz terefinden size nazil olana tabe olun ve Ondan bashqa bashchi ve dostlara tabe olmayin. Amma chox az oyud alirsiniz.
4. Ne chox insan cemiyyetleri ki, Biz onlari helak etdik. Bizim ezabimiz onlar gece rahatliginda ve ya gunorta istirahetinde olarken onlara yetishdi.
5. Belelikle, Bizim ezabimiz onlara yetishen zaman, onlarin ''biz dogrudan zalim idik'' demekden bashqa bir dua ve naleleri olmadi.
6. Odur ki, shubhesiz, Biz hem peygemberlerin gonderildiyi keslerden (''Bizim peygemberlerimize ne cavab verdiniz?'' deye) sorushacagiq ve hem de peygemberlerden (''Menim tapshirdiqlarimi chatdirdiniz ya yox ve sizin devetinize ne cavab verdiler?'' deye) sorushacagiq.
7. Belelikle, Biz mutleq onlara (emellerinin ehvalatini) elm esasinda beyan edeceyik ve Biz hech vaxt (onlardan) qaib olmamishiq.
8. Hemin gun (eqide ve emellerin) olchulmesi haqq ve qetidir. Belelikle, kimin olchulmush emelleri agir ve deyerli olsa, onlardir nicat tapanlar!
9. Kimin olchulmush emelleri yungul ve deyersiz olsa, onlardir Bizim ayelerimize zulm etdiklerine (onlari qebul etmediklerine ve ya onlara emel etmediklerine) gore oz vucud sermayelerini ziyana ugratmish kesler!
10. Heqiqeten size yer uzunde imkan ve (onun bexshishlerinden istifade) qudret(i) verdik ve sizin uchun yashayish vasiteleri hazirladiq, amma siz chox az shukr edirsiniz.
11. shubhesiz, Biz sizi(n ulu babaniz Ademi evvelce xemir mayasi kimi yer uzundeki torpaqlardan) yaratdiq, sonra hemin maddeni siz insanlarin sheklinde suretlere ayirdiq, sonra (ona ruh ufurenden sonra) meleklere dedik: ''Ademe secde edin.'' Belelikle, Iblisden bashqa onlarin hamisi secde etdiler, o ise secde edenlerden olmadi.
12. Allah buyurdu: ''Sene emr etdiyim zaman, secde etmemeyine ne mane oldu?'' Dedi: ''Men ondan daha yaxshiyam, meni oddan, onu ise gilden yaratmisan. (Od gilden daha yaxshidir. Buna gore de daha yaxshidan yaradilmish shey, daha yaxshidir).
13. Buyurdu: ''Bele ise, oradan (Cennetden, ya semadan, ya meleklerin arasindan, ya o meqam ve rutbeden) ashagi en! chunki sene orada tekebburluk etmek yaramaz. Belelikle, oradan xaric ol ki, shubhesiz sen alchaq ve xar edilmishlerdensen''.
14. Dedi: ''Mene onlarin (Ademin ve onun ovladlarinin qebirlerinden) qaldirilacaqlari gune qeder mohlet ver (hemin vaxta kimi meni oldurme)''.
15. Buyurdu: ''Heqiqeten, sen mohlet verilenlerdensen''.
16. Dedi: ''Bele ise, meni azdirdigina gore, men de mutleq Senin duz yolunun bashinda, onlarin pusqusunda oturacagam''.
17. ''Sonra qarshilarindan, arxalarindan, sag tereflerinden ve sol tereflerinden onlarin yanina gelece(k ve onlara vesvese edece)yem ve onlarin choxunu shukr eden gormeyeceksen''.
18. Buyurdu: ''Buradan mezemmet olunmush ve qovulmush halda chix! shubhesiz onlardan kim sene tabe olsa, Cehennemi sizin haminizla dolduracagam''.
19. Ey Adem, sen ve zovcen bu Cennetde (yer uzunde onlar uchun yaradilmish bagda, ya Berzex aleminin Cennetinde, ya Qiyametden sonraki esl Cennetde) meskunlash, istediyiniz yerden yeyin (behrelenin) ve bu agaca yaxinlashmayin ki, zalimlardan olarsiniz''.
20. Belelikle, sheytan, bedenlerinin ayib yerlerinin onlar uchun gizli olanini onlara ashkar etmek uchun o ikisine vesvese etdi ve dedi: ''Rebbiniz bu agaci size yalniz iki melek olmamaginiz ya (burada) ebedi qalanlarin zumresinde olmamaginiz uchun qadagan etmishdir.''
21. Ve o ikisine tekidle and ichdi ki, ''heqiqeten men sizin xeyrinizi isteyenlerdenem''.
22. Belelikle, onlari aldadaraq hiyle-kelekle (meqamlarindan) endirdi. Ele ki, hemin agacdan daddilar, ayib yerleri onlara ashkar oldu ve onlar hemin Cennetin agaclarinin yarpaqlarini ozlerine yapishdirmaga bashladilar. Rebbleri onlara (bele) nida etdi: ''Meger Men size bu agaci qadagan etmemishdim ve size dememishdimmi ki, heqiqeten sheytan sizin achiq-ashkar dushmeninizdir?!''
23. Dediler: ''Ey Rebbimiz, biz ozumuze zulm etdik, eger bizi bagishlamasan ve bize rehm etmesen, mutleq ziyana ugrayanlardan olacagiq''.
24. Buyurdu: ''Hamiliqla, bir-birinize (ebedi) dushmen olan halda (bu mekandan yere) enin ve sizin uchun yer uzunde mueyyen muddetedek siginacaq ve dolanacaq olacaqdir (ve ondan sonra Berzex alemine, daha sonra ise Qiyamete kochuruleceksiniz)''.
25. Buyurdu: ''Orada yashayacaq, orada olecek ve (axiret gunu) oradan chixarilacaqsiniz''.
26. ''Ey Adem ovladlari, shubhesiz size ayib yerlerinizi ortecek ve sizin uchun zinet olacaq bir libas (geyim) nazil etdik (onun xammalini torpaqda yaratdiq ve size onu elde etmek istedadini verdik). elbette teqva libasi daha yaxshidir.'' Bunlar Allahin (insanlar uchun olan) aye ve nishanelerindendir, belke oyud-nesihet aldilar.
27. ''Ey Adem ovladlari, mebada sheytan ata ve ananizi Cennetden chixartdigi - bele ki, ayib yerlerini ozlerine gostermek uchun libaslarini eyinlerinden chixardigi - kimi sizi (de) aldatsin ve azdirsin! shubhesiz, o ve onun qebilesi sizi sizin onlari gore bilmediyiniz yerden gorurler. (O besheri gozle gorunmeyen melek ve ruh kimi letif bir yerdir.) elbette, Biz sheytanlari imani olmayan keslerin bashchilari etmishik.''
28. Onlar pis bir ish gordukleri zaman ''atalarimizi bele gorduk ve bize bunu Allah emr etmishdir'' deyerler. De: ''Allah esla pis ishe emr etmez. Bilmediyiniz bir sheyi Allaha nisbet verirsiniz?''
29. De: ''Rebbim edalete emr etmishdir. Ve ''uzunuzu ve diqqetinizi her secde ve namazda, her namaz vaxti ve her bir mescidde (Allaha) yoneldin ve din ve itaeti yalniz Onun uchun xalisleshdirerek Onu chagirin'' (deye buyurmushdur). Sizi evvelde yaratdigi kimi (Qiyamet gunu) qayidacaqsiniz'' (cisminizi torpaqdan yaratdigi kimi olumden ve cisminizde parchalanma yarandiqdan sonra, yeniden onun sehnesine qayidacaqsiniz. oz ezeli elminde sizin xoshbext ve bedbext olmaginiz hokmunu verdiyi kimi hemin iki halin gerchekleshmesiyle Mehshere qayidacaqsiniz. Lakin ezeli elmde verilmish xoshbextlik ve bedbextlik hokmunun gercheklikle ust-uste dushmesi ixtiyaridir).
30. (Sizin qayidishiniz ele bir haldadir ki, Allah) bir desteni hidayet etmish, bir deste uchun ise zelalet gerchekleshmishdir. chunki, (zelalete dushenler) Allahin yerine sheytanlari ozlerine bashchi ve yardimchi goturduler ve onlar dogru yolda olmalarini guman edirler.
31. Ey Adem ovladlari, her namaz vaxti ve her bir mescidde (emel ve mekana uygun olaraq) bezek ve zinetlerinizi goturun (gozel geyinin), (Allahin halal buyurdugu butun halal yemeklerden) yeyin-ichin, lakin israf etmeyin ki, O, israf edenleri sevmir.
32. De: ''Allahin oz bendeleri uchun yaratdigi zinetleri ve pak ruzileri kim haram etmishdir?!'' De: ''Onlar (hemin zinet ve pak ruziler) dunya heyatinda iman getiren kesler uchundur (herchend ki, kafirler de onlarla sherikdirler), Qiyamet gunu ise yalniz onlara (mominlere) mexsus olacaqdir''. Biz oz ayelerimizi bilen deste uchun belece etrafli beyan edirik.
33. De: ''Heqiqeten menim Rebbim (pozgun eqide ve gizlinde edilen chirkin emeller kimi) pis ishleri - ister onlarin ashkar olanini, isterse de gizlisini - hemchinin, her hansi bir gunahi ve (bashqalarinin huquqlarina qarshi) haqsiz heddi ashmagi, elece de baresinde Allahin hech bir delil-subut nazil etmediyi sheyi Allaha sherik qoshmaginizi ve bilmediyiniz sheyi Ona nisbet vermeyinizi haram etmishdir''.
34. Her bir millet ve deste uchun (dunya heyatindan mueyyen) bir muddet vardir. Belelikle, muddetleri basha chatdiqda ondan ne bir saat geciker ve ne de qabaga kecherler.
35. (Allahin yaradilishin evvelinden dunyanin sonunadek Adem nesline xitabi beledir ki ''Ey Adem ovladlari, ozunuzden (oz cinsinizden) size Menim aye ve nishanelerimi oxuyan peygemberler gelen zaman (onlara iman getirin), belelikle, perhizkarliq eden ve yaxshi ishle meshgul olan (ve oz eqide ve emellerini islah eden) keslere ne bir qorxu var ve ne de qemgin olarlar.''
36. Bizim ayelerimizi tekzib eden ve onlari qebul etmekde tekebburluk gosterenler ise od ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
37. Odur ki, kim Allaha yalan nisbet verenden, yaxud Onun aye ve nishanelerini tekzib edenden daha zalimdir?! Allah terefinden (omur, ruzi ve ovlad kimi) yazilmish ve qerara alinmish paylari (dunyada) onlara chatacaq. Nehayet elchilerimiz (can alan memurlarimiz) canlarini almaq uchun onlarin yanlarina gelen zaman ''haradadir Allahin yerine chagirdiqlariniz?'' deyecekler. Onlar, ''hamisi bizim gozumuzden itdiler'' deyecek ve oz ziyanlarina shehadet verecekler ki, kafir olublar.
38. (Allah, yaxud hemin melek) deyecek: ''Siz de, sizden qabaq (gelib) kechmish cin ve ins(an) ummetleri icherisinde oda daxil olun''. Her bir deste daxil olan zaman oz dindashlarini lenetleyer. Nehayet orada hamisi bir-birine qovushan zaman sonrakilar (tabe olmush deste) evvelkiler (rehberler) baresinde deyerler: ''Ey Rebbimiz, bizi azdiranlar bunlardir, buna gore de onlara ikiqat Cehennem ezabi ver''. Allah buyuracaq: ''Her biriniz uchun ikiqatdir (rehberler uchun yolu azmaq ve bashqalarini azdirmaq ezabi, tabe olanlar uchun ise azmaq ve kufru quvvetlendirmek ezabi) ve lakin siz bilmirsiniz''.
39. Rehberler oz tabechilerine ''sizin bizden hech bir ustunluyunuz yoxdur (ki, ezabin azaldilmasina sebeb olsun), buna gore de elde etdiklerinizin cezasi olaraq dadin Allahin ezabini'' deyecekler.
40. shubhesiz, semanin qapilari Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib etmish ve onlarin muqabilinde tekebbur gostermish kesler(in uzun)e achilmayacaq (ki, yashadiqlari zaman dualari ve oldukden sonra ruhlari goye getsin) ve erkek deve iynenin gozunden kechmeyince onlar esla Cennete daxil olmazlar. Biz gunahkarlara bele ezab veririk.
41. Onlar uchun Cehennemden (Cehennem odundan) yataq ve bashlari ustunden (ele hemin oddan) ortukler vardir. Biz zalimlari bele cezalandiririq.
42. Iman getirib yaxshi ishler gorenler - (ve elbette) Biz hech bir kesin boynuna qudretinden artiq vezife qoymuruq - Cennet ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
43. Biz onlarin sinelerinde olan kin-kuduret ve dushmenchiliyin hamisini chekib chixarariq. Onlarin (ayaqlarinin) altindan chaylar axir. Ve onlar deyerler: ''Hemd ve shukr Bizi bu (gozel yere) hidayet etmish Allaha mexsusdur ve eger Allah bizim beledchimiz olmasaydi, biz dogru yolu esla tapmazdiq. Dogrudan da Rebbimizin peygemberleri haqq ve dogruluqla (bu meqsedle) geldiler.'' Ve onlara nida olunacaq ki: ''Bu Cennet (dunyada) etdiklerinizin mukafati olaraq size verildi ve (kafirlerin payi olan ve onlarin emmellerini duzeldecekleri teqdirde behrelenmeleri uchun nezerde tutulmush) o Cennet (de) emellerinize gore irs olaraq size chatdi (onlarin kufrleri olum hokmundedir ve paylari size dushdu)''.
44. Ve Cennet ehli Cehennem ehlini sesleyecekler ki: ''Biz Rebbimizin bize ved etdiyini dogru ve sabit gorduk, siz de Rebbinizin size ved etdiyi sheyi haqq ve sabit gordunuzmu?''. (Cehennemdekiler) deyecekler: ''Beli!'' Bele olduqda, onlarin arasinda bir carchi seslenecek ki: ''Allahin leneti olsun zalimlara!''
45. O keslere ki, (camaati) Allahin yolundan donderir, o yolun eyriliyini isteyir (onu eyri gosterir) ve axiret gununu inkar edirdiler.
46. O iki destenin (Cennet ehli ile Cehennem ehlinin) arasinda bir perde ve arakesme vardir. e`rafin ustunde her bir desteni simalarindan taniyan (mesumlar ve Allahin ovliyalarindan olan) kishiler vardir. Onlar hele daxil olmamish ve (lakin daxil olmalarina) umid besleyen Cennet ehline ''Size salam olsun'' (deye) nida ederler.
47. Gozleri Cehennem ehline teref donen zaman (ise) deyerler: ''Ey Rebbimiz, bizi zalim qovmle birge etme''.
48. Ve e`rafin ustunde olan kesler uzlerinden tanidiqlari (Cehennem ehlinden olan) kishileri sesleyer (ve onlari mezemmet etmek meqsedile) deyerler: ''(Gordunuz ki,) sizin toplum ve cemiyyetiniz (yaxud topladiginiz mal-dovlet) ve tekebbur gostermeyiniz (sizden hech bir ezabi) def etmedi!''
49. (Ve mominlere ishare ederek deyerler ''Meger bunlar Allahin oz rehmetine qovushdurmayacagini and ichdiyiniz kesler deyildirler? (Sonra mominlere deyecekler Cennete daxil olun ki, size ne bir qorxu var ve ne de qemgin olacaqsiniz''.
50. Ve Cehennem ehli Cennet ehlini sesleyecek ki: ''Sudan ve ya Allahin size verdiyi ruziden bizim ustumuze tokun''. Deyecekler: ''Heqiqeten Allah bu ikisini kafirlere haram etmishdir.''
51. O keslere ki, dinlerini bihude ve oyun-oyuncaq saydilar ve dunya heyati onlari aldatdi. Belelikle, onlar bu gunki gorushlerini yaddan chixardiqlari ve ayelerimizi inkar etdikleri kimi, Biz de bu gun onlari yaddan chixaracagiq.
52. Heqiqeten Biz onlara (genish) elm esasinda etrafli izah etdiyimiz (kelmelerini aye ve surelere, mohkem ve muteshabihlere, ''ness'' ve ''zahir''lere, menasini ise esl ve qollara, muxtelif elm ve maariflere bolduyumuz) bir kitab getirdik ki, o, iman getiren bir deste uchun bashdan-basha hidayet ve rehmetdir.
53. Yoxsa onlar onun te`vil ve yozumundan bashqa bir shey gozleyirler? (Onlar Qur`anin ceza ve mukafat vedlerinin Qiyametde eynile gerchekleshmesinden bashqa shey gozleyirler?) Onun te`vili gelen gun onu evvelden unutmush kesler ''dogrudan da Rebbimizin peygemberleri bize heqiqeti getirdiler (lakin biz qebul etmedik), buna gore de, goresen (bu gun) bizim uchun bize shefaet edecek shefaetchiler varmi, yaxud etdiklerimizden qeyrilerini yerine yetirmeyimiz uchun (dunyaya) qaytarila bilerikmi?'' deyecekler. (Xeyr,) onlar (hemin gun) shubhesiz ozlerini ziyana ugratmishlar ve iftira etdikleri (yalandan Allaha sherik qoshduqlari) shey onlarin gozlerinden itib.
54. Heqiqeten, sizin Rebbiniz goyleri ve yeri alti gunde (alti gune beraber bir muddet erzinde, yaxud alti gece-gunduzde, yaxud da alti merhelede) yaratmish Allahdir. Sonra (varliq aleminin idare) taxt(in)a hakim oldu. O, geceni (perde kimi) gunduze buruyur. Bele ki, gece daim gunduzu teleb edir ve gunduz daim geceni axtarir. (Sonsuz fezada) Onun emrine ram ve teslim olan geceni, ayi ve ulduzlari yaratdi. Bil ki, yaradilish ve (butun yaradilmishlara en tesirli) emr Ona mexsusdur. Alemlerin Rebbi olan Allah sabit, ebedi ve chox bereketlidir.
55. Rebbinizi yalvarib-yaxararaq ve gizlin chagirin (ve istemekde agil cherchivesinden chixib heddi ashmayin). Heqiqeten O, heddi ashanlari sevmir.
56. Yer uzunde onun (peygemberler ve semavi sherietler vasitesile) duzelmesinden sonra (kufr ve fisqle) fesad toretmeyin ve Onu qorxu ve umidle chagirin ki, heqiqeten Allahin rehmeti yaxshilara ve yaxshiliq edenlere yaxindir.
57. Kulekleri rehmetinden (yagishdan) qabaq mujdechi olaraq gonderen Odur. Bele ki, (kulek) agir yuklu buludlari goturduyu zaman, Biz onu olu memlekete teref qovuruq. Belelikle, onun vasitesile suyu (yagish, qar ve dolu sheklinde) nazil edir, bu yolla (torpaqdan) her nov meyve ve toxum chixaririq. (Qiyamet gunu) oluleri de bele chixaracagiq. (Bu misali chekdik ki,) belke oyud-nesihet aldiniz.
58. Pak torpagin bitkisi oz Rebbinin (ezeli) izni ile (firavan ve bol) chixir. Pis olan (torpagin bitkisi ise) yalniz az ve xeyirsiz chixar (pak insanin tebietinden gozel eqideler, adetler ve ishler, pis tebietden ise pis eqide, sifet ve emeller bash qaldirir). Biz (oz tovhid) ayelerimizi shukr eden bir deste uchun belece muxtelif (shekillerde) getiririk.
59. Heqiqeten Biz Nuhu oz qovmune teref gonderdik. O dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur. shubhesiz, men sizin uchun boyuk gunun ezabindan qorxuram''.
60. Qovmunun boyukleri ve bashchilari dediler: ''Heqiqeten, Biz seni achiq-ashkar bir zelaletde goruruk''.
61. Dedi: ''Ey menim qovmum, men zelaletde deyilem, eksine, men alemlerin Rebbi terefinden (gonderilmish) bir peygemberem.
62. Rebbimin tapshiriqlarini size chatdirir, sizin xeyrinizi isteyir ve Allah terefinden sizin bilmediyiniz sheyleri bilirem.
63. Yoxsa Rebbiniz terefinden size ozunuzden olan bir kishinin dili ile sizi (Allahin ezabi ile) qorxutmaq, sizin de teqvali olmaginiz uchun ve belke rehm olunasiniz deye (ilk semavi sheriet ve kitab olaraq) bir oyud-nesihet gelmesine teeccub etdiniz?''
64. Belelikle, onlar onu tekzib etdiler. Biz de ona ve onunla birge gemide olan her bir kese nicat verdik ve Bizim ayelerimizi tekzib edenleri (suda) batirdiq. Dogrudan da onlar kor qelbli bir deste idiler.
65. Ve Ad qovmune onlarin (qebile yaxud qan) qardashi Hudu (gonderdik). O, dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur, meger (Onun qezebinden) qorxmursunuz?''
66. Qovmunun kafir olan boyukleri ve bashchilari dediler: ''Dogrudan da biz seni sefehlik ve nadanliq icherisinde goruruk ve heqiqeten seni yalanchilardan hesab edirik''.
67. Dedi: ''Ey menim qovmum, mende hech bir sefehlik yoxdur, eksine, men alemlerin Rebbi terefinden (gonderilmish) bir peygemberem
68. ki, Rebbimin tapshiriqlarini size chatdiriram ve men sizin uchun inanilmish bir nesihetchiyem.
69. Yoxsa Rebbiniz terefinden size ozunuzden olan bir kishinin diliyle sizi (Allahin ezabi ile) qorxutmaq uchun bir zikrin gelmesine (peygemberlik yaxud mocuzenin ashkar edilmesi ve ya Nuhun kitab ve sherietinin chatdirilmasina) teeccub etdiniz? Yada salin o zaman(i) ki, sizi (yer uzunde) Nuhun qovmunden sonra canishinler etdi ve cismin ve beden quvvelerinin yaradilmasinda size ustunluk eta etdi. Buna gore de Allahin nemetlerini xatirlayin, belke nicat tapdiniz''.
70. Dediler: ''Sen bizim yanimiza gelmisen ki, biz yalniz Allaha ibadet edek ve atalarimizin ibadet etdiklerini boshlayaq? Onda eger dogruchulardansansa, ved etdiyini (ilahi ezabi) getir''.
71. Dedi: ''shubhesiz, artiq Rebbiniz terefinden sizin uchun bir ezab ve qezeb qerara alinmishdir. ozunuz ve atalarinizin (butlere) qoyduqlariniz ve Allahin, (haqq olmasi) baresinde hech bir delil-subut nazil etmediyi (tanri, mebud ve ruzi veren kimi) adlar baresinde menimle mubahise edir ve hocetleshirsiniz? Bele ise, (ezabi) gozleyin ki, men de mutleq sizinle gozleyenlerdenem''.
72. Belelikle, ona ve onunla birge olanlara oz rehmetimizle nicat verdik ve Bizim ayelerimizi tekzib eden ve momin olmayanlarin kokunu ve neslini kesdik.
73. Ve Semud (qovmune) onlarin (qebile ve ya qan) qardashi Salehi (gonderdik). O, dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur. shubhesiz, sizin uchun Rebbiniz terefinden bir delil-subut gelmishdir. Bu, Allahin (tovhid, qudret ve rehmetinden) sizin uchun bir nishane olan dishi devesidir. Buna gore de onu buraxin Allahin (yaratdigi) yer uzunde otlasin, ona zerer ve ziyan vurmayin, yoxsa sizi agrili bir ezab yaxalayar''.
74. Ve yada salin o zaman(i) ki, sizi Ad qovmunden sonra canishinler etdi ve sizi yer uzunde yerleshdirdi. Onun duzenliklerinde (yay) saraylar(i) tikirsiniz ve daglari yonub (qish) evler(i) duzeldirsiniz. Buna gore de, Allahin nemetlerini xatirlayin ve yer uzunde fitnekarcasina fesad toretmeye qalxmayin''.
75. Onun qovmunun tekebburlu bashchi ve boyukleri onlarin zeif salinmish mominlerine dediler: ''Siz Salehin, Rebbi terefinden gonderildiyini bilirsiniz?'' Onlar dediler: ''shubhesiz, biz onun, gonderilmish oldugu sheye iman getirmishik''.
76. Tekebburluk edenler dediler: ''shubhesiz, biz sizin iman getirdiyiniz sheyi inkar edirik.''
77. Belelikle, o dishi devenin ayaqlarini kesdiler, Rebblerinin emrinden boyun qachirdilar ve dediler: ''Ey Saleh, eger gonderilmish (peygember)lerdensense, bize ved etdiyini getir''.
78. Belelikle, (mohkem goy gurultusu neticesinde) onlari shiddetli bir zelzele burudu ve oz evlerinde diz chokmush ve uzu uste dushmush halda onlarin hamisinin canlari chixdi.
79. Belelikle, (Saleh) uzunu onlardan donderdi ve (onlarin cesedlerine xitab ederek) dedi: ''Ey qovmum, heqiqeten men Rebbimin tapshirigini size chatdirdim, xeyrinizi isteyerek size oyud-nesihet verdim, lakin siz xeyrinizi isteyerek oyud-nesihet verenleri sevmirdiniz''.
80. Ve Lutu (yada sal, onun) o zaman(ini) ki, oz qovmune dedi: ''Siz alemdekilerden sizden qabaq hech kesin etmediyi o chirkin ishi edirsiniz?
81. Heqiqeten, siz arvadlari qoyub shehvetle kishilerle elaqede olursunuz. (Tekce bu ishde deyil,) belke siz (her bir ishde fitri) heddi ashan bir destesiniz''.
82. Onun qovmunun cavabi yalniz bu oldu ki, (bir-birlerine) dediler: ''Bunlari oz sheherinizden ve cemiyyetinizden chixarin ve (hemchinin Lut ve onun terefdarlarina mesxere ederek dediler bunlar pakliq axtaran insanlardir!''
83. Belelikle, onu ve ailesini xilas etdik, arvadi istisna olmaqla ki, o, (ezab ehli arasinda) qalanlardan oldu.
84. Ve onlarin bashlarina (kichik dashlardan ibaret) yagish yagdirdiq. Buna gore de gunahkarlarin aqibetinin nece olduguna nezer sal!
85. Ve Medyen (ehline) onlarin (qebile yaxud qan) qardashi shueybi (gonderdik). O dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur. Heqiqeten, sizin uchun Rebbiniz terefinden achiq-ashkar bir delil gelmishdir. (Meqsed shueybin Allah terefinden olan mocuzesidir ki, onun neden ibaret olmasi achiqlanmayib.) Odur ki, olchu ve terezini duz edin, camaatin malindan kesmeyin ve yer uzu (peygemberlerin deveti ve semavi sherietler vasitesile) duzeldikden sonra onda fitne-fesad toretmeyin. eger imaniniz varsa, bunlar sizin uchun daha yaxshidir.
86. Ve (camaati) hedelemek ve iman getirmish shexsi Allahin yolundan saxlamaq ve Allahin yolunu eymek isteyi ile (onu eymek ve ya eyri gostermek istiqametinde chalishmaqla) her yolun bashinda oturmayin. Hemchinin az oldugunuz ve Allahin sizi choxaltdigi zamani xatirlayin ve fesad toredenlerin aqibetinin nece olduguna nezer salin!
87. Ve eger sizden bir deste menim gonderildiyim sheye iman getirib ve bir deste iman getirmeyibse, Allah bizim aramizda hokm chixarana kimi sebr edin (mubarizeye qalxmayin). O, hokm chixaranlarin en yaxshisidir''.
88. Onun qovmunun tekebburlu bashchilari ve boyukleri dediler: ''Ey shueyb, shubhesiz, (ya) seni ve seninle birge iman getirenleri diyarimizdan ve cemiyyetimizden chixaracagiq, ya da ki, bizim dinimize daxil olacaqsiniz''. Dedi: ''Hetta nifret beslesek bele?
89. eger Allah bize sizin dininizden nicat verdikden sonra, biz ona daxil olsaq (Allahin sherikinin olmasini desek), shubhesiz, Allaha qarshi yalan uydurmush olariq. Bize, Rebbimizin istemesi istisna olmaqla (ki, elbette Rebbimiz de hech vaxt istemeyecekdir,) sizin dininize daxil olmaq yarashmaz. Bizim Rebbimiz elm ve agahliq baximindan her sheyi ehate etmishdir. Biz yalniz Allaha tevekkul etmishik. Ey Rebbimiz, bizimle qovmumuz arasinda haqq esasinda hokm chixar ve (ixtilafi) hell et ki, sen hakim ve hell edenlerin en yaxshisisan''.
90. Onun qovmunun kafir bashchi ve boyukleri dediler: ''eger shueybe tabe olsaniz, onda siz mutleq ziyana ugramish olacaqsiniz''.
91. Belelikle (goy gurultusu neticesinde) onlari shiddetli bir zelzele burudu ve oz evlerinde diz chokmush ve uzleri uste dushmush halda hamisinin canlari chixdi.
92. (Beli,) shueybi tekzib edenler (ele mehv oldular) sanki hech vaxt orada yashamayiblar. shueybi tekzib edenler, ozleri ziyana ugramishlar idiler.
93. Belelikle, (shueyb) onlardan uz donderdi ve (cesedlerine xitab ederek) dedi: ''Ey menim qovmum, shubhesiz men Rebbimin tapshiriqlarini size chatdirdim ve size oyud-nesihet vererek xeyrinizi istedim. Bele olan halda, kafir bir deste uchun nece kederlenim?''.
94. Biz peygember gonderdiyimiz her bir sheher ve kendin ehalisini xestelik, chetinlik ve yoxsulluga duchar etdik ki, belke (Bizim dergahimiza) yalvarib-yaxarsinlar.
95. Sonra o pislik ve chetinliyin yerine yaxshiliq ve xoshluq getirdik, nehayet (mal ve ovlad baximindan) artdilar ve (yene de ayilmayaraq) ''bizim atalarimiza da narahatliq ve rahatliq uz vermishdi (bu, tebii bir ishdir, perde arxasinda bir sebebkar yoxdur)'' dediler. Bele olduqda, ozleri de bilmeden, qefleten onlari yaxaladiq.
96. eger sheher ve kendlerin ehalisi iman getirseydiler ve teqvali olsaydilar, shubhesiz goyden ve yerden onlarin uzune bereketler(in qapilarini) achardiq. Lakin onlar (Bizim ayelerimizi) tekzib etdiler. Bele olduqda onlari elde etdiklerinin cezasi olaraq yaxaladiq.
97. Bele ise, goresen sheher ve kendlerin ehalisi Bizim ezabimizin onlara gece vaxti yatdiqlari zaman gelmesinden xatircemdirler?
98. Ve goresen sheher ve kendlerin ehalisi Bizim ezabimizin gunduz chagi (dunya) oyunlar(in)a (ve gunah ishlere) bashlari qarishan halda onlara gelmesinden xatircemdirler?
99. Bele ise, meger Allahin mekrinden ve qefil ezabindan xatircemdirler? Halbuki, ziyana ugramish desteden bashqa hech kes ozunu Allahin mekrinden amanda bilmir.
100. Meger yer uzunun onun sahiblerinden sonra varisi olmush shexsleri bu metleb hidayet etmedimi (ve onlar uchun aydinlashdirmadimi) ki, eger Biz istesek gunahlari muqabilinde onlari ezaba duchar eder ve qelblerine (bedbextlik) mohur(u) vurariq ki, bir daha (haqq sozu) eshitmesinler?!
101. Bu, (insan) cemiyyetler(i)dir ki, onlarin xeberlerini sene soyleyirik. Dogrudan da peygemberleri onlara aydin deliller getirdiler, lakin onlar qabaqcadan tekzib etdikleri sheye iman getiren deyildiler! Allah kafirlerin qelblerine belece (sertlik ve anlamazliq) mohur(u) vurur.
102. Onlarin choxunda ehde vefa gormedik. Heqiqeten onlarin choxunu olduqca itaetsiz gorduk.
103. O zaman onlardan (evvelki peygemberlerden) sonra Musani oz aye ve nishanelerimizle Fironun ve onun qovmunun bashchilarinin yanina gonderdik. Belelikle onlar o ayelere zulm etdiler (onlari qebul etmediler). Buna gore de fesad toredenlerin aqibetlerinin nece olduguna nezer sal!
104. Ve Musa dedi: ''Ey Firon, heqiqeten men alemlerin Rebbi terefinden (gonderilmish) bir peygemberem.
105. Allah baresinde yalniz haqqi demeye borcluyam. shubhesiz, sizin uchun (tovhid ve oz nubuvvetim baresinde) aydin bir delil getirmishem. Odur ki, (onlari qebul et ve) Beni-Israili menimle (oz esl vetenleri olan Beytul-Muqeddese) gonder''.
106. Firon dedi: ''eger bir aye ve nishane getirmisense ve dogruchulardansansa onda, onu getir (ve goster)''.
107. Belelikle Musa oz esasini atdi ve o, derhal ashkar bir ejdaha oldu.
108. Ve elini (qoltugunun altindan ve ya yaxasindan) chixartdi ve o, baxanlar uchun ag ve parlaq oldu.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 12-25-2009   #13
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
Standart

109. Fironun qovmunun bashchi ve boyukleri (bir-birlerine) dediler: ''shubhesiz, bu (kishi) chox bilikli bir sehrbazdir.
110. Sizi oz torpaginizdan chixarmaq isteyir. Bele ise rey ve nezeriniz nedir?''.
111. (Firona) dediler: ''Onu(n) ve qardashini(n ishini) saxla ve sheherlere toplayici memurlar gonder
112. ki, her bir bilikli sehrbazi senin yanina getirsinler''.
113. Ve sehrbazlar Fironun yanina gelerek dediler: ''eger biz qalib gelsek, bizim uchun mutleq muhum bir muzd olacaqmi?''
114. Dedi: ''Beli, shubhesiz (saray sahibine) yaxinlardan olacaqsiniz''.
115. (Sehrbazlar) dediler: ''Ey Musa, ya sen (oz cadugerlik vasitelerini) at, ya da biz ataq''.
116. Dedi: ''Siz atin.'' Belelikle ele ki, (cadugerlik aletlerini) atdilar camaatin gozlerini (sehrle) bagladilar ve onlari chox qorxutdular ve boyuk bir sehr yaratdilar.
117. Ve Biz Musaya ''oz esani at!'' deye vehy etdik. (Ele ki, Musa esasini atdi, esa ejdaha oldu.) Belelikle, sehrbazlarin yalandan duzeltdiklerini qefilden suretle tutub udurdu.
118. Belelikle, haqq yerini aldi ve onlarin etdikleri (onlarin sehri) puch oldu.
119. Belelikle, (fironchularin hamisi) orada meglub oldular ve xar olaraq alchaldilar.
120. Ve sehrbazlar (ixtiyarsiz olaraq) secdeye dushduler.
121. Dediler: ''Alemlerin Rebbine iman getirdik.
122. Musa ve Harunun Rebbine!''
123. Firon dedi: ''Men size icaze vermemishden qabaq ona iman getirdiniz? Bu, shubhesiz, (sizinle Musanin) bu sheherde onun ehalisini oradan chixarmaq (qibtileri chixarmaginiz ve Israil ovladlarini saxlamaq) uchun qurdugunuz bir hiyledir. Odur ki, tezlikle bileceksiniz!
124. Heqiqeten, mutleq sizin ellerinizi ve ayaqlarinizi charpazvari (birini sagdan, birini soldan) kesecek, sonra ise shubhesiz, sizin haminizi dar agacindan asacagam''.
125. Dediler: ''(Onsuz da) Biz Rebbimize teref doneceyik (buna gore de senin hedelerinden qorxmuruq).
126. Sen bize yalniz Rebbimizin aye ve nishaneleri bize yetishen zaman, onlara iman getirmeyimizi eyb ve irad tutursan. Ey Rebbimiz, biz(im qelblerimiz)e (bolluca) sebr endir ve bizi muselman olaraq oldur.''
127. Ve Fironun qovmunun bashchilari ve boyukleri dediler: ''Musani ve onun qovmunu azad buraxirsan ki, yer uzunde fesad toretsinler ve seni ve tanrilarini boshlasinlar?'' (Firon butleri ve ulduzlari oz allahi, ozunu ise camaatin allahi hesab edirdi. Yaxud da onlari camaatin mebudu, ozunu ise onlarin mebudu bilirdi.) Dedi: ''Tezlikle, onlarin oglanlarini (Musanin gelishinden qabaq oldugu kimi) dehshetli shekilde oldurecek ve qadinlarini diri saxlayacagiq ve biz onlara hakimik''.
128. Musa oz qovmune dedi: ''Allahdan komek dileyin ve sebr edin. shubhesiz yer uzu Allaha mexsusdur (onun yaradilishi, qorunmasi ve sakinlerinin idare olunmasi Onun istek ve iradesi ile heyata kechir), istediyini onun varisi edir. (Gozel) aqibet perhizkarlarindir''.
129. Onlar dediler: ''Biz hem sen bize gelmemishden qabaq ve hem de geldikden sonra ezab-eziyyet chekdik!'' Dedi: ''umid var ki, Rebbiniz dushmeninizi helak ve sizi bu torpaqda canishin etsin, belelikle de nece davranacaginiza baxsin.''
130. Ve heqiqeten fironchulari (Israil ovladlarina verdiyimiz vedin bashlangici olaraq) qehetlik ve mehsul qitligina duchar etdik ki, belke ibret gotursunler.
