PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : quran-i kerim tercümesi


MeÇuLaSiQ
12-06-2009, 14:12
Content visible to registered users only.

1).El-Fatihe 7aye
1. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
2. Hemd ve sitayish alemlerin (melekler, insanlar, cinler, heyvanlar ve cansiz eshyalar aleminin) idare edeni, yaradaraq nezme salani ve mutleq hokmdari olan Allaha mexsusdur.
3. (Rehmet ve mehribanligi bu dunyada hamiya, axiretde ise yalniz mominlere shamil olan) rehmli ve mehriban Allaha.
4. Ceza gununun sahib ve hokmdarina.
5. (Perverdigara!) Yalniz Sene ibadet edir ve yalniz Senden komek dileyirik.
6. Bizi (eqide, elm, exlaq ve emellerde) dogru yola hidayet (ve hemin yolda dayaniqli) et!
7. (Peygemberler ve onlarin heqiqi ardicillari kimi) nemet verdiyin keslerin - (Senin) qezeb(in)e duchar olmamish ve azmamishlarin yoluna!

MeÇuLaSiQ
12-06-2009, 14:27
2).El-Beqere 286aye
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Mim. (Bu herfler Allahla Onun Peygemberi arasinda olan remzlerdir. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, lakin hech kesin onun kimisini getirmek qudreti yoxdur. Bu kitab ''elif'' (Allah) terefinden ''Lam''in (Cebrailin) vasitesi ile ''Mim''e (Muhemmede - sellellahu eleyhi ve alih) nazil edilmishdir. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir.)
2. Baresinde hech bir shekk-shubhe olmayan bu uca meqamli kitab pehrizkarlar (ashagidaki besh xususiyyeti fitret ve ya peygemberlerin deveti yolu ile elde etmish kesler) uchun hidayet menbeyidir.
3. O kesler ki, qeybe (Allah, vehy, melekler ve mead kimi hissiyyatin derk ede bilmediyi sheylere) inanir, namaz qilir (haqqin muqabilinde boyun eyir) ve ruzi olaraq verdiyimiz sheylerden (Allah yolunda) xercleyirler.
4. O kesler ki, sene nazil edilene ve senden evvel (olub kechmish peygemberlere) nazil edilenlere imanlari ve axiret (qiyamet) gunune yeqinlikleri vardir.
5. Mehz onlar (Qur`anin hidayetinden qabaq) Allahlari terefinden (fitri ve eqli) bir hidayetdedirler ve nicat tapanlar da onlardir (ve Qur`an onlari bu meselelerin arxasinca gelen kamilliklere hidayet edir. Bu ishleri inkar eden keslere ise musbet tesir gostermir).
6. shubhesiz, kufr edenler (ve oz kufrlerinde israr edenler) uchun onlari qorxutmaginla qorxutmamagin birdir, iman getirmeyecekler.
7. Allah onlarin qelblerine ve qulaqlarina (bedbextlik) mohur(u) vurmushdur ve onlarin gozlerinde (qeflet) perde(si) vardir. Onlara boyuk bir ezab verilecekdir.
8. Insanlarin bezileri imanlari olmaya-olmaya ''biz Allaha ve axiret gunune iman getirdik'' deyerler.
9. Allahi ve iman getirenleri aldatmaq isteyirler, halbuki, ozlerinden bashqa hech kesi aldatmirlar ve basha (da) dushmurler.
10. Onlarin qelblerinde xestelik (kufr, shekk ve nifaq xesteliyi) vardir, Allah da xesteliklerini artirmish ve artirmaqdadir ve danishdiqlari yalanin muqabilinde onlar uchun agrili bir ezab vardir.
11. Onlara ''yer uzunde fesad toretmeyin'' deyildikde ''biz yalniz islah edenlerik'' deyerler.
12. Bil ki, onlar fesad toredendirler, lakin (bunu) derk etmirler.
13. Onlara ''siz de camaat kimi iman getirin'' deyildikde (oz qelblerinde) deyerler: ''Biz de sefehler kimi iman getirek?!'' Bilsinler ki, onlarin ozleri sefehdirler, lakin (bunu) bilmirler.
14. Onlar iman getirenlerle gorushdukleri zaman ''iman getirdik'' deyerler, oz sheytanlari (azgin dostlari) ile xelvete chekildikleri zaman ise ''shubhesiz, biz sizinleyik, biz (ozumuzu iman getirmish kimi gostermekle onlari) yalniz ele saliriq'' deyerler.
15. Allah da (Qiyametde) onlari ele salacaqdir. (Indi) kor-korane dolandiqlari azginliqlarinda onlara mohlet verir ve (azginliqlarini) guclendirir.
16. Onlar azginligi hidayet bahasina satin almish keslerdir. Buna gore de ne ticaretleri bir xeyir verdi, ne de (haqq) yolu tapanlardan oldular.
17. Onlarin hekayeti (qaranliq gecede genish bir cholde) od yandiran shexsin hekayetine benzeyir. Belelikle, (od) onun etrafini ishiqlandiran kimi, Allah (odu sondurmekle) onlarin nurunu aradan aparar ve onlari hech gore bilmeyecekleri bir qaranliqda boshlayar.
18. Kar, lal ve kordurlar. Buna gore de (haqqa teref) qayitmirlar.
19. Yaxud (onlarin hekayeti) semadan yagan ve qaranliqlar, goy gurultusu ve shimsheyi olan doluya (dushmush shexslerin hekayetine) benzeyir. Onlar olumden qachmaq uchun ildirimin shiddetinden barmaqlarini qulaqlarina tixayarlar. Allah butun kafirleri (elm ve qudret baximindan) ehate etmishdir.
20. chaxan shimshek az qalir ki, onlarin gozlerinin ishigini aradan aparsin. Onlara ishiq sachan zaman hemin ishiqda yol geder, feza qaranliqlashanda ise dayanarlar. eger Allah isteseydi, onlarin eshitme ve gorme (qabiliyyet)lerini ellerinden alardi. chunki Allah her sheye qadirdir.
21. Ey insanlar! Sizi ve sizden evvelkileri yaradan Rebbinize ibadet edin, belke (bununla) teqvali olasiniz.
22. Hemin O Allah ki, yeri sizin uchun (serilmish) doshenecek ve goyu (ucaldilmish) bina etdi, goyden (yagish, qar ve dolu sheklinde) su endirdi ve onun vasitesile sizin uchun meyvelerden ruzi chixartdi. Buna gore de, (butlerin bu cur varliqlari yaratmaq ve ruzi vermek qudretine malik olmamalarini) bile-bile Allaha sherikler qoshmayin.
23. eger Bizim oz bendemize nazil etdiyimize shekkiniz varsa, dogruchusunuzsa siz de (fesahet, kelmelerinin gozelliyi, belaget, menalarinin derinliyi baximindan ve ya onun kimi hech kimden ders almayan bir shexs terefinden) bir sure getirin ve (bu ishde) Allahdan bashqa butun komekchilerinizi ve shahidlerinizi de chagirin (ki, onlar sizin surenizin Bizim suremiz kimi olmasina shehadet versinler).
24. Ve eger (bele bir ishi) etmeseniz - hech vaxt ede bilmeyeceksiniz de - onda, kafirler uchun hazirlanmish ve yanacagi insanlar ve dashlar olan oddan chekinin.
25. Iman getirib yaxshi ishler goren shexslere mujde ver ki, onlar uchun (evlerinin ve agaclarinin) altindan chaylar axan cennetler (ve ya baglar) vardir. Hemin baglardan onlara ruzi olaraq bir meyve verilen zaman deyerler: ''Bu, evvelden (dunyada) bizim ruzimiz olmush sheydir.'' Ve onlarin yanina butun meyveler (gozellik ve letafet baximindan) bir-birine oxshar getiriler. Orada onlar uchun (aybashi, xestelik ve pis xasiyyetden) pak zovceler vardir ve onlar orada ebedi qalacaqlar.
26. shubhesiz, Allah her hansi bir misali chekmekden - agcaqanad olsun, ondan boyuyu, ya balacasi- utanmaz. Iman getirenler (fikirlesherek meqsedi derk etmekle ve ya mutleq itaet ve tabechilik vasitesi ile) bilirler ki, bu onlarin Rebbi terefinden olan bir heqiqetdir. Kafirler ise deyerler: ''Goresen Allahin bu meselden meqsedi nedir?!'' (Beli, Allah) onunla (bir heqiqeti beyan etmekle) choxlarini azdirir (onlarin ixtiyari azginliga dushmelerine sebeb olur) ve choxlarini onunla hidayet edir. (Allah) onunla ancaq fasiqleri azdirir.
27. Hemin kesleri ki, Allahla ehd-peyman bagladiqdan sonra onu pozur (Allahin hokmleri eqli ve neqli cehetden subuta yetirildikden sonra onlarla muxalifet edir), Allahin, birleshdirilmesini emr etdiyi sheyleri (qohum-eqreba, mesumlar ve din kimi sheylerle elaqeni) kesir ve yer uzunde fitne-fesad toredirler. Ziyana ugrayanlar da onlardir.
28. Allaha nece kafir olursunuz, halbuki siz olu idiniz (bedeninizi teshkil eden ilk maddeler bir-birine birleshmemishden ve ruh ufurulmemishden qabaq cansiz hisseler idi), O, sizi diriltdi, sonra sizi oldurecek ve yeniden dirildecek. Daha sonra ise Ona teref qaytarilacaqsiniz.
29. Yer uzunde olanlarin hamisini sizin uchun yaradan, sonra ise semaya (onun yaradilishina) bashlayan, belelikle onlari (hikmete uygun ve yaradilishinda hech bir noqsan olmadan) yeddi sema halinda nizama salan Odur. O, her sheyi bilendir.
30. Ve (yadina sal) o zaman(i) ki, Rebbin meleklere dedi: ''Heqiqeten Men yer uzunde bir canishin (Allahin oradaki numayendesi, ya da oranin nesli kesilmish qedim sakinlerinin canishini) qoyacagam''. Dediler: ''Orada fesad toredecek ve qanlar tokecek bir kesi (canishin) qoyursan?! Halbuki biz Seni kamilliklerle vesf ederek zikr oxuyur ve (butun eyb ve noqsanlardan) pak bilirik.'' Allah buyurdu: ''shubhesiz, Men sizin bilmediyiniz bir shey bilirem.''
31. Ve butun adlari Ademe oyretdi (dunyanin butun varliqlarinin nesli kesilenedek adlarini bir dilde ve ya besheriyyetin gelecekde olacaq butun dillerinde ve yaxud butun ad sahiblerinin heqiqetlerini, xususiyyetlerini ve nishanelerini ona oyretdi). Sonra onlari (bu menalari) meleklere gostererek buyurdu: ''eger dogruchusunuzsa bunlarin adlarini (ve ya heqiqet ve sirlerini) Mene xeber verin.''
32. Dediler: ''Sen (butun eyb ve noqsanlardan) paksan! Bizim Senin bize oyretdiklerinden bashqa bir elmimiz yoxdur; dogrudan da, bilen de Sensen, hikmet sahibi de!''
33. Allah buyurdu: ''Ey Adem, onlarin adlarini (ya onlarin heqiqetlerini ve sirlerini) meleklere xeber ver.'' Ele ki, (Adem onlarin) adlarini (ya heqiqetlerini) meleklere xeber verdi, Allah buyurdu: ''Size demedimmi ki, heqiqeten Men goylerin ve yerin gizlinliklerini bilirem ve sizin hem ashkar etdiyinizden, hem de gizletdiyinizden xeberdaram?!''
34. Ve (yadina sal) o zaman(i) ki, meleklere ''Ademe secde ve tezim edin!'' buyurduq. Iblisden bashqa onlarin hamisi secde etdi. O (ise) boyun qachirtdi ve tekebbur gosterdi. O, (oz kufrunu gizli saxlayan) kafirlerden idi.
35. Ve dedik: ''Ey Adem, sen ve zovcen bu bagda meskunlashin, onun (meyve ve nemetlerinin) istediyiniz yerinden bolluca yeyin ve bu agaca (bugda, uzum, ya encir agacina) yaxinlashmayin ki, zalimlardan olarsiniz.''
36. Belelikle, sheytan o ikisini hemin agac vasitesi ile azdirdi ve onlari olduqlari yerden (keramet zirvesinden ve nemetler mekanindan) chixartdi. Biz dedik: ''(sheytanla birlikde bu mekan ve meqamdan) hemishelik bir-birinize dushmen olaraq yere enin. Yerde sizin uchun mueyyen bir zamanadek siginacaq ve yashayish vasiteleri olacaqdir. (Onun zamani her bir besher ovladi uchun omrunun muddeti, butun besher nesli uchun ise dunyanin sonuna qederdir.)
37. (Yer uzunde bir muddet qaldiqdan) sonra, Adem oz Rebbi terefinden bezi kelmeler aldi (ona tovbe telqin olundu ve ya oyredilen adlarla ona tovbe ilham olundu ve o, tovbe etdi). Allah da ona nezer ederek tovbesini qebul etdi. O, chox tovbe qebul eden ve mehribandir.
38. Dedik: ''Hamiliqla oradan (o uca meqamdan) yere enin. Belelikle, eger Menim terefimden size (peygemberler ve sema kitablari vasitesile) bir hidayet gelse, Menim hidayetime tabe olanlara hech bir qorxu yoxdur ve onlar qemgin olmayacaqlar.''
39. ''Kafir olan ve Bizim (tovhid ve tekliyimiz baresindeki eqli ve neqli) nishanelerimizi tekzib edenler ise Cehennem ehlidirler ve orada ebedi qalacaqlar.''
40. Ey Israil ovladlari (ey Yequbun yehudi ve xachperest ovladlari, Yequbun vaxtindan Isanin vaxtina kimi), size verdiyim nemetleri yadiniza salin ve Menim ehd-peymanima vefa edin ki, Men de sizin ehd-peymaniniza vefa edim (sizin ehd-peymaniniz itaet, Menimki ise savab ve mukafat vermekdir). Ve yalniz Menden qorxun!
41. Sizinle olanin (Tovrat ve Incilin) tesdiqleyicisi olan nazil etdiyimize (Qur`ana) iman getirin ve ona ilk kafirler olmayin (ki, gelecek nesiller de size tabe olub hemishelik kafir olsunlar). Ve Menim ayelerimle (onlari tehrif etmekle, aradan aparmaqla ve sehv yozmaqla) az bir deyer elde etmeyin ve yalniz Menden qorxun!
42. Haqqa batil donu geydirmeyin ve bile-bile haqqi gizletmeyin.
43. Namaz qilin, zekat verin ve ruku edenlerle birlikde ruku edin (namaz qilanlarla birge namaz qilin).
44. (Semavi) kitabi oxumaginiza baxmayaraq camaata yaxshiligi emr edir, ozunuzu ise unudursunuz?! Hech fikirleshmirsiniz?!
45. (Ishlerinizde) sebr (oruc) ve namazdan komek dileyin. elbette ki, komek dilemek ve namaz (bunlarin her ikisi) itaetkarlardan bashqalarina agir ve chetindir.
46. O kesler ki, (nehayet) oz Rebblerine qovushacaqlarini ve mutleq Ona teref qayidacaqlarini bilirler.
47. Ey Israil ovladlari, size bexsh etdiyim nemetlerimi ve sizi (oz zamaninizda) alemdekilerden ustun etmeyimi yadiniza salin.
48. Ve o gunden qorxun ki, hech kes bashqasinin haqqini odeye, bir dileyi yerine yetire ve bir ezabi def ede bilmeyecek ve hech kimin shefaeti qebul olunmayacaq, ne kimdense (ezabdan qurtulmaq uchun) bir evez alinacaq ve ne de onlara bir komek gosterilecekdir.
49. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, size en agir ishgenceler veren - oglanlarinizin bashlarini bir yerde kesen, qadinlarinizi ise diri saxlayan fironchulardan (onlarin caynagindan) nicat verdik. Bu ishde (sizin uchun) Rebbiniz terefinden boyuk bir imtahan var idi.
50. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, denizi sizin uchun yardiq, belelikle, size nicat verdik ve siz baxa-baxa fironchulari (suda) batiraraq bogduq.
51. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, Musa ile qirx gece vedeleshdik (ki, hemin muddet erzinde Tur daginda Tovrati ona vehy edek). Hemin vaxt siz ondan (o getdikden) sonra buzova ibadet etmeye bashladiniz ve hemin halda zalim idiniz.
52. Hemin vaxt, o ishden sonra sizi efv etdik ki, belke shukr edesiniz.
53. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, Musaya (sema) kitab(i) ve (haqqi batilden) ayiran verdik ki, belke hidayet olunasiniz.
54. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, Musa oz qovmune dedi: ''Ey menim qovmum, heqiqeten, siz buzova sitayish etmekle ozunuze zulm etdiniz. Odur ki, Yaradaniniza teref (qayidaraq) tovbe edin ve ozunuzu oldurun (tovbe ve zahidlikle oz nefsi isteklerinizi oldurun. Yaxud gunahsizlar buzova sitayish edenleri oldursunler) ki, bu emel Yaradaninizin yaninda sizin uchun daha yaxshidir.'' Belelikle (bele etdikden sonra), Allah size nezer saldi ve sizin tovbenizi qebul etdi, (chun)ki O, chox tovbe qebul eden ve mehribandir.
55. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, dediniz: ''Ey Musa, Allahi ashkar suretde gormeyince, sene esla iman getirmeyeceyik.'' Belelikle, gozunuz baxa-baxa sizi ildirim vurdu.
56. olumunuzden sonra sizi (yeniden) diriltdik ki, belke shukr edesiniz.
57. Ve (Sina sehrasinda sergerdan qaldiginiz zaman) buluddan bashiniz uzerinde kolgelik duzeltdik ve size ''menn'' (bir nov agac shiresinden hazirlanmish yemek) ve bildirchin endirdik (ve dedik:) ''ruziniz etdiyimiz pak teamlardan yeyin.'' Onlar (itaetsizlik ve nashukurluk etmekle) Bize zulm etmediler, lakin ozlerine zulm edirdiler.
58. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, dedik: ''Bu shehere (Beytul-Muqeddese) daxil olun ve oranin istediyiniz yerinden bolluca yeyin ve bu qapidan (sheherin, ya Mescidul-eqsanin qapisindan) secde halinda daxil olun ve ''(ilahi, bizim isteyimiz) gunahlarin tokulmesidir'' deyin ki, sizin sehvlerinizi bagishlayaq. Biz yaxshi ish gorenleri(n savabini) artiracagiq.
59. Lakin zulm edenler (Allahin kelamini) onlara deyilenden bashqa shekile saldilar (meselen, gunahlarin bagishlanmasini istemek evezine bugda istediler). Biz de zulm edenlere itaetden chixdiqlarina gore goyden ezab nazil etdik.
60. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, Musa oz qovmu uchun su isteyende (ona) ''esani o dasha vur'' dedik. Belelikle, ondan (Yequbun neslinden olan on iki qebile uchun) on iki cheshme qaynadi. Her bir deste ozunun su ichmek yerini tanidi (ve dedik): ''Allahin ruzilerinden yeyin, ichin ve bu yer uzunde fesad toreden olaraq hereket etmeyin.''
61. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, dediniz: ''Ey Musa, biz bir cur yemeye hech cur dozmeyeceyik. Buna gore de bizim baremizde oz Rebbini chagir ki, bizim uchun yerin bitirdiyi sheylerden - goyerti, xiyar, sarimsaq, mercimek ve sogan chixarsin.'' Musa dedi: ''Siz daha yaxshinin yerine alchaq shey isteyirsiniz? (Indi ki, beledir) bir shehere (sheherlerden birine) gedin ki, istediyiniz sheyler sizin uchun hazirdir''. Ve onlara (alinlarina heqirlik,) xarliq ve mohtacliq damgasi vuruldu ve Allahin qezebine layiq oldular. Bu (xarliq) ona gore idi ki, onlar hemishe Allahin nishanelerine kafir olur ve Allahin peygemberlerini haqsiz yere oldururduler. Bu (kufr ve peygemberlerin oldurulmesi ise) ona gore idi ki, onlar itaetsizlik edir ve hemishe oz hedlerini ashirdilar.
62. shubhesiz, (Islama) iman getirenler, yehudiler, xachperestler ve sabiiler (Nuhun ve ya Yehyanin ardicillari), (bu destelerden) her kim (oz peygemberlerinin esrinde) Allaha ve axiret gunune iman getirse ve yaxshi ishler gorse, onlar uchun Rebbi yaninda hallarina munasib sabit mukafat vardir. Onlara (Qiyamet gunu) ne bir qorxu var, ne de qemgin olarlar.
63. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, sizden ehd-peyman aldiq ve Tur dagini bashinizin uzerine ucaltdiq (ve dedik): ''(Tovratin ayelerinden) size verdiklerimizi ezmle, mohkem irade ile qebul edin ve orada olanlari (emel etmek uchun) xatirlayin, belke teqvali olasiniz''.
64. Hemin vaxt, ondan sonra siz (oz ehd-peymaninizdan ve deyilenleri qebul etmekden) uz donderdiniz. eger Allahin size lutf ve merhemeti olmasaydi (size tovbe etmeyi nesib etmeseydi), mutleq zerer chekenlerden olardiniz.
65. Ve elbette, siz icherinizden shenbe gunu (Allahin emrinden) chixanlari (ve hemin gunu baliq tutanlari) tanidiniz. Biz onlara dedik: ''Meymun ve (Bizim dergahimizdan) qovulmushlar olun!'' (Onlarin bu cur olmalarini istedik, ele bu cur de oldular.)
66. Belelikle, Biz o cezani (hemin dovrde) olanlar ve sonraki nesiller uchun ibretamiz bir ceza ve teqvalilar uchun oyud-nesihet etdik.
67. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, Musa oz qovmune dedi: ''Allah size (namelum shexsin qatilinin kimliyinin bilinmesi uchun) dishi bir inek kesmeyinizi emr edir''. Dediler: ''Bizi mesxere edirsen?!'' Dedi: ''Nadanlardan olmaqdan Allaha penah apariram.'' (chunki, mesxere etmek nadanlarin ishidir.)
68. Dediler: ''Bize gore Rebbini chagir, o dishi ineyin neceliyini (ve onun neche yashinda olmali oldugunu) bize aydinlashdirsin''? Dedi: ''O deyir ki, hemin dishi inek ne ishden dushmush qoca, ne de hech ishlememish cavandir, bunlarin ikisinin arasindadir. Odur ki, size emr olunani yerine yetirin!''
69. Dediler: ''Bize gore Rebbini chagir, onun renginin neceliyini bize aydinlashdirsin.'' Dedi: ''Rebbiniz deyir ki, o, gorenlere xosh gelen xalis tund sari rengli bir inekdir.''
70. Dediler: ''Bize gore Rebbini chagir, onun hansi inek oldugunu bize aydinlashdirsin. Heqiqeten, bu inek (onun neceliyi) bize qaranliq qalib ve elbette, Allah istese, biz dogru yolu tapanlardaniq.''
71. Dedi: ''Rebbiniz deyir ki, o, yer shumlamaq ve ekin yerini suvarmaq uchun ram olmayan dishi bir inekdir, saglamdir (ne bir noqsani var ve ne de bir ish gorub) ve onda esl rengine zidd olan reng lekesi yoxdur.'' Dediler: ''Indi (bu mesele baresinde) heqiqeti getirdin''. Belelikle, onun (ineyin) bashini kesdiler, (herchend ki,) ele etmeye razi deyildiler.
72. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, bir neferi oldurub, onun (qatili) baresinde mubahiseye bashladiniz ve Allah, gizletdiyinizi ashkar etmek isteyirdi.
73. Buna gore de dedik: ''(Kesilmish ineyin) uzvlerinin bir parchasini ona (oldurulmush shexsin bedenine) vurun (ki, dirilerek oz qatilini tanitdirsin).'' Allah oluleri bu cur dirildir ve oz (tovhid ve qudret) nishanelerini size gosterir ki, belke dushunesiniz.
74. Sonra, onun (mocuzelerin) ardinca sizin qelbleriniz sertleshdi, dash parchalari kimi ve ya ondan da berk oldu. chunki (Musanin dashi ve bulaqlarin dashlari kimi) bezi dashlar var ki, onlardan chaylar qaynayir, bezileri parchalanir ve ichinden su sizir ve bezileri Allahin (yaradarken tebietlerinde qoydugu) qorxusundan (daglardan) tokulur. (Varliqlarin Allahin iradesinden tesirlenmeleri onlarin fitri qorxu ve itaetleridir. Meqsed budur ki, dashlar tesirlenir, amma onlarin qelblerinde Allahin iradesine teslim hali goze charpmir.) Allah sizin etdiklerinizden xebersiz deyildir.
75. (Siz muselmanlar) onlarin (yehudilerin) size (sizin dininize) iman getirmelerine goz dikirsiniz, halbuki, onlarin bir destesi (onlarin alimlerinin bezileri, tarix boyu) Allahin kelamini eshidir, lakin baresinde dushunub basha dushdukden sonra (oz dunyevi meqsedlerine gore) onu bilerekden (ishlerinin chirkinliyini bile-bile) tehrif edirdiler.
76. Iman getirenlerle gorushdukleri zaman ''biz iman getirdik'' deyirler. Bir-birleri ile xelvete chekildikde ise (bir-birlerine) ''Allahin (Tovratin ayelerinden elmini) size achiqladigini (Islam peygemberinin sifetlerini ve onun dogrulugunu beyan eden ayeleri) ne uchun onlara (muselmanlara) soyleyirsiniz ki, hemin hokmleri Rebbinizin yaninda size qarshi (delil) getirsinler (ve qelebe chalsinlar)? Hech dushunmursunuz?!'' deyirler.
77. Meger onlar bilmirler ki, Allah onlarin gizletdiklerini de, ashkar etdiklerini de bilir?!
78. Onlarin bezileri kitabdan (Tovratdan, bir ovuc) bosh xeyal ve puch arzulardan bashqa bir shey bilmeyen savadsizlardir ve onlar (kitabin hokmleri baresinde) yalniz zenn ve gumana malikdirler.
79. Buna gore de vay olsun o keslerin halina ki, azaciq bir qazanc elde etmek uchun oz elleri ile bir yazi yazib, sonra ''bu, Allah terefindendir'' deyirler. elleri ile yazdiqlarina gore vay olsun onlara ve vay olsun onlara (bu tehrifin muqabilinde) elde etdiklerine gore!
80. Ve dediler: ''Cehennem odu bizi bir neche gunden (dede-babalarimizin buzova ibadet etdikleri gunlerin sayindan) artiq yandirmaz''. De: ''Allah terefinden bir ehd-peyman almisiniz - ki, Allah da hech vaxt oz ehd-peymanina xilaf chixmaz - yoxsa Allaha qarshi bilmediyinizi soyleyirsiniz?!''
81. Beli, (size, uzun suren bir ezab gelecek, chunki) kim pis ish gorse ve gunahi (tekrar neticesinde) onun butun vucudunu (imaninin aradan getmesi heddine kimi) ehate etse, bele shexsler Cehennem ehlidirler ve orada hemishelik qalacaqlar.
82. Iman getiren ve yaxshi ishler goren kesler ise Cennet ehlidirler ve orada ebedi qalacaqlar.
83. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, Israil ovladlarindan ''hech vaxt Allahdan qeyrisine ibadet etmeyin, ata-analariniza, yaxinlariniza, yetimlere ve yoxsullara yaxshiliq edin, insanlarla xosh dille danishin, namaz qilin ve zekat verin'' (deye) ehd-peyman aldiq. Sonra az bir qisminizden bashqa, haminiz uz donderdiniz. Siz (zaten) donuksunuz.
84. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, sizden ''bir-birinizin qanini tokmeyin, bir-birinizi oz evlerinizden chixarmayin!'' (deye) ehd-peyman aldiq. Sonra (siz oz ehd-peymaninizi) etiraf etdiniz ve ona shahidsiniz.
85. (Lakin) yene ele bir-birinizi olduren, ozunuzden olan bir desteni onlara qarshi bir-birinize gunah ve itaetsizlik uzunden komek etmekle oz yurdlarindan (qovub) chixaran ve (bununla bele) onlar esir halinda sizin yaniniza gelende fidye vererek onlari azad eden de ele sizsiniz, halbuki onlari (muharibeye) chixartmaq size (ele evvelden) haram idi. Demeli siz kitabin (Tovratin hokmlerinin) bir hissesine iman getirib, diger bir hissesine kafir olursunuz?! (Muharibe etmek ve qovub-chixarmagin haram olmasini redd, oz dindashlarinizin azad edilmelerinin vacibliyini ise qebul edirsiniz?!) Buna gore de, sizden bele ish gorenlerin cezasi dunyada xarliq ve zilletden bashqa bir shey deyildir. Qiyamet gunu ise (onlar) en shiddetli bir ezaba teref qaytarilacaqlar. Allah, etdiklerinizden xebersiz deyildir.
86. Onlar bu dunya heyatini axiretin bahasina almish keslerdir. Odur ki, (axiretde) onlarin ezabi esla yungulleshmeyecek ve onlara (hech bir) komek de olunmayacaqdir.
87. Heqiqeten, Biz Musaya (sema) kitab(i) verdik ve ondan sonra bir-birinin ardinca peygemberler gonderdik. Meryem oglu Isaya aydin deliller eta etdik ve onu Ruhul-Qudusla quvvetlendirdik. Bes ne uchun hansisa bir peygember size ureyinize yatmayan bir shey getirende tekebbur gosterdiniz, bir desteni tekzib edir, bir desteni ise oldururdunuz?!
88. Ve dediler: ''Bizim qelblerimiz (fitri olaraq senin sozlerini derk etmekden) ortuludur''. (Bele deyil,) eksine, Allah onlari kufrlerinin muqabilinde oz rehmetinden uzaqlashdirib. Buna gore de az iman getirirler (sema kitablarinin mushterek yerlerine ve ya oz nefsi isteklerine uygun olanlara iman getirirler).
89. Ele ki, onlara Allah terefinden ellerinde olani (Tovrati) tesdiq eden bir kitab (Qur`an) geldi, onlar bundan evvel hemishe ozlerinin (hemin kitabi getirecek peygember vasitesi ile) kafirler uzerinde qelebelerinden xeber verdikleri halda (butun bunlara baxmayaraq), bildikleri shey onlara gelen zaman ona kufr etdiler. Odur ki, Allahin leneti olsun kafirlere!
90. ozlerini satdiqlari shey - Allahin oz lutfu ile istediyi bendesine (kitab) nazil etmesine paxilliq etdikleri uchun Onun nazil etdiyine kafir olmalari - ne qeder de pis bir sheydir. Belelikle, onlar (Allah terefinden) qezeb ustunden qezebe duchar oldular. Kafirler uchun xaredici bir ezab vardir.
91. Onlara ''Allahin nazil etdiyine (Qur`ana) iman getirin'' deyildikde, ''biz ozumuze gonderilene (Tovrata) iman getiririk'' deyerler. Ondan (Tovratdan) sonrakina kafir olurlar, halbuki o, haqq ve ellerindekinin tesdiq edenidir. De: ''eger sizin (Tovrata) imaniniz varsa, bes ne uchun bundan evvel (butun tarixiniz boyunca) Allahin peygemberlerini oldururdunuz?!''
92. Heqiqeten Musa size mocuzeler ve achiq-aydin deliller getirdi, lakin siz ondan (o, Tur dagina getdikden) sonra (ozunuze ve Allahin ayelerine qarshi) zulm ederek buzova sitayish etmeye bashladiniz.
93. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, sizden ehd-peyman aldiq ve Tur dagini bashiniz uzerine qaldirdiq (ve dedik): ''(Tovratin ayelerinden) size verdiklerimizi ciddiyyetle oyrenin, eshidin ve qebul edin.'' Onlar (dilleri ile) ''eshitdik'', (qelbleri ile ise) ''itaetsizlik etdik'' dediler ve kufrlerine gore buzovun mehebbeti onlarin qelblerinde mohkemlendi. De: ''eger mominsinizse (ve buzova perestish etmeyi, peygemberleri oldurmeyi ve tekzib etmeyi size imaniniz emr edirse), onda imaninizin size emr etdiyi shey ne qeder de pisdir!''
94. De: ''eger Allah yaninda olan axiret evi bashqa insanlara deyil, yalniz size mexsusdursa, eger dogruchusunuzsa onda olumu arzulayin.''
95. Onlar ozlerinden qabaga gonderdikleri sheylere (pis emellerine) gore, olumu esla arzulamazlar. Allah zalimlarin (halindan) xeberdardir.
96. elbette (ki,) sen onlari (uzun) omur surmeye butun insanlardan - hetta (Allaha) sherik qoshanlardan - heris gorersen! Onlarin her biri min il yashamaq isteyer, halbuki, hemin uzun omur onu (Cehennem) ezab(in)dan uzaqlashdiran deyildir. Allah onlarin etdiklerini gorendir.
97. (''Cebraile dushmenik ve buna gore de seni qebul etmirik'' - deyen yehudilerin cavabinda) de: ''Cebraile dushmen olan kes (eslinde Allahin dushmenidir, chunki) o, Qur`ani senin qelbine Allahin emri (ve ya ezeli iradesi) ile ondan qabaq olan (semavi kitab)larin tesdiq edicisi ve mominler uchun hidayet ve mujde olaraq nazil edib.''
98. Kim Allah, Onun melekleri, peygemberleri, Cebrail ve Mikail ile dushmen olsa (kafirdir ve) shubhesiz Allah da kafirlere dushmendir.
99. Heqiqet budur ki, Biz sene aydin ve aydinliq getiren ayeler nazil etdik ve onlara ancaq fasiqler kafir olarlar.
100. Ne uchun onlar ne vaxt (Allah ve Onun peygemberleri ile) ehd baglayiblarsa, onlarin bir destesi onu pozub?! (Bunlar neinki ehdi pozurlar,) hetta ekseriyyeti iman getirmir.
101. Onlara (yehudi ve xristianlara) Allah terefinden ellerinde olani (Tovrat ve Incili) tesdiq eden bir peygember geldikde, onlardan kitab (elmi) verilmish bir deste Allahin kitabina (Qur`ana ve ya oz kitablarina, onun Allahin kitabi olmasini) bilmirmish kimi arxa chevirdi.
102. (Yehudiler) Suleymanin zamaninda sheytanlarin (ozlerinin tertib etdikleri cadu kitabindan) oxuduqlarina tabe oldular. Suleyman kafir olmadi (hemin dovrde kufre sebeb olan ve ya kufr hesab olunan sehr gunahina batmadi), lakin sheytanlar camaata sehr oyretmekle ve hemchinin Babil diyarina nazil olmush iki meleye - Harut ve Maruta nazil olanla (onlara tabe olmaqla) kafir oldular. Halbuki o ikisi ''biz yalniz imtahan vasitesiyik (ve sehri sene yalniz sehrbazlarla mubarize ve onlarin sehrini batil etmek uchun oyredirik)'' demekden bashqa hech kese (bir shey) oyretmirdiler. Odur ki, amandir, kufr etme (ve sehri qadagan olunmush yerlerde istifade etme)!'' Lakin onlar o iki melekden vasitesile erle arvad arasinda ayriliq saldiqlari shey oyrenirdiler, halbuki Allahin (ezeli) izni olmadan kimese zerer vurmaq qudretine malik deyildiler. Ve onlar daim ozlerine zerer vuran ve faydasi olmayan sheyler oyrenirdiler. Heqiqeten, (yehudi tayfasi) bele bir emeli satin alanin axiretde bir nesibinin olmayacaginin qetiliyini bilirdiler. ozlerini satdiqlari shey olduqca pisdir, eger bilseydiler!
103. eger onlar iman getirseydiler ve teqvali olsaydilar (Allahdan qorxsaydilar) elbette ki, Allah terefinden olan savab daha yaxshi olardi, eger bilseydiler!
104. Ey iman getirenler! (Peygembere xitab ederken) ''raina'' (bizi riayet ele) demeyin, ''unzurna'' (bize nezer sal) deyin (-chunki, birinci ifade yehudilerin yaninda nifrin menasinadir-) ve (Allahin emrini) eshidin! Kafirler uchun agrili bir ezab vardir.
105. Ne kitab ehlinden olan kafirler, ne de mushrikler Rebbiniz terefinden size (vehy, kitab ve qelebe kimi) bir xeyir nazil olmasini sevmirler, halbuki Allah oz rehmetini istediyi shexse mexsus eder. Allah boyuk lutf, merhemet sahibidir.
106. Her hansi bir nishaneni aradan aparsaq, ya yaddashlardan silsek, ondan daha xeyirlisini, ya onun benzerini getirerik (her hansi bir Qur`an ayesini, ya umumi bir hokmu, ya hansisa bir ilahi delili ve ya diger elametleri gotursek, onun yerine bashqasini getirerik). Meger Allahin her bir sheye qadir olmasini bilmirsen?!
107. Meger bilmirsenmi ki, goylerin ve yerin heqiqi mulkiyyeti, selteneti ve hokumeti yalniz Allaha mexsusdur?! (chunki her bir sheyin yaradilishi, qorunmasi, idare olunmasi ve yox edilmesi Onun isteyinden asilidir.) Sizin Allahdan bashqa hech bir bashchi ve yardimchiniz yoxdur?!
108. Yoxsa siz de Peygemberinizden bundan qabaq Musadan (Allahin gozle gorulmesi) istenilen kimi (qeyri-mumkun ve ya faydasiz bir ish) istemek isteyirsiniz?! Imanin yerine kufru qebul eden shexs, heqiqeten, dogru yolu itirmishdir.
109. Kitab ehlinin choxu heqiqet (Islamin haqq olmasi) onlara aydin olduqdan sonra vucudlarindan qaynaqlanan paxilliq uzunden sizi imaninizdan sonra kufre qaytarmaq isteyirler. Buna gore de Allahin emri gelene kimi (helelik onlarla vurushmaqdan vaz) kechin ve (onlari) mezemmet etmeyin. Heqiqeten, Allah her sheye qadirdir.
110. Namaz qilin ve zekat verin. ozunuz uchun qabaga ne yaxshi emel gonderseniz onu(n hamisini) Allahin yaninda tapacaqsiniz. Heqiqeten, Allah etdiyiniz (butun) emelleri gorendir.
111. Ve dediler: ''Cennete yehudi, ya xristiandan bashqa esla hech kes daxil olmayacaqdir.'' Bu, onlarin xam xeyallaridir. De: ''eger dogruchusunuzsa delil-subutunuzu getirin.''
112. Beli, ozunun butun vucudunu Allaha teslim eden kes, yaxshi emel sahibi olsa, onun uchun Rebbinin yaninda meqamina uygun bir mukafat vardir. Onlar uchun (axiretde hech) bir qorxu yoxdur ve onlar qemgin olmayacaqlar.
113. Yehudiler dediler: ''Xristianlar haqq dinde deyildirler.'' Ve xristianlar dediler: ''Yehudiler dogru dinde deyildirler.'' Halbuki, onlarin hamisi (sema) kitab(i) oxuyurlar. (Demeli iddialarin her ikisi sehvdir ve her iki sheriet yalniz oz zamanlarinda haqdir.) (Mushrikler kimi) nadanlar da onlarin sozleri kimi (sozler) dediler (ki, muselmanlar haqq deyildirler). Odur ki, baresinde ixtilafa dushdukleri shey baresinde onlarin aralarinda Qiyamet gunu Allah hokm edecekdir.
114. Allah mescidlerinde Onun adinin chekilmesine mane olan ve onlarin viran edilmesi (istiqameti)nde chalishandan daha zalim kim ola biler? Onlar ora ancaq (insanlarin ve ya Allahin) qorxu(su) ile daxil olmalidirlar ve buna layiqdirler. Onlar uchun (bu) dunyada xarliq, axiretde ise boyuk bir ezab vardir.
115. sherq ve qerb (yer kuresi, elece de sherq ve qerbi olan butun planetler) Allaha mexsusdur. Odur ki, (butun dua ve ibadetlerde) hansi terefe uz tutsaniz Allahin uzu (semti) oradir. shubhesiz Allah (vucud, qudret ve rehmet baximindan) genish ve bilendir.
116. Ve (kitab ehli) dedi: ''Allah (ozu uchun) ovlad goturmushdur!'' O (butun bunlardan) pakdir! eksine, goylerde ve yerde olanlarin hamisi Onun heqiqi mulkudur (chunki onlarin yaradilishi, qorunmasi, idare olunmasi ve yox edilmesi Onun elindedir). Hami Onun qarshisinda teslimdir. (Bele olan halda, mulkiyyet nece ovlad ola biler ve mulkiyyet sahibinin ona ne ehtiyaci var?)
117. (O,) goyleri ve yeri yoxdan (layihe ve plansiz) yaradandir. Bir sheyin vucuda gelmesi emrini verende, ona yalniz ''ol!'' deyer, (hemin shey de) derhal olar. (Bir sheyi istediyi zaman hemin shey derhal vucuda geler.)
118. (Mushrik ve kafirlerden olan) nadanlar dediler: ''Allah bizimle ne uchun danishmir ve ya bize (senin peygemberliyine delalet eden) bir mocuze gelmir?!'' Onlardan qabaqkilar da buna benzer sozler dediler. Onlarin qelbleri (nadanliq ve inadkarliqda) bir-birine benzeyir. shubhesiz, Biz (tovhid ve oz dinimiz baresindeki) aydin delilleri inam ehli uchun beyan etmishik.
119. shubhesiz, Biz seni haqq ve dogru olaraq mujde veren ve qorxudan kimi gonderdik ve sen (risaleti chatdirdiqdan ve delil getirerek behaneye yer qoymadiqdan sonra) Cehennem ehli uchun (onlarin veziyyetleri baresinde) qetiyyen mesuliyyet dashimirsan.
120. Sen yehudi ve xristianlarin dinlerine tabe olmayinca, onlar hech vaxt senden razi qalmayacaqlar. De: ''Heqiqeten (esl) hidayet yalniz Allahin hidayetidir''. eger sene gelen elmden sonra, onlarin nefsi isteklerine tabe olsan, Allah terefinden senin uchun esla bir bashchi ve yardimchi olmayacaqdir.
121. Ona (Qur`ana, ya Peygembere) iman getirenler (yehudi ve xristianlar kimi sema) kitab(i) verdiyimiz ve onu layiqince (tehrif etmeden, dushunub emel etmekle) tilavet eden keslerdir. Ziyana ugrayanlar ise onu inkar edenlerdir.
122. Ey Israil ovladlari, size verdiyim nemetimi ve sizi (oz zamaninizda) butun alemdekilerden ustun etmeyimi xatirlayin.
123. Ve hech kesin bir bashqasinin ezabini def ede bilmeyeceyi, (ezabin yerine) ondan bir evezin qebul olunmayacagi, shefaetin ona hech bir fayda vermeyeceyi ve onlara hech bir komeyin de gosterilmeyeceyi gunden chekinin.
124. Ve (yadina sal) o zaman(i) ki, Rebbi Ibrahimi bezi ishlerle imtahana chekdi. Belelikle, o (Ibrahim), her sheyi kamil suretde yerine yetirdi. Rebbi dedi: ''Heqiqeten, Men seni insanlara imam ve rehber teyin etdim.'' (Ibrahim) dedi: ''ovladlarimdan nece?'' Dedi: ''Menim ehd-peymanim zalimlara nesib olmaz.''
125. Ve (yadiniza salin) o zaman(i) ki, Biz bu Evi (ezemetli Ke`beni) insanlarin donush yeri ve emin-amanliq mekani etdik ve (dedik): ''Ibrahim meqamindan (onun arxasindan, ya sag ve ya sol terefinden) namaz uchun bir yer sechin. Ve Ibrahim ile Ismaile tapshirdiq ki, Menim evimi tevaf edenler, yaxinliqda olanlar (yaxud ibadete chekilenler), ruku ve secde edenler uchun pak-pakize edin.
126. Ve (xatirlayin) o zaman(i) ki, Ibrahim dedi: ''Ey Rebbim, burani (bu diyari) tehlukesiz ve emin-amanligi olan bir sheher et ve onun ehalisine - Allaha ve axiret gunune iman getirenlere - her nov meyve ve mehsullardan ruzi ver.'' Buyurdu: ''(Ele de edeceyem) ve kim kafir olsa, onu bir az behrelendirecek, sonra ise odun ezabina duchar edeceyem ve ora pis bir qayidish yeridir!''
127. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, Ibrahim ve Ismail evin (Ke`benin) temelini ucaldirdilar (ve deyirdiler): ''Ey Rebbimiz, (bu emeli) bizden qebul et ki, heqiqeten, eshiden ve bilen Sensen!''
128. ''Ey Rebbimiz, bizi ozune (emrlerine) teslim et, ovladlarimizdan da Sene teslim olan ummet (yarat), bizim (Hecc, qurban kesmek ve qurbanliq yerleri kimi) ibadet emellerimizi bize goster ve bize nezer sal ki, heqiqeten chox mehriban, tovbeleri qebul eden ve rehmli Sensen!''
129. ''Ey Rebbimiz, onlarin arasina ozlerinden Senin ayelerini onlara oxuyan, kitab ve hikmet (sheriet elmleri ve eqli bilikler) oyreden ve onlari paklashdiran bir peygember sechib gonder. chunki, yenilmez qudret ve hikmet sahibi Sensen!''
130. Ibrahimin dininden oz qedir-qiymetini bilmeyen ve ozunu nadanliga vurandan bashqa kim uz donderer?! shubhesiz, Biz onu bu dunyada (peygemberlik, imamliq ve hikmet uchun) sechdik ve o, axiretde (de) mutleq saleh (bende)lerden olacaqdir.
131. O zaman Rebbi (tovhid delillerini gosterdikden sonra, ilham yolu ile) ona ''teslim ol!'' buyuranda o, ''alemlerin Rebbine teslim oldum'' dedi. Hemchinin (peygember kimi sechilerek gonderildikden sonra, vehy yolu ile) ona ''emre teslim ol!'' buyuranda o, ''Allahin emrlerine teslim oldum'' dedi.
132. Ibrahim ve Yequb oglanlarina oz dinlerini tovsiye etdiler (ve her biri oz vesiyyetinde dedi) ki: ''Ey menim oglanlarim, shubhesiz, Allah bu dini sizin uchun sechib. Buna gore de (chalishin) dunyadan mutleq yalniz muselman olaraq gedin!''
133. (Siz ki, ''Yequb oz oglanlarina yehudiliyi tovsiye etdi'' deyirsiniz,) meger Yequbun olumu chatan zaman onun yaninda ve shahid idiniz? (Halbuki, Yequb) oz oglanlarina: ''Menden sonra neye ibadet edeceksiniz?'' - deyende, (Ibrahimin henif dinini tapshirmishdi ve oglanlari da onun cavabinda) ''senin ve atalarin Ibrahimin, Ismailin ve Ishaqin Allahi olan tek Allaha ibadet edeceyik ve biz Ona (Onun emrlerine) teslim olanlariq'' demishdiler.
134. Onlar bir ummet idiler ki, kechib-getdiler. Onlarin elde etdikleri ozlerine, siz (kitab ehlin)in elde etdiyiniz ise size aiddir ve siz esla onlarin etdikleri emeller baresinde sorgu-sual edilmeyeceksiniz.
135. Ve (kitab ehli insanlara) dediler: ''Yehudi yaxud xachperest olun ki, dogru yolu tapasiniz.'' De: ''eksine, haqq (yol)a yonelmish Ibrahimin dinine (tabe olacagiq) ve o, esla mushriklerden olmayib.''
136. (Ey mominler) deyin: ''Biz Allaha ve bize nazil olana, Ibrahim, Ismail, Ishaq, Yequb ve esbata (Yequbun nevelerine) nazil olana, Musa ve Isaya, elece de peygemberlere Rebbi terefinden verilenlere iman getirdik. Onlarin arasinda (haqq olmalari ve Allah terefinden sechilib gonderilmeleri baximindan) hech bir ferq qoymuruq ve biz Onun muqabilinde teslim olanlariq.''
137. Belelikle, eger onlar da sizin iman getirdiklerinize iman getirseler, shubhesiz, dogru yolu tapiblar. eger uz donderseler, heqiqeten, muxalifet ve dushmenchilik meqamindadirlar. Buna gore de, Allah tezlikle onlarin sherrini senden def edecekdir ve Odur eshiden ve bilen!
138. (Beli, bizim qelblerimizin imani) ilahi boyaqchiliqdir! Kimin boyaqchiligi Allahinkindan gozeldir? Biz Ona ibadet edenlerik.
139. De: ''Bizimle Allah(in ishi) baresinde hocetleshirsiniz (ki, peygemberi ne uchun ereblerden sechdi)? Halbuki O, (hem) bizim Rebbimiz ve (hem de) sizin Rebbinizdir ve bizim emellerimiz bize, sizin emelleriniz ise size aiddir ve biz Ona sadiqik'' (ve Peygemberin sechilmesinin sebebi hemin emel ve sedaqetdir).
140. Deyirsiniz ki, Ibrahim, Ismail, Ishaq, Yequb ve (Yequbun neveleri olan) esbat yehudi ya da xachperest olublar? De: ''Siz daha chox bilirsiniz yoxsa Allah'' (ki, onlarin yehudilik ve xachperestlikden uzaq olduqlarina shehadet vermishdir ve siz bunu bilir ve gizledirsiniz)? Allah terefinden yaninda olan (her hansi) bir shehadeti gizledenden daha zalim kim ola biler?! Allah etdiyiniz emellerden esla qafil deyildir.
141. Onlar kechib getmish bir ummetdirler, onlarin elde etdikleri ozlerine, siz (kitab ehlin)in elde etdiyiniz ise size aiddir. Siz onlarin etdiyi emeller baresinde esla sorgu-sual olunmayacaqsiniz.
142. Tezlikle sefeh insanlar deyecekler: ''Onlari (muselmanlari) uz tutduqlari qibleden (Beytul-Muqeddesden Ke`beye teref) ne donderdi?'' De: ''sherq ve qerb Allahindir, istediyi shexsi (besher cemiyyetinin xeyirine olan) dogru yola hidayet edir.'' (Bir muddet Qudse uz tutmaq meslehet idi, ondan sonra ise Ke`beye uz tutmaq meslehetdir.)
143. (Sizin uchun musteqil bir qible teyin etdiyimiz kimi) sizi orta (ifrat ve onun ziddi arasinda motedil) bir ummet etdik ki, (Qiyamet gunu) siz insanlara shahid olasiniz ve bu Peygember de size shahid olsun. Biz senin evveler uz tutdugun qibleni (Beytul-Muqeddesi) Peygembere tabe olan shexsi geri donen (ve kechmish qiblede qalan) shexsden ayird etmekden (ezeli elmimizi xaricde gerchekleshdirmekden) bashqa bir shey uchun (qible) teyin etmemishdik. Herchend ki, bu hokm Allahin hidayet etdiyi shexslerden bashqasi uchun chetin ve agir idi. Allah sizin imaninizi (kechmish etiqadlarinizin, yaxud evvelki qibleye uz tutub etdiyiniz ibadetlerin savabini) zay etmek istemir. Heqiqeten Allah insanlara qarshi olduqca shefqetli ve mehribandir.
144. shubhesiz, Biz senin uzunun (bir ishin bash vermesini gozleyen adam kimi) goyde o teref bu terefe chevrilmesini goruruk ve indi seni razi qalacagin bir qibleye teref donderirik. Odur ki, uzunu Mescidul-Herama teref donder. Harada olsaniz uzunuzu ona teref donderin. Heqiqeten, (sema) kitab(i) verilmish kesler bilirler ki, shubhesiz, bu, (Ke`beye uz tutmaq) onlarin Rebbi terefinden olan bir haqqdir. (chunki, onlarin kitabinda Islam Peygemberinin iki qibleye namaz qilacagi vardir.) Allah onlarin etdiklerinden (muxalifetlerinden) qafil deyildir.
145. shubhesiz, sen kitab ehli uchun her nishane ve delil getirsen de onlar senin qiblene tabe olmayacaqlar ve sen de hech vaxt onlarin qiblesine tabe olmayacaqsan. Hemchinin onlarin bezisi digerinin qiblesine tabe olmayacaqdir. eger sene verilmish o elmden sonra onlarin isteklerine tabe olsan, onda shubhesiz ki, zalimlardan olacaqsan.
146. (Sema) kitab(i) verdiyimiz shexsler onu (Muhemmedi-sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem-Tovrat ve Incilin onu kamil tanitdirmasi esasinda) oz ogullarini tanidiqlari kimi taniyirlar. Heqiqeten onlarin bir destesi haqqi bilerekden israrla gizledir.
147. Bu haqq (qiblenin deyishdirilmesi hokmu ve haqq olan her hansi diger bir hokm) senin Rebbin terefindendir. Odur ki, esla shubhe edenlerden olma.
148. Her bir destenin bir qiblesi vardir ki, (uzlerini) ona teref donderirler (yehudiler Beytul-Muqeddese, xristianlar sherqe, muselmanlar Ke`beye). Odur ki, (bu barede mubahise etmeyin ve) xeyir ishler istiqametinde bir-birinizi otmeye chalishin. Harada olsaniz, Allah (emellerin evezini vermek uchun) sizin haminizi (Mehsher sehnesine) getirecekdir. Heqiqeten Allah her sheye qadirdir.
149. Ve haradan (sefere) chixsan, (namazda) uzunu Mescidul-Herama teref donder. shubhesiz bu, senin Rebbin terefinden haqq (ferman)dir ve Allah etdiyiniz emellerden esla qafil deyildir.
150. (Beli) ve haradan chixsan (namazda) uzunu Mescidul-Herama teref donder. Harada olsaniz uzunuzu ona teref donderin ki, insanlarin zalimlarindan (mentiqsiz soz danishanlarindan) bashqalarinin size (irad tutmaga) bir delili olmasin (mushrikler demesinler ki, ''Ibrahimin dininin iddiasini etdiyi halda, onun qiblesi ile muxalifdir'' ve ya kitab ehli ''gelmesi ved edilmish peygemberin qiblesi Ke`be olmalidir, demeli bu shexs hemin peygember deyil'' demesinler). Odur ki, onlardan qorxmayin Menden qorxun. Ve (hemchinin bu qiblenin teyin edilmesi) belke hidayet olundunuz deye oz nemetimi size tamamlamagim uchundur.

MeÇuLaSiQ
12-06-2009, 14:28
151. (Bu qiblenin teyin edilmesi de) sizin aranizda (melek ve cinlerden deyil) ozunuzden (cins ve dili sizinle bir olan), size daim Bizim (tovhid) nishane ve ayelerimizi oxuyan, sizi(n ruhunuzu) paklashdiran, inkishaf etdiren, size (sema) kitabi(ni) ve hikmeti (sheriet hokmlerini ve eqli maarifi), elece de evveller bilmediyiniz sheyleri oyreden (insani) peygember gonderdiyimiz kimi (nemetdir).
152. Buna gore de, Meni yada salin ki, Men de sizi yada salim. Mene shukr edin ve kufr ve nemetlerime nankorluq etmeyin.
153. Ey iman getirenler, sebr ve namazdan komek dileyin ki, heqiqeten Allah sebr edenlerledir.
154. Allah yolunda oldurulenlere olu demeyin, eksine (onlarin ruhlari Berzex aleminde musteqil shekilde, yaxud ''misal'' qelibine daxil olmaqla) diridirler ve lakin (bunu) siz derk etmirsiniz.
155. Sizi mutleq bir az qorxu ve acliqla, elece de mal, can ve (agac) mehsullarin(in, yaxud arvad-ushaq kimi heyat semerelerinin) azligi ile imtahan edeceyik. Sebr edenlere mujde ver.
156. O keslere ki, onlara her hansi bir musibet geldikde ''heqiqeten biz Allahiniq (bizim yaradilishimiz, qorunmagimiz, ishlerimizin idare edilmesi ve yox edilmeyimiz Onun elinde oldugu uchun Onun heqiqi mali, mulkuyuk) ve heqiqeten Ona teref qayidacagiq'' deyerler.
157. Onlar Rebbi terefinden salamlar ve rehmet yetishen keslerdir ve onlardir hidayet olunmushlar!
158. Heqiqeten, Sefa ve Merve (daglari) Allahin (dininin ve Ona sitayishin) elamet ve nishanelerindendir. Odur ki, Allah evinin ''hecc'' ziyaretini eden, yaxud ''umre''ni yerine yetiren shexsin o ikisini tevaf etmesinde (ikisi arasinda ''se`y'' etmesinde) ona (neinki) hech bir gunah yoxdur (eksine vacibdir. chunki, Islamdan qabaqki mushriklerin Sefa ve Mervenin her birinde bir but qoyub, her dovrde onlara tezim etmeleri, sizin Allah uchun olan ''se`y'' emelinizin haramligina sebeb olmur). Her kim vacib miqdardan artiq xeyir bir ish gorse (se`y ve tevafin sayini artirsa), Allah qedirbilen (emeli qiymetlendirerek yaxshi mukafatlandiran) ve (her sheyi) bilendir.
159. Heqiqeten (Muhemmedin-sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem-peygemberliyi ve kitabi baresinde) nazil etdiyimiz aydin deliller ve hidayetleri kitabda (Tovrat ve Incilde) insanlara beyan etmeyimizden sonra, (onlari) gizleden kesler, mehz onlardir Allahin lenetlediyi ve hemchinin (butun) lenet oxuyanlarin lenetlediyi kesler!
160. Tovbe edib (oz pis ishlerini) duzeltmekle meshgul olaraq (gizletdiklerini) beyan edenler istisna olmaqla! Belelikle onlarin tovbesini qebul edirem ve elbette ki, tovbeleri chox qebul eden ve mehriban Menem.
161. Dogrudan da kafir olub kufr halinda olenlere Allahin, meleklerin ve butun insanlarin leneti olsun!
162. ebedi olaraq onda (lenet ichinde) qalacaqlar. Onlarin ne ezabi yungulleshdiriler ve ne de onlara (uzr istemeleri uchun) mohlet veriler.
163. Sizin tanriniz tek olan Allahdir, (ibadet edilmeye layiq) Ondan bashqa bir tanri yoxdur. O, bagishlayan ve mehribandir.
164. shubhesiz, goylerin ve yerin yaradilishinda, gece ile gunduzun bir-birini evez etmesinde, insanlarin xeyrine olaraq denizde hereket eden gemilerde, Allahin semadan nazil etdiyi ve vasitesile yeri olumunden sonra diriltdiyi ve muxtelif novden olan canlilari onun (yerin) her terefine yaydigi suda, kuleklerin (bir terefden bashqa bir terefe) esdirilmesinde ve goyle yer arasinda teslim halda olan buludda (bu yeddi sheyin her birinde) dushunen qovm uchun (Allahin tovhid, qudret ve hikmeti baresinde) nishaneler vardir.
165. Insanlarin bezileri Allahin yerine (butlerden, ulduzlardan ve cinlerden) sherikler secherek onlari Allahi sevmeli olduqlari kimi severler. Lakin iman getirenlerin Allaha olan mehebbetleri (onlarin oz mebudlarina olan mehebbetlerinden) daha choxdur. eger zulm edenler (axiret) ezabi(ni) mushahide etdikleri zaman heqiqeten butun qudret ve gucun Allaha mexsus olmasini ve Allahin shiddetli ezab veren olmasini gorseler (chox peshiman olacaqlar).
166. O zaman (kufr ve zulm) bashchilar(i) oz ardicillarindan uzaqlashacaq, ezabi (gozleri ile) gorecek ve butun elaqe ve bagliliqlari qirilacaqdir.
167. (Kufr ve zulm bashchilarina) tabe olanlar deyerler: ''Kash bizim uchun (dunyaya) bir qayitmaq (imkani) olaydi ve onlar bizden uzaqlashdiqlari kimi, biz de onlardan uzaqlashaydiq''. Allah onlarin (dunya) emellerini bu cur hesret amilleri kimi onlara gosterer. Onlar Cehennem odundan esla chixan deyildirler.
168. Ey insanlar, yer uzunde olan sheylerin (muxtelif yemekler ve diger varliqlarin) halal ve paklarindan yeyin, faydalanin ve sheytanin addimlarina tabe olmayin ki, o sizin ashkar dushmeninizdir.
169. O size yalniz pislik ve chirkinlikleri, hemchinin bilmediyiniz sheyleri Allaha nisbet vermeyi emr edir.
170. (Mushrik ve kafirlere) ''Allahin nazil etdiyine tabe olun'' deyildikde, onlar ''(xeyr,) eksine, biz atalarimizin getdiyi yola tabe oluruq'' deyerler. Goresen atalari hetta bir shey anlamayib, (duz yola) hidayet olunmamish olsalar bele (onlar yene atalarinin yoluna tabe olacaqlar)?!
171. Kafirlerin (onlari haqqa devet edenin) meseli anlashilmaz feryad ve haraydan bashqa bir shey eshitmeyen heyvanin ustune qishqiran shexs kimidir (onlar da kelami eshidirler, lakin sanki onun menasini basha dushmurler). (Onlar) kar, lal ve kordurlar, buna gore de dushunmurler.
172. Ey iman getirenler, ruziniz etdiyimiz pak sheylerden yeyin (yer uzunde sizin uchun yaratdigimiz ve pak olan sheylerin hamisindan behrelenin) ve eger yalniz Allaha ibadet edirsinizse, Ona shukr edin (chunki shukursuz ibadet kamil deyildir).
173. Heqiqeten (Allah) size olmush heyvani, qani, donuz etini ve (kesilerken bashi uzerinde) Allahdan bashqasinin adi chekilmish heyvani haram etmishdir. Amma eslinde ona meyli olmadan (Allahin hokmune qarshi chixmaq niyyeti olmadan) ve zeruret miqdarini ashmadan (onlari yemeye) mecbur olan shexse hech bir gunah yoxdur. Heqiqeten Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
174. shubhesiz, Allahin kitabdan (sema kitabi olan Tovrat ve Incilden) nazil etdiyini (alimlerin oz menafelerine gore camaat uchun haram etdikleri sheylerin halal olmasi baresindeki ayeleri) gizleden ve belelikle de azaciq bir qazanc elde eden kesler qarinlarina oddan bashqa bir shey daxil etmirler (onlarin gizletdikleri ve ya elde etdikleri o qazanc axiretde od yemek sheklinde zahir olacaqdir). Hemchinin Allah Qiyamet gunu onlarla danishmayacaq, onlari (emellerinin pisliyinden) paklashdirmayacaq ve onlar uchun agrili bir ezab olacaqdir.
175. Hidayet bahasina azginligi ve bagishlanmaq muqabilinde ezabi satin almish kesler onlardir. Vay-vay, onlar oda nece de sebrlidirler!
176. O ezab buna goredir ki, Allah kitabi (butun sema kitablarini) haqq olaraq (duzgun, ali ve eqli bir hedef uchun) nazil etmishdir. Heqiqeten Allahin kitabi (onun hamisinin ve ya bezisinin qebul edilmesi, kelmelerinin, yaxud menasinin tehrif edilmesi) baresinde fikir ayriligina dushmush kesler uzun-uzadi bir dushmenchilik icherisindedirler.
177. Yaxshiliq yalniz uzlerinizi (ibadet uchun) sherq ve qerbe teref chevirmek deyildir. Lakin heqiqi yaxshiliq Allaha, axiret gunune, meleklere, (semavi) kitaba ve peygemberlere iman getiren (bashlangic ve meada, hemchinin bu ikisinin arasinda olan etiqadi esaslara iman getiren), elecede de oz malini,chox sevmesine (ve ona ehtiyaci olmasina) baxmayaraq Allah eshqine qohumlarina, yetimlere, yoxsullara, yolda qalanlara, dilenchilere ve qullar(in azad olunmasin)a veren, namaz qilan, zekat veren, ehd-peyman baglayan zaman oz ehdine vefali olanlar, (mexsusen) maddi chetinlikde, cismi zererlerde ve cihad zamani sebirli olan kes(in iman ve emeli)dir. Onlardir dogru danishanlar ve onlardir teqvalilar! (umumiyyetle yaxshiliq uch cehetden-etiqad, emel ve exlaqdan ibaretdir.)
178. Ey iman getirenler, size (qesden) oldurulenler baresinde qisas (hokmu) yazilmish ve qerara alinmishdir: azad shexsin muqabilinde azad, qulun muqabilinde qul ve qadinin muqabilinde qadin. Belelikle kim (her hansi bir qatil) oz (din) qardashi (oldurulenin qeyyumu) terefinden mueyyen qeder efv olunsa (qeyyum butun qisas haqqini, yaxud onun bir hissesini bagishlasa ve ya onu qanbahasi ile evez etse), onda (efv eden teref qalan hisseler baresinde, ya diyenin alinmasinda) beyenilen bir yol sechmelidir ve (qatil de) diyeni ona yaxshiliqla (xoshluqla), gozel suretde odemelidir. (Yerine yetirilmesi eyni ile zeruri deyil sechimle ixtiyari olan) bu (qisas hokmu), sizin Rebbiniz terefinden bir yungulluk ve rehmetdir. Odur ki, kim efv etdikden sonra heddini ashsa (qatili oldurse), onun uchun agrili bir ezab vardir.
179. Ey agil sahibleri, qisasda sizin uchun heyat vardir (cemiyyetin heyati qisas hokmunun heyata kechirilmesindedir), (ki) belke (nahaq qanlar axitmaqdan) chekinesiniz.
180. Sizin uchun bele yazilib ve qerara alinib ki, birinizin olumu chatan zaman, eger ozunden sonra bir mal qoyursa, oz ata-anasi ve yaxinlari uchun (Islam sherietinde mueyyen edilmish irsden elave) gozel bir terzde vesiyyet etsin. (Bu hokm, vacib haqdan elave) pehrizkarlarin ohdesine dushen bir haqdir.
181. Odur ki, kim onu (hemin vesiyyeti) eshitdikden sonra deyishdirse (terk ve ya tehrif etse), gunahi yalniz onu deyishdirenlerin boynunadir. shubhesiz, Allah eshiden ve bilendir.
182. Buna gore de, kim vesiyyet edenin sehv etmesinden ve ya gunahindan qorxsa (onun sehven ve ya bilerekden varislerin huquqlarini pozmasini basha dushse) ve belelikle (vesiyyeti deyishdirmekle) onlarin (varislerle vesiyyet olunmush shexslerin) arasini duzeltse, (bu deyishikliye gore) onun boynuna gunah dushmur. Heqiqeten, Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
183. Ey iman getirenler, sizden evvelkilere yazildigi kimi size (de) oruc yazildi ve qerara alindi, (ki,) belke (ruhunuz quvvetlensin ve nefsi isteklerden) chekinesiniz.
184. Bir neche gun! Odur ki, sizden kim xeste yaxud seferde olsa, bir neche gun (tutmadigi gunlerin sayi qeder) diger gunlerde (oruc tutsun). Ve oruc tutmagin taqetsizleshdirdiyi kesler (qocalar, azyashlilar ve agir xesteler oruc tutmaya bilerler ve onlar) uchun (oruc tutmadigi her gunun muqabilinde) bir yoxsula (bir ''mudd'', yeni yeddi yuz elli qram) yemek vermek onun keffare ve evezidir. Kim xeyire artirsa (ve iki mudd verse) onun uchun daha yaxshidir. Oruc tutmaq (chetin ve mesheqqetli olsa da), sizin uchun daha yaxshidir, eger bilseniz!
185. Ramazan ayi insanlarin beledchisi, ashkar hidayet delillerine malik ve (haqq ile batili bir-birinden) ayiran Qur`anin nazil oldugu bir aydir. Buna gore de sizden bu ayi goren (oz veteninde olan) kes, onu (o ayi) oruc tutmalidir. Xeste, yaxud seferde olan kes ise bashqa gunlerde bir neche gun (oruc tutmadigi gunlerin sayi qeder oruc tutmalidir). Allah sizin uchun asanliq isteyir, sizin uchun chetinlik istemir. Hemchinin (isteyir ki,) mueyyen olunmush miqdari (otuz gunu) tamamlayasiniz ve sizi hidayet etmesinin shukru olaraq ''tekbir'' deyerek Allahi ezemetli sayasiniz, belke (Onun) shukrunu yerine yetire bildiniz.
186. Menim bendelerim senden Menim baremde sorushanda (de ki,) Men heqiqeten, (hamiya) yaxinam, Meni chagiran zaman dua edenin duasini qebul edirem. Odur ki, Menim devetimi qebul etsinler ve Mene iman getirsinler ki, belke yolu tapdilar.
187. Oruc gecesi qadinlarinizla yaxinliq etmek size halal edildi. Onlar sizin uchun libasdirlar ve siz onlar uchun libassiniz (her biriniz digerinin zineti, eyiblerini orten ve onu gunahdan qoruyansiniz). Allah sizin (oruc gecesi cinsi elaqenin haram olmasi baresinde) ozunuze xeyanet etdiyinizi bilirdi. Buna gore de, nezerini size yoneltdi ve siz(in teqsiriniz)den kechdi. Odur ki, indi onlarla yaxinliq edin (ede bilersiniz) ve Allahin (bu emele gore) sizin uchun mueyyenleshdirdiyi (savabi, haramdan chekinmek ve saleh ovlad kimi) shey(ler)i isteyin. (Oruc geceleri icaze verilir ki,) subhun ag sapi (gecenin) qara sap(in)dan sizin uchun sechilenedek yeyin ve ichin, sonra orucu geceye qeder tamamlayin. Mescidlerde etikafda olarken qadinlarla yaxinliq etmeyin. Bunlar Allahin (halal ve haram) serhedleridir, onlara yaxinlashmayin (onlari pozmayin). Allah oz ayelerini insanlar uchun bu cur achiqlayir ki, belke chekinsinler.
188. Mallarinizi oz aranizda haqsiz yere yemeyin ve camaatin mallarinin bir qismini gunah ve haqsiz yolla yemek uchun (emelininzin haram olmasini) bile-bile onu (rushvet kimi) qazilara (hakimlere) teref yoneltmeyin.
189. Senden yeni dogan aylar (ve onun sheklinin para veziyyetden butov veziyyete kimi deyishmesinin hikmeti) baresinde sorushurlar. De: ''Onlar, insanlarin (dunyevi ishlerinin) vaxtlarinin ve Heccin (elece de, deqiq vaxta malik diger dini emellerin vaxtinin) mueyyen edilmesi uchun vasite (tebii teqvim)dir. Hemchinin yaxshiliq evlere (cahiliyyet dovrunde oldugu kimi) onlarin arxa terefinden daxil olmaginiz deyil (cahiliyyet dovrunde adet bele idi ve ehram geyiminde olan shexs oz evine girish qapisindan deyil, divarin ustunden daxil olurdu) ve lakin yaxshiliq (gunahdan) chekinen shexs(in emeli)dir. Evlere onlarin qapisindan daxil olun ve Allahdan qorxun, belke nicat tapasiniz.
190. Sizinle vurushanlarla siz de Allah yolunda vurushun ve heddi ashmayin (doyush zamani sheriet ve agilin muharibe baresindeki cherchive ve qanunlarindan kenara chixmayin, qanuni delil olmadan hucum etmeyin, sulh muqavilesi bagladiginiz keslerle muharibe etmeyin, zerersiz zeifleri oldurmeyin, olulerin beden uzvlerini kesmeyin ve mallari sebebsiz telef etmeyin). Allah heddi ashanlari sevmir.
191. Onlari (Mekke mushriklerini) harada ele kechirseniz oldurun ve sizi qovub chixardiqlari yerden (Mekkeden) qovub chixardin. Fitne (onlarin Allaha sherik qoshmalari, muselmanlari incitmeleri ve Mekkeden chixarmalari) oldurmekden daha pisdir. Onlar sizinle Mescidul-Heramin yaninda vurushmayinca, siz de onlarla orada vurushmayin. Belelikle eger sizinle (orada) vurushsalar, onlari oldurun ki, kafirlerin cezasi ele odur.
192. eger (Allaha sherik qoshmaqdan ve doyushden) el goturseler, heqiqeten Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
193. Hech bir fitne qalmayincaya (shirkin koku kesilinceye) ve din ve itaet yalniz Allaha mexsus oluncaya qeder onlarla vurushun. Belelikle eger (Allaha sherik qoshmaqdan) el chekseler, zalimlardan bashqasina qarshi heddi ashmaq reva deyildir.
194. Haram ay haram ay muqabilindedir (Receb, Zilqede, Zilhicce ve Meherrem aylari haram aylardir ve bu aylarda muharibe etmek ve vurushmaq olmaz. Amma eger kimse bu aylarin ehtiramini pozub muharibeye bashlasa, onunla ele hemin haram ayda vurushmaq lazimdir). (Herem, Mescidul-Heram ve mominin cani, namus ve sherefi kimi) butun mohteremlerin (qarshiliqli) qisasi vardir. Buna gore de, kim size qarshi heddini ashsa (ve ehtirami pozsa), siz de onun kimi ona qarshi heddi ashin. Allahdan qorxun (ki, evez chixmaqda heddi ashmayasiniz) ve bilin ki, Allah teqvalilarladir.
195. (Malinizi) Allah yolunda xercleyin ve (cihad yolunda xerclemeyi terk etmekle ve ya onu Allah yolundan bashqa bir yere serf etmekle) ozunuzu oz elinizle tehlukeye atmayin. Yaxshiliq edin ki, shubhesiz, Allah yaxshiliq edenleri sevir.
196. Hecc ve umre (emeli)ni Allaha gore tamamlayin ve eger (ehram bagladiqdan sonra dushmen ve ya xestelik vasitesile) emelleri yerine yetirmeyinize manechilik torense, (Mekkenin ve yaxud Minanin qurbangahina deve, inek ve qoyundan) size muyesser olan bir qurbanliq (gondermek sizin boynunuzadir). Ve qurbanliq oz yerine chatmayinca bashinizi qirxmayin. eger sizden kimse (ehram halinda) xeste olsa ve ya bashinda bir narahatligi olsa (ve bashini qirxmaq mecburiyyetinde qalsa, bashini qirxsin ve) oruc ya sedeqe, ya da qurbanliq qisminden keffare versin. eger (Hecc ve umre baresinde dushmenden ve ya xestelikden) xatircem olsaniz, onda ''temetto'' (Allaha yaxinlashmaqdan behrelenmek ve ehram baglandiqdan sonra haram olmush sheylerden ehramdan chixdiqdan sonra istifade etmek) umresini qabaga salib ''temetto'' Heccine teref geden kesin boynunadir ki, (deve, inek ve qoyundan) muesser olan qurbanliq kessin. Qurbanliq tapmayan (ve ya ona pulu olmayan) shexs hemin Hecc seferi zamani uch gun ve qayitdiginiz zaman yeddi gun oruc tutmalidir. Bu tam on gundur. (''Temetto'' adlanan) bu (Hecc), (ozu ve) ailesi Mescidul-Heramin (Mekke ve onun iyirmi dord kilometrliyinin) sakini olmayan kesler uchun olan vacibdir. Allahdan qorxun ve bilin ki, Allah agir ceza verendir.
197. Hecc(in zamani) mueyyen olunmush aylardir (shevval, Zilqede ve Zilhicce aylari). Buna gore de, bu aylarda (ehram baglamaqla) Hecci (ozune) vacib eden kes (bilmelidir ki): Heccde (hecc ehraminda olan zaman) soyush soymek, qadinlarla yaxinliq, gunah ve mubahise etmek (icazesi) yoxdur. Allah etdiyiniz her bir yaxshi ishi bilir. ozunuz uchun azuqe goturun ki, en yaxshi azuqe teqvadir. Menden qorxun, ey agil sahibleri!
198. (Hecc esnasinda) Rebbinizden merhemet ve ruzi dilemeyinizde size hech bir gunah yoxdur. erefatdan (Mesh`ere teref) axisharken Mesh`erul-Heram (dagin)in yaninda (Muzdelife cholunde) Allahi yada salin. Sizi hidayet etmesinin shukru olaraq Onu yada salin ve eslinde siz bundan evvel azginlardan idiniz.
199. Sonra (mushriklerin getdikleri yol ile deyil) camaatin axishdigi yer ile (Mesh`er cholunden Minaya teref) yollanin. Ve Allahdan bagishlanmaq dileyin ki, Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
200. Belelikle, Hecc emellerinizi yerine yetirdikden sonra, oz atalarinizi xatirladiginiz kimi ve ya ondan da yaxshi ve dolgun shekilde Allahi yada salin (ereblerin adeti bele idi ki, onlar Hecc emellerini yerine yetirdikden sonra Minada oz atalarinin iftixar etmeli ishlerinden danishmaga bashlayirdilar). Belelikle, insanlarin bezisi deyer: ''Ey Rebbimiz, bize dunyada (nemet) ver!'' Onlarin axiretde hech bir payi yoxdur.
201. Onlardan bezisi deyer: ''Ey Rebbimiz, bize dunyada da yaxshiliq eta et, axiretde de yaxshiliq eta et ve bizi (Cehennem) odun(un) ezabindan qoru''.
202. elde etdiklerinden paylari olacaq kesler onlardir. Allah chox tez hesab chekendir (bir goz qirpiminda Qiyameti berqerar edecek ve yaradilmishlarin ashkar ve mufessel hesabindan qabaq, bir anin ichinde onlarin hamisinin gizlin ve muxteser hesabini aparacaqdir).
203. Sayi mueyyen olan gun (ve gece)lerde (Zilhicce ayinin hacilarin Minada olmali olduqlari on bir, on iki ve on uchuncu gunlerinde zikr etmek, namaz qilmaq ve ''cemere''lere dash vurmaqla) Allahi yada salin. Belelikle (emelleri) iki gun icherisinde (yerine yetirdikden sonra) koch etmeye telesen kese hech bir gunah yoxdur. Hemchinin (uchuncu gune qeder) gecikdirene hech bir gunah yoxdur. (Bu ixtiyar ehram halinda ov ovlamaqdan ve qadinla yaxinliq etmekden) chekinmish kes uchundur. Allahdan qorxun ve bilin ki, sizin haminiz (axiretde) mutleq Onun huzuruna toplanacaqsiniz.
204. Insanlarin elesi var ki, onun dunya heyatindaki danishigi seni heyran edir ve o, Allahi oz qelbinde olana shahid tutur, halbuki, o, dushmenlerin en qeddaridir.
205. uz donderen (ve senin yanindan chixib geden, yaxud ish bashina kechen) zaman ise yer uzunde fesad toretmek, ekin sahelerini ve nesli mehv etmek uchun yola dusher. Allah fesadi sevmir.
206. Ve ona ''Allahdan qorx!'' deyilen zaman, teessubkeshlik ve qurur onu gunaha vadar eder (ve o, zalimcasina eksul-emel gosterer). Buna gore de Cehennem ona kifayetdir ve elbette (o) chox pis bir yerdir.
207. Insanlardan elesi de var ki, Allahin raziligi uchun oz canini satir (hicret gecesi Peygemberin - sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem - yataginda yatmish Eli eleyhissalam kimi Allah yolunda canindan kechir). Allah bendelere qarshi chox shefqetli ve mehribandir.
208. Ey iman getirenler, hamiliqla (Allaha) teslim ve itaete daxil olun ve sheytanin addimlarina tabe olmayin ki, heqiqeten, o sizin ashkar dushmeninizdir.
209. Buna gore de eger size (tovhid ve nubuvvetin) aydin deliller(i) geldikden sonra sehv etseniz (ve shirk ve kufru sechseniz), bilin ki, Allah qudretli ve hikmetlidir (ve size oz hikmeti esasinda ezab verecekdir).
210. Meger (senin devetini inkar edenler herterefli deliller gosterilib tamamlandiqdan sonra) Allahin (emrinin) ag buluddan olan kolgelikler icherisinde onlara gelmesini, (ezab) meleklerin(in) gelib yetishmelerini ve ishin (onlarin helak olmalarinin) bitmesini isteyirler?! Butun ishler Allaha qaytarilacaqdir.
211. Israil ovladlarindan onlara ne qeder ashkar delil verdiyimizi sorush. (Onlara esa, dum ag el, denizin yarilmasi, bir nov agac shiresinden hazirlanmish yemek ve bildirchin ve Tovrat kimi nemet ve rehmet vasitesi verildi, lakin onlar oz nashukurlukleri ile hemin nemetlerin hamisini ezab amillerine chevirdiler)! Kim Allahin nemeti ona chatdiqdan sonra hemin nemeti deyishdirse, onda (bilsin ki,) Allah chox agir cezalandirandir.
212. Dunya heyati kafirlerin gozunde (sheytanin ve pis ishlere emr eden nefsin vasitesi ile) zinetlenmishdir ve onlar (yoxsul) mominlere mesxere edirler, halbuki, teqvalilar Qiyamet gunu onlardan ustundurler. Allah istediyi shexse saysiz-hesabsiz ruzi verir.
213. (sheriet sahibi olan peygemberlerin gonderilmelerinden qabaq) butun insanlar tek bir deste idiler (semavi sherietsiz oz agillarinin telebi esasinda yashayirdilar. Amma yavash-yavash ozlerinin dunya ishlerinde ixtilafa duchar oldular). Belelikle Allah peygemberleri (semavi din ve sherietle) mujde veren ve qorxudan olaraq gonderdi ve onlarla birlikde insanlarin arasinda onlarin bir-birleri ile ixtilafa duchar olduqlari shey baresinde hokm chixarmaq uchun haqq olaraq (ve uca, ali ve eqlani bir hedef uchun semavi) kitab nazil etdi. (Sonra kitabin ozu baresinde ixtilaf yarandi, bir deste kitabin ozunu ve ya onda olan telimlerin bezilerini qebul etmedi.) Onda ixtilafi yalniz kitab verilmish kesler, ozu de onlara (bu barede) aydin deliller geldikden sonra aralarindaki paxilliq ve tekebbur ucbatindan yaratdilar. Belelikle, Allah iman getirenleri oz komeyi ile baresinde ixtilafa dushdukleri haqqa dogru istiqametlendirdi. Allah istediyi shexsi dogru yola hidayet edir.
214. Yoxsa siz (mominler,) sizden evvel kochmush keslerin bashlarina gelenler hele sizin bashiniza gelmemish Cennete daxil olacaginizi guman edirsiniz?! Onlara maddi ve cismani ziyanlar deydi, sarsinti ve narahatchiliq kechirdiler, o yere kimi ki, Allahin elchisi ve onunla birge olan mominler ''Allahin komeyi ve yardimi ne vaxt yetishecek?'' deyirdiler. (Dedik:) ''Bilin, Allahin komeyi heqiqeten yaxindir''.
215. Senden (Allah yolunda) ne xerclemelerini sorushurlar, de: ''(Malin novu muhum deyil, muhum odur ki,) xerclediyiniz mal ata, ana, yaxinlar, yetimler, yoxsullar ve yolda qalmishlar uchun olsun. shubhesiz Allah etdiyiniz her bir yaxshi ishi bilir.
216. Sizin uchun (kafirlerle) doyush yazildi ve qerara alindi, halbuki (bu,) sizin xoshunuza gelmir. chox vaxt bir sheyi xoshlamirsiniz, halbuki o sizin uchun xeyirlidir ve chox vaxt bir sheyi xoshlayirsiniz, halbuki o sizin uchun pisdir. Allah bilir, siz ise bilmirsiniz.
217. (Islam doyushchulerinden bir nechesi sehven haram ayda vurushduqlari uchun) senden haram ayda (Receb, Zilqede, Zilhicce ve Meherrem aylarinda) doyushmek baresinde sorushurlar, de: ''Onda her nov doyush boyukdur (boyuk gunahdir), lakin Allah yolunun (insanlarin Islami qebul etmelerinin) qarshisinin alinmasinin butun novleri, Ona kafir olmaq, (camaata) Mescidul-Heram(a girmeye mane olmaq) ve onun ehalisini oradan chixarmaq (kafirlerin etdikleri bu ishlerin gunahi) Allah yaninda (haram ayda vurushmaqdan) daha boyukdur. Ve fitne (Allaha sherik qoshmaq ve muselmanlari incitmek) oldurmekden daha boyukdur! (Mushrikler) daim sizinle vurushacaqlar ki, eger bacarsalar sizi dininizden dondersinler. Sizden kim oz dininden donse ve kufr halinda olse, bele shexslerin (yaxshi) emelleri dunyada ve axiretde pucha chixacaqdir (bu dunyada camaatin onlarin qoyub getdikleri yaxshi nishanelere gore onlari xoshluqla xatirlamalari, barelerinde dua etmeleri ve onlar uchun rehmet dilemeleri eks neticelenecekdir). Onlar Cehennem ehlidirler ve orada ebedi qalacaqlar.
218. Heqiqeten (hem) iman getirmish kesler ve (hem de) hicret ederek Allah yolunda cihad etmish kesler Allahin rehmetine umidvardirlar. Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
219. Senden sherab ve qumar baresinde sorushurlar, de: ''O ikisinde (onlara murtekib olmaqda) boyuk gunah ve insanlar uchun (maddi) menfeetler vardir ve onlarin gunahi menfeetlerinden boyukdur''. Hemchinin senden ne xerclemelerini sorushurlar. De: ''(Size) muyesser olani''. Allah oz ayelerini size bu cur achiqlayir ki, belke dushunesiniz,
220. dunya ve axiret (ishleri) baresinde! Ve senden yetimler(in ishlerine mudaxile etmek) baresinde sorushurlar, de: ''Onlarin veziyyetinin duzeldilmesi daha yaxshidir. eger onlarla bir yerde yashasaniz (eybi yoxdur), onlar sizin (din) qardashlarinizdir. Allah islah edeni fesad toredenden sechir. eger Allah isteseydi, sizi chetinliye salardi (onlarin mallarinin ve canlarinin qorunmasini ayri-ayriliqda her birinize vacib ederdi). Heqiqeten Allah qudretli ve hikmetlidir.
221. Mushrik qadinlarla, iman getirmeyince evlenmeyin. elbette ki, momine bir keniz azad ve mushrik bir qadindan - hetta o(nun camali ve mali) sizin xoshunuza gelse bele - daha yaxshidir. Hemchinin mushrik kishilere iman getirmeyince arvad vermeyin. elbette ki, momin bir qul azad ve mushrik bir kishiden - hetta o(nun mali ve meqami) sizin xoshunuza gelse bele - daha yaxshidir. Onlar (mushrik kishi ve arvad er-arvadliliq muddeti boyunca kufr ve menevi pozgunluq baximindan oz heyat yoldashlarina tesir edir ve neticede onlari) oda teref devet edirler. Allah oz yardimi ile Cennete ve bagishlanmaga dogru devet edir ve oz ayelerini insanlara achiqlayir ki, belke (dushunub) anladilar.
222. Senden aybashi baresinde sorushurlar, de: ''O bir nov eziyyet ve narahatchiliqdir''. Odur ki, aybashi zamani qadinlar(la cinsi elaqede olmaq)dan uzaq olun ve pak olmayinca, onlara yaxinlashmayin. Ele ki, (aybashidan) pak oldular (ya qusl verdiler) onlarla Allahin size emr etdiyi yerden yaxinliq edin. Heqiqeten, Allah chox ve tez tovbe edenleri, hemchinin pak olmaga chalishanlari sevir.
223. Qadinlariniz sizin tarlanizdir. Buna gore de istediyiniz terefden ve istediyiniz zaman oz tarlaniza gelin ve (haram muqabilinde halal ile kifayetlenmek ve bu emel neticesinde saleh ovlad elde etmek niyyeti ile) ozunuz uchun qabaga (savab) gonderin. Allahdan qorxun ve bilin ki, heqiqeten, Onunla gorusheceksiniz. Mominlere mujde ver.
224. Allahi yaxshiliq etmemeyiniz, teqvali olmamaginiz ve insanlarin arasini duzeltmemeyiniz kimi andlariniza hedef etmeyin (muxtelif behanelere gore Ona and ichmeyin. Ve ya: Allahi yaxshiliq edeceyiniz, teqvali olacaginiz ve insanlarin arasini duzeldeceyiniz baresindeki oz (tekrar) andlariniza hedef etmeyin). (Allahin adini bu cur, her sheye gore Ona and ichmekle hormetden salmayin.) Allah eshiden ve bilendir.
225. Allah sizi bihude ve bosh yere ichdiyiniz andlara gore cezalandirmayacaqdir. Lakin qelblerinizin kesb etdiyine (heqiqi and ichmek niyyetinde oldugunuz sheye) gore cezalandiracaqdir. Allah chox bagishlayan ve helimdir.

MeÇuLaSiQ
12-06-2009, 14:28
226. oz arvadlarindan (onlari incitmek meqsedile) uzaqlashmaga (onlarla dord aydan da chox cinsi yaxinliq etmemeye) and ichen shexslere dord ay mohlet vardir. Belelikle eger qayitsalar (ve keffare verseler ve yaxinliq etseler) heqiqeten, Allah chox bagishlayan ve mehribandir. (Hem bu andin haram ish uchun olmasina ve hem de and ichilen sheyin ozunun haram olmasina baxmayaraq o, sheriet baximindan and kimi gerchekleshir ve onu pozmaq ve keffare vermek vacibdir).
227. eger talaq vermek qerarina gelseler (eybi yoxdur, and pozulur ve keffare boyundan dushur), heqiqeten Allah eshiden ve bilendir.
228. Talaq verilmish qadinlar (aybashidan) uch pakliq muddetine kimi gozlemelidirler (''idde'' saxlamalidirlar, yeni uch defe aybashi qani gorub ondan temizlenene qeder gozlemelidirler). eger Allaha ve axiret gunune imanlari varsa, Allahin onlarin betnlerinde yaratdigini (aybashi qanini ve ya ovladi) gizletmeleri caiz deyildir (meselen, uchuncu defe aybashi olmasina baxmayaraq birinci erine qayitmaq uchun onu inkar etmesi, yaxud uchuncu defe aybashi olmamasina baxmayaraq evvelki erine qayitmamaq uchun uch defe aybashi olmasini iddia etmesi, yaxud bashqa ere getmek uchun betninde ovladin olmasini inkar etmesi halal deyildir). eger barishiq qesdleri olsa (''ric`i'' telaqdaki) ''idde'' muddeti erzinde erleri onlari geri qaytarmaga (arvadliga goturmeye bashqalarindan) daha haqlidirlar. Qadinlarin boynunda kishilerin (talaq vermek, lezzet almaq, gozel davranmaq, bashqa bir arvad almaq, sefere chixmagi qadagan etmek, ovladin bashchiligi, irs ve saire) haqlari oldugu kimi (fitret ve sherietin hokmu baximindan) kishilerin boynunda (da) onlarin (qadinlarin lezzet almaq, dolanishiginin temin olunmasi, gozel davranmaq ve varislik kimi) beyenilen huquqlari vardir. (Huquqlar arasindaki kemiyyet ve keyfiyyet ferqlerine esasen) kishilerin onlardan ustunlukleri vardir. Allah qudretli ve (yaradilish ve sheriet meselelerinde mesleheti daha yaxshi bilen) hikmet sahibidir.
229. (Kishinin arvadi yeniden ozune qaytarmaq haqqina malik oldugu ric`i) talaq iki defedir. Belelikle (her defe idde muddetinde qayidaraq onu) yaxshiliqla saxlamaq ve ya (qayitmayib onu) xoshluqla buraxmaq (kishinin ohdesinedir). Ve size onlara (mehriyye kimi) verdiyinizden bir sheyi geri almaq caiz deyil, her ikisinin Allahin mueyyen etdiyi qanunlara riayet etmemekden qorxmalari istisna olmaqla. Buna gore de eger (siz sheriet hakimleri) o ikisinin Allahin hokmlerini yerine yetirmeyeceklerinden qorxsaniz (onlarin hech birinin digerini istemediyi ve ya qadinin kishini hech istemediyi teqdirde onlara bildirin ki,) qadinin (ozunu azad etmesi uchun talaq evezinde mehriyyenin bir hissesini, ya hamisini, yaxud da ondan da choxunu) fidye vermesinde onlar uchun hech bir gunah yoxdur. Bunlar Allahin (teyin etdiyi) serhedleridir, onlari pozmayin. Allahin serhedlerini pozanlar, heqiqeten zalimdirlar.
230. Belelikle eger kishi ona (uchuncu defe) talaq verse (onu boshasa), daha o qadin bashqa bir ere getmeyince, ona (evvelki erine) halal olmayacaqdir. eger (ikinci eri) ona telaq verse, qadina ve evvelki erine Allahin hokmlerini berqerar etmelerine umidvar olduqlari teqdirde (yeniden) bir-birlerine qayitmalari gunah deyildir. Bunlar Allahin bilen (ve emel eden) deste uchun beyan etdiyi hokmleridir.
231. Qadinlara talaq verdiyiniz ve onlar iddelerinin sonuna yaxinlashan zaman, (ya yeniden qayidin ve) onlari yaxshiliq ve xoshluqla saxlayin, ya da (qayitmayaraq) onlari yaxshiliq ve xoshluqla buraxin. Onlari esla incitmek ve ziyan vurmaq uchun saxlamayin ki, zulm etmish olasiniz. Bele eden kes shubhesiz ozune zulm etmishdir. Allahin ayelerini mesxere etmeyin ve Allahin size olan (hedsiz) nemetini ve kitab ve hikmetden (sheriet hokmleri ve eqli maarifden) nazil ederek vasitesi ile size nesihet verdiyi sheyi xatirlayin. Allahdan qorxun ve bilin ki, Allah her sheyi bilendir.
232. Qadinlara talaq verdikden ve onlar iddenin sonuna chatdiqdan sonra, oz aralarinda xoshluqla raziliga geldikleri teqdirde onlarin oz erleri ile (evvelki erleri, ya yeni ere gedecekleri kishilerle) evlenmelerine mane olmayin. Bununla (bu hokmle) sizden Allaha ve axiret gunune iman getirenlere oyud-nesihet verilir. Bu, sizin uchun daha yaxshi ve daha pakdir. Allah bilir, siz ise bilmirsiniz.
233. Analar oz ovladlarina iki il tamam sud vermelidirler. Bu (gosterish), (korpenin) sud emme muddetini kamil etmek isteyen kes uchundur. Onlarin ruzi ve geyimi(ni) orta hedde (temin etmek) korpenin sahibinin (atasinin) ohdesinedir. Hech kesin boynuna qudretinden artiq vezife qoyulmur. Ne ana ovladina gore ziyana dushmelidir ve ne de korpenin sahibi korpesine gore (ne ana havayi sud vermeye mecbur edilmelidir, ne de ata artiq pul odemelidir). Ata-ana (oz aralarindaki ixtilafa gore) oz ovladlarina zerer ve ziyan vurmamalidirlar. Bele bir vezife hem de (atanin) varisin(in) ohdesinedir (ki, eger ata olse ve miras hemin korpeye qalsa, yuxarida deyilen shertlerle ananin dolanishigi hemin maldan odenilmelidir). Indi eger ata ve ana aralarindaki raziliq ve meslehetleshme esasinda (korpeni nezerde tutulan zamandan qabaq) sudden ayirmaq isteseler, onlara gunah yoxdur. Ve eger ovladlariniza sud vermek uchun daye (tutmaq) isteseniz, vermeli oldugunuz sheyi yaxshiliqla ve gozel bir shekilde odeyeceyiniz teqdirde size bir gunah yoxdur. Allahdan qorxun ve bilin ki, Allah etdiklerinizi gorendir.
234. Sizden vefat edenlerin qoyub getdikleri arvadlar (vefat iddesi olaraq) ozlerini dord ay on gun saxlayaraq gozlemelidirler. Muddetlerinin sonuna chatdiqda ise onlarin ozleri barede yaxshi ve beyenilen shekilde etdiklerinde (ere getmeleri ve ya getmemelerinde) size (cemiyyetin hakimlerine ve ya muselmanlara) gunah yoxdur. Allah etdiklerinizden xeberdardir.
235. (Vefat iddesinde olan) qadinlara elchilik baresinde ustuortulu bir shey demeyinizde, yaxud (bunu) ureyinizde gizletmeyinizde size bir gunah yoxdur. Allah sizin tezlikle onlari (fitri hissler esasinda) yada salacaginizi bilir. Lakin onlarla evlenmek baresinde gizlinde sovdeleshmeyin, yalniz beyenilen (ve ustuortulu ve remzi) sozler deyin. Mueyyen olunmush muddet (idde) sona chatmayinca esla nikah baglamaq qerarina gelmeyin. Bilin ki, Allah ureyinizde olanlari bilir. Buna gore de Ondan (Onun qezebinden) chekinin ve bilin ki, Allah chox bagishlayan ve helimdir.
236. Yaxinliq etmediyinz ve mehriyye teyin etmediyiniz qadinlara talaq vermeyiniz gunah deyildir (ne yaxinliq etmeden ve ne de mehriyye teyin etmeden boshamaginiz gunah deyil). Onlara oz malinizdan bir pay vermeli ve onlari oz malinizdan beyenilen shekilde behrelendirmelisiniz, dovletli oz imkani qeder ve kasib oz imkani qeder. Bu haqq, yaxshi emel sahibleri uchun sabit ve vacibdir.
237. eger qadinlari mehriyye teyin etmish oldugunuz halda, onlarla yaxinliq etmeden boshasaniz, (qadinlarin) ozleri ve ya nikahlama (ixtiyari) elinde olan kes (onun bashchisi ve ya mutleq vekili) guzesht etmese onda teyin etdiyinizin yarisi (sizin ohdenizedir). Sizin guzesht etmeyiniz (yeni mehriyyenin hamisini vermeyiniz) teqvaya daha yaxindir. oz aranizda ehsan ve bexshish etmeyi unutmayin ki, heqiqeten Allah etdiklerinizi gorendir.
238. Butun namazlari ve (xususile) orta namazi (zohr namazini) qoruyun ve (namazda, hemchinin her bir ishde) Allaha xatir itaetkar halda ayaga qalxin.
239. Belelikle eger (dushmenden ve ya bashqa bir tehlukeden) qorxsaniz, piyada, ya minikde (''xof'' ya ''mutaride'' namazi qilin). Asayish tapdiqda ise (adi namazlarda ve namazdan bashqa yerlerde) Allahi size bilmediyiniz sheyleri oyretdiyi kimi yada salin.
240. Sizden olumleri yaxinlashan ve ozlerinden sonra arvadlarini qoyub geden shexsler arvadlari ve (onlarin evden) chixarilmadan bir illik yashayish xercleri(nin temin olunmasi) baresinde vesiyyet etmelidirler. eger onlar ozleri chixib getseler, onda, onlarin ozleri barede beyenilen shekilde gordukleri ishde (evlenmelerinde ve ya bashqa bir ishi sechmelerinde) size (meyidin varislerine) gunah yoxdur (ve xercler boyundan goturulur). Allah qudretli ve hikmetlidir. (Bu hokm Islamin ilkin chaglarinda quvvede olub ve sonradan nesx edilerek, irs ve idde hokmu ile evez edilib).
241. Ve talaq verilmish qadinlara (er terefinden) munasib mal ve yashayish sheraiti lazimdir (idde gozlediyi muddetin xercleri ve talaqin novunden asili olaraq mehriyyenin hamisi ve ya bir hissesi onlara verilmelidir). Bu, teqvalilarin boynunda sabit ve vacib (bir vezife)dir.
242. Allah oz ayelerini (dinin hokmlerini) size bu cur aydinlashdirir ki, belke dushunesiniz.
243. Saylari minlerle oldugu halda olumun qorxusundan (ve cihaddan qachmaq uchun) oz evlerinden chixan keslere (ibret gozu ile) baxmadinmi? Onda Allah onlara dedi: ''olun! (Allah onlarin olumunu istedi, onlar da derhal olduler.)'' Sonra onlari diriltdi (ki, olumden qachmagin mumkun olmamasini basha dushsunler). Dogrudan da Allah insanlara qarshi lutf ve bexshish sahibidir. Lakin insanlarin choxu shukr etmirler.
244. Allah yolunda (dushmenlerle) vurushun ve bilin ki, heqiqeten Allah eshiden ve bilendir.
245. Kim Allaha gozel bir borc vermeye hazirdir ki, Allah (da) onu (qaytararken) onun uchun neche qat artirsin? (Ruzini) azaldan da, choxaldan da Allahdir. Ona teref qaytarilacaqsiniz.
246. Musa(nin vefatin)dan sonra Beni-Israil boyuklerinden (eyan-eshraflarindan) oz peygemberlerinden birine (shemuile) ''Allah yolunda doyushmeyimiz uchun bize bir hokmdar gonder'' deyen desteye (onlarin halina qelb gozu ile) baxmadinmi? (Peygemberleri onlara) dedi: ''Hech size doyush yazilacagi teqdirde vurushmayacaginiz (ve itaetsizlik edeceyiniz) ehtimalini vermirsiniz?'' Dediler: ''Bize ne olub ki, oz ev-eshiyimizden ve ovladlarimizin yanindan chixarildigimiz halda Allah yolunda vurushmayaq?'' Belelikle onlara doyush yazilan zaman, onlarin az bir qismi istisna olmaqla (hamisi) arxa chevirdiler. Allah zalimlari taniyandir.
247. Peygemberleri onlara dedi: ''Heqiqeten, Allah Talutu size hokmdar gonderdi.'' Dediler: ''Hokmdarliga biz ondan daha layiq oldugumuz ve ona choxlu var-dovlet verilmediyi halda o bize nece hokmranliq ede biler?!'' (Peygemberleri) dedi: ''shubhesiz, Allah onu sizin uzeriniz(d)e (hokmranliq etmek uchun) sechib ve ona artiq elm ve cismani guc verib. Allah oz hokmdarliq ve shahligini istediyi shexse verir. Allah (vucud, qudret ve rehmet baximindan) genish ve bilendir.''
248. Peygemberleri onlara dedi: ''Onun hokmranliginin nishanesi, icherisinde (sizin uchun) Rebbiniz terefinden qelb rahatligi ve Musa ve Harun ailesinin qoyub getdikleri sheylerin qaliqlari (Musanin esasi, zirehi ve ne`leyni, Tovratin lovheleri ve Harunun emmamesi) olan ve meleklerin dashidiqlari tabutun (Musanin icherisinde suya atildigi ehd sandiginin) sizin yaniniza gelmesidir. elbette, eger iman ehli olsaniz onda sizin uchun (Talutun hakimiyyetinin dogrulugu baresinde) nishane vardir ''.
249. Belelikle Talut (emaliqe ile doyushmek uchun) qoshunla birge (oz qerargahlarindan) ayrilarken dedi: ''Heqiqeten, Allah sizi bir chay ile imtahan edecekdir. Odur ki, kim ondan (doyunca) ichse, menden deyil ve kim ondan ichmese mendendir, eline bir ovuc su goturen istisna olmaqla (ki, o da mendendir). Belelikle, onlarin az bir hissesi istisna olmaqla hamisi ondan ichdiler. Talut ve onunla birge iman getirenler chaydan kechdikden sonra (onlardan bezileri) dediler: ''Bizim bu gun Calut ve onun qoshunu ile qarshilashmaga taqetimiz yoxdur''. Allaha qovushacaqlarina inananlar (axirete imanlari olanlar ise) dediler: ''O qeder az (sayli) deste Allahin komeyi ile chox (sayli) desteye qalib gelib ki! Allah sebirlilerledir''.
250. Onlar Calut ve onun qoshunu ile vurushmaq uchun qarshilashdiqlari zaman dediler: ''Ey Rebbimiz, biz(im qelblerimiz)e sebr ve dozum nazil et, qedemlerimizi mohkemlendir ve bize kafir qovm uzerinde komet et.
251. Belelikle Allahin komeyi ile onlari meglub etdiler ve (Talutun esgerlerinden olan) Davud Calutu oldurdu. Allah ona seltenet, hokmdarliq ve hikmet (sheriet elmleri ve eqli maarif) verdi ve (Zebur kitabi, gercheklik esasinda hokm chixarmaq, qushlarin dilleri ve demirden zireh toxumaq kimi) istediyi sheylerden ona oyretdi. eger Allah insanlarin bezisini diger bezilerinin vasitesi ile def etmeseydi, yer uzunu mutleq fitne-fesad buruyerdi. Lakin Allah butun alemdekilere qarshi lutf ve merhemet sahibidir.
252. Bunlar Allahin ayeleridir (tovhid ve qudret nishaneleridir) ki, haqq olaraq sene oxuyuruq. Heqiqeten sen gonderilenlerdensen.
253. Bu peygemberlerden (adlari chekilen) bezilerini bezilerinden ustun etdik. Onlardan elesi var ki, Allah onunla danishib (Musa kimi) ve bezilerini bir neche derece ucaldib (ulul-ezm peygemberler kimi). Ve Meryem oglu Isaya aydin deliller (ashkar mocuzeler) eta etdik ve onu ''Ruhul-Qudus'' ile quvvetlendirdik. eger Allah qeti shekilde isteseydi, onlardan sonra (tarix boyu) gelenler (onlarin ummetleri) onlara gelmish (butun bu) aydin delillerden sonra bir-birleri ile vurushmazdilar. Lakin ixtilafa dushduler. Belelikle onlarin bezisi iman getirdi ve bezisi kafir oldu (ve yer uzunde muharibeler toretdiler). shubhesiz, eger Allah isteseydi, onlar bir-birleri ile vurushmazdilar. Lakin Allah istediyini (bendeleri eqide ve emellerinde ixtiyar sahibi) edir.
254. Ey iman getirenler, ne alish-verishin ve ne de dostluq ve shefaetin olmayacagi gun gelmemishden qabaq size ruzi olaraq verdiklerimizden (Allah yolunda) xercleyin. Kafirlerdir zalimlar!
255. Tek olan Allahdir ki, Ondan bashqa bir mebud yoxdur! (oz zati ile var olan) diri ve (varliq alemini) berqerar saxlayan qadir ve ebedidir. Onu esla ne murgi tutar, ne de yuxu! (Yaradilish, qorumaq, idare etmek ve yox etmek Onun isteyinden asili oldugu uchun) goylerde ve yerde olanlarin hamisi (goyler ve yer de daxil olmaqla) Ona mexsusdur. Izni olmadan Onun huzurunda kim vasitechilik ve shefaet (bu dunyada sebeblerle neticeler arasinda qeyri-ixtiyari vasitechilik, o dunyada ise emellerin cezasinin legvi ve savablarin artirilmasi uchun olan ixtiyari shefaet) ede biler?! Insanlarin qarshisinda olani da, arxalarinda olani da (dunyanin kechmish ve gelecek hadiselerini) bilir ve onlar Onun elminden Onun istediyinden bashqa hech bir sheyi bile bilmezler. Onun (seltenet ve rububiyyet) kursusu goyleri ve yeri ehate etmishdir. Onlari (goyleri ve yeri) qoruyub saxlamaq Onun uchun chetin ve yorucu deyildir. O, chox uca ve boyukdur.
256. Dinde (eqidenin esasalarinda) mecburiyyet yoxdur (chunki, daxili inanc ve etiqadlar zorla qebul etdirile bilmezler ve delil-subuta tabedirler). shubhesiz, (bu Qur`an vasitesile) hidayet yolu azginliqdan (sechilib) aydinlashmishdir. Buna gore de, kim azgin ve itaetsize (sheytan ve onun ardicillarina) kafir olub Allaha iman getirse, dogrudan da hech vaxt qirilmayan mohkem bir destekden yapishmishdir. Allah eshiden ve bilendir.
257. Allah iman getirenlerin dostu ve bashchisidir. Onlari (nadanliq, kufr ve itaetsizliklik) qaranliqlar(in)dan (elm, iman ve teqva) nur(un)a teref chixarir. Kafir olanlarin bashchilari ise azgin ve itaetsizlerdir ki, onlari (hidayet) nur(un)dan (azginliq) zulmetler(in)e teref chixarirlar. Onlar Cehennem ehlidirler ve orada ebedi qalacaqlar.
258. Allahin verdiyi hokmdarliq uzunden oyunerek Ibrahimle Rebbi baresinde hocetleshen kesi (Nemrudu, qelb gozu ile) gormedinmi? Ibrahim ''menim Rebbim dirilden ve oldurendir'' deyen zaman o dedi: ''Men (de) dirildirem ve oldururem (iki mehkumdan birini azad edir, digerini ise oldururem)''. Ibrahim dedi: ''Heqiqeten (menim) Allah(im) guneshi sherqden chixarir, sen onu qerbden chixar!'' Bele olan halda kafir olmush kes, mat-meettel qaldi. Allah zalim qovmu esla hidayet etmir.
259. Yaxud (evlerinin dami chokmush ve) divarlari damlarinin uzerine uchmush (ve sakinlerinin cesedleri churuyub dagilmish) kendden kechen (kes) kimisini (gormusenmi)? (O, teeccuble oz-ozune) dedi: ''Allah bunlari olumlerinden sonra nece dirildecek?!'' Buna gore de Allah onu yuz il oldurdu, sonra diriltdi (ve) dedi: ''(Burada) ne qeder qalmisan?'' Dedi: ''Bir gun, ya gunun bir hissesini (qalmisham)''. Dedi: ''Xeyr, yuz il qalmisan; yemek-ichmeyine bax ki, hech deyishmeyib ve uzunqulagina bax (gor nece churuyub dagilib). Biz (bunu senin isteyini yerine yetirmek ve) seni insanlara (oz tovhid ve qudretimizin) nishane(si) etmek uchun (etdik). Bax (gor uzunqulaginin) sumukleri(ni) nece goturur (ve onlari bir-birine birleshdirir), sonra onlarin ustune et orturuk! Belelikle (dirilmeyin neceliyi) ona aydin olduqda, dedi: ''Indi bilirem ki, Allah her sheye qadirdir (ve indi bunu oz gozlerimle gorub yeqinlik elde etdim).
260. (Yada sal) o zaman(i) ki, Ibrahim dedi: ''Ey Rebbim, oluleri nece diriltmeyini mene goster''. Dedi: ''Meger (Menim qudretime ve ya axiret gunune) imanin yoxdur?'' Dedi: ''eksine (imanim var)! Lakin qelbimin (gozle gorerek) rahatliq tapmasi uchun (istedim)''. Dedi: ''Bele ise, dord (nov) qush gotur, (cismlerinde olan elametleri deqiq gore bilmeyin uchun) onlari ozune yaxinlashdir ve (onlari) tike-tike dogra(yib bir-birine qat). Sonra (bu etrafdaki) her dagin bashina onlardan bir parcha qoy. Daha sonra onlari chagir, suretle senin yanina gelecekler. Bil ki, Allah yenilmez qudret ve hikmet sahibidir''.
261. Mallarini Allah yolunda xercleyenlerin (bu xerclerinin) misali yeddi sunbul cucerden ve sunbullerinin her birinde yuz (eded) den olan toxum kimidir. (Demeli Allah yolunda serf edilen her bir sheyin yeddi yuz qat mukafati vardir.) Allah istediyi (ve hikmetinin teleb etdiyi) shexs uchun neche qat artirir. Allah genish (vucud, qudret ve rehmet sahibi) ve bilendir.
262. Mallarini Allah yolunda xercleyib, sonra etdikleri xercin arxasinca minnet qoymayan ve eziyyet etmeyenlerin (dil yarasi vurmayanlarin) Rebbi yaninda ozlerine layiq mukafatlari vardir. (O dunyada da) onlar uchun ne bir qorxu var ve ne de qemgin olarlar.
263. Xosh bir soz ve (dilenchilerin israr ve kobudluqlarini) bagishlamaq, arxasinca eziyyet olan sedeqeden daha yaxshidir. Allah ehtiyacsiz ve helimdir.
264. Ey iman getirenler, sedeqelerinizi malini riyakarliq ve camaata gostermek meqsedi ile xercleyen ve Allaha ve axiret gunune imani olmayan shexs kimi minnet qoymaq ve eziyyet vermekle pucha chixarmayin. O, uzerine (azaciq) torpaq oturmush ve sonra leysan yagishin yagib onu temiz (torpaq ve bitkisiz) bir dash halina saldigi mohkem ve hamar dasha benzeyir (onun sedeqesi leysanin yuyub apardigi hemin torpaq kimidir). Onlar (riyakarlar) kesb etdiklerinden hech bir shey elde etmeyecekler. Allah kafir qovmu hidayet etmir.
265. Mallarini Allahin raziligini qazanmaq ve ruhlarini (iman ve emel baximindan) mohkemlendirmek uchun xercleyenler yukseklikde yerleshen ve leysanin yagmasi neticesinde iki qat meyve vermish bag kimidir. Ora leysan yagmasa da narin yagish yagib (ve o, otsuz qalmayib). Allah emellerinizi gorendir.
266. Meger sizden kimse (agaclarinin) altindan chaylar axan ve icherisinde butun nov meyvelerden olan xurma agaclari ve uzum teneklerinden ibaret bir baginin olmasini ve qocaligin gelib chatdigi ve kichik ve zeif ushaqlari oldugu halda (birden) yandirici odu olan bir qasirganin onu (bagi) burumesini ve onun hamisinin yanmasini isteyermi?! Allah oz ayelerini (dinin hokm ve maarifini) size bu cur achiqlayir ki, belke dushunesiniz (ki, mebada axiretde, chox mohtac oldugunuz halda oz xeyir emellerinizi riya, minnet ve kufr odu ile yanib mehv olmush goresiniz).
267. Ey iman getirenler, kesb etdiklerinizin ve sizin uchun yerden chixardigimiz sheylerin (tarla ve meden mehsullarinin) pak ve halallarindan (Allah yolunda) xercleyin ve pak olmayan (pis ve haram) mali xerclemek fikrine dushmeyin. Halbuki (eger) onu (sizin haqqiniz muqabilinde verseydiler) ancaq goz yumaraq (ve meylsiz halda) qebul ederdiniz. Bilin ki, Allah ehtiyacsiz ve (sifet ve ishleri) teriflenmishdir.
268. sheytan (her defe mallarinizi Allah yolunda xerclediyiniz zaman) size yoxsulluq ved edir ve (xesislik ve saire kimi) pis ishleri emr edir. Allah ise size oz terefinden bagishlanmaq ve xeyir-bereket vedesi verir. Allah genish (vucud, qudret ve rehmet sahibi) ve (her sheyi) bilendir.
269. Hikmeti (sheriet hokmlerini ve eqli ve emeli maarifi) istediyi (ve vucudunda telebat olan ve haqqin hikmeti ile uygun gelen) shexse verir. Kime hikmet verilse, (ona) dogrudan da choxlu xeyir verilmishdir. esl agil sahiblerinden bashqa hech kes oyud almaz.
270. shubhesiz ki, Allah (haqq yolunda) xerclediyiniz her bir mali ve (Allah yolunda) ohdenize goturduyunuz her bir ehdi bilir (ve onu mukafatlandirir). (Ona xilaf chixmaq zulmdur) ve zalimlara esla bir komek eden olmaz.
271. eger (musteheb olan) sedeqeleri ashkar etseniz o, yaxshi bir ishdir ve eger onu yoxsullara gizli shekilde verseniz bu, sizin uchun daha yaxshidir ve (Allah) gunahlarinizdan temizleyer. Allah emellerinizden xeberdardir.
272. Onlarin (batini) hidayetleri senin ohdende deyildir (senin vezifen chatdirmaq, qorxutmaq, mujde vermek ve delil getirmekden ibaretdir). Lakin (oz hikmet ve rehmetine uygun olaraq) istediyini hidayet eden Allahdir. (Allah yolunda) ne mal xercleyirsinizse oz xeyrinizedir ve Allahin raziligini qazanmaqdan bashqa bir shey uchun xerclemirsiniz. (Odur ki, mallarin en yaxshisini xercleyin ve minnet de qoymayin). (Allah yolunda) xerclediyiniz her bir mal (onun mukafati ve ya onun eynile ozu axiretde) kamil suretde size verilecek, size esla zulm olunmayacaq, haqqinizdan kesilmeyecekdir.
273. (Sedeqeler) Allah yolunda (cihad, mallarinin qaret olunmasi, uzunmuddetli xestelik ve ya elm oyrenmek kimi meselelere) duchar olub (yashayishlarini temin etmek uchun) yer uzunde hech cur sefer ede bilmeyen yoxsullar uchundur. Nadan onlari chox iffetli (heyali) olduqlari uchun imkanli hesab eder. Onlari uzlerinden taniyarsan, insanlardan israrla bir shey istemezler. Allah shubhesiz ki, maldan xerclediyiniz her bir sheyi bilendir.
274. oz mallarini gece ve gunduz, gizlin ve ashkar (shekilde Allah yolunda) xercleyenlerin Rebbi yaninda meqamlarina layiq mukafatlari vardir. (Axiretde) onlar uchun ne bir qorxu var ve ne de qemgin olarlar.
275. Selem yeyen keslerin (insanlar arasindaki) durush ve reftarlari sheytanin toxunaraq deli etdiyi (davranishinin tarazligini pozdugu) kesin reftari kimidir. Bu onlarin ''shubhesiz, alish-verish de selem kimidir'' demelerine goredir. Halbuki, Allah alish-verishi halal, selemi ise haram etmishdir. Buna gore de kime Rebbi terefinden bir nesihet gelse ve o (selem yemekden) chekinse, kechenler onundur (onun selem hokmunun nazil olmasindan qabaq goturduyu qazanc ozununkudur) ve ishi (axiret cezasi baximindan) Allaha aiddir. (Selem yemeye) qayidan kesler ise Cehennem ehlidirler ve orada ebedi qalacaqlar.
276. Allah selemi mehv edir (selemle qazanilmish malin bereketini aradan aparir) ve sedeqeleri(n bereketini) artirir. Allah hech bir gunahkar nankoru sevmir.
277. Heqiqeten iman getirib yaxshi ishler goren ve namaz qilib zekat veren keslerin Rebbi yaninda meqamlarina uygun mukafatlari vardir ve (axiretde) onlar uchun ne bir qorxu var ve ne de qemgin olarlar.
278. Ey iman getirenler, Allahdan qorxun ve eger imaniniz varsa, selemin qalanindan (sermayeden artiq aldiginiz miqdardan) el chekin.
279. Ve eger bele etmeseniz (ve selemchiliyi davam etdirseniz), onda Allah ve Onun peygemberi terefinden olan muharibeye yeqin edin (yeqin bilin ki, bele bir muharibe size uz tutacaqdir, haqq hokumet ve ya partlayish heddine chatmish cemiyyet onu sizden geri alacaqdir). Tovbe etseniz ise, sermayeleriniz ozunuzundur (aldiginiz faizi geri qaytarin ki, bele olan suretde) ne zulm edersiniz, ne de zulme meruz qalarsiniz.
280. eger (borclu shexs) sixinti ve ehtiyac ichinde olsa, onda imkani olana kimi ona mohlet vermek (sizin ohdenizedir). Ve sedeqe vermeyiniz (borcu bagishlamaq) sizin uchun daha xeyirlidir, eger bilseydiniz!
281. Allaha teref qaytarilacaginiz, sonra her bir shexse qazandiginin evezinin (ve ya etdiyi emellerin eynile tezahurunun) kamil suretde verileceyi ve onlara zulm olunmayacagi (ve mukafatlarinin azaldilmayacagi) gunden qorxun!
282. Ey iman getirenler, (borc almaq ve ya alver etmekle) mueyyen muddete qeder bir-birinize borclu olduqda, onu yazin. (Borc senedini) sizin aranizda bir katib edaletle yazmalidir. Katib onu Allahin ona oyretdiyi kimi yazmaqdan esla imtina etmemelidir. O yazmali ve boynunda haqq olan shexs (borclu) imla etmeli, Rebbi olan Allahdan qorxmali ve haqqdan hech neyi azaltmamalidir. eger boynunda haqq olan shexs sefeh ya (yash baximindan) zeif olsa, ya (dilinde olan qusur sebebinden) imla etmeye qadir olmasa, onun qeyyumu edaletle imla etsin. Ve kishilerinizden (muselman kishilerden) iki neferi shahid tutun. eger iki kishi olmasa, shahidler icherisinden (dinlerinden) razi oldugunuz bir kishi ve iki qadini shahid tutun ki, eger o iki qadindan biri unutsa, o biri onun yadina salsin. shahidler (shahid durmaq ve ya shehadet vermek uchun) devet olunduqda, boyun qachirmamalidirlar. Az ve ya chox olmasindan asili olmayaraq mueyyen bir muddete qeder mohleti olan borcu yazmaqdan usanmayin. Sizin bu ishiniz Allah yaninda daha edaletli, shahidlik uchun daha mohkem ve shekke dushmemeyinize (chekishmeye duchar olmamaginiza) daha yaxindir. Aranizda neqd yolla dovr etdirdiyiniz alish-verish istisnadir ki, onu yazmamaginiz size gunah deyildir. Ve hemishe alish-verish eden zaman shahid tutun (bele etseniz daha yaxshi olar). Katib (yazan) ve shahid (azaldib-choxaltmaqla haqq sahibine) zerer vurmamalidirlar ve katibe ve shahide (haqlarini vermemekle) zerer deymemelidir. eger bele etseniz (deyilenlerin eksini etseniz ve tereflerden her hansi birine ziyan deyse), bu sizin uchun (Allaha qarshi) itaetsizlik ve gunahdir. Allahdan qorxun! Allah sizi oyredir ve Allah her sheyi bilendir.
283. eger seferde olsaniz ve katib tapmasaniz (sened ve shahidin evezi) alinmish girovlardir. eger sizden kimse diger birine inansa (ve girov almasa), gerek inanilan shexs emanetini (borcunu) qaytarsin ve Rebbi olan Allahdan qorxsun. (Lazim olan zaman) shehadeti gizletmeyin. Kim onu gizletse, onun qelbi gunahkardir. Allah emellerinizi bilendir.
284. Goylerde ve yerde olanlarin hamisi (goyler ve yer de daxil olmaqla) Allahin heqiqi mulkudur. Qelbinizde olani (qeyri-ixtiyari fikir ve adetler deyil, pis eqideler ve yaramaz adetleri) ashkar etseniz de gizletseniz de Allah sizinle onun hesabini aparacaqdir. Belelikle, (rehmetinin telebi esasinda) istediyini bagishlayacaq, (edaletine esasen) istediyine ezab verecekdir. Allah her sheye qadirdir.
285. Peygemberimiz Rebbi terefinden ona nazil olana iman getirdi ve mominler hamiliqla Allaha, Onun meleklerine, kitablarina, elchilerine (peygemberlere) iman getirdiler (ve dediler): ''Onun elchilerinin hech biri arasinda ferq qoymuruq''. Hemchinin dediler: ''Eshitdik ve itaet etdik; ey Rebbimiz, Senin bagishlamani dileyirik; (haminin) qayidish(i) Sene terefdir''!
286. Allah hech bir kesin boynuna guc ve quvvesinden artiq vezife qoymur. Kim ne xeyir ish gorubse oz xeyrine, ne pis ish gorubse oz ziyaninadir. (Mominler deyirler:) ''Ey Rebbimiz, eger biz unutsaq, ya xeta etsek, bizi cezalandirma! Ey Rebbimiz, (gunahlarimizin cezasi olaraq) agir vezifeler yukunu bizden evvelkilerin boynuna qoydugun kimi bizim (de) boynumuza qoyma! Ey Rebbimiz, (axiret ezabi kimi) taqetimiz chatmayan sheyleri bize yukleme, bizi efv et, bizi bagishla ve bize rehm et! Sen bizim movlamizsan, odur ki, bize kafirlerin destesi uzerinde (qelebe chalmaga) komek et''.