131. Onlara yaxshiliq ve bolluq gelende, ''bu, bizim ozumuz(un leyaqetimiz)dendir deyirdiler ve ele ki, onlara bir pislik ve bela gelirdi (bunu) Musanin ve yanindakilarin (ayaqlarinin) ugursuzluqlari ile elaqelendirirdiler. esla! Onlarin ugursuzluqlarinin (ve onlara gelen her bir sher ve belanin) sebebi (onlarin) Allahin yaninda (qeyd olunmush gunahlari)dir ve lakin onlarin choxu (bunu) bilmirdiler.
132. Ve dediler: ''(Ey Musa,) bize, bizi sehrlemeyin uchun her ne nishane ve mocuze getirsen, biz sene esla iman getiren deyilik''.
133. Belelikle, Biz ayri-ayri nishaneler sheklinde onlara tufan, cheyirtge, gene, qurbagalar ve qan gonderdik. Onlar yene de tekebbur ve itaetsizlik gosterdiler. Onlar gunahkar bir deste idiler.
134. Ve onlara (her defe) ezab nazil olanda, (bele) deyirdiler: ''Ey Musa, seninle olan ehd-peymanina (nubuvvet, yaxud duanin qebul olunmasi ehd-peymanina) xatir bizim uchun Rebbini chagir ki, eger bu ezabi (filan muddetedek) bizden gotursen, sene mutleq iman getirecek ve Israil ovladlarini seninle gondereceyik''.
135. Belelikle, ele ki, ezabi yetishmeli olduqlari muddetedek onlardan def edirdik, onlar yene de ehd-peymani pozurdular.
136. Nehayet, onlardan intiqam aldiq ve onlari denizde batirdiq. chunki Bizim ayelerimizi ve nishanelerimizi tekzib etdiler ve (umumiyyetle) onlardan qafil idiler.
137. Ve (fironchular terefinden) hemishe zeif ve aciz hesab edilen desteni o torpaqlarin chox xeyir-bereketli etdiyimiz sherq ve qerblerinin (sham ve Felestin torpaqlarinin) varisi etdik. Rebbinin Israil ovladlarina olan gozel sozu (onlarin zefer vedi) onlarin sebrlerinin mukafati olaraq tamamile gerchekleshdi ve Fironun ve onun qovmunun tikdiklerini (ev, saray ve qullelerini) ve chardaga qaldirdiqlarini (uzum teneklerini) viran ve mehv etdik.
138. Ve Israil ovladlarini denizden (Nil chayindan) kechirtdik. Onlar oz butlerine (perestish etmeye) uz tutmush ve (butlerinin) etrafina toplashmish bir desteye yetishdiler. (Onlar esirlikde olduqlari vaxt fironchularin hissiyyata yaxin sheylere meyl gostermelerinden tesirlendikleri uchun) dediler: ''Ey Musa, onlarin mebudlari oldugu kimi, sen de bizim uchun mebud duzelt!'' (Musa) dedi: ''Dogrudan da siz nadanliq eden bir destesiniz.
139. Heqiqeten bunlarin, ichinde olduqlari (shirk eqidesi) mehve mehkumdur ve (butlere) etdikleri (ibadet) batil ve puchdur''.
140. Dedi: ''Allah sizi alemdekilerden (oz zamaninizin insanlarindan) ustun etdiyi halda, men sizin uchun Ondan bashqa bir mebud axtarim?!''
141. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, sizi, size agir ishkence veren fironchulardan xilas etdik. Onlar ogullarinizi rehmsizcesine oldurur, qadinlarinizi (havayi ishletmek uchun) diri saxlayirdilar ve bunda (bu ishde sizin uchun) Rebbiniz terefinden boyuk bir bela ve imtahan var idi''.
142. Ve Musa ile (Tovrati qebul etmeye hazir olmasi uchun) otuz gece(ve gunduz ibadet) vede(si) qoyduq ve onu daha on gece ile kamilleshdirdik. Belelikle, onun Rebbinin qoydugu vede qirx gece ile sona chatdi. Musa (vedeleshdiyi yere gedende) qardashi Haruna dedi: ''Qovmumun ichinde canishinlik et, islahla meshgul ol ve fesad toredenlerin yoluna tabe olma''.
143. Ele ki, Musa Bizim vedeleshdiyimiz yere geldi ve Rebbi onunla (vasitesiz) danishdi, (Allaha) ''ey Rebbim, (ozunu) mene goster, Sene baxim (dunyaya ve axirete xas butun celal ve camal tezahurlerini mushahide etdikden sonra elde edilen mexsus bir batini baxishla Seni gorum)'' dedi. (Rebbi ona) ''(dunyada) Meni (bele bir baxishla) esla gormeyeceksen, lakin bu daga teref bax, eger o, oz yerinde sabit qalsa, sen de Meni goreceksen (senin vucudunun qudreti Menim nurumun sachmasi muqabilinde bu dagdan azdir)'' dedi. Belelikle, onun Rebbi(nin nuru) daga sachdiqda onu parchalayib toz halina saldi ve Musa ozunden gedib yixildi. ozune geldikde dedi: ''Sen (gozle gorunmekden) pak (ve uzaq)san! Sene teref qayitdim (tovbe etdim) ve men ilk iman getirenem''.
144. (Allah) buyurdu: ''Ey Musa! Men seni oz risalet ve tapshiriqlarimla (onlarin yerine yetirilmesi ile) ve (seninle) danishmagimla butun insanlardan sechdim (ustun etdim). Buna gore de, sene verdiyimi gotur ve shukr edenlerden ol''.
145. Ve onun uchun (Tovratin) lovheler(in)de her bir movzu baresinde nesihet ve (camaatin etiqad ve emelleri baresinde) her bir shey uchun etrafli sherh yazdiq (ve dedik): ''var gucunle onu gotur (oyren) ve oz qovmune onun en gozelini goturmelerini (oyrenmelerini) emr et (vacibleri gotursunler ve haramlari terk etsinler). Tezlikle size gunahkarlarin yurdunu (Ad ve Semud qovmlerinin, hemchinin fironchularin dunyada xaraba qalmish yurdlarini, axiretde ebedi qalacaqlari Cehennemdeki yerlerini) gostereceyem''.
146. Tezlikle yer uzunde nahaq yere tekebburluk eden, her hansi bir aye ve mocuze gorende iman getirmeyen, hidayet yolunu gorende onunla getmeyen ve azginliq yolunu gordukde ise onunla geden kesleri oz ayelerimden yayindiracagam (ayelerimle mubarize etmek qudretini onlardan alacagam). Bu (ish), onlarin Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib etdiklerine ve onlardan (onlari gormekden) qafil olduqlarina goredir.
147. Bizim aye ve nishanelerimizi, elece de axiret gorushunu yalan sayan keslerin (xeyir) emelleri puch ve batil olacaqdir. Meger onlar etdikleri emellerden bashqa bir sheylemi cezalandirilacaqlar?!
148. Musanin qovmu(nun choxu) ondan, (o, Allahla vedeleshdiyi yere getdikden) sonra oz zinet eshyalarindan bir buzov - buzov sesi chixaran bir heykel duzeltdiler. Meger onlar hemin heykelin onlarla danishmadigini ve onlari bir yola hidayet etmemesini gormurduler?! (Cansiz bir sheyi diri ve butun varliq alemini berqerar saxlayan bir sheyin yerine qoymaqla) zalimlardan olaraq onu ozlerine tanri goturduler.
149. Ve ele ki, ozlerine gelib chox peshman oldular ve dogrudan da azdiqlarini gorduler ''heqiqeten eger Rebbimiz bize rehm etmese ve bizi bagishlamasa, mutleq ziyana ugrayanlardan olacagiq'' dediler.
150. Ve Musa qezebli ve teessufle oz qovmunun yanina qayidanda, dedi: ''Menden sonra menim uchun pis canishinlik etdiniz; meger Rebbinizin ishinde (gorushunde) telesdiniz?'' Ve (Tovratin) lovheleri(ni) atdi ve qardashinin bashindan tutub ozune teref chekmeye bashladi. O dedi: ''Anam oglu! Heqiqeten bu qovm meni (onlari hemin ishden chekindirmekde) aciz qoydu ve az qalmishdi meni oldursunler. Odur ki, dushmenleri meni mezemmet etmeye qaldirma ve meni zalim deste ile bir tutma''.
151. (Musa) dedi: ''Ey Rebbim, meni ve qardashimi bagishla ve bizi oz rehmetine daxil et ki, Sen mehribanlarin en mehribanisan.''
152. Heqiqeten, buzova perestish etmish keslere tezlikle (dunyada ve axiretde) Rebblerinden bir qezeb ve dunya heyatinda (mebudlarinin yandirilmasi, chollukde sergerdan qalmalari ve tarixde bir leke olaraq qalmalari kimi) zillet ve xarliq yetishecekdir. Biz yalan uyduranlari bele cezalandiririq.
153. Gunah ishler gordukden sonra tovbe eden ve iman getiren kesler, (bilsinler ki,) heqiqeten senin Rebbin ondan (tovbeden) sonra chox bagishlayan ve mehribandir. (Bu iki aye Musanin dastani arasinda olan moterize cumleleridir).
154. Musanin qezebi yatdiqda(n sonra) o, (Tovratin) lovheleri(ni) goturdu. Onun yazilarinda Rebbinden qorxan kesler uchun hidayet ve rehmet var idi.
155. Musa oz qovmunden (onlarin arasindan) Bizim vedeleshdiyimiz yer(e qovmu buzova perestish etmemishden qabaq Tovratin nazil olmasi ved edilen yere ve ya buzova perestishden sonra tovbenin qebul edileceyi yere getirmek) uchun yetmish kishi sechdi. Belelikle (ses eshitmekle kifayetlenmeyib Allahi gormek istedikleri vaxt), o shiddetli titreyish onlari buruyende (ve onlarin hamisi olende, Musa) dedi: ''Ey Rebbim, eger isteseydin onlari ve meni bundan evvel helak ederdin. Bizi agilsizlarimizin etdikleri sheye goremi helak edeceksen? Bu, Senin sinagindan bashqa bir shey deyildir. Istediyini onunla azdirir ve istediyini onunla hidayet edirsen. Sen bizim yardimchi ve bashchimizsan. Bizi bagishla ve bize rehm et ki, Sen bagishlayanlarin en yaxshisisan''.
156. ''Ve bizim uchun bu dunyada (yashayish, itaet ve aqibetde) ve axiretde (hesabda, shefaetde ve Cennetde) yaxshiliq yaz. chunki biz Sene teref qayitmishiq''. Buyurdu: '' (xilqetin kamil qurulushunda hikmet esasinda) istediyimi ezabima duchar ederem ve rehmetim her bir sheyi ehate etmishdir. Odur ki, tezlikle onu teqvali olanlar, zekat verenler ve Bizim aye ve nishanelerimize iman getirenler uchun yazacagam''.
157. O kesler ki, ders oxumayib yazi yazmamish bu elchi ve Peygembere - (adini ve peygemberlik nishanelerini) ellerindeki Tovrat ve Incilde yazilmish gordukleri shexse tabe olurlar. (Hemin o Peygembere ki,) onlari her bir yaxshi ishe emr edir ve her bir pis ishden chekindirir, onlara (maddi ve menevi) paklari halal ve (maddi ve menevi) chirkin ve murdarlari haram edir ve boyunlarinda olan agir yuku ve zencirleri (cahiliyyet adetleri ve kechmish sherietlerin chetin hokmlerini) onlarin chiyninden goturur. Belelikle ona iman getiren, ehtiram gosteren, komek eden ve onunla nazil olan nura (onun kitabina) tabe olanlar hemin nicat tapanlardir!
158. De: ''Ey insanlar, heqiqeten men Allahin sizin haminiza (xitab olunan zamanin varliqlarindan tutmush besheriyyetin nesli kesilenedek olacaq butun insanlara) gonderilmish Peygemberiyem. O Allahin ki, goylerin ve yerin heqiqi sahib ve hakimidir (chunki onlarin yaradilishi, qorunmasi, idare olunmasi ve mehvi, bunlarin hamisi Onun iradesine tabedir). Ondan bashqa bir mebud yoxdur, dirildir ve oldurur (yashamaq ve olmek qabiliyyeti olan her bir sheyi O dirildir ve oldurur). Odur ki, Allaha ve Onun elchisine - (Qur`andaki ve evvelki semavi kitablardaki) kelamlarina imani olan bu ummi Peygembere iman getirin ve ona tabe olun, belke hidayet olundunuz''.
159. Ve Musanin qovmunde haqqa esaslanaraq (ve haqq danishmaqla ve haqqa emel etmekle insanlari) hidayet eden ve haqqa esaslanaraq (oz danishiqlarinda ve emellerinde) edaletli olan bir deste vardir.
160. Ve onlari (Yequbun) her biri bir ummet olan neveler(in)den ibaret on iki qebileye bolduk ve qovmu Musadan su isteyen zaman ona vehy etdik ki, oz esani (Tur dagindan getirdiyin kub shekilli) o dasha vur. Belelikle, ondan on iki cheshme (dord terefin her birinden uch cheshme) qaynadi (axmaga bashladi). Her bir ummet ozunun su icheceyi yeri tanidi. Ag ve ust-uste yigilmish buludu onlarin bashlari uzerinde kolgelik etdik ve onlara ''menn'' (bir nov agac shiresinden hazirlanmish yemek) ve bildirchin nazil etdik ''size verdiyimiz pak ruzilerden yeyin'' (dedik). Onlar (oz itaetsizlikleri ile) Bize zulm etmediler ve lakin ozlerine zulm edirdiler. (Beqere suresinin 57-ci ayesine muraciet edin).
161. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, onlara (bele) deyilmishdi: ''Bu sheherde (Beytul-Muqeddesde) meskunlashin, onun istediyiniz yerinden istifade edin, ''(ey Rebbimiz), bizim gunahlarimizi tok'' deyin ve bu qapidan secde halinda (tevazokarliqla) daxil olun ki, sizin gunahlarinizi bagishlayaq. (Onda) tezlikle yaxshilara artiq bagishlayariq.'' (Beqere suresinin 58-ci ayesine mureciet edin).
162. Belelikle, onlardan zulm etmish kesler (hemin sozu) onlara deyilenden bashqa soze deyishdiler (tovbe yerine bugda istediler). Bele olduqda, zulm etmelerinin cezasi olaraq goyden onlara ezab gonderdik. (Beqere suresinin 59-cu ayesine muraciet edin).
163. Ve onlardan deniz sahilinde yerleshen cemiyyetin (Medyen ehalisinin ve ya Felestinin Teberiyye denizinin kenarindaki eyle sheherinin ehalisinin) halini sorush: o zaman onlar shenbe gunu heddi (baliq ovunun hemin gun haram olmasi hokmunu) ashirdilar; o zaman onlarin baliqlari shenbe gununde ashkar suretde suyun uzune chixir, shenbe olmayan gunde ise gelmirdiler. Biz onlari itaetsizliklerinin muqabilinde bele imtahan edirdik.
164. Ve o zaman onlardan bir deste (digerlerini chekindiren desteye) dedi: ''Ne uchun Allahin mutleq helak edeceyi ve ya shiddetli ezab vereceyi bir qovme oyud-nesihet verirsiniz?'' Dediler: ''Rebbinizin dergahinda uzrumuzun olmasi uchun ve belke onlar chekindiler deye!''. (Demeli Musanin qovmu uch desteden - gunahkarlar, onlari chekindirenler ve sukut edenlerden ibaret idi.)
165. Belelikle, ele ki, onlara verilen oyud-nesiheti unutdular, Biz pis ishden chekindirenleri xilas etdik, zulm edenleri ise itaetsizliklerine gore agir bir ezaba duchar etdik.
166. Belelikle, ele ki, chekindirildikleri sheyden boyun qachirdilar, onlara ''meymunlar ve qovulmushlar olun!'' dedik (qeti irade ile suretlerinin meymun sheklinde, ruhlarinin ise xar ve rehmetden uzaq olmasini istedik ve ele de oldular).
167. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Rebbin Qiyamet gununedek onlara (yehudilere) hemishe mutleq agir ezab veren kesler gondereceyini elan etdi. Heqiqeten senin Rebbin tez ceza veren ve (eyni zamanda) chox bagishlayan ve mehribandir.
168. Ve onlari yer uzunde muxtelif desteler sheklinde sepeledik. Onlardan bezisi yaxshi emel sahibleridir, bezisi ise onlardan ashagidir. Onlari yaxshi-yamanliqlarla sinadiq, belke (haqqa teref) qayitsinlar.
169. Belelikle, onlardan sonra kitabin (Tovratin) varisi olmush (saleh olmayan) canishinler(i) onlarin yerine kechdiler. Onlar (rushvet ve ya kitabi tehrif etmek yolu ile) bu alchaq dunyanin malini alir ve ''tezlikle (tovbe edecek ve) bagishlanacagiq'' deyirler. eger onlara ele bir mal yetishse, yene de goturerler! Meger onlardan kitabin mohkem ehd-peymani alinmadimi ki, Allaha haqdan bashqa bir shey nisbet vermesinler? Halbuki, onlar kitabda olanlari oxuyublar (ve onun hokmlerinden xeberdardirlar). (Bilin ki,) axiret evi teqvalilar uchun daha yaxshidir, meger dushunmursunuz?
170. Hemishe (oz sema) kitab(larin)dan yapishan ve namaz qilan kesler (bilsinler ki,) heqiqeten Biz salehlerin ve islah edenlerin mukafatini zay etmeyeceyik.
171. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Biz dagi (yerinden qopararaq) bir kolge kimi onlarin bashi uzerinde saxladiq ve onlar onun mutleq bashlarina dusheceyini guman etdiler. (Ve dedik ''Size verdiyimiz (kitab ve din)i (ruhi ve cismani) quvvetle tutun ve orada olanlari yadda saxlayin, belke teqvali oldunuz''. (Beqere suresinin 63-cu ayesine muraciet edin).
172. O zaman senin Rebbin Adem ovladlarindan - onlarin bellerinden ovladlarini chixartdi (tarix boyu tedricen onlari bir-birinin belinden dunyaya getirdi) ve onlari (agillarinin derk etmesi ve peygemberlerin tebligi vasitesile) ozlerine shahid tutdu ki: ''Men sizin Rebbiniz deyilemmi?'' (Agil nemetinden ve peygemberlerin devetinden mehrum olanlardan bashqa) onlarin hamisi: ''Beli, (Rebbimiz olmagina) shehadet verdik'' dediler. (Allah bele etdi ki,) mebada Qiyamet gunu ''biz bundan (tovhid ve rububiyyetden) qafil idik'' deyesiniz.
173. Yaxud ''heqiqeten atalarimiz bizden evvel (Allaha) sherik qoshdular ve biz onlardan sonra olan ovladlar (ve tebii ki, onlara tabe) idik, meger bizi batile yonelenlerin etdiklerine gore helakmi edeceksen?!''.
174. Biz (oz tovhid ve din) nishaneleri(mizi) bu cur etrafli achiqlayiriq (ki, onlarin baresinde fikirleshsinler) ve belke qayitdilar.
175. Ve onlara ayelerimizi (semavi kitabin maarifini, yaxud duanin qebul olunmasi meqamini) verdiyimiz, lakin (etiqadda kufr ve emelde nankorluq neticesinde) onlardan xaric olan, belelikle sheytan teqibine meruz qalan ve nehayet yolunu azanlardan olan shexsin (Musanin zamaninda yashamish alim Bel`em Bauranin) hekayetini oxu.
176. eger isteseydik, hemin ayelerin vasitesi ile onu(n meqamini) mutleq (mecburi shekilde) ucaldardiq. Lakin o(nu besheriyyetin yol sechmekde ixtiyar sahibi olmasi enenesine uygun olaraq azad qoyduq ve o) alchaqliga meyl ederek yere urek bagladi ve oz nefsi isteklerine tabe oldu. Buna gore de onun hekayeti (o) susuz ve ya yorgun itin hekayetine benzeyir ki, ona hucum etsen de dilini chixarar, boshlasan da dilini chixarar (bu shexsi qorxutmaginla nesihet vermeyin birdir). Bu, Bizim ayelerimizi tekzib etmish destenin meselidir. Odur ki, bu hekayeti neql et, belke dushunduler.
177. Bizim ayelerimizi tekzib etmish ve ozlerine zulm eden deste(nin meseli) nece de pis bir meseldir.
178. Allah kimi hidayet etse, o esl hidayet olunmushdur ve kimi oz azginliginda boshlasa, heqiqeten ziyana ugrayanlar onlardir!
179. Dogrudan da Biz cin ve insanlarin choxunu (sanki) Cehennem uchun yaratmishiq. chunki onlarin qelbleri var, amma onunla (heqiqetleri) derk etmirler, onlarin gozleri var, lakin onunla (ibret uchun) baxmirlar ve onlarin qulaqlari var, amma onunla (haqq maarifi) eshitmirler. Onlar heyvanlar kimi, belke (onlardan) daha azgindirlar (chunki onlar inkishaf ve tekamul istedadina malik olduqlari halda, batil ve puch yola gedirler) ve onlar hemin qafillerdirler.
180. (Menalarinin gozelliyi ve mefhumlarinin ucaligi baximindan) en gozel adlar Allaha mexsusdur. Buna gore de Onu hemin adlarla chagirin ve Onun adlari baresinde dogru yoldan chixanlari (o adlari butlere qoyanlari, yaxud Allaha layiq olmayan shekilde tefsir edenleri) boshlayin. Onlar tezlikle emelleri ile cezalandirilacaqlar (danishiqlarinin ve emellerinin eyani tezahuru onlarin cezalari olacaqdir).
181. Yaratdiqlarimiz icherisinde (insanlari) haqq (danishiq ve emel) ile hidayet eden ve haqqa esaslanaraq hokm chixarib edaletli olan bir deste vardir. (Bu surenin 159-cu ayesine muraciet edin.)
182. Bizim ayelerimizi tekzib edenleri tezlikle tedricen bilmedikleri yerden (dunya helaketi ve axiret ezabi ile) yaxalayacagiq.
183. Onlara mohlet verirem. Heqiqeten Menim mekr ve tedbirlerim mohkemdir.
184. Meger fikirlesh(ib gor)medilermi ki, onlarin yoldash ve yurddashlarinda (Muhemmedde - sellallahu eleyhi ve alihi ve sellem) hech bir delilik yoxdur? O yalniz ashkar bir qorxudandir.
185. Meger goylerin ve yerin boyuk mulkune (Allahin onlarin hakim ve sahibi olmasina ve onlarin da Allahin hokmu altinda ve Onun mulki olmagi qebul etmelerine) ve Allahin yaratdigi eshyalara, elece de omurlerinin sonunun yaxinlashmish ola bilmesine baxmayiblar? (Ve eger bu kitabin devetine iman getirmeseler) bes bundan (bu Qur`andan) sonra hansi soze iman getirecekler?
186. Allah kimi (itaetsizliyine gore) oldugu azginliqda boshlasa, daha onu bir hidayet eden olmaz. (Allah) onlari oz azginliqlarinda sergerdan qalmalari uchun boshlayir.
187. Senden Qiyamet baresinde - onun ne vaxt bash vereceyini sorushurlar? De: ''Heqiqeten onun elmi yalniz Rebbimin yanindadir. Onu vaxti (chata)nda yalniz O zahir edecekdir. (Bu hadise) goylerde ve yerde (onlarin sakinleri uchun) agirdir. O, size yalniz qefilden gelecekdir. Senden, sanki sen ondan tam xeberdarsanmish kimi sorushurlar! De: ''Heqiqeten, onun elmi yalniz Allahin yanindadir, lakin insanlarin choxu bilmirler''.
188. De: ''Men ozum uchun Allahin istediyinden bashqa hech bir xeyir ve ziyana malik deyilem. (Qeyb elmim de yoxdur) ve eger qeybi bilseydim, ozum uchun mutleq her bir mal ve xeyirden choxlu tedaruk gorerdim ve mene hech bir zerer-ziyan deymezdi. Men iman getiren deste uchun yalniz bir qorxudan ve mujde verenem''.
189. Sizin her birinizi bir candan (atanizdan) yaradan ve yaninda rahatliq tapmasi uchun zovcesini de onun cinsinden eden Odur. Belelikle ele ki, zovcesi ile yaxinliq etdi, o, yungul bir yukle yuklendi ve bir muddeti (hamilelik dovrunun evvelini) o yukle kechirdi. Ele ki, yuku agirlashdi her ikisi Allahi - oz Rebblerini chagirdilar ki: ''eger bize saleh (saglam ve heyat surmeye qadir) bir ovlad eta etsen, mutleq shukr edenlerden olacagiq''.
190. Belelikle, ele ki, (Allah) o ikisine (saglam ve) saleh bir ovlad eta etdi, onlara verdiyi shey baresinde Ona sherik qoshdular. (eger onlar bu ishde butleri de tesirli bilseler zahiri shirke, yox eger sebeblere arxalanaraq esas sebebkari yaddan chixarsalar gizli shirke duchar oldular. Bu iki aye cemiyyetin ekseriyyetinin halini sherh edir ki, onlar ya zahiri shirke, ya da gizli shirke duchardirlar.) Allah Ona sherik qoshulan sheyden chox-chox ucadir.
191. Onlar hech bir shey yaratmayan (bir sheyi yoxdan var etmek ve movcuda ruh vermek qudreti olmayan) ve ozleri yaradil(mish ol)an varliqlari (Allaha) sherik qoshurlar? (Bu aye ve sonraki ayeler butperestlerin shiddetli tenqidi ve butlerin tamamile acizliyinin beyani baresindedir.)
192. (Hemin butler) ne onlara bir yardim gostere bilir ve ne de ozlerine bir komek ede bilirler.
193. eger onlari dogru yola devet etseniz, size tabe olmazlar. Sizin uchun onlari devet etmeyiniz ve ya susmaginiz birdir (chunki onlardan bir netice elde etmeyeceksiniz).
194. Heqiqeten sizin Allahin yerine chagirdiqlariniz (butler, ulduzlar ve melekler) sizin kimi bendelerdir. Odur ki, eger dogruchusunuzsa, onlari chagirin, size cavab versinler.
195. Meger onlarin ayaqlari var ki, onunla yol getsinler, yaxud elleri var ki, onunla tutsunlar ve ya gozleri var ki, onun vasitesi ile gorsunler, yaxud da qulaqlari var ki, onunla eshitsinler? De: ''Allaha qoshdugunuz sherikleri chagirin, sonra mene qarshi olan butun hiyle ve planlarinizi ishe salin ve mene mohlet vermeyin''.
196. ''shubhesiz, menim bashchi ve komekchim bu kitabi nazil eden Allahdir. Odur saleh (bende)lere bashchiliq ve yardim eden!''.
197. ''Allahin yerine chagirdiqlariniz ne size bir yardim gostere biler ve ne de ozlerine (xeyir getirmek ve ya bir zereri def etmekle) bir komek ede bilerler''.
198. eger onlari dogru yola devet etseniz eshitmezler. (Ey Peygember,) onlari (mushrikleri) sene baxan gorursen, lakin onlar (eslinde) gormurler.
199. efv ve guzesht yolunu tut, yaxshi ishler gormeyi emr et ve nadanlardan uz donder (cihad hokmu gelmeyince doyushe bashlama).
200. eger sheytan terefinden tehrikedici bir vesvese seni tehrik etse, Allaha penah apar, chunki O, eshiden ve bilendir.
201. shubhesiz, teqvali olanlara sheytandan bir vesvese yetishse, (ya qelblerde dolanan bir sheytan onlarin fikirlerine zerer-ziyan yetirse, derhal) (Allahi yadlarina salaraq) ozlerine geler ve onda gozuachiq olarlar.
202. (Mushriklere geldikde ise,) qardashlari (sheytanlar) onlari daim azginliga cheker, sonra ise (onlari yoldan chixarmaqda) ellerinden geleni ederler.
203. (Vehyin gelmesi bir muddet texire dushen zaman ve) onlara bir aye ve nishane getirmeyende ''ne uchun (ozunden) bir aye ve nishane duzeldib getirmirsen?'' deyerler. De: ''Heqiqeten men yalniz Rebbimden mene gelen vehye tabe oluram. Bu (Qur`an) Rebbiniz terefinden ayiqliq �menbeleridir ve iman getiren bir deste uchun bashdan-basha hidayet ve rehmetdir''.
204. Qur`an oxunan zaman ona qulaq asin ve susun ki, belke rehm olundunuz.
205. Seherler ve axshamlar oz qelbinde yalvarib-yaxararaq, qorxu ile ve sesini ucaltmadan Rebbini yada sal ve qafillerden olma.
206. shubhesiz, senin Rebbinin yaninda (melekler ve Allahin ovliyalari kimi Onun menevi yaxinliginda) olanlar Ona ibadet etmekden boyun qachiraraq tekebburluk etmez, Onun pakligini yada salar ve Ona secde ederek ozlerini kichilderler.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 12-25-2009   #14
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
..oxu.. 8).El-Enfal 75 aye

0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Senden ''enfal'' (bu ayenin nazil edilmesine sebeb olan doyush qenimetleri de numunelerinden biri olan muxtelif adli choxlu umumi mallar) baresinde sorushurlar, de: ''enfal'' Allaha ve Onun Peygemberine mexsusdur (onlarin heqiqi sahibi Allah, sherti sahibi ise Onun numayendesi olaraq Peygemberdir). Odur ki, Allahdan qorxun, aralarinizdaki elaqeleri duzeldin (ve ''enfal'' ustunde mubahise ve dava-dalash etmeyin) ve eger mominsinizse, Allaha ve Onun Peygemberine itaet edin''.
2. Mominler yalniz o keslerdir ki, Allah zikr olunduqda qelbleri qorxar, Onun ayeleri onlara oxunan zaman imanlarini artirar ve daim oz Rebblerine tevekkul ederler.
3. Hemin o kesler ki, namaz qilar ve onlara ruzi olaraq verdiyimizden (hem maddi ve hem de menevi ruzilerinden Allah yolunda) xercleyerler.
4. Onlardir heqiqi mominler! Onlar uchun Rebblerinin yaninda (dunyada ve axiretde Allaha yaxinliq ve menevi kerametlerden ibaret) dereceler, bagishlanma, gozel ve beyenilmish ruzi vardir.
5. (Onlardan bezilerinin Bedr muharibesi qenimetlerinden mehrum olduqlarina gore narazi qalmalari,) Rebbinin seni mominlerden bir destesi narazi olduqlari halda evinden haqq ve dogru olaraq (Bedre sari) chixarmasi kimidir.
6. Seninle o haqq ish (Bedr doyushune getmek) baresinde (onun meslehete uygun olmasi ve Allahin onda olan komeyi) aydin olduqdan sonra, mubahise edirdiler (ki, bu cihad doyushunde quvveler beraber deyildir). (Onlar ele qorxu ve vehshet ichinde idiler ki,) sanki gozleri baxa-baxa olume teref suruklenirdiler!
7. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, Allah size o iki desteden birinin (Mekke tacirlerinin shamdan Mekkeye geden ve ticaret mallari dashiyan karvaninin ve ya Mekkeden onlari qorumaq uchun chixan silahli destenin) size nesib olacagini ved edirdi. Siz o silahsiz destenin sizin olmasini chox isteyirdiniz. Allah (ise) oz kelmeleri (ezelden Lovhi-Mehfuzda yazmish oldugu vedleri) ile haqqi berqerar ederek mohkemlendirmek ve kafirlerin kok ve neslini kesmek isteyirdi.
8. (Buna gore de sizi silahli deste ile uzleshdirdi) ki, gunahkarlarin xoshuna gelmese bele, haqqi berqerar ve batili mehv etsin.
9. O zaman (Bedr muharibesi meydaninda) Rebbinizden komek isteyirdiniz. Belelikle, (Allah) sizin duanizi qebul etdi ki: ''Men mutleq size arxalari ile minleri getiren min melekle komek edeceyem (ve meleklerin sayi umumilikde uch min oldu ki, besh mine qeder nezerde tutulmushdular. Ali-Imran suresinin 124-125-ci ayelerine muraciet edin).
10. Allah onu (hemin komeyi) yalniz (sizin uchun) bir mujde olmasi ve qelblerinizin onunla rahatliq tapmasi uchun etdi (yoxsa, onlar qoshunun ichinde yalniz qaralti idiler ve dushmenin qetle yetirilmesinde birbasha ishtirak etmirdiler). Komek yalniz Allah terefindendir. Allah yenilmez qudret sahibi ve hikmetlidir.
11. O zaman (Allah) Onun terefinden xatircemlik olsun deye, sizi murgu ile burudu ve sizi paklashdirmasi, sheytanin murdarligini (sheytanin vesvesesini ve ya cenabetliliyi) sizden temizlemesi, qelblerinizi mohkemlendirmesi ve qedemlerinizi sabitleshdirmesi uchun goyden size su endirirdi.
12. O zaman Rebbin meleklere vehy edirdi ki: ''Men sizinleyem! Odur ki, iman getirenlerin qedemlerini sabit edin. Tezlikle kafirlerin qelblerine qorxu salaram. Belelikle, boyunlarina (bashlarina) zerbeler endirin ve barmaqlarinin hamisinin ucunu kesin''.
13. Bu (ceza) onlarin Allah ve Onun Peygemberi ile dava ve dushmenchilik etmelerine goredir. Kim Allah ve Onun Peygemberi ile dava ve dushmenchilik etse, (bilsin ki,) heqiqeten Allah agir cezalandirandir.
14. (Ey kafirler,) budur (dunya ezabi)! Buna gore de dadin onu ve elbette, kafirler uchun (axiretde) od ezabi (da) vardir.
15. Ey iman getirenler, kafirlerle - onlarin izdihamli qoshunlari size teref irelilediyi (ya siz onlara teref getdiyiniz) halda qarshilashan zaman, onlara arxa chevirmeyin (ve meydandan qachmayin).
16. Hemin gun - doyushu davam etdirmek uchun bashqa bir yer axtaran (yeniden hucum etmek uchun geri chekilme fendi ishleden) ve ya (doyushchu) desteye qoshulmaq uchun yeni bir movqe sechen shexs istisna olmaqla - onlara arxa cheviren kes mutleq, Allahin qezebini ozune qoshmushdur ve onun siginacagi Cehennemdir. Ora pis bir donush yeridir.
17. Buna gore de, (bilin ki,) onlari siz oldurmediniz, Allah oldurdu onlari! Sen (onlara teref ox ve dash) atan zaman, sen atmadin, Allah atdi (dushmeni meglub etmek) ve mominleri yaxshi sinamaq (yaxud onlara gozel qelebe nemeti vermek) uchun! Heqiqeten Allah eshiden ve bilendir.
18. (Beli,) budur (kufr ve imanin sonu)! Allah kafirlerin hiylesini hemishe quvveden salandir.
19. (Ey Bedr doyushunden qabaq ''tereflerden kim haqdirsa, qoy Allah onu qalib etsin!'' deyen mushrikler,) eger siz (haqq olan terefin) qelebe (chalmasini) isteyirsinizse, isteyinize uygun olan qelebe geldi (odur ki, teslim olun). eger (dava ve dushmenchilikden) el chekseniz, bu sizin uchun daha yaxshidir. eger (doyushe) qayitsaniz, biz de (mominlere komeye ve sizi ezmeye) qayidacagiq ve sizin desteniz her ne qeder chox olsa da, sizden (Allahin ezabindan) hech bir sheyi def etmeyecekdir. (Bilin ki,) Allah hemishe mominlerledir.
20. Ey iman getirenler, Allaha ve (verdiyi emrlerde) Onun Peygemberine itaet edin ve (onun mentiqe uygun devetini) eshide-eshide ondan uz dondermeyin.
21. (eslinde) eshitmedikleri halda (dilde) ''eshitdik'' deyen (kafir ve munafiq)ler kimi olmayin.
22. Heqiqeten Allah yaninda, terpenen canlilarin en pisi dushunmeyen (haqqi eshitmekde) kar ve (haqqi demekde) lal (olan) insanlardir.
23. eger Allah onlarda bir xeyir bilseydi (eger onlarin haqqi qebul eden gozel batinleri olsaydi), onlara (hetta peygemberler vasitesi ile tebligi tekrar etmekle olsaydi bele) mutleq eshitdirerdi. eger (indiki halda) onlara eshitdirse, onlar (ele qelben de) donuk olduqlari halda mutleq uz dondererler.
24. Ey iman getirenler, sizi, size heyat veren sheye teref devet eden zaman Allahin ve Onun Peygemberinin chagirishini qebul edin ve bilin ki, Allah (her bir tesir menbeyinden tesir gucunu almaga tam qadir oldugu uchun) insan ile onun qelbi arasinda (onun nefsi ile mehebbet ve nifret, iman ve kufr kimi sifetleri arasinda) manee olar (aralarinda ayriliq salar). Siz haminiz (axiretde) Ona teref (Onun huzuruna) toplanacaqsiniz.
25. (Belasina) sizin yalniz zalimlarinizin duchar olmayacagi (hamini buruyeceyi) fitneden (fesad ve gunahlarin ziddiyyetler, emr be merufun yerine yetirilmemesi ve muhum meqamlarin leyaqetsiz insanlarin elinde olmasi kimi neticelerinden) qorxun ve bilin ki, Allah agir cezalandirandir.
26. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, siz yer uzunde az idiniz ve zeif sayilirdiniz. Hemishe insanlarin (Qureyshin ve diger kafirlerin) sizi (bu torpaqda) aradan goturmelerinden qorxurdunuz. Allah, belke shukr edesiniz deye size yer verdi, sizi oz komeyi ile guclendirdi ve (dunya nemetlerinin) paklar(in)dan size ruzi verdi.
27. Ey iman getirenler, (dinin hokmlerine qarshi chixmaqla) Allaha ve Onun Peygemberine xeyanet etmeyin. Hemchinin (xeyanetin sheriet ve vicdan baximindan chirkin bir ish olmasini) bile-bile oz emanetlerinize (xalqin ve yaradanin emanetlerine) xeyanet etmeyin.
28. Bilin ki, mallariniz ve ovladlariniz imtahan vasitesidir ve heqiqeten boyuk mukafat, mehz Allahin yanindadir.
29. Ey iman getirenler, eger Allahdan qorxsaniz, O, size (haqla batili bir-birinden) ayird eden bir quvve verer, sizin (kichik) gunahlarinizi temizleyer, ve sizi(n boyuk gunahlarinizi) bagishlayar. Allah boyuk lutf ve ehsan sahibdir.
30. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, kafirler senin barende - seni hebs etmek, ya oldurmek ve ya (sheherden) chixarmaq uchun hiyle ve biclik ishledirdiler. Onlar daim hiyle ishledirdiler ve Allah da onlarin hiylelerinin qarshisini alirdi. Allah hiylenin qarshisini alanlarin en yaxshisidir.
31. Bizim kitabin ayeleri onlara oxunduqda (inadin ve tekebburun choxlugundan) ''elbette eshitdik; eger istesek biz de bunun kimisini deyerik; bu, qedimlerin efsanelerinden bashqa bir shey deyildir'' deyerler.
32. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, (Qur`ani inkar eden mushrikler) ''ey Allahimiz, eger bu, Senin terefinden (ved olunmush) hemin haqdirsa, onda goyden bize dash yagdir, ya bizim uchun bashqa bir agrili ezab getir'' dediler.
33. Lakin, ne qeder ki, sen onlarin ichindesen, Allah onlara ezab vermeyecekdir. Hemchinin ne qeder ki, onlar istigfar edirler (Allahdan bagishlanmalarini isteyirler) Allah onlara ezab veren deyildir. (Istigfar, mushrikler baresindeki ayelerin icherisinde olan bu ayenin kitab ehline aid olmasina delalet edir).
34. Mescidul-Heramin bashchisi olmaya-olmaya insanlari ora (daxil olmaq)dan saxladiqlari (camaatin ora daxil olmalarina mane olduqlari) halda Allah onlara ne uchun ezab vermemelidir? Oranin bashchisi yalniz perhizkarlardirlar, lakin choxlari bilmirler.
35. Onlarin Ke`be evinin yanindaki namaz ve dualari fit ve el chalmaqdan bashqa bir shey deyildi. Buna gore de etdiyiniz kufrun cezasi olaraq dadin (dunya ve axiret) ezabi(ni)!
36. Heqiqeten, kafirler oz mallarini (Bedr, uhud ve diger muharibelerde oldugu kimi insanlari) Allahin yolundan saxlamaq uchun xercleyirler. Tezlikle hamisini xercleyecekler, (amma bu) sonra onlar uchun bir hesret (dagi) olacaqdir ve daha sonra meglub olacaqlar. Kafirler (Qiyamet gunu oz qebirlerinden) Cehenneme dogru toplanacaqlar.
37. (Onlarin kufrleri ve hemin yoldaki xercleri sebeb olub) ki, Allah murdari pakdan (dunyada kafiri mominden ve harami halaldan) ayirsin ve (axiretde) murdarlari bir-birinin ustune yigib hamisini ust-uste qalasin ve Cehenneme atsin. (Beli,) onlardir ziyana ugrayanlar!
38. Kafirlere de: ''eger (kufrden) el chekseler (ve Islami qebul etseler) kechenler (gunahlarina gore chekmeli olduqlari cezalar, emellerinin qezasi, keffareler, Allaha olan borclari ve axiret ezablari) onlara bagishlanar. (Amma) eger (kufre ve haqq ile mubarizeye) qayitsalar, shubhesiz, (Bizim) evvelkilerin (baresindeki) yolu(muz, Bizim itaetsiz azginlari helak ve mehv etmek baresindeki enenevi qanunumuz) kechmishdir (ve bunlarla da ele reftar ederik).''
39. Onlarla (mushriklerle) hech bir kufr, fesad ve tehluke qalmayana ve (umumi resmi) din tamamile Allaha mexsus olana kimi vurushun. Belelikle, eger (shirkden) el chekseler, elbette Allah onlarin etdiklerini gorendir.
40. Ve eger uz donderseler, bilin ki, Allah sizin bashchiniz ve dostunuzdur. O gozel bashchi ve dost, gozel yardimchidir.
41. eger Allaha ve (haqqin batilden) ayriliq gunu - o iki destenin (muselmanlarla mushriklerin Bedr muharibesinde) toqqushdugu gun oz bendemize nazil etdiyimize iman getirmisinizse, bilin, (kafirlerle doyushden ve ya her hansi bir qazanc vasitesile ile) eshya ve mallardan ne qenimet elde etseniz, onda, shubhesiz onun beshde biri Allahin, Onun Peygemberinin, Peygemberin qohumunun, yetimlerin, yoxsullarin ve yolda (Islam ve muselmanlar uchun lazim olan her bir dini ve dunyevi hedef yolunda) qalanlarindir. (Allah onun heqiqi sahibi, Peygember ve onun yaxinlari ise ummetin imami olaraq onun sherti sahibidirler. Peygemberin qohumlarindan olan diger uch deste ise hemin maldan onlar uchun xerclenmek haqqina malikdirler.) Allah her sheye qadirdir. (Bu surenin birinci ayesinde butun doyush qenimetlerinin Allaha ve Onun Peygemberine mexsus oldugu bildirilmishdi. 69-cu ayede ise onun hamisi mominlere mubah edilmishdi. Hemin iki ayeye iman getirdikden sonra bu aye qaranliqlari aradan qaldirir ki, onun xumsu, yeni beshde biri Allahin, Peygemberin ve adi chekilen destelerin, yerde qalani ise doyushchulerindir).
42. (Ayriliq gunu) o zaman (idi) ki, siz vadinin (Medineye) yaxin terefinde (elverishli olmayan bir movqede) idiniz, onlar (Medineden) uzaq terefde (Mekkeye yaxin olan ve elverishli olan bir movqede), (Qureyshin ticaret) karvan(i) ise sizden ashagi hissede idi (ki, onlar qacha bildiler). eger bir-birinizle vedeleshseydiniz, hemin vedeleshmenizde fikir ayriligina duchar olar, yaxud orada olmaqdan yayinardiniz. Lakin Allahin, olmali ishi gerchekleshdirmesi uchun (bele oldu ve bele bir mecburi qarshidurma yarandi ve qarshiya qeyri-adi qelebe chixdi) ki, helak olan delil-subut uzunden helak olsun ve (menevi) heyat tapan delil-subut uzunden heyat tapsin. Heqiqeten Allah eshiden ve bilendir.
43. (Xatirla) o zaman(i) ki, Allah onlari yuxunda sene az gosterirdi (ki, oz qovmune bele xeber veresen). eger onlari sene chox gosterseydi, mutleq sust olar ve qorxar, doyush ishinde bir-birinizle ixtilaf ve chekishmeye duchar olardiniz. Lakin Allah (sizi ixtilafdan) salamat saxladi. Heqiqeten O, ureklerde olani (sizin niyyetlerinizi) bilendir.
44. Ve (xatirla) o zaman(i) ki, onlarla uz-uze geldiyiniz vaxt, Allah (oz ezeli elmi ve mutleq iradesi esasinda) olacaq ishi gerchekleshdirmesi uchun (ilk baxishda) onlari sizin gozlerinizde az gosterir ve sizi onlarin gozlerinde azaldirdi (herchend, doyush esnasinda ish eksine oldu. Ali-Imran suresinin 12-ci ayesine muraciet edin). Butun ishler (ve varliq aleminin butun hadiseleri neticelerin sebeblere qayitmasi qanununa uygun olaraq, mutleq sebeb olan) Allaha qayidir.
45. Ey iman getirenler, (dushmen ordusundan olan) bir deste ile qarshilasharken mohkem durun ve Allahi (dilde ve qelbde) chox zikr edin, belke nicat tapdiniz.
46. Allaha ve Onun Peygemberine (vacib emrlerinde) itaet edin ve bir-birinizle chekishmeyin ve mubahise etmeyin ki, sustlesherek qorxaqlashar ve agaliq ve hokmranliginiz aradan geder, size (bir daha) qelebe yeli esmez. Sebr edin ki, heqiqeten Allah sebrlilerledir.
47. oz evlerinden nemetden serxosh halda ve ozlerini camaata gostermek uchun chixan ve (insanlari) Allahin yolundan saxlayan kesler (ebu Cehlin Bedre teref geden qoshunu) kimi olmayin. Allah (qudret ve elm baximindan) onlarin etdiklerini ehate etmishdir.
48. Ve (xatirla) o zaman(i) ki, sheytan onlarin gozlerinde (batil) emellerini zinetlendirdi ve ''bu gun insanlardan size qalib gelecek bir kimse yoxdur ve men size penah verenem'' dedi. Belelikle, iki deste bir-birlerini gordukleri zaman o, dabanlari uste geriye dondu ve dedi: ''Men sizden uzagam (menim sizin emellerinize hech bir qarishacagim yoxdur), men sizin gormediyiniz sheyi (meleklerin nazil olmalarini ve komek etmelerini) gorurem. Heqiqeten, men Allahdan qorxuram ve Allah shiddetli ceza verendir''.
49. O zaman munafiqler ve qelblerinde xestelik (kufr ve shekk xesteliyi) olanlar ''bunlari (Bedre geden Islam ordusunu) dinleri aldatmishdir!'' deyirdiler, halbuki, kim Allaha tevekkul etse, shubhesiz (qalibdir, chunki) Allah yenilmez qudret ve hikmet sahibidir.
50. eger meleklerin kafirlerin canlarini aldiqlari zamani gorsen (bele bir sehnenin shahidi olarsan ki, alovlu qamchi ile) onlarin uz ve arxalarina vururlar ve ''dadin yandirici ezabi!'' (deyirler).
51. Bu (ezablar) ozunuzun qabaqcadan gonderdiyiniz sheylerin cezasidir, yoxsa Allah bendelere esla zulm eden deyildir.
52. (Bu mushriklerin hereketleri) Firon ailesinin ve onlardan qabaqkilarin reftari kimidir ki: onlar Allahin aye ve nishanelerine kafir oldular, Allah da onlari gunahlarina gore cezalandirdi. Heqiqeten Allah chox quvvetli ve shiddetli ceza verendir.
53. (Mushrikler uchun olan) bu (ezablar), ona goredir ki: Allah (oz enenevi qanunlarina esasen) bir qovme verdiyi nemeti onlar ozlerinde olani (saleh hallari) deyishmeyince deyishdirmir (onlardan almir). (Mekke ehalisinin rifah hali Islamdan sonra pisliye ve chetinliye dogru deyishdi, chunki onlar oz adi hallarini Peygemberle mubarize ve inad etmek istiqametinde deyishdirdiler.) shubhesiz, Allah eshiden ve bilendir.
54. (Bunlarin davranishlari) Firon ailesinin ve onlardan evvelkilerin reftari kimi(dir). Onlar ozlerinin Rebbinin ayelerini tekzib etdiler, Biz de onlari gunahlarinin cezasi olaraq helak etdik ve Firon ailesini batirdiq. Onlarin hamisi zalim idiler.
55. shubhesiz, Allah yaninda (Onun ezeli elminde ve Lovhi-Mehfuzunda) canlilarin en pisi kafir olub daha iman getirmeyen keslerdir.
56. O kesler ki, onlarin bezileri ile ehd-peyman bagladin, sonra onlar her defe oz peymanlarini pozur ve (Allahdan ve peymani pozmaqdan) chekinmir ve qorxmurlar.
57. Odur ki, eger doyushde onlari ele kechirsen, onlarla (onlara agir ceza vermekle), arxalarinca gedenleri qovub dagit belke ibret alsinlar (ve doyush fikrine dushmesinler).
58. eger (ehd-peymaniniz olan) bir destenin xeyanetinden ve ehd-peymani pozmasindan qorxsan, onda sen de (ehd-peymanini pozmagi) beraberlik ve edalet esasinda onlara teref at (ve elan etmemish oz ehd-peymanini pozma) ki, heqiqeten Allah xainleri sevmir.
59. Kafirler esla ireli kechmish olduqlarini (Bizim seltenetimizden xaric olduqlarini) zenn etmesinler. shubhesiz, onlar Bizi aciz ede bilmezler (Bizim ezabimizdan qachib qurtula bilmezler).
60. Vasitesiyle Allahin dushmenini, oz dushmeninizi ve onlardan qeyri - sizin tanimadiginiz ve Allahin tanidigi - diger dushmenleri qorxutmaq uchun onlarin muqabilinde bacardiginiz qeder quvve (insan quvvesi, muasir silahlar ve doyush xercleri) ve baglanmish ve beslenmish atlar (munasib minik vasiteleri) tedaruk gorun. Allah yoluna her ne xercleseniz, (Qiyamet gunu) o, kamil suretde size verilecekdir ve size esla zulm edilmeyecekdir (haqqinizdan kesilmeyecekdir).
61. eger onlar sulh ve barishiga meyl gosterseler, sen de ona meyl et ve Allaha tevekkul et ki, shubhesiz, Odur eshiden ve bilen!
62. eger (sulh ve barishiqda, yaxud bashqa bir meselede) seni aldatmaq isteseler, shubhesiz sene Allah kifayet eder. Seni oz (qeyb) komeyi ve mominlerin vasitesile quvvetlendiren Odur.
63. Onlarin qelbleri arasinda (Allah) ulfet yaratdi. eger sen yer uzunde olan sheylerin hamisini xercleseydin, onlarin qelbleri arasinda ulfet yarada bilmezdin. Lakin Allah onlarin aralarinda ulfet yaratdi. Heqiqeten O, yenilmez qudret ve hikmet sahibidir.
64. Ey Peygember, Allah ve sene tabe olan mominler (risalet vezifelerini heyata kechirmekde) sene kifayetdir (qeyb komekleri Ondan, zahiri muqeddimeler ise onlardan).
65. Ey Peygember, mominleri cihada heveslendir. eger sizden iyirmi nefer sebirli olsa, onlar iki yuz nefere qalib gelerler. eger sizden yuz nefer olsa, onlar kafirlerin min neferine qalib gelerler. chunki onlar anlamaz bir qovmdurler (shucaet ve bu kimi ruhu sifetlerin quvvetlenmesine sebeb olan tovhidi derinden derk etmirler).
66. Indi Allah (bir neferin on neferle mubarize etmesinin vacibliyi ve bir neferin on neferden qachmasinin haramligini goturerek) vezifenizi yungulleshdirdi ve sizde (ruhiyye ve sayinizda) zeiflik olmasini bildi (ezeli elmi zahirde heyata kechdi). Belelikle, eger sizden yuz nefer sebirli olsa, onlar iki yuz nefere qalib gelerler ve eger sizden min nefer olsa, Allahin izni (ve komeyi) ile onlar iki min nefere qalib gelerler. Allah sebirlilerledir.
67. (Ilahi hokumetin qurulmasi ve onun qalmasi baximindan) hech bir peygembere hokumetini yer uzunde quvvetlendirib mohkemlendirene qeder (doyush) esirlerinin olmasi yarashmaz ve haqqi yoxdur (eksine, dushmen doyush esnasinda oldurulmelidir). Siz dunya malini (esirleri satmaq ve ya fidye ile azad etmek) isteyirsiniz, Allah ise axireti isteyir. Allah yenilmez qudretli ve hikmet sahibidir.
68. eger Allah terefinden qerara alinmish kechmish hokm (butun delil-subutlar gelmemish ezab etmemek hokmu) olmasaydi, goturduyunuz shey (Peygemberin emri olmadan fidye uchun goturduyunuz esirler) baresinde size mutleq boyuk bir ezab yetisherdi.
69. Buna gore de qenimet kimi elde etdiyiniz sheyden (Bedr doyushunun qenimetleri ve esirlerin fidyesinden) halal ve pak olaraq yeyin. (Bu, semavi sherietlerde doyush qenimetleri ve fidyeleri baresinde olan ilk icazedir ve bu icaze ile surenin onlari ''enfal'' olaraq Peygemberin ixtiyarinda qoyan birinci ayesi arasindaki ziddiyyeti 41-ci ayedeki bolgu aradan qaldirir.) Allahdan qorxun ki, elbette Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
70. Ey Peygember, (Bedr muharibesi) esirler(in)den sizin ixtiyarinizda olanlara de: ''eger Allah sizin qelblerinizde bir xeyir (olmasini, Islami qebul edeceyinizi) bilse, size sizden alinandan daha yaxshisini verer ve sizi bagishlayar. Allah chox bagishlayan ve mehribandir''.
71. eger (bu esirler) sene xeyanet etmek (fidye ile azad olub yeniden diger muharibeye bashlamaq) isteseler (bu, ilk defe olan ish deyil), bundan qabaq Allaha da xeyanet (kufr ve muharibe xeyaneti) etdiler. Buna gore de (seni) onlara O hakim etdi. Allah bilen ve hikmetlidir.
72. Heqiqeten, iman getiren, (Medineye) hicret eden ve Allah yolunda oz mallari ve canlari ile cihad eden keslerle (Medine ehalisinden) (muhacirlere) yer ve penah veren ve komek edenler bir-birlerinin qeyyumudurlar (onlarin arasinda dostluq, qarshiliqli yardim ve irs elaqeleri vardir). Sizin iman getirib hicret etmeyen keslerle, onlar hicret edene kimi hech bir bagliliginiz yoxdur. eger din ishleri baresinde sizden komek isteseler, sizinle aralarinda (dushmenchiliyin legvi baresinde) ehd-peyman olan destenin zererine olan (komek) istisna olmaqla, onlara komek etmek sizin vezifenizdir. Allah etdiklerinizi gorendir.
73. Kafirler de bir-birlerinin muttefiq ve dostudurlar. eger bunu (mominlerle birlik ve kafirlerden uzaqlashmaq baresindeki bu emri) yerine yetirmeseniz, yer uzunde fitne ve boyuk bir fesad bash verecekdir.
74. Iman getiren, hicret eden ve Allah yolunda cihad eden kesler ve (onlara) yer ve penah veren ve komek edenler - onlardir heqiqi mominler! Onlar uchun bagishlanma ve gozel ve bol ruzi vardir.
75. Sonradan iman getiren, hicret eden ve sizinle birlikde cihad eden kesler (dostluq ve dini qardashliq elaqeleri baximindan) sizdendirler. Allahin kitabinda (Lovhi-Mehfuzda ve bu kitabda yazilmish varislik hokmunde) qohumlar bir-birlerine (bashqalarindan) daha haqlidirlar (belelikle, hicretin evvelinde muhacirlerle ensar arasinda chixarilmish varislik hokmu nesx oldu). Heqiqeten Allah her sheyi bilendir.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-24-2010   #15
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
Standart 9).Et-Tovbe 129aye

1. (Bu ayeler) Allah ve Onun Peygemberi terefinden mushriklerden ehd-peyman bagladiginiz keslere nifret (ve onlarla olan ehd-peymanin legv edilmesi ve onlara verilen amanin aradan qaldirilmasi) bildirishidir.
2. Odur ki, (ey mushrikler, bu nifret bildirishinin elan olunmasindan sonra) dord ay yer uzunde (azad) gezin ve bilin ki, siz Allahi aciz qoya bilmezsiniz (Onun chenginden yaxanizi qurtara bilmezsiniz) ve Allah kafirleri xar edendir.
3. Hemchinin (bu ayeler) Allah ve Onun Peygemberi terefinden (butun) insanlara boyuk hecc gununde (qurban bayrami gunu, yaxud hicretin doqquzuncu ilinde mushriklerle muselmanlarin hecc emellerini birlikde yerine yetirdikleri boyuk hecc gunu) bir bildirishdir ki: ''Allah ve Onun Peygemberi mushriklerden uzaqdirlar (onlarla hech bir ehd-peymanlari yoxdur)''. Buna gore de (ey mushrikler), eger tovbe etseniz (ve Islami qebul etseniz), sizin uchun daha yaxshidir ve eger uz donderseniz, bilin ki, siz (ne mubarize etmek ve ne de qachmaqla) Allahi aciz qoya bilmezsiniz. (Ey Peygember,) kafirlere agrili bir ezabla mujde ver!
4. Mushriklerden ehd-peyman bagladiginiz, sonra sizden (sizinle olan ehdlerinden) bir sheyi eskiltmeyen ve (dushmenlerinizden) sizin eleyhinize hech kese komek etmeyenler istisnadirlar. Belelikle onlarin ehd peymanini muddetlerinin sonuna qeder tamamlayin. Heqiqeten Allah perhizkarlari sevir.
5. Belelikle, ele ki, haram aylar (verilmish mohlet ve doyushmeyin haram oldugu dord ay) sona chatdi, mushrikleri harada gorseniz (ister Heremin daxilinde olsunlar, isterse de xaricinde, haram aylarda olsun ve ya bashqa aylarda) oldurun, tutun, muhasireye alin ve her yerde onlarin pusqusunda durun. Belelikle, eger tovbe etseler, namaz qilsalar ve zekat verseler yollarini achin ki, heqiqeten Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
6. eger (teqib edilen) mushriklerden biri senden aman istese, Allahin kelamini eshitmek uchun ona aman ver. Sonra onu tehlukesiz oldugu yere chatdir. chunki onlar bilmeyen bir destedirler.
7. Mescidul-Heramin yaninda ehd-peyman bagladiginiz keslerden bashqa, mushriklerin Allahin yaninda ve Onun Peygemberinin yaninda nece ehd-peymanlari ola biler?! Buna gore de, ne qeder ki, onlar (Mescidul-Heramin yaninda ehd-peyman bagladiginiz mushrikler) sizinle (olan ehdlerinde) mohkem durublar, siz de onlarla (olan ehdlerinizde) mohkem durun ki, heqiqeten, Allah pehrizkarlari sevir.
8. (Beli, onlarin ehdlerine) nece (etimad beslene biler)? Halbuki, eger size qalib gelseler, sizin haqqinizda ne bir qohumlugu nezere alarlar, ne de bir ehdnameye riayet ederler. Sizi oz sozleri ile razi salirlar, halbuki, urekleri imtina edir. Onlarin choxu (Allaha ve vicdanlarina qarshi) itaetsizdirler.
9. Onlar Allahin ayelerini vermek muqabilinde az bir qazanc elde etdiler (Peygemberi ve onun kitabini inkar etmekle meqam ve dunya elde etdiler), belelikle (insanlari) Onun yolundan saxladilar. Dogrudan da onlarin emelleri pisdir.
10. Hech bir momin baresinde qohumluq haqqina ve ehd-peymana riayet etmirler. Onlar hemin heddi ashanlardir.
11. Belelikle, eger tovbe etseler, namaz qilsalar ve zekat verseler, onlar sizin din qardashlariniz olacaqlar. Biz oz aye ve nishanelerimizi bilen deste uchun etrafli suretde izah edirik.
12. eger yerine yetireceklerini ohdelerine goturdukden sonra ehdlerini pozsalar ve sizin dininize tene vurub irad tutsalar, onda belke el chekeler deye (bu) kufr bashchilari ile vurushun ki, onlarin hech bir ohdechilikleri yoxdur.
13. Yoxsa siz oz andlarini pozmush, Allahin Peygemberini (Mekkeden) chixarmaq qerarina gelmish ve sizinle (muharibeye) ilk defe bashlayan da onlar olan bir deste ile vurushmayacaqsiniz? Yoxsa onlardan qorxursunuz? eger imaniniz varsa, Allah qorxulmaga daha layiqdir.
14. Onlarla vurushun ki, Allah onlara sizin elinizle ezab versin, onlari xar etsin, sizi onlara qalib etsin ve mominlerden (mushriklerden yarali) olan destenin ureklerine shefa versin.
15. Hemchinin onlarin qelblerinin qezebini aradan aparsin. Allah nezerini istediyi shexse yonelderek tovbesini qebul eder. Allah bilen ve hikmetlidir.
16. Yoxsa Allahin sizlerden cihad edenleri ve Allahdan, Onun Peygemberinden ve mominlerden bashqasini ozlerine sirdash etmeyenleri hele aydinlashdirib uze chixarmadigi halda (onlar haqqinda olan ezeli elmi gerchekleshmemish oz bashiniza) buraxilacaginizi zenn edirsiniz? Allah emellerinizden xeberdardir.
17. Mushriklere oz kufrlerine shahid olduqlari halda (kufrle shirk tovhidle bagli emellere zidd oldugu uchun) Allahin mescidlerini abadlashdirmaq (tikmekden tutmush diger bezek ishlerine kimi) yarashmaz, haqlari yoxdur, sheriet ve agil baximindan da duzgun deyildir. Onlarin butun (xeyir) emelleri hedere gedib puch olmushdur ve onlar odda ebedi qalacaqlar.
18. Heqiqeten Allahin mescidlerini yalniz Allaha ve axiret gunune iman getiren, namaz qilan, zekat veren ve (dini vezifelerin yerine yetirilmesinde) Allahdan bashqa hech kesden qorxmayan shexsler (maddi ve menevi cehetden) abad ederler. Buna gore de onlarin hidayet olunmushlardan olmalarina umid vardir.
19. Yoxsa siz hacilara su vermeyi ve Mescidul-Herami abadlashdirmagi Allaha ve axiret gunune iman getiren ve Allah yolunda cihad eden shexs(in iman ve emeli) ile bir tutursunuz? Allah yaninda (bu ikisi esla) bir deyildir. Allah zalim desteni hidayet etmez.
20. Iman getiren, hicret eden ve Allah yolunda mallari ve canlari ile cihad edenlerin Allah yaninda meqam ve dereceleri chox boyukdur ve onlar hemin nicat tapanlardir.
21. Rebbi onlari oz terefinden bir rehmet ve raziliqla ve icherisinde onlar uchun surekli ve daimi nemet olan Cennetlerle mujdeleyir.
22. Onlar orada hemishelik olaraq, ebedi qalacaqlar. Heqiqeten Allah yaninda boyuk bir mukafat vardir.
23. Ey iman getirenler, eger atalariniz ve qardashlariniz kufru imandan ustun tutsalar, onlari ozunuze dost ve komekchi goturmeyin. Sizden kim onlari dost ve komekchi goturse, (dostlugu oz lazimi yerinde serf etmedikleri uchun) onlar hemin zalimlardir.
24. De: ''eger atalariniz, ogullariniz, qardashlariniz, arvadlariniz, (insan cemiyyetinin esasini teshkil eden) qohumlariniz, topladiginiz mallar, kasadlashmasindan qorxdugunuz ticaret ve (cemiyyetin maddi cehetden mohkemlenmesinin esasini teshkil eden) razi oldugunuz yashayish yerleri sizin uchun Allahdan, Onun Peygemberinden ve Onun yolunda cihad etmekden daha sevimlidirse, onda Allahin oz emrini (size ezab etmek emrini) vermesini gozleyin. Allah itaetsizlerin destesini hidayet etmez''.
25. Heqiqeten, Allah size bir chox yerlerde, hemchinin Huneyn gunu - sayinizin choxlugunun sizi megrur etdiyi, amma sizden (hadise ve ezabdan) hech bir sheyi def etmediyi ve yer uzu butun genishliyi ile size dar oldugu, sonra ise dushmene arxa chevirerek qachmaga uz qoydugunuz zaman komek etdi.
26. Sonra Allah oz Peygemberine ve mominlere oz xatircemliyini (mexsus vaxtlarda oz dostlarinin qelbine nazil etdiyi qelb rahatligini) nazil etdi, sizin gormediyiniz qoshunlari gonderdi ve kufr edenlere ezab verdi. Budur kafirlerin cezasi!
27. Sonra onun (hemin hadisenin) ardinca Allah nezerini (kafirlerin doyushe gelenlerinden ve muselmanlarin donub qachanlarindan) istediyine yonelder ve tovbesini qebul eder. Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
28. Ey iman getirenler, dogrudan da mushrikler murdardirlar. Odur ki, bu ilden (Hicretin doqquzuncu ili, Tovbe suresinin nazil oldugu ilden) sonra Mescidul-Herama yaxinlashmamalidirlar. eger (onlarla elaqenin kesildiyine gore duchar olacaginiz) yoxsulluq ve kasibliqdan qorxsaniz, eger Allah istese, tezlikle sizi oz lutf ve merhemeti ile ehtiyacsiz eder. Heqiqeten Allah bilen ve hikmetlidir.
29. (Yehudiler ve xristianlar kimi semavi) kitab verilmish keslerin Allaha ve axiret gunune iman getirmeyen (chunki, onlarin etiqad besledikleri Allah ve mead, heqiqi Allah ve mead deyildir), Allahin ve Onun Peygemberinin (Muhemmedin - sellallahu eleyhi ve alihi ve sellem - Qur`anda, Musa ve Isanin da ''ehdi-etiq'' ve ''ehdi-cedid''de sherab, donuz eti, rushvet ve selem kimi) haram buyurdugunu haram hesab etmeyen ve haqq dine (Islama) tabe olmayanlari ile onlar tam teslim ve zilletle oz elleri ile (Islam hokumetinin hakimiyyeti altinda) cizye odeyinceye qeder vurushun.
30. Yehudiler dediler: ''(Yehudi milletine zilletden sonra heyat bexsh etmish ve Tovrati yaymish) uzeyir Allahin ogludur''. Ve xachperestler dediler: ''Mesih Allahin ogludur''. Bu onlarin dilleri ile dedikleri (heqiqeti ve delili olmayan) bir sozdur. Onlardan qabaq kafir olmush keslerin (Allah uchun ata, ogul, ana ve arvad ferz eden qedim butperestlerin) sozlerine oxshayir. Allah oldursun onlari! Nece ve hara donderilirler?
31. Onlar oz alimlerini, rahiblerini ve Meryem oglu Mesihi (emrlerine qeydsiz-shertsiz itaet etmek baximindan) Allahin yerine tanrilar goturduler, halbuki onlara yalniz Ondan bashqa bir mebud olmayan tek Allaha ibadet etmeleri emr olunmushdu. O, qoshulan sheriklerden pak (ve uzaq)dir.
32. Onlar sozleri ile Allahin nurunu (Onun dinini ve kitabini) sondurmek isteyirler, halbuki Allah kafirlere xosh gelmese bele, yalniz oz nurunu (hetta zamanin kechmesi, agillarin kamilleshmesi ve butun alemin islahedicisinin gelmesi ile olsa da) kamilleshdirmek isteyir.
33. oz Peygemberini mushriklere xosh gelmese bele, hidayet (vasiteleri) ve haqq din ile butun dinlere qalib etmek uchun gonderen Odur.
34. Ey iman getirenler, shubhesiz, kitab ehlinin alimlerinden ve rahiblerinden bir choxu camaatin mallarini haqsiz yere (Tovrat ve Incili tehrif etmek ve rushvet almaq bahasina) yeyirler ve (camaati) Allahin yolundan saxlayirlar. (Kafirlerden, yaxud muselmanlardan) qizil ve gumush yigib onu Allah yolunda xerclemeyen (onda olan vacib haqqi ayirmayan ve qalanini ummetin iqtisadiyyatinin guclenmesine serf etmeyen) keslerin hamisini agrili bir ezabla mujdele.
35. O gun ki, onlar (hemin qizil-gumush) Cehennem odunda qizardilacaq ve onlarla hemin shexslerin alinlarina, boyurlerine ve kureklerine dag basilacaq (onlara): ''Bu, ozunuz uchun yigdiginiz hemin xezinelerdir, odur ki, dadin yigdiqlarinizin cezasini!'' (deyilecekdir).
36. Heqiqeten Allah yaninda (Onun ezeli elmi ve Lovhi-Mehfuzunda, qemeri) aylarin sayi on iki aydir ki, (onlar) Allahin kitabinda (yaradilish kitabi olan varliq aleminde) goyleri ve yeri yaratdigi gunden sabit ve gerchekdir (ve yer kuresi ile ayin gunesh sisteminde siralanmasinin neceliyinden yaranir). Onlardan dordu (Receb, Zilqede, Zilhicce ve Meherrem aylari) haram (mohterem) aylardir (ve onlarda doyush haramdir). Bu, mohkem ve ebedi bir dindir (dinin hokmudur). Odur ki, bu aylarda (onlara hormetsizlik etmek ve onlarda bir-birinizle doyushmekle) ozunuze zulm etmeyin. Ve (doyush zamani) mushrikler sizin haminizla vurushduqlari kimi siz de onlarin hamisi ile vurushun ve bilin ki, Allah perhizkarlarladir.
37. Heqiqeten (haram aylari) texire salmaq (ve onlarin yerlerini deyishdirmek) kufru artirmaqdir (etiqadi baximdan kufr olmaqdan elave, emelde bidetdir) ki, kafirler onun vasitesile azdirilirlar. Onu bir il halal ve bir il haram sayirlar (meselen, bir she`ban ayini Receb ayinin yerine haram ve Receb ayini ise halal edirler) ki, sizinle ve Allahin haram etdiyi ile uygunlashsinlar (ve bir ilde dord haram ay olsun), amma (neticede) Allahin haram etdiyini halal edirler. emellerinin chirkinliyi onlar uchun zinetlenmishdir. Allah kafirlerin destesini hidayet etmez.
38. (Bu ayeden bashlayaraq, daha on bir aye Tebuk muharibesine ve rumlularla doyushe aiddir.) Ey iman getirenler, size ne olub ki, ''Allah yolunda (doyush meydanina teref) hereket edin'' deyildikde, agirlasharaq yere yapishirsiniz? Yoxsa, axiretin yerine dunya heyatina razi olmusunuz? Bele ise, (bilin ki,) dunyanin xeyir ve menfeetleri axiret muqabilinde yalniz cuzi bir sheydir.
39. eger (cihad meydanina teref) hereket etmeseniz, Allah size agrili bir ezab verecek ve sizin yerinize bashqa bir desteni getirecek. Siz Ona hech bir zerer vura bilmezsiniz. Allah her sheye qadirdir.
40. eger ona (Peygembere) komek etmeseniz, shubhesiz, kafirler onu iki neferden (Peygemberle ebu Bekrden) biri olaraq Mekkeden chixardiqlari zaman, her ikisi o magarada (Mekke yaxinligindaki ''Saur'' magarasinda) olduqlari vaxt ve o, yanindakina ''qem yeme, Allah mutleq bizimledir'' dediyi zaman Allah ona komek etdi(yi kimi yene de komek edecekdir). Belelikle, Allah ona (Peygembere) oz rahatliq ve xatircemliyini nazil etdi, (Islam muharibelerinde) onu sizin gormediyiniz qoshunlarla quvvetlendirdi ve kafirlerin sozunu alchaltdi. Uca ve ustun, Allahin kelmesidir (Onun peygemberlere komek ve dininin diger dinlere qalib gelmesi baresindeki ezeli vedidir)! Allah yenilmez qudretli ve hikmet sahibidir.
41. Yungul ve agir (suvari ve piyada, yaxud cavan ve qoca cihad meydanina teref) hereket edin ve oz mallariniz ve canlarinizla Allah yolunda cihad edin. eger bilseniz, bu, sizin uchun daha xeyirlidir.
42. eger el chatan mallar ve qisa ve asan sefer olsaydi, onlar sene mutleq tabe olardilar. Lakin bu mesheqqetli yol (Tebuk muharibesinin doyush meydaninda hazir olmaq) onlara uzaq gorundu. Tezlikle Allaha and ichecekler ki: ''eger qudret ve bacarigimiz olsaydi, sizinle chixardiq''. Onlar ozlerini (kufr ve yalanlari ile) helak edirler ve Allah onlarin yalanchi olduqlarini bilir.
43. Allah seni bagishlasin! Ne uchun dogruchular(in hali) sene aydinlashmamish ve yalanchilari tanimadan onlara (doyushe getmemek uchun) izn verdin?
44. Allaha ve axiret gunune iman getirenler mallari ve canlari ile cihad etmekden qalmaq uchun senden izn istemirler (chunki tekid olunmush bir vacib olan hemin cihadin yerine yetirilmesi uchun izn istemek lazim deyil ve elece de onun haram sayilan terki uchun icaze almaq caiz deyil). Allah perhizkarlari taniyandir.
45. (Cihaddan yayinmaq uchun) senden yalniz Allaha ve axiret gunune imanlari olmayan ve qelbleri shekk ve tereddude dushen kesler izn isteyerler. Onlar hemishe oz shekk ve tereddudlerinde sergerdandirlar.
46. eger onlarin (cihad uchun) chixmaq niyyetleri olsaydi, ona mutleq bir vasite ve xerc hazirlayardilar. Lakin Allah onlarin (yola dushub) hereket etmelerini xoshlamirdi. Buna gore de (komeyini esirgemekle) onlari saxladi ve (sanki onlara) ''oturanlarla (qadinlar, ushaqlar ve acizler kimi) oturun'' deyildi.
47. eger sizin aranizda (doyushe) chixsaydilar, sizin uchun fesaddan bashqa bir shey artirmazdilar ve shubhesiz, size fitne yaratmaq uchun sizin aranizda pozuculuq etmeye teleserdiler. Sizin aranizda cesuslar ve onlarin sozlerine chox qulaq asan imani zeifler vardir. Allah zalimlari taniyir.
48. Heqiqeten onlar bundan evvel (uhud muharibesinde) de fitne yaratmaq istediler ve ishleri sene alt-ust etdiler (Islam ordusunu parchaladilar, camaati doyushden soyutdular ve sonda uhud faciesi bash verdi). Nehayet haqq gelib chatdi ve onlar istemedikleri halda Allahin emri ashkar oldu (siz qalib geldiniz).