MeÇuLaSiQ
12-06-2009, 19:36
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Mim. (Bu herfler Allahla Onun Peygemberi arasinda olan remzlerdir. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur ve hech kesin onun benzerini getirmek qudreti yoxdur. Bu kitab elifden (Allahdan) Lam (Cebrail) vasitesi ile Mime (Muhemmede-sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem) telqin olunmushdur. Bu kitabin mohkem ve bu cur muteshabih (neche cur yozulan, tefsir oluna bilen) ayeleri vardir.)
2. Tek olan Allah ki, Ondan bashqa bir mebud yoxdur! O diri ve oz zati uzerinde dayanan, (varliq alemini) oz yerinde saxlayan qudret sahibi ve ebedidir.
3. ozunden qabaqkilari (peygemberleri, sherietleri ve semavi kitablari) tesdiq eden bu kitabi haqq olaraq (ve ali ve eqlani bir meqsedle) sene tedricen nazil etdi. Tovrat ve Incili (onlarin her birini ise) birdefelik ve mecmu halinda nazil etdi,
4. bundan once, insanlari hidayet etmek uchun! Ve Furqani (haqq ile batili bir-birinden ayiran diger sema kitablarini) nazil etdi. shubhesiz, Allahin aye ve nishanelerini inkar edenler uchun shiddetli bir ezab vardir. Allah qudretli ve intiqam sahibidir.
5. shubhesiz, yerde ve goyde olanlardan hech bir shey (o cumleden sizin iman ve kufrunuz) Allaha gizli deyildir.
6. Sizi (analarin) ushaqliqlar(in)da istediyi shekile salan Odur. Ondan bashqa bir tanri yoxdur, yenilmez qudretli ve (vucuda getirme ve yol gostermede) mohkem yaradilish sahibidir.
7. Bu kitabi sene nazil eden Odur. Onun (kitabin) bir hissesi kelmeleri ashkar (ve menasi aydin) olan ''mohkem'' ayelerdir ki, onlar kitabin esasi ve anasidirlar (bashqa ayelerde olan qaranliq meqamlar onlarin vasitesi ile aradan qaldirilir). Diger bir hissesi ''muteshabih'' (bir neche menasi olan) ayelerdir (ve onlarin menasi mezmununun genishliyi, mefhumunun derinliyi ve ondan nezerde tutulan meqsedlerin choxlugu sebebinden ilk nezerde aydin deyildir ve onlar ''mohkem'' ayelerin ve saglam aglin komeyi ile tefsir olunmalidirlar). Amma qelblerinde (haqdan) donukluk olan kesler, fitnekarliq ve tevil etmek (duzgun olmayan mena vermek) uchun bu kitabin muteshabihine tabe olarlar. Halbuki, onun te'vilini (ve heqiqi menasinin ne oldugunu) Allahdan bashqa hech kes bilmir. Elmde quvvetli olanlar (ise) deyerler: ''Biz (mohkem ve muteshabih olmasindan ve bizim menasini bilib bilmemeyimizden asili olmayaraq) ona iman getirdik, (onun) hamisi bizim Rebbimiz terefindendir''. (Bunu) saglam agil sahiblerinden bashqa hech kes basha dushmez.
8. (Onlar deyerler:) ''Ey Rebbimiz, bizi dogru yola yoneltdikden sonra qelblerimizi azdirma ve bize oz terefinden bir rehmet bexsh et, chunki, chox-chox bagishlayan Sensen!''
9. ''Ey Rebbimiz, heqiqeten Sen, baresinde hech bir shekk-shubhe olmayan gunde insanlari bir yere toplayansan. Heqiqeten, Allah vedine xilaf chixmaz.''
10. Heqiqeten, kafirlerin ne mallari ve ne de ovladlari onlardan Allah(in ezabin)dan olan hech bir sheyi esla uzaqlashdirmayacaqdir. Onlardir (Cehennem) odun(un) yanacaqlari!
11. (Onlarin adeti) fironchularin ve onlardan qabaqkilarin adeti kimi(dir) ki, Bizim ayelerimizi ve nishanelerimizi tekzib etdiler ve Allah da onlari gunahlarina gore cezalandirdi. Allah shiddetli cezalandirandir.
12. Kafirlere de: ''Tezlikle (Islama) meglub olacaqsiniz ve (axiretde ozunuzun perakende qebirlerinizden) Cehenneme dogru toplanacaqsiniz''. Ora qalmaq uchun chox pis yerdir.
13. Heqiqeten, sizin uchun (Bedr doyushunde) bir-birleri ile qarshilashan iki destede (Allahin qudreti ve tovhidine dair) nishane var idi. Bir deste Allah yolunda doyushurdu ve diger bir deste kafir idi ki, muselmanlari oz gozleri ile ozlerinden iki qat artiq gorurduler (ve ele buna gore de meglub oldular). Allah istediyini oz komeyi ile quvvetlendirir. elbette, bunda (bu ishde) besiret sahibleri uchun bir ibret vardir.
14. Qadinlar ve ovladlar, qizil ve gumush kimi toplanilan choxlu mallar, nishan qoyulmush atlar, dordayaqlilar ve ekin yerleri kimi istenilen ve arzu edilen sheylerin (dunya mallarinin) mehebbeti insanlar uchun zinetlendirilmishdir. Halbuki, bunlar dunya heyatindan faydalanmaq vasitesidir. Gozel qayidish yeri ise Allahin yanindadir.
15. De: ''Size bunlardan da xeyirlisini xeber verimmi? Teqvalilar uchun Rebbi yaninda (evlerinin ve agaclarinin) altindan chaylar axan cennetler vardir ki, orada ebedidirler. Hemchinin (orada cismi ve ruhi chirkinliklerden) pak olan zovceler ve Allah terefinden raziliq vardir. Allah oz bendelerini gorendir''.
16. ''Ey Rebbimiz, heqiqeten biz iman getirdik, bele ise gunahlarimizi bagishla ve bizi odun ezabindan qoru'' deyen kesler
17. hemin sebrliler, etiqad, danishiq ve emelde duz olanlar, itaet edenler, (mallarini) Allah yolunda xercleyenler ve seherler bagishlanma dileyenlerdirler.
18. Allah (ezelden oz elmi ile, dunyani yaratdiqdan sonra oz yaradilish qudreti ile ve daha sonra peygemberlerin, agilin ve semavi kitablarin dili ile) edalete esaslanaraq (ve ishlerini edalet uzerinde mohkemlendirerek) Ondan bashqa bir mebudun olmamasina shehadet verdi. Hemchinin melekler ve elm sahibleri (de shehadet verdiler). (Beli) Ondan bashqa bir mebud yoxdur. Yenilmez qudret ve (xilqet ve sherietde) mohkem yaradilish sahibidir.
19. shubhesiz (peygemberlerin getirdikleri ve sheriet sheklinde besheriyyete teqdim etdikleri heqiqi) din Allah yaninda hemin Islamdir. (Yehudi ve xachperestler kimi) (sema) kitab(i) verilmish kesler yalniz, onlara (ishin heqiqeti baresinde) elm geldikden sonra, (ozu de) hesed ve tekebbur ucbatindan (oz dinlerinde) ixtilafa dushduler. Kim Allahin ayelerine kafir olsa, (bilsin ki,) Allah tez hesab chekendir.
20. Odur ki, eger seninle mubahise ederek hocetleshseler de: ''Men vucudumu Allaha teslim etmishem ve hemchinin, mene tabe olanlar (da ozlerini teslim edibler)!'' Ve (semavi) kitab verilmish keslere ve savadsizlara (kitabsiz mushriklere) de: ''Islami qebul etmisiniz?'' Belelikle, eger Islami qebul etseler mutleq hidayet olunublar ve eger arxa chevirseler, onda senin vezifen (oz vaxti olan vurushma ve ya Allaha aid olan cezalandirma deyil) yalniz (peygemberliyi ve ondan dogan vezifeleri) chatdirmaqdir. Allah oz bendelerini gorendir.
21. Heqiqeten, Allahin ayelerini inkar edenleri, peygemberleri nahaq yere oldurenleri ve camaat icherisinden edalete devet edenleri qetle yetirenleri agrili bir ezabla mujdele.
22. Onlar (xeyir) emelleri dunyada ve axiretde pucha chixmish ve hech olmush keslerdir (onlarin xeyir emellerinin dunyada yaxshi bir izi, axiretde de savabi yoxdur). Onlarin (axiretde shefaet edecek) bir komek edenleri de olmayacaqdir.
23. (Semavi) kitabdan (Tovrat ve Incilden) bir pay verilmish shexsleri gormedinmi ki, aralarinda (Hezret Muhemmedin-sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem-peygemberliyi, yaxud ''dashqalaq'' hokmu baresinde) hokm chixarmaq uchun Allahin kitabina (Qur`ana ve ya Tovrata) devet olunurlar, sonra onlarin bir qismi (haqdan) uz dondermek olan adetleri uzre uz chevirirler?!
24. Bu onlarin ''(axiretde Cehennem) od(u) bize bir neche gunden artiq esla deymez'' demelerine goredir. (Onlarin yehudilerin cehennemde babalarinin buzova sitayish etdikleri gunlerin sayi qeder qalacagi baresinde) uydurduqlari iftira onlari dinlerinde aldatmishdir.
25. Bele ise, baresinde hech bir shekk-shubhe olmayan bir gunde onlari topladigimiz ve her kese kesb etdiyinin evezi (ve ya emelin zahiri tecessumu) tam ve kamil shekilde - onlara zulm olunmadan, mukafatlarindan kesilmeden ve cezalari artirilmadan verilen zaman hallari nece olacaq?.
26. De: ''Allahim! Ey her bir mulkun heqiqi sahibi! Ey butun hokumetler uzerinde mutleq hakim! Istediyin kese hokmdarliq verir ve istediyin kesden hokmdarligi alirsan, istediyine izzet verir ve istediyini xar edirsen! Xeyir(in heqiqeti) Senin elindedir. Dogrudan da Sen her bir sheye qadirsen''.
27. ''Geceni gunduze ve gunduzu geceye qatirsan (qishin evvelinden yayin evveline kimi gecenin bir hissesini tedricen gunduze daxil edir ve yayin evvelinden qishin evveline kimi hemin miqdari geceye daxil edirsen) ve oluden diri ve diriden olu chixarirsan (cansiz tebietden bitki, nutfeden heyvan, kafirden momin ve ya eksine mominden kafir chixarirsan). Ve istediyine hesabsiz (saysiz miqdarda, layiq olmasa bele ve evezsiz olaraq) ruzi verirsen''.
28. Mominler mominlerin yerine kafirleri dost, komekchi ve bashchi goturmemelidirler. Her kim bele etse - onlardan bir nov teqiyye etmeyiniz istisna olmaqla - (onun) Allahla hech bir elaqesi yoxdur. Allah sizi ozunden (ezabindan) chekindirir. (Butun canlilarin) qayidish(i) Allaha terefdir.
29. De: ''eger sinelerinizde olani (fikir ve qelbinizden kechirdiklerinizi, eqidelerinizi, hallarinizi ve adetlerinizi) gizletseniz, yaxud (dil ve emelle) ashkar etseniz, Allah onu bilir. Hemchinin goylerde olani da, yerde olani da bilir ve Allah her bir sheye qadirdir''.
30. Her bir kes (dunyada) yerine yetirdiyi xeyir ve etdiyi pis emelleri hazir goreceyi (hemin emellerin eynile Qiyamete uygun shekilde mucessem olunacagi) gun arzu edecek ki, kash onunla pis emelleri arasinda uzun bir zaman fasilesi olaydi (Qiyamet texire dusheydi). Allah sizi ozunden (oz ezabindan) chekindirir. Allah oz bendelerine shefqetlidir.
31. De: ''eger Allahi sevirsinizse, onda mene tabe olun ki, Allah da sizi sevsin ve gunahlarinizi bagishlasin. Allah chox bagishlayan ve mehribandir''.
32. De: ''Allaha ve Onun peygemberine itaet edin''. Belelikle, eger arxa chevirseler, onda (bilsinler ki,) heqiqeten Allah kafirleri sevmir.
33. Heqiqeten Allah Ademi, Nuhu, Ibrahimin ailesini ve Imranin ailesini (oz zamanlarindaki) butun alemdekilerden ustun etdi.
34. Bezisi diger bezisinin neslinden olan ovladlardirlar (feziletler ve ustunlukler baximindan hamisi birdirler). Allah eshiden ve bilendir.
35. (Yada sal) o zaman(i) ki, Imranin zovcesi dedi: ''Ey Rebbim, men Sene nezr etmishem ki, betnimde olan azad olsun (her bir meshguliyyetden azad olaraq Beytul-Muqeddesde xidmet etmeye mexsus olsun). Odur ki, menden qebul et. chunki Sen eshiden ve bilensen! (Beytul-Muqeddesin xidmetchisi oglan olmali idi. Imranin zovcesi de betnindekinin oglan olmasini guman edirdi.)
36. Belelikle ele ki, onu dunyaya getirdi, dedi: ''Ey Rebbim, men onu qiz dogdum.'' Allah onun ne dogdugunu yaxshi bilirdi ve (onun nezerde tutdugu) o oglan (fezilet baximindan) bu qiz kimi deyil. ''Ve men onun adini Meryem qoydum. elbette, men onu ve onun ovladini qovulmush sheytandan (sheytanin sherinden) Sene tapshiriram.''
37. Belelikle, Rebbi onu gozel (shekilde) qebul etdi ve bir yaxshi terzde yetishdirdi ve onun (terbiyesinin) mesuliyyetini (xalasinin eri) Zekeriyyaya tapshirdi. Zekeriyya her defe mehraba onun yanina daxil olanda, onun yaninda (bashqa movsumlere aid) ruzi gorurdi. (Bir gun) dedi: ''Ey Meryem, sene bu ruzi haradandir?'' Dedi: ''O, Allah terefindendir, chunki Allah istediyine hesabsiz ruzi verir''.
38. Zekeriyya hemin vaxt, orada oz Rebbini chagirdi ve dedi: '' Ey Rebbim, oz terefinden mene pak olan bir ovlad eta et ki, heqiqeten Sen, duani eshidensen''.
39. Belelikle, melekler onu oz mehrabinda namaz ve dua uchun durdugu halda seslediler ki: ''Allah seni Yehya (adli bir ovlad) ile mujdeleyir ki, o, Allah terefinden olan kelmeni (Isani) tesdiq eden, (oz qovmunun) boyuk ve rehber(i), (butun batil ishlerden) chekinen ve leyaqetlilerin neslinden olan bir peygemberdir''.
40. (Zekeriyya) dedi: ''Ey Rebbim, qocaligin (gelib) mene chatdigi ve zovcemin qisir oldugu halda menim nece oglum ola biler?!'' Dedi: ''Eledir, (amma) Allah istediyini edir.''
41. Dedi: ''Ey Rebbim, (bu mujdenin sheytanin vesvesesi deyil, Senin terefinden olmasini ve ya zovcemin hamile oldugunu bilmeyim uchun) mene bir nishane mueyyenleshdir.'' Dedi: ''Senin nishanen budur ki, uch gun camaatla yalniz remz ve ishare ile danisha bileceksen. Ve oz Rebbini chox zikr et, axsham ve seher chagi pak sifetlerle medh ederek muqeddes bil!''
42. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, melekler dediler: ''Ey Meryem, heqiqeten Allah seni sechib, paklashdirib ve (Beytul-Muqeddesde xidmet etmek, ruzinin semadan gelmesi, melek ile sohbet etmek ve dunyaya atasiz ovlad getirmek sherefine nail oldugun uchun oz esrinde) alemdeki butun qadinlardan ustun edib.
43. ''Ey Meryem, oz Rebbine tevazokarliq et (namaz qil ve butun emelleri yalniz Ona gore yerine yetir), secde et ve ruku edenlerle birge ruku et (namaz qilanlarla birge namaz qil).
44. Bu (hekayetler), qeyb xeberlerindendir ki, onu sene vehy edirik. (Yoxsa ki) sen onlarin Meryemi kimin himayeye goturmesi uchun qelemlerini (pushk meqsedi ile suya) atdiqlari zaman onlarin yaninda deyildin. Hemchinin, onlar bir-birleri ile (Meryemi saxlamaq uchun) mubahise ve dava-dalash etdikleri zaman (da sen) onlarin yaninda deyildin.
45. (Yada sal) o zaman(i) ki, melekler dediler: ''Ey Meryem, heqiqeten, Allah sene oz terefinden, adi Meryem oglu Isa Mesih olan bir kelme (Onun ''ol'' demeyi ile betnde yaranan bir ovlad) ile mujde verir ki, o, dunya ve axiretde celal ve ehtiram sahibi ve (Allah dergahina) yaxinlardandir''.
46. ''Insanlarla beshikde (mocuze ile) ve yasha dolduqda (vehy esasinda) danishacaq ve (o) salehlerdendir.''
47. (Meryem) dedi: ''Ey Rebbim, mene hech bir besherin toxunmadigi halda menim nece ovladim ola biler?!'' Dedi: ''Eledir. Allah istediyini yaradir, bir sheyin olmasini qeti shekilde isteyende ona yalniz ''ol'' deyir, belelikle (de hemin shey) derhal olur''.
48. Ve ona (butun peygemberlerin semavi) kitab(larini), sheriet hokmleri ve eqli elmleri, hemchinin Tovrat ve Incili oyredecek.
49. Ve bir peygember olaraq Israil ovladlarina (gonderecek ve o, onlara deyecek) ki: ''Men size Rebbiniz terefinden bir nishane getirmishem; men sizin uchun gilden qush suretinde bir shey duzelder, sonra ona ufurerem, Allahin izni ile qush olar; Allahin izni ile anadangelme koru ve cuzami sagaldar, oluleri dirilderem ve size evlerinizde yediyiniz ve yigib saxladiginiz sheylerden xeber vererem. Heqiqeten eger momin olsaniz sizin uchun bunda (Allahin tovhidine, elm ve qudretine, elece de menim peygemberliyime delalet eden) nishane vardir.''
50. ''ozumden evvelki Tovrati tesdiq edirem ve size haram olmush sheylerin bezisini (shenbe gunu baliq ovlamagi, deve etini, dordayaqlilarin bedenlerinin yagini) halal etmek uchun (gelmishem). Ve sizin uchun Rebbiniz terefinden (oz peygemberliyime dair) nishane getirmishem. Odur ki, Allahdan qorxun ve mene itaet edin''.
51. ''shubhesiz, Allah menim Rebbim ve sizin Rebbinizdir. Buna gore de Ona ibadet edin. Budur dogru yol!''
52. Belelikle, ele ki, Isa onlardan kufr hiss etdi (onlarin hamisinin iman getirmeyeceyini bildi, din uchun bir merkez mueyyenleshdirmek ve onun sutunlarini, qoruyucularini mohkemlendirmek meqsedi ile) dedi: ''Kimlerdir Allaha dogru (hereketde) menim komekchilerim?'' Hevariler (onun ag geyimli ve nurani qelbli xas dostlari) dediler: ''Biz Allahin komekchileriyik; Allaha iman getirdik ve shehadet ver ki, biz teslim olanlariq.''
53. ''Ey Rebbimiz, nazil etdiyine iman getirdik ve bu Peygemberine tabe olduq. Odur ki, bizi(m adimizi dunyada tovhidin ve eqidenin esaslarina, axiretde ise peygemberlerin risaleti chatdirmalarina) shahid olanlarin zumresinde yaz''.
54. Ve onlar (Beni-Israil kafirleri Isani oldurmek ve onun dinini mehv etmek uchun) hiyle ishletdiler ve Allah da onlarin hiylelerinin cavabini verdi. Allah hiyleye cavab verenlerin en yaxshisidir. (Isa eleyhisselamin qetl planini cizani onun, yeni hezret Isanin suretine saldi ve dostlari Isanin evezine onu dara chekdiler. Ve Allah sonra Isanin dinine revac verdi.)
55. (Yada sal) o zaman(i) ki, Allah dedi: ''Ey Isa, heqiqeten, Men seni (camaatin arasindan) goturecek, ozume teref qaldiracaq, kufr eden keslerden (onlarin cemiyyetlerinin chirkinliklerinden) paklashdiracaq ve Qiyamete kimi sene tabe olanlari (son ilahi islahatchinin zuhurunadek xristianlari, ondan sonra ise muselmanlari) kafirlerden (yehudilerden) ustun edeceyem. Sonra ise sizin qayidishiniz (axiretde) Mene terefdir. Belelikle, sizin aranizda haqqinda ixtilafda oldugunuz shey baresinde hokm chixaracagam.''
56. ''Kafirlere geldikde ise onlara dunyada ve axiretde shiddetli ezab vereceyem ve onlarin hech bir komekchisi olmayacaqdir.''
57. ''Iman getirib yaxshi ishler gorenlere geldikde ise, (Allah) onlarin mukafatlarini kamil shekilde verecekdir. Allah zalimlari sevmir.''
58. Sene oxudugumuz bu (hekayet), (senin peygemberliyinin dogruluguna delalet eden) nishane ve ayelerden, hemchinin bu yada salan ve hikmetli kitabdandir.
59. Heqiqeten, Allah yaninda Isanin hekayeti, (yaradilishinin neceliyi baximindan) Ademin hekayeti kimidir. Allah onu torpaqdan yaratdi, sonra ona ''(canli insan) ol!'' dedi, o da oldu. (Sanki sen onun olmasini gorurdun. elbette Ademin cussesi cholde, Isaninki ise ana betninde yaradildi ve onlarin her ikisi Allahin ezeli emri ile, atasiz insan oldular. eger bele bir ish allahliga delalet edirse, onda gerek onlarin her ikisi allah olsunlar.)
60. (Bu metleb) senin Rebbin terefinden olan sabit bir heqiqetdir. Odur ki, esla shubhe edenlerden olma!
61. Buna gore de sene elm geldikden sonra, onun baresinde (Isa Mesih-eleyhisselam haqqinda) seninle mubahise eden (hocetleshen) kese de: ''Gelin biz oz ogullarimizi, siz oz ogullarinizi, biz oz qadinlarimizi, siz oz qadinlarinizi, biz ozumuzu, siz de ozunuzu (bizim canimiz kimi olan kesleri) chagiraq, sonra bir-birimize nifrin edek, belelikle Allahin lenetini yalanchilara yagdiraq. (Peygember bu hadisede imam Hesenle Imam Huseyni ogullari, Fatimeni qadin ve elini cani kimi ''mubahile''ye, yeni ayede ishare olunan qarshiliqli nifrin etme merasimine apardi ve kafirler teslim oldular.)
62. shubhesiz, (Hezret Mesihin) haqq olan hekayet(i) budur. Allahdan bashqa bir mebud yoxdur ve elbette ki, Allahdir yenilmez qudret ve hikmet sahibi!
63. Buna gore de eger uz donderseler, shubhesiz, Allah fesad toredenleri (onlarin halini) bilendir.
64. De: ''Ey kitab ehli, gelin bizimle sizin aranizda bir olan kelme (baresinde peygemberlerin ve semavi kitablarin yekdil olduqlari soz) etrafinda toplanaq (ve o budur ki): Allahdan bashqasina ibadet etmeyek, hech bir sheyi Ona sherik qoshmayaq ve bezilerimiz Allahin yerine bezilerimizi tanrilar qebul etmesin. Belelikle, eger (bu teklifden) uz donderseler deyin: ''shahid olun ki, heqiqeten, biz muselmanlariq.''
65. Ey kitab ehli, ne uchun Ibrahim baresinde mubahise edirsiniz? (Sizlerden her biriniz deyir ki, o bizim dinimizde olub) halbuki Tovrat da, Incil de yalniz ondan sonra nazil olmushdur! Hech dushunmursunuz?!
66. Budur, siz ki, (hele) elminiz olan shey baresinde bir-birinizle mubahise edirdiniz (meselen yehudiler xristianlarla Isanin Allah olmamasi ve ''uch uqnuma'' nezeriyyesinin puch olmasi baresinde, hemchinin xristianlarin yehudilerle Isanin peygemberliye gonderilmesi ve peygemberliyi baresinde mubahise edirdiler), bes ne uchun bir-birinizle (Ibrahimin yehudi, yaxud xristian olmasi kimi) elminiz olmayan shey baresinde mubahise edirsiniz?! Allah bilir, siz ise bilmirsiniz.
67. Ibrahim ne yehudi idi, ne de xristian, lakin Allaha teslim olan haqperest idi. Hemchinin, mushriklerden (de) deyildi.
68. elbette insanlarin (sherietin esaslari ve qollari baximindan) Ibrahime en yaxini (onun sherietinin hakim oldugu zamanda) ona tabe olanlar ve hemchinin, bu Peygember (Muhemmed-sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem) ve (ona) iman getiren keslerdir. Allah mominlerin yardimchisi ve bashchisidir.
9. Kitab ehlinin bir destesi sizi azdirmaq isteyir, halbuki onlar ozlerinden bashqa hech kimi azdirmirlar ve (bunu) derk (de) etmirler (chunki, bu qelbi ve ya emeli isteyin gunahi onlarin ozlerini yaxalayacaqdir).
70. Ey kitab ehli, ne uchun Allahin (Tovrat ve Incilde Muhemmed-sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem-baresinde olan) ayelerine kafir olursunuz, halbuki, ozunuz shahidsiniz (bilirsiniz ki, hemin ayeler Allah terefindendir)?!
71. Ey kitab ehli, ne uchun (heqiqetin ne oldugunu) bile-bile haqqi batile qatishdiraraq onu shubheli hala salir ve haqqi gizledirsiniz (heqiqetin gizlin qalmasi uchun Tovrat ve Incilin ayelerini tehrif ederek onlara daxil edirsiniz)?!
72. Ve kitab ehlinin bir destesi (onlarin alimleri, oz ardicillarina) dediler: ''Iman getirenlere nazil olan sheylere (Qur`an ayelerine) gunun evvelinde iman getirin, axirinda ona kafir olun, belke (oz dinlerinden) qayidalar (chunki onlar sizi dinden agah ve xeberdar adamlar kimi taniyirlar ve sizin tereddud etmeyinizle onlar da tereddud edecek, shekk-shubheye dushecekler).''
73. (Hemchinin dediler): ''Ve sizin dininize tabe olandan bashqasina inanmayin (heqiqeti achib demeyin) - de: ''elbette hidayet, Allahin hidayetidir'' - ki, mebade size verilen(in) kimese veril(me)sin(in mumkunluyu melum olsun) ve yaxud onlar Rebbinizin yaninda sizinle mubahise etsinler (ede bilsinler. Bir sozle, muselmanlarin da sizin kimi qible, din ve haqq olan kitaba malik olmalarini ve Qiyametde sizinle mubahise edeceklerini etiraf etmeyin).'' De: ''Fezilet ve rehmet Allahin elindedir, onu istediyine verir (ve sizin hiyleleriniz Allahin hidayet etdiyi shexsin imanina mane ola bilmez). Allah (zat ve sifet baximindan) genish ve (her sheyi) bilendir.''
74. Istediyi kesi oz rehmetine mexsus eder. Allah boyuk eta ve bexshish sahibidir.
75. Kitab ehlinden elesi var ki, eger ona choxlu mali emanet tapshirsan, onu sene qaytarar. Hemchinin onlardan elesi (de) vardir ki, eger ona birce dinari tapshirsan, daim bashi ustunde dayanmayinca (ve oz malini ondan teleb etmeyince), onu sene qaytarmaz! Bu onlarin ''savadsizlarin (yehudi olmayanlarin) bize bir yolu (bizden bir shey teleb etmek huquqlari) yoxdur'' demelerine (bu eqidede olmalarina) goredir. Onlar (oz sozlerinin puch olmasini) bile-bile Allaha yalan nisbet verirler.
76. Xeyr, (muselmanlarin sizin uzerinizde haqlari var, chunki) kim oz(unun dine sadiq qalmaq baresindeki) ehdine vefa etse ve teqvali olsa, shubhesiz, Allah da teqvalilari sevir (ve Allahin dostunun bashqalari uzerinde haqqi vardir).
77. Heqiqeten, oz ehd-peymanlari ve andlari(ni - dini qebul etmek baresinde olan ehd-peymanlarini ve haqqa komek uchun olan andlarini pozmaq) muqabilinde ucuz bir qazanc (vezife ve mal) elde eden keslerin axiretde bir paylari yoxdur. Hemchinin Allah onlarla danishmayacaq, Qiyamet gunu onlara (rehmet) nezer(i) salmayacaq, onlari paklashdirmayacaq ve onlar uchun agrili bir ezab olacaqdir.
78. Ve elbette, onlardan (yehudilerden) ele bir deste vardir ki, kitabi (tehrif olunmush Tovrati) oxuyarken sizin onun semavi kitabdan olmasini guman etmeyiniz uchun oz dillerini (meharetle) bukurler, halbuki o, semavi kitabdan deyildir. Ve o, Allah terefinden olmadigi halda deyirler: ''O, Allah terefindendir''. Bilerekden Allaha yalan nisbet verirler.
79. Hech bir beshere yarashmaz ve mumkun deyil ki, Allah ona (semavi) kitab ve hikmet, yaxud mutleq hokm etmek selahiyyeti ve peygemberlik versin, sonra o, insanlara ''Allahin yerine menim qullarim olun!'' desin. Ve lakin (ona bele demek yarashar ki): ''kitabin muellimleri oldugunuz ve onu yaxshica oyrenerek oxudugunuz uchun Allahperest, dinin terbiye etdiyi ve din alimleri olun.''
80. Hemchinin size melekleri ve peygemberleri ozunuze Rebb goturmeyi emr etmesi yarashmaz. Meger (hansisa bir peygember) siz haqqa teslim olduqdan sonra size kafir olmagi emr eder?!
81. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, Allah peygemberlerin (her birinden ve onlarin ummetlerinden) ehd-peyman aldi ki, size kitab ve hikmet verdiyim zaman, sonradan (gelecekde) size sizinle olani tesdiqleyen bir peygember gelse, ona mutleq iman getirin ve komek edin. (Allah sonra) buyurdu: ''Tesdiq etdinizmi ve bu (mesele) barede Menim tekid olunmush ehd-peymanimi qebul etdinizmi?'' Dediler: ''Tesdiq etdik.'' Buyurdu: ''Bele ise, (bu ehd-peyman mubadilesine) shahid olun ve Men de sizinle birge shahidlerdenem.''
82. Buna gore de kim bundan (bu ehd-peymandan) sonra uz donderse, mehz onlar itaetsizdirler!
83. Yoxsa onlar Allahin dininden bashqasini axtarirlar? Halbuki, goylerde ve yerde olan her bir kes ister-istemez (fitri olaraq) Onun qarshisinda teslimdir. (Buna gore de, ixtiyari teslimchilik olan din de Ona mexsus olmalidir.) Hami Ona teref qaytarilacaqdir.
84. De: ''Biz Allaha, bize nazil olana, hemchinin Ibrahime, Ismaile, Ishaqa, Yequba ve esbata (Yequbun neslinden olan peygemberlere) nazil olana, elece de Musaya, Isaya ve (diger) peygemberlere, onlarin Rebbi terefinden verilene iman getirdik (ve onlarin peygemberliklerine ve bir Allah terefinden gonderilmelerine etiqad baximindan) onlarin hech birisinin arasinda ferq qoymuruq ve biz yalniz Ona teslimik''.
85. Kim Islamdan bashqa bir din axtarishinda olsa, esla ondan qebul olunmayacaqdir ve o, axiretde ziyana dushenlerdendir.
86. Iman getirerek elchimizin haqq olmasina shehadet verdikden ve ashkar deliller geldikden sonra kafir olan desteni Allah nece hidayet etsin?! (Kitab ehlinin bezisi Islam peygemberinin peygemberliye gonderilmesinden qabaq oz kitablarina esasen iman sahibi idiler. Onun gonderilmesinden sonra ise Islamdan donen murtedler kimi inkar etdiler.) Allah zalim desteni hidayet etmez.
87. Onlarin cezasi Allahin, meleklerin ve butun insanlarin lenetinin onlara olmasidir.
88. O lenetde hemishelikdirler. Onlarin ezabi yungulleshdirilmeyecek, onlara (rehmet ve ehsan) nezer(i) salinmayacaq ve qerara alinmish ezablarinin texire dushmesi uchun onlara mohlet verilmeyecekdir.
89. Ondan sonra tovbe eden ve leyaqet taparaq oz ishlerini islah etmeye bashlayan kesler istisna olmaqla! Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
90. Heqiqeten imanlarindan sonra kafir olan, sonra oz kufrlerini artiran keslerin tovbeleri esla qebul olunmaz. (chunki onlarin tovbesi ya nifaq uzundendir, ya da ki, olumu mushahide eden zamandir.) Onlardir dogru yoldan azanlar.
91. Heqiqeten kafir olub kufr halinda (kafir olaraq) olmush keslerin hech birinden oz canlarinin qurtulmasi uchun hetta yer uzunun tutumu qeder qizil verseler bele qebul olunmayacaqdir. Onlar uchun agrili bir ezab vardir ve onlara bir komek eden (de) olmayacaqdir.
92. Sevdiyiniz sheylerden (Allah yolunda) xerclemeyince esla (kamil) yaxshiliga nail ola bilmezsiniz. Allah shubhesiz ki, (Onun yolunda) xerclediyiniz her sheyi bilendir.
93. Tovrat nazil olmamishdan qabaq Israilin (Yequbun xesteliye ve ya etdiyi nezre gore) ozune haram etdiyi sheylerden (deve eti ve sudunden) bashqa butun yemekler Israil ovladlarina halal idi. (Demeli pak olan sheylerden bezilerinin Tovratda haram edilmesinin sebebi onlarin kechmish sherietden qalmalari deyil, Israil ovladlarinin gunahlaridir.) De: ''eger dogru deyirsinizse (bele deyilse) onda Tovrati getirin ve onu oxuyun (ki, Tovratda haram edilen yemeklerin ceza xarakterli hokmler olmasi subuta yetsin).''
94. Buna gore de kim bundan sonra Allaha yalan nisbet verse (ve Tovratin haram etdiyi sheylerin kechmish sherietden qalmasini dese), mehz onlardir zalimlar!
95. De: ''Allah dogru buyurdu (ki, Tovratin haram etdiyi sheyler evvelki sherietlerde ve Ibrahimin dininde halal olub). Buna gore de haqperest olan ve mushriklerden olmayan Ibrahimin dinine tabe olun.''
96. shubhesiz, insanlar(in ibadeti) uchun (temeli) qoyulmush ilk ev, hemin Bekkedekidir (muqeddes Mekke sheherindekidir) ki, (o,) xeyir ve bereket dolu ve alemdekiler uchun hidayet vasitesidir.
97. Onda (Allahin tovhid, hikmet ve rehmetinden) ashkar nishaneler (ve hemchinin o nishanelerden biri olan) Ibrahimin meqami vardir. Kim ora daxil olsa amandadir (amanda olmalidir). Allahin insanlarin - elbette ora getmek imkani olan kesin - boynuna dushen haqqi budur ki, o eve gederek oranin Hecc emellerini yerine yetirsinler. Kim nankorluq etse, (bilsin ki,) heqiqeten, Allahin alemdekilere ehtiyaci yoxdur.
98. De: ''Ey kitab ehli, ne uchun Allah etdiyiniz emellere shahid oldugu halda Allahin ayelerine ve nishanelerine kufr edirsiniz?!''

MeÇuLaSiQ
12-06-2009, 19:40
99. De: ''Ey kitab ehli, ne uchun Allahin yolunu ozunuz (onun haqq olmasina) shahid oldugunuz halda eymek isteyerek iman getiren shexsi Allahin yolundan saxlayirsiniz?! Allah etdiyiniz emellerden esla qafil deyildir.''
100. Ey iman getirenler, eger (semavi) kitab verilmish keslerden bir desteye itaet etseniz, (onlar) sizi imaninizdan sonra kufre qaytararlar.
101. Allahin ayeleri size oxundugu halda ve Onun Resulu sizin aranizda ola-ola nece kufr edirsiniz?! Kim Allaha siginsa, dogrudan da, dogru yola hidayet olunmushdur.
102. Ey iman getirenler, Allahdan Ona layiq olan terzde qorxun ve yalniz muselman olaraq olun.
103. Ve hamiliqla Allahin ipinden (dinden, kitabdan ve vehyi getirenlerden) mohkem yapishin ve parchalanmayin. Allahin sizin barenizde bir-birinizle dushmen iken qelbleriniz arasinda ulfet yaratdigi zamandaki nemetini xatirlayin ki, Onun nemeti sayesinde bir-birinizle qardash oldunuz. Hemchinin siz od uchurumunun astanasinda idiniz, sizi ondan xilas etdi. Allah oz (tovhid, qudret ve hikmet) nishanelerini sizin uchun bu cur beyan edir ki, belke hidayet olasiniz.
104. Gerek sizden (aranizda) (insanlari) xeyir ishe devet eden, yaxshi ishe buyuran ve pisliklerden chekindiren bir deste olsun. Mehz onlardir nicat tapanlar!
105. (Yehudi ve xristianlarin) parchalanan ve ashkar deliller geldikden sonra ixtilafa duchar olan kesler(i) kimi olmayin. Onlar uchun boyuk bir ezab vardir.
106. Bezi uzlerin ag ve bezi uzlerin qara olacagi gunde! uzleri qara olanlara geldikde (onlara deyilecek): ''Iman getirdikden sonra kafir oldunuz?! Ele ise kufr etdiyiniz sheyin muqabilinde dadin bu ezabi!''
107. uzleri ag olanlara geldikde ise, (onlar) Allahin rehmetindedirler ve orada ebedi qalacaqlar.
108. Bunlar (axiret aleminin hekayetleri), Allahin ayeleridir ki, onlari haqq ve dogru olaraq sene oxuyuruq. Allah esla alemdekilere zulm (etmek) istemir.
109. Goylerde ve yerde olanlar (onlarin ozleri de daxil olmaqla) Allahin heqiqi mulkudur. (chunki yaratmaq, qorumaq, idare etmek ve aradan aparmaq, bunlarin hamisi Onun istek ve iradesinin tesiri altindadir.) Ve (varliq alemine aid olan) butun ishler Ona teref qaytarilacaqdir.
110. Siz (muselmanlar), (Allah terefinden dunyanin) insanlar(in)a zahir olmush en yaxshi ummetsiniz, beyenilen ishe emr edir ve chirkin ishden chekindirirsiniz ve Allaha (nazil etdiyi sheylerde) iman getirirsiniz. eger kitab ehli de iman getirseydi, elbette onlar uchun daha yaxshi olardi. Onlarin bezisi momin ve choxu itaetsizdirler.
111. Onlar (yehudiler ve xristianlar) size azaciq eziyyetden savayi esla ziyan vura bilmezler. eger sizinle doyushseler, size arxa chevirerler (donub qacharlar), sonra komek olunmazlar.
112. Harada tapilsalar (Islam baximindan) onlara - Allah terefinden olan bir ip(e Islami qebul etmeye) ve ya camaat terefinden olan bir ip(e muselmanlarin himayesine siginmalari) istisna olmaqla - zillet ve xarliq (damgasi) vurulmushdur. Onlar Allahin qezebine teref donub Onun qezebine layiq olublar ve onlara (etiqadi, exlaqi, emeli ve ictimai) feqirlik ve bedbextlik (damgasi) vurulmushdur. Bu ona goredir ki, onlar hemishe Allahin ayelerine kafir olur ve Allahin peygemberlerini nahaq yere oldururduler. Bunun sebebi gunah etmeleri ve hemishe heddi ashmalaridir.
113. Onlarin hamisi bir deyil. Kitab ehlinden emeli dogru olan bir deste vardir ki, onlar gece vaxtlari (Allaha) boyun eyib secde ederek Allahin ayelerini oxuyurlar.
114. Onlar Allaha ve axiret gunune iman getirir, beyenilen ishe emr edir, nalayiq ishden chekindirir ve xeyir ishlere telesirler. Onlar leyaqetlilerdendirler.
115. Onlar etdikleri hech bir xeyir ish uchun esla mukafatsiz qalmazlar. Allah teqvalilari(n halini) bilendir.
116. shubhesiz, kafirlerin ne mallari ve ne de ovladlari onlardan Allah(in ezabin)dan hech bir sheyi esla def etmeyecekdir. Onlar od ehlidirler ve orada ebedi qalacaqlar.
117. Onlarin bu dunya heyatinda (Islamla dushmenchilik yolunda, yaxud riyakarliqla ve ya her hansi bir xeyir ishde) xercledikleri mallarin misali ozune zulm etmish bir destenin ekinlerine (ceza olaraq) esen ve onu mehv eden chox soyuq kulek kimidir. Allah onlara zulm etmeyib, lakin onlar ozlerine zulm edirler.
118. Ey iman getirenler, ozunuzden bashqasini ozunuze sirdash dost etmeyin. Onlar sizin barenizde hech bir fitne-fesaddan chekinmir ve eziyyete dushmeyinizi chox isteyirler. Dushmenchilik (ele) agizlarindan (sozlerinden) bellidir ve sinelerinde gizletdikleri daha boyukdur. eger dushunursunuzse, biz sizin uchun (onlarin halinin) nishaneleri(ni) beyan etdik.
119. Budur, sizin butun (semavi) kitablara (hetta onlarin kitabina) imaninizin olmasina (onlarin ise sizin kitabiniza imanlarinin olmamasina) baxmayaraq onlari seven (yene de) sizsiniz ve onlar sizi sevmirler. Sizinle gorushdukleri zaman ''iman getirdik'' deyirler. Bir-birleri ile xelvete chekildikleri zaman ise, size qarshi olan qezeblerinin choxlugundan barmaqlarinin ucunu gemirirler. De: ''Aciginizdan olun! Heqiqeten Allah ureklerde olani bilendir.''
120. Size bir xeyir ve yaxshiliq yetishdikde, (bu) onlarin halini pisleshdirer, pislik ve narahatchiliq yetishdikde ise ona shad olarlar. eger sebr etseniz ve teqvali olsaniz, onlarin hiyleleri size hech bir ziyan yetire bilmez. Heqiqeten Allah onlarin etdiklerini (elm ve qudreti ile) ehate etmishdir.
121. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, mominleri doyush uchun dushergelerde yerleshdirdiyin halda (uhud doyushunde) subh chagi oz ehlinden (ailenden) ayrildin. Allah hemishe (danishiqlarinizi) eshiden ve (fikirlerinizi) bilendir.
122. O zaman sizden iki deste sustluk ve zeiflik gostermek (ve yolun yarisindan ayrilaraq qayitmaq) istedi halbuki, Allah onlarin komekchisi ve yardimchisi idi (ve ele buna gore de onlari bu fikirden dashindirdi). Mominler gerek yalniz Allaha tevekkul etsinler.
123. Heqiqeten, Allah size Bedr (doyushun)de gucsuz ve penahsiz oldugunuz halda komek etdi. Buna gore de Allahdan qorxun ki, belke shukr edesiniz.
124. O zaman mominlere ''Rebbinizin (goyden) endirilmish uch min melekle size komek etmesi besiniz deyilmi?!'' deyirdin.
125. Beli, eger sebr etseniz ve teqvali olsaniz ve onlar hemin tezlikle ve haray-heshirle size uz tutsalar (hucum etseler), Rebbiniz size nishane qoyulmush besh min melekle komek eder.
126. Allah bunu (komek vedesini ve meleklerin gonderilmesini) yalniz size mujde olaraq ve qelblerinizin onunla rahatliq tapmasi uchun etdi (chunki, adeten qelbler esas sebebkara ve amile deyil, zahirde gorunen sebeb ve vasitelere yonelir). Komek ve yardim yalniz yenilmez qudret ve hikmet sahibi olan Allah terefindendir (chunki butun sebeblerin sebebkari ve amili Onun isteyidir).
127. (Ve hemchinin bu qelebeni nesib etdi) ki, kafirlerin bezisinin kokunu kessin ve ya onlari naumid geri qayitmalari uchun ezsin.
128. Onlarin hech bir ishi senin elinde deyil. (Allah) ya onlara nezer salaraq tovbe etmelerine komek eder, ya da onlara (bu dunyada mohlet, axiretde ise) ezab verer. chunki onlar zalimdirlar. (Bu dord ishin hamisi Allaha aiddir ve senin vezifen yalniz Onun emrlerini chatdirmaq ve emri yerine yetirmekdir.)
129. Goylerde ve yerde olanlar (onlarin ozleri de daxil olmaqla) Allahin heqiqi mulkudur (chunki yaratmaq, qorumaq, idare etmek ve aradan aparmaq, bunlarin hamisi Onun elindedir). Istediyini (ve layiq bildiyini) bagishlayir ve istediyine (butun deliller teqdim olunub qurtardiqdan sonra) ezab verer. Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
130. Ey iman getirenler, artiq ve bir neche qat gelir olan selemi yemeyin ve Allahdan qorxun, belke nicat tapasiniz.
131. Kafirler uchun hazirlanmish oddan chekinin.
132. Allaha ve Onun peygemberine itaet edin, belke rehm olunasiniz.
133. Rebbiniz terefinden olan bagishlanmaya ve genishliyi goyler ve yer (qeder) olan (ve) teqvalilar uchun hazirlanmish Cennete dogru telesin.
134. (Teqvalilar) hemin o kesler(dirler) ki, mallarini rifah ve shadliqda, mallarinda ve hallarinda (maddi ve menevi) yoxsulluqda xercleyirler, qezeblerini udan ve camaat(in xetalarin)dan kechenlerdirler. Allah yaxshiliq edenleri sevir.
135. Ve o kesler ki, chirkin bir ish (boyuk gunah) gordukde ve ya (kichik bir gunahla) ozlerine zulm etdikde, Allahi yada salar ve gunahlari uchun bagishlanmaq isteyerler. Gunahlari Allahdan bashqa kim bagishlaya biler? Ve onlar etdikleri ishde bilerekden israr etmezler.
136. Onlarin mukafatlari oz Rebbi terefinden bagishlanmaq ve (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan cennetlerdir. Orada ebedi qalacaqlar. Bu emel sahiblerinin mukafati nece de gozeldir!
137. elbette, sizden once ilahi eneneye (Allahin deyishmez enenevi qanunlarina) esasen (kutlevi mehv etmeler kimi) bir sira hadiseler otub kechmishdir. Odur ki, yer uzunde gezib-dolanin ve tekzib edenlerin aqibetinin nece olmasina baxin.
138. Bu (Qur`an), insanlar uchun (heqiqetlere) aydinliq getiren ve teqvalilar uchun bashdan-basha hidayet ve nesihetdir.
139. Hech vaxt (dushmen qarshisinda) sustleshmeyin ve (duchar oldugunuz belalara gore) kederlenmeyin ki, eger (heqiqi) momin olsaniz siz ustunsunuz.
140. eger (uhud doyushunde) size yara ve zerer-ziyan deydise (Bedr doyushunde de) o biri desteye onun kimi yara ve zerer-ziyan deydi. Biz bu (qelebe ve meglubiyyet) gunleri(ni daha kamil bir qurulushun xeyiri,) Allahin iman getirenleri uze chixarmasi (ve Onun ezeli elminin xarici alemde gerchekleshmesi) uchun, hemchinin sizin aranizdan (axiretde insanlarin emellerine shahid durmaq uchun) shahidler goturmek uchun insanlarin arasinda novbe ile dolandiririq. Allah zalimlari sevmir.
141. Ve hemchinin iman getirenleri xalis etmek ve saflashdirmaq, kafirleri tedricle mehv etmek uchun!
142. Yoxsa Allah aranizdan cihad edenleri ve sebirlileri melum etmemish (uze chixarmamish ve Onun ezeli elmi xaricde gerchekleshmemish) Cennete daxil olacaginizi guman edirsiniz?!
143. shubhesiz, siz olumle qarshilashmamishdan qabaq onu arzulayirdiniz (mominler uhud muharibesinden qabaq shehid olmagi arzulayirdilar). Belelikle, heqiqeten (uhud muharibesinde) ona baxdiginiz halda gordunuz onu! (Bes onda sarsinti ve doyushden qachmaq ne uchundur?)
144. Muhemmed (sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem) yalniz bir peygemberdir ki, ondan once (de) peygemberler gelib getmishler. Buna gore de eger o olse ve ya oldurulse, siz oz kechmishinize qayidacaqsiniz (eqidelerinizden el chekeceksiniz)?! oz kechmishine qayidan shexs Allaha hech bir ziyan vurmaz. Allah tezlikle shukr edenleri mukafatlandiracaqdir.
145. Hech kesin Allahin ezeli istek ve emri olmadan olmesi mumkun deyildir. (Her bir canlinin olumu) mueyyen olunmush, vaxtli bir yazidir. Kim (oz seylerinden) dunya mukafati istese, ondan ona vererik ve kim axiret mukafati istese, ona ondan vererik. shukr edenleri tezlikle mukafatlandiracagiq.
146. Ne chox peygemberler ki, onlarla birlikde choxlu ilahi shexsiyyetler vurushmushlar. Belelikle onlar Allah yolunda duchar olduqlari shey muqabilinde sustlesherek zeiflemediler ve eyilerek teslim olmadilar. Allah sebirlileri sevir.
147. (Doyushun shiddetli anlarinda) onlarin dedikleri soz yalniz bu idi ki: ''Ey Rebbimiz! Bizim gunahlarimizi ve ishimizdeki israfchiligimizi bagishla, qedemlerimizi mohkemlendir ve bize kafir desteye qarshi komek et.''
148. Belelikle, Allah onlara bu dunyanin mukafatini ve axiretin gozel mukafatini eta etdi. Allah yaxshiliq edenleri sevir.
149. Ey iman getirenler, eger kafirlere itaet etseniz, sizi geriye (cahiliyyet dovrunun kufr ve nadanligina) qaytararlar, belelikle de ziyana ugrayarsiniz.
150. (Onlar size komek eden ve hemchinin itaete layiq deyildirler,) eksine sizin yardimchiniz Allahdir ve O, komek edenlerin en yaxshisidir.
151. Tezlikle kafirlerin qelblerine Allahin, (haqq olmasina dair) hech bir yeterli delil nazil etmediyi sheyi Allaha sherik qoshmalarinin cezasi olaraq qorxu ve vahime salacagiq. Onlarin qalacaqlari yer oddur. Zalimlarin qalacaqlari yer ne qeder de pis bir yerdir.
152. shubhesiz, Allah (uhud muharibesinde) Onun emri ile onlari (mushrikleri) ezib-tokduyunuz zaman oz vedini sizin uchun gerchekleshdirdi, o vaxta kimi ki, sustleshdiniz, (size emr olunmush) ishde (yeni dushmenin qefleten hucum ede bileceyi movqeyin qorunmasinda) ixtilafa dushdunuz ve sevdiyiniz shey (dushmen uzerinde qelebe) size gosterildikden sonra itaetsizlik etdiniz. Sizlerden bezisi dunyani (doyush qenimetlerini), bezileriniz ise axireti isteyirdi. Sonra sizi sinamaq uchun onlardan (onlara qalib gelmekden) yayindirdi. elbette sizi efv etdi ve Allah mominlere qarshi (boyuk) merhemet sahibidir.
153. O zaman uzaqlara qachirdiniz, hech kese baxmirdiniz ve Allahin Peygemberi qoshununuzun arxasinda sizi chagirirdi. Belelikle (Allah) sizi qeminizin ustune qem qoymaqla (emrden boyun qachirmaq ve muharibede meglubiyyet qemi ile) cezalandirdi ki, (imaniniz mohkemlensin ve) hech vaxt elinizden chixana ve duchar oldugunuz sheye (musibet ve zerer-ziyanlara gore) kederlenmeyesiniz. Allah etdiklerinizden xeberdardir.
154. Sonra, bu qem-qussenin ardinca, size xefif bir yuxu sheklinde rahatliq nazil etdi. O, sizden bir desteni burudu. Bashqa bir deste ise yalniz oz caninin hayinda idi, Allah baresinde nahaq gumana-cahiliyyet dovrune xas zenne qapilirdilar. (uzde sene) ''goresen, bu ishden (qelebeden) bize de bir shey dushur?'' deyirdiler. De: ''shubhesiz, ishlerin hamisi Allaha aiddir.'' Onlar qelblerinde sene ashkar etmedikleri bir sheyi gizledirler. (ureklerinde ve ya oz aralarinda) deyirler: ''eger (verilen vedeler dogru olsaydi ve) bu ishden (qelebeden) bize de bir shey dushseydi, biz burada oldurulmezdik!'' De: ''eger siz hetta oz evlerinizde bele olsaydiniz, shubhesiz, (Lovhi-mehfuzda) barelerinde oldurulmek yazilmish, qerara alinmish kesler (doyush meydanindaki) yataqlarina teref hereket ederdiler (ki, Allahin qeza-qederi gerchekleshsin) ve Allah sizin sinelerinizde olani (niyyetlerinizi) yoxlasin ve qelblerinizde olani (imaninizi) xalisleshdirsin. Allah ureklerde olani (sizin niyyetlerinizi) bilendir.
155. elbette, dogrudan da iki destenin qarshilashdigi gun (uhud doyushunde) sizlerden dushmene arxa cheviren kesleri qazandiqlari bezi gunahlara gore sheytan budretdi ve elbette, Allah onlari efv etdi. chunki Allah chox-chox bagishlayan ve helimdir.
156. Ey iman getirenler, kafir olan ve sefere chixmish (ve seferde olmush) ve ya doyushchu (olub shehid) olmush qardashlari baresinde ''eger bizim yanimizda qalsaydilar, olmezdiler ve oldurulmezdiler!'' deyen kesler kimi olmayin. (Qoyun) Allah bunu (bu eqideni ve sozu) onlarin qelblerinde bir hesret etsin. Dirilden de olduren de Allahdir. Allah etdiklerinizi gorendir.
157. eger Allah yolunda oldurulseniz, yaxud olseniz, shubhesiz ki, Allah terefinden olan bagishlanmaq ve rehmet onlarin yigdiqlarindan (dunya servetinden) daha yaxshidir.
158. olseniz de oldurulseniz de shubhesiz, Allaha teref toplanilacaqsiniz.
159. Belelikle, Allah terefinden olan rehmetin bereketi sayesinde onlarla (oz ummetinle) mulayim oldun ve eger qaba ve dashurekli olsaydin, onlar mutleq senin etrafindan dagilishardilar. Bele ise, onlari efv et, onlar uchun bagishlanmaq dile ve ishlerde onlarla meslehetlesh ve qeti qerara geldikden sonra Allaha tevekkul et ki, shubhesiz, Allah tevekkul edenleri sevir.
160. eger Allah size komek etse, size hech kes qalib gele bilmez ve eger sizi komeksiz qoysa, onda size Ondan sonra kim komek eder?! Mominler gerek yalniz Allaha tevekkul etsinler.
161. (Hem semavi sherietler ve hem de saglam agil baximindan) hech bir peygembere (qenimetle elde edilmish mallarda ve sairede oz ummetine) xeyanet etmek yarashmaz. Xeyanet eden her bir kes Qiyamet gunu xeyanet etdiyi sheyle birlikde gelecekdir. Sonra her bir shexse elde etdiyi sheyin muqabilinde tam ve kamil evez verilecekdir. Onlara zulm edilmeyecek, haqlarindan kesilmeyecekdir.
162. Bele ise, hech Allahin raziligina tabe olan shexs, (haqqa) Allahin qezebi ile qayitmish ve yeri Cehennem olan shexs kimidir?! Ora chox pis bir donush yeridir.
163. Onlar (mominler ve kafirler) Allah yaninda tebeqelerdir (bu iki destenin her biri digerine nisbetde, hemchinin her bir deste de oz ferdlerine nisbetde derecelere bolunmushdur) ve Allah onlarin etdiklerini gorendir.
164. shubhesiz, Allah mominlerin boynuna onlara (meleklerden ve cinlerden deyil) ozlerinden Onun ayelerini onlara oxuyan, onlari paklashdiran ve onlara (semavi) kitabi, sheriet hokmlerini ve eqli maarifi oyreden bir peygember gonderen zaman haqq qoydu. Heqiqeten onlar bundan evvel achiq-aydin bir azginliqda idiler.
165. Size bir musibet uz veren zaman (uhud muharibesinde yetmish neferiniz oldurulerken) - ki, elbette, onun iki qatini siz (onlara) vurmushdunuz (Bedr muharibesinde onlardan yetmish neferi oldurub, yetmish neferini esir goturmushdunuz) - ''bu musibet nece ve haradandir?'' deyirsiniz?! De: ''Bu sizin oz terefinizdendir (chunki bu muharibede Peygemberin emrinden chixdiniz).'' Heqiqeten Allah her bir sheye qadirdir.
166. Iki destenin bir-biri ile qarshilashdigi gun duchar oldugunuz shey (uhud muharibesindeki boyuk meglubiyyet ve yetmish neferin oldurulmesi) Allahin izni ve icazesi ile idi (ki, sizi imtahan) ve mominleri melum etsin (ve ezeli elmi movcud gercheklikle ust-uste dushsun).
167. Ve munafiqleri melum etmesi uchun! (Ele ki,) onlara ''gelin Allah yolunda vurushun, ya (oz erazilerinizi) mudafie edin!''- deyildi, dediler: ''eger biz doyushmeyi bilseydik, mutleq size tabe olardiq!'' Onlar hemin gun, imandansa kufre daha yaxin idiler. Onlar hemishe agizlari ile qelblerinde olmayan sheyi deyirler. Allah onlarin gizletdiklerini daha yaxshi bilendir.
168. ozleri (doyushe getmeyib evde) oturan ve (dogma) qardashlari (ve ya uhud muharibesinde oldurulmush oz meslekdashlari) barede ''eger onlar bize tabe olsaydilar, oldurulmezdiler!'' deyen keslere de: ''(Indi ki, siz olumden qachmagin yolunu bilirsiniz) onda, eger dogruchusunzsa olumu ozunuzden def edin.''
169. Allah yolunda oldurulenleri esla olu zenn etme, eksine, diridirler ve onlara Rebbi yaninda ruzi verilir.
170. (Onlar) Allahin oz merhemetinden onlara eta etdiyine shaddirlar ve arxalarinca (hele gelib) onlara qoshulmamish (hele shehid olmamish) keslere gore sevinirler ki, onlar uchun ne bir qorxu var ve ne de qemgin olacaqlar.
171. Onlar Allah terefinden olan nemet ve bexshishe gore ve hemchinin Allahin mominlerin mukafatini zay etmemesinden shaddirlar.
172. (uhud doyushunden ve) yaralandiqdan sonra (Qureysh qoshununu teqib etmek uchun) Allahin ve Onun peygemberinin chagirishini qebul etmish kesler-onlarin yaxshiliq edib teqvali olanlari uchun boyuk bir mukafat vardir.
173. Hemin o kesler (uchun) ki, camaat onlara ''(Mekke) camaat(i) sizin(le vurushmaq) uchun toplashib, onlardan qorxun'' dedi, amma (bu xeber) onlarin imanini artirdi ve dediler: ''Bize Allah kifayetdir ve O, gozel vekildir''.
174. Belelikle, Allah terefinden olan bir nemet (saglamliq ve salamatchiliq) ve bexshish (yollarinda olan ticaretden goturdukleri qazanc) ile onlara hech bir pislik ve ziyan deymeden qayitdilar ve Allahin raziligina tabe oldular. Allah boyuk fezl (merhemet ve bexshish) sahibidir.
175. Heqiqeten oz dostlarini (shayelerle dushmenden) qorxudan yalniz sheytandir. Odur ki, eger mominsinizse onlardan qorxmayin, Menden qorxun!.
176. Mebada kufr yolunda telesenler seni kederlendirsinler. Onlar Allaha esla hech bir ziyan vurmurlar. Allah isteyir ki, (itaetsizliklerine gore) axiretde onlara bir pay qoymasin. Onlar uchun boyuk bir ezab vardir.
177. Heqiqeten kufru imani vermek bahasina (satin) alan kesler, Allaha esla bir ziyan vurmurlar ve onlar uchun agrili bir ezab vardir.
178. Kufr eden kesler onlara verdiyimiz mohletin oz xeyirlerine olmasini guman etmesinler. eslinde Biz onlara (basha dushmeleri uchun) mohlet veririk (lakin sonda bu, sebeb olur) ki, onlar (oz) gunah(larin)i artirsinlar. Onlar uchun alchaldici bir ezab vardir.
179. Allah (Peygembere vehy nazil etmek ve ya muxtelif imtahanlar vasitesile) xebisi pakdan ayirana kimi mominleri sizin indi oldugunuz (momininizle munafiqinizin bir-birine qarishmish oldugu) halda qoyan deyildir. Ve (hemchinin) Allah (ozunun enenevi qanunlarina esasen) sizi qeyb sirlerinden (ve bir-birinizin batininizden) xeberdar eden deyildir. Lakin peygemberlerinden (onlarin arasindan) istediyini sechir (ve ona peygemberlik vezifesinin ehtiyaci qeder qeyb elmi oyredir). Odur ki, (qeti ve sherti qanunlarinin icrasinda) Allaha ve Onun peygemberlerine iman getirin. eger iman getirseniz ve teqvali olsaniz, sizin uchun boyuk bir mukafat olacaqdir.
180. Allahin oz lutf ve rehmetinden verdiyinde (semavi kitab elmi ve dunya malinda) xesislik eden kesler, bu xesisliyin onlarin xeyirlerine olmasini guman etmesinler. eksine, bu onlar uchun sherdir. Tezlikle xesislik etdikleri shey (hemin elm ve malin zencir suretindeki gerchek tecessumu) Qiyamet gunu boyunlarinin boyunduruqu olacaqdir. Goylerin ve yerin mirasi Allaha mexsusdur (hami yox olacaq ve yalniz O qalacaqdir). Allah etdiklerinizden xeberdardir.
181. shubhesiz, Allah (Onun insanlardan borc istemesini eshidib) ''heqiqeten, Allah yoxsuldur, biz ise dovletliyik'' deyen keslerin sozlerini eshitdi. Tezlikle dediklerini ve Allahin peygemberlerini nahaq yere oldurmelerini yazacaq ve (Qiyamet gunu) ''dadin yandirici ezabi'' deyeceyik.
182. Bu (ezab) oz ellerinizle qabaqcadan gonderdiyiniz ishlere goredir, yoxsa Allah esla bendelere zulm eden deyildir.
183. Hemin o kesler ki, ''heqiqeten, Allah (sema kitablarinda) bize (qebul elameti olaraq goyden gelen) odun yandirdigi bir qurbanliq getirmeyince hech bir peygembere esla iman getirmemeyimizi tapshirmishdir'' dediler. De: ''shubhesiz, menden once (Zekeriyya ve Yehya kimi) bir sira peygemberler sizin uchun aydin deliller ve dediklerinizi getirmishdiler, eger dogruchusunuzsa bes onlari ne uchun oldurdunuz?!''
184. Odur ki, eger seni tekzib etdilerse, heqiqeten senden once aydin deliller, (hikmetli ve nesihetli) yazilar, aydin ve (din ve sheriete) aydinliq getiren kitab ile gelmish peygemberler de tekzib olundular.
185. Her bir canli (mutleq) olumu dadacaqdir. Qiyamet gunu sizin mukafatlariniz tam shekilde verilecekdir. Odur ki, oddan uzaqlashdirilan ve Cennete daxil edilen kes dogrudan da kama chatmishdir. Bu dunya heyati aldadici maldan bashqa bir shey deyildir.
186. Mallariniz ve canlariniz barede mutleq imtahan edileceksiniz ve mutleq sizden evvel (semavi) kitab verilmish shexslerden ve hemchinin mushriklerden (dinin ve Peygemberin inkari ve istehza olunmasi, elece de insanlarin Islam eleyhine tehrik olunmalari baresinde) choxlu cansixici sozler eshideceksiniz. eger sebr ve teqvaya yiyelenseniz, bu (dozumluluk), heqiqeten, boyuk ve ehemiyyetli ishlerdendir.
187. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Allah (semavi) kitab verilmish keslerden ''mutleq, gerek onu(n heqiqetlerini) insanlara achiqlayasiniz ve gizletmeyesiniz!'' deye ehd-peyman aldi. Bele olan halda onlar onu (hemin kitabi ve ehd-peymani) arxalarina atdilar (ona goz yumdular) ve onun muqabilinde az bir qazanc elde etdiler. Buna gore de, onlarin hemishe elde etdikleri shey ne qeder de pis bir sheydir.
188. Guman etme ki, (semavi kitabin ayelerini gizletmek ve camaati Islamdan uzaqlashdirmaq kimi) emellerine sevinen ve etmedikleri sheylere gore medh olunmagi seven kesler, beli guman etme ki, onlar ezabdan qurtulacaqlar. Onlar uchun agrili bir ezab vardir.
189. Goylerin ve yerin heqiqi mulkiyyeti ve tam hakimiyyeti Allaha mexsusdur (chunki yaratmaq, qorumaq, idare etmek ve yox etmek, bunlarin hamisi Onun istek ve iradesine tabedir). Allah her sheye qadirdir.
190. Heqiqeten goylerin ve yerin yaradilishinda, gece ile gunduzun get-gelinde saglam agil ve fikir sahibleri uchun (Allahin qudret, elm ve hikmetini gosteren) nishaneler vardir.
191. O kesler ki, ayaq uste, oturduqlari halda ve boyurleri uste (yatdiqlari halda) Allahi yadlarina salir, goylerin ve yerin yaradilishi(nin sirleri) baresinde fikirleshir (ve qelbleri ve ya hem qelb, hem de dilleri ile deyir)ler: ''Ey Rebbimiz, bunu (bu ezemetli alemi) bosh yere yaratmamisan! Sen (faydasiz ve puch ishlerden) pak (ve uzaq)san (ve butun bunlar mutleq ali meqsed, yeni agil sahibleri uchun vezifeler mueyyenleshdirmek ve dunyada savab ve ezaba layiq olmaq ve onlarin axiretde gerchekleshmesi uchundur). Odur ki, bizi odun ezabindan qoru''.
192. ''Ey Rebbimiz! shubhesiz, Sen (Cehennem) od(un)a daxil etdiyin her bir kesi, mutleq xar ve rusvay etmisen. Zalimlarin esla komekchileri olmayacaqdir''.
193. ''Ey Rebbimiz! Heqiqeten biz ''Rebbinize iman getirin!'' deye imana devet eden bir chagirishchini(n devetini) eshitdik ve iman getirdik. Ey Rebbimiz, buna gore de gunahlarimizi bize bagishla, pisliklerimizi bizden temizle ve bizi yaxshi emel sahiblerinin sirasinda oldur!''
194. ''Ey Rebbimiz! Peygemberlerinin dili ile bize ved etdiklerini bize eta et ve bizi Qiyamet gunu xar ve rusvay etme ki, heqiqeten Sen hech vaxt oz vedine xilaf chixmirsan''.
195. Belelikle, Rebbi onlarin dualarini qebul etdi ki: ''Heqiqeten Men sizlerden hech bir emel sahibinin - ister kishi olsun ya qadin ki, haminiz bir-birinizdensiniz ve bir-birinizle baglisiniz - emelini zay etmeyeceyem. Odur ki, hicret eden, oz evlerinden qovulan, Menim yolumda ezab-eziyyet goren, doyushen ve oldurulen keslerin pisliklerini mutleq temizleyecek ve onlari (evlerinin ve agaclarinin) altindan chaylar axan cennetlere daxil edeceyem. (Bu,) Allah terefinden bir mukafatdir. Gozel mukafat yalniz Allahin yanindadir.''
196. Kufr edenlerin sheherlerde (imkanla, menfeettelebcesine ve qalib halda) hereket ve get-gelleri seni aldatmasin!
197. (Bu, dunyadan) azaciq bir behrelenmekdir, sonra ise onlarin yerleri Cehennem olacaqdir. Ora pis bir qalacaq yeridir.
198. Lakin oz Rebbinden qorxan kesler uchun (evlerinin ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetler vardir. Allah terefinden ilk ziyafet olaraq onlar orada ebedidirler. Yaxshi emel sahibleri uchun Allah yaninda olan shey (Allahin raziligi ve ebedi nemetler) daha yaxshidir.
199. elbette, kitab ehlinden Allah qarshisinda tevazokarliqla Allahin ayeleri(ni tehrif etmek) ile azaciq bir qazanc elde etmeden Allaha, size nazil olana (Qur`ana) ve onlara nazil olana (kechmish sema kitablarina) iman getiren kesler vardir. Onlarin oz Rebbi yaninda meqamlarina uygun mukafatlari vardir. shubhesiz, Allah tez hesab chekendir (hesab baximindan hech kesin mukafatini gecikdirmir).
200. Ey iman getirenler, sebrli olun ve bashqalarini da sebre sovq edin, dushmen qarshisinda muqavimet gosterin, serheddin keshiyinde durun ve Allahdan qorxun, belke nicat tapdiniz.