49. Onlardan bezisi ''mene (bu doyushu terk etmeye) izn ver ve meni fitneye (senin emrine qarshi chixmaq gunahina) salma!'' deyir. Bil ki, onlar fitneye (kufr ve nifaq fitnesine) dushubler. shubhesiz, Cehennem kafirleri ehate etmishdir (dunyada Cehennem oduna girmeyin sebebi olan kufr ve itaetsizlikle ehate olunmaq formasinda, axiretde ise netice olan od ile.)
50. eger sene bir yaxshiliq (qelebe ve qenimet) yetishse, bu onlari narahat eder ve eger bir musibet (meglubiyyet yaxud bir ziyan) yetishse, ''biz ishimizi(n ehtiyatini) qabaqcadan goturmushuk'' deyer ve shad halda (oz yerlerine) qayidarlar.
51. De: ''Bize Allahin (Lovhi-Mehfuzda) bizim uchun yazdigindan ve qerara aldigindan (zefer, meglubiyyet ve saireden) bashqa esla bir shey yetishmeyecekdir. O bizim bashchi ve yardimchimizdir ve butun mominler Allaha tevekkul etmelidirler.''
52. De: ''Yoxsa bizim uchun iki gozel xisletden (doyushde qelebe chalmaq, yaxud haqq yolunda shehid olmaqdan) bashqa bir shey gozleyirsiniz? Biz de sizin barenizde Allahin size oz terefinden, ya bizim elimizle ezab yetirmesini (kufr halinda helak olmaq, yaxud kufr halinda oldurulmeyi) gozleyirik. Buna gore de gozleyin ki, biz de sizinle gozleyenlerdenik''.
53. De: ''(Istediyiniz kimi-) ister regbetle, isterse de ikrahla xercleyin, sizden esla qebul olunmayacaqdir. chunki siz itaetsiz bir destesiniz''.
54. Onlarin sedeqelerinin qebul olunmasina Allaha ve Onun Peygemberine kafir olmalarindan bashqa bir shey mane olmadi. Onlar namazi yalniz tenbelcesine qilarlar ve yalniz naraziliqla sedeqe vererler.
55. Odur ki, onlarin mallari ve ovladlari(nin choxlugu) seni teeccublendirmesin! Heqiqeten Allah onlarin (mal ve ovladlarinin elde edilmesi ve qorunmasi) vasitesile dunya heyatinda onlara ezab vermek ve canlarinin kafir olduqlari halda chixmasini isteyir.
56. Onlar heqiqeten de sizden olmalari baresinde Allaha and ichirler. Halbuki, onlar sizden deyildirler, eksine (nifaqlarinin fash olmasindan) qorxan bir destedirler.
57. eger bir siginacaq, ya magaralar, ya da zirzemiler tapsaydilar, shubhesiz telesik ora uz tutardilar (ki, muselmanlardan uzaq olsunlar).
58. Onlarin bezisi sedeqeler(in bolunmesi) baresinde sene irad tuturlar. eger ondan onlara verilse razi qalar ve eger verilmese (hetta haqlari olmasa bele), qefilden qezeblenerler.
59. eger onlar Allahin ve Onun Peygemberinin (sedeqelerden) onlara verdikleri ile razilashib ''bize Allah kifayetdir, tezlikle Allah ve Onun Peygemberi bize oz lutfunden eta edecek, heqiqeten biz Allaha teref meylliyik'' deseydiler (onlar uchun daha yaxshi olardi).
60. Heqiqeten sedeqeler (mallarin ve canlarin zekati, sekkiz yere serf olunmalidir, yeni) yoxsullarin, miskinlerin (daha yoxsul olanlarin), onun (toplanmasi, qorunmasi ve paylanilmasi) icrachilarinin, (kafirlerden, yaxud eqideleri zeif olan muselmanlardan bezilerini dine celb etmek, ya onlardan doyushde istifade etmek uchun) ureklerinin ele alinmasi lazim olan keslerin, qullarin (azad olunmasinin), borclularin (borclarinin odenilmesinin), Allah yolundaki xerclerin (xeyiri umumi olan her hansi bir xeyir ishin, xususile cihadin) ve yolda (Islam ve muselmanlarin din ve dunyalari uchun lazim olan her hansi bir hedef yolunda) qalanlarindir. (Bu hokm,) Allah terefinden qeti bir vacibdir. Allah bilen ve hikmetlidir.
61. Onlarin bezileri Peygemberi incidir ve ''o (bashdan-basha) qulaqdir (her bir kesin sozunu qebul edir)!'' deyirler. De: ''O, sizin uchun yaxshi bir qulaqdir, (butun danishiqlarinda) Allahi tesdiqleyir, mominlere etimad gosterir ve sizden iman getirenler uchun bir rehmetdir''. Allahin Peygemberini inciden kesler uchun agrili bir ezab olacaqdir.
62. Onlar sizi razi salmaq uchun size (oz xoshagelmez ishleri barede) Allaha and ichirler, halbuki eger momin olsaydilar Allahi ve Onun Peygemberini razi salmalari daha yaxshi olardi.
63. Meger Allahla ve Onun Peygemberi ile muxalifet ve dushmenchilik eden shexs uchun dogrudan da ebedi qalacagi Cehennem odu olmasini bilmeyibler? Budur hemin boyuk rusvaychiliq!
64. Munafiqler (istehza meqsedi ile) ozlerini onlarin baresinde qelblerinde olani (kufru ve Islam hokumetini devirmek niyyetlerini) onlarin ozlerine ve camaata xeber veren bir sure nazil olmasindan qorxan kimi gosterirler. De: ''(Bu reftarinizla Islama) istehza edin, shubhesiz, Allah qorxdugunuz sheyi ashkar edecekdir''.
65. eger onlardan (ne uchun Islam eleyhine danishir ve fealiyyet gosterirdiniz?) sorushsan, ''biz yalniz zarafat edir ve oynayirdiq'' deyecekler. De: ''Allaha, Onun ayelerine ve Peygemberine istehza edirdiniz?''
66. Daha uzr ve behane getirmeyin, dogrudan da siz imaninizdan sonra kafir oldunuz (zahiri imandan sonra kufrunuz ashkar oldu)! eger sizden bir desteni (tovbelerine gore) bagishlasaq da, diger bir desteye ezab vereceyik. chunki onlar gunahkar olublar.
67. Munafiq kishilerle munafiq qadinlarin bezileri bezilerindendirler (etiqad ve emelde bir-birleri ile baglidirlar). Pis ishler gormeyi emr ederler, yaxshi ishleri qadagan ederler ve oz ellerini (mallarini haqq yolunda xeclemeye) baglayarlar. Onlar Allahi unutdular, Allah da onlari unutdu (butun delil-subutlari gonderdikden sonra onlari oz bashlarina buraxdi). shubhesiz munafiqler hemin itaetsizlerdir.
68. Allah munafiq kishilere ve qadinlara ve kafirlere ebedi qalacaqlari Cehennem odu ved etmishdir. Onlara bu besdir. Ve onlara Allah lenet etmishdir. Onlar uchun daimi bir ezab vardir.
69. (Siz kafir ve munafiqler) sizden qabaq olmush ve qudretleri sizden daha artiq ve mallari, ovladlari sizden daha chox olmush kesler kimisiniz. Belelikle onlar oz (dunya) paylarindan behrelendiler. Sizden qabaqkilar oz paylarindan behrelendikleri kimi siz de oz payinizdan behrelendiniz ve onlar (gunah ve nefsi isteklere) batdiqlari kimi siz de batdiniz. Onlarin (xeyir) emelleri dunyada ve axiretde batil ve puch oldu (dunyada yaxshi addan, muselmanlarin duasindan ve qeyb komeklerinden, axiretde ise gozel mukafatlardan mehrum oldular). Onlardir ziyana ugrayanlar!
70. Meger onlardan qabaqkilarin Nuhun (suda batmish) qovmu(nun), Adin (Hudun kulek esmesi ile helak olmush qovmunun), Semudun (Salehin goyden gelen bir bagirti ile mehv olmush qovmunun), Ibrahimin (agcaqanad ve diger ezablarin gonderilmesi ile mehv olmush) qovmunun, Medyen eshabinin (shueybin od yagdiran buludla helak olmush qovmunun) ve alt-ust edilmish melum sheherlerin (Lut qovmunun uch sheherinin) xeberi onlara chatmayib? Peygemberleri onlara achiq-ashkar deliller getirdiler. Belelikle, Allah onlara zulm etmek istemirdi, lakin (ozlerine) zulm eden onlar ozleri idiler.
71. Momin kishiler ve momine qadinlar bir-birlerinin dost, yardimchi ve bashchilaridirlar. (Bir-birlerine agil ve sheriet baximindan) yaxshi (hesab edilen) ish gormeyi emr edir ve (agil ve sheriet baximindan) pis (sayilan) ishden chekindirirler, namaz qilir, zekat verir ve Allah ve Onun Peygemberine itaet edirler. Allahin tezlikle oz rehmetine shamil edeceyi kesler onlardir. Heqiqeten Allah yenilmez qudret sahibi ve (yaradilish, qanunvericilik ve cezalandirmaqda) hikmetlidir.
72. Allah momin kishilere ve momine qadinlara (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan, ebedi qalacaqlari Cennetler ved etmishdir. Hemchinin ebedi Cennetlerde pak meskenler! Allah terefinden olan raziliq (ise butun nemetlerden) boyukdur. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
73. Ey peygember, kafirlerle (vurushmaqla) ve munafiqlerle (delil-subut getirmek ve onlarla unsiyyetden uzaqlashmaqla) cihad et ve onlarla sert davran. Onlarin qalacaqlari yer Cehennemdir ve ora pis donush yeridir.
74. Munafiqler Allaha and ichirler ki, (Peygemberin arxasinca pis soz) demeyibler. Halbuki shubhesiz, kufr sozu deyibler ve Islami qebul etdikden sonra (donub) kafir olublar (Islami izhar etdikden sonra kufru izhar edibler). Ve onlar nail ola bilmedikleri tehlukeli bir qerar (Peygembere sui-qesd, ya onu Medineden chixarmaq qerarini) qebul etdiler. Onlar (Allaha ve Peygembere) yalniz Allah ve Onun Peygemberinin onlari oz lutf ve keremleri ile ehtiyacsiz etmelerini irad tutdular ve qezeblendiler (belelikle, nemete shukr etmek evezine intiqam almaq istediler). Odur ki, eger tovbe etseler, onlar uchun daha yaxshidir ve eger uz donderseler, Allah onlara dunya ve axiretde agrili bir ezab verecek ve yer uzunde onlarin bir bashchi ve komekchileri olmayacaqdir.
75. Onlardan Allahla ''eger O oz lutfunden bize eta etse, mutleq sedeqe verecek (her bir haqq sahibinin haqqini odeyecek) ve mutleq salehlerden olacagiq'' deye ehd baglamish kesler vardir.
76. Belelikle, ele ki, (Allah) oz lutfunden onlara eta etdi, ona xesislik etdiler ve (qelben) donuk olaraq uz chevirdiler.
77. Odur ki, Allaha verdikleri vede xilaf chixdiqlarina ve daim yalan danishdiqlarina gore, Allah Onunla gorushecekleri gune (Qiyamet gunune) kimi onlarin qelblerine bir nifaq saldi.
78. Meger Allahin onlarin sirlerini ve pichiltilarini bilmesini, elece de Allahin butun qeybleri ve gizlinleri tam bilen olmasini bilmirdiler?
79. Regbetle sedeqe veren ve musteheb sedeqeler odeyen mominlere ve (Allah yolunda xerclemek uchun) yalniz imkanlari miqdarinda tapanlara sedeqeleri barede irad tutanlari (varli ve yoxsul mominlere sedeqe vermelerine gore tene vuranlari) ve onlara mesxere edenleri Allah mesxere edir ve onlar uchun agrili bir ezab olacaqdir.
80. Onlar uchun bagishlanma dile, ya bagishlanma dileme (birdir), eger onlar uchun yetmish defe bagishlanma dilesen de, Allah onlari esla bagishlamayacaqdir. chunki onlar Allaha ve Onun Peygemberine kafir oldular. Allah fasiq desteni hidayet etmez.
81. (Tebuk doyushune aparilmayib) yerde qoyulanlar Allahin Peygemberinin (hereket etmesinin) eksine olaraq evde oturmalarina sevindiler. Onlar Allah yolunda mallari ve canlari ile cihad etmeyi xoshlamadilar ve (camaata) ''istide (doyushe) getmeyin!'' dediler. De: - eger derinden dushunurlerse - ''Cehennem odu daha istidir''.
82. Buna gore de gerek (kufr ve itaetsizlikden) elde etdiklerinin cezasi olaraq (heyatlari boyu) az gulsunler ve chox aglasinlar. [Ve ya: Buna gore de gerek (kufr ve itaetsizlikle) elde etdiklerinin cezasi olaraq (heyatlari boyu) dunyada azaciq gulsunler ve axiretde chox aglasinlar.]
83. Odur ki, eger Allah seni (bu Tebuk muharibesinden) (Medineye) onlardan (doyushden qalmish) bir destesinin yanina qaytarsa ve onlar senden (bashqa bir doyushe) chixmaq uchun icaze isteseler, de: ''esla menimle chixmayacaqsiniz ve esla menimle birge dushmenle vurushmayacaqsiniz, chunki siz evvelce doyushden qalmaga razi oldunuz, indi de qalanlarla (qadinlar, ushaqlar ve xestelerle) birge (evde) oturun''.
84. Ve onlardan olen hech bir shexs uchun esla namaz qilma ve (baresinde dua etmek ve bagishlanma dilemek uchun) qebrinin ustunde durma. chunki onlar Allaha ve Onun Peygemberine kufr etdiler ve itaetsiz halda olduler.
85. Onlarin mallari ve ovladlari(nin choxlugu) seni teeccublendirmesin! (chunki bu, onlara yaxshiliq etmek ve ya onlarin yaxshi ishlerinin mukafati deyildir.) eslinde Allah onlara dunya heyatinda o sheyler(i ele getirmek ve qorumaq) vasitesile ezab vermek ve canlarinin kafir olduqlari halda chixmasini isteyir.
86. ''Allaha iman getirin ve Onun Peygemberi ile birge cihad edin'' deye bir sure nazil olan zaman, onlarin (munafiqlerin) qudret ve servet sahibleri senden izn isteyer ve ''qoy biz evde oturanlarla birge olaq'' deyerler.
87. Onlar yerde qalanlarla (qadinlar, ushaqlar ve xestelerle) birge olmaga razi oldular ve qelblerine (bedbextlik) mohur(u) vurulmushdur. Buna gore de daha (seadet yolunu) derk etmezler.
88. Lakin Allahin Peygemberi ve onunla birge iman getirenler mallari ve canlari ile cihad etdiler. Onlardir (iki alemin) yaxshiliqlarin(in) sahibleri ve onlardir nicat tapanlar!
89. Allah onlar uchun (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetler hazirlamishdir. Orada ebedi qalarlar. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
90. Bedevi ereblerin uzurluleri (qeyret uzunden senin yanina) geldiler ki, onlara (cihada getmek uchun) icaze verilsin. Hemchinin sebebsiz uzr isteyenler geldiler ki, (cihadi terk etmek uchun) icaze alsinlar. Allaha ve Onun Peygemberine yalan soylemish kesler evde oturdular (ve cihaddan qalmaq uchun izn bele istemediler)! Tezlikle onlardan kafir olmush keslere agrili bir ezab yetishecekdir.
91. (Qadin ve ushaqlar kimi) zeiflere, xestelere ve xerclemeye (yolxerci etmeye) bir shey tapa bilmeyen keslere Allah ve Onun Peygemberi uchun (soz ve emelde) xeyirxahliq edecekleri teqdirde (cihadi terk etmelerine gore) bir gunah yoxdur (onlarin boynuna vezife dushmur ve buna gore de onlara tezyiq gosterilmemelidir). Yaxshi emel sahiblerine qarshi (onlari mezemmet etmek ve cezalandirmaq uchun) hech bir yol yoxdur. Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
92. Onlari (bir miniye) mindirmeyin uchun senin yanina geldikleri zaman, sen ''sizi mindirmek uchun bir miniyim yoxdur'' deyende (cihad yolunda) xerclemeye bir shey tapmadiqlari uchun qem-qusseden gozlerinden yash axa-axa donub qayidan keslere de (bir gunah yoxdur).
93. (Mezemmet) yol(u) yalniz o keslere (achiqdir) ki, ehtiyacsiz olmalarina baxmayaraq, yene de (cihada getmemek uchun) senden izn isteyirler. Onlar (qadinlar, ushaqlar ve elillerden ibaret) yerde qalanlarla birge qalmaga razi oldular. Allah onlarin qelblerine (bedbextlik) mohur(u) vurub, buna gore de hech bilmirler.
94. Siz (Tebuk doyushunden) onlarin yanina qayidanda onlar (doyushe getmediklerine gore) size behane getirerler. De: ''Hech bir behane getirmeyin ki, size esla inanmayacagiq. Heqiqeten Allah bizi sizin xeberlerinizden agah etmishdir. Sizin emellerinizi (gelecekde tovbe edeceyinizi, yoxsa oz kufrunuzde qalacaginizi) tezlikle Allah ve Onun Peygemberi gorecekler. Sonra gizlini ve ashkari bilene teref qaytarilacaqsiniz. Belelikle O sizi etdiklerinizden xeberdar edecekdir.
95. Onlarin yanina qayidanda tezlikle sizin uchun Allaha and ichecekler ki, onlar(i mezemmet etmek ve danlamaq)dan dashinasiniz. Buna gore de onlardan uz donderin. chunki onlar murdardirlar (mezemmet ve danlaq onlara tesir etmir) ve onlarin yerleri elde etdiklerinin cezasi olaraq Cehennemdir.
96. Onlardan razi olasiniz deye sizin uchun and ichirler. Buna gore de eger onlardan siz razi olsaniz da, heqiqeten Allah itaetsiz insanlardan razi olmayacaqdir.
97. (Cemiyyetden ve medeniyyetden uzaq olduqlari uchun) bedevi ereblerin kufr ve nifaqlari daha shiddetlidir ve onlar Allahin oz Peygemberine nazil etdiyinin hududlarini bilmemeye daha layiqdirler. Allah bilen ve hikmetlidir.
98. Bedevi ereblerden (xeyir yolda) xerclediyini ziyan ve zerer hesab edenler ve sizin barenizde (Islam dovletinin suqutu kimi) pis hadiseler gozleyenler vardir. Pis hadiseler onlarin ozleri uchun olsun! Allah eshiden ve bilendir.
99. Hemchinin bedevi ereblerden Allaha ve axiret gunune imani olanlar ve xerclediklerini Allaha yaxinlashmaq amili ve Onun Peygemberinin dualari(nin onlara shamil edilmesi vasitesi) hesab edenler vardir. [Yaxud: Onlar xerclediklerini ve Peygemberin (onlarin haqqinda etdiyi) dualarini Allaha yaxinlashmaq amili hesab edirler.] Bilin ki, o (xercledikleri sheyler ve Peygemberin dualari) onlarin (Allaha) yaxinlashma amilidir. Allah tezlikle onlari oz merhemetine (merhemetinin penahina) daxil edecekdir. Heqiqeten Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
100. Allah muhacirlerin ve ensarin (Peygemberin-sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem-Medineye hicretinden qabaq iman getirenlerin) ilk qabaqcillarindan ve yaxshiliqla onlara tabe olanlardan razidir ve onlar da Allahdan razidirlar. Ve onlar uchun (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetler hazirlamishdir ve onlar orada ebedi qalacaqlar. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
101. Sizin etrafinizdaki (sheherinizin etrafinda olan) bedevi ereblerden bir deste munafiqdirler. Medine ehlinden de nifaqa adet etmish kesler vardir. Sen onlari tanimirsan, Biz onlari taniyiriq. Tezlikle onlara iki defe ezab vereceyik (dunya ezabi, olum ve Berzex ezabi), sonra ise (Qiyametde) daha boyuk ezaba teref donderilecekler.
102. (Onlardan) diger bir deste oz gunahlarini etiraf edib, yaxshi bir ishi bashqa bir pis ishle qarishdirmishlar. Ola bilsin ki, Allah onlara nezer yetirsin. Heqiqeten Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
103. (Ey ummetin ishlerinin sahibi,) onlarin mallarindan zekat al ki, bununla onlari(n can ve mallarini) temizleyir ve paklashdirir (ve artirir)san. Ve onlara dua et ve salam gonder ki, heqiqeten, senin duan ve salamin onlar uchun rahatliq ve xatircemlik amilidir. Allah eshiden ve bilendir.
104. Meger onlar bilmirlermi ki, bendelerinden tovbeni Allah qebul edir, sedeqeleri (zahirde Peygemberin, yaxud haqq sahibinin almasina baxmayaraq) eslinde Onun ozu goturur ve Allah tovbeleri chox qebul eden ve mehribandir?!
105. Ve de: ''Istediyinizi edin ki, tezlikle emelinizi Allah, Onun Peygemberi ve mominler (emellerinizin dunyadaki shahidleri) gorecekler ve tezlikle gizlini ve ashkari bilene teref qaytarilacaqsiniz. Belelikle, O sizi (dunyada) etdiklerinizden xeberdar edecekdir''.
106. Ve diger bir deste (kufr ehli)nin (zeif hala salinmishlaridir ki,) ishleri Allahin emrine qalmishdir - onlara ya ezab verecek (eger kufrlerinde israrli olsalar), ya da (eger imana yonelseler) nezer yetirecekdir. Allah bilen ve hikmet sahibidir.
107. Ve (hemchinin munafiqlerden muselmanlara) zerer, kufr(u guclendirmek), mominlerin arasinda tefriqe salmaq ve qabaqcadan Allah ve Onun Peygemberi ile muharibeye qalxmish shexsi(n gelmesini) gozlemek uchun bir mescid sechen kesler vardir. (Medine kafirlerinin xachperest rahibi uchun tikdikleri ''Zirar'' mescidi nezerde tutulur.) Ve onlar mutleq and ichecekler ki: ''bizim xeyir ishden bashqa niyyetimiz olmayib''. Allah ise onlarin mutleq yalanchi olmalarina shehadet verir.
108. Orada (hemin mescidde) esla (namaza) durma. shubhesiz, (bunovresi) ilk gunden teqva uzerinde qurulmush mescid (Quba mescidi, Medine mescidi ve digerleri) senin onda namaza durmagina daha layiqdir. Orada paklanmagi seven kishiler vardir. Allah paklari sevir.
109. Bele ise oz (dininin) temelini ilahi teqva ve Onun raziligi esasinda quran shexs yaxshidir, yoxsa oz temelini sust ve uchmaq erefesinde olan bir uchurumun kenarinda qurmush ve o binanin Cehennem oduna yuvarlandiracagi shexs?! (Mominin emelleri iman ve niyyet safligi esasindadir. Kafirin emelleri ise eqidesinde shekk ve guman esasindadir ve onun sonu Cehennemdir.) Ve Allah zalimlarin destesini (butun delil-subutlar teqdim edildikden sonra) duz yola yoneltmez.
110. (Kufr ve nifaq uzunden) tikdikleri o bina (hetta dagilsa bele) hemishe - (onlar olmeyince ve) urekleri parcha-parcha olmayinca onlarin qelblerinde bir shekk ve tereddud ve nifaqin artmasi amilidir. Allah bilen ve hikmet sahibidir.
111. Heqiqeten Allah mominlerin canlarini ve mallarini onlardan Cennetin onlarin olmasi bahasina alib. (Bu malin verilmek terzi beledir ki, onlar) Allah yolunda vurushurlar, belelikle, oldururler ve oldurulurler (ve oz mallarindan Allah yolunda xercleyirler). (Bu alver) Onun ohdesinde olan - (Onun ezeli elminden bashqa, hem de Lovhi-Mehfuzda qeyd olunmush ve alver senedi kimi) Tovrat, Incil ve Qur`anda (yazilmish) haqq bir veddir. Allahdan bashqa kim oz ehdine daha vefalidir?! Buna gore de etdiyiniz bu alvere shad olun. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
112. (Bu mominler) hemin tovbe edenler, ibadet edenler, hemdu-sena deyenler, oruc tutanlar, (cihad ve din elmi kesb etmek uchun) sefer edenler, ruku edenler, secde edenler, yaxshi ishlere devet edenler, pis emellerden chekindirenler ve Allahin (dininin esas ve qollarinin) serhedlerini qoruyanlardir. Bu mominlere mujde ver.
113. Peygembere ve iman getirenlere mushriklerin Cehennem ehli olduqlari onlara belli olduqdan sonra onlar uchun, hetta qohumlari(ndan) olsalar bele, bagishlanma istemek yarashmaz (ve bu, sheriet baximindan caiz ve agil baximindan duzgun olmaz).
114. Ibrahimin atasi (emisi Azer) uchun bagishlanmaq istemesi (istigfar etmesi) yalniz ona verdiyi vede (onun uchun istigfar edeceyini ved etmesine) gore idi. Buna gore de ele ki, (onun kufrde israrli olmasindan, ya kufr halinda olmesinden) ona (Ibrahime) onun (emisinin) Allahin dushmeni olmasi aydin oldu ondan uzaqlashdi (chunki efv dilemek Allahla dushmen olan kes uchun deyil Allahin dushmen oldugu kes uchundur). Heqiqeten Ibrahim haqdan qorxan, gunahdan qemgin olan, (Allah dergahina) urekden chox ah cheken ve helim idi.
115. Allaha bir desteni (dinin esaslarina) hidayet etdikden sonra, (diger hokmlerde) qorxmali olduqlari sheyi (vacib ve haramlari) onlara aydinlashdirmadan (achiqlamadan) nadanliqda buraxmaq (ve ya muxalifet etdiklerine gore cezalandirmaq) yarashmaz (ve bu, ''lutf'' qanunu ve agil ile uygun gelmir). Heqiqeten Allah her bir sheyi bilendir.
116. shubhesiz, goylerin ve yerin heqiqi sahibi ve mutleq hakimiyyeti Allaha mexsusdur. (Yashamaq ve olmek qabiliyyeti olan her bir sheyi) O dirildir ve oldurur. Sizin uchun Allahdan bashqa hech bir dost, bashchi ve yardimchi yoxdur.
117. elbette, Allah Peygembere ve chetinlik zamani (Tebuk muharibesi seferinde) ona tabe olan muhacir ve ensara, onlardan bir destesinin qelblerinin (''ne uchun say ve techizat baximindan beraber olmayan bir doyushe bashlamaliyiq?'' deye Peygemberin emrine) donuk chixmasinin yaxin olmasindan sonra nezer yetirdi ve onlarin tovbesini qebul etdi. Sonra oz merhemeti ile onlara uz tutdu. Heqiqeten Allah onlara qarshi chox shefqetli ve mehribandir.
118. Ve hemchinin (''Tebuk'' qoshunu ile aparilmayib) yerde qoyulan (ve Peygemberin - sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem - emri ile camaatin elaqelerini kesdiyi) o uch nefere (rehm etdi)! Nehayet yer uzu butun genishliyi ile onlara daraldi, urekleri ozlerinden tenge geldi ve bildiler ki, Allahdan (qachmaq uchun) Onun ozunden bashqa bir siginacaq yoxdur. Sonra Allah oz rehmeti ile onlara uz tutdu ki, tovbe etsinler ve (Ona teref) qayitsinlar. Heqiqeten Allah ozu tovbeleri chox qebul eden ve mehribandir.
119. Ey iman getirenler, Allahdan qorxun ve dogruchularla birge olun (ki, onlarin en bariz numunesi Peygemberin mesum ehli-beytidir).
120. Medine ehline ve (onun) etrafindaki bedevi ereblere (cihad zamaninda) Allahin Peygemberinden boyun qachirmalari ve ya (sefer zamani ve doyush tehlukeleri vaxti) ozleri ile meshgul olaraq ondan uz chevirmeleri yarashmaz (ve bu, sheriet baximindan caiz ve agil baximindan reva deyildir). Bu, ona goredir ki, Allah yolunda onlarin duchar olduqlari her bir susuzluq, eziyyet ve acligin, elece de kafirlerin qezebine sebeb olacaq her bir yere qedem basmalarinin ve dushmenden elde etdikleri her bir behrenin (onlari oldurmek ve esir etmeyin) mukafati olaraq onlar uchun bir saleh emel yazilir. Heqiqeten Allah yaxshi ish gorenlerin mukafatini zay etmez.
121. Ve chekdikleri her bir kichik ve boyuk xerc ve (cihad seferinde) qet etdikleri her bir yer ve dere onlarin hesabina yazilir ki, Allah etdikleri choxlu gozel emellerin mukafatini onlara eta etsin.
122. Mominlere hamiliqla (doyush cebhesine, yaxud dini elm merkezlerine, xususile mueyyen zaman ve mekana aid olan cihada) koch etmeleri yarashmaz (ve bu, caiz ve mumkun de deyildir). Buna gore de, ne uchun onlarin her bir cemiyyetinden (kichik) bir deste (esgerler tecrubi tovhide yiyelenmekde ve medresedekiler dini maariflerde) derin elmi tehsil almaq uchun koch etmirler ki, oz qovmlerini onlara teref dondukde qorxutsunlar, belke onlar (batinde ve emelde) chekindiler.
123. Ey iman getirenler, (evvelce meslehete ve qayda-qanunlara uygun olaraq) kafirlerden size daha yaxinliqda olanlarla vurushun ve onlar gerek sizde mutleq bir mohkemlik ve (emelinizde) sertlik gorsunler. Bilin ki, Allah teqvalilarladir.
124. Bir sure nazil olan zaman, onlardan (munafiqlerden) bezisi (istehza ile) deyerler: ''Bu sure sizden hansinizin imanini artirdi?''. (De ''Iman getirenlere gelince, onlarin imanini artirdi ve onlar (yeni semavi tohfe aldiqlarina gore) sevinirler.
125. Qelblerinde (shirk, kufr ve nifaq) xesteliyi olanlara geldikde ise, onlarin murdarliginin ustune daha bir murdarliq artirdi ve onlar kafir olduqlari halda olduler.''
126. Meger her il (muharibe ve ya diger hadiselerle) bir-iki defe imtahan olunduqlarini gormurler? Amma (bununla bele), ne tovbe edirler ve ne de ibret alirlar.
127. Ve bir sure nazil olan zaman (narahat olduqlarina ve rengleri deyishdiyine gore) onlarin bezisi bezisine baxar (ve sanki bir-birlerinden sorusharlar ki ''sizi kimse gorurmu? (Mebada nifaqiniz zahir ola, yaxud meclisden chixarilaq.)'' Sonra (gizlince senin yanindan) qayidarlar. Onlar anlamaz bir deste olduqlari uchun Allah onlarin qelblerini (haqdan) donderdi.
128. Heqiqeten size (meleklerden ve cinlerden deyil) ozunuzden olan bir peygember gelib ki, sizin eziyyet ve zerere dushmeyiniz ona agirdir; o, sizi(n iman getirmeyinizi ve kamala chatmaginizi) chox isteyir ve mominlere qarshi chox merhemetli ve mehribandir.
129. Belelikle, eger (haqqi qebul etmekden) uz donderseler, de: ''Mene Allah kifayetdir, O Allah ki, Ondan bashqa bir mebud yoxdur, Ona tevekkul etdim ve O, boyuk ershin Rebbidir''.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-24-2010   #16
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
Standart 10).Yunus 109aye

0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Ra. (Men her sheyi goren Allaham. Menim kitabim hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, amma eyni zamanda mocuzedir. Menim kitabimin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Onun peygemberi Muhemmed - sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem - arasinda remzlerdir.) Bu sure hikmet oyreden kitabin ayeleridir. (Qur`anin, ya Lovhi-Mehfuzun ayeleridir ki, elmlere, sher`i hokmlere ve eqli bilgilere malikdir.)
2. Yoxsa insanlara (meleklerden ve cinlerden deyil) ozlerinden olan bir kishiye ''insanlari (kufr, shirk ve fisqden) qorxut ve iman getirenleri Rebbi yaninda onlar uchun gozel kechmish, dogru meqam ve layiqli mukafatin olmasi ile mujdele'' (deye) vehy etmeyimiz teeccubludur? (Buna gore de) kafirler dediler: ''Dogrudan da bu (kishi) ashkar bir sehrbazdir''.
3. Heqiqeten sizin Rebbiniz goyleri ve yeri alti gun(e beraber olan bir mudet)de (yaxud alti gece ve gunduzde, ya da alti merhelede) yaradan, sonra taxta (qudret ve tedbir taxtina) hakim olan Allahdir. Ishi (yaradilish ishini) daim (sebeb-netice qanunu esasinda) idare edir. (Dunyanin sebeb ve neticeleri arasinda) Onun izni olmadan hech bir shefaetchi (vasite) yoxdur. Budur Rebbiniz olan Allah. Buna gore de Ona ibadet edin. Hech oyud-nesihet almirsiniz?
4. Sizin haminizin donushu Ona terefdir. (Bu,) Allahin haqq ve sabit olan vedidir. Heqiqeten yaradilmishlari evvelde yaradan, sonra ise onlari (omur muddetleri basha chatdiqdan sonra) iman getiren ve yaxshi ishler gorenleri haqq ve edaletle mukafatlandirmaq uchun (ozune teref) qaytaran Odur. Kafirler uchun kufrlerinin cezasi olaraq qaynar sudan ibaret ichki ve agrili bir ezab vardir.
5. Guneshi ishiqli ve ayi (guneshin shualari ile) nurlu eden ve illerin (qemeri illerinin) sayini ve hesabi (ishlerinizin vaxtini) bilesiniz deye onun uchun (yer kuresi etrafinda firlanmasinda) menziller mueyyenleshdiren Odur. Allah onlari yalniz haqq (meqsed) uchun yaratdi. O, (oz) aye ve nishaneleri(ni) bilen bir deste uchun herterefli (hem xarici alemde, hem de soz ile) achiqlayir.
6. shubhesiz, gece ile gunduzun get-gelinde ve (fesillere ve ya yerin menteqelerine uygun olaraq onlarin) her birinin uzun ve qisaliginda ve Allahin (planetler, melekler ve canlilar kimi) goylerde ve (bitkiler, heyvanlar, cinler ve insanlar kimi) yerde yaratdiginda teqvali olan bir deste uchun (Allahin tovhid, ezemet, qudret ve hikmetinden) aye ve nishaneler vardir.
7. Heqiqeten Bizim gorushumuze umidi (axiret alemine imanlari) olmayan ve dunya heyatina shad olaraq ona urek baglayan, hemchinin Bizim ayelerimizden (mushahide aleminin yaradilish ve ezemetli kitabin tertib edilmish ayelerinden) qafil olan kesler -
8. onlarin qalacaqlari yer qazandiqlarinin (qelbleri ile qazandiqlari nalayiq eqidelerin ve elleri ile qazandiqlari gunahlarin) cezasi olaraq oddur.
9. shubhesiz, iman getirib yaxshi ishler goren kesleri Rebbi imanlarina gore (oz yanina) hidayet eder (ve axiretde) nemet dolu baglarda onlarin (agaclarinin ve saraylarinin) altindan chaylar axar.
10. Onlarin oradaki dualari ''Allahim, Sen (ozun-ozunu butun eyb ve noqsan sifetlerden pak vesf etdiyin kimi) paksan!''dir; oradaki salamlari (Allah terefinden, meleklerle ve bir-birleri ile salamlashmalari) ''salam''dir; ve butun dualarinin sonu ''hemd ve sena alemlerin Rebbi olan Allaha mexsusdur'' (demekdir).
11. Ve eger Allah insanlar uchun sherde (onlarin sher dualarinin qebulunda ve ya pis emellerinin cezasinda) onlarin xeyir istemekde (xeyirli dualarinin qebulunda, yaxud gozel emellerinin mukafatinda) telesdikleri kimi telesseydi, shubhesiz, onlarin omurlerinin muddeti (Onun ezabinin nazil olmasi ile) sona chatardi. Buna gore de Bize qovushacaqlarina umidvar olmayan (meadi inkar eden) kesleri boshlayiriq ki, oz azginliqlarinda sergerdan qalsinlar.
12. Insana bir chetinlik ve ziyan yetishen zaman (butun hallarda) - boyru uste yatanda, oturanda, ayaq uste - (dua ederek) Bizi chagirar. Ele ki, chetinlik ve ziyani ondan gotururuk Bizi ona yetishen ziyan(i uzaqlashdirmaq) uchun chagirmamish kimi (chixib) geder! Israf edenlere etdikleri emeller belece zinetlendirilmishdir.
13. Dogrudan da Biz sizden once muxtelif esrlerde bir-birinin ardinca gelen milletleri zulm ederken ve peygemberlerinin onlara aydin deliller getirmelerine baxmayaraq iman getirmek niyyetinde olmadiqlari zaman helak etdik. Biz gunahkarlar destesini bele cezalandiririq.
14. Sonra (cari imtahan qanununa uygun olaraq) nece reftar edeceyinize baxmaq uchun sizi onlarin ardinca yer uzunde canishin etdik.
15. Bizim aydin ayelerimiz onlara oxunan zaman, Bize qovushacaqlarina umidi olmayan (meadi inkar eden) kesler ''bundan bashqa bir Qur`an getir, ya onu deyishdir'' (meselen, onun bezi ayelerini ve surelerini chixart, orada shirkin haramligindan, butlerin pislenmesinden, Qiyametden, murdarin ve qumarin haram olmasindan bir shey olmasin) deyerler. De: ''onu(n hamisini, ya bezisini) ozbashima deyishdirmek mene yarashmaz ve (buna) menim haqqim ve qudretim yoxdur. Men yalniz mene vehy edilen sheye tabe oluram. shubhesiz, eger men Rebbime qarshi itaetsizlik etsem, boyuk bir gunun ezabindan qorxuram.
16. De: ''eger Allah isteseydi, men onu size oxumazdim ve O da sizi ondan xeberdar etmezdi. chunki shubhesiz, men on(un nazil olmasin)dan qabaq sizin aranizda (qirx illik) bir omur kechirmishem (ders oxumayib yazi yazmamisham ve hech bir iddiam da olmayib, birden-bire bu kitab dilimde seslenmishdir), bele ise, hech dushunmursunuz?
17. Buna gore de kim Allaha yalan yaxandan, ya Onun ayelerini tekzib edenden daha zalimdir? Heqiqeten gunahkarlar nicat tapmayacaqlar.
18. Onlar Allahin yerine onlara ne bir zerer yetiren ve ne de bir menfeet veren sheylere ibadet edir ve ''bunlar Allah yaninda bizim shefaetchilerimizdir'' deyirler. De: ''Allaha ne goylerde ve ne de yerde (guya) xeberi olmayan bir sheyden xeber verirsiniz?! O, sherik qoshduqlari sheyden pak ve ucadir''.
19. Insanlar (xilqetin evvelinde uzun muddet) yalniz vahid (ve ixtilafsiz) bir millet idiler. Belelikle (dunya ishlerinde ictimai munasibetlere gore, kitab nazil olduqdan sonra ise ixtilaflarini aradan qaldirmaq uchun kitabin ozu ile bagli) ixtilafa dushduler. eger (ezeli elminde ve Lovhi-Mehfuzda) Rebbinden (butun delil-subutlar teqdim edilmemishden ezab vermemek ve delil-subutlar teqdim edildikden sonra da telesmemek baresinde) bir kelam kechmeseydi, onlarin arasinda mutleq ixtilaf etdikleri shey baresinde (emeli suretde) hokm edilerdi. (Beqere suresinin 213-cu ayesine muraciet edin.)
20. Ve ''ne uchun Rebbi terefinden ona (Salehin devesi, Musanin esasi, meleyin gelmesi kimi camaati iman getirmeye vadar eden) bir mocuze nazil olmayib?'' deyirler. De: ''Qeyb (perde arxasindaki ishler) yalniz Allahin ixtiyarindadir (ve belke de nazil etdi). Buna gore de, gozleyin ki, men de mutleq sizinle birge gozleyenlerdenem''.
21. Insanlara onlara yetishmish chetinlik ve eziyyetden sonra bir merhemet ve rahatliq dadizdirdigimiz (cahiliyyet dovrunun nadanliq ve feqirliyinden sonra Islam elm ve rifahi verdiyimiz) zaman birden Bizim ayelerimiz baresinde hiyleye bashlayirlar (onlari sehr, sher ve efsane adlandirirlar). De: ''Allahin mekri daha tez yetishendir''. Heqiqeten Bizim elchilerimiz etdiyiniz mekrleri yazirlar.
22. Sizi quruda ve denizde gezdiren Odur. Nehayet, siz gemilerde olan ve gemiler oz sernishinlerini xosh ve mulayim bir kuleyin vasitesile hereket etdiren ve onlar ondan xoshhal olduqlari zaman, (birden) hemin gemilere shiddetli bir kulek eser, (denizin) dalga(si) her terefden onlara chirpilar ve onlar (dalgalarin ve belanin) muhasiresinde olmalarina yeqinlik ederler, (o halda) iman ve etiqadda saf niyyetle Allahi chagirarlar ki: ''eger bizi bundan (bu tehlukeden) qurtarsan, mutleq shukr edenlerden olacagiq.''
23. Belelikle onlara nicat veren kimi birden (gorersen ki,) yer uzunde haqsiz yere zulm edirler! Ey insanlar, shubhesiz, sizin zulmleriniz oz ziyaninizadir. Dunya heyatindan (azaciq) bir behre elde edirsiniz, sonra donushunuz Bize terefdir. Belelikle sizi emellerinizden xeberdar edeceyik.
24. Heqiqeten dunya heyati goyden (qar ve yagish sheklinde) nazil etdiyimiz su kimidir ki, onun vasitesile insanlarin ve heyvanlarin yedikleri yer bitkileri bir-birine qarishir. Nehayet, yer uzu oz gozelliyini elde etdiyi ve zinetlendiyi ve onun sakinleri ozlerinin ona (ondan behrelenmeye) qadir olduqlarini guman etdikleri zaman, (birden) Bizim emrimiz gece, ya gunduz chagi (soyuq ve ya isti, sel ve ya da dolu sheklinde) gelib ona chatir. Belelikle, onlari sanki dunen ayaq uste olmamish kimi bichilmish, quru ot shekline saliriq. Biz (oz qudret ve qezeb) nishaneleri(mizi) dushunen deste uchun (yaradilish ve teqdir kitabinda) bele etrafli izah edirik.
25. Allah (besheriyyeti) ''Darus-Salam''a (fanilikden uzaq Cennete) devet edir ve (umumi hidayeti qebul edenlerden) istediyi shexsi (xususi maarifde) dogru yola hidayet edir.
26. Yaxshi ishler goren ve yaxshiliq edenler uchun (nezerde tutulmush) gozel mukafat ve (lutf yolu ile olan elave) artiq (mukafat) vardir ve (axiretde) onlarin uzlerini qara tustu, zillet ve xarliq tozu ortmez. Onlar Cennet ehlidirler, orada ebedi qalacaqlar.
27. Gunahlara murtekib olmush kesler (uchun), her bir gunahin cezasi (gunahdan artiq deyil, ilkin evez kimi) onun misli (qeder)dir ve onlari(n butun vucudlarini) zillet ve xarliq buruyecekdir. Onlari Allah(in qezeb ve ezabin)dan esla qoruyan olmayacaqdir. Onlarin uzleri sanki zulmet gecenin parchalari ile ortulmushdur! Onlar od ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
28. Ve (yada salin) o gun(u) ki, onlarin hamisini (Qiyamet meydaninda) bir yere toplayacaq, sonra (Allaha) sherik qoshanlara ''siz ve sherikleriniz (but ya qeyri-but olmasindan asili olmayaraq, her biriniz sorgu-sual ve muhakime olunmaq uchun) oz yerinizde durun'' deyeceyik. Belelikle (hemin gun heqiqetleri ashkar etmekle) onlarin bir-birleri ile elaqelerini keserik ve (buna gore de) onlarin sherikleri deyerler: ''Siz (dunyada eslinde) bize ibadet etmirdiniz (oz nefsi isteklerinize ibadet edirdiniz)''.
29. ''Buna gore de, bizimle sizin aranizda Allahin shahid olmasi kifayetdir. Heqiqeten biz sizin ibadetinizden xebersiz idik''. (Agil sahiblerinin xebersizliyinin sebebi onlarin etinasizligi, butlerin xebersizliyinin sebebi ise idraklarinin olmamasi idi.)
30. Her bir kes (dunyada) qabaga gonderdiyi emeli hemin gun ve orada yoxlayacaqdir (onun deyerinin ve evezinin miqdarindan xeberdar olacaqdir) ve hami Allaha - ozunun heqiqi movla ve bashchisina teref qaytarilacaqdir (Cennete ve ya Cehenneme yollanacaqdir). Ve yalandan uydurduqlari (yalandan Allahin sheriki hesab etdikleri) shey onlar(in yanin)dan yoxa chixacaqdir.
31. De: ''Size goyden ve yerden kim ruzi verir? Ve ya sizin qulaqlariniza ve onlarin eshitme qabiliyyetine ve sizin gozlerinize ve onlarin gorme qabiliyyetine kim hakimdir? Ve dirini oluden ve olunu diriden kim chixarir? Ve (varliq aleminin) butun ishleri(ni) kim idare edir? Onlar derhal ''Allah!'' deyerler. De: ''Bele ise, qorxmursunuz?!''.
32. Odur ki, sizin heqiqi Rebbiniz hemin Allahdir. Ve heqiqetden sonra zelaletden bashqa ne vardir? Bele ise, nece ve haraya donderilirsiniz?!
33. Rebbinin itaetsizlik etmish kesler baresindeki (qeti) sozu bele gerchekleshdi ki: ''Onlar iman getirmeyecekler.''
34. De: ''Sizin sheriklerinizden (Allaha sherik hesab etdiyiniz butlerden) mexluqati evvelce yaradan, sonra onlari qaytaran bir kes varmi?'' De: ''Mexluqati evvelce yaradan, sonra onlari qaytaran (oldurdukden sonra Qiyametde dirilden) Allahdir. Bele ise, nece ve haraya donderilirsiniz?!''
35. De: ''Sizin sheriklerinizden haqqa teref hidayet eden bir kes varmi?'' De: ''Haqqa teref hidayet eden yalniz Allahdir (O her bir varligi xilqetinden oz tebii meqsedine dogru hidayet edir ve sheriet vasitesi ile dogru yola getirilmeye layiq her bir kesi oz xeyirli meqsedine dogru istiqametlendirir). Bele ise, arxasinca gedilmeye haqqa teref hidayet eden kes daha layiqdir, yoxsa hidayet edilmeyince dogru yolu tapa bilmeyen kes? Size ne olmushdur? Nece muhakime yurudursunuz?!
36. Onlarin choxu (eqide ve etiqadlarinda) yalniz zenne ve gumana tabe olurlar, halbuki, shubhesiz (zenn ve) guman hech bir haqqin yerini tutmur. Heqiqeten Allah onlarin ne etdiklerini bilendir.
37. Bu Qur`an Allahdan qeyrisi terefinden bir uydurma ve yalan deyildir ve (onun bele olmasi bir qayda olaraq ve agil baximindan da qeyri-mumkundur) lakin ozunden evvelkilerin (Tovrat ve Incilin) tesdiq(leyicis)i ve her bir (semavi) kitabin sherhi ve etrafli izahidir. Onda hech bir shekk-shubhe yoxdur ve alemlerin Rebbi terefindendir.
38. Yoxsa ''bunu (Qur`ani, Muhemmed) yalandan duzeltmishdir'' deyirler? De: ''Bele ise eger dogruchusunuzsa (kelmenin fesihliyi, menanin derinliyi, muxtelif elmleri ehate etmek ve qeyb aleminden xeber vermekde) ona benzer bir sure getirin ve (bu ishde) Allahdan bashqa kimi bacarirsinizsa komeye chagirin''. (Beqere suresinn 23-cu ayesine muraciet edin.)
39. (Onlar Qur`ani onun menasini bilerek tekzib etmediler,) eksine, elmini bilmedikleri ve yozumu (heqiqetlerinin ashkar olacagi gun - cahanshumul edalet hokumetinin zahir olacagi ve Qiyamet gunu) hele onlara gelmemish sheyi tekzib etdiler. Onlardan evvelkiler de (oz peygemberlerini) bele tekzib etmishdiler. Buna gore de zalimlarin aqibetinin nece olduguna bax!
40. Ve onlarin bezisi ona iman getirir, (fesad toredenlerden ibaret diger) bezisi ise iman getirmirler Ve senin Rebbin fesad toredenleri(n kimliyini) daha yaxshi bilendir.
41. eger seni tekzib etdilerse, de: ''Menim emelim mene ve sizin emeliniz size mexsusdur, siz menim etdiklerimden uzaqsiniz ve men sizin etdiklerinizden uzagam (buna gore de, mene cihad emri gelene kimi qoyun qalsin).
42. Onlardan (Qur`ana ve) sene (senin sozlerine) qulaq asanlar (lakin qelblerinin qulaqlari kar olanlar) vardir. Bele olan halda, meger sen karlara, hetta dushunmeseler bele eshitdiremi bilersen?!
43. Onlarin bezisi sene (senin peygemberlik delillerine) baxir (amma derk etmek ve ibret goturmekde kordur)lar. Bele olan halda, meger sen korlari hetta gormeseler bele hidayet ede bilersen?!
44. shubhesiz, Allah insanlara (onlari dunya chetinliklerine ve axiret ezablarina duchar etmekle) hech bir zulm etmir, lakin insanlar (hemin sheylere sebeb olan emelleri ile) ozleri ozlerine zulm edirler.
45. Ve (yada sal) o gun(u) ki, (Allah) onlari (dunyada, ya Berzex aleminde) sanki gunun bir saati qeder qalmamishlar kimi bir-birlerine tanishliq verdikleri halda (Qiyamet meydaninda) toplayacaqdir. (Hemin gun) Allaha qovushacaqlarini tekzib edenler mutleq ziyana ugrayiblar ve (onlar) hidayete qovushanlardan deyildirler.
46. Ve eger onlara ved etdiklerimizin bezisini (onlarin dunyevi cezalarini) sene gostersek, yaxud senin ruhunu (ondan qabaq) alsaq (qem yeme, chunki onlarin axiret cezalarini goreceksen, ona gore ki,) onlarin donushu Bize terefdir. Sonra Allah onlarin etdiklerine shahiddir.
47. Her bir ummet uchun (tarix boyu, Allahin ezeli elminde ve Lovhi-Mehfuzda) bir peygember vardir. Belelikle, peygemberleri geldikde onlarin aralarinda edaletle (dunyada mentiq ve delil-subutla, axiretde ise mukafat ve ceza ile) hokm olunar ve onlara zulm olunmaz.
48. Ve (onlar istehza ile) deyerler: ''eger dogruchusunuzsa (dunya ezabi, yaxud Qiyametin gelmesi baredeki) bu ved ne vaxt olacaqdir?''
49. De: ''Men hetta oz baremde Allahin istediyinden bashqa bir ziyan ve menfeet ixtiyarina malik deyilem (o ki, qalmish sizin ezabiniz, yaxud Qiyametin gelmesi ola)! Her bir ummet ve destenin (Allahin ezeli elminde ve Onun Lovhi-Mehfuzunda mueyyen bir) eceli vardir ki, ecelleri sona chatanda, bir saat olsun bele, gecikmezler ve elbette, bir saat qabaga da kechmezler.''
50. De: ''eger Onun ezabi size gece, ya gunduz gelib chatsa (peshman olacaqsiniz. Bele ise), mene xeber verin ki, gunahkarlar onun neyine telesirler? (Meger ezabin nazil olmasina telesmek agila uygundur?)
51. (ezab geldikden ve peshman olduqdan) sonra (onlara deyiler ''Ona ezab gelib chatan zaman iman getirdiniz?! Indi?! Halbuki, onun gelishine telesirdiniz''.
52. Sonra (Qiyamet gunu) zulm edenlere deyilecekdir: ''Dadin ebedi ezabi! Meger (kufr ve itaetsizlikden) kesb etdiyinizden bashqa bir sheyin muqabilinde cezalandirilirsiniz?!''
53. Ve senden ''goresen o (Qiyamet, savab ve ceza) haqdir?'' (deye) xeber alirlar. De: ''Beli, Rebbime and olsun ki, o, haqdir ve siz esla aciz qoyan (menim Allahimin ezabindan qacha bilen) deyilsiniz''.
54. Ve eger zulm etmish her bir shexs (Qiyamet gunu) yer uzunde olan sheylerin hamisina sahib olsa onu mutleq ozune feda eder (ki, ezabdan nicat tapsin). Ve ezabi goren zaman (xecaletden) oz peshmanchiliqlarini gizlederler. Onlarin arasinda edaletle hokm olunar ve onlara zulm edilmez.
55. Bilin ki, heqiqeten, goylerde ve yerde olanlarin hamisi (onlarin ozleri de daxil olmaqla) Allahin heqiqi mulkudur (chunki yaratmaq, qorumaq, idare etmek ve yox etmek - bunlarin hamisi Onun istek ve iradesinden asilidir). Bilin ki, Allahin vedi mutleq haqdir ve lakin onlarin choxu bilmirler.
56. (Heyat ve olum qabiliyyeti olan her bir varligi) dirilden ve olduren Odur ve Ona teref qaytarilacaqsiniz.
57. Ey (tarix boyu gelen butun) insanlar, shubhesiz, Rebbiniz terefinden sizin uchun bir oyud-nesihet (bashdan-basha oyud-nesihet olan bir kitab), sinelerde olan (xarab eqideler ve rezil sifetler) uchun bir shefa ve mominler uchun bir hidayet ve merhemet gelmishdir.
58. De: ''Allahin lutf ve rehmetine, (beli) hemin lutf ve rehmete sevinsinler ki, o, onlarin yigdiqlarindan daha yaxshidir''.
59. De: ''Mene, Allahin ruzi olaraq size nazil etdiyi ve sizin bir hissesini haram ve bir hissesini halal etdiyiniz sheyden xeber verin.'' De: ''(Bele bir bolgu aparmaga) size Allah icaze verib, yoxsa Allaha iftira yaxirsiniz?'' (Hokm chixarmaq yalniz Allaha mexsusdur, Ondan bashqasina yox! Maide suresinin 103-cu ayesine, elece de en`am suresinin 138. ve 139-cu ayelerine muraciet edin.)
60. Allaha qarshi yalan uyduranlarin Qiyamet gunu (baresi)nde gumanlari nedir? (Iftiralarina ve shukru terk etmelerine gore ezabdan bashqa bir shey gozleyirler?) Heqiqeten Allah (dunyada) butun insanlara qarshi lutf ve merhemet sahibidir ve lakin onlarin choxu shukr etmirler.
61. Her hansi halda ve ishde olsan, Onun terefinden Qur`andan her hansi bir hisseni oxusan ve (boynunda ilahi vezife olan siz bendeler) her ne ish gorseniz, ona meshgul oldugunuz zaman Biz orada hazir ve size shahidik. Ve ne yerde ve ne goyde zerre agirligi qeder de bir shey senin Rebbin(in zat, qudret ve elminin ehatesin)den gizli deyildir. Ve ondan (zerreden) ne kichik ve ne boyuk bir shey yoxdur ki, ashkar kitabda (eshyalarin heqiqetlerinin eks olundugu ve Allah dergahina yaxin olanlarin gozleri onunde ashkar olan bir lovhede) qeyd edilmemish olsun.
62. Bilin ki, shubhesiz, Allahin dostlari ve yaxinlari uchun (axiret aleminde) ne bir qorxu var ve (onlar) ne de qemgin olarlar.
63. O kesler ki, iman getirib hemishe (gunahlardan) chekinirdiler.
64. Onlar uchun dunya heyatinda ve axiretde mujde vardir (dunyada peygemberlerin dili ve qeybden edilen ilhamlarla, olum zamani meleklerle ve axiretde Allahin xitabi, meleklerle gorush ve heqiqetlerin ashkar olmasi ile). Allahin kelamlarinda (Onun vedlerinde) hech bir deyishkenlik yoxdur. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
65. Onlarin sozu seni kederlendirmesin. shubhesiz, butun qudret ve qelebe Allahin elindedir. Odur eshiden ve bilen!
66. Bilin ki, goylerde olan her bir kesin (ve her bir sheyin) ve yerde olan her bir kesin (ve her bir sheyin) heqiqi sahibi Allahdir. Allahdan bashqa sherikleri (butleri) chagiran kesler neye tabe olurlar? Onlar zenn ve gumandan bashqa bir sheye tabe olmurlar ve onlar yalniz ehtimal edir ve yalan soyleyirler.
67. Geceni sizin dincelmeyiniz uchun yaradan ve gunduzu (ishle ve chalishmaqla meshgul olmaginiz uchun) aydinliq eden Odur! Heqiqeten bunda (bu yaradilish ve idareetmede) eshiden bir deste uchun (Onun qudret, hikmet ve rehmetinden) nishaneler vardir.
68. (Mushrikler) dediler: ''Allah (ozune) ovlad goturmushdur''. O pakdir. O ehtiyacsizdir. Goylerde ve yerde olanlar Ona mexsusdur. Sizin elinizde bu iddia(ni isbat etmek) uchun hech bir delil yoxdur. Bilmediyiniz bir sheyi Allaha nisbet verirsiniz?!
69. De: ''shubhesiz, Allaha qarshi yalan uyduranlar nicat tapmazlar''.
70. (Onlarin bu iftiradan qazanclari) dunyada bir az behrelenmekdir. Sonra ise onlarin qayidishi Bize terefdir. Onda onlara kufr etdikleri sheyin cezasi olaraq shiddetli ezab daddiracagiq.
71. Ve onlara Nuhun hekayetini oxu. O zaman o oz qovmune demishdi: ''Ey menim qovmum, eger menim (sizin aranizda) qalmagim (ve ya peygemberlik ishleri ile meshgul olmagim) ve Allahin nishanelerini yada salmagim size agir gelirse, (buna gore de meni oldurmek, ya surgun etmek isteyirsinizse) men Allaha tevekkul etdim. Buna gore de, siz sheriklerinizle (size komek edeceklerini sandiginiz butlerle) birge oz ishinizde bir qerara gelin ki, ishiniz size mechul ve ortulu qalmasin. O zaman menim ishimi bitirin ve mene hech bir mohlet vermeyin''.
72. ''Buna gore de eger (menim devetimden) uz donderseniz (bu duzgun deyildir, chunki) men ki, sizden bir muzd istememishem. Menim muzdum yalniz Allahin ohdesinedir ve mene (Onun emrlerine) teslim olanlardan olmaq emr edilmishdir''.
73. Belelikle, onu tekzib etdiler. Biz de ona ve gemide onunla birge olanlara (o boyuk tarixi tufandan) nicat verdik ve onlari (helak olanlarin) canishinler(i) etdik. Ve Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib edenleri suda batirdiq. Buna gore de qorxudulmushlarin aqibetinin nece olduguna bax!
74. Sonra onun (Nuhun) ardinca (Hud, Saleh ve Lut kimi) peygemberleri oz qovmlerine gonderdik. Belelikle onlar uchun (tovhidin ve oz peygemberliklerinin isbatinda) aydin deliller getirdiler. Ve (lakin) onlar (ozlerinin ya atalarinin) bundan qabaq tekzib etdikleri sheye iman getiren deyildiler. Biz heddini ashanlarin qelblerine bele (bedbextlik) mohur(u) vururuq.
75. Sonra, onlarin ardinca Musa ve Harunu oz ayelerimiz (ve doqquz delilimiz) ile Fironun ve onun qovmunun bashchilarinin yanina gonderdik. Belelikle, onlar tekebbur ve itaetsizlik gosterdiler. Ve onlar gunahkar bir deste idiler.
76. Belelikle, ele ki, Bizim terefimizden onlara haqq (Musanin delilleri ve mocuzeleri) geldi, dediler: ''shubhesiz bu, achiq-aydin bir cadudur''.
77. Musa dedi: ''Haqq (Allahin mocuzeleri) size geldiyi zaman ona cadu deyirsiniz?! Meger bu (nov mocuzeler) cadudur?! Halbuki, cadugerler nicat tapmazlar!
78. Dediler: ''Gelmisen ki, bizi atalarimizin yolundan donderesen ve bu vilayetde boyukluk ve bashchiliq siz iki nefere mexsus olsun?! (Bu qetiyyen ola bilmez) ve biz esla size iman getiren deyilik''.
79. Ve Firon dedi: ''Butun bilikli (ve sehr fenninde meharetli) cadugerleri menim yanima getirin.''
80. Belelikle, ele ki, cadugerler (cadu aletleri ile) geldiler, Musa onlara dedi: ''Atacaginiz sheyleri atin''.
81. Belelilikle, ele ki, atdilar (cadularini gosterdiler), Musa dedi: ''Sizin (meydana) getirdiyiniz shey sehrdir. shubhesiz, Allah tezlikle onu pucha chixaracaqdir. Heqiqeten, Allah fesad toredenlerin ishini qaydasina salmaz''.
82. Ve gunahkarlara xosh gelmese bele, Allah haqqi oz kelmeleri ile (Lovhde qeyde almaqla ve oz iradesi ile heyata kechirmekle) sabit ve berqerar edecekdir.''
83. Belelikle, Musaya onun qovmunun Firon ve qovmlerinin boyuklerinin onlara ezab vermesinden qorxan ovladlarindan (onun qovmunun zeif veziyyetde saxlanilan tebeqesinden) bashqa hech kes iman getirmedi. Ve elbette, (Firon ozunu) yer uzunde olduqca uca tutardi (tekebbur gostererdi) ve heddi ashanlardan idi (onun tekebburde heddini ashmasinin numunesi allahliq iddiasi etmesi, qetlde heddini ashmasinin numunesi ushaqlari oldurmesi ve zulmde heddini ashmasinin numunesi insanlara muxtelif ishgenceler vermesi idi).
84. Musa dedi: ''Ey menim qovmum, eger Allaha iman getirmishsinizse ve Ona teslimsinizse onda, yalniz Ona tevekkul edin.''
85. Dediler: ''Biz yalniz Allaha tevekkul etdik. Ey Rebbimiz, bizi zalimlarin ishgencesine meruz qoyma (ve ya: onlarin qudretinin sinaq vasitesi etme)!''
86. ''Ve oz rehmetinle bizi kafirlerin qovmun(un hakimiyyetin)den qurtar!''
87. Musaya ve onun qardashina (Haruna) vehy etdik ki, qovmunuz uchun (sehrada yashamaq evezine) Misirde (Fironun hokumetinin merkezinde) evler hazirlayin, oz evlerinizi uz-uze tikin ve namaz qilin. Ve (ey Musa,) mominlere (qelebe) mujde(si) ver.
88. Musa (fironchularin iman getirmesinden naumid olduqdan sonra) dedi: ''Ey Rebbimiz, Sen Firona ve onun qovmunun bashchilarina dunya heyatinda (bolluca) zinet ve (choxlu) mallar verdin ki, y ey Rebbimiz nehayet (bendelerini) Senin yolundan azdirsinlar. Ey Rebbimiz, onlarin mallarini mehv et ve qelblerini sertleshdir ki, agrili ezabi gorene kimi iman getirmesinler (ve Harun Musanin nifrinine ''amin'' deyirdi).''
89. (Allah) buyurdu: ''Siz iki neferin duasi mutleq qebul olundu. Buna gore de (boynunuza qoyulmush ilahi vezifenin chatdirilmasinda) mohkem ve metin olun ve esla bilmeyenlerin yolu ile getmeyin.''
90. Ve Israil ovladlarini denizden (Nil chayindan) kechirtdik. Firon ve ordusu onlari zulm ve dushmenchilik uzunden teqib etdiler. Nehayet o, bogulmaq halina gelib chatanda dedi: ''Israil ovladlarinin iman getirdiyinden bashqa bir tanrinin olmamasina iman getirdim ve men teslim olanlardanam.''
91. (Ona deyildi): ''Indimi (ki, tovbenin vaxti kechmishdir)?! Halbuki, bundan qabaq itaetsizlik etdin ve fesad toredenlerden idin''.
92. Belelikle, bu gun seni cansiz bedeninle birge qurtarib deniz sahilinin uca bir yerine atacagiq ki, senden sonra gelenlere (Allahin qudreti ve batil qudretlerin zilleti barede) bir nishane olasan. Dogrudan da insanlarin choxu bizim nishanelerimizden qafildirler.
93. Heqiqeten, Israil ovladlarini duz ve ureyeyatan bir yerde (shamda ve Beytul-Muqeddesde) yerleshdirdik ve onlara pak ruziler verdik. (Sonra onlar din ishlerinde ixtilafa dushduler.) Onlar yalniz (Tovratdaki maariflerden) onlara elm hasil olan zaman ixtilaf etdiler. shubhesiz, senin Rebbin Qiyamet gunu onlarin arasinda ixtilaf etdikleri shey baresinde hokm chixaracaqdir.
94. Belelikle, (meselen) eger (dini maarifden) sene nazil etdiyimizden shekk ve teredduddesense, onda senden once (semavi) kitab oxuyanlardan sorush. shubhesiz, haqq sene Rebbin terefinden gelmishdir. Buna gore de esla shubhe edenlerden olma!
95. Ve esla Allahin ayelerini tekzib edenlerden olma ki, ziyana ugrayanlardan olarsan.
96. Heqiqeten barelerinde Rebbinin kelami qetileshmish kesler (Allahin ezeli elmine esasen kufr ve bedbextliyi sechecekleri melum olanlar) iman getirmeyecekler.
97. Onlara butun nishaneler ve mocuzeler gelse bele, agrili ezabi gorene kimi (iman getirmeyecekler).
98. Bes ne uchun Yunusun qovmunden bashqa hech bir toplum olmadi ki, (vaxti kechenden sonra) iman getirsin ve imani (ona) fayda versin? Ele ki, onlar (Yunusun qovmu) iman getirdiler, rusvayedici ve alchaldici ezabi dunya heyatinda onlardan goturduk ve onlari mueyyen bir muddete qeder (heyat nemetinden) behrelendirdik.
99. Ve eger senin Rebbin (yaradilish iradesi ile) isteseydi, yer uzunde olanlarin hamisi mutleq butunlukle mecburi suretde iman getirerdiler. (Lakin Allah mecburiyyet olmadan iman getirilmesini buyurmushdur.) Yoxsa sen camaati zorla momin olmaga mecbur edeceksen?!
100. Ve hech kes Allahin izni ve komeyi (Onun eqli ve neqli hidayeti) olmadan iman getire bilmez (ve bu, agil baximindan da mumkun deyildir). Allah murdarligi (azginligi butun delil-subutlar teqdim edildikden sonra) dushunmeyen keslerin uzerine qoyur.
101. De: ''Goylerde ve yerde (yaradilishin) ne (cur heyretamiz qeribeliklerinin) olmasina baxin. Lakin nishaneler ve oyudler iman getirmeyen desteye esla fayda vermir ve (qeflet ve zelaleti) onlardan uzaqlashdirmir.
102. Bele olan halda meger onlar ozlerinden qabaq (gelib) kechenlerin (ezab) gunleri kimi bir gun (zeherli kulek, dash yagmuru, yandirici ildirim ve oldurucu bagirti) gozleyirler? De: ''Gozleyin, heqiqeten men de sizinle gozleyenlerdenem''.
103. Sonra (bela nazil olan zaman) elchilerimize ve iman getirenlere nicat veririk. (Butun esr ve muhitlerde) mominlere bu cur n ohdemize goturduyumuz kimi nicat veririk.
104. De: ''Ey insanlar, eger menim dinim(in duz ve ya sehv olmasi) baresinde shekk-shubhedesinizse, onda (bilin ki,) men sizin Allahin yerine ibadet etdiklerinize (butlere) ibadet etmirem; ve lakin sizin haminizin canini alan Allaha ibadet edirem ve mene mominlerden olmaq emr edilmishdir.''
105. Ve (mene) ''butun diqqetini haqq olan bu duzgun dine dogru chevir ve esla mushriklerden olma'' (deye emr olunmushdur).
106. ''Ve Allahdan bashqa sene fayda vermeyen ve ziyan yetirmeyen sheyi (Allah kimi) chagirma ki, eger bele etsen onda mutleq zalimlardan olacaqsan.''
107. Ve eger Allah (yaradilish aleminin telebine uygun olaraq, yaxud sherietle mueyyenleshdirdiyi cezaya gore) sene (xestelik, yoxsulluq, ziddiyyet ve muharibede meglubiyyet kimi) bir ziyan yetirse, onu Ondan bashqa aradan qaldiran olmaz ve eger senin uchun bir yaxshiliq istese, Onun fezlini esla def eden olmaz. O, oz xeyrini bendelerinden istediyine yetirer. O chox bagishlayan ve mehribandir.
108. De: ''Ey insanlar, shubhesiz, haqq (Qur`an ve Islam dini) size Rebbiniz terefinden gelmishdir. Belelikle kim dogru yola gelse, heqiqeten oz xeyrine dogru yola gelir ve kim azsa, mutleq oz ziyanina azir ve men sizin ishlerinizin gozetchi ve vekili deyilem.
109. Sene vehy olunana tabe ol ve (devet vezifesinin yerine yetirilmesinde) Allah (seni inkar edenlerle senin aranda) hokm chixarana kimi sebr et. O, hokm chixaranlarin en yaxshisidir.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-24-2010   #17
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
Standart 11).Hud 123aye

0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Ra. (Men butun eshyalari goren Allaham. Menim kitabim hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, amma eyni zamanda mocuzedir. Menim kitabimin mohkem ve bu cur muteshabih ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Onun peygemberi Muhemmed sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem arasinda olan remzlerdir. Bu Qur`an) ayeleri (kelmelerinin fesihliyi, qurulushunun mohkemliyi, mezmununun xeta, ixtilaf ve nesxden qorunmasi ile) mohkemlenmish, sonra ise hikmetli ve xeberdar (Allah) terefinden (sureler, ayeler, hokmler, exlaqi gosterishler ve diger muxtelif maariflerle) etrafli shekilde izah edilmish bir kitabdir.
2. (Menim devetim bundan ibaretdir) ki: ''Allahdan bashqasina ibadet etmeyesiniz. Heqiqeten men Onun terefinden sizin uchun bir qorxudan ve mujde verenem.''
3. ''Ve oz Rebbinizden bagishlanmaq isteyesiniz, sonra (tovbe ederek) Ona teref qayidasiniz ki, sizi mueyyen muddetedek (dunya heyatinin) gozel behrelerinden behrelendirsin ve her bir fezilet sahibine oz deyerini (her bir kamal sahibine kamalina uygun olaraq onun dunya ve axiret kamilliklerinin mukafatini) eta etsin. Ve eger uz donderseniz, shubhesiz, men sizin uchun boyuk gunun ezabindan qorxuram.''
4. Qayidishiniz (evvelce Berzexe, sonra Qiyamete ve daha sonra daimi nemet ve ya ezab mekanina daxil olmaqla) Allaha terefdir ve O, her sheye qadirdir.
5. Bilin ki, onlar (mushrikler Qur`ani eshiden zaman) Peygemberden gizlenmek uchun sinelerini bukurler [ve Allahi yada salmaqdan yayinmaq uchun qelblerini (Qur`ana diqqet etmekden) yayindirirlar]. Bilin! Allah onlar oz paltarlarini bashlarina ve bedenlerine bukende ve ya yatarken yorgani bashlarina cheken zaman onlarin gizletdiklerini de ve (dille) ashkar etdiklerini de bilir. Heqiqeten O, sinelerdeki (ureklerdeki) sirleri bilendir.
6. Bu yer uzunde (heyvan, cin ve insan olmasindan asili olmayaraq) hereket eden her bir canlinin ruzisi Allahin ohdesinedir ve O, onlarin esl mekanlarini ve muveqqeti yerlerini (onlarin atalarinin belinde ve analarinin betninde olan yerlerini) bilir. [Yaxud: O, onlarin (heyatda) meskunlashdiqlari mekani ve (olumden sonra) emanet qoyulduqlari yeri bilir.] (Bunlarin) hamisi aydin kitabda (uca alemde Allah dergahina yaxin olanlarin nezerlerinde aydin olan Lovhi-Mehfuzda) qeyd olunmushdur.
7. Sizin hansinizin daha gozel emel sahibi olmasini imtahan etmek uchun goyleri ve yeri (seltenet) taxti suyun uzerinde olan halda, alti gunde (alti gune ve ya alti gece-gunduze beraber olan bir muddetde, ya alti merhelede) yaradan Odur. Ve eger ''siz oldukden sonra mutleq dirildileceksiniz'' desen, kafirler ''bu (cur sozler), achiq-ashkar cadudan bashqa bir shey deyil'' deyecekler.
8. Ve eger ezabi az bir muddete qeder texire salsaq, mutleq (istehza ile) ''ona ne mane olur?!'' deyecekler. Bilin, (ezab) onlara gelen gun, (o) esla onlardan def olunan deyil ve istehza etdikleri shey onlari buruyecekdir.
9. Ve shubhesiz, eger insana oz terefimizden (saglamliq, ovlad ve var-dovlet kimi) bir rehmet daddirsaq, sonra onu (etdiyi gunaha gore ya yaradilishin daha kamil qurulushunun telebine esasen) ondan geri alsaq heqiqeten, o (geleceye) chox naumid ve (kechmish nemetlere gore) nankordur.
10. Ve eger ona duchar oldugu chetinlikden ve perishanliqdan sonra (saglamliq, servet ve emin-amanliq kimi) bir rahatliq ve nemet daddirsaq mutleq ''chetinlikler ve belalar menden (kechib) getdi (ve bir daha gelmez)'' deyecekdir ve hemin halda ferehlener ve chox oyuner.
11. Sebr edib yaxshi ishler gorenler (ve neticede ruhlari xatircemlik meqamina chatmish ve hallarin deyishmesinin naumidlik, nankorluq, fereh ve megrurluq yaratmadigi kesler) mustesnadir. Bagishlanma ve boyuk mukafat mehz onlar uchundur.
12. Buna gore de, belke de sen onlarin ''ne uchun ona bir xezine nazil olmayib ve ya onunla birge bir melek gelmeyib?'' demelerine gore, (butlere ve onlarin cahiliyyet adet-enenelerine istehza etmek kimi) sene vehy edilenin bezisini terk edersen ve onun chatdirilmasindan sinen (ureyin) sixilar! eslinde sen yalniz bir qorxudansan (xezine ve melek senin ixtiyarinda deyildir) ve Allah her bir sheye nezaret eden ve qoruyandir.
13. Yoxsa ''o, bunu (Qur`ani) ozunden uydurmushdur (ve yalandan Allaha nisbet verir)!'' deyirler! De: ''eger dogruchusunuzsa, siz de onun kimi on uydurma sure getirin ve (onu duzeltmek uchun) Allahdan bashqa, kimi bacarirsiniz chagirin''.