MeÇuLaSiQ
12-06-2009, 19:46
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Ey insanlar, Rebbinizden qorxun. O Allah(dan) ki, sizi bir candan (ilk mocuzevi varliq kimi torpaq ve gilden yaratdigi adam, insan ve besher adli canlidan) yaratdi, onun cinsinden (hemin cur mocuzevi shekilde) zovcesini yaratdi (ve onlarin arasinda er-arvadliq nikahi berqerar etdi) ve o ikisinden (onlarin birinci neslinde ilkin sheriet qanunlarina muvafiq olaraq ve ya nacharliqdan baci ile qardashin evlenmesi ve ya qizlar uchun Cennet oglanlari, oglanlar uchun ise Cennet qizlari nazil etmek yolu ile) choxlu kishi ve qadin (toredib) yaydi. Adi ile bir-birinizden bir shey istediyiniz Allahdan ve qohumlar(la elaqeni kesmekden ve bagliliq tellerini qirmaq)dan qorxun. Heqiqeten, Allah daim size nezaret edir.
2. Ve yetimlerin mallarini (onlar heddi-buluga chatdiqdan sonra) ozlerine qaytarin. Murdar ve haram (mal)i (qiymet ferqine gore) pak ve halal (mal) ile deyishdirmeyin (ozunuzun pis malinizi onlarin qiymetli mallari ile deyishdirmeyin). Hemchinin onlarin mallarini oz mallariniza qatib yemeyin ki, heqiqeten bu, boyuk gunahdir.
3. eger yetim qizlar baresinde (hemin dovrun adet-enenesine uygun evleneceyiniz teqdirde) edalete riayet etmeyeceyinizden qorxsaniz, onda meyliniz olan (bashqa) qadinlardan ikisi, ya uchu ve ya dordu ile evlenin. Ve eger birden edaletle reftar etmeyeceyinizden qorxsaniz, onda, yalniz bir qadinla, ya aldiginiz bir kenizle kifayetlenin. Bu ish sizin yolunuzu azmamaginiza ve zulm etmemeyinize daha yaxindir.
4. Ve qadinlarin mehriyyelerini onlara konul xoshlugu ile ve bir hediyye kimi verin (herchend ki, bu, sizin boynunuzda bir vacib, onlar uchun ise ilahi bir bexshishdir). eger onlar konul xoshlugu ile ondan size bir shey bagishlasalar, onu nush ve lezzetle xercleyin.
5. Allahin sizin (yashayishiniz) uchun dayaq etdiyi mallarinizi (ve yetimlerin mallarini), sefehlere (ve az yashli yetimlerin ozlerine) vermeyin. Onlara hemin malin gelirinden ruzi verin, onlari geyindirin ve onlarla beyenilen bir terzde danishin.
6. Yetimleri evlenmek heddine (her bir insanin ve heyvanin ruhi ve cismi tekamulunun ilk merhelesi olan cinsi yetkinlik heddine) chatana qeder sinayin. Belelikle, eger onlarda (fikir ve agil baximindan) bir inkishaf gorseniz, onlarin mallarini ozlerine qaytarin. Onu (onlarin mallarini) boyuyeceklerine (ve mallarini sizden geri almalarindan qorxdugunuza) gore israfla ve telem-tele*** yemeyin. (Yetimlerin qeyyumlarindan) ehtiyaci olmayan kes (yetimin malina el vurmaqdan) chekinsin. Yoxsul olan ise (yetimin malindan) urfi (ve edaletli zehmet haqqi) miqdar(in)da yesin. Belelikle, onlarin mallarini ozlerine qaytarmaq isteyen zaman, onlar uchun shahid tutun (ki, sonradan bir mubahise, dava-dalash dushmesin). Allah yeterli hesab chekendir.
7. Kishilerin ata, ana ve yaxin qohumlarinin qoyub getdiklerinde paylari vardir. Qadinlarin da ata, ana ve yaxin qohumlarinin qoyub getdiklerinde paylari vardir. (Mal ister) az olsun, ya chox, mueyyen ve vacib bir pay(dir). (Bele bir hokmun olmasi agil baximindan lazim ve gereklidir, onun miqdari ve neceliyi ise her bir sheriete uygun suretde vacibdir).
8. Miras bolgusu zamani orada (vereselerden olmayan) qohumlar, yetimler ve yoxsullar olsalar, onlara o maldan ruzi olaraq bir shey verin ve gozel, beyenilen soz deyin.
9. ozlerinden sonra (yash ve ya ruhi cehetden) zeif ovladlar qoyacaqlari teqdirde onlarin (geleceyi) baresinde qorxan shexsler gerek (bashqalarinin yetimlerine zulm etmekden ve vesiyyetlerinde oz ovladlarinin haqqini zay etmekden de) qorxsun. Buna gore de Allahdan qorxsunlar ve (bashqalarinin yetimleri ile) dogru-duzgun soz danishsinlar (ve mallarin serf olunmasi ve vesiyyet edilmesinde edalete riayet etsinler).
10. Heqiqeten yetimlerin mallarini zulm ile yeyenler eslinde qarinlarina od daxil edirler (yetimin malina toxunmagin axiretdeki gerchek tezahuru od yemek olacaqdir). Ve onlar tezlikle (yetimin malini yemekle olum arasindaki az bir fasileden sonra) yanar oda daxil olar ve onun heraretini dadarlar.
11. Allah size ovladlariniz(in mirasi) baresinde oglanin payinin iki qizin payi qeder olmasini tovsiye edir.Belelikle, eger (varislerin hamisi) qadin - (iki qiz ve ya) iki qizdan chox - olsalar (ilkin hokme esasen, olenin) mirasin(in) uchde ikisi onlarindir (ve eger olenin ata-anasi yoxdursa qalan hisse de onlara chatir). eger (varis tekce) bir qiz olsa, mirasin yarisi onundur (ve eger olenin ata-anasi yoxdursa, qalan hisse de ona verilir). eger olenin ovladi varsa, onun ata ve anasinin her birine mirasin altida biri verilir.eger ovladi yoxdursa ve varis yalniz ata ile anadirsa, onda (malin) uchde biri ananin (qalan hissesi atanin)dir.eger olenin qardashlari varsa, malin altida biri anasinindir.(Butun bunlar) onun etdiyi vesiyyetden ve ya (boynunda olan) borc(un maldan ayrilmasin)dan sonradir. Siz atalariniz ve ogullarinizdan hansi birinin sizin uchun daha xeyirli olmasini bilmirsiniz.(Buna gore de irs chatan shexslerin paylari arasindaki ferqlerden teeccublenmeyin ve ona etiraz etmeyin. Bu bolgu uslubu) Allah terefinden olan bir vacibdir. Heqiqeten Allah hemishe alim ve hikmet sahibidir.
12. eger arvadlarinizin (sizden, yaxud bashqa bir erden) ushagi yoxdursa etdikleri vesiyyet ve ya (boyunlarinda olan) borc(un hemin maldan ayrilmasin)dan sonra onlarin mirasinin yarisi sizindir, eger ushaqlari olsa onlarin mirasinin dordde biri sizindir. Hemchinin eger sizin (ondan ve ya qeyrisinden) ovladiniz yoxdursa, etdiyiniz vesiyyet ve ya (ohdenizde olan) borc(un ayrilmasin)dan sonra sizin mirasinizin dordde biri onundur ve eger ovladiniz varsa, mirasinizin sekkizde biri onundir. eger irsi bolunen kishi ve ya qadinin ata, ana ve ovladi olmasa ve onun (ana terefden) bir qardashi, yaxud (ana terefden) bir bacisi olmush olsa, o ikisinin her birine mirasin altida biri chatir (ve eger babalari olmasa qalan hissesi de onlara verilir). eger bir neferden chox olsalar (qardash yaxud baci ve ya her ikisi olsa), varislere ziyan vurmaq qesdi olmayan vesiyyetden, yaxud (olenin boynunda olan) borc(un ayrilmasin)dan sonra onlar malin uchde birinde (beraber shekilde) sherikdirler. (Bu,) Allah terefinden olan bir tapshiriqdir. Allah alim ve helimdir.
13. Bunlar Allahin serhedleridir (Onun serhed kimi pozulmaz hokmleridir). Kim Allaha ve Onun peygemberine itaet etse, (Allah) onu (ev ve agaclarinin) altindan hemishe chaylar axan Cennetlere daxil edecekdir. Onlar orada ebedi qalarlar. Budur boyuk ugur ve nailiyyet!
14. Kim Allaha ve Onun peygemberine itaetsizlik etse ve Onun (mueyyenleshdirdiyi) serhedlerini ashsa (Onun hokmlerine qarshi chixsa), (Allah) onu hemishelik qalacagi oda daxil edecek ve onun uchun alchaldici bir ezab vardir.
15. (Ey Islam hakimileri,) qadinlarinizdan chirkin emele (zinaya ve ya musahiqeye) murtekib olanlara qarshi (bu tohmeti vuran shexsin vasitesi ile) ozunuzden (mominlerden) dord kishinin shahidlik etmesini isteyin. Belelikle eger shehadet verseler, onlari (bu emelin cezasi olaraq ebedi hebs kimi) olum yetisherek onlarin canini alana ve ya Allah onlar uchun (bashqa) bir yol achana qeder evlerde saxlayin. (Bu hokm Islamin ilkin chaglarinda movcud olub. Sonralar diger bir yol kimi onlara zina uchun mueyyenleshdirilmish ceza novunun icra olunmasi gosterilib.)
16. (Ey Islam hakimleri) sizlerden hemin emeli (zinani) etmish her iki neferi (arvadi olmayan kishi ile eri olmayan qadini ilahi ceza novunun icrasi ile) incidin. eger (cinayetlerinin qazinin yaninda subut olunmasindan qabaq) tovbe etseler ve (ozlerini) duzeltseler, onlardan vaz kechin. Heqiqeten Allah hemishe tovbeleri qebul eden ve mehribandir.
17. eslinde (qebulu ilahi vedeye esasen) Allahin ohdesinde olan tovbe, chirkin ishi nadanliq uzunden etmish, sonra tez (olumle qarshilashmamishdan qabaq) tovbe eden kesler uchundur. Allahin, tovbelerini qebul etdiyi kesler onlardir. Allah hemishe bilen ve hikmet sahibidir.
18. Daim gunah edib olumleri chatan zaman (oleceyini yeqin edende ve ya zahiri hissleri Berzex aleminin elametlerini derk edende) ''men indi tovbe etdim'' deyenler ve hemchinin kufr halinda olenler uchun tovbe yoxdur (onlarin tovbeleri qebul olunmaz). Agrili bir ezab hazirladigimiz kesler onlardir.
19. Ey iman getirenler, (erleri olmush) qadinlari zorla (cahiliyyet adetlerine uygun olaraq erlerinin mallari kimi) irs aparmaginiz halal deyil. Hemchinin irslerinin size chatmasi uchun varisi oldugunuz qadinlarin evlenmelerine mane olmaginiz halal deyil. (Elece de mehriyye olaraq) onlara verdiklerinizin bir hissesini (ellerinden) almaq uchun onlari (erleri oldugunuz qadinlari), (itaetsizlik ve zina kimi) ashkar chirkin bir ish gormeleri istisna olmaqla sixintida qoymayin (amma ashkar chirkin bir ish gormush olsalar onlari halal yollarla sixintida qoymaqla onlardan bir shey ala bilersiniz). Onlarla yaxshi reftar edin ve eger onlari xoshlamirsinizsa, (yene de onlarla kechinin, chunki) chox vaxt siz bir sheyi xoshlamirsiniz ve Allah onda choxlu xeyir qoyur.
20. Bir arvadin (evvelki arvadinizin) yerine bashqa bir arvad almaq isteseniz ve onlardan birine (boshamaq istediyinize, mehriyye olaraq) choxlu mal vermisinizse, ondan hech neyi geri almayin. Yoxsa onu (cahiliyyet dovrunde adetiniz olan) bohtan, iftira ve ashkar gunah yolu ile alacaqsiniz?! (Cahiliyyet adeti bele idi ki, qadinlara bohtan atirdilar ki, mecbur olub oz mehriyyelerinden el cheksinler).
21. Onu nece geri alirsiniz halbuki siz (cismi ve ruhi cehetden elaqede olaraq) bir-birinize yetishmisiniz ve onlar sizden (nikah vasitesi ile) mohkem bir ehd-peyman aliblar!
22. Atalarinizin evlenmish oldugu qadinlarla - (cahiliyyet dovrunde olub) kechen istisna olmaqla - evlenmeyin. Heqiqeten de bu ish chox chirkin, (Allahin) qezeb(in)e sebeb olan ve pis bir yoldur.
23. (Qohumlarinizdan mehrem adlanan yeddi deste:) analariniz, qizlariniz, bacilariniz, bibileriniz, xalalariniz, qardashinizin qizlari ve bacinizin qizlari, (elece de sud emmek ve evlenmek yolu ile diger bir alti deste:) sud analariniz, sud bacilariniz, arvadlarinizin analari, arvadlarinizin - yaxinliq etdiyiniz arvadlarinizin himayenizde olan qizlari - eger onlarla yaxinliq etmemisinizse onda size (anani boshayib qizla evlenmekde) bir gunah yoxdur-elece de (ogulluga goturduyunuz deyil) sizin belinizden olan ogullarinizin arvadlari ve hemchinin iki bacini bir yerde (eyni zamanda) almaq-(cahiliyyet dovrunde olub) kechen istisna olmaqla-size ebedi haram olunmushdur. Heqiqeten Allah hemishe chox bagishlayan ve mehribandir.
24. Ve (hemchinin) erli qadinlar - (muharibe zamani kafirlerden) esir dushenler istisna olmaqla - (size haram oldu). (chunki onlarin ersiz esir dushmeleri telaq hokmundedir.) Bunlar (bu hokmler) Allahin sizin uchun yazdigi ve qerara aldiqlaridir. Bunlardan (sadalanan on dord qismden) bashqalari size halal oldu ki, gunahdan chekinen ve zinadan uzaq halda oz mallarinizla (onlarla evlenmek) isteyesiniz. (Sadalanan on dord qismden bashqa) muveqqeti evlendiyiniz qadinlarin mehriyyelerini vacib (mal) olaraq odeyin. Vacib mehriyye teyin olunduqdan sonra (mehriyyenin aradan goturulmesi ve ya onun azaldilib-choxalmasi baresinde aranizda) qarshiliqli raziliga geldiyiniz sheyde sizin uchun gunah yoxdur. Heqiqeten Allah hemishe (ishlerin xeyrini) bilen ve (sheriet ve xilqetde) mohkem yaradilish sahibidir.
25. Sizlerden azad ve momine qadinlarla evlenmeye maddi imkani olmayan shexs malik oldugunuz kenizlerden cavan ve momine qizlarla evlensin. Allah imaninizi daha yaxshi bilir. Haminiz bir-birinizdensiniz (haminiz iman telleri vasitesi ile bir-birinize baglanmish bedenin uzvlerisiniz). Buna gore de sahiblerinin icazesi ile onlarla evlenin ve mehriyyelerini zina ehli ve gizlin ashnasi olana deyil, namuslu olduqlari teqdirde gozel bir terzde onlara odeyin. Belelikle eger bu qadinlar (kenizler) evlenende(n sonra) chirkin ishe (zinaya) murtekib olsalar, onlarin cezasi azad qadinlar uchun olanin yarisi qederdir. (Kenizle evlenmeye verilen) bu (icaze) sizin (subayliq) mesheqqet(in)den ve (zinanin) zerer(in)den qorxaniniz uchundur. Sizin uchun sebr etmek daha yaxshidir. Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
26. Allah (dinin hokm ve maarifini) size aydinlashdirmaq, sizi sizden evvelkilerin (dini) adetlerine hidayet etmek ve nezerini size yoneltmekle tovbenizi qebul etmek isteyir. Allah bilen ve hikmet sahibidir.
27. Hemchinin Allah size nezer salmaq isteyir. Nefsi isteklere tabe olanlar ise sizin boyuk bir eyrilikle (haqq yoldan) sapmaginizi isteyirler.
28. Allah (muveqqeti evlenmek, kenizi almaq ve diger qanunlarla) size yungulluk getirmek isteyir. Insan (nefsinin istekleri muqabilinde) zeif ve aciz yaradilmishdir.
29. Ey iman getirenler, qarshiliqli raziliq esasinda olan ticaret istisna olmaqla oz aranizda bir-birinizin mallarini haqsiz yere (sheriet ve qanuna zidd yollarla) yemeyin. Intihar etmeyin, bir-birinizi oldurmeyin ve ozunuzu gunah tehlukesine atmayin. Heqiqeten Allah size qarshi hemishe mehribandir.
30. Onu (bashqasinin malini yemeyi ve birini oldurmeyi Allahin hokmunun) hedd(lerin)i ashmaq ve (ozune ve ya bashqalarina) zulm uchun eden kesi tezlikle (yandirici) oda salacaq ve odun istiliyini ona daddiracagiq. Bu, Allaha asandir.
31. eger size qadagan olunmush boyuk gunahlardan chekinseniz, Biz sizin kichik gunahlarinizi siler ve sizi sherefli bir yere daxil ederik. (Gunahlarin boyuk ve kichik adlandirmalari onlarin ferdi ve ya ictimai fesadlarina goredir. Amma eslinde Allaha itaetsizlik olmasi baximindan goturuldukde butun gunahlar boyukdur.)
32. Hech vaxt Allahin, vasitesile birinizi digerinizden ustun etdiyi sheyi arzulamayin (kishiler ve qadinlar bir-birlerinin sher`i, qanuni, cismi ve ruhi ustunluklerini, elece de hech bir shexs ve ya deste bashqasinin Allah terefinden verilmish mal, meqam ve ovlad kimi ustunluklerini arzulamasin. chunki bu imtiyaz ve ustunlukler hikmete ve yaradilish aleminin kamilliyine esaslanir ve ona zidd arzular cemiyyetde paxilligin ve fesadin ashkar olmasina sebeb olur). Kishilerin (ixtiyari ve ya qeyri-ixtiyari xususiyyetlerle) qazandiqlarindan (elde etdiklerinden) paylari vardir. Hemchinin qadinlarin qazandiqlarindan paylari vardir. Allahdan (bir shey istedikde) Onun fezlinden isteyin ki, heqiqeten Allah her bir sheyi bilendir (her bir kese onun xeyrine olani verir).
33. Ata-ana, yaxinlar ve (evlilik, cerire zemaneti, yaxud kolelikden azad olma) ehd - peyman(i) bagladiginiz keslerin qoyub getdikleri her bir mal uchun varisler mueyyenleshdirmishik (ve qohumlugun dereceleri arasindaki ferq esasinda onlara irs dushur). Her bir insan uchun (onun) mirasi chatan varisler mueyyenleshdirmishik (ve onlar) ata-ana ve onun (diger) yaxinlari, hemchinin (evlilik, cerire zemaneti, kolelikden azad etme ve imamet) ehd-peyman(i) bagladiginiz kesler(den ibaret)dir. Odur ki, (ey zemanenin hakimleri,) onlarin paylarini ozlerine verin. shubhesiz, Allah her sheye shahiddir.
34. Allah bezilerini (kishileri dushunce, ruh ve cismani quvve baximindan) diger bezilerinden (qadinlardan) ustun etdiyi uchun kishiler qadinlarin ixtiyar sahibidir (ve buna gore de cemiyyetin ishlerinin peygemberlik ve imamet meqami ile, elece de mesum terefinden teyinatla idare olunmasini kishilere mexsus etmishdir). Hemchinin kishiler mallarindan (arvadlarina) xercledikleri uchun oz arvadlarinin ixtiyar sahibidirler. Buna gore de leyaqetli qadinlar itaetkardirlar ve Allahin (onlarin huquqlarini) qorumasi muqabilinde onlar da (erleri yanlarinda olmayanda onlarin huquqlarini, sirlerini, mallarini) qoruyurlar. (Mushterek heyatla bagli meselelerde) itaetsizliklerinden qorxdugunuz qadinlara (evvelce) nesihet edin ve (sonra) yataqda onlardan uzaqlashin ve (eger yene xeyri olmasa, sheriet qanunu cherchivesinde) onlari vurun. Belelikle eger size itaet etseler daha (bundan sonra) onlara (eziyyet etmek uchun) bir yol axtarmayin. Heqiqeten Allah meqami uca ve boyukdur.
35. Ve (siz, ey sheriet hakimleri, yaxud ey qovmun agillilari ) eger o ikisinin (er ile arvadin) arasindaki chekishme ve ziddiyyetden qorxsaniz, onda bir hakim kishinin ailesinden ve bir hakim qadinin ailesinden gonderin ki, eger (arani) duzeltmek qesdleri olsa, Allah o ikisinin arasinda uygunluq yaradar. Heqiqeten Allah bilen ve xeberdardir.
36. Allaha ibadet edin ve hech bir sheyi Ona sherik qoshmayin, ata-anaya hemchinin qohumlara, yetimlere, yoxsullara, yaxin qonshulara, uzaq qonshulara, yaxin dostlara (hemkar, meclis yoldashi, sefer yoldashi ve bashqalarina), yolda qalana ve sahib oldugunuz qul ve kenizlere layiqli bir yaxshiliq edin. Heqiqeten Allah tekebburlu ve lovga shexsi sevmir.
37. Hemin o kesleri ki, (mal ve elmi serf etmekde ozleri) xesislik edir, camaati da (soz ve emelle) xesisliye sovq edirler ve Allahin oz fezl ve merhemetinden onlara verdiyini gizledirler. Biz kafirler uchun alchaldici bir ezab hazirlamishiq.
38. Hemin o kesler ki, mallarini riya ve camaata gostermek xatirine xercleyirler ve Allaha ve axiret gunune imanlari yoxdur. Yoldash ve hemdemi sheytan olan kes (bilsin ki,) o chox pis bir hemdemdir.
39. eger Allaha ve axiret gunune iman getirseydiler ve Allahin onlarin ruzisi etdiklerinden xercleseydiler, onlara ne ziyani olardi?! Allah hemishe onlari(n halini) bilendir.
40. shubhesiz, Allah (hech kese) zerre qeder de zulm etmez ve eger hemin miqdarda yaxshi emel movcud olsa onu (onun savabini, yaxud eynini axiretde) ikiqat artirar ve oz terefinden boyuk bir savab (mukafat) eta eder.
41. Buna gore de her ummetden (onlarin iman, kufr, itaetkarliq ve itaetsizliklerine shahidlik etmek uchun) bir shahid (peygemberlerini) getireceyimiz ve seni de bunlara (bu ummete, yaxud o shahidlere) shahid getireceyimiz zaman (senin ve camaatin hali) nece olacaq?!
42. Hemin gun kafirler ve Allahin elchisine itaetsizlik edenler arzu ederler ki, kash yerle (torpaqla) yeksan olaydilar! Allahdan hech bir sozu gizlede bilmezler.
43. Ey iman getirenler, serxosh halda (serxoshlugunuz aradan gedene ve) ne dediyinizi bilene kimi namaza yaxinlashmayin. Hemchinin musafir oldugunuz (ve onda su tapmadiginiz) hal istisna olmaqla cenabetli halda qusl edene kimi (namaza yaxinlashmayin). Elece de cenabetli halda qusl edene kimi mescide yaxinlashmayin. Kechmeyiniz (bir qapidan girib digerinden chixmaq) istisnadir. eger xeste ya seferde iken, sizden biri ayaqyolundan gelmish, ya qadinlarla yaxinliq etmish olsa ve su tapmasaniz (ve ya sudan istifade etmemeye uzurlu sebeb olsa) pak torpaq axtarin ve (iki elinizi ona vurduqdan sonra) uzunuze ve ellerinize surtun. Dogrudan da Allah efv eden ve chox bagishlayandir.
44. Meger kitabdan (semavi kitab olan Tovrat ve ya Incil elminden) bir pay verilmish kesleri gormedin ki, (hemin kitablardaki metlebleri gizletmek ve tehrif etmekle oz qovmleri uchun) azginligi nece alir ve sizin de haqq yoldan azmaginizi isteyirler?!
45. Allah sizin dushmenlerinizi daha yaxshi taniyir. Kifayetdir ki, Allah sizin dost ve bashchiniz olsun ve kifayetdir ki, Allah sizin yardimchiniz olsun!
46. Yehudilerden bezileri (Tovratin) kelmelerin(in) yerini (deyishib) tehrif edir ve dillerini (ereb lehcesinde oldugu kimi) eymekle ve dine tene vurmaq meqsedile deyirler: ''Eshitdik ve (batinde deyirler) itaetsizlik etdik ve eshit ki, eshitmeyesen''. (Onlarin bu sozlerinin zahiri menasi budur ki, pis eshitmeyesen. Lakin onu demekden meqsedleri budur ki, kar olasan yaxud yaxshi soz eshitmeyesen.) Hemchinin ''raina'' deyirler (ki, onun menasi ereb dilinde ''bizi riayet et'', ibrani dilinde ise ''ey bizim chobanimiz'' demekdir)! eger onlar ''eshitdik ve itaet etdik ve eshit ve bize nezer sal'' deseydiler, shubhesiz (bu) onlar uchun daha yaxshi ve duzgun olardi. Lakin Allah onlari kufrleri vasitesile lenetlemish ve (rehmetinden) uzaqlashdirmishdir. Buna gore de onlarin yalniz az bir hissesi iman getirer (ve ya onlar heqiqetlerin yalniz az bir qismine iman getirerler).
47. Ey (semavi) kitab verilmish kesler, bezi uzleri mehv ederek arxalarina chevirmemishden (cisimlerini bu hala salmamishdan ve ya ruhlarini imandan kufre dondermemishden), yaxud eshabus-sebti (shenbe gunu baliq tutan baliqchilari) lenetlediyimiz (ve eybecer hala saldigimiz) kimi onlara da lenet ederek (rehmetimizden) uzaqlashdirmamishdan qabaq yaninizda olan (din ve kitab)in tesdiqi olan (ve bu Peygemberin ve onun kitabinin sizin yaninizda olan elametleri ile uygun gelen) nazil etdiyimize (Qur`ana) iman getirin. Allahin emri hemishe yerine yetendir.
48. shubhesiz, Allah Ona sherik qoshulmasini (bu gunahi) bagishlamaz ve ondan bashqasini (yaxud ondan kichik gunahlari) istediyi shexs uchun (tovbesiz) bagishlayar. Allaha sherik qoshan kes heqiqeten boyuk bir gunah uydurmushdur.
49. ozlerini temize chixarib terifleyenleri gormedinmi?! (Besher ovladina ozunu teriflemek yarashmaz,) eksine istediyinin pak olmasini terifleyen Allahdir. (eger Allah onlari teriflemese ve onlara ozlerini teriflediklerine gore ezab verse) onlara xurma cherdeyinin uzerinde olan nazik sap qeder de zulm olunmaz.
50. Bax gor (ozlerini teriflemek ve Onun ovladi olmalarini iddia etmekle) Allaha qarshi nece yalan uydururlar. Ashkar bir gunah kimi, ele bu kifayetdir.
51. Meger kitabdan (Tovrat ve Incilden) bir pay verilmish kesleri gormedinmi ki, her but ve azgina iman getirir ve kufr eden kesler baresinde ''onlar iman getirenlerden daha dogru yoldadirlar'' deyirler?!
52. Onlardir Allahin lenet etdiyi (oz rehmetinden uzaqlashdirdigi) kesler! Allahin lenet etdiyi shexse esla bir yardimchi tapa bilmezsen.
53. Meger onlarin (Tovrat ve Incil alimlerinin) hokumetden bir paylari var (ki, peygemberlik ve hidayeti istedikleri shexse versinler)?! eger ele olsaydi, onda onlar camaata (mal ve meqamdan) hetta xurma tumunun arxasindaki noqte qeder de olsun (bir shey) vermezdiler!
54. Yoxsa onlar Allahin insanlara (Peygembere ve onun ehli-beytine) oz fezlinden verdiyi sheye gore paxilliq edirler? Heqiqeten, Biz Ibrahim ailesine kitab ve hikmet (peygemberlik, sheriet ve eqli maarif) verdik ve onlara boyuk bir hokumet eta etdik.
55. Belelikle onlarin (kitab ehlinin) bezisi ona (Muhemmede-sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem) iman getirdi, bezisi ondan uz donderdi ve bashqalarini da ona iman getirmekden saxladi. Alovlanmish od olan Cehennem onlara kifayetdir.
56. shubhesiz, ayelerimizi (Qur`ani) ve (tovhid) nishanelerimizi inkar edenleri tezlikle (olen kimi Berzex aleminde, yaxud Allahin nezerinde tez olan Qiyametde yandirici) oda daxil edecek ve onun istiliyini onlara daddiracagiq. Derileri yanib bishdiyi zaman onlarin yerine bashqa deriler getirerik ki, ezabi (tam) dadsinlar. Dogrudan da Allah qudretli ve hikmet sahibidir.
57. Iman getirib yaxshi ishler goren kesleri tezlikle (qesrlerinin ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetlere daxil edeceyik. Onlar orada hemishelik ve ebedi qalarlar. Onlar uchun orada (qadinlara xas aybashidan, pis exlaq ve emelden, cismani eyblerden) pak zovceler vardir ve onlari genish ve sabit kolge altina daxil ederik.
58. Heqiqeten, Allah size emanetleri (vacibi emelleri Allaha ve camaatin haqlarini onlara) oz sahiblerine qaytarmaginizi emr edir. Insanlar arasinda (mubahise ve dava-dalash baresinde ve ya shexsler ve hadiseler haqqinda) hokm chixaranda, edaletle hokm chixarin. Dogrudan da Allah size gozel bir oyudle nesihet edir. Heqiqeten Allah hemishe eshiden ve gorendir.
59. Ey iman getirenler, Allaha itaet edin, Onun peygemberine ve (Peygemberin mesum canishinleri olan) oz emr sahiblerinize tabe olun. Belelikle, eger (din ve ya dunya ishlerinden) bir shey baresinde mubahiseniz olsa, Allaha ve axiret gunune imaniniz varsa, onu Allaha ve Onun peygemberine hevale edin (dini ixtilafi sheriet alimi, dunya baresindeki ixtilafi ise qazi vasitesile Allahin kitabina ve Peygemberin sunnesine esaslandirin). Bu (sizin uchun) daha xeyirli ve netice baximindan daha gozeldir.
60. Meger sene nazil olana ve senden evvelkilere (kechmish peygemberlere) iman getirdiklerini guman eden, lakin (mubahise zamani) muhakimeni ona qarshi kafir olmalari emr olunmush azginlarin (kafirlerin azgin hakimlerinin) yanina aparmaq isteyen kesleri gormedin?! sheytan onlari uzun-uzadi bir zelaletle azdirmaq isteyir.
61. Onlara ''Allahin nazil etdiyine ve Onun peygemberine teref gelin'' deyildikde, munafiqlerin senden tam uz dondermelerini ve bashqalarini da saxlamalarini gorersen.
62. Bele ise, oz elleri ile etdiklerinin cezasi olaraq onlara bir musibet gelen zaman (onlarin uzrxahliq ve rusvaychiliqlari) nece olacaq? Senin yanina gelerek Allaha and ichirler ki, bizim (kafirlerin yanina muhakimeye getmekde) yaxshiliqdan ve (iki teref arasinda) barishiq yaratmaqdan bashqa bir meqsedimiz yox idi!
63. Allah onlarin qelblerindekini (ikiuzluluk ve dushmenchiliyi) bilir. Buna gore de onlardan uz chevir (mubarize ve doyush fikrinde olma), onlara nesihet ver ve yeterli ve canlarina tesir eden soz de.
64. Biz her bir peygemberi, yalniz Allahin komek ve izni ile itaet olunmaq uchun gondermishdik. eger onlar ozlerine zulm etdikleri zaman senin yanina gelseydiler, sonra Allahdan bagishlanmaq isteseydiler ve Allahin Peygemberi de (Allahdan) onlar uchun bagishlanmaq dileseydi, shubhesiz Allahin chox tovbe qebul eden ve mehriban oldugunu gorerdiler.
65. Amma bele deyildir (onlarin imanlari yoxdur). Senin Rebbine and olsun ki, onlar aralarindaki ixtilaflarda seni hakim etmeyince, sonra ise senin verdiyin hokme gore ozlerinde hech bir sixinti ve narahatliq duymayib tamamile teslim olmayinca iman getirmezler.
66. eger Biz onlara ''(cihad cebhesinde hazir olmaqla) ozunuzu oldurun ve ya oz veten ve evlerinizden chixin'' (deye) qerar verseydik, (bunu) onlarin az bir qismi istisna olmaqla, yerine yetirmezdiler. eger onlara verilen nesihetlere emel etseydiler, shubhesiz bu, onlar uchun daha yaxshi ve imanin sabitliyi ve ruhun guclenmesi baximindan daha mohkem olardi.
67. Onda Biz de mutleq onlara oz terefimizden boyuk bir mukafat eta ederdik.
68. Ve shubhesiz, onlari (etiqad, exlaq ve emelde) dogru yola hidayet ederdik.
69. Allaha ve Onun Peygemberine itaet edenler (dunya ve axiretde) Allahin nemet verdiyi keslerle - peygemberler, dogruchular, shehidler, emellere shahid olanlar ve saleh insanlarla - birlikdedirler. Onlar gozel dostlardir.
70. (Hemin shexslerle) bu (dostluq) Allah terefinden olan bir eta ve bexshishdir. Allahin (her kesin layiq oldugu dereceni ve ona munasib olan savabi) bilmesi kifayetdir.
71. Ey iman getirenler, (din dushmenleri qarshisinda) oz hazirliginizi qoruyaraq silahlarinizi goturun. Belelikle (sheraite uygun olaraq) deste-deste ve ya hamiliqla hereket edin ve kochun.
72. shubhesiz, sizin aranizda (cihada yola dushmekde) agir terpenen (ve bashqalarini da agir terpenmeye vadar eden), belelikle size bir musibet uz verdikde ''Allah mene lutf ve komek etdi ki, orada onlarla birge olmadim'' deyen de var.
73. Ve eger size Allah terefinden (qelebe ve qenimet kimi) bir lutf ve merhemet gelse, o, sizinle onun arasinda esla bir dostluq ve mehebbet olmamish (ve sizinle birge doyushde ishtirak ede bilmezmish) kimi deyer: ''Kash men de onlarla birge olub boyuk bir feyze nail olaydim!''
74. Odur ki, gerek dunya heyatini axirete satan kesler Allah yolunda vurushsunlar. Kim Allah yolunda vurusharaq oldurulse, yaxud qalib gelse, tezlikle ona boyuk bir mukafat eta edeceyik.
75. Size ne olub ki, Allah yolunda ve (o gunlerde mushriklerin hakimiyyeti altinda olan Mekke muselmanlarinin, elece de butun esrlerde zemane imperiyalarinin hakimiyyeti altinda olan) kishi, qadin ve ushaqlardan ibaret mustezeflerin (zeif hala salinib hemin halda saxlanilan tebeqenin) - hemishe ''ey Rebbimiz, bizi ehalisi zalim olan bu sheherden kenara chixart, bize oz terefinden bir bashchi ver ve bize oz terefinden bir komekchi teyin et'' deyen keslerin (nicati) ugrunda vurushmursunuz?!
76. Iman getirenler Allah yolunda vurushurlar. Kufr edenler ise azginin (haqqa itaetsizlik eden tugyanchinin) yolunda vurushurlar. Buna gore de siz sheytanin komekchileri ve dostlarina qarshi vurushun. shubhesiz sheytanin mekr ve hiylesi hemishe (Allahin tokduyu tedbir muqabilinde) zeifdir.
77. Meger (cihad hokmunden qabaq Mekkede) ''(mushriklerle doyushden) el saxlayin, namaz qilin ve zekat verin'' deyilen (lakin doyushe telesen), amma (Medinede) doyush yazilan ve qerara alinan zaman, bir destesi insanlardan Allah qorxusu qeder ve ya ondan da artiq qorxan ve ''ey Rebbimiz, ne uchun bize doyush qerara aldin (yazdin)? Ne uchun bize azaciq bir mohlet vermedin?'' deyen kesleri gormedinmi?! De: ''Dunyanin menfeeti azdir ve teqvalilar uchun axiret daha yaxshidir. (Orada) size hetta xurma cherdeyinin yarigindaki nazik tel qeder zulm olunmayacaq ve haqqinizdan kesilmeyecekdir.''
78. Harada olsaniz, hetta ucaldilmish hasarlar ve qesrlerin ichinde olsaniz bele, olum sizi haqlayacaqdir. Onlara (munafiqlere) bir yaxshiliq (servet, firavanliq ve qenimet) yetishende ''bu, Allah terefindendir'' deyerler, bir pislik (yoxsulluq, xestelik ve meglubiyyet) yetishende ise ''bu, senin terefindendir (senin nehsliyinin ucbatindandir)'' deyerler. De: ''Bunlarin hamisi Allah terefindendir'' (dunyada bash veren butun hadiseler birbasha Onun istek ve iradesi iledir, lakin onlari yaradan sebebler muxtelifdir). Bes bu qovme ne olub ki, sozu derk etmek istemirler?
79. (Ey insan,) sene yetishen her hansi bir yaxshiliq Allah terefindendir (onun sebebi Allahin rehmetidir) ve sene yetishen her hansi bir pislik senin oz terefindendir (onun sebebi senin gunahlarindir). (Ey Peygember,) Biz seni insanlara elchi olaraq gonderdik. Allahin (senin peygemberliyine) shahid olmasi kifayetdir.
80. Allahin peygemberine itaet eden kes, eslinde Allaha itaet edib ve kim uz donderse, Biz seni onlarin (emelleri) uzerinde gozetchi gondermemishik.
81. Onlar (senin yaninda) ''itaet edenlerik'' deyirler. Senin yanindan chixanda(n sonra ise) onlarin bir destesi oz gece yigincaqlarinda, bashlarinda senin dediyinden bashqasini ve ozlerinin senin yaninda dediklerinden bashqa shey dolandirirlar. Allah onlarin geceler bashlarinda dolandirdiqlarini yazir. Odur ki, onlardan uz donder ve Allaha tevekkul et. Allahin ishleri ohdesine goturmesi kifayetdir.
82. Bes meger onlar bu Qur`anin (maarifi) baresinde dushunmurler?! eger o, Allahdan qeyrisi terefinden olmush olsaydi, shubhesiz, onda choxlu ziddiyyet tapardilar.
83. eger onlara emin-amanliq ve ya qorxu (muselmanlarin qelebesi ve ya meglubiyyetinin sebebi) baresinde bir xeber chatsa (arashdirmadan) onu yayarlar, halbuki eger onu Allahin peygemberine ve ozlerinin ixtiyar sahiblerine hevale etseydiler, shubhesiz onlardan arashdirma ehli olanlar onun heqiqetini derk ederdiler (ve bir chare yolu tapardilar). eger Allah size lutf ve merhemet gostermeseydi, shubhesiz ki, az bir qisminizi chixmaqla haminiz sheytana tabe olardiniz.
84. Odur ki, Allah yolunda vurush. Sen yalniz ozun (oz vezifen) uchun mesuliyyet dashiyirsan. Mominleri de (cihada) heveslendir. umid var ki, Allah kafirlerin bela ve zererin(den siz)i saxlasin. Allah daha artiq bela ve daha agir ceza verendir.
85. Kim (her hansi bir xeyir ishde Allah ve ya mexluq yaninda) gozel vasitechilik etse, hemin ishden ona pay (dunyada ve axiretde savab) chatacaqdir. Hemchinin kim pis vasitechilik (her hansi bir nahaq ishde ve ya leyaqetsiz bir shexsin xeyrine vasitechilik) etse, ona da hemin ishden (ishin gunah ve ezabindan) pay dushecekdir. Allah hemishe her sheye qadir ve her sheyi qoruyandir.
86. Size salam verildikde siz ondan daha gozel ve yaxud onun kimi bir salam(la cavab) verin. shubhesiz, Allah her sheyin hesabini aparandir.
87. Tek olan Allahdan bashqa bir tanri yoxdur. Sizi mutleq, (qebirlerinizden) baresinde hech bir shekk-shubhe olmayan Qiyamet gunune (hesaba) toplayacaqdir. Sozde kim Allahdan daha dogruchu ola biler?!
88. Bes size ne olub ki, munafiqler baresinde iki deste olmusunuz (bir desteniz onlara terefdar, diger bir deste ise muxalif olub), halbuki Allah onlari etdiklerine gore kufr ve azginliq halina salmish ve qelblerini alt-ust etmishdir! Allahin oz azginligi icherisinde boshladigi kesi hidayet etmek isteyirsiniz?! Allahin oz azginligi icherisinde boshladigi shexs uchun (onun yaxshiligina dogru) esla bir yol tapa bilmezsen.
89. (Bu aye kitab ehli ve mushriklerden olan kafirlerin oz mushrik qohum ve dostlarinin icherisinde olanlar baresindedir.) Onlar sizin de ozleri kimi kafir olmanizi isteyirler ki, bir-birinizle beraber olasiniz. Buna gore de onlar Allah yolunda (ve dini qebul etmelerini subuta yetirmek uchun Islam diyarina) hicret etmeyince, esla onlardan dostlar goturmeyin. Belelikle eger (bu ishden) uz donderseler onlari (mushrikler kimi) harada tapsaniz tutun ve oldurun. Onlardan hech vaxt dost ve komekchi goturmeyin.
90. Sizinle aralarinda ehd-peyman olan bir desteye birleshenler ve ya sineleri sizinle, yaxud oz tayfalari ile vurushmaqdan tenge gelmish halda sizin yaniniza gelenler (bu hokmden) mustesnadirlar. eger Allah isteseydi, shubhesiz, onlari sizin ustunuze salar ve onlar mutleq sizinle vurushardilar. Buna gore de eger sizden uzaqlashsalar, sizinle vurushmaq istemeseler ve sulh teklifi verseler, onda Allah sizin uchun onlara qarshi (onlara hucum etmeye) bir yol qoymamishdir.
91. Tezlikle (hem) sizden amanda ve (hem de) oz qovmlerinden xatircem olmaq isteyen diger bir deste ile qarshilashacaqsiniz. Onlar her defe kufre ve muselmanlarla doyushe chagrilanda, ona teref qayidirlar. Belelikle, eger onlar sizden uzaqlashmasalar, sulh teklifi ireli surmeseler ve sizden el chekmeseler onda, onlari harada tapsaniz tutun ve oldurun. Size uzerlerinde achiq-ashkar hokmranliq bexsh etdiyimiz kesler onlardir.
92. Hech bir momine sehv ve xeta (tamamile xeta uzunden bash veren ve ya qesden edilene oxshayan xeta) istisna olmaqla hansisa bir momini oldurmek yarashmaz (ve bu hem agil, hem de sheriet baximindan da reva deyildir). Kim sehven bir momini oldurse, (qetlin keffaresi olaraq) bir momin qulu azad etmeli ve oldurulenin qohumlarina (qanbahasini) bagishlamadiqlari teqdirde qanbahasi vermelidir. eger oldurulen shexs sizinle dushmen olan bir desteden, ozu de momin olsa, onda (keffare olaraq) momin bir qulun azad edilmesi vacibdir (ve qanbahasi lazim deyildir). eger sizinle aralarinda (sulh ve ya himaye) ehd-peyman(i) baglanmish bir desteden olsa, onda onun qanbahasi qohumlarina verilmeli ve momin bir qul azad edilmelidir. (Qul) tapmayan kes dalbadal iki ay oruc tutmalidir. (Bunlar) Allah terefinden olan bir tovbedir. Allah hemishe (her sheyi) bilen ve hikmet sahibidir.
93. Kim bir momini qesden oldurse (ve bu emeli halal hesab etse), onun cezasi Cehennemdir ki, orada ebedi qalacaqdir. Hemchinin Allah ona qezeb eder, onu oz rehmetinden uzaqlashdirar ve onun uchun boyuk bir ezab hazirlayar.
94. Ey iman getirenler, Allah yolunda (cihad etmek uchun) sefere chixdiginiz zaman diqqetle arashdirma aparin ve size salam veren ve zahirde Islama mensubiyyet bildiren shexse, dunya heyatinin menfeetini elde etmek isteyerek (bu behane ile onu oldurmek uchun) ''sen momin deyilsen'' demeyin, halbuki Allah yaninda choxlu qenimetler vardir. Bundan qabaq siz de, Allah (heqiqi imanla) sizin boynunuza haqq qoyana kimi ele idiniz (dilde iman getirdiyinizi bildirir ve hemchinin dunya menfeeti uchun adam oldururdunuz). Buna gore de gerek arashdirma aparasiniz. Heqiqeten Allah etdiklerinizden xeberdardir.
95. Cisminde xesaret ve diger uzru olmadan (mustehebbi ve ya vacibi-kifayi) cihada getmeyib (evde) oturan mominler, Allah yolunda mal ve canlari ile cihad edenlerle esla bir deyildirler. Allah mal ve canlari ile cihad edenleri (evde) oturanlardan (yuksek) bir derece ile ustun etmishdir ve Allah onlarin her birine (iman ve emeli muqabilinde) yaxshi bir mukafat ved etmishdir. Allah cihad edenlere (evde) oturanlardan daha boyuk mukafatla ustunluk eta etmishdir,
96. oz terefinden (dunya ve axiretde) dereceler, bagishlanmaq ve rehmetle! Allah hemishe bagishlayan ve mehribandir.
97. Heqiqeten melekler ozlerine zulm etmekde olan keslerin canlarini alarken (onlara) deyecekler: ''(Din baximindan) ne (veziyyet)de idiniz?''. Deyecekler: ''Biz yer uzunde (iman ve emel cehetden) zeif (veziyyetde saxlanilmish halda) idik''. Melekler deyecekler: ''Meger Allahin yeri genish deyildi ki, orada (kufr muhitinden Islam muhitine) hicret edeydiniz?!'' Odur ki, onlarin yerleri Cehennemdir ve ora chox pis bir donush yeridir.
98. Hech bir charesi olmayan ve (hicret etmeye) hech cur yol tapa bilmeyen zeif salinmish kishi, qadin ve ushaqlar (hakim qudretin ve ya elm oyrenmeye mane olan muhitin zeif hala saldigi bu kesler) mustesnadirlar.

MeÇuLaSiQ
12-06-2009, 19:49
99. Buna gore de umid var ki, Allah onlari efv etsin. Allah hemishe chox efv eden ve bagishlayandir.
100. Kim Allah yolunda (cihad etmek, yaxud dini elm oyrenmek ve ya lazim olan dunya mali uchun) hicret etse, (oz din ishlerini temin ede bilmesi uchun) yer uzunde ureyi isteyen qeder choxlu ve genish siginacaq tapacaqdir. Kim oz evinden Allaha ve Onun peygemberine teref hicret etmek niyyeti ile chixsa, sonra olum onu haqlasa, heqiqeten, onun mukafati Allahin ohdesinedir. Allah hemishe chox bagishlayan ve mehribandir.
101. Yer uzunde (hetta bir agac mesafe miqdarinda olsa bele) sefere chixdiginiz zaman kafirlerin size zerer ve ziyan vurub incideceklerinden qorxdugunuz teqdirde (oz dord ruketli) namaz(lar)inizdan (iki ruketi) azaltmaginizda size gunah yoxdur. shubhesiz, kafirler hemishe size achiq-ashkar dushmendirler.
102. (Tehluke zamani) aralarinda olub onlar uchun (xof) namaz(ini camaat namazi sheklinde) qildigin zaman, onlardan bir deste (senin namazinin birinci ruketinde) seninle birge qalxsinlar (ve namaz qilsinlar) ve elbette oz silahlarini da gotursunler. Ele ki, secdeye getdiler (ve namazin ikinci ruketini camaat namazi deyil, tek qilinan namaz niyyeti ile tamamladilar, gedib) sizin arxanizda (dushmenin qarshisinda) dursunlar ve namazini qilmamish diger bir deste gelsin ve oz namazlarini senin (ikinci ruketin)le birge qilsinlar. elbette gerek ehtiyatli olsunlar ve silahlarini gotursunler. chunki kafirler isteyirler ki, siz oz silahlarinizi ve mallarinizi yaddan chixarasiniz, belelikle de onlar qefilden size hucum etsinler. eger yagishdan eziyyet chekseniz, yaxud xeste olsaniz silahlarinizi yere qoyaraq ehtiyat halinda olmaginiz sizin uchun gunah deyildir. Heqiqeten Allah kafirler uchun alchaldici bir ezab hazirlamishdir.
103. (Xof) namazi(ni) tamamladiqdan sonra (butun hallarda) duran, oturan ve boyru uste uzanan halda Allahi yada salin ve (dushmenin sherinden) amanda oldugunuz zaman namaz(i adi qaydada) qilin. shubhesiz namaz mominlere hemishe vacib olan bir qerardir.
104. (Kafirlerden olan) o desteni axtarmaqda ve teqib etmekde sustluk gostermeyin. eger siz agri ve eziyyet chekirsinizse, onlar da sizin kimi agri ve eziyyet chekirler, (halbuki,) siz Allahdan ele bir sheye umid edirsiniz ki, onlar (buna) umid etmirler. Allah hemishe (her sheyi) bilen ve hikmetlidir.
105. Heqiqeten Biz bu kitabi sene haqq olaraq (uca ve agilin tesdiq etdiyi bir meqsedle) nazil etdik ki, insanlar arasinda Allahin sene gosterdiyi esasda hokm chixarasan. Xainlerin mudafiechisi olma!
106. Allahdan bagishlanmaq dile ki, heqiqeten Allah hemishe chox bagishlayan ve mehribandir.
107. ozlerine xeyanet eden (ve oz qebilelerinin etdiyi ogurlugu bir yehudinin boynuna atan) kesleri mudafie etme ki, Allah xeyanetkar ve gunahkar shexsi sevmir (muselmanlardan biri digerinin zirehini ogurlayib onu bir yehudinin boynuna atmishdi. Ish mehkemelik oldu ve ogrunun qebilesi Peygemberden (s) muselmanin abrini qorumaq uchun onun lehine hokm etmesini istedi. Sekkize yaxin aye bu hadise ile baglidir).
108. Camaatdan gizledirler, Allahdan ise gizletmirler (hemin ishin Allahdan gizli olmamasindan qorxmurlar), halbuki Allah Onun razi olmadigi soz baresinde gece arashdirma aparib chare fikirleshdikleri zaman (Peygembere(s) muselmanin xeyrine hokm etmesini demeyi planlashdirarken) onlarla birge idi. Allah hemishe onlarin etdiklerini (elm ve qudret baximindan) ehate etmishdir. 109. (Ogrunun qebilesine xitaben:) Bir baxin, (tutaq ki,) dunya heyatinda onlari (xainleri) siz mudafie etdiniz, amma (bes) onlari Qiyamet gunu Allahin qarshisinda kim mudafie edecek, yaxud kim onlarin ishine yarayacaq?!
110. Her kim pis bir ish gorse, yaxud ozune zulm etse (ozune ve ya bashqasina zulm etse, yaxud etiqad ve ya emelde gunah etse), sonra Allahdan bagishlanmaq dilese, Allahin bagishlayan ve mehriban oldugunu gorer.
111. Kim bir gunah qazansa, eslinde (hetta maddi fayda ve lezzetleri olmush olsa bele) oz ziyanina qazanir. Allah hemishe bilen ve hikmetlidir.
112. Kim (sehven ve ya bilerekden, yaxud ferdi ve ya ictimai) bir gunah etse, sonra onu gunahsiz bir shexse nisbet verse, shubhesiz, boynuna (bashqalarina tohmet vurmaqda) bohtan ve ashkar bir gunah goturmushdur.
113. eger Allahin lutf ve merhemeti senin halina shamil olmasaydi, heqiqeten onlardan bir deste seni (hokm chixarmaqda) azdirmaq qerarina gelmishdi. Halbuki onlar ozlerinden bashqasini azdirmaz ve sene hech bir zerer-ziyan vura bilmezler. Allah (sema) kitab(ini) ve hikmeti (sheriet elmleri ve eqli maarifi) sene nazil etdi ve bilmediklerini sene oyretdi. Allahin sene lutf ve merhemeti hemishe boyukdur.
114. Onlarin gizli sohbetleri ve (bir-birlerinin qulaqlarina) pichildadiqlarinin choxunda - sedeqeye, ya xeyir bir ishe ve yaxud insanlarin arasini duzeltmeye emr eden kesler(in gizli sohbetleri) istisna olmaqla - bir xeyir yoxdur. Kim Allahin raziligini qazanmaq uchun bele etse, tezlikle ona boyuk bir mukafat vereceyik.
115. Kim hidayet yolu ona aydin olduqdan sonra Bizim gonderdiyimiz peygemberle muxalifet ve dushmenchilik etse ve mominlerin yolundan bashqa bir yola tabe olsa, onu ele uz tutdugu terefe yonelder, Cehenneme daxil eder ve onun heraretini ona daddirariq. Ora pis bir donush yeridir.
116. shubhesiz, Allah Ona sherik qoshulmasini (bu gunahi, tovbesiz) bagishlamaz ve ondan bashqasini (ondan bashqa ve ya ashagi gunahlari) istediyi shexs uchun (bezi shertlerle, hetta tovbesiz bele,) bagishlayar. Allaha sherik qoshan kes, heqiqeten uzun-uzadi bir azginliga dushmushdur.
117. Onlar Allahdan bashqa yalniz qizlari (qebilelerin ogey qizlari hesab edilen butleri) chagirir ve (eslinde) yalniz azgin ve itaetsiz sheytani sesleyirler.
118. Allah ona lenet etdi ve onu oz rehmetinden uzaqlashdirdi. O dedi: ''And olsun ki, men Senin bendelerinden (ozum uchun) mueyyen bir pay gotureceyem''. (Dunyada butun kafir ve fasiqler, axiretde ise muqessir kafirler ve shefaetin shamil olmadigi fasiqler onundur.)
119. ''Ve shubhesiz onlari azdiracaq ve (uzun-uzadi) arzulara duchar edeceyem; onlara emr edeceyem ki, dordayaqlilarin qulaqlarini (xurafat ve bidet uzunden) deshsinler (Maide suresi, 103-cu aye); Allahin (ruh ve cismdeki) xilqetini deyishdirmelerini (fitri dini kufre, yaxshi sifetleri reziletlere, ibadetleri itaetsizliye ve tebii cismi bashqa bir shekle salmalarini) emr edeceyem. Kim Allahin yerine sheytani ozune bashchi ve yardimchi goturse, dogrudan da ashkar bir ziyana dushmushdur.
120. sheytan onlara vede verir ve arzulara daldirir. sheytan onlara aldadici vedden bashqa bir shey vermir.
121. Onlarin yerleri Cehennemdir ve ondan qachmaga esla bir yol tapmazlar.
122. Iman getirib yaxshi ishler gorenleri tezlikle (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetlere daxil edeceyik (ve onlar) orada ebedi qalacaqlar. (Bu,) Allahin verdiyi haqq bir veddir. Allahdan daha dogru danishan kimdir?!
123. (Axiretde mukafat ve cezanin verilmesi) ne (sonuncu peygemberin ummeti oldugunuza gore) sizin arzunuzladir ve ne de (ki, ozlerini Allahin dostu ve ovladlari hesab eden) kitab ehlinin arzusuyla. Kim pis bir ish gorse, cezalandirilacaqdir ve ozu uchun Allahdan bashqa bir dost ve komek eden tapmayacaqdir.
124. Kishi ve ya qadinlardan momin olaraq yaxshi ishlerden (bir shey) yerine yetiren kesler, Cennete daxil olacaqlar ve onlar hetta xurma cherdeyinin arxasindaki noqte qeder zulme meruz qalmayacaq ve haqlarindan kesilmeyecekdir.
125. Kimin dini yaxshi emel sahibi olub (sheriet baximindan) haqperest Ibrahimin dinine tabe halda butun vucudunu Allaha teslim eden shexs(in dinin)den daha gozeldir? Allah Ibrahimi (ozune) dost tutmushdur.
126. (Her bir sheyin yaradilishi, qorunmasi, idare olunmasi ve nezerde tutulan zamanda yox edilmesi Allahin irade ve isteyi ile oldugu uchun) goylerde ve yerde olanlar (onlarin ozleri de daxil olmaqla) Allahin heqiqi mulkudur. Allah hemishe (vucud, qudret ve elm baximindan) her sheyi ehate etmishdir.
127. Senden qadinlar (onlarla evlenmek ve onlarin irsi) baresinde hokm isteyirler, de: ''Onlar baresinde size (surenin evvelinde gorduyunuz kimi) Allah hokm verir. Hemchinin bu kitabda size oxunan sheyler - qerara alinmish haqlarini vermediyiniz ve evlenmeye regbet gostermediyiniz yetim qizlar baresinde, elece de (mallarini yediyiniz) zeif ve aciz ushaqlar baresinde (hokm verir). Ve (Allah size) yetimlerle edaletli ve insafla davranmaginizi (tovsiye edir).'' shubhesiz Allah gorduyunuz her bir xeyir ishi bilir.
128. eger bir qadin oz erinin itaetsizliyinden ya (ondan) uz dondermesinden qorxsa, o ikisine (hetta ozlerinin bezi huquqlarindan kechmekle olsa bele) aralarinda bir nov sulh ve barishiq etmelerinde gunah yoxdur. (eslinde) sulh daha yaxshidir. (elbette) paxilliq ve gozu goturmezlik tebietce (insanlarin) canlarin(in) ayrilmaz bir hissesine chevrilmishdir (onlarin oz haqlarindan kechmeleri chetindir). eger yaxshiliq etseniz ve teqvali olsaniz, shubhesiz, Allah etdiklerinizden xeberdardir.
129. Siz her ne qeder chox isteseniz de, hech vaxt arvadlar arasinda (batini meyllerde) edalete riayet ede bilmezsiniz. Buna gore de (hech olmasa, zahiri vezifelerde) onlarin birinden tamamile uz donderib onu qeyri-mueyyen sheraitde (havada) qoymayin. eger sulh ve barishiq etseniz ve teqvali olsaniz, shubhesiz Allah hemishe bagishlayan ve mehribandir.
130. eger (tesadufen) o ikisi (erle arvad) bir-birinden ayrilsalar, Allah onlarin her birini oz (rehmetinin) genishliyi ile ehtiyacsiz eder. Allah hemishe genish (vucud, qudret, elm ve rehmet) ve (xilqet ve sherietde) mohkem yaradilish sahibidir.
131. Goylerde ve yerde olanlar (onlarin ozleri de daxil olmaqla) Allahin heqiqi mulkudur. Heqiqeten Biz sizden evvel (semavi) kitab verilmish keslere, elece de size tovsiye etdik ki, Allahdan qorxun ve (hamiya xeberdarliq etdik ki,) eger kufr etseniz (Ona hech bir ziyan vurmazsiniz, chunki) goylerde ve yerde olanlar Allaha mexsusdur. Allah hemishe ehtiyacsiz ve (sifet ve ishlerinde) teriflenendir.
132. Hem goylerde ve hem de yerde ne varsa (onlarin hamisi) Allahin heqiqi mulkudur. (Varliq aleminin ishlerini) qaydaya salmaq uchun Allah bes eder.
133. Ey insanlar! eger istese sizin haminizi aradan aparar ve bashqa bir desteni (vucuda) getirer. Allah bu ishe hemishe qadirdir.
134. Kim dunya mukafatini istese (bilsin ki), dunya ve axiret mukafati Allahin yanindadir (ve Allah insanin niyyetine gore ona verer). Allah hemishe eshiden ve gorendir.
135. Ey iman getirenler, (butun ishlerinizde) hetta ozunuzun, ya ata-ananizin, yaxud yaxinlarinizin ziyanina olsa bele, hemishe ve tam shekilde edaleti berqerar edin ve Allaha gore shahidlik edin. eger (dava eden tereflerden biri) imkanli ya yoxsul olsa (siz onlarin veziyyetlerini nezere alaraq haqqa zidd shahidlik etmeyin, chunki) Allah onlara (onlarin halini nezere almaga) daha layiqlidir. Buna gore de nefsi isteye tabe olmayin ki, (neticede) haqdan uz cheviresiniz. eger dil(inizi nahaq terefe) eyseniz ya (shehadet vermekden) uz donderseniz, (bilin ki,) heqiqeten Allah etdiklerinizden hemishe xeberdardir.
136. Ey Allaha iman getirenler, Allaha ve Onun peygemberine, peygemberine nazil etdiyi kitaba ve bundan once nazil etdiyi kitaba (bunlarin hamisina) iman getirin. Ey dille iman getirmish kesler, (semimi qelbden) iman getirin! Ey imanlari gerchekleshmish kesler, onun qorunmasinda mohkem olun. Kim Allaha ve Onun meleklerine, (semavi) kitablarina, gonderdiyi peygemberler(in)e ve axiret gunune kafir olsa, heqiqeten, uzun-uzadi bir azginliga dushmushdur.
137. Heqiqeten Allah iman getirib sonra kafir olan, (daha sonra) yene iman getirib bir daha kafir olan, daha sonra kufrlerini artiran kesleri, esla bagishlayan ve (dogru) yola hidayet eden deyildir. (Iman ve kufr hallari bir neche defe tekrar olunmush ve nehayet kufr uzerinde dayanan kesler iman getirmeye nail ola bilmezler.)
138. Munafiqleri (Berzex aleminde ve Qiyametde) onlar uchun agrili bir ezab olacagi ile mujdele.
139. Hemin o kesleri ki, mominlerin yerine kafirleri ozlerine bashchi, komekchi ve dost tuturlar. (Munafiqler) izzet ve ezemeti onlarin (kafirlerin) yaninda axtarirlar? Bele ise (bilsinler ki,) heqiqeten butun izzetler Allaha mexsusdur.
140. Heqiqeten Allah size bu kitabda (6-ci surenin 68-ci ayesinde) nazil edib ki, Allahin ayelerinin ve nishanelerinin inkar ve mesxere edildiyini eshitdiyiniz zaman, onlar bashqa bir sohbete girishene qeder onlarla bir yerde oturmayin, eks halda siz de onlar kimisiniz. shubhesiz, Allah munafiqlerin ve kafirlerin hamisini Cehennemde bir yerde toplayacaqdir.
141. (Hemin) o kesler(i) ki, hemishe size bir hadise (uz vermesini) gozleyirler. Belelikle, eger Allah terefinden size bir qelebe yetishse, ''meger biz sizinle birge deyildik? (Odur ki, qenimetlerden bizim de payimizi verin)'' deyerler. eger (qelebeden) kafirlere bir pay dushse, (kafirlere) deyerler: ''Meger biz (sohbetde) size qalib gelmirdik (ki, qelebe chalmaq uchun oz eqidelerinizden mohkem yapishin)?; meger doyushlerde size qalib gelmirdik ve sizden el goturerek, sizi mominlerden (onlarin zerer-ziyanlarindan)qorumurduq? (Buna gore bizi de qenimete sherik edin)''. Allah Qiyamet gunu sizin aranizda hokm edecekdir. Allah hech zaman kafirlerin (delil-subut getirmekde) mominlere qalib gelmelerine bir yol qoymayacaqdir.
142. Heqiqeten munafiqler Allaha qarshi hiylegerlik edirler, halbuki, Allah onlari aldadir (onlarin hiylelerinin cezasini ozlerine qaytarir). Onlar namaza durarken (yerlerinden) sust qalxir, camaatla (unsiyyetde olarken) riyakarliq edir ve Allahi chox az yada salirlar.
143. Onlar bu arada (mominlerle kafirler arasinda, qelb ve ya emelde) teredduddedirler, ne (birdefelik) bunlarin terefindedirler ve ne de (birdefelik) onlarin. Allahin azginliqda boshladigi kes uchun esla bir yol tapa bilmezsen.
144. Ey iman getirenler, mominlerin yerine kafirleri ozunuze bashchi, yardimchi ve dost tutmayin! Meger Allaha oz eleyhinize (nifaqiniza delalet eden) aydin bir subut ve (ezabiniza dair) bir delil vermek isteyirsiniz?
145. shubhesiz, munafiqler odun en ashagi tebeqesindedirler ve onlar uchun esla bir yardimchi tapmayacaqsan.
146. Tovbe edib (oz vucudlarinin covherinden ve emellerinden xarab etdiklerini) duzeldenler, Allahdan (ve Onun kitabindan) mohkem yapishanlar ve dinlerini Allaha gore xalisleshdirenler istisna olmaqla ki, onlar mominlerle birge olacaqlar. Tezlikle Allah mominlere boyuk bir mukafat verecekdir.
147. eger shukr etseniz ve iman getirseniz, Allah size ezab vermeyi neyleyir (Onun buna ne ehtiyaci ve bunun Ona ne xeyri var)?! Allah hemishe qedirbilen (emeli qiymetlendirerek yaxshi mukafatlandiran) ve (her sheyi) bilendir.
148. Allah zulme meruz qalmish shexs istisna olmaqla (qeybet etmek, bohtan demek, pislemek, soz gezdirmek ve qargish etmek kimi) pis sozlerin ashkar ve ucadan deyilmesini sevmir. Allah hemishe eshiden ve bilendir.
149. eger yaxshi ishi ashkar etseniz, ya gizletseniz, yaxud pislikden (bashqalarinin pisliklerinden) kechseniz (bunlarin hamisinda ilahi xisletlere yiyelenmisiniz ve) heqiqeten Allah hemishe (gunahlardan) kechen ve qudretlidir.
150. elbette Allaha ve Onun peygemberlerine kafir olan, Allahla Onun peygemberleri arasinda (peygemberlerin haqq olmalari ve onlara etiqad beslenilmesi baximindan) ayriliq salmaq isteyen, ''biz bezilerine iman getirir, bezilerine ise kafir oluruq'' deyen ve onlarin (hamisina iman getirmekle hamisina kafir olmaq) arasinda bir yol tutmaq isteyen kesler -
151. onlar eslinde hemin (esl) kafirlerdir (chunki, peygemberlerin bezilerini inkar etmek hamisini inkar etmek demekdir). Biz kafirler uchun alchaldici bir ezab hazirlamishiq.
152. Allah tezlikle Ona ve Onun peygemberlerine iman getirib onlarin hech biri arasinda ayri-sechkilik salmayan (onlarin hamisini tesdiq eden) keslerin mukafatlarini verecekdir. Allah hemishe chox bagishlayan ve mehribandir.
153. Kitab ehli senden onlar uchun semadan bir kitab endirmeyini isteyirler! elbette onlar Musadan bundan da boyuyunu isteyib ''Allahi ashkar shekilde bize goster!'' dediler. Belelikle zulmlerine gore onlari ildirim vurdu. Yene onlara ashkar deliller geldikden sonra buzovu ozlerine tanri etdiler. Onda Biz bundan da kechdik ve Musaya aydin delil-subut (ve ashkar qudret) verdik.
154. Tur dagini ehd-peymanlarina gore (Tovrati qebul ve ona emel etmek baresinde ehd-peyman baglamaq uchun) onlarin bashi uzerine qaldirdiq ve onlara ''bu qapidan (Beytul-Muqeddesin qapisindan) secde eden halda (tam tevazokarliqla) daxil olun'' dedik. Onlara hemchinin ''shenbe gunu (baliq ovlamagin haramligi) heddi(ni) ashmayin'' dedik Onlardan mohkem bir ehd-peyman aldiq.
155. Belelikle (Biz Israil ovladlarini) ehd-peymani pozduqlarina, Allahin ayelerini inkar etdiklerine, (Allahin) peygemberleri(ni) haqsiz yere oldurduklerine, elece de ''qelblerimiz perdededir (ve senin sozlerini derk etmir)'' demelerine gore (lenet ve ezaba duchar etdik). (Lakin bu onlarin dedikleri kimi deyil) eksine, Allah ona (onlarin qelblerine) kufrlerine gore (bedbextlik) mohur(u) vurmushdur. Buna gore de onlar, az bir hissesinin azaciq imani istisna olmaqla iman getirmeyecekler.
156. Hemchinin (Isaya qarshi olan) kufrlerinin ve Meryemin (Isani haradan getirmesi) baresinde dedikleri boyuk bohtanin cezasi olaraq;
157. ve elece de ''biz Allahin peygemberi Meryem oglu Isani oldurduk'' demelerine gore (lenet ve ezaba duchar oldular)! Halbuki onu oldurmediler ve charmixa chekmediler, amma ish onlara bele gorundu (guman etdiler ki, Isa doyushde olduruldu, yaxud onun sheklinde olan bashqa bir shexsin oldurulmesini guman etdiler, yaxud da yalandan peygemberlik iddiasinda olan Isa adli birisi bir muddetden sonra olduruldu). Heqiqeten onun baresinde fikir ayriliginda olanlar bu barede shekk ve tereddud icherisindedirler ve o haqda zenn ve gumana tabe olmaqdan bashqa bir elmleri yoxdur. Onu heqiqeten oldurmeyibler,
158. eksine, Allah onu (diri halda ve dunyadaki bedeni ile) ozune (dergahina) teref qaldirib. Allah hemishe yenilmez qudret ve (xilqet ve sherietde) hikmet sahibidir.
159. Kitab (Tovrat ve Incil) ehlinden ele bir nefer yoxdur ki, olumunden (bir neche an) qabaq ona (Isanin Allahin elchisi ve qulu olmasina) iman getirmesin (lakin bu imanin hech bir xeyri yoxdur). (Yaxud: Kitab ehlinin hamisi (dunyanin sonunda Isa goyden yere gelenden sonra ve) olumunden qabaq ona iman getirecek.) O da Qiyamet gunu onlara shahid olacaqdir.
160. Beli, yehudilerden bash vermish (butun bu) zulmun ve hemchinin insanlarin choxunu Allahin yolundan saxlamalarinin cezasi olaraq, onlara halal edilmish (deve sudu ve eti, baliq ovu ve heyvanin piyi kimi) pak sheyleri onlara haram etdik.
161. Elece de chekindirilmelerine baxmayaraq selem aldiqlarina ve camaatin mallarini bosh ve nahaq yere yemelerine gore (hemin halal sheyleri onlara haram etdik). Biz onlarin kafirlerine agrili bir ezab hazirlamishiq.
162. Lakin onlarin elmde quvvetli olanlarina (Tovrat ve Incilin heqiqi alimlerine), sene ve senden evvel (kechmish peygemberlere) nazil olana iman getiren butun mominlere, xususile namaz qilanlara, hemchinin zekat verenlere ve Allaha ve axiret gunune iman getirenlere - onlarin hamisina tezlikle boyuk bir mukafat vereceyik.
163. shubhesiz, Biz Nuha ve ondan sonraki peygemberlere vehy gonderdiyimiz kimi sene de vehy gonderdik. Hemchinin Ibrahime, Ismaile, Ishaqa, Yequba, esbata (Yequbun ovladlarindan olan peygemberlere), Isaya, eyyuba, Yunusa, Haruna ve Suleymana vehy gonderdik. Ve Davuda Zeburu eta etdik (demeli sen peygemberlik iddiasi etmek ve kitab verilmek baximindan ilk shexs deyilsen).
164. Hemchinin (bashlarina gelenleri) bundan once sene soylediyimiz ve soylemediyimiz peygemberleri (gonderdik). Ve Allah Musa ile mexsus bir terzde (perdesiz ve vasitesiz yetmish iki saat ayaq uste durdugu halda butun Tovrati onun qulagina oxumaqla) danishdi.
165. (Onlari) mujde veren ve qorxudan peygemberler (olaraq gonderdik) ki, bu peygemberler(in gelishin)den sonra insanlarin Allaha qarshi hech bir delil-subutu olmasin. Allah hemishe yenilmez qudret ve (butun ishlerinde) hikmet sahibidir.
166. (Kitab ehlinden olan kafirler sene vehy ve kitab nazil olmasina shehadet vermirler) lakin Allah sene nazil etdiyine shehadet verir ki, onu oz elmi ile nazil etmishdir (kelmelerin nezmle duzulushu, mezmunu ve besher cemiyyetine nazil olmasi - bunlarin hamisi Onun ezeli elmi iledir) ve (buna) melekler de shehadet verirler. Allahin shahid olmasi kifayetdir.
167. Heqiqeten kafir olub (bashqalarini) Allahin yolundan saxlamish kesler, shubhesiz, uzun-uzadi bir azginliga dushubler.
168. Heqiqeten Allah kafir olub (ozlerine ve bashqalarina) zulm etmish kesleri bagishlayan ve (dogru) bir yola hidayet eden deyildir.
169. Yalniz Cehennem yoluna (hidayet eder) ki, orada hemishelik olaraq ebedi qalarlar. Bu ish (saysiz-hesabsiz insana sonu bilinmeyen bir muddet erzinde mehdudiyyeti olmayan bir ezab vermek) Allah uchun asandir.
170. Ey insanlar, heqiqeten Bizim elchimiz size Rebbiniz terefinden haqq (din ve kitab)i getirmishdir. Buna gore de iman getirin ki, (bu) sizin xeyrinizedir. eger kafir olsaniz, onda (bilin ki, Allahin size ehtiyaci yoxdur, chunki) heqiqeten goyler ve yer Allahin heqiqi mulkudur ve Allah hemishe bilen ve hikmet sahibidir.
171. Ey kitab ehli (ey xachperestler), oz dininizde heddi ashmayin ve Allaha qarshi haqq ve heqiqetden bashqa bir shey demeyin (''Allah allahliqdan Isanin vucuduna chevrilmishdir'' ve ya ''Allah ruh kimi Isanin bedenine daxil olmushdur'' demeyin). Heqiqetde Meryem oglu Isa Mesih Allahin elchisi, Meryeme telqin etdiyi bir kelme (''ol!'' kelmesi ile onu Meryemin betninde yaradib) ve Onun terefinden olan (ve canlara heyat bexsh eden) bir ruhdur. Odur ki, Allaha ve Onun peygemberlerine iman getirin ve ''(Allah) uchlukdur (Allahin zatinin covheri uch movcuda - ata, ogul ve Ruhul-Qudusa bolunub)'' demeyin. (Bu sozden) chekinin ki, sizin xeyrinizedir. Heqiqeten Allah tek olan tanridir, ovladi olmaqdan pak (ve uzaq)dir. Goylerde ve yerde olanlar Onun heqiqi mulkudur. Allah (varliq aleminin ishlerini) duzeltmek uchun kifayetdir.
172. Mesih Allahin qulu olmaqdan esla imtina etmir ve (bundan Allahin dergahina) yaxin olan butun melekler de imtina etmirler. Kim Ona ibadet etmekden imtina etse ve tekebburluk gosterse, (Allah Qiyamet gunu) onlarin hamisini (layiq olduqlari kimi cezalandirmaq uchun) oz huzuruna toplayacaqdir.
173. Lakin iman getirib yaxshi ishler gormush keslerin mukafatlarini kamil shekilde verecek ve onlara oz lutf ve rehmetinden artiracaqdir. (Ibadet etmekden) imtina eden ve tekebbur gosteren kesleri ise agrili bir ezabla cezalandiracaqdir ve onlar (orada) ozlerine Allahdan bashqa bir bashchi ve yardimchi tapmayacaqlar.
174. Ey insanlar, heqiqeten Rebbinizden size (peygember, din ve onun mocuzeleri kimi) bir delil-subut gelmishdir. Ve sizin uchun ashkar ve aydinliq getiren bir nur (Qur`an) nazil etdik.
175. Allah tezlikle Ona iman getirmish ve siginmish kesleri oz terefinden olan bir rehmet ve merhemete daxil edecek ve ozune teref olan dogru yola hidayet edecekdir.
176. Senden hokm vermeyini isteyirler, de: ''Kelale (ata-analari bir olan, yaxud yalniz atadan bir olan bacilar) baresinde size Allah hokm verir: eger ovladi (atasi, anasi ve babasi) olmayan bir kishi olse ve onun yalniz bir bacisi olmush olsa, onun mirasinin yarisi (sherietin ilkin qaydasina esasen) ona mexsusdur (qalan hisseler ikinci qaydaya esasen irs olaraq ona dushur). Bu qardash da, eger bacinin ovladi yoxdursa onun (malinin hamisinin) varisi olur. Amma eger bacilar iki nefer olsalar, olenin mirasinin uchde ikisi onlara mexsusdur (ve qalan hisseler de sherietin ikinci qaydasina esasen irs kimi onlara dushur). eger onlar bir neche baci ve qardash olsalar (butun miras onlara mexsusdur, lakin) kishiye iki qadinin payi qeder dushur. Allah (meseleleri) size (bu cur) beyan edir ki, mebada azasiniz. Allah her sheyi bilendir.

MeÇuLaSiQ
12-06-2009, 20:03
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Ey iman getirenler, ehd-peymanlariniza (nezr, ehd ve and ichmek kimi ozunuzle olan peymanlara, muqavile ve diger sazishler kimi camaatla bagladiginiz peymanlara ve dinin hokmlerine riayet etmeyi boyuna goturmek kimi Allahla olan peymanlara ki, bezi sheylerin halalligina ve haramligina riayet etmek de bu qebildendir) vefa edin. Dordayaqli heyvanlar(in etleri ve kesilerken analarinin qarinlarindan olu halda chixan balalari) size oxunan istisna olmaqla, ehram halinda ov etmeyi halal hesab etmeyen sizlere halal edildi. Heqiqeten Allah istediyini hokm edir.
2. Ey iman getirenler, Allahin (hecc ve umre emelleri ve o ibadetlerin mekanlari kimi tovhid ve perestish) nishanelerine, haram aylara (Receb, Zilqede, Zilhicce ve Meherrem aylarina), nishansiz qurbanliga ve boynunda boyunluq olan qurbanliga ve Rebblerinden lutf ve raziliq dileyen Beytul-Heram zevvarlarina hormetsizlik etmeyin. Ehramdan chixdiqdan sonra ov ovlaya bilersiniz. Mescidul-Herama girmeyinize mane olmush bir destenin edaveti sizi (onlara qarshi) heddi ashmaga vadar etmesin. Butun xeyir ish(lerde) ve teqvada bir-birinize komek edin ve gunah ve heddi ashmaqda bir-birinizle komekleshmeyin. Allahdan qorxun ki, heqiqeten Allah agir cezalandirandir.
3. olu (kesilmeden murdar olmush) heyvan, qan, donuz eti, (kesilen zaman bashi uzerinde) Allahdan qeyrisinin adi chekilmish, bogulmush, vurmaqla oldurulmush, hundurlukden yixilaraq olmush, bashqa bir heyvanin buynuzu vasitesile olmush ve yirtici heyvanin oldurerek yediyi heyvan - (yuxarida qeyd edilen heyvanlarin eti halal olanlarindan cani chixmamish) sheriet qanunu ile kese bildikleriniz istisna olmaqla - (bunlari yemek,) hemchinin, muqeddes dashin uzerinde (ya butler uchun) kesilmish heyvan(in etini yemek) ve elece de (heyvanin etini) qumar oxlari ile bolmek size haram oldu. Bu emellerin hamisi Allaha qarshi itaetsizlikdir. Bu gun kafirler sizin dininiz(i mehv edib aradan apara bileceklerin)den umidlerini kesibler. Odur ki, onlardan qorxmayin, Menden qorxun. Bu gun dininizi sizin uchun kamilleshdirdim, size oz nemetimi tamamladim ve (mohkem ve sabit) bir din kimi sizin uchun Islami qebul etdim. Belelikle eger kimse qehetlik ve shiddetli acliq halinda gunaha meyli olmadan (hemin haram sheylerin bezilerinden yemeye) mecbur olsa, Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
4. Senden onlara neyin halal edildiyini sorushurlar. De: ''Butun pak sheyler (agilin qebul etdiyi ve insan tebietinin meyl gosterdiyi erzaq, geyim ve diger yashayish vasiteleri) size halal edildi. (Hemchinin) Allahin size oyretdiklerinden onlara oyrederek telim kechib ehlileshdirdiyiniz ov heyvanlarinin (ovladiqlari size halaldir). (Belelikle) sizin uchun tutub saxladiqlari her bir heyvandan yeyin ve (onlari ov uzerine gondererken) onun uchun Allahin adini chekin. Allahdan qorxun. shubhesiz Allah tez hesab chekendir.
5. Bu gun, pak olan sheyler size halal oldu. (Semavi) kitab verilmish keslerin yemeyi size halal, sizin yemeyiniz onlara halaldir. (Hemchinin) zina ehli olmadan ve gizlinde qeyri-qanuni ashna saxlamadan, ismetli olub mehriyyelerini odeyeceyiniz teqdirde mominelerden olan azad ve ismetli qadinlar(la), elece de sizden evvel (semavi) kitab verilmish keslerden olan azad ve ismetli qadinlar(la evlenmek size halaldir). Kim iman getirmeli oldugu sheye kafir olsa, heqiqeten onun emeli puch olub ve o, axiretde ziyana ugrayanlardan olacaqdir.
6. Ey iman getirenler, namaza durarken (destemaziniz olmayanda) uzlerinizi ve dirseklerinize qeder ellerinizi yuyun ve bashiniza ve iki ayaqlarinizin uzerine her iki ayaginizin ustundeki qabariq yere kimi mesh edin. eger cenabetli olsaniz yuyunun (qusl edin). eger xeste ve ya seferde iken sizlerden biri ayaqyolundan gelmish, yaxud qadinlarla yaxinliq etmish olsa ve su tapmasaniz, onda pak torpaq axtarin. (Her iki elinizin ichini ona vurduqdan sonra) hemin torpaqdan uzunuze ve ellerinize chekin (teyemmum edin). Allah esla size chetinlik yaratmaq istemir, lakin sizi paklashdirmaq ve oz nemetini size tamamlamaq isteyir (ki,) belke shukr edesiniz.
7. Allahin size olan nemetini ve ''eshitdik ve itaet etdik'' dediyiniz zaman (peygemberliyi ve dini qebul etmekle) sizinle bagladigi ehd-peymanini xatirlayin. Allahdan qorxun ki, heqiqeten Allah ureklerde olani bilendir.
8. Ey iman getirenler, (butun ferdi ve ictimai ishlerde) hemishe Allaha gore mohkem ve metin dayanan ve edalete shehadet verenlerden olun! Her hansi bir deste ile dushmenchilik sizi edaletsizliye vadar etmesin. edaletli olun, ki, o, teqvaya daha yaxindir. Teqvali olun! Heqiqeten Allah etdiklerinizden xeberdardir.
9. Allah iman getirib yaxshi ishler goren kesler uchun bagishlanma ve boyuk mukafat olacagini ved etmishdir.
10. Kafir olub ayelerimizi tekzib edenler ise Cehennem ehlidirler.
11. Ey iman getirenler, bir destenin size el uzatmaq qesdine dushduyu (muselmanlari terror etmek ve onlarin uzerine qefilden hucum etmek fikrinde oldugu) zaman Allahin size olan nemetini yada salin. Onda Allah onlarin ellerini sizden uzdu. Allahdan qorxun! Mominler gerek yalniz Allaha tevekkul etsinler.
12. Heqiqeten Allah Israil ovladlarindan ehd-peyman aldi. Biz onlardan (on iki qebile uchun) on iki nefer bashchi sechdik. Allah onlara dedi: ''shubhesiz, Men sizinleyem. eger namaz qilsaniz, zekat verseniz, (gelecekde gondereceyim) peygemberlerime iman getirseniz, onlara ehtiramla komek etseniz ve Allaha gozel borc verseniz (mallarinizi Allah yolunda xercleseniz), mutleq sizin gunahlarinizi temizleyer ve sizi (binalarinin ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetlere daxil ederem. Belelikle, eger bundan sonra sizden kimse kafir olsa, dogrudan da o, dogru yolu itirmishdir.
13. Belelikle oz ehd-peymanlarini pozduqlarina gore onlara lenet etdik (suret, qelb ve tebietlerini eybecerliye ve hokumetlerini suquta mehkum etdik) ve qelblerini sertleshdirdik. (Bele ki,) (Allahin) sozlerin(in) yerini deyishib tehrif edirdiler ve xeberdar edildikleri sheylerden (Tovrat elmleri ve Islam Peygemberinin peygemberlik nishanelerinden) olan layiqli pay(larin)i unutdular. Sen hemishe onlarin - az bir qismi istisna olmaqla -xeyanetkarliqlarindan xeberdar olacaqsan. Buna gore de (helelik, ne qeder ki, cihada emr olunmamisan) onlardan kech ve uz donder ki, heqiqeten Allah yaxshilari ve yaxshi ish gorenleri sevir.
14. ''Biz xachperestlerik (Allaha komeye qalxiriq)'' deyenlerden (dunyada pehrizkar olmalari, sozlerinin bir olmasi ve dinde parchalanmamalari baresinde) ehd-peyman aldiq. Onlar sonra xeberdar edildikleri sheylerden (Incilin tovhid meseleleri ve Islam Peygemberinin elametleri ve sifetleri kimi telimlerinden) olan layiqli pay(larin)i unutdular. Buna gore de onlarin arasinda Qiyamet gununedek dushmenchilik ve kin yaratdiq. Tezlikle Allah onlari etdiklerinden xeberdar edecekdir.
15. Ey kitab ehli, shubhesiz, size Bizim peygemberimiz gelib ki, o, sizin uchun oz kitabinizdan (Islam peygemberinin xususiyyetleri ve Onun peygemberliyinin nishaneleri kimi) gizletdiklerinizin bir choxunu beyan edir ve bir choxuna (Allahin cism olmasi baresindeki sozlere ve peygemberlere gunah nisbet verilmesine de helelik) goz yumur. Heqiqeten Allah terefinden size bir nur ve (ozu) aydin (olan) ve aydinliq getiren bir kitab gelib.
16. Allah (iman getirib) Onun raziligina tabe olanlari o (nur ve kitabin) vasitesile (usulid-din ve furuid-dinin yolu olan) salamatliq yollarina hidayet edir, onlari oz komeyi ile qaranliqlardan (kufr, nifaq ve itaetsizlik zulmetlerinden) nura teref chixardir ve dogru yola hidayet edir.
17. shubhesiz, ''heqiqeten Allah hemin Meryem oglu Mesihdir (vucudu vacib olan varliq vucudu mumkun olan varliga chevrilib ve ya vacib varliq mumkun varliga daxil olub)'' deyen kesler kafir oldular. De: ''eger Allah Meryem oglu Mesihi, onun anasini ve yer uzunde olanlarin hamisini oldurmek istese, Allahin muqabilinde kim bir sheye malikdir? Halbuki, goylerin, yerin ve o ikisinin arasinda olanlarin heqiqi sahibi Allahdir. Istediyini yaradir. Allah her sheye qadirdir.
18. Yehudi ve xachperestler dediler: ''Biz Allahin ogullari ve Onun sevimlileriyik''. De: ''Onda bes ne uchun Allah size gunahlariniza gore ezab verir?'' eksine, siz de Onun yaratdiqlarindan bir beshersiniz. Istediyi shexsi (rehmetinin telebine esasen) bagishlayir ve istediyi shexse (edaletinin telebi esasinda) ezab verir. Goylerin, yerin ve onlarin arasindakilarin heqiqi sahibi Odur ve qayidish Ona terefdir.
19. Ey kitab ehli, heqiqeten (Qiyamet gunu) ''bize hech bir mujde veren ve qorxudan gelmedi'' dememeyiniz uchun Bizim peygemberimiz sizin yaniniza geldi ki, o, peygemberler silsilesinin arasi kesildiyi dovrde (Isa ile Muhemmedin - sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem - peygemberlik dovrleri arasindaki zaman fasilesinde dini maarifi) size beyan edir. Demeli dogrudan da size mujde veren ve qorxudan geldi. Allah her sheye qadirdir.
20. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Musa oz qovmune dedi: ''Ey menim qovmum, Allahin aranizda peygemberler teyin etdiyi ve sizi (insanlara) padshahlar etdiyi ve size (dushmeninizin suda batmasi, mufessel Tovrat, ichinden cheshme chixan dash, bir nov agac shiresinden hazirlanmish yemek ve bildirchin kimi) alemdekilerden hech kese vermediyi sheyi verdiyi zamandaki nemetini xatirlayin''.
21. ''Ey menim qovmum, Allahin sizin uchun yazdigi ve qerara aldigi bu muqeddes torpaga (Beytul-Muqeddese) daxil olun, geriye donmeyin ve arxaya chekilmeyin ki, (eks teqdirde) ziyana ugrayarsiniz.''
22. Dediler: ''Ey Musa, heqiqeten orada qudretli ve zalim bir deste var ve onlar oradan chixmayinca biz esla ora daxil olmayacagiq. Amma eger onlar ordan chixsalar biz mutleq daxil olacagiq''.
23. (Allahdan) qorxanlardan olan ve Allahin (iman ve shucaet) nemet(i) verdiyi shexslerden iki kishi dedi: ''Bu qapidan (sheherin darvazasindan) onlara hucum edin ve ele ki, oraya daxil oldunuz, mutleq siz qalibsiniz.eger imaniniz varsa yalniz Allaha tevekkul edin''.
24. Dediler: ''Ey Musa, ne qeder ki, onlar oradadirlar (hemin sheherdedirler) biz esla ora daxil olmayacagiq. Odur ki, sen ve Rebbin gedin (onlarla) vurushun, biz mutleq ele burada oturacagiq''.
25. (Musa) dedi: ''Ey Rebbim, (boynuma qoydugun vezifenin chatdirilmasi ve cihada devet etmek baresinde) menim ozumden ve qardashimdan bashqa hech kese gucum chatmir (ve tayfadan yalniz az bir hissesi menim tabechiliyimdedir). Odur ki, bizimle bu itaetsiz deste arasinda ayriliq sal''.
26. (Allah) dedi: ''Bu torpaq (gunahlarinin cezasi olaraq) qirx il onlara haram oldu. (Bu muddet erzinde) onlar daim yer uzunde (Sina cholunde) sergerdan qalacaqlar. Odur ki, bu itaetsiz desteye gore qemgin olma''.
27. Ademin iki oglunun (Habil ile Qabilin) qurbanliq zamani olmush ehvalatini heqiqi ve duzgun shekilde onlara oxu (Habil deve kesdi, Qabil ise bir az bugda getirdi). Belelikle birinden qebul olundu ve digerinden qebul olunmadi. (Qabil) dedi: ''Seni mutleq oldureceyem''. (Habil) dedi: ''Heqiqeten Allah yalniz teqvalilardan qebul edir''.
28. ''elbette, eger sen meni oldurmek uchun elini mene uzatsan (da), men (ozumu mudafie etsem) seni oldurmek uchun sene el uzadan deyilem. Heqiqeten men alemlerin Rebbi olan Allahdan qorxuram''.
29. ''Men isteyirem (evvel bashlamayim) ki, sen (meni oldurmek gunahi ve) menim (diger) gunah(lar)imla ve oz gunahlarinla (Allah dergahina) qayidasan ve Cehennem ehlinden olasan. Budur zalimlarin cezasi''!
30. Belelikle, (pis ishlere emr eden) nefsi onu qardashini qetle yetirmeye heveslendirdi ve (bu ishi ona) asan gosterdi. Belelikle onu oldurdu ve ziyana ugrayanlardan oldu.
31. Allah ona qardashinin gorunmemeli olan cesedini nece gizletmesini gostermek uchun (neyise basdirmaq uchun) yeri qazan bir qarga gonderdi. O dedi: ''Vay olsun mene! Meger men bu qarga kimi olub qardashimin cesedini gizletmekden de aciz olmusham?!'' Belelikle o, peshman olanlardan oldu.
32. Bu sebebden (bele bir facie bash verdiyi uchun) Israil ovladlarina (ve tarix boyu olacaq butun milletlere bele) yazdiq ve qerara aldiq ki, kim can qisasi (haqqina malik) olmadan ve ya yer uzunde fitne-fesad toretmemish bir insani oldurse (ya Islamdan kufre aparsa), sanki butun insanlari oldurmushdur (ve azdirmishdir ve o, gunahsizlarin qatillerine mexsus Cehennemde olacaqdir) ve kim bir insana heyat bexsh etse (olumden nicat verse, yaxud kufrden Islama getirse), sanki butun insanlari diriltmish (ve hidayet etmish)dir. Dogrudan da Bizim peygemberlerimiz onlar (Israil ovladlari) uchun aydin deliller getirdiler, sonra onlarin choxu onun ardinca yer uzunde hedden artiq fesad ve qan tokmeye bashladilar.
33. Heqiqeten Allahla ve Onun peygemberi ile vurushan ve yer uzunde fitne-fesad toretmek istiqametinde chalishan (insanlari qorxutmaq, asayishi pozmaq ve onlarin haqlarina tecavuz etmek meqsedi ile soyuq ve ya isti silahla zahir olan) keslerin cezasi yalniz oldurulmek ve ya dar agacindan asilmaq, yaxud elleri ve ayaqlarinin (bir elin dord barmagi ile bir ayagin dord barmaginin) charpazvari kesilmesi ve ya hemin yerden surgun olunmaqdir. Bu, onlar uchun dunyada heqirlik ve xarliqdir ve onlar uchun axiretde boyuk bir ezab vardir.
34. Siz ele kechirmemishden qabaq tovbe edenler istisna olmaqla! Buna gore de bilin ki, Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
35. Ey iman getirenler, Allahdan qorxun, Ona (yaxinlashmaq uchun dergahina yaxin olanlardan ve saleh emellerden Ona) teref vasite axtarin ve Onun yolunda cihad edin, belke nicat tapdiniz.
36. shubhesiz, eger yer uzunde olanlarin hamisi ve ustelik bir o qederi de kafirlerin olsa ki, onu Qiyamet gununun ezabi(ndan qurtulmalari) uchun fidye versinler, onlardan qebul olunmaz. Onlar uchun agrili bir ezab vardir.
37. Daim oddan chixmaq isteyerler. Amma esla oradan chixan deyildirler. Onlar uchun hemishelik bir ezab vardir.
38. (Ey Islam hakimleri,) ogru kishi ve ogru qadinin elini (bash barmaqlarini chixmaqla sag ellerinin dord barmaqlarini) etdikleri ishin muqabilinde Allah terefinden mueyyenleshdirilmish bir ceza olaraq kesin. Allah yenilmez qudret ve (yaradilish ve sherietde) hikmet sahibidir.
39. (Kim etdiyi zulmunden sonra tovbe etse ve (eqide ve emelini) duzeltmeye bashlasa, shubhesiz, Allah ona nezer salar ve tovbesini qebul eder. Heqiqeten Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
40. Meger goylerin ve yerin heqiqi seltenet ve mulkiyyetinin Allaha mexsus olmasini bilmirsen?! (chunki yaratmaq, qorumaq, ishlerin nizama salinmasi ve yox etmek, bunlarin hamisi Onun irade ve isteyinin tesiri altindadir.) Istediyine (edalet ve hikmete uygun olaraq) ezab verer ve istediyini (rehmet esasinda) bagishlayar. Allah her sheye qadirdir.
41. Ey Peygember, kufrde (ona meyl gostermekde ve komek etmekde) telesen kesler - ister dilleri ''iman getirdik'' deyib qelbleri iman getirmemish kesler (munafiqler), isterse de yehudiler seni kederlendirmesinler. Onlar chox yalan eshiden ve senin yanina gelmeyen destenin (alimlerinin) emrlerine chox qulaq asan (tabe olan)lardir. (Onlarin alimleri) o kesler(dir) ki, (Tovratin) kelmeleri (ve hokmlerini) oz yerlerinde qerar tutduqdan sonra tehrif edirler (ve avamlarina) ''eger bunu (bu hokmu) size verseler, goturun ve eger onu vermeseler (ondan bashqasini verseler) chekinin'' deyirler. Sen Allahin ezab(a duchar) ve xar olmasini istediyi kesden Allah(in ezabin)dan esla bir sheyi def ede bilmezsen. Onlar Allahin qelblerini pak etmek istemediyi keslerdir. Onlar uchun dunyada xarliq, axiretde ise boyuk bir ezab olacaqdir.
42. Onlar yalana chox qulaq asaraq onu qebul eden ve haram yeyenlerdir (onlar oz alimlerinden yalan qebul edirler ve alimleri camaatdan rushvet alirlar). Buna gore de eger senin yanina gelseler, istesen onlarin arasinda hokm et, yaxud onlardan uz donder. eger uz dondersen, sene esla bir ziyan vura bilmezler. eger hokm etsen, aralarinda haqq-edaletle hokm et, chunki Allah edaletlileri sevir.
43. Allahin hokmu icherisinde olan Tovrat onlarin yanlarinda ola-ola seni nece hakim teyin edir, sonra onun (senin chixardigin hokmun) ardinca (chixarilmish hokmun kitablari ile ust-uste dushmesine baxmayaraq) uz donderirler?! Onlarin (oz kitablarina da) imanlari yoxdur.
44. Heqiqeten Biz onda hidayet ve nur olan Tovrati nazil etdik. (Musanin zamanindan Isanin zamanina qeder Musanin dinine) teslim olan peygemberler onun esasinda yehudiler uchun hokm chixarirdilar. Hemchinin rebbani (Allahperest) alimler ve (Tovratshunas) bilik sahibleri onlardan Allahin kitabinin qorunmasi istenildiyi ve onlar onun (qalmasi ve toxunulmazligina) shahid olduqlari uchun (onun esasinda hokm chixarirdilar). Odur ki, (ey yehudi alimleri,) insanlardan qorxmayin, Menden qorxun ve Menim ayelerim(i tehrif etmek) vasitesile az bir qazanc elde etmeyin! Allahin nazil etdiyinin esasinda hokm etmeyenler - mehz onlardir kafirler!
45. Biz o kitabda onlar uchun (bele) qerara aldiq ki, canin muqabilinde can, gozun muqabilinde goz, burunun muqabilinde burun, qulagin muqabilinde qulaq ve dishin muqabilinde dishdir (ve bunlarin her birinin qisasi alinir). Yaralarin da qisasi vardir. Kim qisas alinmasina boyun qoysa bu, (onun hemin gunahi uchun) bir keffaredir. Kim qisas almaqdan kechse, bu, (onun gunahlari uchun) bir keffaredir. Allahin nazil etdiyinin esasinda hokm etmeyenler - mehz onlardir zalimlar!
46. Onlarin (qabaqki peygemberlerin) ardinca Meryem oglu Isani gonderdik ki, o, ozunden evvelki Tovrati tesdiqleyirdi. Ve ona ichinde hidayet ve nur olan, ozunden evvelki Tovrati tesdiq eden ve pehrizkarlar uchun hidayet ve nesihet olan Incil verdik.
47. Gerek Incil ehli Allahin onda nazil etdiyinin esasinda hokm etsin. Allahin nazil etdiyinin esasinda hokm etmeyenler - mehz onlardir fasiqler!
48. Biz bu kitabi sene haqq ve dogru olaraq ozunden evvelki (semavi) kitablari tesdiq eden ve onlara hakim, nezaretchi, qoruyan ve shahid kimi nazil etdik. Buna gore de onlarin arasinda Allahin (sene) nazil etdiyinin esasinda hokm et ve hech vaxt sene gelmish haqdan donerek onlarin (nefsi) isteklerine tabe olma. Siz (ummetler)in her biriniz uchun aydin bir sheriet ve yol qoyduq. eger Allah (oz qeti iradesi ile) isteseydi, shubhesiz, sizin haminizi (butun ummetleri) bir ummet ederdi (tarix boyu butun besheriyyete eyni durgun zehni istedad verer ve hamini bir sheriete mohtac ederdi). Lakin sizi, size verdiyi sheyle imtahan etmek istedi (buna gore de insanlara kamilleshmesi mumkun olan muxtelif istedadlar verdi ve onun tekamulune uygun olaraq sherietler nazil etdi). Buna gore de xeyir ishlere dogru bir-birinizi qabaqlayin. Haminizin qayidishi Allaha terefdir. O sizi, baresinde ixtilafda oldugunuz sheyden xeberdar edecekdir.
49. (Sene vehy etdik ki,) onlarin arasinda Allahin nazil etdiyinin esasinda hokm et, onlarin nefsi isteklerine tabe olma ve onlardan chekin ki, mebade seni Allahin sene nazil etdiyinin bezisinden dondereler. Belelikle eger onlar (senin hokm etmeyinden) uz donderseler, bil ki, Allah onlari bezi gunahlarinin cezasi olaraq musibete duchar etmek isteyib. elbette insanlarin choxu fasiq ve Allahin itaetinden chixandirlar.
50. Bes onlar cahiliyyet dovrunun hokmunu isteyirler?! (Yaradilishin bashlangic ve sonuna) yeqinliyi olanlar uchun kimin hakimliyi Allahin hakimliyinden daha yaxshidir?!
51. Ey iman getirenler, yehudi ve xachperestleri ozunuze dost ve komekchi tutmayin, onlar bir-birlerinin dostu ve komekchileridir. Sizden kim onlari ozune dost ve komekchi tutsa, onlardan olacaqdir (ve zalimdir ve) shubhesiz, Allah zalim desteni hidayet etmez.
52. Belelikle qelblerinde xestelik (nifaq ve ikiuzluluk xesteliyi) olan keslerin onlar(la dostlug)a telesmelerini, ''bize pis bir hadisenin uz vermesinden (Islam dovletinin suquta ugramasindan ve onlarin bize hakim olmalarindan) qorxuruq'' demelerini gorursen. umid var ki, Allah (muselmanlar uchun) bir qelebe, yaxud oz terefinden bir ish qarshiya chixarsin (kafirleri bashqa yolla helak etsin) ve onlar qelblerinde gizletdikleri sheye gore peshman olsunlar.
53. Iman getirenler (munafiqlerin nifaqi uze chixan zaman bir-birlerine) deyerler: ''Sizinle birlikde olmalarina dair Allaha mohkem and ichenler bunlar idiler?!'' (Dogrudan da) onlarin (munafiqlerin) emelleri batil ve puch oldu ve onlar ziyana ugradilar.
54. Ey iman getirenler, sizden kim oz dininden donse (Allaha bir ziyan vurmaz), Allah tezlikle ozunun sevdiyi ve Onu seven bir desteni getirer. (Onlar) mominlerin qarshisinda ram ve tevazokar, kafirlerin qarshisinda ise qudretli ve qalibdirler, Allah yolunda cihad edir ve hech bir tene vuranin tenesinden qorxmurlar. Bu (iman, mehebbet ve shucaet) Allahin lutfudur ki, onu istediyine verir. Allah (vucud, qudret ve rehmet baximindan) genish ve bilendir.
55. Heqiqeten sizin bashchiniz ve ishlerinizin ixtiyar sahibi yalniz Allah, Onun peygemberi ve iman getirenler - namaz qilib ruku halinda zekat veren keslerdir. (Her iki mezheb terefinden neql edilmish revayetlere esasen, cem shekilde buyurulan bu ayenin yegane numunesi Eli eleyhis-salam ve onun ruku halinda uzuk bagishlamasidir).
56. Kim Allahi, Onun peygemberini ve iman getirenleri (oz) sahib ve bashchi(si) kimi qebul etse (Allahin firqesindendir ve) shubhesiz, Allah firqesi qalibdir.
57. Ey iman getirenler, sizden evvel (semavi) kitab verilmish keslerden ve (diger) kafirlerden sizin dininizi laga qoyan ve ele salanlari ozunuze dost ve komekchi tutmayin ve eger mominsinizse Allahdan qorxun.
58. (Insanlari azan vasitesile) namaza chagirdiginiz zaman onlar onu laga qoyar ve ele salarlar. Bu ona goredir ki, onlar dushunmeyen bir tayfadirlar.
59. De: ''Ey kitab ehli, meger bizden yalniz Allaha, (Onun terefinden) bize nazil olana ve bizden once (kechmish peygemberlere) nazil olana iman getirmeyimizi, sizin choxunuzun ise itaetsiz olmaginizi eyb tut(m)ursunuz?!'' (Bu aye bu soze oxshayir ki: ''Mene menim yalniz varli, senin ise yoxsul olmagini, yaxud menim alim, senin ise nadan olmagini eyb tutursan.'')
60. De: ''Size Allah yaninda cezalari (sizin irad tutdugunuz bu mominlerinkinden) daha pis olan keslerden xeber verimmi? Onlar (sizin kechenlerinizden) Allahin lenet etdiyi, qezeblendiyi,bezisini meymunlar ve donuzlar suretine saldigi ve Taguta perestish etmish keslerdir. Onlardir yerleri daha pis olan ve duz yoldan daha chox azanlar!''
61. Onlar sizin yaniniza gelende ''iman getirdik'' deyerler, halbuki, shubhesiz (sizin huzurunuza) kufr eqidesi ile gelib ve (ele) hemin eqide ile de xaric olublar! Allah onlarin hemishe gizletdiklerini daha yaxshi bilir.
62. Onlarin choxunun gunah etmek, (bashqalarinin huququna) tecavuzkarliq ve haram yemekde telesdiklerini gorursen. Onlarin hemishe etdikleri chox pisdir!
63. Ne uchun (yehudi ve xachperestlerin) ilahi alimler(i) ve dini bilik sahibleri onlari gunah danishiqdan ve haram yemekden chekindirmirler?! Onlarin hemishe etdikleri chox pisdir!
64. Yehudiler dediler: ''Allahin Eli baglidir (hem sheriet merhelesinde ve hem de insanlara eta ve bexshish etmekde! Ve ele buna gore de dinin ister Tovratda, isterse de bashqasinda olan hokmleri nesx oluna bilmez. Hemchinin eta ve bexshishde de ona gore ki, mominlerin hamisi yoxsuldurlar ve Allah insanlardan borc isteyir).'' oz elleri baglansin ve dedikleri sozun cezasi olaraq Allahin rehmetinden uzaq dushsunler! eksine, Onun her iki (qudret) Eli daim achiqdir ve Onun kamil qudreti hemishe qalmaqdadir (hokm ve sherietleri nesx edir, dost ve dushmenlere dunyada ve axiretde) istediyi kimi eta ve bexshish edir. shubhesiz, Rebbin terefinden sene nazil olan shey, onlarin bir choxunun azginliq ve kufrunu artiracaqdir. Biz onlarin (yehudiler, xristianlar ve onlarin firqeleri) arasinda Qiyamet gunune qeder dushmenchilik ve kin salmishiq. Ne vaxt (muselmanlarla) bir muharibe alovu yandiriblarsa, Allah onu sondurub. Onlar yer uzunde fesad yolunu gedirler. Allah fesad toredenleri sevmir.
65. eger kitab ehli (Islama) iman getirseydi ve teqvali olsaydilar, shubhesiz, onlarin gunahlarini temizleyer ve onlari nemeti bol olan Cennetlere daxil ederdik.
66. eger onlar (esl) Tovrata ve Incile ve onlara nazil olana emel etseydiler, shubhesiz (hem) bashlarinin ustunden ve (hem de) ayaqlarinin altindan ruzi yeyerdiler (goyun ve yerin bereketlerinden faydalanardilar). Onlardan motedil ve duz olan bir deste var. choxlarinin gorduyu ishler pisdir.
67. Ey Peygember, Rebbin terefinden sene nazil olani chatdir! eger (bunu) etmesen, (ele bil ki,) Onun (hech bir) tapshirigini chatdirmamisan. Allah seni insanlardan (onlarin fitne ve sherinden) qoruyacaq. shubhesiz, Allah kafirlerin destesini hidayet etmez.
68. De: ''Ey kitab ehli, siz (heqiqi) Tovrat ve Incili ve Rebbiniz terefinden size nazil olani (emeli suretde) berqerar etmeyince bir sheyde (dogru dinde) deyilsiniz.'' shubhesiz, Rebbin terefinden sene nazil olan shey, onlarin choxunun azginliq ve kufrunu artiracaqdir. Buna gore de kafir deste uchun qem yeme.
69. Heqiqeten, (Islama) iman getirenler, yehudiler, Sabiiler (Nuhun, yaxud Yehyanin ardicillari) ve xachperestlerden (bu destelerin oz peygemberinin esrinde) Allaha ve axiret gunune iman getirib yaxshi ishler goren kesler uchun (Qiyamet gunu) bir qorxu yoxdur ve onlar qemgin olmazlar.
70. Heqiqeten, Biz Israil ovladlarindan (tovhid ve peygemberlere iman baresinde) ehd-peyman aldiq ve onlara peygemberler gonderdik. Ne vaxt (hansisa) bir peygember onlara urekleri istemeyen bir shey getirirdise, (hemin peygemberlerin) bir qismini tekzib edir, bir qismini oldururduler.
71. Onlar (onlar uchun) imtahan ve ezab olmayacagini guman etdiler. Belelikle kor ve kar oldular. Hemin vaxt Allah onlara nezer saldi ve tovbelerini qebul etdi. Yene onlarin choxu kor ve kar oldular. Allah onlarin etdiklerini gorendir.
72. shubhesiz, ''Allah hemin Meryem oglu Mesihdir (vucudu vacib olan varliq mumkun varliga chevrilib ve ya vucudu vacib olan varliq mumkun varliga daxil olub)'' deyen kesler kafir oldular. Halbuki Mesihin ozu ''ey Israil ovladlari, (hem) menim Rebbim ve (hem de) sizin Rebbiniz olan Allaha ibadet edin. shubhesiz, Allah Ona sherik qoshana Cenneti haram eder ve onun qalacagi yer oddur. Zalimlara esla komek eden yoxdur'' demishdi.
73. shubhesiz, ''Allah uch ilahi unsurden (ata, ogul ve Ruhul-Qudusdan) biridir'' deyenler kafir oldular, halbuki tek olan Allahdan bashqa hech bir tanri yoxdur. eger dediklerinden chekinmeseler, shubhesiz onlardan (bu etiqadla) kafir olanlara agrili bir ezab yetishecekdir.
74. Bes ne uchun onlar, Allah chox bagishlayan ve mehriban oldugu halda, Allaha teref qayitmir ve Ondan bagishlanmaq dilemirler?.
75. Meryem oglu Mesih yalniz bir peygemberdir ki, ondan evvel de peygemberler kech(ib-get)mishler. Onun anasi chox dogruchu ve emeli duz bir qadin olub. Onlarin her ikisi yemek yeyirdiler (dunyaya gelmesi, peygemberliyi ve yemek yemesi, bunlarin her uchu Incilde var. Demeli onlar Allah olmayiblar). Gor Biz aye ve (oz tovhidimizin ve Isanin bende olmasinin) nishaneleri(ni) nece beyan edirik, sonra (da) gor onlar nece ve hara qaytarilirlar?!
76. De: ''Allahi qoyub (musteqil suretde) size hech bir ziyan ve xeyir vermek imkan ve qudreti olmayan sheye ibadet edirsiniz?! Allah eshiden ve bilendir!
77. De: ''Ey kitab ehli, oz dininizde haqsiz yere ifrata varmayin (besher ovladini Allah ve ya Allahin oglu, yaxud uch Allahdan biri hesab etmeyin) ve hemchinin bundan qabaq (fitretin duz yolundan) azmish, choxlarini azdirmish ve dogru yoldan (peygemberlerin sherietlerinden) sapmish destenin nefsi isteklerine tabe olmayin''.
78. Israil ovladlarindan kafir olanlar Davudun ve Meryem oglu Isanin dili ile lenetlendiler. Bu, onlarin itaetsizlik etmeleri ve hemishe (Allahin teyin etdiyi) heddi ashmalarina gore idi.
79. Onlar etdikleri hech bir chirkin ishden el chekmir (ve bir-birlerini chekindirmir)diler. Dogrudan da onlarin gordukleri ish chox pis idi.
80. Onlarin choxunu kafirlerle (mushriklerle) dostluq eden gorursen. Dogrudan da nefsi isteklerinin onlar uchun qarshiya chixardigi shey pisdir ki, Allah onlara qezeb etmish ve onlar ilahi ezabda hemishelikdirler.
81. eger onlarin Allaha ve Peygembere ve ona nazil olana imanlari olsaydi, onlari (mushrikleri) dost tutmazdilar. Lakin onlarin choxu itaetsizdirler.
82. shubhesiz, insanlarin iman getirenlere qarshi dushmenchilikde en qatisinin yehudiler ve mushrikler olmasini goreceksen. Onlarin mominlerle dostluqda en yaxin olanlarinin ise ''biz xachperestlerik'' deyenler oldugunu gorersen. Bu, ona goredir ki, onlarin bir qismi keshishler ve rahiblerdir ve onlar tekebburlenmir, ozlerini yuxari tutmurlar.
83. Onlar Peygembere nazil olani eshiden zaman haqqi tanidiqlari uchun gozlerinden yash axdigini gorersen. Onlar deyerler: ''Ey Rebbimiz, iman getirdik, odur ki, bizi (daim Senin huzurunda) shahid olanlardan (ve axiret aleminin shahidlerinden) et''!
84. ''Rebbimizin bizi salehlerin destesine daxil ve onlarla birge etmesine goz tikdiyimiz halda bize ne olub ki, Allaha ve haqdan bize gelene iman getirmeyek?''
85. Belelikle, Allah bu sozlerinin muqabilinde onlari (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetlerle mukafatlandirdi ki, orada ebedi qalacaqlar. Budur yaxshi ishler gorenlerin mukafati.
86. Kafir olub ayelerimizi ve nishanelerimizi inkar ve tekzib eden kesler ise Cehennemin yoldashlaridir.
87. Ey iman getirenler, Allahin size halal etdiyi pak sheyleri (haram edilmemish muxtelif yashayish vasitelerini) ozunuze haram etmeyin ve heddi ashmayin (halalin hedlerini asharaq harama da kechmeyin) ki, heqiqeten Allah heddi ashanlari sevmir.
88. Ve Allahin ruzi olaraq size verdiklerinin halal ve pak olanlarindan yeyin (ve sherietin haram buyurduqlarindan ve zaten murdar olan sheylerden chekinin) ve iman getirdiyiniz Allahdan qorxun.
89. Allah sizi bihude ve niyyetinde olmadiginiz andlar(i pozmaginiz)a gore cezalandirmaz, lakin sizi ciddi irade ile ichdiyiniz andlar(i pozmaginiz)a gore cezalandirar. Buna gore de onu (pozmagi)n keffaresi oz ailenize yedirtdiyiniz orta hesabla on feqire yemek vermek, yaxud onlari geyindirmek ve ya bir qul azad etmekdir. Belelikle, eger kimse (bunlari) tapmasa (onun keffaresi) uch gun oruc tutmaqdir. Budur and ichdiyiniz (ve onu pozdugunuz) zaman sizin andlarinizin keffaresi! Gerek oz andlarinizi qoruyasiniz (ve pozmayasiniz). Allah oz ayelerini sizin uchun bu cur achiqlayir (ki), belke shukr edesiniz.
90. Ey iman getirenler, heqiqeten sherab, qumar ve asilmish butler(e ibadet etmek, onlar uchun qurban kesmek ve hemin qurbanin etinden yemek) ve qumardaki pushk oxlari necis ve murdardir ve sheytanin ixtiralarindandir. Buna gore de onlardan chekinin, belke nicat tapasiniz.
91. Heqiqeten sheytan sherab ve qumarla (sizi onlara alude edib onlarin dushkunu etmekle) aranizda dushmenchilik ve kin salmaq ve sizi Allahin zikrinden ve namazdan saxlamaq isteyir. Bele ise el chekeceksinizmi?
92. Allaha itaet edin, Onun peygemberine tabe olun ve (onunla muxalifet etmekden) chekinin. Belelikle, eger uz donderseniz, bilin ki, Bizim peygemberimizin vezifesi yalniz (ona tapshirilani) aydin shekilde chatdirmaqdir (onun icrasi peygemberin vezifesi deyildir. Icra imametin vezifelerindendir ve hemchinin peygemberin vezifesi cezalandirmaq da deyil, chunki bu, Allahin istek ve iradesinden asilidir).
93. Iman getirib yaxshi ishler goren keslere (haram olmamishdan qabaq sherabdan, murdardan ve qumarla elde edilen mehsuldan) daddiqlarinda (hemin sheyler haram olduqdan sonra ise) teqvali olaraq (dinin esline umumi shekilde) iman getirib yaxshi ishler gordukleri, sonra teqvali olub (dinin hokmlerine mufessel suretde) iman getirdikleri ve yene de teqvali olub yaxshi ish gordukleri (din hokmlerini kamil ve gozel suretde yerine yetirdikleri) teqdirde bir gunah yoxdur. Allah yaxshilari ve yaxshi ish gorenleri sevir.
94. Ey iman getirenler, Allah gizlinde Ondan qorxanlari ashkar etmek (ezeli elminin xaricde gerchekleshmesi) uchun sizi mutleq eliniz ve nizeniz chatan ovdan bir sheyle (ehram halinda olan zaman quru heyvanlarini ovlamagi qadagan etmekle) imtahan edecekdir (ki, hemin heyvanlar sizden hurkmesinler ve size yaxinlashsinlar). Belelikle, bundan sonra kim (mueyyenleshdirilmish) heddi ashsa, onun uchun agrili bir ezab olacaqdir.
95. Ey iman getirenler, ehram halinda olarken ov oldurmeyin. Sizden kim bilerekden onu oldurse, boynuna (ehlileshdirilmish) dordayaqlilar cinsinden, oldurduyunun benzeri olan bir keffare dushur (meselen, devequshunun keffaresi deve, dag kechisinin keffaresi inek ve ceyranin keffaresi qoyundur). Sizden iki nefer adil (adam) bu benzerliye shehadet versin ve o, qurbanliq kimi Ke`beye (Ke`benin etrafindaki qurbanliq yerine) chatsin. Yaxud keffare (o benzer heyvanin qiymeti qeder) feqirlere yemek vermek ve ya onun qeder oruc tutmaqdir (onun qiymetinin beraberi qeder her feqire bir mudd yeni yeddi yuz elli qram yemek vermelidir, yaxud mudlerin sayi qeder oruc tutmalidir) ki, oz ishinin cezasini dadsin. Allah kechenlere goz yumdu (birinci defeni keffare ile bagishladi). Kim yeniden qayitsa (yeniden Heremde ov etse , daha bunun keffaresi yoxdur, lakin) Allah ondan intiqam alacaqdir ve Allah yenilmez qudret ve intiqam sahibidir.
96. Sizin ve musafirler uchun behrelenmek vasitesi olsun deye, size (ehram halinda olarken) denizden ov ovlamaq ve ondan yemek halal edildi. Ne qeder ki, ehramdasiniz size qurudan ov ovlamaq haramdir. Qorxun o Allahdan ki, Onun huzuruna toplanilacaqsiniz.
97. Allah Ke`beni - o mohterem ve tehlukesiz evi, haram ayi (Hecc ayini ve ya dord haram ayi), nishanesiz qurbanligi ve nishaneli qurbanlari insanlarin (din ve dunyasinin) dayaq ve berqerarliq vasitesi etdi. Bu (boyuk ve hikmetli qanunvericilik) ona goredir ki, siz bilesiniz (ki): shubhesiz, Allah goylerde olani ve yerde olani bilir ve Allah her bir sheyi bilendir.
98. Bilin ki, Allah (hem) agir cezalandirandir ve (hem de) Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
99. Bizim peygemberimizin vezifesi yalniz (dinin hokmlerini) chatdirmaqdir (ve hemin hokmlerin cemiyyetde emeli suretde icrasi imametin vezifelerinden, savab ve ceza vermek ise rububiyyete aid ishlerdendir). Allah ashkar etdiklerinizi de, gizletdiklerinizi de bilir.
100. De: ''Murdarlarin choxlugu seni teeccublendirse de, murdarla pak (ister insanin ruhiyyesinde olsun, isterse de onun eqide, exlaq ve emelinde) esla bir deyildir.'' Odur ki, ey agil sahibleri, Allahdan qorxun, belke nicat tapdiniz.
101. Ey iman getirenler, (omrun muddeti, dostlarin olumu, var-dovletin elden chixmasi ve yaradilish aleminin hikmetine ve kamil qurulushuna uygun olaraq gizli qalan meseleler kimi) size ashkar olacagi teqdirde sizi narahat ve qemgin edecek sheyler baresinde (Peygemberden) sorushmayin. eger Qur`an nazil (ve vehy meleyi hazir) olan zaman onlarin baresinde sorushsaniz, sizin uchun ashkar olar. Allah onlardan (kechmishde verilmish yersiz suallardan) kechdi (onlari efv etdi). Allah chox bagishlayan ve helimdir.
102. elbette, sizden qabaq bir deste bu sheyleri sorushdu, sonra ise ona kafir oldu.
103. Allah hech bir heyvani(n istifadesini) ''behire'', ''saibe'', ''vesile'' ve ''ham'' (adi ile haram ve qadagan) etmemishdir. (Behire besh defe dogmush deve, saibe xeste uchun nezr deyildiyine gore azad olunmush deve, vesile balasi onlarin ve butlerin arasinda mushterek olan qoyun ve ham on defe dogmush devedir ki, cahiliyyet dovrunde bunlardan istifadeni haram sayirdilar.) Lakin kafirler Allaha qarshi yalan uydururlar ve onlarin choxu dushunmurler.
104. Onlara ''Allahin nazil etdiyine ve Peygembere teref gelin'' deyilende, ''atalarimizin getdiyi yol (onlarin eqide ve emelleri) bize besdir!'' deyerler. Goresen atalari hetta bir shey bilmemish ve (duz yola) hidayet olunmamish olsalar bele (bunlar yene de kor-korane suretde onlari teqlid edecekler)?
105. Ey iman getirenler, ozunuzu gozleyin! eger siz ozunuz dogru yolda olsaniz, yolunu azmish kes(in zelaleti) size hech bir zerer yetire bilmez (herchend ki, onu da dogru yola devet etmelisiniz). Haminizin qayidishi Allaha terefdir. Belelikle O, sizi etdiklerinizden xeberdar edecekdir.
106. Ey iman getirenler, sizden birinin olumu chatan zaman, vesiyyet vaxti aranizdaki shahid, sizin ozunuzden (mominlerden) iki adil kishi olsun. Yaxud eger olum musibeti size seferde oldugunuz zaman yetishse (ve mominlerden shahid tapmasaniz), ozunuzden olmayan iki nefer (shahid) olsun. eger (shehadet verdikleri zaman onlarin duz danishmalarina) shekk etseniz, her ikisini namazdan sonra saxlayirsiniz ve onlar da Allaha and ichirler ki: biz (shahidlik etdiyimiz mesele) qohumlarimiz(la elaqedar) olsa bele oz shehadetimiz vasitesile azaciq (da olsa) bir qazanc elde etmir ve ilahi shehadeti gizletmirik, yoxsa mutleq gunahkarlardan olariq.
107. Belelikle, eger (yalan danishmaqla) o ikisinin (hemin iki shahidin) gunaha batmalari melum olsa, zulm ve xeyanete meruz qalan keslerden ve olene yaxin olanlardan (yeni iddiachi olmalarina baxmayaraq olenin varislerinden olan) diger iki shahid onlarin yerine kechir ve Allaha and ichirler ki: bizim shahidliyimiz o ikisinin shahidliyinden daha duzgundur ve biz (haqq baresinde) heddi ashmamishiq, eks halda zalimlardan olariq.
108. Bu (usul, yeni shekk yaranan kimi shahidlere and ichdirilmesi ve onun yalanchi olmasi ferz olunduqda iddiachinin and ichmesi) onlarin shehadeti duzgun yerine yetirmelerine ve ya onlarin andlarindan sonra bashqa andlarin (iddiachilara) qaytarilmasindan (ve neticede rusvay olmaqdan) qorxmalarina daha yaxindir. Allahdan qorxun ve (Onun emrlerini) eshidin. Allah itaetsiz camaati hidayet etmir.
109. (Yada sal) o gun(u) ki, Allah butun peygemberleri bir yere toplayaraq deyecek: ''(Devetiniz muqabilinde) size ne cavab verildi?'' Deyecekler: ''Bizim hech bir elmimiz yoxdur (Senin elmin muqabilinde bizim elmimiz hechdir; yaxud onlarin ishlerinin batinini bilmirik ve ya bizden sonra etdiklerinden xeberimiz yoxdur). Heqiqeten gizlinleri kamil suretde bilen Sensen''.
110. (Yada sal) o zaman(i) ki, Allah dedi: ''Ey Meryem oglu Isa, Menim sene ve anana olan nemetimi xatirla, o zaman ki, seni Ruhul-Qudusla quvvetlendirdim ve sen camaatla beshikde iken (mocuze yolu ile) ve orta yashlarinda (vehy yolu ile) danishirdin; o zaman ki, sene kitab (oz kitabini ve semavi kitablari), sheriet hokmlerini, eqli elmleri, Tovrati ve Incili oyretdim; o zaman ki, Menim (yaradilish) iznimle gilden qush shekline benzer (bir shey) duzeldir, sonra ona ufururdun ve o, Menim iznim ve irademle qush olurdu; Menim iznimle anadangelme kora ve cuzamli xesteye shefa verirdin; o zaman ki, Menim iznimle oluleri (qebirden diri) chixarirdin; o zaman ki, Israil ovladlari uchun (peygemberliye dair) aydin deliller getirdiyin vaxt, onlarin (sherrinin sene deymesinin) qarshisini aldim, belelikle, onlardan kafir olanlar dediler: ''Bu (mocuzeler), ashkar cadudan bashqa bir shey deyildir!''
111. Hevarilere (Isanin vezirlerine ve xas sehabelerine) ''Mene ve Menim peygemberime iman getirin'' deye vehy gonderen zaman onlar ''iman getirdik, shahid ol ki, biz Senin emrine teslim olanlariq'' dediler.
112. (Ve yada sal) o zaman(i) ki, hevariler dediler: ''Ey Meryem oglu Isa, senin Rebbin bize goyden ''maide'' (tabaq, yaxud yemekle dolu bir sufre) gondere bilermi (zamanin mesleheti bunu teleb edirmi)?'' Dedi: ''eger mominsinizse, Allahdan qorxun''. (Olmaya menim peygemberliyimde shekkiniz var ve bu sebebden mocuze isteyirsiniz?!)
113. Dediler: ''Isteyirik ki, ondan yeyek ve qelblerimiz rahatliq ve sakitlik tapsin ve (gozle gorub yeqinlik elde ederek) bilek ki, sen bize dogru demisen ve biz de buna shahidlerden olaq''.
114. Meryem oglu Isa dedi: ''Ilahi, ey Rebbimiz! Bize goyden yemekle dolu bir ''maide'' (sufre) nazil et ki, o bizim uchun - hem birincimiz, hem de sonuncumuz uchun bir bayram ve Senin terefinden bir nishane ve mocuze olsun; ve bize ruzi ver ki, Sen ruzi verenlerin en yaxshisisan''.
115. Allah buyurdu: ''Heqiqeten, Men onu size nazil edeceyem. Belelikle, eger bundan sonra kimse kafir olsa, shubhesiz, Men ona alemde hele hech kime vermediyim bir ezab vereceyem''.
116. Ve (yada sal Qiyamet gununu) o zaman(i) ki, Allah buyuracaq: ''Ey Meryem oglu Isa, insanlara sen demisen ki, ''meni ve menim anami Allah yerine iki tanri kimi qebul edin?'' Dedi: ''(Ey Rebbim,) Sen (her bir eyb ve noqsandan) paksan, mene haqqim olmayan sheyi demek yarashmaz, eger demish olsaydim shubhesiz, Sen onu bilerdin, Sen menim nefsimde olani bilirsen, (amma) men Senin zatinda olani bilmirem, heqiqeten Sensen gizlinleri kamil bilen!''
117. Men onlara yalniz Senin mene emr etdiyini - ''menim Rebbim ve sizin Rebbiniz olan Allaha ibadet edin'' demishem. Ne qeder ki, onlarin arasinda idim, onlara shahid idim. Ele ki, meni (ozune teref) qaldirdin, Sen ozun onlara nezaretchi idin. Sen her bir sheyden xeberdar ve (her bir sheyi) bilensen''.
118. ''eger onlara ezab versen, onlar Senin bendelerindir (ve Senin ezabin eynile edaletdir) ve eger onlari bagishlasan (bu qudret ve hikmet esasindadir ve) heqiqeten, Sen ozun yenilmez qudret ve hikmet sahibisen''.
119. Allah buyurar: ''Bu dogruchulara (eqide, danishiq ve emeldeki) duzluklerinin fayda verdiyi bir gundur. Onlar uchun (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetler vardir, orada ebedi qalacaqlar. Allah onlardan razidir ve onlar da Allahdan razidirlar. Budur boyuk ugur!''
120. Goylerin, yerin ve onlarda olanlarin heqiqi malik ve hakimi Allahdir (chunki, onlarin yaradilishi, qorunmasi, ishlerinin nizama salinmasi ve sonra nezerde tutulan vaxtda yox edilmesi Allahin kamil istek ve iradesinden asilidir) ve O her sheye qadirdir.