14. Buna gore de (ey muselmanlar), eger inkar edenler sizin bu devetinizi qebul etmeseler (ve ey mushrikler, eger alimleriniz bu uzleshmeden boyun qachirsalar), onda bilin ki, shubhesiz bu (kitab) Allahin elmi ile nazil olmushdur ve Ondan bashqa bir mebud yoxdur. Bele ise (haqqa) teslim olacaqsiniz?!
15. Biz (dini qebul etmeyib) dunya heyatini ve onun zinet ve bezeyini isteyenlerin (gozel reftarlari, pul xerclemeleri, ixtiralari ve muxtelif xidmetler kimi xeyir) emellerini(n dunya mukafatini, mukafatin emelin tebii neticesi, yaxud ilahi bexshish olmasindan asili olmayaraq) dunyada kamil suretde onlara vererik ve dunyada onlardan esla bir shey kesilmez.
16. Onlar o keslerdir ki, axiretde onlar uchun oddan bashqa bir shey (pay) yoxdur. Onlarin yerine yetirdikleri orada puch ve tesirsiz olacaqdir ve etdikleri emeller (iman shertinin ve chox vaxt da Allaha yaxinlashmaq qesdinin olmamasi uzunden, kokunden) bosha chixacaqdir.
17. Meger (emel ve etiqadinda) oz Rebbi terefinden (Qur`an kimi) aydin bir delil uzerinde dayanan, ardinca Allah terefinden bir shahidi (mesumun tesdiqi, elece de onun Qur`anin tesdiqi olan mocuzesi ve agilin hokmu) olan ve ondan qabaq Musanin rehber ve rehmet olan kitabi olmush bir shexs (yalniz gumana ve shekke esaslanan bir kes kimidir)? (Beli,) bu Qur`ana iman getirenler onlardir. Ve destelerden kim ona kafir olsa, onun vede yeri oddur. Buna gore de, onun baresinde shekk ve tereddudde olma. shubhesiz o, senin Rebbin terefinden olan sabit bir haqdir ve lakin insanlarin choxu iman getirmirler.
18. Kim Allaha yalan nisbet verenden (Onu olmadigi kimi vesf edenden, qeyri-asimani bir dini Ona nisbet verenden, sherietde bir bidet yaradandan) daha zalimdir? Onlar (Qiyamet gunu) ozlerinin Rebbine teqdim edilecekler ve shahidler (emelleri yazan melekler, her bir esrin mesumu ve ozlerinin beden uzvleri) deyecekler: ''Bunlardir ozlerinin Rebbine yalan nisbet vermish kesler! Bilin! Allahin leneti olsun zalimlara!
19. O kesler(e) ki, (insanlari) Allahin yolundan saxlayir ve onu eyri gosterirler (yaxud ona eyri metlebler daxil edirler) ve o kesler ki, axiret gunune olduqca kafirdirler.
20. Onlar yer uzunde (Allahi) esla aciz qoya (Onunla mubarize apara ve ya Onun ezabindan qachib qurtula) bilmezler ve onlar uchun Allahdan bashqa yardimchi ve bashchilar yoxdur. Onlarin axiret ezabi (ozlerinin ve onlara tabe olanlarin emellerinin cezasi olaraq) ikiqat olacaqdir. Onlarin (haqqi) eshitmeye taqetleri yox idi ve hech vaxt (qelb gozu ile) haqqi gormurduler.
21. oz vucudlarini ziyana vermish kesler onlardir ve uydurduqlari shey (onlarin yalanchi mebudlari) onlardan qeyb oldu ve yoxa chixdi.
22. shubhesiz, axiretde hamidan chox ziyana ugrayan (da) onlardir.
23. shubhesiz, iman getirib yaxshi ishler goren ve oz Rebblerine inamla konul veren kesler Cennet ehlidirler ve orada ebedi qalacaqlar.
24. Bu iki destenin (kafirlerle mominlerin) meseli korla kar ve gorenle eshiden kimidir. Meger bu ikisi sifet ve hal baximindan birdirler? Meger ibret goturmursunuz?!
25. Heqiqeten Nuhu oz qovmune gonderdik ki (onlara de): ''shubhesiz, men sizin uchun (Allah terefinden achiq-ashkar) bir qorxudanam.''
26. ''Allahdan bashqasina ibadet etmeyin. Heqiqeten, men sizin uchun agrili gunun ezabindan qorxuram.''
27. Belelikle, onun qovmunun kufr eden boyuk ve bashchilari dediler: ''Biz seni yalniz ozumuz kimi bir besher goruruk (sen ne meleksen, ne de maddi baximdan ve meqam cehetden bir ustunluk sahibi). Ve sene bizim naneciblerimizden bashqa l (onlar da) fikirleshmeden ve ele ilk baxishda l tabe olan bir kes gormuruk. Hemchinin sizde ozumuzden hech bir ustunluk gormuruk, eksine, sizi yalanchi hesab edirik.''
28. Nuh dedi: ''Ey menim qovmum, mene bir deyin gorum: eger men Rebbim terefinden (kamil mocuze kimi) achiq-aydin bir delile soykenmish olsam ve O, mene oz terefinden bir rehmet (ilahi risaletin levazimatindan olan elm ve sheriet kitabi) eta etmish olsa ve o (inadiniz ve mocuzeye diqqet yetirmemeyiniz uzunden) size gizli qalmish olsa, istemediyiniz halda sizi ona vadar ede bilerikmi (halbuki agil baximindan ve Allahin cari qanunlarina esasen dinde mecburiyyet yoxdur)?!
29. ''Ve ey menim qovmum, men bunun (risaletin) chatdirilmasi uchun sizden bir mal istemirem, menim muzdum yalniz Allahin ohdesinedir. Ve men iman getirenleri qovan deyilem, chunki onlar (sabah) oz Rebbleri ile gorushecekler (ve orada menimle dushmenchilik ederler) ve lakin sizi nadanliq eden bir qovm gorurem.''
30. ''Ve ey menim qovmum, eger men onlari (oz yanimdan) qovsam, Allah qarshisinda mene kim komek edecekdir? Meger ibret goturmursunuz?!''
31. Ve men size Allahin (mallarin choxalmasi, isteklerin yerine yetirilmesi, xestelerin shefasi kimi rehmet) xezinelerinin menim ixtiyarimda olmasini demirem, men qeybi de bilmirem, men meleyem demirem ve gozlerinizin xarliq ve heqirlikle baxdigi kesler haqqinda ''Allah onlara hech vaxt bir xeyir vermeyecekdir'' de demirem. Allah onlarin batinlerinde olani daha yaxshi bilir. eger ele desem, mutleq zalimlardan olaram.'' (en`am suresinin 50-ci ayesine muraciet edin.)
32. Dediler: ''Ey Nuh, dogrudan da sen bizimle mubahise etdin ve (ozu de) chox mubahise etdin. Buna gore de eger dogruchulardansansa (ilahi ezabdan) ved etdiyini bize getir.''
33. Nuh dedi: ''eger Allah istese onu size getirer ve siz (mubarize etmek, ya qachmaqla Onu) esla aciz qoyan deyilsiniz.''
34. ''Ve eger Allah sizi (azginliginiza gore) zelalet cholunde (sergerdan) buraxmaq istese, men size xeyirxahliq etmek istesem de xeyirxahligim size esla fayda vermeyecekdir. O sizin Rebbinizdir ve Ona teref qaytarilacaqsiniz.''
35. Yoxsa (senin qovmun) ''bunu (bu ehvalati ve ya bu Qur`ani) onun ozu yalandan uydurmushdur!'' deyirler. De: ''eger onu ozum uydurmush olsam (hetta ele ferz etsek bele yene de) gunahim oz boynumadir ve men sizin etdiyiniz (kufr ve itaetsizlikler kimi) gunahlardan uzagam.''
36. Ve Nuha vehy olundu ki: ''Senin qovmunden (indiyedek) iman getirenlerden bashqa daha hech vaxt bir kes iman getirmeyecekdir. Buna gore onlarin etdiklerinden kederlenme.''
37. ''Ve gemini (onun hisselerini, hecmini, qurulushunu ve zaman ve mekani) Bizim nezaretimiz altinda ve Bizim vehyimizle (vehyimizin gosterishleri ile) duzelt ve zulm edenler baresinde Menimle danishma (onlarin baresinde shefaet ve vasitechilik etme) ki, onlar mutleq suda bogulmalidirlar.''
38. Ve o, gemini duzeldirdi. Qovmunun boyukleri her defe onun yanindan kechende (''quruda gemi?! Peygemberlikden sonra xarratliq?!'' deyib) ona mesxere edirdiler. Dedi: ''eger siz bize istehza edirsinizse, shubhesiz, biz de mesxere etdiyiniz kimi size (agaclara, divarlara ve tepelere penah apardiginiz vaxt) mesxere edeceyik.''
39. Belelikle, tezlikle (dunyada) xar ve rusvayedici ezabin kime geleceyini bileceksiniz ve (axiretde) ona hemishelik ezab nazil olacaqdir.
40. (Nuh ve onun qovmu gozleyirdiler.) Nehayet Bizim emrimiz (Bizim meleklere emrimiz, ya Bizim icrasi qeti olan irademiz) yetishen ve (su) tendir(den) qaynayan zaman dedik: ''O gemiye her bir heyvandan bir cut (bir erkek ve dishi) ve hemchinin (helak olmasi) baresinde (Bizim ezeli) hokmumuz verilmish (zovcen ve bir oglun) istisna olmaqla oz aile (uzvleri)ni ve iman getirenleri mindir''. Ve onunla (qovmunun) chox az bir qisminden bashqa (hech kes) iman getirmemishdi.
41. Ve (Nuh) dedi: ''Onun hereket ve sukunet halinda ''bismillah'' deyerek ona (gemiye) minin ve ''Bismillah'' onun hereket ve sukunetidir (onun hereket ve sukunetinin acharidir). Dogrudan da menim Rebbim chox bagishlayan ve mehribandir''.
42. Ve hemin gemi onlari daglara benzer dalgalar arasinda aparirdi. Nuh (onun etiqadindan ve ya mekanindan) bir kenarda olan oglunu sesledi: ''Ey menim oglum, bizimle birge (gemiye) min ve kafirlerle olma!''
43. (Oglu) dedi: ''Tezlikle meni sudan qoruyacaq bir daga siginacagam''. Nuh dedi: ''Bu gun Allahin rehm etdiyi kesden bashqa Onun emrinden bir qoruyan yoxdur''. (Bu zaman) bir dalga o ikisinin arasini kesdi ve (Nuhun oglu) suda bogulanlardan oldu.
44. Ve (Allahin qeti iradesi ile kafirler suda batib bogulduqdan sonra) deyildi: ''Ey yer, oz suyunu ud ve ey goy, (yagishini) saxla''! Su (yere) hopdu ve ish (kafirlerin mutleq bash vermeli olan mehvi) bitdi. Ve gemi ''Cudi'' (dagi) uzerinde qerar tutdu ve (Allah yaxud Onun melekleri terefinden) deyildi: ''olum olsun zalimlara! (Haqqin rehmetinden) uzaq olsun zalimlar!''
45. Nuh (tufandan qabaq) oz Rebbini chagirib dedi: ''Ey Rebbim, oglum menim ailemdendir. Ve heqiqeten Senin (menim ailemin nicati baredeki) vedin haqdir ve Sen hakimlerin en yaxshisisan. (Bu kelam Nuhun oglunun nicatini istemesi uchun bir muqeddimedir.)
46. (Allah) buyurdu: ''Ey Nuh, o senin ailenden deyil (ogey oglundur ve ya kufr ve itaetsizlik neticesinde qohumluq tellerini qirib, chunki) o (bashdan-basha) nalayiq emeldir! Buna gore de Menden, bilmediyin sheyi isteme. (Nuh Allahdan oglunun bagishlanmasini istemek erefesinde idi ki, Allah onu bu ishden chekindirdi.) Men nadanlardan olmayasan deye sene oyud verirem.''
47. Dedi: ''Ey Rebbim, (baresinde) elmim olmayan sheyi Senden istemekden Sene siginiram (peygemberlere her hansi bir movzunu mueyyen etmemish onun xeyirine olmayan hokmu istemek yarashmaz) ve eger meni bagishlamasan ve mene rehm etmesen ziyana ugrayanlardan olacagam.''
48. (Allah terefinden) deyildi: ''Ey Nuh, sene ve seninle birge olan destelere Bizim terefimizden olan salamatliq, salam ve bereketlerle ashagi en. Ve (tarix boyu onlarin ovladlarindan) tezlikle (dunya nemetlerinden) behrelendireceyimiz ummetler gelecekdir. Sonra ise onlara (azginliqlarina ve kufrlerine gore) Bizim terefimizden agrili bir ezab yetishecekdir''.
49. Bunlar qeyb xeberlerindendir ki, sene vehy edirik. Onlari bundan qabaq ne sen, ne de senin qovmun bilirdi. Buna gore de (boynunda olan ilahi vezifenin chatdirilmasinda) sebr et, ki, heqiqeten (gozel) aqibet teqvalilara mexsusdur.
50. Ve Ad qovmune (qan ya qebile) qardashlari Hudu (gonderdik). O, dedi: ''Ey menim qovmum, tek olan Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir tanri yoxdur. Heqiqeten siz (butleri Allaha sherik qoshmaqda) yalniz iftirachilarsiniz''.
51. ''Ey menim qovmum, sizden (boynumda olan vezifenin chatdirilmasi muqabilinde) bir muzd istemirem, menim mukafatim yalniz meni yaradanin ohdesinedir, hech dushunmursunuz?!''
52. ''Ve ey menim qovmum, Rebbinizden bagishlanmaq dileyin, sonra Ona teref qayidin (tovbe edin) ki, size bollu bulud ve yagish gondersin, sizin (cismani ve maddi) gucunuze bir guc de artirsin ve (Ondan) gunahkar kimi uz chevirmeyin''.
53. Dediler: ''Ey Hud, bizim uchun achiq-aydin bir delil (bizim beyeneceyimiz bir nishane) getirmedin. Biz hech vaxt senin sozunle oz tanrilarimizi terk eden deyilik ve biz sene esla inanan deyilik''.
54. ''Biz (senin barende) yalniz bunu deyirik ki, bizim tanrilarimizin bezileri sene (ruhi cehetden) bir ziyan vurublar''. Dedi: ''Men Allahi shahid tuturam ve siz de shahid olun ki, men sizin Ona sherik qoshduqlarinizdan uzagam.
55. (Ve hemchinin) Onun yerine (ibadet etdiklerinizden uzagam). Buna gore de hamiliqla menim baremde (bacardiginiz kimi) plan cizib mekr ve hiyle ishledin, sonra da (onu heyata kechirin ve) mene hech bir mohlet vermeyin''.
56. ''Heqiqeten, men oz Rebbim ve sizin Rebbiniz olan Allaha tevekkul etdim. Ele bir hereket eden yoxdur ki, alini (vucudu) Onun ovcunda (ixtiyarinda) olmasin. Heqiqeten Rebbim dogru yoldadir (yaradilish aleminin ishlerinin idare olunmasinda edalet ve hikmet esasinda davranir)''.
57. ''Belelikle, eger uz donderseniz, (bilin ki,) men (chatdirilmasi) uchun gonderildiyim sheyi size chatdirdim. Ve menim Rebbim (tezlikle sizi helak edecek ve) sizin yerinize sizden bashqa bir qovmu canishin edecekdir. Ona hech bir ziyan vura bilmezsiniz. shubhesiz, menim Rebbim her bir sheyi qoruyandir''.
58. Ve (onlarin ezabi barede) Bizim emrimiz (meleklere) yetishen ve Bizim isteyimiz qetileshen zaman Huda ve onunla birge iman getirenlere terefimizden olan bir rehmetle nicat verdik ve onlari chox chetin bir ezabdan qurtardiq.
59. Bu Ad (qovmu) idi. Onlar ozlerinin Rebbinin nishanelerini (tovhidin aydin delillerini ve Hudun peygemberliyinin ashkar elametlerini) inkar etdiler, Onun peygemberlerine itaetsizlik gosterdiler ve her bir inadkar zor ishledenin emrine tabe oldular.
60. Bu dunyada ve Qiyamet gununde onlarin arxasinca (Allah ve insanlar terefinden) bir lenet gonderildi. Bilin ki, Ad qovmu ozlerinin Rebbine kafir oldular ve ozlerinin Rebbine nankorluq etdiler. Bilin! Hudun qovmu Ada nifrin olsun ve (Allahin rehmetinden) uzaq olsunlar!
61. Ve Semud qovmune onlarin (qan ve ya qebile) qardashlari Salehi (gonderdik). O dedi: ''Ey menim qovmum, tek olan Allaha ibadet edin ki, sizin Ondan bashqa bir tanriniz yoxdur. Sizi (ilk ata ve ananizi bilavasite, onlarin neslini ise vasite ile) yerden (torpaqdan) yaradan ve size orada heyat veren ve sizden orani abadlashdirmaginizi isteyen Odur. Buna gore de, Ondan (gunahlariniz uchun) bagishlanmaq dileyin, sonra (yaxshi emellerle) Ona teref qayidin. shubesiz, menim Rebbim (oz bendelerine) yaxin ve (onlarin dualarini) qebul edendir''.
62. Dediler: ''Ey Saleh, sen bundan evvel bizim aramizda bir umid yeri idin (bizim dinimizi qebul edeceyine ve ya bize bashchiliq edeceyine umid besleyirdik). Bizi atalarimizin ibadet etdikleri sheyden chekindirirsen?! Ve dogrudan da biz, bizi terefine chagirdigin shey (sheriksiz Allah) baresinde tereddudlu ve anlashilmazliq getiren bir shekk-shubhe icherisindeyik''.
63. Dedi: ''Ey menim qovmum, mene deyin gorum, eger men Rebbimin terefinden aydin bir delile esaslansam ve O, oz terefinden mene bir rehmet (peygemberlik meqami) eta etmish olsa, (ilahi tapshiriqlarin chatdirilmasinda) Ona itaetsizlik etsem meni Allah(in qezebinden ve ezabin)dan kim qurtarar?! Demeli, siz mene ziyan vurmaqdan bashqa bir shey artirmirsiniz''.
64. ''Ve ey menim qovmum, bu, Allahin sizin uchun (Onun tovhidi ve menim peygemberliyim baresinde) bir elamet ve mocuze olan dishi devesidir (ki, Onun isteyi ile birden-bire dashin arasindan chixmishdir). Buna gore de, onu qoyun Allahin torpaginda otlasin ve ona esla bir zerer-ziyan vurmayin ki, sizi chox yaxin bir ezab yaxalayar''.
65. Belelikle, onun ayaqlarini kesdiler ve oldurduler. (Saleh) dedi: ''uch gun (mohletiniz var) evlerinizde behrelenin (sonra ezab gelecekdir). Bu yalan olmayan bir veddir''.
66. Belelikle, (onlarin ezabi baresinde) Bizim emrimiz yetishdikde ve Bizim isteyimiz qetileshen zaman Saleh ve onunla birlikde iman getirenlere terefimizden olan bir rehmet ile (hemin qovmun sherinden) ve o gunun xarliq ve rusvaychiligindan nicat verdik. Dogrudan da senin Rebbin hemin guclu ve yenilmez qudret sahibidir.
67. Ve zulm etmish kesleri (goyden gelen oldurucu bir) bagirti yaxaladi. Belelikle, oz evlerinde diz chokub uzu uste dushmush oluler oldular.
68. Sanki esla orada yashamamishdilar. Bilin ki, Semud qovmu ozlerinin Rebbine kufr (ve nankorluq) etdi. Bilin! (Allahin rehmetinden) uzaq olsun Semud qovmu!
69. Heqiqeten Bizim (meleklerden olan) elchilerimiz Ibrahime (oglu olacagi ve Lut qovmunun helak olmasi barede) mujde getirdiler. Onlar salam verdiler, o da salam verdi. Sonra, dayanmadan (qonaqlar uchun) qumlarin uzerinde qizardilmish ve yagi daman bir buzov getirdi.
70. Belelikle, ele ki, onlarin ellerinin ona (yemeye) chatmadigini (uzanmadigini) gordu, onlari yad bildi ve qelbinde onlardan bir qorxu duydu. Onlar dediler: ''Qorxma, heqiqeten biz (Allah terefinden) Lut qovmune (onlari mehv etmek uchun) gonderilmish (melekler)ik.''
71. Onun zovcesi ayaq uste durmushdu. Belelikle o, (sirli qonaqlar melek chixdiqlari uchun) sevincinden guldu. Belelikle ona Ishaq (adli ogulla) ve Ishaqin ardinca Yequb (adli neve) ile mujde verdik.
72. Dedi: ''Vay! Men (doxsan yashli) qoca bir qari ve bu erim de (yuz yashli) qoca bir kishi ola-ola dogacagam?! Dogrudan da bu, chox teeccublu bir sheydir''.
73. (Melekler) dediler: ''Allahin rehmeti ve Onun bereketleri sizin ailenize oldugu halda Allahin ishine teeccub edirsen?! Heqiqeten O, sifet ve ishleri medh edilmish, umumi lutf ve merhemet, genish celal sahibidir''.
74. Belelikle, ele ki, Ibrahimin qorxusu getdi ve (ovlad) mujde(si) ona yetishdi, Lut qovmu baresinde bizim (meleklerimiz)le sohbet ve mubahise etmeye bashladi.
75. Dogrudan da Ibrahim chox helim ve camaata ureyi yanan, derinden ah cheken ve (Bize teref) qayidan idi.
76. ''Ey Ibrahim, bundan (bu vasitechilikden) el chek ki, shubhesiz artiq (meleklere) Rebbinin (onlarin ezabi baredeki) emri yetishmishdir ve onlara mutleq qarshisialinmaz bir ezab gelecekdir''.
77. Ve bizim elchilerimiz Lutun yanina gelen zaman o, onlara gore narahat oldu ve (oz qovmunun qonaqlar baresinde pis niyyetde olmalarindan) sixintiya dushdu. Ve Eli onlari himaye etmekden uzuldu ve dedi: ''Bu gun chox chetin bir gundur''.
78. Ve qovmu telesik onun yanina geldiler (ki, hemin qonaqlara tecavuz etsinler) ve onlar bundan qabaq da bu chirkin ishleri gorurduler. Dedi: ''Ey menim qovmum, bunlar menim qizlarimdir. Onlar sizin uchun daha pakdirlar (ki, kebinlerini kesib aparasiniz). Buna gore de Allahdan qorxun ve meni qonaqlarim baresinde xecaletli ve rusvay etmeyin. Meger sizin aranizda xeberdar ve dogru yolu tapmish bir kishi yoxdur?!''
79. Dediler: ''Sen yaxshi bilirsen ki, bizim senin qizlarin baresinde bir haqqimiz (onlara regbetimiz ve ehtiyacimiz) yoxdur. Ve elbette, sen bizim ne istediyimizi yaxshi bilirsen''.
80. Dedi: Kash ki, sizinle mubarize etmeye bir gucum olaydi, ya mohkem ve sabit bir arxaya siginaydim''.
81. (Melekler) dediler: ''Ey Lut, biz senin Rebbinin elchileriyik. Onlar seni esla ele kechire bilmezler. Buna gore de, geceden bir qeder kechmish ailenle birge (menteqeden chole) yola dush, sizden hech kes yerde qalmasin ve hech kim arxasina donub baxmasin - zovcenden bashqa ki, shubhesiz senin qovmune yetishecek shey ona da yetishecekdir. elbette onlarin (ezablarinin) vede vaxti seherdir. Meger seher yaxin deyilmi?!''
82. Belelikle, ele ki, Bizim emrimiz (meleklere) yetishdi ve isteyimiz qetileshdi, hemin sheherleri alt-ust etdik ve onlarin uzerine bishmish ve mohkem gilden ibaret dash parchalarindan dolu yagdirdiq.
83. Senin Rebbinin yaninda (Onun sirli yaradilish aleminde) nishanlanmish, rengbereng ve uzerine adlar yazilmish dashlar! Bu (nov ezab) bu zalimlardan uzaq deyil.
84. Ve Medyen (camaatina) onlarin (qan ve ya qebile) qardashlari shueybi (gonderdik). O dedi: ''Ey menim qovmum, tek olan Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir tanri yoxdur. olchunu ve chekini eskiltmeyin. Dogrudan da men sizi xoshluq (ve nemet bollugu) icherisinde gorurem ve men sizin uchun (mallari eskik verdiyinize gore) her sheyi ehate eden ve helaket getiren gunun ezabindan qorxuram''.
85. ''Ve ey menim qovmum, olchunu ve chekini tam ve edaletle verin ve (butun chekilen ve olchulen sheylerde haqlarini eda ederken) camaatin mallarini eskik vermeyin ve yer uzunde fesad toreden kimi gezmeyin!''
86. ''eger imaniniz olsa (bashqasinin haqqini verdikden sonra) Allahin sizin uchun saxladigi shey daha xeyirlidir ve men size memur ve gozetchi deyilem (ki, sizin iman ve emelinize nezaret edem ve size savab ve ceza verilmesi menim ohdeme olsun)''.
87. Dediler: ''Ey shueyb, atalarimizin ibadet etdiklerini buraxmagimizi ve ya oz mallarimizla istediyimizi etmeyi terk etmeyimizi sene namazin emr edir? (Bizi etiqad ve emelde azadliqdan senin namazin mehrum edir?) Axi sen heqiqeten helim ve dogru yolu tapmish bir adamsan! (Bele olan halda bizim azadligimizi nece mehdudlashdirirsan?)''
88. Dedi: ''Ey menim qovmum, mene bir deyin (gorum), eger men Rebbim terefinden achiq-aydin bir delile ve (oz peygemberliyim baresinde) mocuzelere esaslanmish olsam ve O, oz terefinden mene gozel ruzi (peygemberlik ve kamil bir din) vermish olsa (onda menim devetim yene de puch ve sefehlikdir)? Ve men ozum sizi chekindirdiyim ishin eksine getmek istemirem. Men yalniz bacardigim qeder (cemiyyetin veziyyetini) islah etmek isteyirem ve menim ugurum yalniz Allahin komeyi iledir. Ona tevekkul etdim ve Ona teref qayidacagam.''
89. ''Ve ey menim qovmum, menimle muxalifet ve dushmenchiliyiniz sizi Nuhun qovmune, ya Hudun qovmune, yaxud Salehin qovmune gelenlerin (tufan, suda batmaq, zeherli kulek, semadan gelen bagirti ve zelzelenin) benzerinin size de gelmesine getirib chixarmasin! Ve Lutun qovmu (zaman ve mekan baximindan) sizden o qeder de uzaq deyildir.''
90. ''Ve Rebbinizden (kechmish emellerinize gore) bagishlanmaq dileyin, sonra (saleh emellerle) Ona teref qayidin. Heqiqeten menim Rebbim mehriban ve (tovbekar bendelerini) sevendir''.
91. Dediler: ''Ey shueyb, biz senin (tek olan Allaha teref devetini ve eskik satmagin terk olunmasi kimi) dediklerinin choxunu basha dushmuruk ve shubhesiz, seni oz aramizda zeif goruruk. eger o kichik qebilen olmasaydi seni dashqalaq ederdik. Senin bizim uzerimizde hech bir qudretin yoxdur (yaxud senin bizim yanimizda hech bir qedir-qiymetin yoxdur)''.
92. Dedi: ''Ey menim qovmum, meger sizin nezerinizde menim qebilem Allahdan daha qudretlidir (ki, onlari nezere alirsiniz) ve (lakin) Onu arxaya atib unudursunuz? shubhesiz, menim Rebbim sizin etdiklerinizi ehate etmishdir''.
93. ''Ve ey menim qovmum, ele bu (shirk ve azginliq) hal(in)da bacardiginizi edin ki, elbette, men de edeceyem. Tezlikle ezabin kime yetisherek onu xar ve rusvay edeceyini ve kimin yalanchi oldugunu bileceksiniz. Ve gozleyin ki, men de mutleq sizinle birge gozleyirem''.
94. Ve Bizim (onlarin ezabi baresindeki) emrimiz yetishen zaman, shueybe ve onunla birge iman getirenlere terefimizden olan bir rehmetle nicat verdik ve zulm edenleri (goyden gelen oldurucu bir) bagirti yaxaladi. Belelikle onlar oz evlerinde diz chokmush halda olub uzu uste dushduler.
95. Sanki hech vaxt orada yashamamishdilar. Bilin! Semud qovmu uzaq oldugu kimi, Medyen (ehli) de uzaq olsun (Allahin rehmetinden) ve lenet olsun (onlara)!
96. Ve heqiqeten Musani oz aye ve nishanelerimizle ve ashkar delil-subutla gonderdik,
97. Firona ve onun qovmunun bashchi ve boyuklerine teref. Onlar Fironun emrine tabe oldular. Fironun emri esla dogru ve yol gosteren deyildi.
98. O, (Firon) Qiyamet gunu oz qovmunun qabaginda gedecek, belelikle de onlari (Cehennem) od(un)a daxil edecekdir. Ve onlarin dushecekleri yer nece de pisdir!
99. Ve burada (bu dunyada) ve Qiyamet gununde onlarin arxasinca bir lenet gonderilmishdir. Onlara verilen (hemin lenet) nece de pis bir bexshishdir!
100. Bu, sheherlerin ve milletlerin xeberlerindendir ki, sene soyleyirik. Onlarin bezisi durur, bezisi ise bichilib mehv olmushdur.
101. Onlara Biz zulm etmedik ve lakin onlar ozlerine zulm etdiler. Belelikle, senin Rebbinin (onlarin ezabi baresindeki) emri yetishen zaman Allahin yerine chagirdiqlari tanrilari (ezabdan) hech bir sheyi onlardan uzaqlashdirmadilar ve onlara ziyan ve helaketden bashqa bir shey artirmadilar.
102. Senin Rebbin millet ve cemiyyetleri zalim olan zaman bele yaxalayir ve cezalandirir. shubhesiz Onun yaxalamasi ve cezasi agrili ve chetindir.
103. shubhesiz, bunda (bu hekayet ve ehvalatlarda) axiret ezabindan qorxan kes uchun (Allahin qudret ve ezemetine dair) bir nishane vardir. O, butun insanlarin toplanilacagi bir gundur. O, ele bir gundur ki, (butun cinler, sheytanlar ve heyvanlar meleklerin nezareti ile) onda chagirilacaqlar ve oranin butun hadiseleri orada olanlarin gozu qarshisinda olacaqdir.
104. Ve Biz onu yalniz (Allahin ezeli elminde evvelinden axirinadek) hesablanmish ve mueyyen olunmush bir muddete qeder texire salariq.
105. Ve o (ecel sona yetishen ve Qiyamet) gelib chatan zaman Onun izni olmadan hech kes danishmaz. Belelikle, onlardan bezisi bedbextdir (oz vucudunun butun xeyirlerini puch edib) ve bezisi xoshbext (oz vucudunun butun xeyirlerini elde edib).
106. Bedbext olanlara gelince, onlar od icherisindedirler, orada naleleri ve (uzunqulaqlarin anqirtisina benzer) nefes alib-vermeleri vardir.
107. Orada (axiret aleminin) goyler(i) ve yer(i) durduqca ebedi qalacaqlar, Rebbinin istediyi shey (ebediliyi deyishdirmek istemesi) istisna olmaqla (herchend ki, shubhesiz, O da bunu deyishdirmeyecekdir). shubhesiz senin Rebbin istediyi sheyi qudretle yerine yetirendir.
108. Xoshbext olanlara geldikde, onlar Cennetdedirler. (Axiret aleminin) goyler(i) ve yer(i) durduqca, orada ebedi qalacaqlar, Rebbinin istediyi shey istisna olmaqla. (Bu, ardi-arasi) kesilmeyen bir bexshishdir.
109. Buna gore de onlarin ibadet etdikleri shey(in batil olmasi) baresinde shekk ve tereddudde olma. Onlar yalniz atalarinin bundan qabaq ibadet etdikleri kimi (usuliddinde teqlid etmekle ozlerinin duzeltdikleri mebuda) ibadet edirler. Biz (dunyanin mehdud malindan ve axiretin qeyri-mehdud ezabindan) onlarin paylarini shubhesiz, kamil suretde ve eskiltmeden vereceyik.
110. shubhesiz, Biz Musaya (semavi) kitab verdik. Belelikle onun baresinde (ummeti terefinden onun qebul olunmasinda, ummetinin alimleri terefinden ise onun mezmununda) ziddiyyet yarandi. eger senin Rebbinin (azginlara delil-subutu tamamlamaq uchun mueyyenleshdirilmish vaxta qeder mohlet verilmesi baresindeki ezelden) kechmish hokmu olmasaydi onlarin arasinda mutleq hokm olunardi (ve ishleri biterdi). Heqiqeten onlar (seninle muasir olan yehudiler) bunun (Qur`anin) baresinde tereddud doguran ve qaranliq getiren shekk-shubhe icherisindedirler.
111. Heqiqeten senin Rebbin (Qiyamet gunu) ixtilaf eden tereflerin her ikisinin emellerini(n cezasini, yaxud emellerin gerchek tezahurunu) kamil suretde verecekdir. chunki O, onlarin etdiklerinden xeberdardir.
112. Odur ki, sene emr olundugu kimi (eqidende, emellerinde ve dininin teblig edilib chatdirilmasinda) sabitqedem ve mohkem ol ve hemchinin seninle birge (Allah dergahina) uz tutan kesler (de bele olsunlar). Ve heddi ashmayin. Heqiqeten O, etdiklerinizi gorur.
113. Ve zulm eden keslere urek baglamayin, meyl etmeyin ve arxalanmayin ki, sizin Allahdan bashqa hech bir yardimchi ve bashchiniz olmadigi halda od (Allahin qezebi) size yetisher ve Allah terefinden size komek de olunmaz.
114. Ve namazi gunun iki terefinde ve gecenin gunduze yaxin evvellerinde qil (subh namazini gunun birinci yarisinda, zohr ve esr namazlarini gunun ikinci yarisinda, megrib ve isha namazlarini ise gecenin evvelerinde qil) ki, heqiqeten (namaz bashda olmaqla) yaxshiliqlar gunahlari aradan aparir (gunahin chirkinliyini nefsden, onun fesadlarini alemden, onun lekesini emel defterinden ve ezaba duchar olmagi gunah etmish shexsden uzaqlashdirir). Bu, yada salib xatirlayanlar uchun bir oyuddur.
115. Ve sebr et ve dozumlu ol ki, heqiqeten Allah yaxshiliq edenlerin mukafatini zay etmir.
116. Bes ne uchun sizden qabaqki insan cemiyyetlerinden (meselen Nuhun, Hudun, Salehin ve Lutun qovmlerinden) h onlarin xilas etdiyimiz az bir qisminden (peygemberler ve onlarin ardicillarindan) bashqa a (insanlari) yer uzunde fesad toretmekden chekindiren agil ve dushunce sahibleri olmadi (ki, onlar da o cur ezaba duchar olmayaydilar)? Zulm edenler oz keflerini ve eysh-ishretlerini davam etdirdiler ve onlarin hamisi gunahkar idiler. (Buna gore de tarix boyu besheriyyetin ekseriyyetinin yoldan chixmasi teeccublu ve teessuf dogurandir).
117. Ve senin Rebbin hech vaxt sheher ve kendleri onlarin ehalisi emelisaleh ve islah eden olduqlari halda zulmle helak etmek niyyetinde olmayib.
118. Ve eger Rebbin qeti irade ile isteseydi, insanlarin hamsini (mecburi suretede) tek (bir dinde ve bir sheriete emel eden) bir ummet ederdi (haminin qelb isteyini qeyri-ixtiyari olaraq tek bir etiqad ve emel uzerinde mohkemlendirerdi). (Lakin onlari ixtiyar sahibi etdi) ve (buna gore de) onlar hemishe ziddiyyetdedirler.
119. Senin Rebbinin rehm etdiyi (iman ve birlik qismet etdiyi) kesler istisna olmaqla. Ve onlari ele buna gore yaratmishdir. Rebbinin ''shubhesiz, Cehennemi (azgin) cin ve insanlarla busbutun dolduracagam'' kelmesi (ezelden) qeti ve tamam olmushdur.
120. Elchiler(imiz)in xeberlerinin her curunu - vasitesi ile qelbini sabitleshdirerek mohkemlendirdiyimiz xeberleri sene neql edirik. Bu hekayetlerde sene haqq ve mominler uchun bir oyud-nesihet gelmishdir.
121. Iman getirmeyenlere de: ''ozunuzun (hemin bu) durumunuzla bacardiginizi edin ki, heqiqeten biz de (oz vezifelerimize) emel edirik.''
122. ''Ve (kufr ve azginliginizin neticesini) gozleyin ki, heqiqeten biz de gozleyirik.''
123. Goylerin ve yerin gizli sirleri Allaha mexsusdur (Onun mulk, qudret ve elminin ehatesindedir) ve (varliq aleminde) butun emrler ve ishler (sebeb-netice qanunu yolu ile) Ona qayidir. Buna gore de Ona ibadet et ve Ona tevekkul et. Ve Rebbin etdiklerinizden esla xebersiz deyildir.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-24-2010   #18
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
Standart 12).Yusif 111aye

0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Ra. (Men butun sheyleri goren Allaham. Menim kitabim hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, lakin eyni zamanda mocuzedir. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Muhemmed d sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem arasinda remzlerdir.) Bu (uca meqamli) sure (ve ayeler, besher cemiyyeti uchun) aydin Qur`anin ayeleri ve (Allah dergahina yaxin olan uca meqamlilar uchun) ashkar (olan Lovhi-Mehfuzda) yazilmish ayelerdir.