MeÇuLaSiQ
12-13-2009, 11:09
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Hemd ve sena goyleri ve yeri yaradan, qaranliqlari ve aydinligi vucuda getiren Allaha mexsusdur. (Bele bir ezemetli yaradilishin zati tovhide ve bu qudretin yalniz Allaha mexsus olmasina delalet etmesine baxmayaraq) kafirler yene de Rebblerine sherik qoshur ve (butleri Ona) tay tuturlar.
2. Sizi (birinci ata-ananizi birbasha, o ikisinin neslini ise vasite ve merheleler kechmekle) palchiqdan yaradan, sonra (sizin her biriniz uchun omur) muddet(i) mueyyenleshdiren Odur. Mueyyen olunmush bir muddet de Onun yanindadir (sherti eceli ''mehv ve isbat'' lovhesinde yazib, qeti ecel ise ''Lovhi-Mehfuz''dadir, yaxud bu dunyada olan gerchekliklerdir). Siz (bu qudret, nezm ve hikmeti mushahide etdikden sonra Allah ve ya Qiyamet baresinde) yene de shekk edirsiniz.
3. Goylerde ve yerde olan tek Allah Odur. O, sizin gizlininizi de, ashkarinizi da bilir ve (yaxshi ve pisden) elde etdiklerinizden de xeberdardir.
4. Onlar Rebbleri terefinden onlara gelen her bir nishane ve mocuzeden (onlari qebul etmekden) uz donderirler.
5. Heqiqeten onlar haqq (Qur`an ve mocuzeler) onlara gelen zaman onu tekzib etdiler. Odur ki, tezlikle, istehza etdikleri sheyin xeberleri (bu barede ved edilmish cezalar) onlara yetishecekdir.
6. Meger onlardan qabaq nece chox insan cemiyyetlerini helak etdiyimizi gormediler? Onlara yer uzunde size vermediyimiz imkanlari vermishdik. Buludlari yagan halda onlarin uzerine gondermish ve chaylari onlarin (ayaqlari) altindan axitmishdiq. (Lakin onlar nankorluq etdiler.) Buna gore de Biz gunahlarinin cezasi olaraq onlari helak etdik ve onlardan sonra diger bir toplum vucuda getirdik.
7. eger sene kagiz sehife uzerinde bir yazi nazil etsek ve onlar oz elleri ile ona toxunsalar bele, kafirler yene de ''bu, ashkar sehrden bashqa bir shey deyildir'' deyecekler.
8. Onlar ''ne uchun ona bir melek nazil olmur (ki, onun peygemberliyine shehadet vererek, onunla birge insanlari qorxutsun)?'' dediler. eger melek nazil etsek (ve onlar inkar etseler, Bizim enenevi qanunlarimiza uygun olaraq) ish (onlarin helak olmalari) mutleq sona chatar ve onlara daha hech bir mohlet verilmez.
9. eger onu melek etseydik (Peygemberi meleklerden sechib gondermeli olsaydiq, melekle insanin covherinin muxtelifliyine gore ve onlarin qarshiliqli anlashma ve munasibet qurmalari qeyri-mumkun oldugu uchun) onu mutleq kishi shekline salar ve onlar (haqqi batile) oxshar hala saldiqlari kimi (Biz de mutleq bu ishi) onlara ortulu ve anlashilmaz ederdik (ve onlar ''bu da bizim kimi bir insandir'' deyerdiler).
10. shubhesiz, senden evvelki peygemberler de istehza ve mesxere olundular. Belelikle onlari mesxere eden keslere mesxere etdikleri shey (ildirim, zelzele ve saire) nazil oldu ve onlari burudu.
11. De: ''Yer (uzun)de gezib-dolanin, sonra tekzib edenlerin aqibetinin nece olmasina nezer salin!''.
12. De: ''Goylerde ve yerde olan kime mexsusdur?'' De: ''Allaha mexsusdur''. O (ozu) ozune (bendelerine qarshi) rehmli olmagi mueyyenleshdirmishdir. (Buna gore de) sizi (evvelincinizden axirincinizadek) mutleq baresinde hech bir shekk-shubhe olmayan Qiyamet gununde bir yere toplayacaqdir. (Lakin) ozlerini uduzmush ve ziyana salmish kesler iman getirmezler.
13. Gece ve gunduz (cherchivesin)de qerar tutmush (yeni yer kuresinde, elece de guneshin diger planetlerinde onun nur ve kolgesinin ehate dairesinde olan her bir) shey Ona mexsusdur ve Odur eshiden ve bilen!
14. De: ''Goylerin ve yerin yaradani olan ve (bashqalarini) yedizdirib ozu yedizdirilmeyen Allahdan qeyrisinimi ozume bashchi ve yardimchi goturum?!''. De: ''Heqiqeten, mene Islami qebul eden ilk shexs olmagim emr olunmushdur ve (mene deyilmishdir ki,) esla mushriklerden olma(yim)''.
15. De: ''shubhesiz, eger men de Rebbime qarshi itaetsizlik etsem, boyuk gunun ezabindan qorxaram.''
16. (O ezab) hemin gun kimden donderilse, dogrudan da Allah ona rehm etmishdir ve odur ashkar ugur ve qurtulush!
17. eger Allah sene bir zerer-ziyan yetirse, onu Ondan bashqa def eden yoxdur ve eger sene bir xeyir yetirse (onun da davam etmesi ve aradan getmesi Onun elindedir chunki,) heqiqeten, O, her bir sheye qadirdir.
18. Odur bendeleri uzerinde hakim ve qalib ve Odur (bendelerin ishlerinin idaresinde) hikmetli ve (onlarin zahir ve batinlerinden) xeberdar!
19. (Senden peygemberliyinin subutu uchun deliller teleb eden kafirlere) de: ''shahidlik baximindan ne daha boyukdur?'' De: ''Allah menimle sizin aranizda shahiddir ve bu Qur`an mene vehy olunub ki, onun vasitesiyle (hem) sizi ve (hem de besher neslinin koku kesilenedek) onun chatdigi her bir kesi qorxudam. Siz dogrudanmi Allahla birge bashqa mebudlarin olmasina shehadet verirsiniz?'' De: ''Men shehadet vermirem''. De: ''Heqiqeten O, tek olan Allahdir ve shubhesiz, men sizin (Ona) sherik qoshduqlarinizdan uzagam.''
20. (Semavi) kitab verdiyimiz kesler onu (Peygemberi, kitablarinda yazilanlar esasinda) oz ogullarini tanidiqlari kimi taniyirlar. Lakin ozlerini uduzmush ve ziyana ugratmish kesler iman getirmeyecekler.
21. Kim Allaha qarshi yalan uydurmush ve ya Onun ayelerini tekzib etmish kesden daha zalimdir?! shubhesiz, zalimlar nicat tapmayacaqlar.
22. (Yada salsinlar) o gun(u) ki, onlarin hamisini (Qiyamet sehnesinde) bir yere toplayacaq, sonra Allaha sherik qoshmush keslere ''haradadir sizin (Bizim sheriklerimiz olmalarini) guman etdiyiniz sherikleriniz?! (Ne uchun sizin dadiniza chatmirlar?!)'' deyeceyik.
23. Sonra onlarin (axiretde) ''Rebbimiz Allaha and olsun ki, biz esla mushrik deyildik'' demekden bashqa bir behaneleri olmayacaqdir.
24. Gor ozlerine qarshi nece yalan deyirler. Ve uydurduqlari shey onlarin nezerlerinden yox oldu (butler baresinde guman etdikleri ishler ve ezemet pucha chixdi)!
25. Onlarin bezisi sene qulaq asirlar. Biz (onlarin kufrlerinin cezasi olaraq eshitdiklerini) basha dushmemeleri uchun qelblerini perdelerle ortmush ve (haqq sozu eshitmesinler deye) qulaqlarinda agirliq yaratmishiq. eger butun aye ve nishaneleri gorseler bele, yene de iman getirmeyecekler. Hetta senin yanina geldikde seninle mubahise edecek ve kafirler ''bu, (Qur`an) kechmishlerin efsanelerinden bashqa bir shey deyildir'' deyecekler.
26. Onlar (bashqalarini) ondan chekindirir ve ozleri ondan uzaqlashirlar. Onlar ozlerinden bashqa hech kesi helak etmirler ve (bunu) bilmirler (de).
27. eger onlarin odun uzerinde saxlanildiqlari zamani gorsen (qeribe bir menzere mushahide edeceksen)! (Onlar hemin vaxt) ''kash ki, (dunyaya) qaytarilaydiq, bir daha Rebbimizin ayelerini tekzib etmeyeydik ve mominlerden olaydiq!'' deyerler.
28. (Onlar dunyaya qaytarilmaq arzusunda semimi deyildirler,) eksine, qabaqcadan gizletdikleri shey onlara ashkar olub. eger (dunyaya) qaytarilsalar, mutleq (yene de) chekindirildikleri sheye qayidarlar. shubhesiz, onlar yalanchidirlar.
29. Ve (ele onlar) ''bizim bu dunyadaki heyatimizdan savayi bashqa bir heyat yoxdur ve biz (olenden sonra) esla dirildilen deyilik'' dediler.
30. eger onlari Rebblerinin huzurunda (hesab vermek uchun) saxlanilan zaman gorsen! (Allah) buyuracaq: ''Bu, (olumden sonra dirilmek) haqq deyilmi?'' Deyecekler: ''Beli, Rebbimize and olsun (ki, haqdir)''. Buyuracaq: ''Ele ise, etdiyiniz kufrun cezasi olaraq dadin bu ezabi!''
31. Allahla gorush(ecekleri Qiyamet gunun)u tekzib etmish kesler dogrudan da ziyana ugradilar. (Onlarin bu inkarlari) o vaxta kimi (davam edecek) ki, Qiyamet qefleten onlara yetishen zaman, ''baresinde sehlenkarliq etdiyimiz sheye gore vay olsun bize!'' deyecekler. Onlar (hemin gun) oz gunahlarinin agir yukunu dallarinda dashiyacaqlar. Bilin! Onlarin dallarinda dashiyacaqlari yuk nece de pisdir!
32. Dunya heyati oyun ve eylenceden bashqa bir shey deyildir ve shubhesiz, axiret evi teqvalilar uchun daha yaxshidir. Hech dushunmursunuz?
33. shubhesiz, Biz onlarin dediklerinin (seni sehrbaz, shair ve deli adlandirmalarinin) seni kederlendirmesini bilirik. elbette onlar seni tekzib etmirler, lakin zalimlar Allahin aye ve nishanelerini inkar edirler.
34. shubhesiz, senden qabaq (da bir sira) peygemberler tekzib olundular. Belelikle onlar edilen tekzib ve eziyyet muqabilinde sebr etdiler (ve) nehayet, Bizim komeyimiz onlara yetishdi. Allahin kelmelerini (peygemberlere verdiyi komek ve qelebe vedesini) deyishdire bilecek bir kes yoxdur. shubhesiz, peygemberlerin (sebr ve dozumluluk) xeberinden (bezileri) sene chatmishdir.
35. eger onlarin (senin devetinden) uz dondermeleri sene chetin ve agirdirsa, yerde bir delik achib, yaxud goye (daxil ola bilmek uchun) bir nerdivan axtarib onlar uchun (yerin ve goyun derinliklerinden bashqa) bir nishane ve mocuze getire bilsen (et bunu)! eger Allah isteseydi, onlarin hamisini (mecbur suretde, hetta irade mecburiyyeti ile olsa bele) hidayet yoluna toplayardi (lakin mecburi hidayetin tesiri yoxdur). Odur ki, esla nadanlardan olma.
36. Heqiqeten (senin devetine) yalniz (kelami idrak ve dushunce ile) eshidenler (musbet) cavab vererler. (Bu uz donderenler ise oludurler) ve oluleri Allah (Qiyametde) dirildecek, sonra onlar (hesab aparilmaq uchun) Allah(in huzurun)a teref qaytarilacaqlar.
37. (Kafirler) dediler: ''Ne uchun ona (Musanin esasi ve Salehin devesi kimi) bir nishane ve mocuze nazil olmayib?''. De: ''Allah (sizin istediyiniz qebilden olan) bir nishane nazil etmeye qadirdir. Lakin onlarin choxu bilmirler (ki, eger bu nishanelerden nazil olsa, Allahin enenevi qanunlarina esasen, kafirler onu inkar eden kimi ezab nazil olacaqdir).
38. Yer (uzun)de ele bir hereket eden heyvan ve iki qanadi ile uchan ele bir qush yoxdur ki, (yaradilishinin hedefi, omur muddetinin mueyyenleshdirilmesi, neslinin artimi ve heyat terzi baximindan) sizin kimi ummetler olmasinlar. Biz oz kitabimizda (beyan etmek baximindan Lovhi-Mehfuz kitabinda ve yaratmaq baximindan Tekvin kitabinda) hech neyi nezerden qachirmamishiq. Sonra onlar (Qiyamet gunu) hamiliqla (oldukleri yerlerden) oz Rebblerine teref toplanilacaqlar.
39. Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib edenler (cehl ve kufr) zulmetler(in)de olan karlar ve lallardir. Allah istediyini (hidayet olunmasi uchun kifayet edecek qeder delil ve nishaneler teqdim olunduqdan sonra) azginliqda boshlayar ve istediyini (deveti qebul etdikden sonra) dogru yola qoyar.
40. De: ''eger dogruchusunuzsa mene xeber verin ki, eger size Allahin ezabi gelse, yaxud Qiyamet (qefilden) size yetishse, Allahdan qeyrisinimi chagiracaqsiniz?!''
41. eksine, yalniz Onu chagiracaqsiniz - O da eger istese, aradan qaldirilmasi uchun dua etdiyiniz sheyi aradan qaldiracaqdir - ve (Ona) qoshdugunuz sherikleri unudacaqsiniz.
42. shubhesiz, Biz senden evvelki ummetlere (de peygemberler) gonderdik. Belelikle onlari yoxsulluq ve kasibliga, xestelik ve cismani eziyyetlere duchar etdik (ki,) belke (Bizim dergahimiza) boyun eyeler ve yalvarib-yaxaralar.
43. Bes ne uchun Bizim ezabimiz onlara yetishende boyun eymediler ve yalvarib-yaxarmadilar? eksine, onlarin qelbleri dashlashdi ve sheytan etdiklerini (gunahlari) bezeyerek onlara gozel gosterdi.
44. Belelikle, ele ki, yadlarina salinmish sheyi unutdular, (imtahanin sona chatdirilmasi ve nezerde tutulan sheylerin tedricen heyata kechirilmesi meqsedi ile dunya nemetlerinden) her sheyin qapilarini onlarin uzune achdiq. Onlara verilen sheye xoshhal olaraq urek bagladiqlari zaman, (gunahlarinin cezasi olaraq) onlari qefleten yaxaladiq. Belelikle, birdefelik aciz ve naumid oldular.
45. Belelikle, zulm etmish destenin koku ve nesli kesildi. Hemd ve shukr alemin ve alemdekilerin Rebbi olan tek Allaha mexsusdur.
46. De: ''Mene xeber verin, eger Allah sizin qulaq ve gozlerinizi(n gucunu) alsa ve qelblerinize (anlamazliq ve bedbextlik) mohuru vursa, onlari size Allahdan bashqa hansi mebud getirecek?'' Gor Biz oz ayelerimizi nece muxtelif (suretde) getiririk, sonra onlar (yene de) uz donderirler.
47. De: ''Mene xeber verin, Allahin ezabi (zelzele ve sel kimi) qefleten, yaxud (tedricen olumle neticelenen veba ve buna benzer xestelikler kimi) ashkar halda size gelse, zalimlarin destesinden bashqasi helak olarmi?! (shubhesiz, bedbextcesine olum zalimlara mexsusdur ve yaxshilarin onlarin arasinda helak olmalari shehadetdir.)
48. Biz oz peygemberlerimizi yalniz mujde veren ve qorxudan olaraq gonderirik. Belelikle iman getirib leyaqetli olaraq (ozlerini) duzeltmekle meshgul olanlar uchun (axiret aleminde) esla qorxu yoxdur ve onlar esla qemgin olmayacaqlar.
49. Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib edenlere itaetsizliklerinin cezasi olaraq ezab yetishecekdir.
50. De: ''Men size Allahin xezineleri menim yanimdadir demirem (sheyleri ''ol'' demekle yaratmaq ve bir shey isteyenlerin ehtiyacini eldeki miqdar azalmadan temin etmek qudretim yoxdur), qeyb elmini de bilmirem ve (hemchinin) size ''men meleyem'' demirem. Men yalniz mene edilen vehye tabe oluram. (Buna gore de men vehye tabe oldugum uchun gozuachiq ve her sheyi gorenem, vehyden uz donderen her bir kes ise kordur.)'' De: ''Korla goren birdirlermi? Bes niye fikirleshmirsiniz?''
51. Bununla (bu Qur`an vasitesile) ozlerinin Rebbine teref toplanacaqlarindan qorxan kesleri qorxut - (chun)ki, (hemin gun) onlarin Allahdan bashqa hech bir bashchi, yardimchi ve shefaetchileri olmayacaqdir - belke chekindiler.
52. Rebblerinin raziligini qazanmaq ve Ona yaxinlashmaq isteyerek seher-axsham Onu chagiranlari oz yanindan qovma! Ne onlarin hesabindan (etiqadi ve emeli vezifelerinden ve savablarindan) bir shey senin ohdenedir ve ne de senin hesabindan bir shey onlarin ohdesine ki, (bu sebebden) onlari qovasan ve (neticede) zalimlardan olasan.
53. Biz onlarin bezilerini diger bezileri ile bu cur imtahan etdik ki, nehayet (onlarin eyanlari yoxsul mominler baresinde) ''Allahin bizim aramizda boyunlarina haqq qoydugu shexsler bunlardir?'' desinler. Meger Allah shukr edenleri daha yaxshi tanimir?
54. Bizim ayelerimize iman getirenler senin yanina gelende onlara ''salam olsun size! Rebbiniz ozune (bendelere qarshi) rehmli olmaq qerarini vermishdir ki, sizden kim nadanliq uzunden pis bir ish gorse, ondan sonra tovbe edib (oz ishini) duzeltmekle meshgul olsa, shubhesiz, Allah chox bagishlayan ve mehribandir'' de.
55. Biz oz ayelerimizi (elmi ve emeli maarifler uzerinden perdeleri goturen sozleri ali meqsedler) ve gunahkarlarin yollarinin aydinlashmasi uchun bu cur muxtelif (herterefli) getiririk.
56. De: ''Sizin Allahin evezine chagirdiqlariniza ibadet etmek mene qadagan olunmushdur''. De: ''Men esla sizin nefsi isteklerinize tabe olmaram ki, onda azmish olar ve dogru yolu tapanlardan olmaram.''
57. De: ''Men oz Rebbim terefinden (Qur`an ve vehy kimi) ashkar bir delile esaslaniram ve siz onu tekzib etdiniz. Sizin telesdiyiniz shey (semavi ezab) menim yanimda (elimde) deyildir. (Varliq aleminde mutleq) hokm yalniz Allaha mexsusdur ki, haqqi beyan edir ve (onu nahaqdan) ayirir. O, (haqla batil arasinda) hokm edenlerin ve (onlari bir-birinden) ayiranlarin en yaxshisidir.''
58. De: ''eger telesdiyiniz shey menim ixtiyarimda olsaydi (butun lazimi deliller size teqdim edilib qurtardigi ve menim insani sebrim tukendiyi uchun ezab gondererdim ve) menimle sizin aranizdaki ish mutleq (choxdan) sona chatmishdi. Lakin Allah zalimlari daha yaxshi taniyandir (ve kimi, harada ve nece helak etmeli oldugunu bilir).''
59. Qeyb xezinelerinin (''ol!'' kelmesinin altinda olan) achari (ve onlarin heqiqetleri) Onun yanindadir. Onlari Ondan bashqa hech kes bilmir. (Varliq alemine qedem qoyanlardan) quruda ve deryada olani bilir. Yere ele bir yarpaq dushmur ki, O, onu bilmesin. Hemchinin (Onun ezeli elminde ve) aydin olan kitabda movcud olmadan yerin qaranliqlarinda (altinda) bir toxum ve (meyve ve denli bitkilerden) hech bir quru ve yash yere dushmur.
60. Odur gece sizin ruhunuzu alan, gunduz kesb etdiyinizi bilen, sonra mueyyen (edilmish) muddetin (omur muddetinizin) basha chatmasi uchun sizi gunduz qaldiran! Sonra sizin qayidishiniz Ona terefdir. Hemin vaxt O, sizi emellerinizden xeberdar edecekdir.
61. Odur bendeleri uzerinde qalib ve hakim! Sizin (cism ve ruhunuzu qorumaq uchun) uzerinize gozetchiler gonderir, nehayet sizden birinizin olumu yetishende, Bizim elchilerimiz (ezrail ve komekchileri) onun canini alirlar. Onlar (hemin can alan melekler oz vezifelerini yerine yetirmekde) esla sehlenkarliq etmezler.
62. Sonra onlarin hamisi Allaha - onlarin heqiqi ve esl ixtiyar sahibine teref qaytarilacaqlar. Bilin ki, (o gun, baresinde hech bir mubahise olmayan ve mutleq) hakimiyyet (ve varliq aleminde en tesirli hokm) Ona mexsusdur ve O, hesab chekenlerin en suretlisidir.
63. De: ''Yalvarishla (ashkar shekilde) ve gizlince Onu chagirib ''eger bize bu helaketden nicat verse, mutleq shukr edenlerden olacagiq'' (deyerken) quru ve denizin qaranliqlarindan size kim nicat verir?
64. De: ''Allah sizi ondan (duchar oldugunuz hemin helaketden) ve her bir qem-kederden qurtarir, siz ise yene de (Ona) sherik qoshursunuz!''.
65. De: ''O size bashinizin ustunden (dash, ildirim ve Cehennem chinqili), ya ayaqlarinizin altindan (zelzele ve yere batirmaq kimi) ezab gondermeye (yaxud yuxari zalim tebeqede olanlari ashagidakilara hakim etmeye ve ya ashagi tebeqeni yuxari tebeqenin eleyhine qaldirmaga) yaxud sizi deste-deste (edib) bir-birinizin canina salmaga ve bezinizin ezabinizi bezinize daddirmaga qadirdir.'' Gor Biz (oz tovhid ve ezemetimizin) muxtelif aye ve nishaneleri(ni) nece getiririk (ki), belke basha dushduler.
66. Senin qovmun onu (Qur`ani) haqq olmasina baxmayaraq tekzib etdi. De: ''Men sizin uzerinizde vekil ve nezaretchi deyilem (ki, sizleri neyese mecbur edem, emrden chixani cezalandiram ve itaet edenlere mukafat verem. Menim vezifem buyurulanlari chatdirmaqdir).''
67. (Allahin verdiyi) her bir xeberin (ceza ve ya mukafatlandirma vedinin zaman ve mekan baximindan) gerchekleshmesi uchun qerara alinmish bir vaxt vardir ve tezlikle bileceksiniz.
68. Bizim aye ve nishanelerimiz baresinde boshbogazliq edenleri goren zaman (Islamin ilk chaglarindaki sheraitin telebine esasen sen de hemin meclislerde ishtirak edirsense) onlardan uz donder ki, bashqa sohbete bashlasinlar. eger sheytan (bunu) senin yadindan chixarsa, yadina dushenden sonra zalimlarin destesi ile oturma.
69. Onlarin (emel ve ceza) hesabindan teqvalilarin ohdesine bir shey dushmur, lakin (bunlari demekden meqsed) yada salmaq ve nesihetdir (ki), belke chekindiler.
70. oz dinlerini oyun-oyuncaq ve eylence sayanlari ve dunya heyatinin aldatdigi shexsleri boshla. Bu Qur`an vasitesile oyud ver ki, mebada (axiret gunu) kimse Allahdan bashqa bir bashchi, yardimchi ve shefaetchisi olmayan halda kesb etdiyinin cezasi olaraq helakete teslim ve (ilahi) rehmetden naumid olsun. O, (gunahlarinin muqabilinde) her ne fidye ve evez verse, ondan qebul olunmaz. Onlardir kesb etdiklerinin muqabilinde helakete teslim ve (ilahi) rehmetden naumid olanlar! Onlar uchun kufrlerinin (ve nemetlere nankor olmalarinin) cezasi olaraq qaynar sudan ichki ve agrili bir ezab vardir.
71. De: ''Allahi qoyub bize ne bir xeyir veren ve ne de bir ziyan vuran qeyrisinimi chagiraq (bashqasina ibadet edek) ve Allahin bizi hidayet etmesinden sonra (cahiliyyet dovrune) qayidaq?! (Cin) sheytanlarin(in) yer uzunde avara-sergerdan qoyduqlari shexs kimi (olaq)? Halbuki onun ''bize teref gel!'' (deyib) hidayete dogru chagiran dostlari vardir (lakin o, sergerdanliq ve chashqinligin choxlugundan hemin deveti qebul etmir)''. De: ''shubhesiz, (heqiqi) hidayet Allahin hidayetidir. Bize alemlerin Rebbine teslim olmaq emr olunmushdur.''
72. ''Ve (hemchinin bize emr olunmushdur ki,) namaz qilin ve Ondan qorxun! (Qiyamet gunu) Ona teref toplanilacaqsiniz.''
73. Goyleri ve yeri haqq olaraq (ali ve agilin qebul etdiyi bir meqsed uchun) yaradan Odur. ''Ol'' deyeceyi gun (ve varliq aleminin bir hissesini ve ya hamisini yaxud onun yox olmasini, yaxud da Qiyametin berpa olmasini istese) derhal olar. Onun sozu haqdir! Sur chalinacagi gun (her bir sheyin mutleq) malikiyyet ve hakimiyyeti Ona mexsusdur. (O) gizlini ve ashkari bilendir ve Odur hikmetli ve xeberdar!
74. (Yada sal) o zaman(i) ki, Ibrahim (ataligi ve ya qayinatasi, yaxud emisi, ya da muellimi olan) atasi Azere dedi: ''Butleri (ozune) mebudlar goturursen? Dogrudan da men seni ve senin qovmunu ashkar bir azginliq icherisinde gorurem''.
75. Belece Ibrahime (atasinin ve qovmunun azginliqda olmasini oyretdiyimiz kimi ozumuzun) goylere ve yere olan tam malikiyyet ve rububiyyetimizi (de) gosterirdik (ki, delilgetirme meqaminda elmli ve bacariqli olsun) ve (hemchinin) inananlardan olmasi uchun.
76. Belelikle, gece onun uzerine qaranliq perde cheken zaman o, bir ulduz gordu (ve mushriklerle mubahise etmek uchun) dedi: ''Bu menim Rebbimdir.'' Ele ki, (hemin ulduz) batdi (Ibrahim) dedi: ''Men batanlari sevmirem''.
77. Belelikle, ayi dogan ve ufuqu yaran halda gorende dedi: ''Bu menim Rebbimdir.'' Ele ki, (ay) batdi, dedi: ''Dogrudan da eger Rebbim meni hidayet etmese, men mutleq azmish destelerden olaram.''
78. Ele ki, guneshi chixan ve (ufuqlere) ishiq sachan halda gordu, dedi: ''Bu menim Rebbimdir, bu daha boyukdur!'' (Gunesh) batanda ise dedi: ''Ey menim qovmum, heqiqeten men sizin (Allaha) sherik qoshduqlarinizdan uzagam.''
79. ''Heqiqeten, men semimi qelb ve haqqa meyllilikle uzumu (qelbimi) goyleri ve yeri yaradana tutmusham. Ve men mushriklerden deyilem''.
80. Qovmu onunla (tovhid baresinde) mubahise ve qalmaqala bashladi. O dedi: ''Allah meni (hem elm, hem de goz yeqinliyine) hidayet etdiyi halda, siz Menimle Onun baresinde mubahise edirsiniz? Men Rebbimin (menim haqqimda) isteyeceyi sheyden bashqa (hech sheyden, o cumleden) sizin Ona qoshdugunuz sheriklerden qorxmuram. Allahin elmi her bir sheyi ehate etmishdir. Meger oyud-nesihet almirsiniz?''
81. ''Siz Allahin, baresinde size hech bir delil-subut nazil etmediyi sheyi Allaha sherik qoshmaginizdan qorxmadiginiz halda men sizin Allaha qoshdugunuz sherikden nece qorxum? Bes eger bilirsinizse bu iki desteden (tekallahlilardan ve mushriklerden) hansi (biri) amanda qalmaga daha layiqdir?!'' (Tekallahlilar ozlerini xeyir ve zereri olmayan cansizlardan, yeni butlerden, mushrikler ise butun xeyir ve ziyanlarin sahibinden yeni Allahdan amanda bilirler).
82. Iman getirib imanlarini zulme qarishdirmayanlar (yaradilishin bashlangicina olan etiqadi dualizm ve ya uch uqnuma eqidesi, yaxud choxallahliliqla, yaxud da qelbi etiqadlari emeli itaetsizlikle qarishdirmayanlar) uchun emin-amanliq vardir ve onlar hidayet olunmushlardir.
83. O (tovhid baresindeki deliller), Bizim delil-subutumuz idi ki, qovmunun muqabilinde Ibrahime eta etdik. Istediyimiz shexsi derece-derece ucaldiriq (ve Ibrahimi peygemberlik, imamet ve dostluq dereceleri ile ucaltdiq). Dogrudan da senin Rebbin xilqet ve sherietde mohkem yaradilish sahibi ve (her sheyi) bilendir.
84. Ve ona Ishaqi ve (nevesi) Yequbu eta etdik. (Onlarin) her birini (dinin esaslari ve maarifine) hidayet etdik. Nuhu da onlardan once hidayet etdik ve onun ovladlarindan Davudu, Suleymani, eyyubu, Yusufu, Musani, Harunu (hidayet etdik). Biz yaxshilari ve yaxshiliq edenleri bu cur mukafatlandiririq.
85. Hemchinin Zekeriyya, Yehya, Isa ve Ilyasi (da hidayet etdik). Onlarin hamisi salehlerden idiler.
86. Ve Ismail, Yese, Yunus ve Lutu (da hidayet etdik). Onlarin hamisini (oz zamanlarinda) alemdekilerden ustun etdik.
87. Ve hemchinin onlarin atalari, ovladlari ve qardashlarinin bezilerini (ustun etdik), onlari sechdik ve duz yola hidayet etdik.
88. Bu, Allahin hidayetidir ki, bendelerinden istediyini onunla hidayet edir. eger onlar (o uca meqamlarina baxmayaraq Allaha) sherik qoshsaydilar, shubhesiz, etdikleri butun xeyir emeller aradan geder ve puch olardi.
89. Onlar kitab (sheriet), hokm (rehberlik ve hakimlik) ve peygemberlik verdiyimiz keslerdi. Belelikle, eger bunlar (Qureysh kafirleri, sema dinlerinin esasi olan) bu ishlere kafir olsalar, shubhesiz, Biz (oz qeti teqdirimizde gelecek zamanlarda olacaq nesillerden onu yerine yetiren ve) ona esla kafir olmayan bir desteni teyin ederik.
90. Onlar (peygemberler) Allahin hidayet etdiyi keslerdir. Odur ki, onlarin hidayet, yol ve uslublarina tabe ol. (Ve camaata) de: ''Men bunun (ilahi peygemberlik vezifesinin tebligi) muqabilinde sizden hech bir muzd (evez) istemirem (teleb etmirem). Bu (Qur`an) alemdekiler uchun oyud-nesihetden bashqa bir shey deyil''.
91. ''Allah hech bir beshere bir shey (ne bir melek, ne vehy, ne kitab ve ne de din) nazil etmemishdir'' dedikleri zaman Allahi Ona layiq olan terzde tanimadilar ve vesf etmediler. De: ''Musanin nur ve insanlar uchun hidayet kimi getirdiyi kitabi kim nazil etmishdir? (Hemin kitab ki,) siz onu (ayri-ayri) kagizlarda yerleshdirerek (bir hissesini camaata) ashkar edir, choxusunu ise gizledirsiniz. Size sizin ve atalarinizin bilmediyiniz sheyler oyredildi.'' De: ''(Hamisini) Allah (nazil etmishdir)!'' Sonra onlari boshla ki, oz puch ve batil (fikir)lerine dalmaqda oynasinlar.
92. Bu, Bizim nazil etdiyimiz mubarek, ozunden evvelkileri (peygemberleri ve sema kitablarini) tesdiq eden bir kitabdir. (Onun nazil olmasi bir sira meslehetlere esaslanir.) Ve (onu hem de) ona gore (nazil etmishik) ki, (vehy merkezi olan) ummul-Qura(nin ehalisini) ve onun etrafindakilari (ve butun alemdekileri) qorxudasan. (Kechmish sema kitablarinin ve saglam agilin komeyi ile) axirete imani olanlar ona iman getirerler. Onlar oz namazlarini qoruyarlar (ibadetlerinde ozlerini Allah qarshisinda daxilen alchaldarlar).
93. Kim Allaha yalan nisbet veren kesden, yaxud ona hech bir vehy edilmediyi halda ''mene vehy olunmushdur'' deyen shexsden ve ''men de tezlikle Allahin nazil etdiyi kimi nazil edeceyem!'' deyen kesden daha zalim ola biler? Kash zalimlari olum burulganinda olduqlari zaman goreydin ki, melekler de ellerini (onlara teref) achiblar (ve onlarin ustune qishqirirlar) ki: ''canlarinizi bedenden ozunuz chixarin, (yaxud) canlarinizi bizim chengimizden qurtarin! (Berzex alemine daxil olmaq gunu olan) bu gun Allah baresinde haqsiz dediklerinizin ve Onun aye ve nishanelerine (onlari qebul etmek ve teslim olmaq muqabilinde) tekebbur gostermeyinizin cezasi olaraq alchaldici bir ezabla cezalandirilacaqsiniz.
94. (Mushrikler Berzex alemine daxil olan kimi, hemchinin onlar Qiyamet sehnesine ilk defe qedem qoyan zaman onlara bele xitab edilecek:) Heqiqeten Bizim yanimiza sizi yaradilishin evvelinde (dunyada) yaratdigimiz kimi tek geldiniz ve size eta etdiklerimizi arxada qoydunuz. (Bizim rububiyyetimizde ve) ozunuz(un ibadetiniz)de sherikler guman etdiyiniz shefaetchileri sizinle gormuruk! shubhesiz, aranizdaki bagliliqlar qirilmish ve (Bizim sheriklerimiz olmalarini) guman etdiyiniz shey nezerinizden itmishdir''.
95. Heqiqeten, Allah toxum ve cherdeyi yarandir. O, oluden diri chixarir (toxumlari otlardan, heyvanlari nutfelerden, insanlarin ruhlarini bedenlerden, momin ovladlari kafirlerden yaradir) ve diriden olu (yashil otdan denli bitki ve quru meyveler, diriden olu cesed, mominlerin neslinden kafir ovladlar) chixarandir. Budur (bilen ve qudretli) Allah! Bele ise (haqdan) haraya ve nece donderilirsiniz?!
96. Subhu yaran (da Allah)dir. O, geceni rahatlanma menbeyi, gunesh ve ayi (duzgun ve deqiq) hesablama uchun vasite etmishdir (ki, yerin oz oxu ve gunesh etrafinda firlanmasindan gunesh ili ve ayi, ayin yer kuresi etrafinda firlanmasindan ise qemeri ili ve ayi yaranir). Budur O qudretli ve bilenin olchu ve miqyasi!
97. Hemchinin quru ve denizin qaranliqlarinda dogru yolu tapmaginiz uchun ulduzlari sizin uchun yaradan Odur. Heqiqeten, Biz (oz tovhid, qudret ve hikmet) ayeleri(mizi) bilen deste uchun etrafli achiqladiq.
98. Sizi bir nefsden (mocuzevi yolla gilden yaradilmish Adem adli ilk insandan ve Ademin, yaradilishi ona oxshar olan Hevva adli bir ferdle evlenmesinden ve bu ikisinin neslinin toreyerek artmasindan) yaradan Odur. Belelikle, sizden bezisi (dunyada) yerleshib ve bezisi (helelik atalarin belleri ve analarin betninde) emanet qoyulmushdur. Biz (oz qudret ve hikmet) nishaneleri(mizi) derinden dushunen (basha dushen) deste uchun etrafli achiqladiq.
99. Ve goyden (yagish, qar ve dolu sheklinde) su nazil eden Odur. Belelikle onun vasitesile (torpagin altindan) butun bitki novlerini (butun toxumlarin bitkisini) chixartdiq. Sonra ondan tumurcuq ve yamyashil bir govde yetishdirdik ki, ondan (da denli bitkilerin) ust-uste yigilmish denleri(ni) chixardiriq. Xurma agacinin tumurcugunun bir-birine yaxin salximlari vardir. Hemchinin uzum agaclarindan baglar, (elece de) bir-birine oxshayan ve oxshamayan zeytun ve nar (agaclari yetishdiririk). Bar vererken onun meyvesine ve nece yetishmesine baxin. shubhesiz onlarda iman getiren deste uchun (Allahin tovhid, qudret ve hikmetini gosteren) nishaneler vardir.
100. (Mushrikler) cinden Allaha sherikler qoshdular, halbuki onlari Allah yaratmishdir (ve yaradilmishin rububiyyetde yaradanin sheriki olmasi qeyri-mumkundur). Nadanliqdan Onun uchun ogul ve qizlar uydurdular. Allah onlarin vesf etdiklerinden pak ve ucadir.

MeÇuLaSiQ
12-13-2009, 11:09
101. Goyleri ve yeri misilsiz ve numunesiz yaradandir. Onun zovcesi olmaya-olmaya ovladi nece ve haradan ola biler? Her sheyi O yaratmishdir ve O her sheyi bilendir.
102. Budur sizin Rebbiniz olan Allah! Ondan bashqa bir mebud yoxdur. Her bir sheyin yaradanidir. Buna gore de yalniz Ona ibadet edin. O her bir sheyin qoruyani, tedbirini token ve ixtiyar sahibidir.
103. Gozler ve onlarin gorme qabiliyyeti Onu derk etmez ve O, gozleri ve gormeleri derk eder. O, letif ve xeberdardir.
104. Heqiqeten, Rebbiniz terefinden size dushunduren (Qur`an ve vehy) gelmishdir. Belelikle, kim gorse oz xeyrinedir ve kim kor olsa oz ziyaninadir. Men size gozetchi deyilem (xilqetin evvelinden sizi eyriliklerden qoruyan deyilem, yalniz chatdiran ve qorxudanam).
105. Biz aye ve nishaneleri (uca ve ali meqsedler uchun) bu cur muxtelif (shekillerde) getiririk. Ve ona gore (bele getiririk) ki, (qelbleri kor insanlar) desinler: ''Sen (kitab ehlinin yaninda) ders oxumusan.'' Ve (hem de) ona gore ki, onu, bilen deste uchun achiqlayaq.
106. Rebbin terefinden Sene edilmish vehye tabe ol. Ondan bashqa hech bir mebud yoxdur. Ve mushriklerden uz donder.
107. eger Allah (mecburiyyetle vadar etmek) isteseydi, onlar (Ona) sherik qoshmazdilar (lakin iman ve emel sahesinde Allahin adeti bendeye ixtiyar vermekdir). Seni de (xilqetin evvelinden) onlarin gozetchi ve qoruyuculari etmemishik ve sen onlarin vekili deyilsen (ki, onlari zorla iman getirmeye mecbur edesen).
108. Kafirlerin Allahin evezine chagirdiqlarini (butler ve cinleri) soymeyin ki, onlar da edavet ve nadanliq uzunden Allahi soyerler. Biz her bir ummet uchun emellerini belece zinetlendirdik. Sonra onlarin donushu Rebblerine terefdir. Belelikle (Allah) onlari (dunyada) etdikleri emellerden xeberdar edecekdir.
109. Onlar mohkem andlariyla Allaha and ichdiler ki, eger onlara (meleyin nazil olmasi, Salehin devesi, Musanin esasi ve Isanin sufresi kimi dedikleri mocuzelerden) bir nishane ve mocuze gelse, ona mutleq iman getirecekler. De: ''Heqiqeten mocuzeler yalniz Allahin ixtiyarindadir (mocuze peygemberlik iddiasinin delilidir ve delilin sechilmesi iddiachinin ohdesinedir)''. (Axi) siz ne bilesiniz ki, eger o da gelse onlar (yene de) iman getirmeyecekler?
110. Onlarin qelb ve gozlerini ilk defe ona iman getirmedikleri kimi (evveller olmush itaetsizliklerinin cezasi olaraq onu qebul etmekden) donderer ve onlari oz azginliq ve itaetsizliklerinde boshlayariq ki, sergerdan qalsinlar.
111. eger Biz onlara melekleri nazil etseydik, oluler onlarla danishsaydilar ve (istedikleri) butun sheyleri qarshilarinda deste-deste toplasaydiq, onlar Allahin (mutleq ve mecburi irade ile) istemesi istisna olmaqla, yene de iman getirmeyecekdiler. Lakin onlarin choxu (ozlerinin bu inadkarliq ruhiyyeleri ile) nadanliq edirler.
112. Belece (senin kimi) her bir peygember uchun insan ve cin sheytanlarindan (vucudlarinda muxtelif shehvet meyllerini yaratmaq vasitesile) dushmenler qoyduq. Onlarin bezisi diger bezisine (o peygemberin eleyhine) sirli (gizlin) shekilde bezedilmish puch ve aldadici sozler otururduler ki, (bashqalarini) aldatsinlar ve eger Allah (ezeli iradesi ile) isteseydi, onlar bu cur etmezdiler. Buna gore de (sene doyush emr olunana kimi) onlari ve iftiralarini boshla.
113. (Ins ve cin sheytanlarinin arasindaki soz mubadilesini imtahan uchun azad qoyduq) ki, axiret gunune inanmayanlarin urekleri ona meyl etsin, onlar onu beyensinler ve (hem de) ona gore ki, murtekib olmaq istedekleri her bir gunaha murtekib olsunlar.
114. (Kafirlere de:) Size (besher cemiyyetine dini maarif ve haqq ile nahaqqin bir-birinden sechilmesi yolu) genish shekilde achiqlanmish bu kitabi nazil eden Allah oldugu halda, men Ondan bashqa ayri bir hakim arayim?! (Semavi) kitab verdiyimiz shexsler bu kitabin senin Rebbin terefinden haqq ve dogru olaraq (ve ali ve agilin qebul etdiyi meqsedler uchun) nazil olundugunu bilirler. Buna gore de esla shekk edenlerden olma.
115. Rebbinin sozu (Onun tovhide deveti, hemchinin sonuncu kitabi ve sherieti menasinda) duzgunluk ve (qanunvericilik merhelelerinde) edalet baximindan kamil oldu. Onun sozlerini (kitab ve sherietini) esla deyishdiren olmayacaqdir. Odur eshiden ve bilen!
116. eger (din ishlerinde) yer uzundeki insanlarin choxuna tabe olsan, seni Allahin yolundan azdirarlar. Onlar yalniz zenn ve gumanin arxasinca gedirler ve ancaq texmin edirler.
117. Heqiqeten Rebbin ozu Onun yolundan azani(n halini) daha yaxshi bilir. O, dogru yolu tapanlari(n halini) da daha yaxshi bilir.
118. Buna gore de, eger Onun ayelerine imaniniz varsa (mushriklerin keserken bashi ustunde butlerin adini chekdiklerinden deyil bashi) uzerinde Allahin adi chekilmish sheyden yeyin.
119. Size ne olmushdur ki, (kesilerken bashi) uzerinde Allahin adi chekilen sheylerden yemirsiniz, halbuki, O, size haram etdiklerini - zeruret halinda (yemeye) mecbur oldugunuz shey istisna olmaqla - butun tefsilati ile beyan etmishdir?! shubhesiz (insanlarin) choxu nadanliq uzunden oz nefsi istekleri ile (bashqalarini) azdirirlar (deyirler: ''Bu nece olur ki, sizin oldurdukleriniz halal, Allahin oldurduyu ise haramdir?!) Heqiqeten senin Rebbin heddi ashanlari (haqdan kenara chixanlarin halini) daha yaxshi bilendir.
120. Ashkar ve gizlin gunahi (emel ve qelb gunahini ve ya ashkarda ve xelvetde edilen gunahi) terk edin! shubhesiz, gunah qazananlar tezlikle murtekib olduqlari sheyin muqabilinde cezalandirilacaqlar.
121. (Kesilerken bashi) uzerinde Allahin adi chekilmemish (ve murdar olmush) sheyden yemeyin ki, onu yemek elbette, (Allaha qarshi) itaetsizlikdir. Heqiqeten sheytanlar oz komekchi ve dostlarina sizinle mubahise ederek chekishsinler deye gizlince (''Allahin oldurmush oldugu heyvan sizin oldurduyunuzden daha yaxshidir'' kimi sozler) telqin edirler. eger onlara itaet etseniz, onda siz de (ya dogrudan da) mushriksiniz (ya da mushrik hokmundesiniz).
122. Meger (kufr ve imansizliq olumu ile) olmush ve sonra Bizim (dine hidayet etmekle) dirilderek (imanindan,) vasitesile insanlar arasinda yol getdiyi (yashadigi) bir nur verdiyimiz shexs, (etiqadi ve emeli azginliq) zulmetler(in)de olan ve ondan chixmayacaq shexs kimidir?! Kafirlerin etdikleri emeller, onlar uchun belece zinetlenmishdir.
123. Belece (Mekkede oldugu kimi) Biz her bir topluda (onlarin kufr ve gunah ederek haqdan uz dondermelerinin cezasi olaraq) gunahkar camaatin bashchilarini hiyle-kelek ishleden (ve camaatin peygemberlerin devetlerine iman getirmelerine mane olan) etdik. Lakin (eslinde) onlar yalniz ozlerine (qarshi) hiyle-kelek ishledirler ve (bunu) derk etmirler.
124. Onlara (Qureysh kafirlerine) bir aye ve mocuze gelen zaman ''Allahin peygemberlerine verilmish shey (peygemberlik, kitab ve mocuze) bize de verilmeyince esla iman getirmerik!'' deyirler. Allah oz peygemberliyini hara qoymagi daha yaxshi bilir. Tezlikle gunah etmish keslere ishletdikleri hiylenin cezasi olaraq Allahin yaninda zillet, xarliq ve shiddetli ezab yetishecekdir.
125. Belelikle, Allah (gozel kechmishine xatir) hidayet etmek istediyi shexsin sinesini Islam(i qebul etmek) uchun achar. Oldugu azginliqda boshlamaq istediyi shexsin sinesini ise mohkem tutaraq daraldar, sanki o eziyyetle semada yuxari qalxir. Allah belece, iman getirmeyen keslerin uzerine murdarliq qoyar.
126. Bu (Qur`an ve din), senin Rebbinin dogru yoludur. Dogrudan da Biz (oz tovhid) ayeleri(mizi ve dinin haqq olmasini) oyud goturen bir deste uchun etrafli beyan etdik.
127. Onlar uchun Rebblerinin yaninda (her bir zerer-ziyandan ve naqislikden uzaq olan ve bir-birlerine yalniz salam verdikleri) ''Darus-selam'' vardir. Ve O, (dunyada) etdikleri emellerin mukafati olaraq onlarin dostu ve yardimchisidir.
128. Ve (yada sal) o gun(u) ki, (Allah) onlarin (insan ve sheytanlarin) hamisini toplayacaq (ve buyuracaqdir): ''Ey sheytanlar destesi, insanlardan bolluca behrelendiniz (onlarin choxusunu oz davamchiniz etdiniz)''. Ve onlarin insanlardan olan dostlari deyecekler: ''Ey Rebbimiz, biz iki tayfa bezimiz bezimizden istifade etdik (onlar choxlu sayda insani azdiraraq yoldan chixarmalarinin lezzetini daddilar ve biz, onlarin gosterishleri ile surduyumuz keflerin lezzetini daddiq) ve bizim uchun teyin etdiyin o (omur) muddet(ine ve o bedbextlik heddin)e gelib chatdiq''. (Allah) buyuracaq: ''Sizin yeriniz oddur, orada ebedi qalacaqsiniz, Allahin (ebedi qalmamaginizi) istemesi istisna olmaqla (ki, Allah da hemin oddan chixmaginizi istemeyecekdir). Heqiqeten senin Rebbin hikmetli ve bilendir (bilir ki, kime ve ne qeder ezab versin).
129. Belece elde etdiklerinin (gunahlarinin) cezasi olaraq zalimlarin bezisini (diger) bezisine hakim ederik.
130. (Qiyamet gunu Allah terefinden xitab olunacaqdir ki): ''Ey cin ve ins (insan) tayfasi, meger size ozunuzden Menim ayelerimi (tekrar-tekrar) size oxuyan ve sizi bu gunku gorushunuzden qorxudan peygemberler gelmedi?'' Deyerler: ''Biz oz eleyhimize shehadet veririk (beli, peygemberler geldiler ve qorxutdular)''. Dunya heyati onlari aldatdi ve (buna gore de) ozlerinin eleyine shehadet vererler ki, kafir olublar.
131. Bu, (peygemberlerin gonderilmeleri) senin Rebbinin sheher ve kendleri(n) ehalisi(ni) hech vaxt qafil olduqlari halda zalimcasina helak etmemesine goredir.
132. Her bir (insan ve cin, momin ve kafir, saleh ve gunahkar) kes uchun etdiyi emellerden (emelin ozu, ruhun kamilliyi ve axiret menzilleri baximindan) dereceler vardir. Senin Rebbin onlarin etdiklerinden qafil deyildir.
133. Rebbin ehtiyacsiz ve rehmet sahibidir. eger istese sizi aradan aparar ve sizden sonra, sizi bashqa bir destenin neslinden vucuda getirdiyi kimi istediyini (insan ve ya qeyrisini) sizin canishininiz eder.
134. shubhesiz, size ved edilen shey (Berzex, Qiyamet, Cennet ve Cehennem) gelecekdir. Siz Allahi esla aciz ede bilmezsiniz (Onunla mubarize aparmaq ve ya Ondan qachmaq qudretiniz yoxdur).
135. De: ''Ey qovmum, (menim devet ve dinimle mubarizede) var gucunuzle fealiyyet gosterin ki, mutleq men (de muqavimet vezifeme esasen) feal ve chalishqanam. Tezlikle bu evin (zefer) aqibetinin ve o evin (gozel) sonunun kimin olacagini basha dusheceksiniz. shubhesiz, zalimlar esla nicat tapmayacaqlar''.
136. (Mushrikler) Allahin yaratdigi sheylerden-ekin ve dordayaqlilardan Ona bir pay qoydular ve oz gumanlarina esasen ''bu, Allahin, bu ise bizim sheriklerimizin (bizim Allaha qoshdugumuz sheriklerin)dir'' dediler. Lakin sherikleri uchun olan Allaha chatmir, Allah uchun olan ise sheriklerine chatir. Hokm etdikleri shey (nece de) pisdir.
137. Ve belece sherikleri (mushriklerin Allaha sherik qoshduqlari butler ve cinler) mushriklerin choxuna (bolgude oldugu kimi) ovladlarini (butlere qurban etmek meqsedile) oldurmeyi (de) zinetlendirdiler ki, onlari (menevi) helakete suruklesinler ve onlarin (Ibrahim peygemberin dini olan) dinlerini onlara anlashilmaz ve (xurafata) qarishiq gostersinler. eger Allah (mecbur etmek) isteseydi, onlar o ishi etmezdiler (lakin Allahin enenevi qanunlarinda etiqad ve emelde mecbur etmek yoxdur). Buna gore de (sene cihad etmek emr olunana kimi) onlari ve (uydurduqlari) iftiralarini burax.
138. Onlar oz gumanlarina esaslanaraq, Allaha iftira yaxmaq uzunden dediler: ''Bunlar qadagan olunmush dordayaqlilar ve ekindir, bizim istediyimiz keslerden (butlerin xidmetchilerinden) bashqasi onlardan yememelidir ve bunlar minilmeleri haram olan dordayaqlilardir.'' Hemchinin (keserken bashlari) uzerinde Allahin adini chekmedikleri dordayaqlilar(i da var idi). (Allah) tezlikle onlari yaxdiqlari iftiranin muqabilinde cezalandiracaqdir.
139. Hemchinin ''bu dordayaqlilarin qarnindaki (eger diridirse) biz kishilere mexsusdur ve arvadlarimiza haramdir ve eger oludurse, onda hami sherikdir'' dediler. (Allah) onlari tezlikle bu (xoshagelmez) vesflerine gore cezalandiracaqdir. Heqiqeten O, (sherietde) hikmetli ve (xeyir ve ziyanlari) bilendir.
140. shubhesiz, (cahiliyyet mushriklerinden) oz ovladlarini agilsizliq ve nadanliq ucbatindan oldurmush ve Allahin onlara (ovlad, ekin ve mal-qara kimi sheylerden) ruzi olaraq verdiyini Allaha iftira yaxmaqla haram etmish kesler ziyana ugradilar. Onlar dogrudan da (yoldan) azdilar ve onlar hech vaxt hidayetde olmayiblar.
141. chardaq uzerinde olan ve chardaqsiz baglari, xurma agacini, muxtelif mehsullu ekini ve bir-birine oxshayan ve oxshamayan zeytunu ve nari yaradan Odur. Bar veren zaman onlarin meyve ve mehsulundan yeyin ve onun (Allahin) haqqini bichin (ve mehsul yigilan) gun verin. (Yemekde ve vermekde) israf etmeyin ki, heqiqeten, Allah israf edenleri sevmir.
142. Hemchinin dordayaqlilardan boyuk ve kichik, yun ve tuk veren, minilen, yuk dashiyan ve yeyilen heyvanlar (yaratdi). Allahin ruzi olaraq size verdiyinden yeyin (ve behrelenin) ve (ozunuzden halal-haram qanunlar chixarmaq ve haram ishler gormekle) sheytanin addimlarina tabe olmayin ki, heqiqeten o, sizin achiq-ashkar dushmeninizdir.
143. Sekkiz cutu (sekkiz teki cutu ile birlikde) - qoyundan iki bash (bir erkek, bir dishi) ve kechiden iki bash (bir erkek, bir dishi yaratdi). (Yaxud: Sekkiz cut yaratdi, qoyundan iki cut (ehlileshdirilmish ve vehshi) ve kechiden iki cut (ehlileshdirilmish ve vehshi). De: ''Allah o ikisinin erkeklerini haram edib, yoxsa dishilerini?! Yoxsa o iki dishinin qarinlarindaki (balalari)ni?! eger dogruchusunuzsa, mene elm ve biliye esaslanaraq xeber verin.''
144. Hemchinin, deveden iki bash, ya iki cut ve inekden iki bash, ya iki cut (yaratdi). De: ''Allah o ikisinin erkeklerini haram edib, ya dishilerini?! Yoxsa o iki dishinin qarinlarindakini?! Meger Allah bunu (bidet olan bu dirnaqarasi harami) size tovsiye ederken yaninda idiniz?! Buna gore de kim insanlari nadanliqla azdirmaq uchun Allaha qarshi yalan uydurandan daha zalimdir?! Allah zalimlarin destesini esla hidayet etmez.
145. De: ''Mene olunan vehylerin icherisinde yemek isteyen shexse murdar olduqlari uchun olu heyvan, (heyvanin damarlarindan) tokulmush qan ve donuz etinden, yaxud itaetsizlik uzunden Allahdan bashqasinin (ister butlerin, isterse de butlerden bashqa sheylerin, hetta muqeddes hesab edilen sheylerin) adi chekilerek kesilmish heyvandan bashqa bir haram (yemek) tapmiram. eger kimse lezzet axtarmadan, yaxud (zeruri miqdardan) heddi ashmadan (onlari yemeye) mecbur olsa, heqiqeten, senin Rebbin chox bagishlayan ve mehribandir.
146. Yehudilere butun dirnaqli heyvanlari haram etdik. Hemchinin onlara inek ve qoyundan onlarin bedenlerinin piyini - bellerine ve ya bagirsaqlarina yapishmish, yaxud sumuye qarishmish (piyler) istisna olmaqla - haram etdik. Bu (haram), onlara etdikleri zulmlerine gore verdiyimiz cezadir. Biz heqiqeten dogru danishaniq.
147. eger seni tekzib etseler, de: ''Sizin Rebbiniz genish rehmet sahibidir (buna gore de size mohlet verir) ve Onun ezabi gunahkar desteden esla def edilmez''.
148. Mushrikler tezlikle ''eger Allah isteseydi ne biz, ne de atalarimiz (Ona) sherik qoshardiq ve ne de bir sheyi (ozumuze) haram ederdik (demeli, Allah bizim Ona sherik qoshmagimiza ve bezi sheyleri haram etmeyimize razidir)!'' deyecekler. Onlardan evvelkiler (de peygemberlerini shirkin ve bidetin haramligi barede) belece tekzib etdiler ve nehayet bizim ezabimizi daddilar. De: ''Sizin elinizde (delil-subutu olan) bir elm varmi ki, onu bizim uchun (qarshimiza) chixarasiniz?! Siz gumandan bashqa bir sheye tabe olmur ve texminden bashqa bir sheyle danishmirsiniz.'' (chunki, Allaha sherik qoshmaq ve bir sira sheylerin esassiz olaraq haram edilmesinin qarshisinin yaradilishda alinmamasi, Allahin onlara razi olmasi demek deyildir.)
149. De: ''Belelikle, yeterli (hech kimin redd etmek qudretine malik olmadigi) delil-subut Allaha mexsusdur ve eger O, (yaradilishda qeti irade ile) isteseydi, sizin haminizi (mecburi suretde) hidayet ederdi (lakin Allah, yaradilishda besheri ne shirke, ne de imana mecbur etmishdir. Allah shirki yalniz sherietde qadagan edib ve sheriet yolu ile imana devet edib ve siz bunlari qebul etmelisiniz).
150. De: ''Allahin bunlari haram etmesine shehadet veren shahidlerinizi getirin''. Belelikle, eger shehadet verseler, sen onlarla birge shehadet verme ve Bizim ayelerimizi tekzib edenlerin, axiret gunune imani olmayanlarin ve Rebblerine sherik qoshanlarin nefsi isteklerine tabe olma.
151. De: ''Gelin Rebbinizin size haram etdiyini oxuyum (ve o budur ki): hech bir sheyi Ona sherik qoshmayin, valideynlere yaxshiliq edin, ovladlarinizi yoxsulluq qorxusundan oldurmeyin. Size ve onlara ruzini Biz veririk. Ve pis ishlere - ister ashkar olsun, ya gizlin (emeli ve etiqadi gunahlara, yaxud camaatin gorduyu ve gormediyi gunahlara) - yaxinlashmayin. Hemchinin Allahin mohterem saydigi ve oldurulmesini haram buyurdugu cani - (qisas, sherietin mueyyenleshdirdiyi ceza hedlerinin icrasi ve ya mudafie meqsedli) haqq (oldurmeler) istisna olmaqla - oldurmeyin. Belke dushunesiniz deye Allahin size tapshirdiqlari bunlardir.''
152. ''Ve yetimin malina o, (cismani ve ruhi baximdan) heddi-buluga chatana kimi, gozel bir terz istisna olunmaqla, yaxinlashmayin. olchu ve chekini edaletle tam shekilde verin. Biz hech bir kesin uzerine (eqide ve emellerde) oz imkanindan artiq vezife qoymuruq. (Hakim ve shahid kimi ve ya fetva vermek meqsedile) danishanda, hetta qohum(lariniz baresinde) olsa bele, edaletli olun. Ve (sherietin esas ve qollarini qebul etmekde) Allahin ehd-peymanina kamil suretde vefa edin. Belke oyud goturesiniz deye, Allahin size tapshirdiqlari bunlardir.''
153. ''Ve (tovsiye etdi ki,) bu (emrler) Menim dogru yolumdur. Buna gore de ona tabe olun ve bashqa yollara tabe olmayin ki, sizi Onun yolundan (sapdiraraq) perakende eder. Belke teqvali olasiniz deye, Allahin size tovsiye etdiyi bunlardir.''
154. Sonra (nemetin) yaxshiliq eden, onu (kitabi) yaxshi bilen ve ozunde ve oz cemiyyetinde gozel shekilde heyata kechiren shexse tamamlanmasi, elece de belke Rebblerinin gorushune (Ona qovushacaqlarina) iman getirsinler deye her bir sheyi (onun sherietinin esas ve qollarini) mufessel beyan etmek ve (onlara) hidayet ve rehmet amili olmasi uchun Musaya kitab (Tovrat) verdik.
155. Bu, Bizim nazil etdiyimiz mubarek bir kitabdir. Buna gore de ona tabe olun ve teqvali olun, belke rehm olundunuz.
156. Mebada ''(Semavi) kitab bizden qabaq yalniz iki tayfaya (yehudilere ve xristianlara) nazil olmushdur ve heqiqeten biz onlari oxumaq ve arashdirmaqdan xebersiz olmushuq'' deyesiniz.
157. Yaxud ''eger bize (semavi) kitab nazil olsaydi, shubhesiz, onlardan da artiq hidayet tapmish olardiq'' deyesiniz. Belelikle, heqiqeten sizin uchun Rebbiniz terefinden delil-subut ve hidayet ve rehmet amili gelmishdir. Buna gore de kim Allahin ayelerini tekzib eden, onlardan uz cheviren ve bashqalarini da ondan donderenden daha zalim ola biler? Tezlikle Bizim ayelerimizden uz donderen ve (hemchinin) bashqalarina da mane olanlari uz dondermelerinin ve (bashqalarina) mane olmalarinin cezasi olaraq agir bir ezabla cezalandiracagiq.
158. Yoxsa onlara (ezab) meleklerin(in) gelmesini, ya Rebbinin (Onun rububiyyetinin butun nishanelerinin - Qiyemetin) gelmesini, ya Rebbinin (olumun elametlerinden ibaret) bezi nishanelerinin gelmesini gozleyirler? Rebbinin bezi nishanelerinin geleceyi gun, ondan evvel imani olmayan ve ya iman halinda bir shey elde etmemish shexse iman getirmesinin bir xeyri olmayacaqdir (o, birinci halda kafir, ikinci halda ise itaetsiz gunahkar halda dunyadan kochecekdir). De: ''(ezabin gelmesini) gozleyin ki, biz de gozleyirik.''
159. shubhesiz, senin dinlerini parchalayan (onun esas ve qollarinin bezilerini qebul, bezilerini ise redd eden, yaxud dinlerinde muxtelif mezhebler yaradan) ve deste-deste olan keslerle hech bir elaqen (onlarin ishlerine gore hech bir mesuliyyetin ve onlarin cezasinda hech bir ishtirakin) yoxdur. Onlarin ishi yalniz Allaha qalmishdir. O, sonra (axiret gunu) onlari gordukleri ishden xeberdar edecekdir.
160. Kim yaxshi bir ish gorse, hemin shexs uchun onun on qat savabi vardir (emelin ozu uchun ilkin deyer kimi Allah terefinden mueyyenleshdirilmish mukafat en azi on qat artiqdir. Onun daha artiq ola bilecek qiymeti ise hududsuzdur). Ve kim pis bir ish gorse, yalniz onunla cezalandirilacaqdir. Onlara zulm olunmayacaqdir (onlarin ne savablari azaldilacaq ve ne de cezalari artirilacaqdir).
161. De: ''shubhesiz, Rebbim meni dogru yola - sabit (ve besheriyyetin seadetini temin eden) bir dine ve haqperest olan ve esla mushriklerden olmamish Ibrahimin ayinine hidayet edib.''
162. De: ''Heqiqeten menim namazim, ibadet, Hecc ve qurbanligim, heyatim (butun omrum) ve olumum (ruhumun ebedi xususiyyetleri) alemlerin Rebbi olan Allaha mexsusdur (ibadetlerim Ona xatirdir ve her bir shey Onun heqiqi mulkudur)''.
163. ''Onun hech bir sheriki yoxdur. Mene bu (etiraf ve etiqad) emr olunmushdur ve men ilk muselmanam (insan ve cinlerin ichinde ilk muselman shexsem)''.
164. De: ''Allah her bir sheyin Rebbi oldugu halda, men Ondan bashqa Rebb axtarim?! Hech kes (xeyir ya sher emeli) ozunden bashqasi uchun qazanmir ve hech bir gunah yuku cheken bashqasinin gunah yukunu goturmur. Sonra donushunuz Rebbinize terefdir. Belelikle O, sizi baresinde ixtilafda oldugunuz sheyden xeberdar edecekdir.
165. Sizi, size verdiyi shey baresinde imtahan etmek uchun yer uzunde oz canishinleri yaxud kechenlerin canishinleri eden ve sizin bezinizi diger bezilerinden (maddi ve menevi baximdan) derecelerle ustun eden Odur. Dogrudan da Rebbin tez ceza verendir ve heqiqeten ele O, chox bagishlayan ve mehribandir.