2. Heqiqeten Biz onu erebce bir Qur`an (oxunan ve ereb dilinde olan kelmeler) sheklinde nazil etdik ki, belke (onun uca maarifi barede) dushunesiniz ve agilla derk edesiniz.
3. Biz bu Qur`ani sene vehy etmekle, en gozel ehvalati en gozel hekaye etmek uslubu ile sene oxuyuruq ve heqiqeten sen bundan once (bu ehvalatdan) xebersizlerden idin.
4. (Xatirla) o zaman(i) ki, Yusuf oz atasina (Yequba) dedi: ''Atacan, heqiqeten men (yuxuda) on bir ulduz, gunesh ve ay gordum; onlari mene secde eden gordum.''
5. Dedi: ''Ogulcan, oz yuxunu qardashlarina danishma ki, sene (qarshi) hiyle ishlederler. Heqiqeten sheytan insanin achiq-aydin dushmenidir.''
6. ''Ve belece (bu yuxuda sechildiyin kimi) Rebbin seni (gelecekde) sechecek ve yuxularin ve (semavi kitablarda, peygemberlerin sozlerinde gelmish) hedislerin yozumunu sene oyredecek ve senden once atalarin Ibrahime ve Ishaqa tamamladigi kimi sene ve Yequb ailesine (de) nemetini tamamlayacaqdir. Heqiqeten, Rebbin bilen ve hikmet sahibidir.
7. Heqiqeten Yusufda (onun ozunde ruhunun ezemeti, insani keyfiyyetlerinin kamilliyi ve peygemberlik meqami baximindan) ve qardashlarinda (onunla qardashlarinin bashina gelenlerde) sorushanlar uchun (ibret ve hidayet) nishaneler(i) vardir.
8. O zaman (bir-birlerine) dediler: ''Yusuf ve (onunla bir anadan olan) qardashi (Binyamin) atamizin yaninda bizden daha sevimlidir, halbuki, biz guclu (atamizin evini ve mallarini qoruyan ve onun ishlerini idare eden) bir desteyik. Dogrudan da bizim atamiz (yashayish terzi ve ovladlari ile reftar baximindan) achiq-ashkar bir azginliq icherisindedir (leyaqeti az olani leyaqeti chox olandan ustun tutur)!''
9. ''Yusufu oldurun, ya onu (namelum) bir yere atin ki, atanizin diqqeti yalniz size yonelsin ve ondan sonra (tovbe etmekle atanizin ve Allahin yaninda) saleh bir deste olun.''
10. Onlardan biri (qardashlarin en boyuyu ve agillisi) dedi: ''Yusufu oldurmeyin ve eger (dogrudan da) bir ish gorensinizse, onu quyunun dibine atin ki, karvanlardan hansisa onu gotursun (ve bu menteqeden chixarib aparsin)''. (Onlar ele bu qerara da geldiler.)
11. (Sonra atalarinin yanina gelib) dediler: ''Ey atamiz, sene ne olub ki, Yusufu (saxlamagi) bize etibar etmirsen? Halbuki, shubhesiz, biz onun xeyrini isteyenlerik.
12. Onu sabah bizimle gonder ki, chemenlikde gezib dolansin ve oynasin ve biz onu mutleq qoruyacagiq.''
13. Dedi: ''Heqiqeten, onu (chole) aparmaginiz meni chox qemgin edir ve qorxuram ki, siz ondan xebersiz iken canavar onu yesin.''
14. Dediler: ''elbette, eger biz guclu bir deste ola-ola, onu canavar yese, onda biz chox ziyana ugrayan olariq''.
15. Belelikle onu aparib quyunun dibine atmaq qerarina geldikde(n sonra cinayetlerini planlashdirdiqlari kimi de heyata kechirtdiler). Ve Biz (ele orada) Yusufa vehy etdik ki, (bir gun) sen onlara, onlar bilmeden bu ishlerinden xeber vereceksen (sen onlari taniyacaqsan, onlar ise seni tanimayacaqlar).
16. Ve axsham aglaya-aglaya atalarinin yanina geldiler.
17. Dediler: ''Ey ata, biz getdik, bashimiz bir-birimizle yarishmaga qarishdi. Yusufu da eshyalarimizin yaninda qoyduq. Belelikle, canavar onu yedi. Sen hech vaxt, hetta dogruchu olsaq bele bize inanan deyilsen''.
18. Ve onun koyneyinin uzerinde yalanchi qan getirdiler. (Ata) dedi: ''(Siz dediyiniz kimi deyildir. Canavar Yusufu ne cur yeyib ki, koyneyini parchalamayib?) eksine, nefsiniz (pis) ishi nezerinizde gozel gostermishdir. Buna gore de gerek gozel bir sebr edem. Sizin dediyiniz shey baresinde yalniz Allahdan yardim dilemek lazimdir.''
19. Bir karvan gelib chixdi. Onlar (su getirmek uchun quyuya) su dashiyanlarini gonderdiler. O, vedresini (quyuya) salladi ve ele ki, quyudan chixartdi, birden) dedi: ''Ay mushtuluq! Bu, bir oglan ushagidir! Ve (su dashiyanlar) onu (karvandan ve ya karvanchilar onu bashqa yol yoldashlarindan) ticaret sermayesi kimi gizletdiler. Allah onlarin etdiklerini bilirdi.
20. Onu ucuz bir qiymete, bir neche dirheme satdilar (qardashlari melumat uchun geldikde, onu qachmish qul adi ile karvandakilara ve onlar da onu merkeze apararaq Misirin valisine satdilar). (Qardashlar rusvay olmaq qorxusundan, karvandakilar ise onda azad insan elametleri oldugu uchun) ona regbetsiz idiler.
21. Onu almish misirli shexs oz zovcesine dedi: ''Onunla hormetle davran, belke bize bir xeyir verdi, ya onu ovladliga goturduk.'' Ve belece Biz Yusufa hemin diyarda imkan ve meqam verdik. (elbette, hikmetler ve meslehetler esasinda bele etdik) ve (hem de) ona gore ki, ona hedislerin yozumunu (meleklerin danishigi olan yuxularin yozumunu ve peygemberlerin hedislerinin menalarini) oyredek. Allah (varliq aleminin idare olunmasinda) oz ishine qalibdir ve lakin insanlarin choxu bilmirler.
22. O, cismi ve eqli quvvelerinin yetkinlik ve kamal heddine chatanda, ona hakimlik qudreti, eqli maarifler, (kechmish) sherietlerin (Nuh ve Ibrahimin sherietinin) elmlerini verdik. Biz yaxshi emel sahiblerini bele mukafatlandiririq.
23. Evinde oldugu qadin mulayimlik ve hiyle ile ondan kam almaq istedi ve (bu niyyetle) qapilari mohkem baglayaraq dedi: ''Tez ol, men senin uchun haziram!'' Yusuf dedi: ''Allaha penah! O (senin erin) menim terbiyechimdir ki, yerimi yaxshi edib. [Ve ya: O (Allah) menim Rebbimdir ki, meqamimi gozel edib.] shubhesiz zalimlar hech vaxt nicat tapmazlar.''
24. Dogrudan da o qadin (kam almaq uchun) ona teref hereket etdi ve eger Yusuf oz Rebbinin delilini (ozunun peygemberlik meqamini ve Allahin ezemetini) gormeseydi, tebii olaraq o da (yaxinliq etmek uchun) ona teref hereket ederdi (lakin delili gore-gore onun bele bir hereket etmesi qeyri-mumkun idi). [Ve ya: O qadin (zina etmek uchun) ona teref hereket etdi. eger oz Rebbinin delilini gormeseydi (Rebbi onu sehneden qachmaga istiqametlendirmeseydi) o da (mudafie olunmaq meqsedi ile onu vurmaq ve ya oldurmek uchun) ona teref hereket ederdi.] Biz bele etdik ki, pisliyi (adam oldurmeyi) ve zina (ittihami)ni ondan sovushduraq. Heqiqeten o bizim sechilmish bendelerimizden idi.
25. Ve onlarin her ikisi qapiya teref qachdi ve qadin onun koyneyini arxadan cirdi. (Qapi achilanda) her ikisi qadinin agasini (erini) qapi agzinda gorduler. Qadin dedi: ''Senin ailene qarshi pis fikre dushenin cezasi zindana salinmaqdan ve ya agrili ezab gormekden bashqa ne ola biler?!''
26. (Yusuf) dedi: ''Bu qadin menden kam almaq istedi.'' Ve qadinin ailesinden olan bir shahid (bir mudrik kishi ve ya beshikde olan bir korpe) shehadet verdi (onlari eqli delile dogru istiqametlendirdi ve o, koyneyin nece cirilmasi meselesidir) ki: ''eger onun koyneyi qabaqdan cirilibsa, onda qadin duz deyir ve o, yalanchilardandir.''
27. ''Ve eger onun koyneyi arxadan cirilibsa, onda qadin yalan deyir ve o dogruchulardandir.''
28. Belelikle, (agasi) onun koyneyinin arxadan cirildigini gorende dedi: ''Bu, siz qadinlarin mekr ve hiylesindendir. Dogrudan da sizin (kishilerin ureklerini celb etmek uchun) hiyleniz boyukdur.''
29. ''Ey Yusuf, sen bu hadiseden (onu fash etmekden) dashin ve sen de (ey qadin) gunahinin bagishlanmasini dile ki, heqiqeten sen xeta edenlerden olmusan.''
30. Ve sheherde (Misirde) qadinlardan bir nechesi dedi: ''ezizin (Misir valisinin) zovcesi oz qulundan kam almaq isteyir! Onun mehebbeti ureyinin perdesinden qelbinin derinliklerine sirayet edib. Heqiqeten biz onu achiq-ashkar bir azginliqda goruruk.''
31. Belelikle, (ezizin arvadi) onlarin mekrli sozlerini eshidende, arxalarinca (adam) gonderdi ve onlar uchun mutekke hazirladi. Her birinin eline (meyve soymaq uchun) bir bichaq verdi ve (salam vermek ve qonaqlara qulluq etmek behanesile Yusufa) dedi: ''Onlarin meclisine chix''. Qadinlar Yusufu gordukde onu boyuk hesab etdiler ve (gozelliyine ele valeh oldular ki,) ellerini berk kesdiler ve (teeccub ve heyranligin shiddetinden) dediler: ''Pakdir Allah! Bu, besher deyildir! Bu, yalniz mohterem bir melekdir!''
32. Qadin dedi: ''Bu hemin shexsdir ki, meni (arxamca) ona gore mezemmet edib qinadiniz. elbette, men ondan kam almaq istedim, o ise chekindi. eger o yene de ona etdiyim emrleri yerine yetirmese, zindana salinacaq ve shubhesiz, alchalmishlardan olacaqdir.''
33. (Yusuf) dedi: ''Ey Rebbim, menim uchun zindan bunlarin meni devet etdiklerinden daha xoshdur ve eger bu qadinlarin mekr ve hiylesini menden def etmesen, onlara meyl eder ve nadanlardan olaram.''
34. Belelikle, Rebbi onun duasini qebul etdi ve onlarin hiylesini ondan def etdi. Heqiqeten O, eshiden ve bilendir.
35. O zaman, (Yusufun gunahsizliq) nishaneleri(ni - shahidin sozu, koyneyin arxadan cirilmasi ve onun menevi safligi kimi delilleri) gordukden sonra onu mueyyen bir muddete qeder zindana salmaq qerarina geldiler.
36. Yusufla birge zindana (shahin) iki qul(u) da daxil oldu. Onlardan biri dedi: ''Men (yuxuda,) ozumun (sherab duzeltmek uchun) uzum sixdigimi gorurdum.'' Ve o birisi dedi: ''Men (yuxuda) gordum ki, bashimin ustunde chorek apariram ve qushlar ondan yeyirler. Bize bunlarin (yuxularin) yozumundan xeber ver. Heqiqeten biz seni yaxshiliq edenlerden goruruk.''
37. (Yusuf) dedi: ''Sizin gundelik yemek payiniz size gelib chatmamishdan qabaq men size o yuxunun yozumunu xeber vereceyem. Bu (yuxu yozmaq elmi) Rebbimin mene oyretdiklerindendir. chunki men Allaha imani olmayan ve axirete kafir olan bir qovmun dinini terk etmishem.''
38. ''Ve atalarim Ibrahimin, Ishaqin ve Yequbun dinine tabe olmusham. Biz(im ailemiz)e Allaha hech bir sheyi sherik qoshmaq yarashmaz. Bu (tovhid ve hidayet), Allahin bize ve butun insanlara olan lutflerindendir. Lakin insanlarin choxu shukr etmirler.''
39. ''Ey menim iki zindan yoldashim, (butler, ulduzlar ve saire kimi) choxlu ve perakende tanrilar yaxshidir, yoxsa tek ve (varliq alemine) hakim olan Allah?''
40. ''Sizin Allahin yerine ibadet etdikleriniz ozunuz ve atalarinizin adlandirdigi ve onlar(a ibadet etmeyin duzgun olmasi) barede Allahin hech bir delil-subut nazil etmediyi (mezmunsuz ve quru) adlardan bashqa bir shey deyildir. Mutleq hokm ve (varliq alemi uzerinde) hakimiyyet yalniz Allaha mexsusdur. O, Ondan bashqasina ibadet etmemeyinizi emr etmishdir. Budur sabit ve mohkem din! Lakin insanlarin choxu (bunu) bilmirler.
41. ''Ey menim iki zindan yoldashim! Amma (yuxularinizin yozulmasina geldikde,) sizden biriniz (azad olacaq ve) oz agasina sherab ichirecekdir. O birisi ise dar agacindan asilacaq ve qushlar onun bashindan (beyninden) yeyecekler. Siz iki neferin, yozumunu istediyiniz ishin hokmu (Allah terefinden) verilmishdir ve onun bash vermesi qetidir''.
42. Ve (Yusuf) o iki neferden, xilas olacagini bildiyi birine dedi: ''Meni oz aganin yaninda yada sal.'' Lakin sheytan ona agasinin yaninda onu yada salmagi unutdurdu. Buna gore de Yusuf bir neche il (uch il ile doqquz il arasinda) zindanda qaldi.
43. Ve (bir gun) shah dedi: ''Men (yuxuda) yeddi ariq ineyin yediyi yeddi kok inek, hemchinin yeddi yashil sunbul ve (yashil sunbullere sarilaraq onlari qurudan) diger quru sunbuller gordum. Ey tayfa bashchilari, eger yuxu yozursunuzsa, mene yuxum barede fikir bildirin.''
44. Dediler: ''Qarma-qarishiq yuxulardir ve biz qarma-qarishiq yuxularin yozumunu bilmirik''.
45. Ve (zindandaki) o iki neferden nicat tapmish ve uzun bir muddet sonra (zindani, Yusufu ve yuxu yozumunu) yada salan shexs dedi: ''Men sizi bu yuxunun yozumundan xeberdar ederem. Buna gore de meni (zindana) gonderin!''
46. (O, zindana gelerek dedi ''Yusuf! Ey duz ve dogruchu insan! Bize yeddi ariq ineyin yediyi yeddi kok inek ve yeddi yashil sunbul ve diger quru sunbuller baresinde fikrini bildir. Belke camaatin yanina qayitdim, belke (bu teeccublu yuxunun yozumunu) onlar da bilsinler.''
47. Dedi: ''Yeddi il dalbadal, tam cidd-cehdle ekersiniz. Belelikle bichdiklerinizi, yediyiniz az bir hisse istisna olmaqla oz sunbulunde saxlayarsiniz''.
48. ''Sonra bunun ardinca, yeddi chetin ve qitliq illeri geler ki, (onda) onlar qabaqcadan hemin iller uchun qoydugunuzu (tedaruk gorduyunuzu) yalniz (ekmek uchun toxumluga) saxladiginiz az bir hisse istisna olmaqla yeyerler''.
49. ''Sonra bunun ardinca ele bir il geler ki, onda camaatin dadina yetishiler ve onlar yagish gorerler. Ve onlar onda (sud uchun heyvanlarin doshlerini, shire almaq uchun meyveleri ve yag duzeltmek uchun deneleri) sixarlar''.
50. Ve shah dedi: ''Onu menim yanima getirin.'' Belelikle, onun elchisi Yusufun yanina gelende (Yusuf) dedi: ''oz aganin yanina qayit ve ondan sorush ki, ellerini kesen qadinlarin meqsedi (ve ittihamin movzusu ve menim zindana dushmeyimin sebebi) ne idi? elbette, menim Rebbim onlarin mekr ve hiylesini bilendir!''
51. (shah hemin qadinlari chagirtdirdiqdan sonra) dedi: ''Yusufdan kam almaq istediyiniz zaman sizin meqsediniz ne idi (ve bu ishe kim bashladi)?'' Dediler: ''Pakdir Allah! Biz ona qarshi hech bir pislik ve gunah bilmirik.'' ezizin (fitnenin esl sebebkari olan) zovcesi dedi: ''Indi haqq tamamile aydin oldu. Ondan kam almaq isteyen men idim ve heqiqeten o, dogruchulardandir''.
52. (Yusuf sozlerinin davaminda dedi ''Bu, (qadinlarin chagirtdirilmalari ve onlardan sorgu-sual edilmesi teklifi Misir valisi ezizin) menim o olmayanda ona esla xeyanet etmediyimi bilmesi uchundur. [Ve ya: (ezizin zovcesi dedi ''(Menim) bu (etirafim Yusuf) menim o olmayanda (sorgu-sual meclisinde) ona xeyanet etmediyimi bilmesi uchundur.] shubhesiz, Allah xainlerin hiylesini meqsede chatdirmaz!''
53. (Yusuf yaxud ezizin zovcesi dedi ''Men oz nefsimi (Allahin diqqet ve nezeri olmadan) temize chixarmaq istemirem. chunki, Rebbimin rehm etmesi istisna olmaqla (insanin) nefs(i) daim pisliye emr edendir. Heqiqeten menim Rebbim chox bagishlayan ve mehribandir''.
54. Ve shah dedi: ''Onu menim yanima getirin ozume yaxin adam edim.'' Belelikle, onunla danishdiqdan (ve onun aglini, elmini ve menevi keyfiyyetlerini gordukden) sonra dedi: ''Sen bu gun(den) bizim yanimizda yuksek meqamli ve etibarli shexssen!''
55. (Yusuf bolluq ve qitliq illerinin geleceyini ve dovletin yaxshi idarechiye mohtac oldugunu bildiyi uchun) dedi: ''Meni bu olkenin xezinelerine (xezinedar) teyin et. Heqiqeten men qoruyan ve bilenem.''
56. Ve belece Yusufa o olkede (ele) qudret ve imkan verdik ki, o, oranin istediyi yerinde meskunlashirdi. Biz oz rehmetimizi istediyimiz shexse yetiririk ve yaxshi ish gorenlerin mukafatini esla zay etmirik.
57. Ve shubhesiz, iman getirenler ve teqvalilar uchun axiret mukafati daha yaxshidir.
58. Ve (qitliq illerinde) Yusufun qardashlari (Misre) geldiler ve onun huzuruna daxil oldular. O, (Yusuf) onlari tanidi. Onlar ise (yashi, meqami ve dili deyishdiyine gore) onu tanimadilar.
59. Ve ele ki, onlari azuqe ve sefer vasaiti ile techiz etdi, dedi: (Gelen defe) atabir o biri qardashinizi da menim yanima getirin. Meger gormursunuzmu men olchu qabini tam doldururam ve qonaq qebul edenlerin en yaxshisiyam?''
60. ''Odur ki, eger onu menim yanima getirmeseniz, menim yanimda bir qab (erzaq)iniz bele olmayacaq ve mene yaxinlashmayin da!''
61. Dediler: ''Biz tezlikle onu bir yumshaqliq ve hiyle ile atasindan isteyeceyik ve biz bu ishi mutleq edeceyik''.
62. Ve oz(unun cheki ishi ile meshgul olan) qullarina dedi: ''Onlarin (erzaq almaq uchun getirdikleri) sermayelerini yuklerinin arasina qoyun, belke ailelerinin yanina qayitdiqda onu tanidilar ve ola bilsin ki, (yeniden) qayitdilar.''
63. Belelikle, atalarinin yanina qayidanda dediler: ''Ey ata! (Binyaminin bizimle birge olmayacagi teqdirde) bize olchu (erzaq satilmasi) qadagan edildi. Buna gore de qardashimizi bizimle gonder ki, olchu (ile erzaq) alaq. Ve biz onu mutleq qoruyariq!''
64. (Yequb) dedi: ''Onun baresinde size evveller qardashi baresinde etdiyimden bashqa cur etibar ede bileremmi?! Buna gore de (eger onu gondersem) Allah en yaxshi qoruyandir ve O, mehribanlarin en mehribanidir''.
65. Ve mallarini achanda sermayelerinin ozlerine qaytarildigini gorduler. (Atalarini razi etmek uchun) dediler: ''Ey ata, daha biz ne isteyirik? Bu bizim sermayemizdir ki, ozumuze qaytarilib. Ve (bu defe) ailemiz uchun azuqe getirerik ve qardashimizi qoruyariq. (Onu aparmaqla) bir deve yuku artiq (azuqe) alariq ki, bu, (ezizin yaninda) az bir olchudur''.
66. Dedi: ''Onu mutleq mene getireceyiniz baresinde e hamiliqla bela ve musibete duchar olub helak olmaginiz istisna olmaqla l Allah terefinden mene mohkem bir ehd-peyman vermeyince, onu esla sizinle gondermerem''. Belelikle, ele ki, onunla mohkem ehd-peyman bagladilar, dedi: ''Allah bizim dediyimize vekil ve shahiddir''.
67. Ve (onlari yola salarken) dedi: ''Ey menim ogullarim, haminiz bir qapidan (sheher darvazalarindan ve ya ezizin sarayinin qapilarindan) daxil olmayin. Muxtelif qapilardan daxil olun (ki, hesed edenlerin hesedine, ya bednezerlilerin xeterine, yaxud saray adamlarinin bedgumanligina duchar olmayasiniz). Men hech vaxt Allah terefinden olan bir sheyi sizden def ede bilmerem. Mutleq hokm ve (varliq alemi uzerinde) hakimiyyet yalniz Allaha mexsusdur. Men Ona tevekkul etdim ve tevekkul edenler gerek yalniz Ona tevekkul etsinler''.
68. Ve ele ki, atalarinin emr etdiyi yerden daxil oldular, (bu ish) Allah terefinden qerara alinmish hech bir sheyi onlardan def etmirdi, yalniz Yequbun ureyinde olan bir isteyi (hesedin, bednezerin ve bedgumanin def olunmasini) heyata kechirdi. elbette, o (Yequb, Allah terefinden verilmish choxlu) elm sahibi idi. chunki onu Biz oyretmishdik. Lakin (butun dovrlerin) insanlarin(in) choxu (peygemberlerin bele bir kamala malik olduqlarini) bilmirler.
69. Ve onlar Yusufun huzuruna daxil olanda o, qardashini (Binyamini) oz yaninda oturtdu (ve ona) dedi: ''Heqiqeten men senin qardashinam. Odur ki, (bu qardashlarin indiye kimi menim ve senin barende) etdiklerine kederlenme''.
70. Belelikle, ele ki, onlari azuqe ve sefer vesaiti ile techiz etdi, (ele hemin erzaq olchusu olan) su piyalesini qardashinin yukunun ichine qoydu. Sonra bir carchi car chekdi ki: ''Ey karvan ehli, siz dogrudan da ogrusunuz''. (Zahirde meqsed piyalenin ogurlanmasi idi, eslinde ise onlarin Yusufu atasindan ogurlamalari nezerde tutulurdu. Yaxud da bele deyilmesinin sebebi meslehet olan zeruri bir shey uchun yalan demeyin caiz olmasidir.)
71. (Yusufun qardashlari) uzlerini memurlara tutub dediler: ''Ne itirmisiniz?''
72. Dediler: ''shahin olchu qabini itirmishik. Onu getirene bir deve yuku (mukafat, yaxud zehmet haqqi) verilecekdir ve buna (men carchi) ozum zaminem''.
73. (Yusufun qardashlari) dediler: ''Allaha and olsun, siz (ozunuz) yaxshi bilirsiniz ki, biz yer uzunde fesad toretmeye gelmemishik ve biz hech vaxt ogru olmamishiq''.
74. Dediler: ''eger siz yalanchi chixsaniz, onun cezasi nedir?''
75. Qardashlar dediler: ''Onun cezasi budur ki: Su qabi kimin yukunun ichinden tapilsa, o ozu onun cezasidir (ogru bir muddet mal sahibinin ixtiyarinda qalir). Biz (ogurluq etmekle) zulm edenleri bele cezalandiririq''.
76. Belelikle, Yusuf axtarisha qardashinin qabindan qabaq onlarin azuqe qablarindan bashladi, sonra piyaleni qardashinin qabindan chixartdi. Biz Yusuf uchun bele chare qildiq. chunki shahin adet ve qanununa gore onun, oz qardashini Allahin (qanunun deyishdirilmesi ve ya yuxaridaki yolun heyata kechirilmesi) isteyi istisna olmaqla tutub saxlamasi duzgun deyildi. Biz istediyimiz her bir kesi derecelerle yukseldirik. Her bir elm sahibinden ustun daha bir bilikli vardir.
77. (Qardashlar) dediler: ''eger o ogurluq edibse (bu, teccublu deyil), kechmishde onun bir qardashi da ogurluq etmishdi''. Bele olan halda Yusuf hemin sozu oz qelbinde gizletdi ve onlara bildirmedi (ve oz-ozluyunde) dedi: ''Siz seviyyece (insanliq seviyyesi baximindan) daha pissiniz (ki, exlaqi tenezzul ve hesed sifetiniz vardir). Allah sizin dediyiniz sheyi daha yaxshi bilir.''
78. Dediler: ''Ey eziz, heqiqeten onun chox qoca ve yashi otmush bir atasi vardir. Buna gore de onun yerine bizim birimizi gotur. Heqiqeten biz seni yaxshiliq edenlerden goruruk''.
79. Dedi: ''Allah elemesin ki, malimizi tapdigimiz shexsden qeyrisini tutaq. eks halda biz mutleq zalim olariq''.
80. Belelikle, ondan (Yusufun onlarin teklifini qebul etmesinden ve qardashlarinin nicat tapmasindan) naumid olduqdan sonra, pichildasharaq bir kenara chekildiler. Boyukleri dedi: ''Meger atanizin (Binyamin baresinde) sizden mohkem ilahi bir peyman almasini ve kechmishde de Yusuf baresinde ne noqsanlara yol verdiyinizi bilmirsiniz?! Buna gore de, (shexsen) men atam mene icaze verene ve ya Allah menim baremde hokm chixarana qeder bu diyardan esla chixmayacagam. O, hokm edenlerin en yaxshisidir''.
81. ''Atanizin yanina qayidin ve deyin: ''Ey ata! Heqiqeten oglun ogurluq etdi (ve onu tutub saxladilar) ve biz ancaq bildiyimiz sheye shehadet verdik (senin yaninda shehadet verdik ki, o, ogurluq etmishdir ve ezizin de yaninda shehadet verdik ki, ogrunun cezasi qul olmaqdir). Biz qeybden de xeberdar deyildik (eger onun ogurluq edeceyini bilseydik ozumuzle aparmazdiq. Hemchinin onu qul kimi gotureceklerini bilseydik hemin hokmu beyan etmezdik)''.
82. ''Ve bizim orada (ichinde) oldugumuz cemiyyetden (misirlilerden) ve aralarinda geldiyimiz karvandan sorush. Heqiqeten biz dogruchuyuq''.
83. (Yequb) dedi: ''eksine, (siz de gunahkarsiniz,) nefsiniz ishi sizin uchun nahaq olaraq cilvelendirmishdir (ki, onlara bizim dinimizde ogrunun kole edilmesi xeberini vermish, belelikle de Binyamini esir etmisiniz). Odur ki, gozel bir sebr etmem gerekdir. umid var ki, Allah onlarin hamisini (Misirde olan o iki neferi ve Yusufu) mene qaytarsin. Heqiqeten (her sheyi) bilen ve hikmet sahibi Odur''!
84. Ve onlardan uz donderib dedi: ''Heyif Yusufdan!'' Ve qem-qusseden (qem-qussenin choxlugundan) onun her iki gozune ag geldi ve onu daim qusse bogurdu.
85. (Oglanlari) dediler: ''And olsun Allaha, sen Yusufu o qeder xatirlayirsan ki, axirda olum yatagina dushecek ve ya helak olacaqsan.''
86. Dedi: ''Men oz agir keder ve qussemden (size deyil) yalniz Allaha shikayet edirem ve Allah terefinden sizin bilmediyiniz bir shey (Yusufun diri olmasini) bilirem.''
87. ''Ey menim oglanlarim, gedin Yusufu ve qardashini axtarin ve Allahin qurtulush ve merhemetinden naumid olmayin ki, Allahin merhemetinden kafirlerden bashqa hech kim naumid olmaz''.
88. Belelikle, (novbeti defe erzaq almaq ve qardashlarini xilas etmek meqsedile Misire gedib) onun (Yusufun) huzuruna daxil olanda dediler: ''Ey eziz, bize ve ailemize chetinlik ve sixinti uz verib ve biz azaciq bir sermaye getirmishik. Buna gore de bize kamil olchu (ile erzaq) ver ve bize sedeqe ver ki, heqiqeten Allah sedeqe verenleri mukafatlandirir''.
89. Dedi: ''Hech cahil ve nadan oldugunuz zaman Yusuf ve qardashi ile ne etdiyinizi bilirsiniz?!''
90. Dediler: ''Yoxsa dogrudan sen ozun Yusufsan?!'' Dedi: ''(Beli,) men Yusufem ve bu da menim qardashimdir. Heqiqeten Allah bizim boynumuza haqq qoydu (bizi zilletden izzete, ayriliqdan vusala ve nadanliqdan elme chatdirdi). chunki, kim teqvali olsa ve sebr etse (mukafatlandirilar). Heqiqeten Allah yaxshi emel sahiblerinin mukafatini zay etmez''.
91. Dediler: ''Allaha and olsun ki, Allah seni secherek bizden ustun etmishdir ve biz dogrudan da sehv etmishik''.
92. Dedi: ''Bu gun size qarshi hech bir mezemmet yoxdur. Allah sizi bagishlayar. O, mehribanlarin en mehribanidir''.
93. ''Menim bu koyneyimi aparin ve onu atamin uzune atin, gorecekdir. Ve butun ailenizi menim yanima getirin''.
94. Karvan (Misirden) ayrilan kimi atalari (Kenanda) dedi: ''eger meni sefeh hesab etmeseydiniz, (deyerdim ki,) heqiqeten men Yusufun etrini hiss edirem.''
95. Dediler: ''Allaha and olsun ki, sen hele de oz evvelki zelaletinde (Yusufa olan hedsiz mehebbetinde) qalmaqdasan.''
96. Belelikle, mushtuluqchu gelib koyneyi onun uzune atan kimi onun gozleri achildi. Dedi: ''Meger size demedimmi ki, heqiqeten men Allah terefinden sizin bilmediyiniz bir sheyi (Yusufun diri olmasini ve hicranin sona yetmesini) bilirem?!''
97. (Yequbun oglanlari) dediler: ''Ey ata, (Allahdan) bizim gunahlarimizin bagishlanmasini iste ki, heqiqeten biz sehv etmishik''.
98. Dedi: ''Tezlikle sizin uchun oz Rebbimden bagishlanmaq isteyerem (qoyun cume axshami olsun ve ya Yusufa qovushmaq gunu gelib chatsin). shubhesiz, O, chox bagishlayan ve mehribandir''.
99. Belelikle, onlar Yusufun huzuruna daxil olanda, o ata-anasini qucaqladi ve onlara oz yaninda yer verib dedi: ''Allahin isteyi ile emin-amanliqla Misir diyarina daxil olun''.
100. Ve ata-anasini oz taxtina chixartdi ve (o, daxil olan zaman hamisi) onun qarshisinda secdeye dushduler. Ve (Yusuf) dedi: ''Ey ata, (bu secdeler) menim evvelki yuxumun yozumudur ki, Allah onu gerchekleshdirdi. Dogrudan da O, meni zindandan chixardan zaman ve sheytan menimle qardashlarimin arasini vurduqdan sonra sizi sehradan (bura) getirende mene yaxshiliq etdi. shubhesiz, menim Rebbim istediyi kese ehsan eden ve her bir chetin ishi oz deqiq ve mutleq tedbiri ile asanlashdirandir. Heqiqeten (her sheyi) bilen ve hikmet sahibi yalniz Odur''.
101. ''Ey Rebbim, Sen mene seltenet ve hokumetden pay verdin ve yuxularin yozumunu ve hedislerin (sema kitablarinin ve peygemberlerin kelamlarinin) tefsirini oyretdin! Ey goyleri ve yeri yaradan! Sen dunyada ve axiretde menim yardimchim ve bashchimsan. Menim canimi (Senin emrine) teslim oldugum halda al ve meni salehlere qovushdur''.
102. Bu (hekayet), sene vehy etdiyimiz qeyb xeberlerindendir ve sen onlar (Yusufun qardashlari) oz ishleri baresinde qerara geldikleri ve (onu heyata kechirmek uchun) hiyle qurduqlari zaman onlarin yaninda deyildin.
103. Insanlarin choxu sen (onlarin iman getirmelerini) chox istesen de iman getiren deyildirler.
104. Halbuki, sen onlardan (bu kitabin teblig ve chatdirilmasi muqabilinde) hech bir mukafat istemirsen. Bu (Qur`an), alemdekiler uchun oyud-nesihetden bashqa bir shey deyildir. (O, besher cemiyyetine beyinlerinin definelerini, ruhlarinin xususiyyetlerini ve dunyalarinin sirlerini xatirladir, bunlari onlarin yadina salir. Odur ki, sen onlardan bir shey isteseydin de onlar bunu layiqince mukafatlandira bilmezdiler.)
105. Goylerde ve yerde (Allahin tovhid, celal ve camalina ve meadin haqq olmasina dair) choxlu nishaneler vardir ki, insanlar onlarin yanindan uz chevirmish ve diqqetsiz halda kechib gedirler.
106. Ve onlarin (dunyada insanlarin) choxu Allaha ancaq sherik qosharaq (bute, uzeyire, Isaya, nura, zulmete etiqad beslemekle ve her hansi bir ashkar ve gizlin shirke duchar olaraq) iman getirerler.
107. Buna gore de, meger onlar Allahin ezablarindan (her yeri) buruyen bir ezabin onlara yetishmesinden ve ya Qiyametin qefleten, fikirlerine bele getirmedikleri bir halda onlari haqlamasindan amandadirlar?!
108. (Ya Peygember,) de: ''Bu menim yolumdur. Men ve mene tabe olan her bir kes besiret ve gozuachiqliqla Allaha teref devet edirik. Allah butun eyb ve noqsanlardan pak (ve uzaq)dir ve men mushriklerden deyilem''.
109. Ve senden once (besher cemiyyetinin hidayeti uchun melekleri, qadinlari ve sehrada yashayanlari deyil) yalniz sheher ve kend ehalisinden olub vehy nazil etdiyimiz kishileri gondermishik. Meger onlar ozlerinden evvel olmush kimselerin aqibetlerinin nece olmasini gormek uchun yer uzunde seyr etmeyibler?! elbette, axiret evi teqvalilar uchun daha yaxshidir. Hech dushunmursunuz?!
110. (Bizim peygemberlerimiz devet, qovmler ise inkar etdiler ve) nehayet peygemberlerimiz naumid olan ve (qovmler) onlara yalan deyilmesini guman eden zaman (birden) Bizim komeyimiz onlara yetishdi. Belelikle istediyimiz kesler xilas edildiler. (elbette,) Bizim ezabimiz gunahkar qovmden sovushdurulmur.
111. shubhesiz, onlarin (peygemberlerin ve onlarin ummetlerinin) bashlarina gelenlerde agil sahibleri uchun bir ibret vardir. (Bu Qur`an) yalandan uydurulmasi mumkun olan bir soz deyil. Lakin ozunden once olan (sema kitablarin)i tesdiq eden, (din ishleri ve menevi maarif baresinde) her bir sheyi mufessel izah eden ve imani olan tayfa uchun dogru yol gosteren ve merhemetdir.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-24-2010   #19
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
Standart 13).Er-Re`d 43aye

0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Mim, Ra. (Men bilen ve goren Allaham. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, amma hech kesin onun kimisini getirmek qudreti yoxdur. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Onun Peygemberi arasinda olan remzlerdir.) Bu (surede olan) ayeler (cemlenmish) bu kitabin (ve Qur`anin) ayeleridir. [Ve ya: (Alemde olan) bu (ayeler), bu (yaradilish) kitabin(in ve yaradilish aleminin) ayeleridir.] Ve Rebbin terefinden sene nazil olan haqdir, lakin insanlarin choxu (bu ayeleri eshitmelerine ve o ayeleri gormelerine baxmayaraq) iman getirmirler.
2. Allah goyleri sizin gore bilmediyiniz sutunlarla ucaldan, sonra ise (alemin hokmranliq) taxt(in)a hakim olan ve guneshi ve ayi (ozune) ram edendir. Onlarin her biri (ozunun duz ve dairevi hereket yolunda) mueyyen bir muddetedek hereketdedir. (Allah varliq aleminin) ishi(ni) idare edir, (Qur`anda, alemlerde ve nefslerde olan) nishaneleri mufessel beyan edir ki, belke siz (bu alemden sonra) Rebbinizle gorusheceyinize yeqinlik tapasiniz.
3. Ve bu yeri dosheyen, orada sabit ve mohkem daglar ve chaylar yaradan ve orada butun meyvelerden (ve heyvanlardan, bitkilerin toxumlarindan) cut-cut ve erkek ve dishi yaradan Odur! Geceni (tedricle, gecelerin uzanan vaxtlarinda) gunduzun uzerine ortur. shubhesiz, bunda (atmosfer deyishkenliyinde) Onun zat ve sifetlerinin birliyine dair) dushunen deste uchun nishaneler vardir.
4. Ve yer uzunde bir-birinin kenarinda olan qiteler, uzum baglari, ekinler ve bir kokden ve muxtelif koklerden olan xurma agaclari vardir ki, hamisi bir su ile suvarilirlar ve bununla bele, mehsul baximindan onlarin bezisini bezisinden ustun edirik. Heqiqeten bunda (yaradilishin bu muxtelifliyinde) agillarini ishleden deste uchun nishaneler vardir.
5. eger (bir sheye) teeccublenirsense, onda teeccublu onlarin (dedikleri) ''meger (olenden sonra) torpaq olan zaman biz dogrudanmi yeni bir yaradilishda olacagiq?'' sozleridir. Onlar ozlerinin Rebbine kufr etmish keslerdir ve onlarin boyunlarinda (dunyada zelalet, axiretde ise od) zencirler(i) vardir. Onlar od ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
6. Onlardan qabaq (kechmish ummetlere) ibretamiz belalarin (gelib) kechmish oldugu(nu bildikleri) halda, onlar senden rehmet (telebin)den qabaq, ezab(in nazil olmasin)a telesmeyini isteyirler. Heqiqeten senin Rebbin insanlarin zulmlerine baxmayaraq onlara qarshi (boyuk bir) bagishlama sahibidir ve elbette, Rebbin (ezaba layiq olanlara) shiddetli ceza verendir.
7. Ve kufr edenler ''ne uchun ona Rebbi terefinden (Salehin devesi, Musanin esasi ve Isanin sufresi kimi) bir nishane ve mocuze nazil olmamishdir?!'' deyirler. eslinde sen yalniz bir qorxudansan (ve mocuze senin ixtiyarin ve onlarin sechimi ile deyil, Allahin elindedir) ve (besher cemiyyetinden olan) her bir deste uchun bir dogru yol gosteren (ya peygember, ya imam ya da rehber) vardir.
8. Allah (insan ve qeyri-insan olmasindan asili olmayaraq) her bir dishinin ne dashidigini ve onlarin betnlerinin neyi azaltdigini ve neyi choxaltdigini (betndeki ovladlarin sayinin bir ve ya bir neche oldugunu, hamilelik dovrunun alti aydan bir ile kimi ne qeder chekeceyini) bilir ve (varliq alemini teshkil eden unsurlerden) her bir sheyin Onun yaninda (mueyyen) bir miqdari vardir.
9. Gizlini ve ashkari bilendir ve O, her bir sheyden ve vesfden boyuk ve ustundur.
10. (Onun uchun) sizden birinin sozunu (ureyinde) gizletmesi (yaxud birinin qulagina pichildamasi) ile birinin onu ashkar etmesi, birinin gece vaxti gizlenmesi ile gunduz ashkar shekilde gEl-get etmesi eynidir.
11. Insan uchun (onun emellerini yazan Reqib ve etid adli iki melekden bashqa) onun onunde ve arxasinda (meleklerden olan) nezaretchiler vardir ki, Allahin emri ile daim onu qoruyurlar. Heqiqeten Allah hech bir deste uchun (movcud) olani (nemet ve firavanligi, yaxud bela ve chetinliyi) onlar ozlerinde olani (iman ve kufru, yaxud itaet ve fasiqliyi) deyishdirmeyince deyishdirmir. Allah her hansi bir deste uchun pislik (ve ezab) isteyende, onun qarshisi esla alinmaz ve onlar uchun Ondan bashqa hech bir yardimchi ve bashchi yoxdur.
12. (Dolu ve selden) qorxmaq ve (rehmet ve xeyire) umid uchun (chaxan) shimsheyi size gosteren ve (axar sudan ibaret bir derya olan) agir buludlari vucuda getiren (ve yuxari qaldiran) Odur!
13. Goy gurultusu (yaradilish dili ile) Ona hemd etmekle birge Onu pakliqla oyur (agilla diqqet etdikde basha dushmek olur ki, goyde olan sesler Onun qudretinin kamilliyinden ve noqsandan pak ve uzaq olmasindan danishirlar) ve hemchinin melekler ezemetinin qorxusundan (Onu pakliqla oyurler). Ve ildirimlari gonderir ve onlari Allah baresinde chekishdikleri halda istediyi ferde ya ferdlere (cezaya layiq keslere) yetirir! O, boyuk qudret, elecede mekrle mubarizede shiddetli ceza sahibidir.
14. Haqqa teref ve heqiqi devet (insanlari ibadet ve itaete chagirmaq) yalniz Ona mexsusdur [ve hemchinin haqq ve heqiqi chagirisha ve hacet istemeye yalniz O layiqdir]. Mushriklerin Onun yerine chagirdiqlari kesler, onlar uchun (ehtiyaclarindan) hech bir sheyi reva etmezler. Onlar suyun, agzina chatmasi uchun (uzaqdan) iki ovucunu suya teref uzadan [ve ya suyun agzina yetishmesi uchun iki elini acharaq suya sal(ib chole chixar)an,] lakin suyun onun agzina esla yetishmeyeceyi kes kimidirler (butlerin mushriklerin isteklerini yerine yetirmeleri, susuz bir shexsin susuzlugunun yatirilmasinda uzaqdan suya el uzatmagin tesiri kimidir). Kafirlerin duasi azginliq ve puchluqdan bashqa bir shey deyildir.
15. Goylerde ve yerde olan her bir kes ve her bir shey ister-istemez (agil ve iman sahibleri ixtiyari itaetkarliqla, bashqalari ise qeyri-ixtiyari itaetkarliqla) Allaha secde edir ve hemchinin onlarin kolgeleri (goylerde guneshin ve ya her hansi bir bashqa nurun muqabilinde qerar tutan ve gece-gunduzleri olan kolgeli cisimlerin kolgesi) seherler ve axshamlar (Allah qarshisinda secde edirler).
16. (Mushriklere) de: ''Goylerin ve yerin Rebbi kimdir?'' (Sonra ozun) de: ''Allah!'' (chunki bundan bashqa bir cavab yoxdur ve onlar inadkarliq uzunden susurlar. Ve onlarin etiqadlarini inkar etmek ve bunun agil baximindan qeyri-mumkun oldugunu chatdirmaq meqsedile) de: ''Bele ise, hetta ozleri uchun (hech) bir xeyir ve ziyan qudretine malik olmayan, Ondan qeyrisini yardimchi ve bashchi goturmusunuz?! De: ''Meger korla goren birdir? Yaxud zulmetlerle nur beraberdir?'' Yoxsa Allaha Onun yaratdiqlari kimi (bezi sheyler) yaradan sherikler qoshublar ve (neticede bu) iki cur yaradilish, ya yaradilmishlar, ya yaradanlar (arasindaki oxsharliq) onlari chash-bash salib (ve buna gore de sherikleri de ibadete layiq bilibler)? De: ''(shubhesiz) her bir sheyin yaradani Allahdir ve Odur tek, (varliq aleminin butun hisseciklerine) qalib ve mutleq hakim!
17. (Allah) goyden (yagish, qar ve dolu sheklinde) su nazil etdi. Belelikle chaylar(in her biri) oz tutumu miqdarinda (su goturerek) axdi ve sel oz uzerinde kopuk apardi. Hemchinin (ocaqlarda) zinet ve bezek eshyalari ve ya yashayish vasiteleri elde etmek meqsedile uzerinde od yandirilan sheyde de (medenlerin qarishiq torpaginda da) selin kopuyu kimi kopuk vardir. Allah haqq ile batili bele misal chekir (heqiqetler su ve filizler, batiller ise onlarin kopukleridir). Amma o kopuk bir kenara gederek mehv olur, (sular ve erimish filizler kimi) insanlara fayda veren shey ise yerde qalir. Allah misallari bele chekir.
18. ozlerinin Rebbine (Onun chagirishina musbet) cavab verenler uchun gozel aqibet ve gozel mukafat vardir. Ona (Onun chagirishina musbet) cavab vermeyen kesler (ise), eger (axiret gunu) yer uzunde olan sheylerin hamisi ve hemchinin onun (diger bir) misli onlarin olsa, hamisini ozlerinin nicat tapmalari uchun feda etmeye razi olarlar. Hesabatlari pis olacaq kesler onlardir (onlarin hech bir xeyir emelleri qebul deyil ve hech bir gunahlari da bagishlanmayacaqdir). Onlarin yerleri Cehennemdir ve ora chox pis bir qalacaq yeridir!
19. Belelikle meger Rebbin terefinden sene nazil edilenin haqq oldugunu bilen kes, (batini gozu) kor olan kes kimidir? eslinde yalniz agil sahibleri ibret goturerler.
20. Hemin o kesler ki, Allahin ehdine vefa edir ve (Onun tovhidinin eqli ve neqli) peymani(ni) sindirmirlar.
21. Ve o kesler ki, Allahin, birleshilmesine emr etdiyi sheye (Allaha, peygemberlere, qohumlara, emr sahiblerine ve cemiyyete) birleshir, ozlerinin Rebbinden chekinir ve (Qiyametdeki) hesabin chetinliyinden qorxurlar.
22. Ve o kesler ki, ozlerinin Rebbinin raziligini celb etmek uchun (chetinliklerde ve oz vezifelerini yerine yetirmekde) sebr etdiler, namaz qildilar, onlara ruzi olaraq verdiklerimizden (mal-dovletden) gizlinde ve ashkarda Allah yolunda xerclediler ve ozlerinin yaxshi emelleri ile gunahlari (ya oz yaxshi davranishlari ile bashqalarinin pis reftarini) uzaqlashdirirlar. Bu dunyanin (gozel) sonu (onun sona chatmasi ile Cennete daxil olmaq) onlar uchundur.
23. (Hemin o) ebedi Cennetler ki, onlarin ozleri ve atalarindan, zovcelerinden ve ovladlarindan (eqide baximindan) layiq olanlar (emelleri naqis olsa da, onlara gore) ora daxil olarlar. Ve melekler her bir qapidan onlarin yanina daxil olarlar.
24. (Ve deyerler ''Sebr ve dozumluluyunuzun muqabilinde salam olsun size! O dunyanin sonu (olaraq bura) ne gozeldir!''
25. Allahin (tovhid ve dinin qebul edilmesi baresindeki) ehd-peymanini (mocuzeler ve delillerle) mohkemlendirdikden sonra pozan, Allahin birleshilmesine emr etdiyi sheyi qiran ve yer uzunde fesad toreden kesler uchun lenet ve bu dunyanin pis sonu vardir.
26. Istediyi kes uchun (maddi ve menevi) ruzini choxaldan ve ya azaldan Allahdir! Onlar (kafirler) dunya heyatina sevinirler, halbuki, dunya heyati axiret muqabilinde (cuzi) bir paydan bashqa bir shey deyildir.
27. Ve kufr eden kesler (mesxere meqsedile) ''ne uchun ona Rebbi terefinden (bizim ureyimiz isteyen, yaxud Salehin devesi, Musanin esasi ve Isanin sufresi kimi) bir nishane ve mocuze nazil olmamishdir?'' deyirler. De: ''shubhesiz, Allah (mocuzeni hikmet ve meslehet esasinda gonderir, buna gore de haqqi qebul etmeyenlerden) istediyi shexsi azginliqda boshlayir ve Ona teref qayitmish shexsi hidayet edir''.
28. O kesleri ki, iman getiribler ve qelbleri Allahi yada salmaqla rahatliq tapir. Bilin! Qelbler yalniz Allahi yada salmaqla rahatliq tapir.''
29. shadliq ve sevinc, pak heyat, uca Cennet ve Tuba agaci iman getiren ve yaxshi ishler goren keslere mexsusdur ve onlarin gozel bir donushleri vardir.
30. (oz cari qanunlarimiza esasen kechmishdekilere peygemberler gonderdiyimiz kimi,) seni (de) ozlerinden qabaq ummetler gelib-kechmish bir ummetin icherisine gonderdik ki, sene vehy etdiyimizi onlara oxuyasan, halbuki onlar Rehman olan Allaha kufr edirler (Onun vehdetini ve rehmetinin shamilliyini qebul etmirler). De: ''O menim Rebbimdir, Ondan bashqa hech bir mebud yoxdur, yalniz Ona tevekkul etdim ve donushum yalniz Ona terefdir.''
31. Ve eger vasitesile daglarin herekete getirildiyi, ya yerin yarilib parcha-parcha oldugu, yaxud vasitesile olulerle danishilan bir Qur`an olsaydi (bunun onlarin imanina yene de hech bir tesiri olmazdi). (chunki iman ve hidayet,) hetta ishler ve emrler butunlukle Allaha mexsusdur. Buna gore de meger iman getiren kesler (hele de bunlarin imanindan) umidlerini uzub basha dushmeyiblermi ki, eger Allah isteseydi insanlarin hamisini (mecburi suretde) hidayet ederdi?! (Lakin Allahin qanunu imana mecbur etmek deyildir.) Ve kufr eden keslere daim etdiklerinin cezasi olaraq ezici bir musibet yetisher, yaxud onlarin evlerinin yaxinliginda nazil olar ki, Allahin (son) vedesi yetishsin. Heqiqeten Allah vede xilaf chixmaz.
32. Heqiqeten, senden evvelki peygemberlere de istehza edilmishdi, belelikle, kufr (ve istehza) eden keslere (bir muddet) mohlet verdim, sonra onlari (suda bogulma, zelzele, semavi bagirti ve dash yagishi kimi ezablarla) yaxaladim. Buna gore de (bax gor) Menim ezabim nece olmushdur?!
33. Bele ise, meger her bir cana hakim olan ve onun emeline nezaret eden kes (cansiz butler kimidir? Bununla bele) onlar Allaha sherikler qoshublar. De: ''Onlari (sifetleri ile) adlandirin (deyin ki, onlar diri, yaradan, eshiden ve gorendirler)! ''Dogrudanmi Allaha yer uzunde (selahiyyetini) tanimadigi bir sheyden xeber verirsiniz? Yoxsa quru ve bosh soz deyirsiniz? (Xeyir, shubhesiz, Allahin hech bir sheriki yoxdur,) eksine, kufr eden kesler uchun onlarin mekr ve hiyleleri zinetlendirilib ve onlar (haqq) yoldan saxlanilaraq mehrum edilibler. Allahin azginliqda boshladigi kese esla yol gosteren olmayacaqdir.
34. Onlar uchun dunya heyatinda (doyushde meglubiyyet, xestelik ve qitliq kimi bir sira) ezab(lar) vardir. elbette, axiret ezabi daha chetindir. Onlari Allah(in ezabin)dan bir qoruyan (da) yoxdur.
35. Teqvalilara ved edilmish Cennetin vesfi beledir: Onun (evlerinin ve agaclarinin) altindan daim chaylar axir, onun bol meyvesi, yemekleri ve ruzisi daimi, kolgesi hemishelikdir. Bu, teqvali olan keslerin aqibetidir, kafirlerin aqibeti ise oddur!
36. (Sema) kitab(i) verdiyimiz kesler (Islami tesdiq eden yehudiler ve xristianlar) sene nazil olana sevinirler. Ve (kitab ehlinden olan) destelerden bezileri onun bezi yerlerini (ozlerinin uch uqnuma, cismileshdirme ve tehrif kimi batil eqideleri ile muxalif olan yerlerini) inkar edirler. De: ''Heqiqeten mene Allaha ibadet etmeyim ve Ona (uluhiyyetde, rububiyyetde, yaradilishda ve ibadetde) bir sherik qoshmamagim emr olunmushdur. Yalniz Ona teref chagiriram ve donushum de yalniz Ona terefdir''.
37. (Peygemberlere kitab nazil etdiyimiz kimi) belece bashdan-basha haqqa hokm eden, uca hikmetli ve erebce olan bu kitabi sene nazil etdik (ki, onlar onu daha yaxshi anlasinlar). eger sene gelmish elmden sonra onlarin nefsi isteklerine tabe olsan (meselen onlarin qiblesini, yaxud uchluk eqidesini qebul etsen), Allah terefinden senin uchun hech bir bashchi ve qoruyucu olmayacaqdir.
38. Heqiqeten biz senden once peygemberler gonderdik ve (melek deyil, besher olduqlari uchun) onlara da zovceler ve ovladlar verdik. Hech bir peygember Allahin izni ve iradesi olmadan bir nishane ve mocuze getire bilmez. (chunki) her bir vaxt uchun (hikmete uygun olaraq) bir yazi ve hokm qerara alinmishdir (demeli Allahdan bashqasi, hetta peygember istediyi vaxt mocuze getire bilmez).
39. Allah (''mehv ve isbat'' lovhesinde yazilmish, olacaq hadiselerden) istediyini mehv ve (bezi hadiseleri orada) derc edir ve ummul-kitab (Lovhi-Mehfuz ve sheylerin sabit cehetlerinin yazildigi yer) Onun yanindadir.
40. eger onlara ved etdiklerimizin (dunyevi cezalarin) bir qismini sene gostersek, yaxud (ondan qabaq) senin canini alsaq, senin vezifen (onlarin ezabini gormek deyil) yalniz tapshirigi chatdirmaqdir ve (imana mecbur etmek ve her teklifi qebul etmek deyil) hesab chekmek (ve cezalandirmaq) Bizim ohdemizedir.
41. Meger Bizim bu yere uz tutmagimizi ve daim onun etraf ve kenarlarindan azaltmagimizi gormediler? (Ferdlerden, cemiyyetlerden, alimlerden, dovletlerden ve medeniyyetlerden bezilerini azaldir ve ya mehv edirik. Dunyanin butun hadiseleri baresinde) hokmunu esla def ede bilen olmayan halda hokm eden yalniz Allahdir. O, tez hesab chekendir.
42. shubhesiz, bunlardan qabaq olmush kesler (Allahla ve Onun elchileri ile muxalifet etmekde) mekr ve hiyle ishletdiler, halbuki, butun mekrler Allaha mexsusdur (onlarin hamisinin neceliyi, sebebkarlari ve batil etme yollari Onun elmi ve iradesi altindadir). O her bir kesin ne elde etdiyini bilir. Ve tezlikle kafirler bu dunyanin sonunun kimin oldugunu bilecekler. (Bu yerin sonu emelisaleh insanlarin hokumetidir, yaxud dunyanin sonu yaxshi insanlar uchun gozel axiretdir.)
43. Kafirler ''sen (Allahin) peygember(i) deyilsen'' deyirler. De: ''Menimle sizin aranizda Allahin, hemchinin kitab elmine malik kesin (heqiqi Tovratin ve Incilin maarifi ve ya bu Qur`anin elmleri ile tanish olan her bir kesin) shahid olmasi kifayetdir.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-24-2010   #20
MeÇuLaSiQ
Administrator
 
MeÇuLaSiQ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6,758
Tecrübe Puanı: 10
MeÇuLaSiQ will become famous soon enough
Standart 14).Ibrahim 52aye

0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Ra. (Men her bir sheyi goren Allaham. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, amma hech kesin onun kimisini getirmek qudreti yoxdur. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Onun Peygemberi arasinda olan remzlerdir. Bu Qur`an dunyadaki) insanlari onlarin Rebbinin istek ve komeyi ile qaranliqlardan (eqide, exlaq ve emel eyriliklerinden) nura (ilahi hidayete) teref chixarmagin ve O qudret ve medh olunmush xisletler sahibi olan (Allah)in yoluna istiqametlendirmeyin uchun (oz ezeli elmimizden Lovhe, oradan Cebrailin qelbine ve oradan da) sene nazil etdiyimiz bir kitabdir.
2. O Allah ki, goylerde ve yerde olanlarin hamisi (onlarin ozleri de daxil olmaqla) Onun heqiqi mulkudur (chunki onlarin yaradilishi, qorunmasi, idare edilmesi ve sonda yox edilmesi Onun istek ve iradesinden asilidir). chetin ezaba gore vay ve olum olsun kafirlere!
3. O keslere ki, dunya heyatini sevir ve onu axiretden ustun tuturlar, (insanlari) Allahin yolundan saxlayir ve onun eyriliyini isteyirler (onun qanunlarini eyri kimi teqdim edir ve camaati ondan azdirirlar). Onlar uzun-uzadi bir azginliq icherisindedirler.
4. Biz her bir peygemberi (hetta peygemberlik dairesi diger dillerde olan insanlari da ehate etmish olsa bele) yalniz oz qovmunun dilinde gonderdik ki, (heqiqetleri) onlara beyan etsin. Belelikle, Allah (ilahi delil-subutu qebul etmeyenlerden) istediyini azginliqda boshlayir ve istediyini (ilahi delil-subutu qebul etdikden sonra, kamilliklere dogru) hidayet edir. Odur yenilmez qudret ve (yaradilish ve sherietde) hikmet sahibi!
5. Heqiqeten Biz Musani (esa, sheffaf el ve Tovrat kimi) oz nishane ve mocuzelerimizle gonderdik ki: oz qovmunu (nadanliq, kufr ve itaetsizlik) zulmetler(in)den (iman) nur(un)a teref chixart. Ve Allahin gunlerini (qelebe ve meglubiyyet, boyuk nemetlerin bash vermesi, aci hadiseler, dini bayram ve vefat gunleri kimi Allaha mensub olan gunleri) onlarin yadlarina sal ki, heqiqeten bunda (bu xatirlatmada) her bir sebr ve shukr eden uchun (oyaqliq ve ibret) nishaneler(i) vardir.
6. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Musa oz qovmune dedi: ''Allahin sizi fironchulardan u size pis ishgenceler veren, oglanlarinizi kutlevi shekilde qetle yetiren ve qadinlarinizi (xidmet etmek uchun) diri saxlayanlardan nicat veren zaman size olan nemetini xatirlayin. Bu ishde sizin uchun Rebbiniz terefinden boyuk bir bela ve imtahan var idi''.
7. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, Rebbiniz (bele) elan etdi: ''eger shukr etseniz, size (olan nemetleri) mutleq artiraram ve eger kafir olsaniz, ya nashukurluk etseniz, Menim ezabim, elbette chox shiddetlidir.''
8. Musa (oz qovmune) dedi: ''eger siz ve yer uzunde olanlarin hamisi Allaha kafir olsaniz, yaxud Onun nemetlerine qarshi nankorluq etseniz (Ona bir zerer vurmazsiniz, chunki) heqiqeten Allah ehtiyacsizdir ve sifet ve ishleri medh olunandir (ki, melekler ve mominler Onu dilleri ile, yaratdiqlarinin kamilliyi ise Onu oz hallari ile medh edirler).''
9. Meger sizden qabaqkilarin - Nuh, Ad ve Semud qovmunun ve onlardan sonra olub (saylari ve hallarini) Allahdan bashqa hech kesin bilmediyi keslerin xeberi size chatmayib?! Peygemberleri onlara (tovhid ve oz nubuvvetleri barede) aydin deliller getirdiler. Onlar ise peygemberlerin ellerini agizlarina qaytardilar (ki, sakit olun, yaxud oz ellerini oz agizlarina qoydular ki, susun ve ya ellerini agizlarina qoyub qezebden sixdilar) ve dediler: ''Biz sizin gonderildiyiniz (getirdiyiniz) sheyi inkar edirik ve heqiqeten biz sizin, terefine chagirdiginiz shey (tovhid ve butlerin batil olmasi etiqadi) baresinde tereddud doguran ve qaranliq bir shekk icherisindeyik (din ve kitabinizi inkar edir, tovhid baresindeki delillerinizi qenaetbexsh saymiriq).''
10. Peygemberleri onlara dediler: ''Meger goyleri ve yeri yaradan Allah baresinde shubhe var?! O sizi gunahlarinizdan bezisini bagishlamaga ve size (omrunuzun) mueyyen bir muddet(in)edek mohlet vermeye chagirir. Dediler: ''Siz de bizim kimi yalniz bir beshersiniz (ve) bizi atalarimizin ibadet etdikleri sheylerden saxlamaq isteyirsiniz.Odur ki, bizim uchun achiq-ashkar bir delil (bu getirdiklerinizden qeyrisini) getirin''.
11. Peygemberleri onlara dediler: ''(Beli,) biz de sizin kimi yalniz bir besherik. Lakin Allah oz bendelerinden istediyinin boynuna haqq qoyur (ve onu peygemberliye sechir). Allahin emri ve isteyi olmadan biz size bir delil (ve mocuze) getire bilmerik ve (bu) agil baximindan (da) mumkun deyildir. Mominler gerek yalniz Allaha tevekkul etsinler''.
12. ''Allah bizi oz yollarimiza (dunya ve axiret kamilliklerine) hidayet etdiyi halda biz ne uchun de Ona tevekkul etmemeliyik?! shubhesiz, bize verdiyiniz ezab-eziyyetlere sebr edeceyik. Tevekkul edenler gerek yalniz Allaha tevekkul etsinler''.
13. Ve kufr edenler oz peygemberlerine dediler: ''eger bizim dinimize qayitmasaniz, biz sizi mutleq oz vilayetimizden chixaracagiq''. Belelikle, Rebbi onlara vehy etdi ki: ''Zalimlari mutleq helak edeceyik''.
14. ''Ve shubhesiz, onlardan sonra hemin vilayetde sizi yerleshdireceyik. Bu (ved), Menim meqamimdan (Menim celal, ezemet ve edaletimden, ya Qiyamet gunu Menim huzurumda durmaqdan) qorxan ve Menim hedelerimden chekinen kes uchundur''.
15. Ve peygemberler (Allahdan) hokm, qurtulush ve zefer istediler, (yaxud) kafirler Allahin ezabini istediler ve (nehayet) haqqa dushmen olan her bir itaetsiz tekebbur sahibi naumid oldu ve ziyana ugradi (ve qirmizi ya ag olumle kufr halinda dunyadan getdi).
16. Onun (olumunun) ardinca (gelen) Cehennemdir ve (ona) qanla qarishiq chirkli su ichirdilecekdir.
17. Onu chetinlikle qurtum-qurtum icher ve rahat uda bilmez. Ve olum (Cehennem ishgenceleri) her bir terefden ona uz tutar, halbuki o olen deyildir (chunki, o dunyada olum yoxdur) ve onun ardinca chetin ve agir bir ezab vardir.
18. ozlerinin Rebbine kafir olanlarin hallarinin tesviri beledir: Onlarin (xeyir) emelleri tufanli bir gunde uzerinden shiddetli bir kulek esen (ve hamisi sovrulub dagilmish) kul kimidir. Onlar kesb etdiklerinden bir shey (dunyevi neticeler, menevi tesirler ve axiret mukafatlari) elde etmezler. Budur hemin uzun-uzadi zelalet!
19. Meger (qelb gozu ile) Allahin goyleri ve yeri (ve bu heyranedici ezemetli qurulushu) haqq olaraq (uca ve eqli bir meqsed uchun) yaratdigini gormedin? eger istese sizi (azginliq ve itaetsizlik edeceyiniz teqdirde) yox eder ve (varliq sehnesine) yeni bir mexluq getirer.
20. Ve bu (yox etmek ve yenisini vucuda getirmek) Allaha chetin deyildir.
21. Ve (Qiyamet gunu hesab uchun) hamiliqla Allahin huzurunda zahir olarlar. Belelikle, (dunyada derrake baximindan) zeifler tekebburlulere deyerler: ''Biz size tabe idik, bizden Allahin ezabindan (az da olsa) bir sheyi def edersinizmi?'' Onlar deyerler: ''eger Allah (dunyada) bize hidayet qismet etseydi, biz de mutleq sizi hidayet ederdik, ya eger burada bizi nicat yoluna hidayet etse, biz de sizi hidayet ederik; bizim uchun ister (ah-zar edib) dozumsuzluk gosterek, isterse de sebr edek, birdir, bize hech bir chixish yolu yoxdur.''
22. (Qiyamet gunu) ish tamam olduqda(n ve cehennemlikler oz yerlerini tutduqdan sonra boyuk) sheytan (ve birinci Iblis butun cehennem ehline xitab ederek) deyer: ''Heqiqeten, Allah size haqq ved verdi (onlarin hamisi gerchekleshdi). Ve men size ved verdim ve vedime xilaf chixdim (hech biri heyata kechmedi). Menim (dunyada) sizin uzerinizde, sizi devet etmekden bashqa hech bir hokmranligim yox idi ve siz (de) menim devetimi qebul etdiniz. Odur ki, meni mezemmet etmeyin, ozunuzu mezemmet edin. Indi ne men sizin dadiniza yetishenem ve ne (de) siz menim dadima yetishensiniz. Men bundan qabaq meni itaetde Allaha sherik qoshmaginiza kafirem. Heqiqeten, zalimlar uchun agrili bir ezab vardir.''
23. Iman getiren ve yaxshi ishler goren kesler Rebbinin iznile ebedi qalacaqlari (ve evlerinin ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetlere daxil edilerler. Onlarin (bir-birlerine, yaxud Allah ve meleklerin onlara) oradaki xeyir-dualari ''salam''dir.
24. Meger (qelb gozu ile) Allahin nece mesel chekdiyini gormedin? Pak kelmeni (tovhidi) koku (yerde) mohkem, budagi (ise) goyde olan pak agaca (benzedib). (Tovhid agacinin koku cemiyyetin etiqadinin esaslari, onun budaqlari ise dinin sherietde buyurdugu emellerdir ki, yuksek bir cemiyyetin semasina ucalir.)
25. O, Rebbinin izni ile hemishe (munasib olan her bir vaxtda) oz meyvesini verir. (Bu agacin meyvesi dunyada ideal cemiyyetin ve ali ilahi bir ictimai heyatin gerchekleshmesi, axiretde ise kamil bir seadete nail olmaqdir.) Allah insanlar uchun (bele) meseller chekir ki, belke ibret goturduler.
26. Pis (kufr ve shirk) kelme(si)nin meseli ise yerden qopardilmish ve esla sabitlik ve qerari olmayan pis agac kimidir. (Kufr ve shirk eqideleri ve ya her hansi bir batil ish onu dashiyan ferdlerin olumu ile puch olacaqdir ve hemchinin kafir cemiyyet nehayet bir gun mehv olacaqdir.)
27. Allah iman getirmish kesleri mohkem soz (tovhid kelmesi) ile dunya heyatinda ve axiretde sabitqedem edir. Ve hemchinin, Allah zalimlari zelaletde boshlayir. Allah istediyini edir.
28. Meger (kufr bashchilarindan ve rifaha uyanlardan) Allahin nemetlerini (nemetlerin shukrunu) nankorluga deyishenlerin ve oz qovmlerini (onlara tabe olanlari) helaket diyarina salanlarin halina baxmadin?!
29. Daxil olacaqlari, toxunaraq heraretini duyacaqlari ve yanacaqlari Cehenneme! Ora pis bir meskendir.
30. Onlar (insanlari) Allahin yolundan azdirmaq uchun Ona sherikler qoshdular. De: ''(Bir neche gunluk bu dunyanizda) behrelenin ki, donushunuz mutleq oda terefdir.''
31. Iman getiren bendelerime de ki, namaz qilsinlar ve onlara ruzi olaraq verdiyimizden (mal, meqam ve canlarindan) hech bir alish-verishin ve dostlugun olmayacagi (mal ve tanishliq elaqelerinin ne olacagi ve ne de ishe kecheceyi) gun gelmemishden qabaq gizlinde ve ashkarda Allah yolunda xerclesinler.
32. Allah goyleri ve yeri yaradan, goyden (yagish, qar ve dolu sheklinde) su nazil eden, belelikle, onun vasitesile muxtelif mehsullardan sizin (yemeyiniz, mualiceniz ve geyinmeyiniz) uchun ruzi chixardan ve gemileri Onun istek ve iradesi ile denizde uzsunler deye sizin uchun ram eden ve hemchinin chaylari sizin uchun ram edendir.
33. Hemchinin (yaradilish mecburiyyeti ile) daim (hereketde, nur sachmaqda ve yere tesir gostermekde) olan guneshi ve ayi size ram etdi. Ve (yerin hereketini guneshle tenzim etmekle) gece ile gunduzu de size ram etdi.
34. Ve (dil, emel ve ya tebietinizle) Ondan istediyiniz her bir sheyden size eta etdi. Ve eger Allahin nemetlerini saysaniz, sayib hesablaya bilmezsiniz. Heqiqeten insan chox zalim ve nankordur.
35. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Ibrahim dedi: ''Ey Rebbim, (sonralar Mekke adlandirilacaq) bu sheheri tehlukesiz herem et ve meni ve oglanlarimi butlere ibadet etmekden uzaq saxla!'' (O, Beqere suresinin 126-ci ayesinde de bele bir istek isteyib.)
36. ''Ey Rebbim, o butler insanlarin choxunu azdirmishlar (onlarin azmalarina sebeb olmushlar). Odur ki, kim mene tabe olsa, o mendendir ve kim mene itaetsizlik etse, heqiqeten Sen chox bagishlayan ve mehribansan.''
37. ''Ey Rebbimiz, heqiqeten men ovladlarimdan bezisini (Ismaili anasi ile birge) Senin mohterem ve toxunulmaz evinin yaninda ekinsiz bir derede sakin etdim ki, - ey Rebbimiz, - namaz qilsinlar. Buna gore de ele et ki, insanlarin bir qisminin qelbleri onlara meyl etsin. Ve muxtelif mehsullardan onlara ruzi ver, belke shukr etsinler''.
38. ''Ey Rebbimiz, shubhesiz, Sen bizim gizletdiyimizi de, ashkar etdiyimizi de bilirsen. Yerde ve goyde hech bir shey Allahdan gizlin deyildir''.
39. ''Hemd ve shukr olsun qocaliq chagimda mene Ismaili ve Ishaqi eta eden Allaha! Heqiqeten menim Rebbim duani eshiden ve qebul edendir''.
40. ''Ey Rebbim, meni namaz qilanlardan et, hemchinin ovladlarimdan (da namaz qilanlar et)! Ey Rebbimiz, duami qebul et!''
41. ''Ey Rebbimiz, hesab (terezileri) qurulan gun meni, ata-anami ve mominleri bagishla!''
42. Ve Allahi zalimlarin etdiklerinden esla xebersiz sanma! (Allah) onlara eslinde yalniz gozlerin (Mehsherin dehshetinden) bereleceyi gun uchun mohlet verir.
43. Boyunlarini uzadib bashlarini yuxari qaldiran halda gozlerini bele qirpmazlar. Onlarin qelbleri (dehshetin choxlugundan her hansi bir fikir ve diqqetden) boshdur.
44. Ve insanlari onlara ezabin geleceyi, belelikle, zulm edenlerin ''ey Rebbimiz, yaxin bir muddetedek bizi(m ezabimizi) texire sal ki, Senin devetini qebul edek ve peygemberlerine tabe olaq'' deyecekleri gunle qorxut. (Onda onlara deyiler ''Meger bundan once sizin uchun hech bir yoxluq ve zavalin olmayacagina and ichen siz deyildiniz?!''
45. ''Ve ozlerine zulm etmish keslerin menzillerinde meskunlashdiniz, size onlarla nece reftar etdiyimiz (onlari hansi ezablarla mehv etmeyimiz) aydin oldu ve sizin uchun meseller chekdik (amma butun bunlarin size hech bir tesiri olmadi).''
46. Ve shubhesiz, onlar (bizim peygemberlerimize qarshi) oz hiylelerini ishe saldilar, halbuki onlarin hiyleleri - daglari yerden qoparacaq qeder guclu olsa da - (onu ezelden bilmek, dunyada onunla mubarize aparmaq yolu ve onun axiretdeki cezasi) Allahin yanindadir.
47. Buna gore de Allahi oz peygemberlerine verdiyi vede xilaf chixan sanma. shubhesiz Allah yenilmez qudret ve intiqam sahibidir.
48. Bu yerin bashqa bir yere chevrileceyi (daglarin mehv olacagi, deryalarin buxarlanacagi ve yer uzunun tamamile duz olacagi) ve hemchinin goylerin (deyisheceyi) ve haminin (butun olulerin hesab ve ceza uchun) her sheye qalib tek Allahin huzurunda zahir olacagi gunde!
49. Hemin gun gunahkarlari (mezheb, meslek, gunah, rehber ve davamchilarinin yaxinligi baximindan) zencirlerde bir-birlerine baglanmish goreceksen.
50. Onlarin koynek ve libaslari qetrandan (pis iyli ve alishan tund yagdan)dir ve uzlerini od buruyecekdir.
51. Allahin her bir kesi (kufr ve itaetsizlikden) kesb etdiyinin muqabilinde, yaxud hemin eqide ve emellerin gerchek tezahuru ile cezalandirmasi uchun. Heqiqeten Allah tez hesab chekendir (butun emellerin hesabi ve cezanin miqdarinin teyin olunmasi derhaldir, yaxud cezanin muddeti, hetta Berzex ya Qiyamet olsa bele, Allahin nezerinde chox tezdir).
52. Bu, insanlar uchun yeterli bir moize ve kifayet eden bir tebligdir (ki, dogru yolu tapib hidayet olunsunlar) ve onunla qorxudulsunlar ve bilsinler ki, O, tek olan mebuddur ve hem de agil sahibleri dushunub ibret alsinlar.
__________________

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
AZERBAYCAN
MeÇuLaSiQ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
azerbaycanca kuran, azeri kuran, kurani kerim, qurani kerim, tercume


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Geçiş


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 00:54.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.