MeÇuLaSiQ
12-25-2009, 19:43
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Mim, Sad. (Bu herfler Allahla Onun Peygemberi arasinda olan remzlerdir. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, lakin hech kimin onun kimisini getirmek qudreti yoxdur. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir.)
2. (Bu Qur`an) sene nazil edilmish bir kitabdir (qedim zamanlardan Lovhi-Mehfuzda olan ve gelecekde, nesli kesilenedek besheriyyetin Eli ile yazilacaq bir yazidir) - buna gore de sinende ondan (''bu layiqli nemetin chatdirilmasini bacaracagam? Onun teqdim edilmesine telebat olacaqmi?'' kimi) sixinti ve tereddud olmasin - ki, onun vasitesi ile insanlari qorxudasan ve o, mominler uchun oyud olsun.
3. Rebbiniz terefinden size nazil olana tabe olun ve Ondan bashqa bashchi ve dostlara tabe olmayin. Amma chox az oyud alirsiniz.
4. Ne chox insan cemiyyetleri ki, Biz onlari helak etdik. Bizim ezabimiz onlar gece rahatliginda ve ya gunorta istirahetinde olarken onlara yetishdi.
5. Belelikle, Bizim ezabimiz onlara yetishen zaman, onlarin ''biz dogrudan zalim idik'' demekden bashqa bir dua ve naleleri olmadi.
6. Odur ki, shubhesiz, Biz hem peygemberlerin gonderildiyi keslerden (''Bizim peygemberlerimize ne cavab verdiniz?'' deye) sorushacagiq ve hem de peygemberlerden (''Menim tapshirdiqlarimi chatdirdiniz ya yox ve sizin devetinize ne cavab verdiler?'' deye) sorushacagiq.
7. Belelikle, Biz mutleq onlara (emellerinin ehvalatini) elm esasinda beyan edeceyik ve Biz hech vaxt (onlardan) qaib olmamishiq.
8. Hemin gun (eqide ve emellerin) olchulmesi haqq ve qetidir. Belelikle, kimin olchulmush emelleri agir ve deyerli olsa, onlardir nicat tapanlar!
9. Kimin olchulmush emelleri yungul ve deyersiz olsa, onlardir Bizim ayelerimize zulm etdiklerine (onlari qebul etmediklerine ve ya onlara emel etmediklerine) gore oz vucud sermayelerini ziyana ugratmish kesler!
10. Heqiqeten size yer uzunde imkan ve (onun bexshishlerinden istifade) qudret(i) verdik ve sizin uchun yashayish vasiteleri hazirladiq, amma siz chox az shukr edirsiniz.
11. shubhesiz, Biz sizi(n ulu babaniz Ademi evvelce xemir mayasi kimi yer uzundeki torpaqlardan) yaratdiq, sonra hemin maddeni siz insanlarin sheklinde suretlere ayirdiq, sonra (ona ruh ufurenden sonra) meleklere dedik: ''Ademe secde edin.'' Belelikle, Iblisden bashqa onlarin hamisi secde etdiler, o ise secde edenlerden olmadi.
12. Allah buyurdu: ''Sene emr etdiyim zaman, secde etmemeyine ne mane oldu?'' Dedi: ''Men ondan daha yaxshiyam, meni oddan, onu ise gilden yaratmisan. (Od gilden daha yaxshidir. Buna gore de daha yaxshidan yaradilmish shey, daha yaxshidir).
13. Buyurdu: ''Bele ise, oradan (Cennetden, ya semadan, ya meleklerin arasindan, ya o meqam ve rutbeden) ashagi en! chunki sene orada tekebburluk etmek yaramaz. Belelikle, oradan xaric ol ki, shubhesiz sen alchaq ve xar edilmishlerdensen''.
14. Dedi: ''Mene onlarin (Ademin ve onun ovladlarinin qebirlerinden) qaldirilacaqlari gune qeder mohlet ver (hemin vaxta kimi meni oldurme)''.
15. Buyurdu: ''Heqiqeten, sen mohlet verilenlerdensen''.
16. Dedi: ''Bele ise, meni azdirdigina gore, men de mutleq Senin duz yolunun bashinda, onlarin pusqusunda oturacagam''.
17. ''Sonra qarshilarindan, arxalarindan, sag tereflerinden ve sol tereflerinden onlarin yanina gelece(k ve onlara vesvese edece)yem ve onlarin choxunu shukr eden gormeyeceksen''.
18. Buyurdu: ''Buradan mezemmet olunmush ve qovulmush halda chix! shubhesiz onlardan kim sene tabe olsa, Cehennemi sizin haminizla dolduracagam''.
19. Ey Adem, sen ve zovcen bu Cennetde (yer uzunde onlar uchun yaradilmish bagda, ya Berzex aleminin Cennetinde, ya Qiyametden sonraki esl Cennetde) meskunlash, istediyiniz yerden yeyin (behrelenin) ve bu agaca yaxinlashmayin ki, zalimlardan olarsiniz''.
20. Belelikle, sheytan, bedenlerinin ayib yerlerinin onlar uchun gizli olanini onlara ashkar etmek uchun o ikisine vesvese etdi ve dedi: ''Rebbiniz bu agaci size yalniz iki melek olmamaginiz ya (burada) ebedi qalanlarin zumresinde olmamaginiz uchun qadagan etmishdir.''
21. Ve o ikisine tekidle and ichdi ki, ''heqiqeten men sizin xeyrinizi isteyenlerdenem''.
22. Belelikle, onlari aldadaraq hiyle-kelekle (meqamlarindan) endirdi. Ele ki, hemin agacdan daddilar, ayib yerleri onlara ashkar oldu ve onlar hemin Cennetin agaclarinin yarpaqlarini ozlerine yapishdirmaga bashladilar. Rebbleri onlara (bele) nida etdi: ''Meger Men size bu agaci qadagan etmemishdim ve size dememishdimmi ki, heqiqeten sheytan sizin achiq-ashkar dushmeninizdir?!''
23. Dediler: ''Ey Rebbimiz, biz ozumuze zulm etdik, eger bizi bagishlamasan ve bize rehm etmesen, mutleq ziyana ugrayanlardan olacagiq''.
24. Buyurdu: ''Hamiliqla, bir-birinize (ebedi) dushmen olan halda (bu mekandan yere) enin ve sizin uchun yer uzunde mueyyen muddetedek siginacaq ve dolanacaq olacaqdir (ve ondan sonra Berzex alemine, daha sonra ise Qiyamete kochuruleceksiniz)''.
25. Buyurdu: ''Orada yashayacaq, orada olecek ve (axiret gunu) oradan chixarilacaqsiniz''.
26. ''Ey Adem ovladlari, shubhesiz size ayib yerlerinizi ortecek ve sizin uchun zinet olacaq bir libas (geyim) nazil etdik (onun xammalini torpaqda yaratdiq ve size onu elde etmek istedadini verdik). elbette teqva libasi daha yaxshidir.'' Bunlar Allahin (insanlar uchun olan) aye ve nishanelerindendir, belke oyud-nesihet aldilar.
27. ''Ey Adem ovladlari, mebada sheytan ata ve ananizi Cennetden chixartdigi - bele ki, ayib yerlerini ozlerine gostermek uchun libaslarini eyinlerinden chixardigi - kimi sizi (de) aldatsin ve azdirsin! shubhesiz, o ve onun qebilesi sizi sizin onlari gore bilmediyiniz yerden gorurler. (O besheri gozle gorunmeyen melek ve ruh kimi letif bir yerdir.) elbette, Biz sheytanlari imani olmayan keslerin bashchilari etmishik.''
28. Onlar pis bir ish gordukleri zaman ''atalarimizi bele gorduk ve bize bunu Allah emr etmishdir'' deyerler. De: ''Allah esla pis ishe emr etmez. Bilmediyiniz bir sheyi Allaha nisbet verirsiniz?''
29. De: ''Rebbim edalete emr etmishdir. Ve ''uzunuzu ve diqqetinizi her secde ve namazda, her namaz vaxti ve her bir mescidde (Allaha) yoneldin ve din ve itaeti yalniz Onun uchun xalisleshdirerek Onu chagirin'' (deye buyurmushdur). Sizi evvelde yaratdigi kimi (Qiyamet gunu) qayidacaqsiniz'' (cisminizi torpaqdan yaratdigi kimi olumden ve cisminizde parchalanma yarandiqdan sonra, yeniden onun sehnesine qayidacaqsiniz. oz ezeli elminde sizin xoshbext ve bedbext olmaginiz hokmunu verdiyi kimi hemin iki halin gerchekleshmesiyle Mehshere qayidacaqsiniz. Lakin ezeli elmde verilmish xoshbextlik ve bedbextlik hokmunun gercheklikle ust-uste dushmesi ixtiyaridir).
30. (Sizin qayidishiniz ele bir haldadir ki, Allah) bir desteni hidayet etmish, bir deste uchun ise zelalet gerchekleshmishdir. chunki, (zelalete dushenler) Allahin yerine sheytanlari ozlerine bashchi ve yardimchi goturduler ve onlar dogru yolda olmalarini guman edirler.
31. Ey Adem ovladlari, her namaz vaxti ve her bir mescidde (emel ve mekana uygun olaraq) bezek ve zinetlerinizi goturun (gozel geyinin), (Allahin halal buyurdugu butun halal yemeklerden) yeyin-ichin, lakin israf etmeyin ki, O, israf edenleri sevmir.
32. De: ''Allahin oz bendeleri uchun yaratdigi zinetleri ve pak ruzileri kim haram etmishdir?!'' De: ''Onlar (hemin zinet ve pak ruziler) dunya heyatinda iman getiren kesler uchundur (herchend ki, kafirler de onlarla sherikdirler), Qiyamet gunu ise yalniz onlara (mominlere) mexsus olacaqdir''. Biz oz ayelerimizi bilen deste uchun belece etrafli beyan edirik.
33. De: ''Heqiqeten menim Rebbim (pozgun eqide ve gizlinde edilen chirkin emeller kimi) pis ishleri - ister onlarin ashkar olanini, isterse de gizlisini - hemchinin, her hansi bir gunahi ve (bashqalarinin huquqlarina qarshi) haqsiz heddi ashmagi, elece de baresinde Allahin hech bir delil-subut nazil etmediyi sheyi Allaha sherik qoshmaginizi ve bilmediyiniz sheyi Ona nisbet vermeyinizi haram etmishdir''.
34. Her bir millet ve deste uchun (dunya heyatindan mueyyen) bir muddet vardir. Belelikle, muddetleri basha chatdiqda ondan ne bir saat geciker ve ne de qabaga kecherler.
35. (Allahin yaradilishin evvelinden dunyanin sonunadek Adem nesline xitabi beledir ki:) ''Ey Adem ovladlari, ozunuzden (oz cinsinizden) size Menim aye ve nishanelerimi oxuyan peygemberler gelen zaman (onlara iman getirin), belelikle, perhizkarliq eden ve yaxshi ishle meshgul olan (ve oz eqide ve emellerini islah eden) keslere ne bir qorxu var ve ne de qemgin olarlar.''
36. Bizim ayelerimizi tekzib eden ve onlari qebul etmekde tekebburluk gosterenler ise od ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
37. Odur ki, kim Allaha yalan nisbet verenden, yaxud Onun aye ve nishanelerini tekzib edenden daha zalimdir?! Allah terefinden (omur, ruzi ve ovlad kimi) yazilmish ve qerara alinmish paylari (dunyada) onlara chatacaq. Nehayet elchilerimiz (can alan memurlarimiz) canlarini almaq uchun onlarin yanlarina gelen zaman ''haradadir Allahin yerine chagirdiqlariniz?'' deyecekler. Onlar, ''hamisi bizim gozumuzden itdiler'' deyecek ve oz ziyanlarina shehadet verecekler ki, kafir olublar.
38. (Allah, yaxud hemin melek) deyecek: ''Siz de, sizden qabaq (gelib) kechmish cin ve ins(an) ummetleri icherisinde oda daxil olun''. Her bir deste daxil olan zaman oz dindashlarini lenetleyer. Nehayet orada hamisi bir-birine qovushan zaman sonrakilar (tabe olmush deste) evvelkiler (rehberler) baresinde deyerler: ''Ey Rebbimiz, bizi azdiranlar bunlardir, buna gore de onlara ikiqat Cehennem ezabi ver''. Allah buyuracaq: ''Her biriniz uchun ikiqatdir (rehberler uchun yolu azmaq ve bashqalarini azdirmaq ezabi, tabe olanlar uchun ise azmaq ve kufru quvvetlendirmek ezabi) ve lakin siz bilmirsiniz''.
39. Rehberler oz tabechilerine ''sizin bizden hech bir ustunluyunuz yoxdur (ki, ezabin azaldilmasina sebeb olsun), buna gore de elde etdiklerinizin cezasi olaraq dadin Allahin ezabini'' deyecekler.
40. shubhesiz, semanin qapilari Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib etmish ve onlarin muqabilinde tekebbur gostermish kesler(in uzun)e achilmayacaq (ki, yashadiqlari zaman dualari ve oldukden sonra ruhlari goye getsin) ve erkek deve iynenin gozunden kechmeyince onlar esla Cennete daxil olmazlar. Biz gunahkarlara bele ezab veririk.
41. Onlar uchun Cehennemden (Cehennem odundan) yataq ve bashlari ustunden (ele hemin oddan) ortukler vardir. Biz zalimlari bele cezalandiririq.
42. Iman getirib yaxshi ishler gorenler - (ve elbette) Biz hech bir kesin boynuna qudretinden artiq vezife qoymuruq - Cennet ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
43. Biz onlarin sinelerinde olan kin-kuduret ve dushmenchiliyin hamisini chekib chixarariq. Onlarin (ayaqlarinin) altindan chaylar axir. Ve onlar deyerler: ''Hemd ve shukr Bizi bu (gozel yere) hidayet etmish Allaha mexsusdur ve eger Allah bizim beledchimiz olmasaydi, biz dogru yolu esla tapmazdiq. Dogrudan da Rebbimizin peygemberleri haqq ve dogruluqla (bu meqsedle) geldiler.'' Ve onlara nida olunacaq ki: ''Bu Cennet (dunyada) etdiklerinizin mukafati olaraq size verildi ve (kafirlerin payi olan ve onlarin emmellerini duzeldecekleri teqdirde behrelenmeleri uchun nezerde tutulmush) o Cennet (de) emellerinize gore irs olaraq size chatdi (onlarin kufrleri olum hokmundedir ve paylari size dushdu)''.
44. Ve Cennet ehli Cehennem ehlini sesleyecekler ki: ''Biz Rebbimizin bize ved etdiyini dogru ve sabit gorduk, siz de Rebbinizin size ved etdiyi sheyi haqq ve sabit gordunuzmu?''. (Cehennemdekiler) deyecekler: ''Beli!'' Bele olduqda, onlarin arasinda bir carchi seslenecek ki: ''Allahin leneti olsun zalimlara!''
45. O keslere ki, (camaati) Allahin yolundan donderir, o yolun eyriliyini isteyir (onu eyri gosterir) ve axiret gununu inkar edirdiler.
46. O iki destenin (Cennet ehli ile Cehennem ehlinin) arasinda bir perde ve arakesme vardir. e`rafin ustunde her bir desteni simalarindan taniyan (mesumlar ve Allahin ovliyalarindan olan) kishiler vardir. Onlar hele daxil olmamish ve (lakin daxil olmalarina) umid besleyen Cennet ehline ''Size salam olsun'' (deye) nida ederler.
47. Gozleri Cehennem ehline teref donen zaman (ise) deyerler: ''Ey Rebbimiz, bizi zalim qovmle birge etme''.
48. Ve e`rafin ustunde olan kesler uzlerinden tanidiqlari (Cehennem ehlinden olan) kishileri sesleyer (ve onlari mezemmet etmek meqsedile) deyerler: ''(Gordunuz ki,) sizin toplum ve cemiyyetiniz (yaxud topladiginiz mal-dovlet) ve tekebbur gostermeyiniz (sizden hech bir ezabi) def etmedi!''
49. (Ve mominlere ishare ederek deyerler:) ''Meger bunlar Allahin oz rehmetine qovushdurmayacagini and ichdiyiniz kesler deyildirler? (Sonra mominlere deyecekler:) Cennete daxil olun ki, size ne bir qorxu var ve ne de qemgin olacaqsiniz''.
50. Ve Cehennem ehli Cennet ehlini sesleyecek ki: ''Sudan ve ya Allahin size verdiyi ruziden bizim ustumuze tokun''. Deyecekler: ''Heqiqeten Allah bu ikisini kafirlere haram etmishdir.''
51. O keslere ki, dinlerini bihude ve oyun-oyuncaq saydilar ve dunya heyati onlari aldatdi. Belelikle, onlar bu gunki gorushlerini yaddan chixardiqlari ve ayelerimizi inkar etdikleri kimi, Biz de bu gun onlari yaddan chixaracagiq.
52. Heqiqeten Biz onlara (genish) elm esasinda etrafli izah etdiyimiz (kelmelerini aye ve surelere, mohkem ve muteshabihlere, ''ness'' ve ''zahir''lere, menasini ise esl ve qollara, muxtelif elm ve maariflere bolduyumuz) bir kitab getirdik ki, o, iman getiren bir deste uchun bashdan-basha hidayet ve rehmetdir.
53. Yoxsa onlar onun te`vil ve yozumundan bashqa bir shey gozleyirler? (Onlar Qur`anin ceza ve mukafat vedlerinin Qiyametde eynile gerchekleshmesinden bashqa shey gozleyirler?) Onun te`vili gelen gun onu evvelden unutmush kesler ''dogrudan da Rebbimizin peygemberleri bize heqiqeti getirdiler (lakin biz qebul etmedik), buna gore de, goresen (bu gun) bizim uchun bize shefaet edecek shefaetchiler varmi, yaxud etdiklerimizden qeyrilerini yerine yetirmeyimiz uchun (dunyaya) qaytarila bilerikmi?'' deyecekler. (Xeyr,) onlar (hemin gun) shubhesiz ozlerini ziyana ugratmishlar ve iftira etdikleri (yalandan Allaha sherik qoshduqlari) shey onlarin gozlerinden itib.
54. Heqiqeten, sizin Rebbiniz goyleri ve yeri alti gunde (alti gune beraber bir muddet erzinde, yaxud alti gece-gunduzde, yaxud da alti merhelede) yaratmish Allahdir. Sonra (varliq aleminin idare) taxt(in)a hakim oldu. O, geceni (perde kimi) gunduze buruyur. Bele ki, gece daim gunduzu teleb edir ve gunduz daim geceni axtarir. (Sonsuz fezada) Onun emrine ram ve teslim olan geceni, ayi ve ulduzlari yaratdi. Bil ki, yaradilish ve (butun yaradilmishlara en tesirli) emr Ona mexsusdur. Alemlerin Rebbi olan Allah sabit, ebedi ve chox bereketlidir.
55. Rebbinizi yalvarib-yaxararaq ve gizlin chagirin (ve istemekde agil cherchivesinden chixib heddi ashmayin). Heqiqeten O, heddi ashanlari sevmir.
56. Yer uzunde onun (peygemberler ve semavi sherietler vasitesile) duzelmesinden sonra (kufr ve fisqle) fesad toretmeyin ve Onu qorxu ve umidle chagirin ki, heqiqeten Allahin rehmeti yaxshilara ve yaxshiliq edenlere yaxindir.
57. Kulekleri rehmetinden (yagishdan) qabaq mujdechi olaraq gonderen Odur. Bele ki, (kulek) agir yuklu buludlari goturduyu zaman, Biz onu olu memlekete teref qovuruq. Belelikle, onun vasitesile suyu (yagish, qar ve dolu sheklinde) nazil edir, bu yolla (torpaqdan) her nov meyve ve toxum chixaririq. (Qiyamet gunu) oluleri de bele chixaracagiq. (Bu misali chekdik ki,) belke oyud-nesihet aldiniz.
58. Pak torpagin bitkisi oz Rebbinin (ezeli) izni ile (firavan ve bol) chixir. Pis olan (torpagin bitkisi ise) yalniz az ve xeyirsiz chixar (pak insanin tebietinden gozel eqideler, adetler ve ishler, pis tebietden ise pis eqide, sifet ve emeller bash qaldirir). Biz (oz tovhid) ayelerimizi shukr eden bir deste uchun belece muxtelif (shekillerde) getiririk.
59. Heqiqeten Biz Nuhu oz qovmune teref gonderdik. O dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur. shubhesiz, men sizin uchun boyuk gunun ezabindan qorxuram''.
60. Qovmunun boyukleri ve bashchilari dediler: ''Heqiqeten, Biz seni achiq-ashkar bir zelaletde goruruk''.
61. Dedi: ''Ey menim qovmum, men zelaletde deyilem, eksine, men alemlerin Rebbi terefinden (gonderilmish) bir peygemberem.
62. Rebbimin tapshiriqlarini size chatdirir, sizin xeyrinizi isteyir ve Allah terefinden sizin bilmediyiniz sheyleri bilirem.
63. Yoxsa Rebbiniz terefinden size ozunuzden olan bir kishinin dili ile sizi (Allahin ezabi ile) qorxutmaq, sizin de teqvali olmaginiz uchun ve belke rehm olunasiniz deye (ilk semavi sheriet ve kitab olaraq) bir oyud-nesihet gelmesine teeccub etdiniz?''
64. Belelikle, onlar onu tekzib etdiler. Biz de ona ve onunla birge gemide olan her bir kese nicat verdik ve Bizim ayelerimizi tekzib edenleri (suda) batirdiq. Dogrudan da onlar kor qelbli bir deste idiler.
65. Ve Ad qovmune onlarin (qebile yaxud qan) qardashi Hudu (gonderdik). O, dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur, meger (Onun qezebinden) qorxmursunuz?''
66. Qovmunun kafir olan boyukleri ve bashchilari dediler: ''Dogrudan da biz seni sefehlik ve nadanliq icherisinde goruruk ve heqiqeten seni yalanchilardan hesab edirik''.
67. Dedi: ''Ey menim qovmum, mende hech bir sefehlik yoxdur, eksine, men alemlerin Rebbi terefinden (gonderilmish) bir peygemberem
68. ki, Rebbimin tapshiriqlarini size chatdiriram ve men sizin uchun inanilmish bir nesihetchiyem.
69. Yoxsa Rebbiniz terefinden size ozunuzden olan bir kishinin diliyle sizi (Allahin ezabi ile) qorxutmaq uchun bir zikrin gelmesine (peygemberlik yaxud mocuzenin ashkar edilmesi ve ya Nuhun kitab ve sherietinin chatdirilmasina) teeccub etdiniz? Yada salin o zaman(i) ki, sizi (yer uzunde) Nuhun qovmunden sonra canishinler etdi ve cismin ve beden quvvelerinin yaradilmasinda size ustunluk eta etdi. Buna gore de Allahin nemetlerini xatirlayin, belke nicat tapdiniz''.
70. Dediler: ''Sen bizim yanimiza gelmisen ki, biz yalniz Allaha ibadet edek ve atalarimizin ibadet etdiklerini boshlayaq? Onda eger dogruchulardansansa, ved etdiyini (ilahi ezabi) getir''.
71. Dedi: ''shubhesiz, artiq Rebbiniz terefinden sizin uchun bir ezab ve qezeb qerara alinmishdir. ozunuz ve atalarinizin (butlere) qoyduqlariniz ve Allahin, (haqq olmasi) baresinde hech bir delil-subut nazil etmediyi (tanri, mebud ve ruzi veren kimi) adlar baresinde menimle mubahise edir ve hocetleshirsiniz? Bele ise, (ezabi) gozleyin ki, men de mutleq sizinle gozleyenlerdenem''.
72. Belelikle, ona ve onunla birge olanlara oz rehmetimizle nicat verdik ve Bizim ayelerimizi tekzib eden ve momin olmayanlarin kokunu ve neslini kesdik.
73. Ve Semud (qovmune) onlarin (qebile ve ya qan) qardashi Salehi (gonderdik). O, dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur. shubhesiz, sizin uchun Rebbiniz terefinden bir delil-subut gelmishdir. Bu, Allahin (tovhid, qudret ve rehmetinden) sizin uchun bir nishane olan dishi devesidir. Buna gore de onu buraxin Allahin (yaratdigi) yer uzunde otlasin, ona zerer ve ziyan vurmayin, yoxsa sizi agrili bir ezab yaxalayar''.
74. Ve yada salin o zaman(i) ki, sizi Ad qovmunden sonra canishinler etdi ve sizi yer uzunde yerleshdirdi. Onun duzenliklerinde (yay) saraylar(i) tikirsiniz ve daglari yonub (qish) evler(i) duzeldirsiniz. Buna gore de, Allahin nemetlerini xatirlayin ve yer uzunde fitnekarcasina fesad toretmeye qalxmayin''.
75. Onun qovmunun tekebburlu bashchi ve boyukleri onlarin zeif salinmish mominlerine dediler: ''Siz Salehin, Rebbi terefinden gonderildiyini bilirsiniz?'' Onlar dediler: ''shubhesiz, biz onun, gonderilmish oldugu sheye iman getirmishik''.
76. Tekebburluk edenler dediler: ''shubhesiz, biz sizin iman getirdiyiniz sheyi inkar edirik.''
77. Belelikle, o dishi devenin ayaqlarini kesdiler, Rebblerinin emrinden boyun qachirdilar ve dediler: ''Ey Saleh, eger gonderilmish (peygember)lerdensense, bize ved etdiyini getir''.
78. Belelikle, (mohkem goy gurultusu neticesinde) onlari shiddetli bir zelzele burudu ve oz evlerinde diz chokmush ve uzu uste dushmush halda onlarin hamisinin canlari chixdi.
79. Belelikle, (Saleh) uzunu onlardan donderdi ve (onlarin cesedlerine xitab ederek) dedi: ''Ey qovmum, heqiqeten men Rebbimin tapshirigini size chatdirdim, xeyrinizi isteyerek size oyud-nesihet verdim, lakin siz xeyrinizi isteyerek oyud-nesihet verenleri sevmirdiniz''.
80. Ve Lutu (yada sal, onun) o zaman(ini) ki, oz qovmune dedi: ''Siz alemdekilerden sizden qabaq hech kesin etmediyi o chirkin ishi edirsiniz?
81. Heqiqeten, siz arvadlari qoyub shehvetle kishilerle elaqede olursunuz. (Tekce bu ishde deyil,) belke siz (her bir ishde fitri) heddi ashan bir destesiniz''.
82. Onun qovmunun cavabi yalniz bu oldu ki, (bir-birlerine) dediler: ''Bunlari oz sheherinizden ve cemiyyetinizden chixarin ve (hemchinin Lut ve onun terefdarlarina mesxere ederek dediler:) bunlar pakliq axtaran insanlardir!''
83. Belelikle, onu ve ailesini xilas etdik, arvadi istisna olmaqla ki, o, (ezab ehli arasinda) qalanlardan oldu.
84. Ve onlarin bashlarina (kichik dashlardan ibaret) yagish yagdirdiq. Buna gore de gunahkarlarin aqibetinin nece olduguna nezer sal!
85. Ve Medyen (ehline) onlarin (qebile yaxud qan) qardashi shueybi (gonderdik). O dedi: ''Ey menim qovmum, Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir mebud yoxdur. Heqiqeten, sizin uchun Rebbiniz terefinden achiq-ashkar bir delil gelmishdir. (Meqsed shueybin Allah terefinden olan mocuzesidir ki, onun neden ibaret olmasi achiqlanmayib.) Odur ki, olchu ve terezini duz edin, camaatin malindan kesmeyin ve yer uzu (peygemberlerin deveti ve semavi sherietler vasitesile) duzeldikden sonra onda fitne-fesad toretmeyin. eger imaniniz varsa, bunlar sizin uchun daha yaxshidir.
86. Ve (camaati) hedelemek ve iman getirmish shexsi Allahin yolundan saxlamaq ve Allahin yolunu eymek isteyi ile (onu eymek ve ya eyri gostermek istiqametinde chalishmaqla) her yolun bashinda oturmayin. Hemchinin az oldugunuz ve Allahin sizi choxaltdigi zamani xatirlayin ve fesad toredenlerin aqibetinin nece olduguna nezer salin!
87. Ve eger sizden bir deste menim gonderildiyim sheye iman getirib ve bir deste iman getirmeyibse, Allah bizim aramizda hokm chixarana kimi sebr edin (mubarizeye qalxmayin). O, hokm chixaranlarin en yaxshisidir''.
88. Onun qovmunun tekebburlu bashchilari ve boyukleri dediler: ''Ey shueyb, shubhesiz, (ya) seni ve seninle birge iman getirenleri diyarimizdan ve cemiyyetimizden chixaracagiq, ya da ki, bizim dinimize daxil olacaqsiniz''. Dedi: ''Hetta nifret beslesek bele?
89. eger Allah bize sizin dininizden nicat verdikden sonra, biz ona daxil olsaq (Allahin sherikinin olmasini desek), shubhesiz, Allaha qarshi yalan uydurmush olariq. Bize, Rebbimizin istemesi istisna olmaqla (ki, elbette Rebbimiz de hech vaxt istemeyecekdir,) sizin dininize daxil olmaq yarashmaz. Bizim Rebbimiz elm ve agahliq baximindan her sheyi ehate etmishdir. Biz yalniz Allaha tevekkul etmishik. Ey Rebbimiz, bizimle qovmumuz arasinda haqq esasinda hokm chixar ve (ixtilafi) hell et ki, sen hakim ve hell edenlerin en yaxshisisan''.
90. Onun qovmunun kafir bashchi ve boyukleri dediler: ''eger shueybe tabe olsaniz, onda siz mutleq ziyana ugramish olacaqsiniz''.
91. Belelikle (goy gurultusu neticesinde) onlari shiddetli bir zelzele burudu ve oz evlerinde diz chokmush ve uzleri uste dushmush halda hamisinin canlari chixdi.
92. (Beli,) shueybi tekzib edenler (ele mehv oldular) sanki hech vaxt orada yashamayiblar. shueybi tekzib edenler, ozleri ziyana ugramishlar idiler.
93. Belelikle, (shueyb) onlardan uz donderdi ve (cesedlerine xitab ederek) dedi: ''Ey menim qovmum, shubhesiz men Rebbimin tapshiriqlarini size chatdirdim ve size oyud-nesihet vererek xeyrinizi istedim. Bele olan halda, kafir bir deste uchun nece kederlenim?''.
94. Biz peygember gonderdiyimiz her bir sheher ve kendin ehalisini xestelik, chetinlik ve yoxsulluga duchar etdik ki, belke (Bizim dergahimiza) yalvarib-yaxarsinlar.
95. Sonra o pislik ve chetinliyin yerine yaxshiliq ve xoshluq getirdik, nehayet (mal ve ovlad baximindan) artdilar ve (yene de ayilmayaraq) ''bizim atalarimiza da narahatliq ve rahatliq uz vermishdi (bu, tebii bir ishdir, perde arxasinda bir sebebkar yoxdur)'' dediler. Bele olduqda, ozleri de bilmeden, qefleten onlari yaxaladiq.
96. eger sheher ve kendlerin ehalisi iman getirseydiler ve teqvali olsaydilar, shubhesiz goyden ve yerden onlarin uzune bereketler(in qapilarini) achardiq. Lakin onlar (Bizim ayelerimizi) tekzib etdiler. Bele olduqda onlari elde etdiklerinin cezasi olaraq yaxaladiq.
97. Bele ise, goresen sheher ve kendlerin ehalisi Bizim ezabimizin onlara gece vaxti yatdiqlari zaman gelmesinden xatircemdirler?
98. Ve goresen sheher ve kendlerin ehalisi Bizim ezabimizin gunduz chagi (dunya) oyunlar(in)a (ve gunah ishlere) bashlari qarishan halda onlara gelmesinden xatircemdirler?
99. Bele ise, meger Allahin mekrinden ve qefil ezabindan xatircemdirler? Halbuki, ziyana ugramish desteden bashqa hech kes ozunu Allahin mekrinden amanda bilmir.
100. Meger yer uzunun onun sahiblerinden sonra varisi olmush shexsleri bu metleb hidayet etmedimi (ve onlar uchun aydinlashdirmadimi) ki, eger Biz istesek gunahlari muqabilinde onlari ezaba duchar eder ve qelblerine (bedbextlik) mohur(u) vurariq ki, bir daha (haqq sozu) eshitmesinler?!
101. Bu, (insan) cemiyyetler(i)dir ki, onlarin xeberlerini sene soyleyirik. Dogrudan da peygemberleri onlara aydin deliller getirdiler, lakin onlar qabaqcadan tekzib etdikleri sheye iman getiren deyildiler! Allah kafirlerin qelblerine belece (sertlik ve anlamazliq) mohur(u) vurur.
102. Onlarin choxunda ehde vefa gormedik. Heqiqeten onlarin choxunu olduqca itaetsiz gorduk.
103. O zaman onlardan (evvelki peygemberlerden) sonra Musani oz aye ve nishanelerimizle Fironun ve onun qovmunun bashchilarinin yanina gonderdik. Belelikle onlar o ayelere zulm etdiler (onlari qebul etmediler). Buna gore de fesad toredenlerin aqibetlerinin nece olduguna nezer sal!
104. Ve Musa dedi: ''Ey Firon, heqiqeten men alemlerin Rebbi terefinden (gonderilmish) bir peygemberem.
105. Allah baresinde yalniz haqqi demeye borcluyam. shubhesiz, sizin uchun (tovhid ve oz nubuvvetim baresinde) aydin bir delil getirmishem. Odur ki, (onlari qebul et ve) Beni-Israili menimle (oz esl vetenleri olan Beytul-Muqeddese) gonder''.
106. Firon dedi: ''eger bir aye ve nishane getirmisense ve dogruchulardansansa onda, onu getir (ve goster)''.
107. Belelikle Musa oz esasini atdi ve o, derhal ashkar bir ejdaha oldu.
108. Ve elini (qoltugunun altindan ve ya yaxasindan) chixartdi ve o, baxanlar uchun ag ve parlaq oldu.

MeÇuLaSiQ
12-25-2009, 19:47
109. Fironun qovmunun bashchi ve boyukleri (bir-birlerine) dediler: ''shubhesiz, bu (kishi) chox bilikli bir sehrbazdir.
110. Sizi oz torpaginizdan chixarmaq isteyir. Bele ise rey ve nezeriniz nedir?''.
111. (Firona) dediler: ''Onu(n) ve qardashini(n ishini) saxla ve sheherlere toplayici memurlar gonder
112. ki, her bir bilikli sehrbazi senin yanina getirsinler''.
113. Ve sehrbazlar Fironun yanina gelerek dediler: ''eger biz qalib gelsek, bizim uchun mutleq muhum bir muzd olacaqmi?''
114. Dedi: ''Beli, shubhesiz (saray sahibine) yaxinlardan olacaqsiniz''.
115. (Sehrbazlar) dediler: ''Ey Musa, ya sen (oz cadugerlik vasitelerini) at, ya da biz ataq''.
116. Dedi: ''Siz atin.'' Belelikle ele ki, (cadugerlik aletlerini) atdilar camaatin gozlerini (sehrle) bagladilar ve onlari chox qorxutdular ve boyuk bir sehr yaratdilar.
117. Ve Biz Musaya ''oz esani at!'' deye vehy etdik. (Ele ki, Musa esasini atdi, esa ejdaha oldu.) Belelikle, sehrbazlarin yalandan duzeltdiklerini qefilden suretle tutub udurdu.
118. Belelikle, haqq yerini aldi ve onlarin etdikleri (onlarin sehri) puch oldu.
119. Belelikle, (fironchularin hamisi) orada meglub oldular ve xar olaraq alchaldilar.
120. Ve sehrbazlar (ixtiyarsiz olaraq) secdeye dushduler.
121. Dediler: ''Alemlerin Rebbine iman getirdik.
122. Musa ve Harunun Rebbine!''
123. Firon dedi: ''Men size icaze vermemishden qabaq ona iman getirdiniz? Bu, shubhesiz, (sizinle Musanin) bu sheherde onun ehalisini oradan chixarmaq (qibtileri chixarmaginiz ve Israil ovladlarini saxlamaq) uchun qurdugunuz bir hiyledir. Odur ki, tezlikle bileceksiniz!
124. Heqiqeten, mutleq sizin ellerinizi ve ayaqlarinizi charpazvari (birini sagdan, birini soldan) kesecek, sonra ise shubhesiz, sizin haminizi dar agacindan asacagam''.
125. Dediler: ''(Onsuz da) Biz Rebbimize teref doneceyik (buna gore de senin hedelerinden qorxmuruq).
126. Sen bize yalniz Rebbimizin aye ve nishaneleri bize yetishen zaman, onlara iman getirmeyimizi eyb ve irad tutursan. Ey Rebbimiz, biz(im qelblerimiz)e (bolluca) sebr endir ve bizi muselman olaraq oldur.''
127. Ve Fironun qovmunun bashchilari ve boyukleri dediler: ''Musani ve onun qovmunu azad buraxirsan ki, yer uzunde fesad toretsinler ve seni ve tanrilarini boshlasinlar?'' (Firon butleri ve ulduzlari oz allahi, ozunu ise camaatin allahi hesab edirdi. Yaxud da onlari camaatin mebudu, ozunu ise onlarin mebudu bilirdi.) Dedi: ''Tezlikle, onlarin oglanlarini (Musanin gelishinden qabaq oldugu kimi) dehshetli shekilde oldurecek ve qadinlarini diri saxlayacagiq ve biz onlara hakimik''.
128. Musa oz qovmune dedi: ''Allahdan komek dileyin ve sebr edin. shubhesiz yer uzu Allaha mexsusdur (onun yaradilishi, qorunmasi ve sakinlerinin idare olunmasi Onun istek ve iradesi ile heyata kechir), istediyini onun varisi edir. (Gozel) aqibet perhizkarlarindir''.
129. Onlar dediler: ''Biz hem sen bize gelmemishden qabaq ve hem de geldikden sonra ezab-eziyyet chekdik!'' Dedi: ''umid var ki, Rebbiniz dushmeninizi helak ve sizi bu torpaqda canishin etsin, belelikle de nece davranacaginiza baxsin.''
130. Ve heqiqeten fironchulari (Israil ovladlarina verdiyimiz vedin bashlangici olaraq) qehetlik ve mehsul qitligina duchar etdik ki, belke ibret gotursunler.
131. Onlara yaxshiliq ve bolluq gelende, ''bu, bizim ozumuz(un leyaqetimiz)dendir deyirdiler ve ele ki, onlara bir pislik ve bela gelirdi (bunu) Musanin ve yanindakilarin (ayaqlarinin) ugursuzluqlari ile elaqelendirirdiler. esla! Onlarin ugursuzluqlarinin (ve onlara gelen her bir sher ve belanin) sebebi (onlarin) Allahin yaninda (qeyd olunmush gunahlari)dir ve lakin onlarin choxu (bunu) bilmirdiler.
132. Ve dediler: ''(Ey Musa,) bize, bizi sehrlemeyin uchun her ne nishane ve mocuze getirsen, biz sene esla iman getiren deyilik''.
133. Belelikle, Biz ayri-ayri nishaneler sheklinde onlara tufan, cheyirtge, gene, qurbagalar ve qan gonderdik. Onlar yene de tekebbur ve itaetsizlik gosterdiler. Onlar gunahkar bir deste idiler.
134. Ve onlara (her defe) ezab nazil olanda, (bele) deyirdiler: ''Ey Musa, seninle olan ehd-peymanina (nubuvvet, yaxud duanin qebul olunmasi ehd-peymanina) xatir bizim uchun Rebbini chagir ki, eger bu ezabi (filan muddetedek) bizden gotursen, sene mutleq iman getirecek ve Israil ovladlarini seninle gondereceyik''.
135. Belelikle, ele ki, ezabi yetishmeli olduqlari muddetedek onlardan def edirdik, onlar yene de ehd-peymani pozurdular.
136. Nehayet, onlardan intiqam aldiq ve onlari denizde batirdiq. chunki Bizim ayelerimizi ve nishanelerimizi tekzib etdiler ve (umumiyyetle) onlardan qafil idiler.
137. Ve (fironchular terefinden) hemishe zeif ve aciz hesab edilen desteni o torpaqlarin chox xeyir-bereketli etdiyimiz sherq ve qerblerinin (sham ve Felestin torpaqlarinin) varisi etdik. Rebbinin Israil ovladlarina olan gozel sozu (onlarin zefer vedi) onlarin sebrlerinin mukafati olaraq tamamile gerchekleshdi ve Fironun ve onun qovmunun tikdiklerini (ev, saray ve qullelerini) ve chardaga qaldirdiqlarini (uzum teneklerini) viran ve mehv etdik.
138. Ve Israil ovladlarini denizden (Nil chayindan) kechirtdik. Onlar oz butlerine (perestish etmeye) uz tutmush ve (butlerinin) etrafina toplashmish bir desteye yetishdiler. (Onlar esirlikde olduqlari vaxt fironchularin hissiyyata yaxin sheylere meyl gostermelerinden tesirlendikleri uchun) dediler: ''Ey Musa, onlarin mebudlari oldugu kimi, sen de bizim uchun mebud duzelt!'' (Musa) dedi: ''Dogrudan da siz nadanliq eden bir destesiniz.
139. Heqiqeten bunlarin, ichinde olduqlari (shirk eqidesi) mehve mehkumdur ve (butlere) etdikleri (ibadet) batil ve puchdur''.
140. Dedi: ''Allah sizi alemdekilerden (oz zamaninizin insanlarindan) ustun etdiyi halda, men sizin uchun Ondan bashqa bir mebud axtarim?!''
141. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, sizi, size agir ishkence veren fironchulardan xilas etdik. Onlar ogullarinizi rehmsizcesine oldurur, qadinlarinizi (havayi ishletmek uchun) diri saxlayirdilar ve bunda (bu ishde sizin uchun) Rebbiniz terefinden boyuk bir bela ve imtahan var idi''.
142. Ve Musa ile (Tovrati qebul etmeye hazir olmasi uchun) otuz gece(ve gunduz ibadet) vede(si) qoyduq ve onu daha on gece ile kamilleshdirdik. Belelikle, onun Rebbinin qoydugu vede qirx gece ile sona chatdi. Musa (vedeleshdiyi yere gedende) qardashi Haruna dedi: ''Qovmumun ichinde canishinlik et, islahla meshgul ol ve fesad toredenlerin yoluna tabe olma''.
143. Ele ki, Musa Bizim vedeleshdiyimiz yere geldi ve Rebbi onunla (vasitesiz) danishdi, (Allaha) ''ey Rebbim, (ozunu) mene goster, Sene baxim (dunyaya ve axirete xas butun celal ve camal tezahurlerini mushahide etdikden sonra elde edilen mexsus bir batini baxishla Seni gorum)'' dedi. (Rebbi ona) ''(dunyada) Meni (bele bir baxishla) esla gormeyeceksen, lakin bu daga teref bax, eger o, oz yerinde sabit qalsa, sen de Meni goreceksen (senin vucudunun qudreti Menim nurumun sachmasi muqabilinde bu dagdan azdir)'' dedi. Belelikle, onun Rebbi(nin nuru) daga sachdiqda onu parchalayib toz halina saldi ve Musa ozunden gedib yixildi. ozune geldikde dedi: ''Sen (gozle gorunmekden) pak (ve uzaq)san! Sene teref qayitdim (tovbe etdim) ve men ilk iman getirenem''.
144. (Allah) buyurdu: ''Ey Musa! Men seni oz risalet ve tapshiriqlarimla (onlarin yerine yetirilmesi ile) ve (seninle) danishmagimla butun insanlardan sechdim (ustun etdim). Buna gore de, sene verdiyimi gotur ve shukr edenlerden ol''.
145. Ve onun uchun (Tovratin) lovheler(in)de her bir movzu baresinde nesihet ve (camaatin etiqad ve emelleri baresinde) her bir shey uchun etrafli sherh yazdiq (ve dedik): ''var gucunle onu gotur (oyren) ve oz qovmune onun en gozelini goturmelerini (oyrenmelerini) emr et (vacibleri gotursunler ve haramlari terk etsinler). Tezlikle size gunahkarlarin yurdunu (Ad ve Semud qovmlerinin, hemchinin fironchularin dunyada xaraba qalmish yurdlarini, axiretde ebedi qalacaqlari Cehennemdeki yerlerini) gostereceyem''.
146. Tezlikle yer uzunde nahaq yere tekebburluk eden, her hansi bir aye ve mocuze gorende iman getirmeyen, hidayet yolunu gorende onunla getmeyen ve azginliq yolunu gordukde ise onunla geden kesleri oz ayelerimden yayindiracagam (ayelerimle mubarize etmek qudretini onlardan alacagam). Bu (ish), onlarin Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib etdiklerine ve onlardan (onlari gormekden) qafil olduqlarina goredir.
147. Bizim aye ve nishanelerimizi, elece de axiret gorushunu yalan sayan keslerin (xeyir) emelleri puch ve batil olacaqdir. Meger onlar etdikleri emellerden bashqa bir sheylemi cezalandirilacaqlar?!
148. Musanin qovmu(nun choxu) ondan, (o, Allahla vedeleshdiyi yere getdikden) sonra oz zinet eshyalarindan bir buzov - buzov sesi chixaran bir heykel duzeltdiler. Meger onlar hemin heykelin onlarla danishmadigini ve onlari bir yola hidayet etmemesini gormurduler?! (Cansiz bir sheyi diri ve butun varliq alemini berqerar saxlayan bir sheyin yerine qoymaqla) zalimlardan olaraq onu ozlerine tanri goturduler.
149. Ve ele ki, ozlerine gelib chox peshman oldular ve dogrudan da azdiqlarini gorduler ''heqiqeten eger Rebbimiz bize rehm etmese ve bizi bagishlamasa, mutleq ziyana ugrayanlardan olacagiq'' dediler.
150. Ve Musa qezebli ve teessufle oz qovmunun yanina qayidanda, dedi: ''Menden sonra menim uchun pis canishinlik etdiniz; meger Rebbinizin ishinde (gorushunde) telesdiniz?'' Ve (Tovratin) lovheleri(ni) atdi ve qardashinin bashindan tutub ozune teref chekmeye bashladi. O dedi: ''Anam oglu! Heqiqeten bu qovm meni (onlari hemin ishden chekindirmekde) aciz qoydu ve az qalmishdi meni oldursunler. Odur ki, dushmenleri meni mezemmet etmeye qaldirma ve meni zalim deste ile bir tutma''.
151. (Musa) dedi: ''Ey Rebbim, meni ve qardashimi bagishla ve bizi oz rehmetine daxil et ki, Sen mehribanlarin en mehribanisan.''
152. Heqiqeten, buzova perestish etmish keslere tezlikle (dunyada ve axiretde) Rebblerinden bir qezeb ve dunya heyatinda (mebudlarinin yandirilmasi, chollukde sergerdan qalmalari ve tarixde bir leke olaraq qalmalari kimi) zillet ve xarliq yetishecekdir. Biz yalan uyduranlari bele cezalandiririq.
153. Gunah ishler gordukden sonra tovbe eden ve iman getiren kesler, (bilsinler ki,) heqiqeten senin Rebbin ondan (tovbeden) sonra chox bagishlayan ve mehribandir. (Bu iki aye Musanin dastani arasinda olan moterize cumleleridir).
154. Musanin qezebi yatdiqda(n sonra) o, (Tovratin) lovheleri(ni) goturdu. Onun yazilarinda Rebbinden qorxan kesler uchun hidayet ve rehmet var idi.
155. Musa oz qovmunden (onlarin arasindan) Bizim vedeleshdiyimiz yer(e qovmu buzova perestish etmemishden qabaq Tovratin nazil olmasi ved edilen yere ve ya buzova perestishden sonra tovbenin qebul edileceyi yere getirmek) uchun yetmish kishi sechdi. Belelikle (ses eshitmekle kifayetlenmeyib Allahi gormek istedikleri vaxt), o shiddetli titreyish onlari buruyende (ve onlarin hamisi olende, Musa) dedi: ''Ey Rebbim, eger isteseydin onlari ve meni bundan evvel helak ederdin. Bizi agilsizlarimizin etdikleri sheye goremi helak edeceksen? Bu, Senin sinagindan bashqa bir shey deyildir. Istediyini onunla azdirir ve istediyini onunla hidayet edirsen. Sen bizim yardimchi ve bashchimizsan. Bizi bagishla ve bize rehm et ki, Sen bagishlayanlarin en yaxshisisan''.
156. ''Ve bizim uchun bu dunyada (yashayish, itaet ve aqibetde) ve axiretde (hesabda, shefaetde ve Cennetde) yaxshiliq yaz. chunki biz Sene teref qayitmishiq''. Buyurdu: '' (xilqetin kamil qurulushunda hikmet esasinda) istediyimi ezabima duchar ederem ve rehmetim her bir sheyi ehate etmishdir. Odur ki, tezlikle onu teqvali olanlar, zekat verenler ve Bizim aye ve nishanelerimize iman getirenler uchun yazacagam''.
157. O kesler ki, ders oxumayib yazi yazmamish bu elchi ve Peygembere - (adini ve peygemberlik nishanelerini) ellerindeki Tovrat ve Incilde yazilmish gordukleri shexse tabe olurlar. (Hemin o Peygembere ki,) onlari her bir yaxshi ishe emr edir ve her bir pis ishden chekindirir, onlara (maddi ve menevi) paklari halal ve (maddi ve menevi) chirkin ve murdarlari haram edir ve boyunlarinda olan agir yuku ve zencirleri (cahiliyyet adetleri ve kechmish sherietlerin chetin hokmlerini) onlarin chiyninden goturur. Belelikle ona iman getiren, ehtiram gosteren, komek eden ve onunla nazil olan nura (onun kitabina) tabe olanlar hemin nicat tapanlardir!
158. De: ''Ey insanlar, heqiqeten men Allahin sizin haminiza (xitab olunan zamanin varliqlarindan tutmush besheriyyetin nesli kesilenedek olacaq butun insanlara) gonderilmish Peygemberiyem. O Allahin ki, goylerin ve yerin heqiqi sahib ve hakimidir (chunki onlarin yaradilishi, qorunmasi, idare olunmasi ve mehvi, bunlarin hamisi Onun iradesine tabedir). Ondan bashqa bir mebud yoxdur, dirildir ve oldurur (yashamaq ve olmek qabiliyyeti olan her bir sheyi O dirildir ve oldurur). Odur ki, Allaha ve Onun elchisine - (Qur`andaki ve evvelki semavi kitablardaki) kelamlarina imani olan bu ummi Peygembere iman getirin ve ona tabe olun, belke hidayet olundunuz''.
159. Ve Musanin qovmunde haqqa esaslanaraq (ve haqq danishmaqla ve haqqa emel etmekle insanlari) hidayet eden ve haqqa esaslanaraq (oz danishiqlarinda ve emellerinde) edaletli olan bir deste vardir.
160. Ve onlari (Yequbun) her biri bir ummet olan neveler(in)den ibaret on iki qebileye bolduk ve qovmu Musadan su isteyen zaman ona vehy etdik ki, oz esani (Tur dagindan getirdiyin kub shekilli) o dasha vur. Belelikle, ondan on iki cheshme (dord terefin her birinden uch cheshme) qaynadi (axmaga bashladi). Her bir ummet ozunun su icheceyi yeri tanidi. Ag ve ust-uste yigilmish buludu onlarin bashlari uzerinde kolgelik etdik ve onlara ''menn'' (bir nov agac shiresinden hazirlanmish yemek) ve bildirchin nazil etdik ''size verdiyimiz pak ruzilerden yeyin'' (dedik). Onlar (oz itaetsizlikleri ile) Bize zulm etmediler ve lakin ozlerine zulm edirdiler. (Beqere suresinin 57-ci ayesine muraciet edin).
161. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, onlara (bele) deyilmishdi: ''Bu sheherde (Beytul-Muqeddesde) meskunlashin, onun istediyiniz yerinden istifade edin, ''(ey Rebbimiz), bizim gunahlarimizi tok'' deyin ve bu qapidan secde halinda (tevazokarliqla) daxil olun ki, sizin gunahlarinizi bagishlayaq. (Onda) tezlikle yaxshilara artiq bagishlayariq.'' (Beqere suresinin 58-ci ayesine mureciet edin).
162. Belelikle, onlardan zulm etmish kesler (hemin sozu) onlara deyilenden bashqa soze deyishdiler (tovbe yerine bugda istediler). Bele olduqda, zulm etmelerinin cezasi olaraq goyden onlara ezab gonderdik. (Beqere suresinin 59-cu ayesine muraciet edin).
163. Ve onlardan deniz sahilinde yerleshen cemiyyetin (Medyen ehalisinin ve ya Felestinin Teberiyye denizinin kenarindaki eyle sheherinin ehalisinin) halini sorush: o zaman onlar shenbe gunu heddi (baliq ovunun hemin gun haram olmasi hokmunu) ashirdilar; o zaman onlarin baliqlari shenbe gununde ashkar suretde suyun uzune chixir, shenbe olmayan gunde ise gelmirdiler. Biz onlari itaetsizliklerinin muqabilinde bele imtahan edirdik.
164. Ve o zaman onlardan bir deste (digerlerini chekindiren desteye) dedi: ''Ne uchun Allahin mutleq helak edeceyi ve ya shiddetli ezab vereceyi bir qovme oyud-nesihet verirsiniz?'' Dediler: ''Rebbinizin dergahinda uzrumuzun olmasi uchun ve belke onlar chekindiler deye!''. (Demeli Musanin qovmu uch desteden - gunahkarlar, onlari chekindirenler ve sukut edenlerden ibaret idi.)
165. Belelikle, ele ki, onlara verilen oyud-nesiheti unutdular, Biz pis ishden chekindirenleri xilas etdik, zulm edenleri ise itaetsizliklerine gore agir bir ezaba duchar etdik.
166. Belelikle, ele ki, chekindirildikleri sheyden boyun qachirdilar, onlara ''meymunlar ve qovulmushlar olun!'' dedik (qeti irade ile suretlerinin meymun sheklinde, ruhlarinin ise xar ve rehmetden uzaq olmasini istedik ve ele de oldular).
167. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Rebbin Qiyamet gununedek onlara (yehudilere) hemishe mutleq agir ezab veren kesler gondereceyini elan etdi. Heqiqeten senin Rebbin tez ceza veren ve (eyni zamanda) chox bagishlayan ve mehribandir.
168. Ve onlari yer uzunde muxtelif desteler sheklinde sepeledik. Onlardan bezisi yaxshi emel sahibleridir, bezisi ise onlardan ashagidir. Onlari yaxshi-yamanliqlarla sinadiq, belke (haqqa teref) qayitsinlar.
169. Belelikle, onlardan sonra kitabin (Tovratin) varisi olmush (saleh olmayan) canishinler(i) onlarin yerine kechdiler. Onlar (rushvet ve ya kitabi tehrif etmek yolu ile) bu alchaq dunyanin malini alir ve ''tezlikle (tovbe edecek ve) bagishlanacagiq'' deyirler. eger onlara ele bir mal yetishse, yene de goturerler! Meger onlardan kitabin mohkem ehd-peymani alinmadimi ki, Allaha haqdan bashqa bir shey nisbet vermesinler? Halbuki, onlar kitabda olanlari oxuyublar (ve onun hokmlerinden xeberdardirlar). (Bilin ki,) axiret evi teqvalilar uchun daha yaxshidir, meger dushunmursunuz?
170. Hemishe (oz sema) kitab(larin)dan yapishan ve namaz qilan kesler (bilsinler ki,) heqiqeten Biz salehlerin ve islah edenlerin mukafatini zay etmeyeceyik.
171. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Biz dagi (yerinden qopararaq) bir kolge kimi onlarin bashi uzerinde saxladiq ve onlar onun mutleq bashlarina dusheceyini guman etdiler. (Ve dedik:) ''Size verdiyimiz (kitab ve din)i (ruhi ve cismani) quvvetle tutun ve orada olanlari yadda saxlayin, belke teqvali oldunuz''. (Beqere suresinin 63-cu ayesine muraciet edin).
172. O zaman senin Rebbin Adem ovladlarindan - onlarin bellerinden ovladlarini chixartdi (tarix boyu tedricen onlari bir-birinin belinden dunyaya getirdi) ve onlari (agillarinin derk etmesi ve peygemberlerin tebligi vasitesile) ozlerine shahid tutdu ki: ''Men sizin Rebbiniz deyilemmi?'' (Agil nemetinden ve peygemberlerin devetinden mehrum olanlardan bashqa) onlarin hamisi: ''Beli, (Rebbimiz olmagina) shehadet verdik'' dediler. (Allah bele etdi ki,) mebada Qiyamet gunu ''biz bundan (tovhid ve rububiyyetden) qafil idik'' deyesiniz.
173. Yaxud ''heqiqeten atalarimiz bizden evvel (Allaha) sherik qoshdular ve biz onlardan sonra olan ovladlar (ve tebii ki, onlara tabe) idik, meger bizi batile yonelenlerin etdiklerine gore helakmi edeceksen?!''.
174. Biz (oz tovhid ve din) nishaneleri(mizi) bu cur etrafli achiqlayiriq (ki, onlarin baresinde fikirleshsinler) ve belke qayitdilar.
175. Ve onlara ayelerimizi (semavi kitabin maarifini, yaxud duanin qebul olunmasi meqamini) verdiyimiz, lakin (etiqadda kufr ve emelde nankorluq neticesinde) onlardan xaric olan, belelikle sheytan teqibine meruz qalan ve nehayet yolunu azanlardan olan shexsin (Musanin zamaninda yashamish alim Bel`em Bauranin) hekayetini oxu.
176. eger isteseydik, hemin ayelerin vasitesi ile onu(n meqamini) mutleq (mecburi shekilde) ucaldardiq. Lakin o(nu besheriyyetin yol sechmekde ixtiyar sahibi olmasi enenesine uygun olaraq azad qoyduq ve o) alchaqliga meyl ederek yere urek bagladi ve oz nefsi isteklerine tabe oldu. Buna gore de onun hekayeti (o) susuz ve ya yorgun itin hekayetine benzeyir ki, ona hucum etsen de dilini chixarar, boshlasan da dilini chixarar (bu shexsi qorxutmaginla nesihet vermeyin birdir). Bu, Bizim ayelerimizi tekzib etmish destenin meselidir. Odur ki, bu hekayeti neql et, belke dushunduler.
177. Bizim ayelerimizi tekzib etmish ve ozlerine zulm eden deste(nin meseli) nece de pis bir meseldir.
178. Allah kimi hidayet etse, o esl hidayet olunmushdur ve kimi oz azginliginda boshlasa, heqiqeten ziyana ugrayanlar onlardir!
179. Dogrudan da Biz cin ve insanlarin choxunu (sanki) Cehennem uchun yaratmishiq. chunki onlarin qelbleri var, amma onunla (heqiqetleri) derk etmirler, onlarin gozleri var, lakin onunla (ibret uchun) baxmirlar ve onlarin qulaqlari var, amma onunla (haqq maarifi) eshitmirler. Onlar heyvanlar kimi, belke (onlardan) daha azgindirlar (chunki onlar inkishaf ve tekamul istedadina malik olduqlari halda, batil ve puch yola gedirler) ve onlar hemin qafillerdirler.
180. (Menalarinin gozelliyi ve mefhumlarinin ucaligi baximindan) en gozel adlar Allaha mexsusdur. Buna gore de Onu hemin adlarla chagirin ve Onun adlari baresinde dogru yoldan chixanlari (o adlari butlere qoyanlari, yaxud Allaha layiq olmayan shekilde tefsir edenleri) boshlayin. Onlar tezlikle emelleri ile cezalandirilacaqlar (danishiqlarinin ve emellerinin eyani tezahuru onlarin cezalari olacaqdir).
181. Yaratdiqlarimiz icherisinde (insanlari) haqq (danishiq ve emel) ile hidayet eden ve haqqa esaslanaraq hokm chixarib edaletli olan bir deste vardir. (Bu surenin 159-cu ayesine muraciet edin.)
182. Bizim ayelerimizi tekzib edenleri tezlikle tedricen bilmedikleri yerden (dunya helaketi ve axiret ezabi ile) yaxalayacagiq.
183. Onlara mohlet verirem. Heqiqeten Menim mekr ve tedbirlerim mohkemdir.
184. Meger fikirlesh(ib gor)medilermi ki, onlarin yoldash ve yurddashlarinda (Muhemmedde - sellallahu eleyhi ve alihi ve sellem) hech bir delilik yoxdur? O yalniz ashkar bir qorxudandir.
185. Meger goylerin ve yerin boyuk mulkune (Allahin onlarin hakim ve sahibi olmasina ve onlarin da Allahin hokmu altinda ve Onun mulki olmagi qebul etmelerine) ve Allahin yaratdigi eshyalara, elece de omurlerinin sonunun yaxinlashmish ola bilmesine baxmayiblar? (Ve eger bu kitabin devetine iman getirmeseler) bes bundan (bu Qur`andan) sonra hansi soze iman getirecekler?
186. Allah kimi (itaetsizliyine gore) oldugu azginliqda boshlasa, daha onu bir hidayet eden olmaz. (Allah) onlari oz azginliqlarinda sergerdan qalmalari uchun boshlayir.
187. Senden Qiyamet baresinde - onun ne vaxt bash vereceyini sorushurlar? De: ''Heqiqeten onun elmi yalniz Rebbimin yanindadir. Onu vaxti (chata)nda yalniz O zahir edecekdir. (Bu hadise) goylerde ve yerde (onlarin sakinleri uchun) agirdir. O, size yalniz qefilden gelecekdir. Senden, sanki sen ondan tam xeberdarsanmish kimi sorushurlar! De: ''Heqiqeten, onun elmi yalniz Allahin yanindadir, lakin insanlarin choxu bilmirler''.
188. De: ''Men ozum uchun Allahin istediyinden bashqa hech bir xeyir ve ziyana malik deyilem. (Qeyb elmim de yoxdur) ve eger qeybi bilseydim, ozum uchun mutleq her bir mal ve xeyirden choxlu tedaruk gorerdim ve mene hech bir zerer-ziyan deymezdi. Men iman getiren deste uchun yalniz bir qorxudan ve mujde verenem''.
189. Sizin her birinizi bir candan (atanizdan) yaradan ve yaninda rahatliq tapmasi uchun zovcesini de onun cinsinden eden Odur. Belelikle ele ki, zovcesi ile yaxinliq etdi, o, yungul bir yukle yuklendi ve bir muddeti (hamilelik dovrunun evvelini) o yukle kechirdi. Ele ki, yuku agirlashdi her ikisi Allahi - oz Rebblerini chagirdilar ki: ''eger bize saleh (saglam ve heyat surmeye qadir) bir ovlad eta etsen, mutleq shukr edenlerden olacagiq''.
190. Belelikle, ele ki, (Allah) o ikisine (saglam ve) saleh bir ovlad eta etdi, onlara verdiyi shey baresinde Ona sherik qoshdular. (eger onlar bu ishde butleri de tesirli bilseler zahiri shirke, yox eger sebeblere arxalanaraq esas sebebkari yaddan chixarsalar gizli shirke duchar oldular. Bu iki aye cemiyyetin ekseriyyetinin halini sherh edir ki, onlar ya zahiri shirke, ya da gizli shirke duchardirlar.) Allah Ona sherik qoshulan sheyden chox-chox ucadir.
191. Onlar hech bir shey yaratmayan (bir sheyi yoxdan var etmek ve movcuda ruh vermek qudreti olmayan) ve ozleri yaradil(mish ol)an varliqlari (Allaha) sherik qoshurlar? (Bu aye ve sonraki ayeler butperestlerin shiddetli tenqidi ve butlerin tamamile acizliyinin beyani baresindedir.)
192. (Hemin butler) ne onlara bir yardim gostere bilir ve ne de ozlerine bir komek ede bilirler.
193. eger onlari dogru yola devet etseniz, size tabe olmazlar. Sizin uchun onlari devet etmeyiniz ve ya susmaginiz birdir (chunki onlardan bir netice elde etmeyeceksiniz).
194. Heqiqeten sizin Allahin yerine chagirdiqlariniz (butler, ulduzlar ve melekler) sizin kimi bendelerdir. Odur ki, eger dogruchusunuzsa, onlari chagirin, size cavab versinler.
195. Meger onlarin ayaqlari var ki, onunla yol getsinler, yaxud elleri var ki, onunla tutsunlar ve ya gozleri var ki, onun vasitesi ile gorsunler, yaxud da qulaqlari var ki, onunla eshitsinler? De: ''Allaha qoshdugunuz sherikleri chagirin, sonra mene qarshi olan butun hiyle ve planlarinizi ishe salin ve mene mohlet vermeyin''.
196. ''shubhesiz, menim bashchi ve komekchim bu kitabi nazil eden Allahdir. Odur saleh (bende)lere bashchiliq ve yardim eden!''.
197. ''Allahin yerine chagirdiqlariniz ne size bir yardim gostere biler ve ne de ozlerine (xeyir getirmek ve ya bir zereri def etmekle) bir komek ede bilerler''.
198. eger onlari dogru yola devet etseniz eshitmezler. (Ey Peygember,) onlari (mushrikleri) sene baxan gorursen, lakin onlar (eslinde) gormurler.
199. efv ve guzesht yolunu tut, yaxshi ishler gormeyi emr et ve nadanlardan uz donder (cihad hokmu gelmeyince doyushe bashlama).
200. eger sheytan terefinden tehrikedici bir vesvese seni tehrik etse, Allaha penah apar, chunki O, eshiden ve bilendir.
201. shubhesiz, teqvali olanlara sheytandan bir vesvese yetishse, (ya qelblerde dolanan bir sheytan onlarin fikirlerine zerer-ziyan yetirse, derhal) (Allahi yadlarina salaraq) ozlerine geler ve onda gozuachiq olarlar.
202. (Mushriklere geldikde ise,) qardashlari (sheytanlar) onlari daim azginliga cheker, sonra ise (onlari yoldan chixarmaqda) ellerinden geleni ederler.
203. (Vehyin gelmesi bir muddet texire dushen zaman ve) onlara bir aye ve nishane getirmeyende ''ne uchun (ozunden) bir aye ve nishane duzeldib getirmirsen?'' deyerler. De: ''Heqiqeten men yalniz Rebbimden mene gelen vehye tabe oluram. Bu (Qur`an) Rebbiniz terefinden ayiqliq �menbeleridir ve iman getiren bir deste uchun bashdan-basha hidayet ve rehmetdir''.
204. Qur`an oxunan zaman ona qulaq asin ve susun ki, belke rehm olundunuz.
205. Seherler ve axshamlar oz qelbinde yalvarib-yaxararaq, qorxu ile ve sesini ucaltmadan Rebbini yada sal ve qafillerden olma.
206. shubhesiz, senin Rebbinin yaninda (melekler ve Allahin ovliyalari kimi Onun menevi yaxinliginda) olanlar Ona ibadet etmekden boyun qachiraraq tekebburluk etmez, Onun pakligini yada salar ve Ona secde ederek ozlerini kichilderler.

MeÇuLaSiQ
12-25-2009, 19:49
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Senden ''enfal'' (bu ayenin nazil edilmesine sebeb olan doyush qenimetleri de numunelerinden biri olan muxtelif adli choxlu umumi mallar) baresinde sorushurlar, de: ''enfal'' Allaha ve Onun Peygemberine mexsusdur (onlarin heqiqi sahibi Allah, sherti sahibi ise Onun numayendesi olaraq Peygemberdir). Odur ki, Allahdan qorxun, aralarinizdaki elaqeleri duzeldin (ve ''enfal'' ustunde mubahise ve dava-dalash etmeyin) ve eger mominsinizse, Allaha ve Onun Peygemberine itaet edin''.
2. Mominler yalniz o keslerdir ki, Allah zikr olunduqda qelbleri qorxar, Onun ayeleri onlara oxunan zaman imanlarini artirar ve daim oz Rebblerine tevekkul ederler.
3. Hemin o kesler ki, namaz qilar ve onlara ruzi olaraq verdiyimizden (hem maddi ve hem de menevi ruzilerinden Allah yolunda) xercleyerler.
4. Onlardir heqiqi mominler! Onlar uchun Rebblerinin yaninda (dunyada ve axiretde Allaha yaxinliq ve menevi kerametlerden ibaret) dereceler, bagishlanma, gozel ve beyenilmish ruzi vardir.
5. (Onlardan bezilerinin Bedr muharibesi qenimetlerinden mehrum olduqlarina gore narazi qalmalari,) Rebbinin seni mominlerden bir destesi narazi olduqlari halda evinden haqq ve dogru olaraq (Bedre sari) chixarmasi kimidir.
6. Seninle o haqq ish (Bedr doyushune getmek) baresinde (onun meslehete uygun olmasi ve Allahin onda olan komeyi) aydin olduqdan sonra, mubahise edirdiler (ki, bu cihad doyushunde quvveler beraber deyildir). (Onlar ele qorxu ve vehshet ichinde idiler ki,) sanki gozleri baxa-baxa olume teref suruklenirdiler!
7. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, Allah size o iki desteden birinin (Mekke tacirlerinin shamdan Mekkeye geden ve ticaret mallari dashiyan karvaninin ve ya Mekkeden onlari qorumaq uchun chixan silahli destenin) size nesib olacagini ved edirdi. Siz o silahsiz destenin sizin olmasini chox isteyirdiniz. Allah (ise) oz kelmeleri (ezelden Lovhi-Mehfuzda yazmish oldugu vedleri) ile haqqi berqerar ederek mohkemlendirmek ve kafirlerin kok ve neslini kesmek isteyirdi.
8. (Buna gore de sizi silahli deste ile uzleshdirdi) ki, gunahkarlarin xoshuna gelmese bele, haqqi berqerar ve batili mehv etsin.
9. O zaman (Bedr muharibesi meydaninda) Rebbinizden komek isteyirdiniz. Belelikle, (Allah) sizin duanizi qebul etdi ki: ''Men mutleq size arxalari ile minleri getiren min melekle komek edeceyem (ve meleklerin sayi umumilikde uch min oldu ki, besh mine qeder nezerde tutulmushdular. Ali-Imran suresinin 124-125-ci ayelerine muraciet edin).
10. Allah onu (hemin komeyi) yalniz (sizin uchun) bir mujde olmasi ve qelblerinizin onunla rahatliq tapmasi uchun etdi (yoxsa, onlar qoshunun ichinde yalniz qaralti idiler ve dushmenin qetle yetirilmesinde birbasha ishtirak etmirdiler). Komek yalniz Allah terefindendir. Allah yenilmez qudret sahibi ve hikmetlidir.
11. O zaman (Allah) Onun terefinden xatircemlik olsun deye, sizi murgu ile burudu ve sizi paklashdirmasi, sheytanin murdarligini (sheytanin vesvesesini ve ya cenabetliliyi) sizden temizlemesi, qelblerinizi mohkemlendirmesi ve qedemlerinizi sabitleshdirmesi uchun goyden size su endirirdi.
12. O zaman Rebbin meleklere vehy edirdi ki: ''Men sizinleyem! Odur ki, iman getirenlerin qedemlerini sabit edin. Tezlikle kafirlerin qelblerine qorxu salaram. Belelikle, boyunlarina (bashlarina) zerbeler endirin ve barmaqlarinin hamisinin ucunu kesin''.
13. Bu (ceza) onlarin Allah ve Onun Peygemberi ile dava ve dushmenchilik etmelerine goredir. Kim Allah ve Onun Peygemberi ile dava ve dushmenchilik etse, (bilsin ki,) heqiqeten Allah agir cezalandirandir.
14. (Ey kafirler,) budur (dunya ezabi)! Buna gore de dadin onu ve elbette, kafirler uchun (axiretde) od ezabi (da) vardir.
15. Ey iman getirenler, kafirlerle - onlarin izdihamli qoshunlari size teref irelilediyi (ya siz onlara teref getdiyiniz) halda qarshilashan zaman, onlara arxa chevirmeyin (ve meydandan qachmayin).
16. Hemin gun - doyushu davam etdirmek uchun bashqa bir yer axtaran (yeniden hucum etmek uchun geri chekilme fendi ishleden) ve ya (doyushchu) desteye qoshulmaq uchun yeni bir movqe sechen shexs istisna olmaqla - onlara arxa cheviren kes mutleq, Allahin qezebini ozune qoshmushdur ve onun siginacagi Cehennemdir. Ora pis bir donush yeridir.
17. Buna gore de, (bilin ki,) onlari siz oldurmediniz, Allah oldurdu onlari! Sen (onlara teref ox ve dash) atan zaman, sen atmadin, Allah atdi (dushmeni meglub etmek) ve mominleri yaxshi sinamaq (yaxud onlara gozel qelebe nemeti vermek) uchun! Heqiqeten Allah eshiden ve bilendir.
18. (Beli,) budur (kufr ve imanin sonu)! Allah kafirlerin hiylesini hemishe quvveden salandir.
19. (Ey Bedr doyushunden qabaq ''tereflerden kim haqdirsa, qoy Allah onu qalib etsin!'' deyen mushrikler,) eger siz (haqq olan terefin) qelebe (chalmasini) isteyirsinizse, isteyinize uygun olan qelebe geldi (odur ki, teslim olun). eger (dava ve dushmenchilikden) el chekseniz, bu sizin uchun daha yaxshidir. eger (doyushe) qayitsaniz, biz de (mominlere komeye ve sizi ezmeye) qayidacagiq ve sizin desteniz her ne qeder chox olsa da, sizden (Allahin ezabindan) hech bir sheyi def etmeyecekdir. (Bilin ki,) Allah hemishe mominlerledir.
20. Ey iman getirenler, Allaha ve (verdiyi emrlerde) Onun Peygemberine itaet edin ve (onun mentiqe uygun devetini) eshide-eshide ondan uz dondermeyin.
21. (eslinde) eshitmedikleri halda (dilde) ''eshitdik'' deyen (kafir ve munafiq)ler kimi olmayin.
22. Heqiqeten Allah yaninda, terpenen canlilarin en pisi dushunmeyen (haqqi eshitmekde) kar ve (haqqi demekde) lal (olan) insanlardir.
23. eger Allah onlarda bir xeyir bilseydi (eger onlarin haqqi qebul eden gozel batinleri olsaydi), onlara (hetta peygemberler vasitesi ile tebligi tekrar etmekle olsaydi bele) mutleq eshitdirerdi. eger (indiki halda) onlara eshitdirse, onlar (ele qelben de) donuk olduqlari halda mutleq uz dondererler.
24. Ey iman getirenler, sizi, size heyat veren sheye teref devet eden zaman Allahin ve Onun Peygemberinin chagirishini qebul edin ve bilin ki, Allah (her bir tesir menbeyinden tesir gucunu almaga tam qadir oldugu uchun) insan ile onun qelbi arasinda (onun nefsi ile mehebbet ve nifret, iman ve kufr kimi sifetleri arasinda) manee olar (aralarinda ayriliq salar). Siz haminiz (axiretde) Ona teref (Onun huzuruna) toplanacaqsiniz.
25. (Belasina) sizin yalniz zalimlarinizin duchar olmayacagi (hamini buruyeceyi) fitneden (fesad ve gunahlarin ziddiyyetler, emr be merufun yerine yetirilmemesi ve muhum meqamlarin leyaqetsiz insanlarin elinde olmasi kimi neticelerinden) qorxun ve bilin ki, Allah agir cezalandirandir.
26. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, siz yer uzunde az idiniz ve zeif sayilirdiniz. Hemishe insanlarin (Qureyshin ve diger kafirlerin) sizi (bu torpaqda) aradan goturmelerinden qorxurdunuz. Allah, belke shukr edesiniz deye size yer verdi, sizi oz komeyi ile guclendirdi ve (dunya nemetlerinin) paklar(in)dan size ruzi verdi.
27. Ey iman getirenler, (dinin hokmlerine qarshi chixmaqla) Allaha ve Onun Peygemberine xeyanet etmeyin. Hemchinin (xeyanetin sheriet ve vicdan baximindan chirkin bir ish olmasini) bile-bile oz emanetlerinize (xalqin ve yaradanin emanetlerine) xeyanet etmeyin.
28. Bilin ki, mallariniz ve ovladlariniz imtahan vasitesidir ve heqiqeten boyuk mukafat, mehz Allahin yanindadir.
29. Ey iman getirenler, eger Allahdan qorxsaniz, O, size (haqla batili bir-birinden) ayird eden bir quvve verer, sizin (kichik) gunahlarinizi temizleyer, ve sizi(n boyuk gunahlarinizi) bagishlayar. Allah boyuk lutf ve ehsan sahibdir.
30. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, kafirler senin barende - seni hebs etmek, ya oldurmek ve ya (sheherden) chixarmaq uchun hiyle ve biclik ishledirdiler. Onlar daim hiyle ishledirdiler ve Allah da onlarin hiylelerinin qarshisini alirdi. Allah hiylenin qarshisini alanlarin en yaxshisidir.
31. Bizim kitabin ayeleri onlara oxunduqda (inadin ve tekebburun choxlugundan) ''elbette eshitdik; eger istesek biz de bunun kimisini deyerik; bu, qedimlerin efsanelerinden bashqa bir shey deyildir'' deyerler.
32. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, (Qur`ani inkar eden mushrikler) ''ey Allahimiz, eger bu, Senin terefinden (ved olunmush) hemin haqdirsa, onda goyden bize dash yagdir, ya bizim uchun bashqa bir agrili ezab getir'' dediler.
33. Lakin, ne qeder ki, sen onlarin ichindesen, Allah onlara ezab vermeyecekdir. Hemchinin ne qeder ki, onlar istigfar edirler (Allahdan bagishlanmalarini isteyirler) Allah onlara ezab veren deyildir. (Istigfar, mushrikler baresindeki ayelerin icherisinde olan bu ayenin kitab ehline aid olmasina delalet edir).
34. Mescidul-Heramin bashchisi olmaya-olmaya insanlari ora (daxil olmaq)dan saxladiqlari (camaatin ora daxil olmalarina mane olduqlari) halda Allah onlara ne uchun ezab vermemelidir? Oranin bashchisi yalniz perhizkarlardirlar, lakin choxlari bilmirler.
35. Onlarin Ke`be evinin yanindaki namaz ve dualari fit ve el chalmaqdan bashqa bir shey deyildi. Buna gore de etdiyiniz kufrun cezasi olaraq dadin (dunya ve axiret) ezabi(ni)!
36. Heqiqeten, kafirler oz mallarini (Bedr, uhud ve diger muharibelerde oldugu kimi insanlari) Allahin yolundan saxlamaq uchun xercleyirler. Tezlikle hamisini xercleyecekler, (amma bu) sonra onlar uchun bir hesret (dagi) olacaqdir ve daha sonra meglub olacaqlar. Kafirler (Qiyamet gunu oz qebirlerinden) Cehenneme dogru toplanacaqlar.
37. (Onlarin kufrleri ve hemin yoldaki xercleri sebeb olub) ki, Allah murdari pakdan (dunyada kafiri mominden ve harami halaldan) ayirsin ve (axiretde) murdarlari bir-birinin ustune yigib hamisini ust-uste qalasin ve Cehenneme atsin. (Beli,) onlardir ziyana ugrayanlar!
38. Kafirlere de: ''eger (kufrden) el chekseler (ve Islami qebul etseler) kechenler (gunahlarina gore chekmeli olduqlari cezalar, emellerinin qezasi, keffareler, Allaha olan borclari ve axiret ezablari) onlara bagishlanar. (Amma) eger (kufre ve haqq ile mubarizeye) qayitsalar, shubhesiz, (Bizim) evvelkilerin (baresindeki) yolu(muz, Bizim itaetsiz azginlari helak ve mehv etmek baresindeki enenevi qanunumuz) kechmishdir (ve bunlarla da ele reftar ederik).''
39. Onlarla (mushriklerle) hech bir kufr, fesad ve tehluke qalmayana ve (umumi resmi) din tamamile Allaha mexsus olana kimi vurushun. Belelikle, eger (shirkden) el chekseler, elbette Allah onlarin etdiklerini gorendir.
40. Ve eger uz donderseler, bilin ki, Allah sizin bashchiniz ve dostunuzdur. O gozel bashchi ve dost, gozel yardimchidir.
41. eger Allaha ve (haqqin batilden) ayriliq gunu - o iki destenin (muselmanlarla mushriklerin Bedr muharibesinde) toqqushdugu gun oz bendemize nazil etdiyimize iman getirmisinizse, bilin, (kafirlerle doyushden ve ya her hansi bir qazanc vasitesile ile) eshya ve mallardan ne qenimet elde etseniz, onda, shubhesiz onun beshde biri Allahin, Onun Peygemberinin, Peygemberin qohumunun, yetimlerin, yoxsullarin ve yolda (Islam ve muselmanlar uchun lazim olan her bir dini ve dunyevi hedef yolunda) qalanlarindir. (Allah onun heqiqi sahibi, Peygember ve onun yaxinlari ise ummetin imami olaraq onun sherti sahibidirler. Peygemberin qohumlarindan olan diger uch deste ise hemin maldan onlar uchun xerclenmek haqqina malikdirler.) Allah her sheye qadirdir. (Bu surenin birinci ayesinde butun doyush qenimetlerinin Allaha ve Onun Peygemberine mexsus oldugu bildirilmishdi. 69-cu ayede ise onun hamisi mominlere mubah edilmishdi. Hemin iki ayeye iman getirdikden sonra bu aye qaranliqlari aradan qaldirir ki, onun xumsu, yeni beshde biri Allahin, Peygemberin ve adi chekilen destelerin, yerde qalani ise doyushchulerindir).
42. (Ayriliq gunu) o zaman (idi) ki, siz vadinin (Medineye) yaxin terefinde (elverishli olmayan bir movqede) idiniz, onlar (Medineden) uzaq terefde (Mekkeye yaxin olan ve elverishli olan bir movqede), (Qureyshin ticaret) karvan(i) ise sizden ashagi hissede idi (ki, onlar qacha bildiler). eger bir-birinizle vedeleshseydiniz, hemin vedeleshmenizde fikir ayriligina duchar olar, yaxud orada olmaqdan yayinardiniz. Lakin Allahin, olmali ishi gerchekleshdirmesi uchun (bele oldu ve bele bir mecburi qarshidurma yarandi ve qarshiya qeyri-adi qelebe chixdi) ki, helak olan delil-subut uzunden helak olsun ve (menevi) heyat tapan delil-subut uzunden heyat tapsin. Heqiqeten Allah eshiden ve bilendir.
43. (Xatirla) o zaman(i) ki, Allah onlari yuxunda sene az gosterirdi (ki, oz qovmune bele xeber veresen). eger onlari sene chox gosterseydi, mutleq sust olar ve qorxar, doyush ishinde bir-birinizle ixtilaf ve chekishmeye duchar olardiniz. Lakin Allah (sizi ixtilafdan) salamat saxladi. Heqiqeten O, ureklerde olani (sizin niyyetlerinizi) bilendir.
44. Ve (xatirla) o zaman(i) ki, onlarla uz-uze geldiyiniz vaxt, Allah (oz ezeli elmi ve mutleq iradesi esasinda) olacaq ishi gerchekleshdirmesi uchun (ilk baxishda) onlari sizin gozlerinizde az gosterir ve sizi onlarin gozlerinde azaldirdi (herchend, doyush esnasinda ish eksine oldu. Ali-Imran suresinin 12-ci ayesine muraciet edin). Butun ishler (ve varliq aleminin butun hadiseleri neticelerin sebeblere qayitmasi qanununa uygun olaraq, mutleq sebeb olan) Allaha qayidir.
45. Ey iman getirenler, (dushmen ordusundan olan) bir deste ile qarshilasharken mohkem durun ve Allahi (dilde ve qelbde) chox zikr edin, belke nicat tapdiniz.
46. Allaha ve Onun Peygemberine (vacib emrlerinde) itaet edin ve bir-birinizle chekishmeyin ve mubahise etmeyin ki, sustlesherek qorxaqlashar ve agaliq ve hokmranliginiz aradan geder, size (bir daha) qelebe yeli esmez. Sebr edin ki, heqiqeten Allah sebrlilerledir.
47. oz evlerinden nemetden serxosh halda ve ozlerini camaata gostermek uchun chixan ve (insanlari) Allahin yolundan saxlayan kesler (ebu Cehlin Bedre teref geden qoshunu) kimi olmayin. Allah (qudret ve elm baximindan) onlarin etdiklerini ehate etmishdir.
48. Ve (xatirla) o zaman(i) ki, sheytan onlarin gozlerinde (batil) emellerini zinetlendirdi ve ''bu gun insanlardan size qalib gelecek bir kimse yoxdur ve men size penah verenem'' dedi. Belelikle, iki deste bir-birlerini gordukleri zaman o, dabanlari uste geriye dondu ve dedi: ''Men sizden uzagam (menim sizin emellerinize hech bir qarishacagim yoxdur), men sizin gormediyiniz sheyi (meleklerin nazil olmalarini ve komek etmelerini) gorurem. Heqiqeten, men Allahdan qorxuram ve Allah shiddetli ceza verendir''.
49. O zaman munafiqler ve qelblerinde xestelik (kufr ve shekk xesteliyi) olanlar ''bunlari (Bedre geden Islam ordusunu) dinleri aldatmishdir!'' deyirdiler, halbuki, kim Allaha tevekkul etse, shubhesiz (qalibdir, chunki) Allah yenilmez qudret ve hikmet sahibidir.
50. eger meleklerin kafirlerin canlarini aldiqlari zamani gorsen (bele bir sehnenin shahidi olarsan ki, alovlu qamchi ile) onlarin uz ve arxalarina vururlar ve ''dadin yandirici ezabi!'' (deyirler).
51. Bu (ezablar) ozunuzun qabaqcadan gonderdiyiniz sheylerin cezasidir, yoxsa Allah bendelere esla zulm eden deyildir.
52. (Bu mushriklerin hereketleri) Firon ailesinin ve onlardan qabaqkilarin reftari kimidir ki: onlar Allahin aye ve nishanelerine kafir oldular, Allah da onlari gunahlarina gore cezalandirdi. Heqiqeten Allah chox quvvetli ve shiddetli ceza verendir.
53. (Mushrikler uchun olan) bu (ezablar), ona goredir ki: Allah (oz enenevi qanunlarina esasen) bir qovme verdiyi nemeti onlar ozlerinde olani (saleh hallari) deyishmeyince deyishdirmir (onlardan almir). (Mekke ehalisinin rifah hali Islamdan sonra pisliye ve chetinliye dogru deyishdi, chunki onlar oz adi hallarini Peygemberle mubarize ve inad etmek istiqametinde deyishdirdiler.) shubhesiz, Allah eshiden ve bilendir.
54. (Bunlarin davranishlari) Firon ailesinin ve onlardan evvelkilerin reftari kimi(dir). Onlar ozlerinin Rebbinin ayelerini tekzib etdiler, Biz de onlari gunahlarinin cezasi olaraq helak etdik ve Firon ailesini batirdiq. Onlarin hamisi zalim idiler.
55. shubhesiz, Allah yaninda (Onun ezeli elminde ve Lovhi-Mehfuzunda) canlilarin en pisi kafir olub daha iman getirmeyen keslerdir.
56. O kesler ki, onlarin bezileri ile ehd-peyman bagladin, sonra onlar her defe oz peymanlarini pozur ve (Allahdan ve peymani pozmaqdan) chekinmir ve qorxmurlar.
57. Odur ki, eger doyushde onlari ele kechirsen, onlarla (onlara agir ceza vermekle), arxalarinca gedenleri qovub dagit belke ibret alsinlar (ve doyush fikrine dushmesinler).
58. eger (ehd-peymaniniz olan) bir destenin xeyanetinden ve ehd-peymani pozmasindan qorxsan, onda sen de (ehd-peymanini pozmagi) beraberlik ve edalet esasinda onlara teref at (ve elan etmemish oz ehd-peymanini pozma) ki, heqiqeten Allah xainleri sevmir.
59. Kafirler esla ireli kechmish olduqlarini (Bizim seltenetimizden xaric olduqlarini) zenn etmesinler. shubhesiz, onlar Bizi aciz ede bilmezler (Bizim ezabimizdan qachib qurtula bilmezler).
60. Vasitesiyle Allahin dushmenini, oz dushmeninizi ve onlardan qeyri - sizin tanimadiginiz ve Allahin tanidigi - diger dushmenleri qorxutmaq uchun onlarin muqabilinde bacardiginiz qeder quvve (insan quvvesi, muasir silahlar ve doyush xercleri) ve baglanmish ve beslenmish atlar (munasib minik vasiteleri) tedaruk gorun. Allah yoluna her ne xercleseniz, (Qiyamet gunu) o, kamil suretde size verilecekdir ve size esla zulm edilmeyecekdir (haqqinizdan kesilmeyecekdir).
61. eger onlar sulh ve barishiga meyl gosterseler, sen de ona meyl et ve Allaha tevekkul et ki, shubhesiz, Odur eshiden ve bilen!
62. eger (sulh ve barishiqda, yaxud bashqa bir meselede) seni aldatmaq isteseler, shubhesiz sene Allah kifayet eder. Seni oz (qeyb) komeyi ve mominlerin vasitesile quvvetlendiren Odur.
63. Onlarin qelbleri arasinda (Allah) ulfet yaratdi. eger sen yer uzunde olan sheylerin hamisini xercleseydin, onlarin qelbleri arasinda ulfet yarada bilmezdin. Lakin Allah onlarin aralarinda ulfet yaratdi. Heqiqeten O, yenilmez qudret ve hikmet sahibidir.
64. Ey Peygember, Allah ve sene tabe olan mominler (risalet vezifelerini heyata kechirmekde) sene kifayetdir (qeyb komekleri Ondan, zahiri muqeddimeler ise onlardan).
65. Ey Peygember, mominleri cihada heveslendir. eger sizden iyirmi nefer sebirli olsa, onlar iki yuz nefere qalib gelerler. eger sizden yuz nefer olsa, onlar kafirlerin min neferine qalib gelerler. chunki onlar anlamaz bir qovmdurler (shucaet ve bu kimi ruhu sifetlerin quvvetlenmesine sebeb olan tovhidi derinden derk etmirler).
66. Indi Allah (bir neferin on neferle mubarize etmesinin vacibliyi ve bir neferin on neferden qachmasinin haramligini goturerek) vezifenizi yungulleshdirdi ve sizde (ruhiyye ve sayinizda) zeiflik olmasini bildi (ezeli elmi zahirde heyata kechdi). Belelikle, eger sizden yuz nefer sebirli olsa, onlar iki yuz nefere qalib gelerler ve eger sizden min nefer olsa, Allahin izni (ve komeyi) ile onlar iki min nefere qalib gelerler. Allah sebirlilerledir.
67. (Ilahi hokumetin qurulmasi ve onun qalmasi baximindan) hech bir peygembere hokumetini yer uzunde quvvetlendirib mohkemlendirene qeder (doyush) esirlerinin olmasi yarashmaz ve haqqi yoxdur (eksine, dushmen doyush esnasinda oldurulmelidir). Siz dunya malini (esirleri satmaq ve ya fidye ile azad etmek) isteyirsiniz, Allah ise axireti isteyir. Allah yenilmez qudretli ve hikmet sahibidir.
68. eger Allah terefinden qerara alinmish kechmish hokm (butun delil-subutlar gelmemish ezab etmemek hokmu) olmasaydi, goturduyunuz shey (Peygemberin emri olmadan fidye uchun goturduyunuz esirler) baresinde size mutleq boyuk bir ezab yetisherdi.
69. Buna gore de qenimet kimi elde etdiyiniz sheyden (Bedr doyushunun qenimetleri ve esirlerin fidyesinden) halal ve pak olaraq yeyin. (Bu, semavi sherietlerde doyush qenimetleri ve fidyeleri baresinde olan ilk icazedir ve bu icaze ile surenin onlari ''enfal'' olaraq Peygemberin ixtiyarinda qoyan birinci ayesi arasindaki ziddiyyeti 41-ci ayedeki bolgu aradan qaldirir.) Allahdan qorxun ki, elbette Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
70. Ey Peygember, (Bedr muharibesi) esirler(in)den sizin ixtiyarinizda olanlara de: ''eger Allah sizin qelblerinizde bir xeyir (olmasini, Islami qebul edeceyinizi) bilse, size sizden alinandan daha yaxshisini verer ve sizi bagishlayar. Allah chox bagishlayan ve mehribandir''.
71. eger (bu esirler) sene xeyanet etmek (fidye ile azad olub yeniden diger muharibeye bashlamaq) isteseler (bu, ilk defe olan ish deyil), bundan qabaq Allaha da xeyanet (kufr ve muharibe xeyaneti) etdiler. Buna gore de (seni) onlara O hakim etdi. Allah bilen ve hikmetlidir.
72. Heqiqeten, iman getiren, (Medineye) hicret eden ve Allah yolunda oz mallari ve canlari ile cihad eden keslerle (Medine ehalisinden) (muhacirlere) yer ve penah veren ve komek edenler bir-birlerinin qeyyumudurlar (onlarin arasinda dostluq, qarshiliqli yardim ve irs elaqeleri vardir). Sizin iman getirib hicret etmeyen keslerle, onlar hicret edene kimi hech bir bagliliginiz yoxdur. eger din ishleri baresinde sizden komek isteseler, sizinle aralarinda (dushmenchiliyin legvi baresinde) ehd-peyman olan destenin zererine olan (komek) istisna olmaqla, onlara komek etmek sizin vezifenizdir. Allah etdiklerinizi gorendir.
73. Kafirler de bir-birlerinin muttefiq ve dostudurlar. eger bunu (mominlerle birlik ve kafirlerden uzaqlashmaq baresindeki bu emri) yerine yetirmeseniz, yer uzunde fitne ve boyuk bir fesad bash verecekdir.
74. Iman getiren, hicret eden ve Allah yolunda cihad eden kesler ve (onlara) yer ve penah veren ve komek edenler - onlardir heqiqi mominler! Onlar uchun bagishlanma ve gozel ve bol ruzi vardir.
75. Sonradan iman getiren, hicret eden ve sizinle birlikde cihad eden kesler (dostluq ve dini qardashliq elaqeleri baximindan) sizdendirler. Allahin kitabinda (Lovhi-Mehfuzda ve bu kitabda yazilmish varislik hokmunde) qohumlar bir-birlerine (bashqalarindan) daha haqlidirlar (belelikle, hicretin evvelinde muhacirlerle ensar arasinda chixarilmish varislik hokmu nesx oldu). Heqiqeten Allah her sheyi bilendir.

MeÇuLaSiQ
01-24-2010, 10:50
1. (Bu ayeler) Allah ve Onun Peygemberi terefinden mushriklerden ehd-peyman bagladiginiz keslere nifret (ve onlarla olan ehd-peymanin legv edilmesi ve onlara verilen amanin aradan qaldirilmasi) bildirishidir.
2. Odur ki, (ey mushrikler, bu nifret bildirishinin elan olunmasindan sonra) dord ay yer uzunde (azad) gezin ve bilin ki, siz Allahi aciz qoya bilmezsiniz (Onun chenginden yaxanizi qurtara bilmezsiniz) ve Allah kafirleri xar edendir.
3. Hemchinin (bu ayeler) Allah ve Onun Peygemberi terefinden (butun) insanlara boyuk hecc gununde (qurban bayrami gunu, yaxud hicretin doqquzuncu ilinde mushriklerle muselmanlarin hecc emellerini birlikde yerine yetirdikleri boyuk hecc gunu) bir bildirishdir ki: ''Allah ve Onun Peygemberi mushriklerden uzaqdirlar (onlarla hech bir ehd-peymanlari yoxdur)''. Buna gore de (ey mushrikler), eger tovbe etseniz (ve Islami qebul etseniz), sizin uchun daha yaxshidir ve eger uz donderseniz, bilin ki, siz (ne mubarize etmek ve ne de qachmaqla) Allahi aciz qoya bilmezsiniz. (Ey Peygember,) kafirlere agrili bir ezabla mujde ver!
4. Mushriklerden ehd-peyman bagladiginiz, sonra sizden (sizinle olan ehdlerinden) bir sheyi eskiltmeyen ve (dushmenlerinizden) sizin eleyhinize hech kese komek etmeyenler istisnadirlar. Belelikle onlarin ehd peymanini muddetlerinin sonuna qeder tamamlayin. Heqiqeten Allah perhizkarlari sevir.
5. Belelikle, ele ki, haram aylar (verilmish mohlet ve doyushmeyin haram oldugu dord ay) sona chatdi, mushrikleri harada gorseniz (ister Heremin daxilinde olsunlar, isterse de xaricinde, haram aylarda olsun ve ya bashqa aylarda) oldurun, tutun, muhasireye alin ve her yerde onlarin pusqusunda durun. Belelikle, eger tovbe etseler, namaz qilsalar ve zekat verseler yollarini achin ki, heqiqeten Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
6. eger (teqib edilen) mushriklerden biri senden aman istese, Allahin kelamini eshitmek uchun ona aman ver. Sonra onu tehlukesiz oldugu yere chatdir. chunki onlar bilmeyen bir destedirler.
7. Mescidul-Heramin yaninda ehd-peyman bagladiginiz keslerden bashqa, mushriklerin Allahin yaninda ve Onun Peygemberinin yaninda nece ehd-peymanlari ola biler?! Buna gore de, ne qeder ki, onlar (Mescidul-Heramin yaninda ehd-peyman bagladiginiz mushrikler) sizinle (olan ehdlerinde) mohkem durublar, siz de onlarla (olan ehdlerinizde) mohkem durun ki, heqiqeten, Allah pehrizkarlari sevir.
8. (Beli, onlarin ehdlerine) nece (etimad beslene biler)? Halbuki, eger size qalib gelseler, sizin haqqinizda ne bir qohumlugu nezere alarlar, ne de bir ehdnameye riayet ederler. Sizi oz sozleri ile razi salirlar, halbuki, urekleri imtina edir. Onlarin choxu (Allaha ve vicdanlarina qarshi) itaetsizdirler.
9. Onlar Allahin ayelerini vermek muqabilinde az bir qazanc elde etdiler (Peygemberi ve onun kitabini inkar etmekle meqam ve dunya elde etdiler), belelikle (insanlari) Onun yolundan saxladilar. Dogrudan da onlarin emelleri pisdir.
10. Hech bir momin baresinde qohumluq haqqina ve ehd-peymana riayet etmirler. Onlar hemin heddi ashanlardir.
11. Belelikle, eger tovbe etseler, namaz qilsalar ve zekat verseler, onlar sizin din qardashlariniz olacaqlar. Biz oz aye ve nishanelerimizi bilen deste uchun etrafli suretde izah edirik.
12. eger yerine yetireceklerini ohdelerine goturdukden sonra ehdlerini pozsalar ve sizin dininize tene vurub irad tutsalar, onda belke el chekeler deye (bu) kufr bashchilari ile vurushun ki, onlarin hech bir ohdechilikleri yoxdur.
13. Yoxsa siz oz andlarini pozmush, Allahin Peygemberini (Mekkeden) chixarmaq qerarina gelmish ve sizinle (muharibeye) ilk defe bashlayan da onlar olan bir deste ile vurushmayacaqsiniz? Yoxsa onlardan qorxursunuz? eger imaniniz varsa, Allah qorxulmaga daha layiqdir.
14. Onlarla vurushun ki, Allah onlara sizin elinizle ezab versin, onlari xar etsin, sizi onlara qalib etsin ve mominlerden (mushriklerden yarali) olan destenin ureklerine shefa versin.
15. Hemchinin onlarin qelblerinin qezebini aradan aparsin. Allah nezerini istediyi shexse yonelderek tovbesini qebul eder. Allah bilen ve hikmetlidir.
16. Yoxsa Allahin sizlerden cihad edenleri ve Allahdan, Onun Peygemberinden ve mominlerden bashqasini ozlerine sirdash etmeyenleri hele aydinlashdirib uze chixarmadigi halda (onlar haqqinda olan ezeli elmi gerchekleshmemish oz bashiniza) buraxilacaginizi zenn edirsiniz? Allah emellerinizden xeberdardir.
17. Mushriklere oz kufrlerine shahid olduqlari halda (kufrle shirk tovhidle bagli emellere zidd oldugu uchun) Allahin mescidlerini abadlashdirmaq (tikmekden tutmush diger bezek ishlerine kimi) yarashmaz, haqlari yoxdur, sheriet ve agil baximindan da duzgun deyildir. Onlarin butun (xeyir) emelleri hedere gedib puch olmushdur ve onlar odda ebedi qalacaqlar.
18. Heqiqeten Allahin mescidlerini yalniz Allaha ve axiret gunune iman getiren, namaz qilan, zekat veren ve (dini vezifelerin yerine yetirilmesinde) Allahdan bashqa hech kesden qorxmayan shexsler (maddi ve menevi cehetden) abad ederler. Buna gore de onlarin hidayet olunmushlardan olmalarina umid vardir.
19. Yoxsa siz hacilara su vermeyi ve Mescidul-Herami abadlashdirmagi Allaha ve axiret gunune iman getiren ve Allah yolunda cihad eden shexs(in iman ve emeli) ile bir tutursunuz? Allah yaninda (bu ikisi esla) bir deyildir. Allah zalim desteni hidayet etmez.
20. Iman getiren, hicret eden ve Allah yolunda mallari ve canlari ile cihad edenlerin Allah yaninda meqam ve dereceleri chox boyukdur ve onlar hemin nicat tapanlardir.
21. Rebbi onlari oz terefinden bir rehmet ve raziliqla ve icherisinde onlar uchun surekli ve daimi nemet olan Cennetlerle mujdeleyir.
22. Onlar orada hemishelik olaraq, ebedi qalacaqlar. Heqiqeten Allah yaninda boyuk bir mukafat vardir.
23. Ey iman getirenler, eger atalariniz ve qardashlariniz kufru imandan ustun tutsalar, onlari ozunuze dost ve komekchi goturmeyin. Sizden kim onlari dost ve komekchi goturse, (dostlugu oz lazimi yerinde serf etmedikleri uchun) onlar hemin zalimlardir.
24. De: ''eger atalariniz, ogullariniz, qardashlariniz, arvadlariniz, (insan cemiyyetinin esasini teshkil eden) qohumlariniz, topladiginiz mallar, kasadlashmasindan qorxdugunuz ticaret ve (cemiyyetin maddi cehetden mohkemlenmesinin esasini teshkil eden) razi oldugunuz yashayish yerleri sizin uchun Allahdan, Onun Peygemberinden ve Onun yolunda cihad etmekden daha sevimlidirse, onda Allahin oz emrini (size ezab etmek emrini) vermesini gozleyin. Allah itaetsizlerin destesini hidayet etmez''.
25. Heqiqeten, Allah size bir chox yerlerde, hemchinin Huneyn gunu - sayinizin choxlugunun sizi megrur etdiyi, amma sizden (hadise ve ezabdan) hech bir sheyi def etmediyi ve yer uzu butun genishliyi ile size dar oldugu, sonra ise dushmene arxa chevirerek qachmaga uz qoydugunuz zaman komek etdi.
26. Sonra Allah oz Peygemberine ve mominlere oz xatircemliyini (mexsus vaxtlarda oz dostlarinin qelbine nazil etdiyi qelb rahatligini) nazil etdi, sizin gormediyiniz qoshunlari gonderdi ve kufr edenlere ezab verdi. Budur kafirlerin cezasi!
27. Sonra onun (hemin hadisenin) ardinca Allah nezerini (kafirlerin doyushe gelenlerinden ve muselmanlarin donub qachanlarindan) istediyine yonelder ve tovbesini qebul eder. Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
28. Ey iman getirenler, dogrudan da mushrikler murdardirlar. Odur ki, bu ilden (Hicretin doqquzuncu ili, Tovbe suresinin nazil oldugu ilden) sonra Mescidul-Herama yaxinlashmamalidirlar. eger (onlarla elaqenin kesildiyine gore duchar olacaginiz) yoxsulluq ve kasibliqdan qorxsaniz, eger Allah istese, tezlikle sizi oz lutf ve merhemeti ile ehtiyacsiz eder. Heqiqeten Allah bilen ve hikmetlidir.
29. (Yehudiler ve xristianlar kimi semavi) kitab verilmish keslerin Allaha ve axiret gunune iman getirmeyen (chunki, onlarin etiqad besledikleri Allah ve mead, heqiqi Allah ve mead deyildir), Allahin ve Onun Peygemberinin (Muhemmedin - sellallahu eleyhi ve alihi ve sellem - Qur`anda, Musa ve Isanin da ''ehdi-etiq'' ve ''ehdi-cedid''de sherab, donuz eti, rushvet ve selem kimi) haram buyurdugunu haram hesab etmeyen ve haqq dine (Islama) tabe olmayanlari ile onlar tam teslim ve zilletle oz elleri ile (Islam hokumetinin hakimiyyeti altinda) cizye odeyinceye qeder vurushun.
30. Yehudiler dediler: ''(Yehudi milletine zilletden sonra heyat bexsh etmish ve Tovrati yaymish) uzeyir Allahin ogludur''. Ve xachperestler dediler: ''Mesih Allahin ogludur''. Bu onlarin dilleri ile dedikleri (heqiqeti ve delili olmayan) bir sozdur. Onlardan qabaq kafir olmush keslerin (Allah uchun ata, ogul, ana ve arvad ferz eden qedim butperestlerin) sozlerine oxshayir. Allah oldursun onlari! Nece ve hara donderilirler?
31. Onlar oz alimlerini, rahiblerini ve Meryem oglu Mesihi (emrlerine qeydsiz-shertsiz itaet etmek baximindan) Allahin yerine tanrilar goturduler, halbuki onlara yalniz Ondan bashqa bir mebud olmayan tek Allaha ibadet etmeleri emr olunmushdu. O, qoshulan sheriklerden pak (ve uzaq)dir.
32. Onlar sozleri ile Allahin nurunu (Onun dinini ve kitabini) sondurmek isteyirler, halbuki Allah kafirlere xosh gelmese bele, yalniz oz nurunu (hetta zamanin kechmesi, agillarin kamilleshmesi ve butun alemin islahedicisinin gelmesi ile olsa da) kamilleshdirmek isteyir.
33. oz Peygemberini mushriklere xosh gelmese bele, hidayet (vasiteleri) ve haqq din ile butun dinlere qalib etmek uchun gonderen Odur.
34. Ey iman getirenler, shubhesiz, kitab ehlinin alimlerinden ve rahiblerinden bir choxu camaatin mallarini haqsiz yere (Tovrat ve Incili tehrif etmek ve rushvet almaq bahasina) yeyirler ve (camaati) Allahin yolundan saxlayirlar. (Kafirlerden, yaxud muselmanlardan) qizil ve gumush yigib onu Allah yolunda xerclemeyen (onda olan vacib haqqi ayirmayan ve qalanini ummetin iqtisadiyyatinin guclenmesine serf etmeyen) keslerin hamisini agrili bir ezabla mujdele.
35. O gun ki, onlar (hemin qizil-gumush) Cehennem odunda qizardilacaq ve onlarla hemin shexslerin alinlarina, boyurlerine ve kureklerine dag basilacaq (onlara): ''Bu, ozunuz uchun yigdiginiz hemin xezinelerdir, odur ki, dadin yigdiqlarinizin cezasini!'' (deyilecekdir).
36. Heqiqeten Allah yaninda (Onun ezeli elmi ve Lovhi-Mehfuzunda, qemeri) aylarin sayi on iki aydir ki, (onlar) Allahin kitabinda (yaradilish kitabi olan varliq aleminde) goyleri ve yeri yaratdigi gunden sabit ve gerchekdir (ve yer kuresi ile ayin gunesh sisteminde siralanmasinin neceliyinden yaranir). Onlardan dordu (Receb, Zilqede, Zilhicce ve Meherrem aylari) haram (mohterem) aylardir (ve onlarda doyush haramdir). Bu, mohkem ve ebedi bir dindir (dinin hokmudur). Odur ki, bu aylarda (onlara hormetsizlik etmek ve onlarda bir-birinizle doyushmekle) ozunuze zulm etmeyin. Ve (doyush zamani) mushrikler sizin haminizla vurushduqlari kimi siz de onlarin hamisi ile vurushun ve bilin ki, Allah perhizkarlarladir.
37. Heqiqeten (haram aylari) texire salmaq (ve onlarin yerlerini deyishdirmek) kufru artirmaqdir (etiqadi baximdan kufr olmaqdan elave, emelde bidetdir) ki, kafirler onun vasitesile azdirilirlar. Onu bir il halal ve bir il haram sayirlar (meselen, bir she`ban ayini Receb ayinin yerine haram ve Receb ayini ise halal edirler) ki, sizinle ve Allahin haram etdiyi ile uygunlashsinlar (ve bir ilde dord haram ay olsun), amma (neticede) Allahin haram etdiyini halal edirler. emellerinin chirkinliyi onlar uchun zinetlenmishdir. Allah kafirlerin destesini hidayet etmez.
38. (Bu ayeden bashlayaraq, daha on bir aye Tebuk muharibesine ve rumlularla doyushe aiddir.) Ey iman getirenler, size ne olub ki, ''Allah yolunda (doyush meydanina teref) hereket edin'' deyildikde, agirlasharaq yere yapishirsiniz? Yoxsa, axiretin yerine dunya heyatina razi olmusunuz? Bele ise, (bilin ki,) dunyanin xeyir ve menfeetleri axiret muqabilinde yalniz cuzi bir sheydir.
39. eger (cihad meydanina teref) hereket etmeseniz, Allah size agrili bir ezab verecek ve sizin yerinize bashqa bir desteni getirecek. Siz Ona hech bir zerer vura bilmezsiniz. Allah her sheye qadirdir.
40. eger ona (Peygembere) komek etmeseniz, shubhesiz, kafirler onu iki neferden (Peygemberle ebu Bekrden) biri olaraq Mekkeden chixardiqlari zaman, her ikisi o magarada (Mekke yaxinligindaki ''Saur'' magarasinda) olduqlari vaxt ve o, yanindakina ''qem yeme, Allah mutleq bizimledir'' dediyi zaman Allah ona komek etdi(yi kimi yene de komek edecekdir). Belelikle, Allah ona (Peygembere) oz rahatliq ve xatircemliyini nazil etdi, (Islam muharibelerinde) onu sizin gormediyiniz qoshunlarla quvvetlendirdi ve kafirlerin sozunu alchaltdi. Uca ve ustun, Allahin kelmesidir (Onun peygemberlere komek ve dininin diger dinlere qalib gelmesi baresindeki ezeli vedidir)! Allah yenilmez qudretli ve hikmet sahibidir.
41. Yungul ve agir (suvari ve piyada, yaxud cavan ve qoca cihad meydanina teref) hereket edin ve oz mallariniz ve canlarinizla Allah yolunda cihad edin. eger bilseniz, bu, sizin uchun daha xeyirlidir.
42. eger el chatan mallar ve qisa ve asan sefer olsaydi, onlar sene mutleq tabe olardilar. Lakin bu mesheqqetli yol (Tebuk muharibesinin doyush meydaninda hazir olmaq) onlara uzaq gorundu. Tezlikle Allaha and ichecekler ki: ''eger qudret ve bacarigimiz olsaydi, sizinle chixardiq''. Onlar ozlerini (kufr ve yalanlari ile) helak edirler ve Allah onlarin yalanchi olduqlarini bilir.
43. Allah seni bagishlasin! Ne uchun dogruchular(in hali) sene aydinlashmamish ve yalanchilari tanimadan onlara (doyushe getmemek uchun) izn verdin?
44. Allaha ve axiret gunune iman getirenler mallari ve canlari ile cihad etmekden qalmaq uchun senden izn istemirler (chunki tekid olunmush bir vacib olan hemin cihadin yerine yetirilmesi uchun izn istemek lazim deyil ve elece de onun haram sayilan terki uchun icaze almaq caiz deyil). Allah perhizkarlari taniyandir.
45. (Cihaddan yayinmaq uchun) senden yalniz Allaha ve axiret gunune imanlari olmayan ve qelbleri shekk ve tereddude dushen kesler izn isteyerler. Onlar hemishe oz shekk ve tereddudlerinde sergerdandirlar.
46. eger onlarin (cihad uchun) chixmaq niyyetleri olsaydi, ona mutleq bir vasite ve xerc hazirlayardilar. Lakin Allah onlarin (yola dushub) hereket etmelerini xoshlamirdi. Buna gore de (komeyini esirgemekle) onlari saxladi ve (sanki onlara) ''oturanlarla (qadinlar, ushaqlar ve acizler kimi) oturun'' deyildi.
47. eger sizin aranizda (doyushe) chixsaydilar, sizin uchun fesaddan bashqa bir shey artirmazdilar ve shubhesiz, size fitne yaratmaq uchun sizin aranizda pozuculuq etmeye teleserdiler. Sizin aranizda cesuslar ve onlarin sozlerine chox qulaq asan imani zeifler vardir. Allah zalimlari taniyir.
48. Heqiqeten onlar bundan evvel (uhud muharibesinde) de fitne yaratmaq istediler ve ishleri sene alt-ust etdiler (Islam ordusunu parchaladilar, camaati doyushden soyutdular ve sonda uhud faciesi bash verdi). Nehayet haqq gelib chatdi ve onlar istemedikleri halda Allahin emri ashkar oldu (siz qalib geldiniz).
49. Onlardan bezisi ''mene (bu doyushu terk etmeye) izn ver ve meni fitneye (senin emrine qarshi chixmaq gunahina) salma!'' deyir. Bil ki, onlar fitneye (kufr ve nifaq fitnesine) dushubler. shubhesiz, Cehennem kafirleri ehate etmishdir (dunyada Cehennem oduna girmeyin sebebi olan kufr ve itaetsizlikle ehate olunmaq formasinda, axiretde ise netice olan od ile.)
50. eger sene bir yaxshiliq (qelebe ve qenimet) yetishse, bu onlari narahat eder ve eger bir musibet (meglubiyyet yaxud bir ziyan) yetishse, ''biz ishimizi(n ehtiyatini) qabaqcadan goturmushuk'' deyer ve shad halda (oz yerlerine) qayidarlar.
51. De: ''Bize Allahin (Lovhi-Mehfuzda) bizim uchun yazdigindan ve qerara aldigindan (zefer, meglubiyyet ve saireden) bashqa esla bir shey yetishmeyecekdir. O bizim bashchi ve yardimchimizdir ve butun mominler Allaha tevekkul etmelidirler.''
52. De: ''Yoxsa bizim uchun iki gozel xisletden (doyushde qelebe chalmaq, yaxud haqq yolunda shehid olmaqdan) bashqa bir shey gozleyirsiniz? Biz de sizin barenizde Allahin size oz terefinden, ya bizim elimizle ezab yetirmesini (kufr halinda helak olmaq, yaxud kufr halinda oldurulmeyi) gozleyirik. Buna gore de gozleyin ki, biz de sizinle gozleyenlerdenik''.
53. De: ''(Istediyiniz kimi-) ister regbetle, isterse de ikrahla xercleyin, sizden esla qebul olunmayacaqdir. chunki siz itaetsiz bir destesiniz''.
54. Onlarin sedeqelerinin qebul olunmasina Allaha ve Onun Peygemberine kafir olmalarindan bashqa bir shey mane olmadi. Onlar namazi yalniz tenbelcesine qilarlar ve yalniz naraziliqla sedeqe vererler.
55. Odur ki, onlarin mallari ve ovladlari(nin choxlugu) seni teeccublendirmesin! Heqiqeten Allah onlarin (mal ve ovladlarinin elde edilmesi ve qorunmasi) vasitesile dunya heyatinda onlara ezab vermek ve canlarinin kafir olduqlari halda chixmasini isteyir.
56. Onlar heqiqeten de sizden olmalari baresinde Allaha and ichirler. Halbuki, onlar sizden deyildirler, eksine (nifaqlarinin fash olmasindan) qorxan bir destedirler.
57. eger bir siginacaq, ya magaralar, ya da zirzemiler tapsaydilar, shubhesiz telesik ora uz tutardilar (ki, muselmanlardan uzaq olsunlar).
58. Onlarin bezisi sedeqeler(in bolunmesi) baresinde sene irad tuturlar. eger ondan onlara verilse razi qalar ve eger verilmese (hetta haqlari olmasa bele), qefilden qezeblenerler.
59. eger onlar Allahin ve Onun Peygemberinin (sedeqelerden) onlara verdikleri ile razilashib ''bize Allah kifayetdir, tezlikle Allah ve Onun Peygemberi bize oz lutfunden eta edecek, heqiqeten biz Allaha teref meylliyik'' deseydiler (onlar uchun daha yaxshi olardi).
60. Heqiqeten sedeqeler (mallarin ve canlarin zekati, sekkiz yere serf olunmalidir, yeni) yoxsullarin, miskinlerin (daha yoxsul olanlarin), onun (toplanmasi, qorunmasi ve paylanilmasi) icrachilarinin, (kafirlerden, yaxud eqideleri zeif olan muselmanlardan bezilerini dine celb etmek, ya onlardan doyushde istifade etmek uchun) ureklerinin ele alinmasi lazim olan keslerin, qullarin (azad olunmasinin), borclularin (borclarinin odenilmesinin), Allah yolundaki xerclerin (xeyiri umumi olan her hansi bir xeyir ishin, xususile cihadin) ve yolda (Islam ve muselmanlarin din ve dunyalari uchun lazim olan her hansi bir hedef yolunda) qalanlarindir. (Bu hokm,) Allah terefinden qeti bir vacibdir. Allah bilen ve hikmetlidir.
61. Onlarin bezileri Peygemberi incidir ve ''o (bashdan-basha) qulaqdir (her bir kesin sozunu qebul edir)!'' deyirler. De: ''O, sizin uchun yaxshi bir qulaqdir, (butun danishiqlarinda) Allahi tesdiqleyir, mominlere etimad gosterir ve sizden iman getirenler uchun bir rehmetdir''. Allahin Peygemberini inciden kesler uchun agrili bir ezab olacaqdir.
62. Onlar sizi razi salmaq uchun size (oz xoshagelmez ishleri barede) Allaha and ichirler, halbuki eger momin olsaydilar Allahi ve Onun Peygemberini razi salmalari daha yaxshi olardi.
63. Meger Allahla ve Onun Peygemberi ile muxalifet ve dushmenchilik eden shexs uchun dogrudan da ebedi qalacagi Cehennem odu olmasini bilmeyibler? Budur hemin boyuk rusvaychiliq!
64. Munafiqler (istehza meqsedi ile) ozlerini onlarin baresinde qelblerinde olani (kufru ve Islam hokumetini devirmek niyyetlerini) onlarin ozlerine ve camaata xeber veren bir sure nazil olmasindan qorxan kimi gosterirler. De: ''(Bu reftarinizla Islama) istehza edin, shubhesiz, Allah qorxdugunuz sheyi ashkar edecekdir''.
65. eger onlardan (ne uchun Islam eleyhine danishir ve fealiyyet gosterirdiniz?) sorushsan, ''biz yalniz zarafat edir ve oynayirdiq'' deyecekler. De: ''Allaha, Onun ayelerine ve Peygemberine istehza edirdiniz?''
66. Daha uzr ve behane getirmeyin, dogrudan da siz imaninizdan sonra kafir oldunuz (zahiri imandan sonra kufrunuz ashkar oldu)! eger sizden bir desteni (tovbelerine gore) bagishlasaq da, diger bir desteye ezab vereceyik. chunki onlar gunahkar olublar.
67. Munafiq kishilerle munafiq qadinlarin bezileri bezilerindendirler (etiqad ve emelde bir-birleri ile baglidirlar). Pis ishler gormeyi emr ederler, yaxshi ishleri qadagan ederler ve oz ellerini (mallarini haqq yolunda xeclemeye) baglayarlar. Onlar Allahi unutdular, Allah da onlari unutdu (butun delil-subutlari gonderdikden sonra onlari oz bashlarina buraxdi). shubhesiz munafiqler hemin itaetsizlerdir.
68. Allah munafiq kishilere ve qadinlara ve kafirlere ebedi qalacaqlari Cehennem odu ved etmishdir. Onlara bu besdir. Ve onlara Allah lenet etmishdir. Onlar uchun daimi bir ezab vardir.
69. (Siz kafir ve munafiqler) sizden qabaq olmush ve qudretleri sizden daha artiq ve mallari, ovladlari sizden daha chox olmush kesler kimisiniz. Belelikle onlar oz (dunya) paylarindan behrelendiler. Sizden qabaqkilar oz paylarindan behrelendikleri kimi siz de oz payinizdan behrelendiniz ve onlar (gunah ve nefsi isteklere) batdiqlari kimi siz de batdiniz. Onlarin (xeyir) emelleri dunyada ve axiretde batil ve puch oldu (dunyada yaxshi addan, muselmanlarin duasindan ve qeyb komeklerinden, axiretde ise gozel mukafatlardan mehrum oldular). Onlardir ziyana ugrayanlar!
70. Meger onlardan qabaqkilarin Nuhun (suda batmish) qovmu(nun), Adin (Hudun kulek esmesi ile helak olmush qovmunun), Semudun (Salehin goyden gelen bir bagirti ile mehv olmush qovmunun), Ibrahimin (agcaqanad ve diger ezablarin gonderilmesi ile mehv olmush) qovmunun, Medyen eshabinin (shueybin od yagdiran buludla helak olmush qovmunun) ve alt-ust edilmish melum sheherlerin (Lut qovmunun uch sheherinin) xeberi onlara chatmayib? Peygemberleri onlara achiq-ashkar deliller getirdiler. Belelikle, Allah onlara zulm etmek istemirdi, lakin (ozlerine) zulm eden onlar ozleri idiler.
71. Momin kishiler ve momine qadinlar bir-birlerinin dost, yardimchi ve bashchilaridirlar. (Bir-birlerine agil ve sheriet baximindan) yaxshi (hesab edilen) ish gormeyi emr edir ve (agil ve sheriet baximindan) pis (sayilan) ishden chekindirirler, namaz qilir, zekat verir ve Allah ve Onun Peygemberine itaet edirler. Allahin tezlikle oz rehmetine shamil edeceyi kesler onlardir. Heqiqeten Allah yenilmez qudret sahibi ve (yaradilish, qanunvericilik ve cezalandirmaqda) hikmetlidir.
72. Allah momin kishilere ve momine qadinlara (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan, ebedi qalacaqlari Cennetler ved etmishdir. Hemchinin ebedi Cennetlerde pak meskenler! Allah terefinden olan raziliq (ise butun nemetlerden) boyukdur. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
73. Ey peygember, kafirlerle (vurushmaqla) ve munafiqlerle (delil-subut getirmek ve onlarla unsiyyetden uzaqlashmaqla) cihad et ve onlarla sert davran. Onlarin qalacaqlari yer Cehennemdir ve ora pis donush yeridir.
74. Munafiqler Allaha and ichirler ki, (Peygemberin arxasinca pis soz) demeyibler. Halbuki shubhesiz, kufr sozu deyibler ve Islami qebul etdikden sonra (donub) kafir olublar (Islami izhar etdikden sonra kufru izhar edibler). Ve onlar nail ola bilmedikleri tehlukeli bir qerar (Peygembere sui-qesd, ya onu Medineden chixarmaq qerarini) qebul etdiler. Onlar (Allaha ve Peygembere) yalniz Allah ve Onun Peygemberinin onlari oz lutf ve keremleri ile ehtiyacsiz etmelerini irad tutdular ve qezeblendiler (belelikle, nemete shukr etmek evezine intiqam almaq istediler). Odur ki, eger tovbe etseler, onlar uchun daha yaxshidir ve eger uz donderseler, Allah onlara dunya ve axiretde agrili bir ezab verecek ve yer uzunde onlarin bir bashchi ve komekchileri olmayacaqdir.
75. Onlardan Allahla ''eger O oz lutfunden bize eta etse, mutleq sedeqe verecek (her bir haqq sahibinin haqqini odeyecek) ve mutleq salehlerden olacagiq'' deye ehd baglamish kesler vardir.
76. Belelikle, ele ki, (Allah) oz lutfunden onlara eta etdi, ona xesislik etdiler ve (qelben) donuk olaraq uz chevirdiler.
77. Odur ki, Allaha verdikleri vede xilaf chixdiqlarina ve daim yalan danishdiqlarina gore, Allah Onunla gorushecekleri gune (Qiyamet gunune) kimi onlarin qelblerine bir nifaq saldi.
78. Meger Allahin onlarin sirlerini ve pichiltilarini bilmesini, elece de Allahin butun qeybleri ve gizlinleri tam bilen olmasini bilmirdiler?
79. Regbetle sedeqe veren ve musteheb sedeqeler odeyen mominlere ve (Allah yolunda xerclemek uchun) yalniz imkanlari miqdarinda tapanlara sedeqeleri barede irad tutanlari (varli ve yoxsul mominlere sedeqe vermelerine gore tene vuranlari) ve onlara mesxere edenleri Allah mesxere edir ve onlar uchun agrili bir ezab olacaqdir.
80. Onlar uchun bagishlanma dile, ya bagishlanma dileme (birdir), eger onlar uchun yetmish defe bagishlanma dilesen de, Allah onlari esla bagishlamayacaqdir. chunki onlar Allaha ve Onun Peygemberine kafir oldular. Allah fasiq desteni hidayet etmez.
81. (Tebuk doyushune aparilmayib) yerde qoyulanlar Allahin Peygemberinin (hereket etmesinin) eksine olaraq evde oturmalarina sevindiler. Onlar Allah yolunda mallari ve canlari ile cihad etmeyi xoshlamadilar ve (camaata) ''istide (doyushe) getmeyin!'' dediler. De: - eger derinden dushunurlerse - ''Cehennem odu daha istidir''.
82. Buna gore de gerek (kufr ve itaetsizlikden) elde etdiklerinin cezasi olaraq (heyatlari boyu) az gulsunler ve chox aglasinlar. [Ve ya: Buna gore de gerek (kufr ve itaetsizlikle) elde etdiklerinin cezasi olaraq (heyatlari boyu) dunyada azaciq gulsunler ve axiretde chox aglasinlar.]
83. Odur ki, eger Allah seni (bu Tebuk muharibesinden) (Medineye) onlardan (doyushden qalmish) bir destesinin yanina qaytarsa ve onlar senden (bashqa bir doyushe) chixmaq uchun icaze isteseler, de: ''esla menimle chixmayacaqsiniz ve esla menimle birge dushmenle vurushmayacaqsiniz, chunki siz evvelce doyushden qalmaga razi oldunuz, indi de qalanlarla (qadinlar, ushaqlar ve xestelerle) birge (evde) oturun''.
84. Ve onlardan olen hech bir shexs uchun esla namaz qilma ve (baresinde dua etmek ve bagishlanma dilemek uchun) qebrinin ustunde durma. chunki onlar Allaha ve Onun Peygemberine kufr etdiler ve itaetsiz halda olduler.
85. Onlarin mallari ve ovladlari(nin choxlugu) seni teeccublendirmesin! (chunki bu, onlara yaxshiliq etmek ve ya onlarin yaxshi ishlerinin mukafati deyildir.) eslinde Allah onlara dunya heyatinda o sheyler(i ele getirmek ve qorumaq) vasitesile ezab vermek ve canlarinin kafir olduqlari halda chixmasini isteyir.
86. ''Allaha iman getirin ve Onun Peygemberi ile birge cihad edin'' deye bir sure nazil olan zaman, onlarin (munafiqlerin) qudret ve servet sahibleri senden izn isteyer ve ''qoy biz evde oturanlarla birge olaq'' deyerler.
87. Onlar yerde qalanlarla (qadinlar, ushaqlar ve xestelerle) birge olmaga razi oldular ve qelblerine (bedbextlik) mohur(u) vurulmushdur. Buna gore de daha (seadet yolunu) derk etmezler.
88. Lakin Allahin Peygemberi ve onunla birge iman getirenler mallari ve canlari ile cihad etdiler. Onlardir (iki alemin) yaxshiliqlarin(in) sahibleri ve onlardir nicat tapanlar!
89. Allah onlar uchun (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetler hazirlamishdir. Orada ebedi qalarlar. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
90. Bedevi ereblerin uzurluleri (qeyret uzunden senin yanina) geldiler ki, onlara (cihada getmek uchun) icaze verilsin. Hemchinin sebebsiz uzr isteyenler geldiler ki, (cihadi terk etmek uchun) icaze alsinlar. Allaha ve Onun Peygemberine yalan soylemish kesler evde oturdular (ve cihaddan qalmaq uchun izn bele istemediler)! Tezlikle onlardan kafir olmush keslere agrili bir ezab yetishecekdir.
91. (Qadin ve ushaqlar kimi) zeiflere, xestelere ve xerclemeye (yolxerci etmeye) bir shey tapa bilmeyen keslere Allah ve Onun Peygemberi uchun (soz ve emelde) xeyirxahliq edecekleri teqdirde (cihadi terk etmelerine gore) bir gunah yoxdur (onlarin boynuna vezife dushmur ve buna gore de onlara tezyiq gosterilmemelidir). Yaxshi emel sahiblerine qarshi (onlari mezemmet etmek ve cezalandirmaq uchun) hech bir yol yoxdur. Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
92. Onlari (bir miniye) mindirmeyin uchun senin yanina geldikleri zaman, sen ''sizi mindirmek uchun bir miniyim yoxdur'' deyende (cihad yolunda) xerclemeye bir shey tapmadiqlari uchun qem-qusseden gozlerinden yash axa-axa donub qayidan keslere de (bir gunah yoxdur).
93. (Mezemmet) yol(u) yalniz o keslere (achiqdir) ki, ehtiyacsiz olmalarina baxmayaraq, yene de (cihada getmemek uchun) senden izn isteyirler. Onlar (qadinlar, ushaqlar ve elillerden ibaret) yerde qalanlarla birge qalmaga razi oldular. Allah onlarin qelblerine (bedbextlik) mohur(u) vurub, buna gore de hech bilmirler.
94. Siz (Tebuk doyushunden) onlarin yanina qayidanda onlar (doyushe getmediklerine gore) size behane getirerler. De: ''Hech bir behane getirmeyin ki, size esla inanmayacagiq. Heqiqeten Allah bizi sizin xeberlerinizden agah etmishdir. Sizin emellerinizi (gelecekde tovbe edeceyinizi, yoxsa oz kufrunuzde qalacaginizi) tezlikle Allah ve Onun Peygemberi gorecekler. Sonra gizlini ve ashkari bilene teref qaytarilacaqsiniz. Belelikle O sizi etdiklerinizden xeberdar edecekdir.
95. Onlarin yanina qayidanda tezlikle sizin uchun Allaha and ichecekler ki, onlar(i mezemmet etmek ve danlamaq)dan dashinasiniz. Buna gore de onlardan uz donderin. chunki onlar murdardirlar (mezemmet ve danlaq onlara tesir etmir) ve onlarin yerleri elde etdiklerinin cezasi olaraq Cehennemdir.
96. Onlardan razi olasiniz deye sizin uchun and ichirler. Buna gore de eger onlardan siz razi olsaniz da, heqiqeten Allah itaetsiz insanlardan razi olmayacaqdir.
97. (Cemiyyetden ve medeniyyetden uzaq olduqlari uchun) bedevi ereblerin kufr ve nifaqlari daha shiddetlidir ve onlar Allahin oz Peygemberine nazil etdiyinin hududlarini bilmemeye daha layiqdirler. Allah bilen ve hikmetlidir.
98. Bedevi ereblerden (xeyir yolda) xerclediyini ziyan ve zerer hesab edenler ve sizin barenizde (Islam dovletinin suqutu kimi) pis hadiseler gozleyenler vardir. Pis hadiseler onlarin ozleri uchun olsun! Allah eshiden ve bilendir.
99. Hemchinin bedevi ereblerden Allaha ve axiret gunune imani olanlar ve xerclediklerini Allaha yaxinlashmaq amili ve Onun Peygemberinin dualari(nin onlara shamil edilmesi vasitesi) hesab edenler vardir. [Yaxud: Onlar xerclediklerini ve Peygemberin (onlarin haqqinda etdiyi) dualarini Allaha yaxinlashmaq amili hesab edirler.] Bilin ki, o (xercledikleri sheyler ve Peygemberin dualari) onlarin (Allaha) yaxinlashma amilidir. Allah tezlikle onlari oz merhemetine (merhemetinin penahina) daxil edecekdir. Heqiqeten Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
100. Allah muhacirlerin ve ensarin (Peygemberin-sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem-Medineye hicretinden qabaq iman getirenlerin) ilk qabaqcillarindan ve yaxshiliqla onlara tabe olanlardan razidir ve onlar da Allahdan razidirlar. Ve onlar uchun (ev ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetler hazirlamishdir ve onlar orada ebedi qalacaqlar. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
101. Sizin etrafinizdaki (sheherinizin etrafinda olan) bedevi ereblerden bir deste munafiqdirler. Medine ehlinden de nifaqa adet etmish kesler vardir. Sen onlari tanimirsan, Biz onlari taniyiriq. Tezlikle onlara iki defe ezab vereceyik (dunya ezabi, olum ve Berzex ezabi), sonra ise (Qiyametde) daha boyuk ezaba teref donderilecekler.
102. (Onlardan) diger bir deste oz gunahlarini etiraf edib, yaxshi bir ishi bashqa bir pis ishle qarishdirmishlar. Ola bilsin ki, Allah onlara nezer yetirsin. Heqiqeten Allah chox bagishlayan ve mehribandir.
103. (Ey ummetin ishlerinin sahibi,) onlarin mallarindan zekat al ki, bununla onlari(n can ve mallarini) temizleyir ve paklashdirir (ve artirir)san. Ve onlara dua et ve salam gonder ki, heqiqeten, senin duan ve salamin onlar uchun rahatliq ve xatircemlik amilidir. Allah eshiden ve bilendir.
104. Meger onlar bilmirlermi ki, bendelerinden tovbeni Allah qebul edir, sedeqeleri (zahirde Peygemberin, yaxud haqq sahibinin almasina baxmayaraq) eslinde Onun ozu goturur ve Allah tovbeleri chox qebul eden ve mehribandir?!
105. Ve de: ''Istediyinizi edin ki, tezlikle emelinizi Allah, Onun Peygemberi ve mominler (emellerinizin dunyadaki shahidleri) gorecekler ve tezlikle gizlini ve ashkari bilene teref qaytarilacaqsiniz. Belelikle, O sizi (dunyada) etdiklerinizden xeberdar edecekdir''.
106. Ve diger bir deste (kufr ehli)nin (zeif hala salinmishlaridir ki,) ishleri Allahin emrine qalmishdir - onlara ya ezab verecek (eger kufrlerinde israrli olsalar), ya da (eger imana yonelseler) nezer yetirecekdir. Allah bilen ve hikmet sahibidir.
107. Ve (hemchinin munafiqlerden muselmanlara) zerer, kufr(u guclendirmek), mominlerin arasinda tefriqe salmaq ve qabaqcadan Allah ve Onun Peygemberi ile muharibeye qalxmish shexsi(n gelmesini) gozlemek uchun bir mescid sechen kesler vardir. (Medine kafirlerinin xachperest rahibi uchun tikdikleri ''Zirar'' mescidi nezerde tutulur.) Ve onlar mutleq and ichecekler ki: ''bizim xeyir ishden bashqa niyyetimiz olmayib''. Allah ise onlarin mutleq yalanchi olmalarina shehadet verir.
108. Orada (hemin mescidde) esla (namaza) durma. shubhesiz, (bunovresi) ilk gunden teqva uzerinde qurulmush mescid (Quba mescidi, Medine mescidi ve digerleri) senin onda namaza durmagina daha layiqdir. Orada paklanmagi seven kishiler vardir. Allah paklari sevir.
109. Bele ise oz (dininin) temelini ilahi teqva ve Onun raziligi esasinda quran shexs yaxshidir, yoxsa oz temelini sust ve uchmaq erefesinde olan bir uchurumun kenarinda qurmush ve o binanin Cehennem oduna yuvarlandiracagi shexs?! (Mominin emelleri iman ve niyyet safligi esasindadir. Kafirin emelleri ise eqidesinde shekk ve guman esasindadir ve onun sonu Cehennemdir.) Ve Allah zalimlarin destesini (butun delil-subutlar teqdim edildikden sonra) duz yola yoneltmez.
110. (Kufr ve nifaq uzunden) tikdikleri o bina (hetta dagilsa bele) hemishe - (onlar olmeyince ve) urekleri parcha-parcha olmayinca onlarin qelblerinde bir shekk ve tereddud ve nifaqin artmasi amilidir. Allah bilen ve hikmet sahibidir.
111. Heqiqeten Allah mominlerin canlarini ve mallarini onlardan Cennetin onlarin olmasi bahasina alib. (Bu malin verilmek terzi beledir ki, onlar) Allah yolunda vurushurlar, belelikle, oldururler ve oldurulurler (ve oz mallarindan Allah yolunda xercleyirler). (Bu alver) Onun ohdesinde olan - (Onun ezeli elminden bashqa, hem de Lovhi-Mehfuzda qeyd olunmush ve alver senedi kimi) Tovrat, Incil ve Qur`anda (yazilmish) haqq bir veddir. Allahdan bashqa kim oz ehdine daha vefalidir?! Buna gore de etdiyiniz bu alvere shad olun. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
112. (Bu mominler) hemin tovbe edenler, ibadet edenler, hemdu-sena deyenler, oruc tutanlar, (cihad ve din elmi kesb etmek uchun) sefer edenler, ruku edenler, secde edenler, yaxshi ishlere devet edenler, pis emellerden chekindirenler ve Allahin (dininin esas ve qollarinin) serhedlerini qoruyanlardir. Bu mominlere mujde ver.
113. Peygembere ve iman getirenlere mushriklerin Cehennem ehli olduqlari onlara belli olduqdan sonra onlar uchun, hetta qohumlari(ndan) olsalar bele, bagishlanma istemek yarashmaz (ve bu, sheriet baximindan caiz ve agil baximindan duzgun olmaz).
114. Ibrahimin atasi (emisi Azer) uchun bagishlanmaq istemesi (istigfar etmesi) yalniz ona verdiyi vede (onun uchun istigfar edeceyini ved etmesine) gore idi. Buna gore de ele ki, (onun kufrde israrli olmasindan, ya kufr halinda olmesinden) ona (Ibrahime) onun (emisinin) Allahin dushmeni olmasi aydin oldu ondan uzaqlashdi (chunki efv dilemek Allahla dushmen olan kes uchun deyil Allahin dushmen oldugu kes uchundur). Heqiqeten Ibrahim haqdan qorxan, gunahdan qemgin olan, (Allah dergahina) urekden chox ah cheken ve helim idi.
115. Allaha bir desteni (dinin esaslarina) hidayet etdikden sonra, (diger hokmlerde) qorxmali olduqlari sheyi (vacib ve haramlari) onlara aydinlashdirmadan (achiqlamadan) nadanliqda buraxmaq (ve ya muxalifet etdiklerine gore cezalandirmaq) yarashmaz (ve bu, ''lutf'' qanunu ve agil ile uygun gelmir). Heqiqeten Allah her bir sheyi bilendir.
116. shubhesiz, goylerin ve yerin heqiqi sahibi ve mutleq hakimiyyeti Allaha mexsusdur. (Yashamaq ve olmek qabiliyyeti olan her bir sheyi) O dirildir ve oldurur. Sizin uchun Allahdan bashqa hech bir dost, bashchi ve yardimchi yoxdur.
117. elbette, Allah Peygembere ve chetinlik zamani (Tebuk muharibesi seferinde) ona tabe olan muhacir ve ensara, onlardan bir destesinin qelblerinin (''ne uchun say ve techizat baximindan beraber olmayan bir doyushe bashlamaliyiq?'' deye Peygemberin emrine) donuk chixmasinin yaxin olmasindan sonra nezer yetirdi ve onlarin tovbesini qebul etdi. Sonra oz merhemeti ile onlara uz tutdu. Heqiqeten Allah onlara qarshi chox shefqetli ve mehribandir.
118. Ve hemchinin (''Tebuk'' qoshunu ile aparilmayib) yerde qoyulan (ve Peygemberin - sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem - emri ile camaatin elaqelerini kesdiyi) o uch nefere (rehm etdi)! Nehayet yer uzu butun genishliyi ile onlara daraldi, urekleri ozlerinden tenge geldi ve bildiler ki, Allahdan (qachmaq uchun) Onun ozunden bashqa bir siginacaq yoxdur. Sonra Allah oz rehmeti ile onlara uz tutdu ki, tovbe etsinler ve (Ona teref) qayitsinlar. Heqiqeten Allah ozu tovbeleri chox qebul eden ve mehribandir.
119. Ey iman getirenler, Allahdan qorxun ve dogruchularla birge olun (ki, onlarin en bariz numunesi Peygemberin mesum ehli-beytidir).
120. Medine ehline ve (onun) etrafindaki bedevi ereblere (cihad zamaninda) Allahin Peygemberinden boyun qachirmalari ve ya (sefer zamani ve doyush tehlukeleri vaxti) ozleri ile meshgul olaraq ondan uz chevirmeleri yarashmaz (ve bu, sheriet baximindan caiz ve agil baximindan reva deyildir). Bu, ona goredir ki, Allah yolunda onlarin duchar olduqlari her bir susuzluq, eziyyet ve acligin, elece de kafirlerin qezebine sebeb olacaq her bir yere qedem basmalarinin ve dushmenden elde etdikleri her bir behrenin (onlari oldurmek ve esir etmeyin) mukafati olaraq onlar uchun bir saleh emel yazilir. Heqiqeten Allah yaxshi ish gorenlerin mukafatini zay etmez.
121. Ve chekdikleri her bir kichik ve boyuk xerc ve (cihad seferinde) qet etdikleri her bir yer ve dere onlarin hesabina yazilir ki, Allah etdikleri choxlu gozel emellerin mukafatini onlara eta etsin.
122. Mominlere hamiliqla (doyush cebhesine, yaxud dini elm merkezlerine, xususile mueyyen zaman ve mekana aid olan cihada) koch etmeleri yarashmaz (ve bu, caiz ve mumkun de deyildir). Buna gore de, ne uchun onlarin her bir cemiyyetinden (kichik) bir deste (esgerler tecrubi tovhide yiyelenmekde ve medresedekiler dini maariflerde) derin elmi tehsil almaq uchun koch etmirler ki, oz qovmlerini onlara teref dondukde qorxutsunlar, belke onlar (batinde ve emelde) chekindiler.
123. Ey iman getirenler, (evvelce meslehete ve qayda-qanunlara uygun olaraq) kafirlerden size daha yaxinliqda olanlarla vurushun ve onlar gerek sizde mutleq bir mohkemlik ve (emelinizde) sertlik gorsunler. Bilin ki, Allah teqvalilarladir.
124. Bir sure nazil olan zaman, onlardan (munafiqlerden) bezisi (istehza ile) deyerler: ''Bu sure sizden hansinizin imanini artirdi?''. (De:) ''Iman getirenlere gelince, onlarin imanini artirdi ve onlar (yeni semavi tohfe aldiqlarina gore) sevinirler.
125. Qelblerinde (shirk, kufr ve nifaq) xesteliyi olanlara geldikde ise, onlarin murdarliginin ustune daha bir murdarliq artirdi ve onlar kafir olduqlari halda olduler.''
126. Meger her il (muharibe ve ya diger hadiselerle) bir-iki defe imtahan olunduqlarini gormurler? Amma (bununla bele), ne tovbe edirler ve ne de ibret alirlar.
127. Ve bir sure nazil olan zaman (narahat olduqlarina ve rengleri deyishdiyine gore) onlarin bezisi bezisine baxar (ve sanki bir-birlerinden sorusharlar ki:) ''sizi kimse gorurmu? (Mebada nifaqiniz zahir ola, yaxud meclisden chixarilaq.)'' Sonra (gizlince senin yanindan) qayidarlar. Onlar anlamaz bir deste olduqlari uchun Allah onlarin qelblerini (haqdan) donderdi.
128. Heqiqeten size (meleklerden ve cinlerden deyil) ozunuzden olan bir peygember gelib ki, sizin eziyyet ve zerere dushmeyiniz ona agirdir; o, sizi(n iman getirmeyinizi ve kamala chatmaginizi) chox isteyir ve mominlere qarshi chox merhemetli ve mehribandir.
129. Belelikle, eger (haqqi qebul etmekden) uz donderseler, de: ''Mene Allah kifayetdir, O Allah ki, Ondan bashqa bir mebud yoxdur, Ona tevekkul etdim ve O, boyuk ershin Rebbidir''.

MeÇuLaSiQ
01-24-2010, 10:54
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Ra. (Men her sheyi goren Allaham. Menim kitabim hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, amma eyni zamanda mocuzedir. Menim kitabimin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Onun peygemberi Muhemmed - sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem - arasinda remzlerdir.) Bu sure hikmet oyreden kitabin ayeleridir. (Qur`anin, ya Lovhi-Mehfuzun ayeleridir ki, elmlere, sher`i hokmlere ve eqli bilgilere malikdir.)
2. Yoxsa insanlara (meleklerden ve cinlerden deyil) ozlerinden olan bir kishiye ''insanlari (kufr, shirk ve fisqden) qorxut ve iman getirenleri Rebbi yaninda onlar uchun gozel kechmish, dogru meqam ve layiqli mukafatin olmasi ile mujdele'' (deye) vehy etmeyimiz teeccubludur? (Buna gore de) kafirler dediler: ''Dogrudan da bu (kishi) ashkar bir sehrbazdir''.
3. Heqiqeten sizin Rebbiniz goyleri ve yeri alti gun(e beraber olan bir mudet)de (yaxud alti gece ve gunduzde, ya da alti merhelede) yaradan, sonra taxta (qudret ve tedbir taxtina) hakim olan Allahdir. Ishi (yaradilish ishini) daim (sebeb-netice qanunu esasinda) idare edir. (Dunyanin sebeb ve neticeleri arasinda) Onun izni olmadan hech bir shefaetchi (vasite) yoxdur. Budur Rebbiniz olan Allah. Buna gore de Ona ibadet edin. Hech oyud-nesihet almirsiniz?
4. Sizin haminizin donushu Ona terefdir. (Bu,) Allahin haqq ve sabit olan vedidir. Heqiqeten yaradilmishlari evvelde yaradan, sonra ise onlari (omur muddetleri basha chatdiqdan sonra) iman getiren ve yaxshi ishler gorenleri haqq ve edaletle mukafatlandirmaq uchun (ozune teref) qaytaran Odur. Kafirler uchun kufrlerinin cezasi olaraq qaynar sudan ibaret ichki ve agrili bir ezab vardir.
5. Guneshi ishiqli ve ayi (guneshin shualari ile) nurlu eden ve illerin (qemeri illerinin) sayini ve hesabi (ishlerinizin vaxtini) bilesiniz deye onun uchun (yer kuresi etrafinda firlanmasinda) menziller mueyyenleshdiren Odur. Allah onlari yalniz haqq (meqsed) uchun yaratdi. O, (oz) aye ve nishaneleri(ni) bilen bir deste uchun herterefli (hem xarici alemde, hem de soz ile) achiqlayir.
6. shubhesiz, gece ile gunduzun get-gelinde ve (fesillere ve ya yerin menteqelerine uygun olaraq onlarin) her birinin uzun ve qisaliginda ve Allahin (planetler, melekler ve canlilar kimi) goylerde ve (bitkiler, heyvanlar, cinler ve insanlar kimi) yerde yaratdiginda teqvali olan bir deste uchun (Allahin tovhid, ezemet, qudret ve hikmetinden) aye ve nishaneler vardir.
7. Heqiqeten Bizim gorushumuze umidi (axiret alemine imanlari) olmayan ve dunya heyatina shad olaraq ona urek baglayan, hemchinin Bizim ayelerimizden (mushahide aleminin yaradilish ve ezemetli kitabin tertib edilmish ayelerinden) qafil olan kesler -
8. onlarin qalacaqlari yer qazandiqlarinin (qelbleri ile qazandiqlari nalayiq eqidelerin ve elleri ile qazandiqlari gunahlarin) cezasi olaraq oddur.
9. shubhesiz, iman getirib yaxshi ishler goren kesleri Rebbi imanlarina gore (oz yanina) hidayet eder (ve axiretde) nemet dolu baglarda onlarin (agaclarinin ve saraylarinin) altindan chaylar axar.
10. Onlarin oradaki dualari ''Allahim, Sen (ozun-ozunu butun eyb ve noqsan sifetlerden pak vesf etdiyin kimi) paksan!''dir; oradaki salamlari (Allah terefinden, meleklerle ve bir-birleri ile salamlashmalari) ''salam''dir; ve butun dualarinin sonu ''hemd ve sena alemlerin Rebbi olan Allaha mexsusdur'' (demekdir).
11. Ve eger Allah insanlar uchun sherde (onlarin sher dualarinin qebulunda ve ya pis emellerinin cezasinda) onlarin xeyir istemekde (xeyirli dualarinin qebulunda, yaxud gozel emellerinin mukafatinda) telesdikleri kimi telesseydi, shubhesiz, onlarin omurlerinin muddeti (Onun ezabinin nazil olmasi ile) sona chatardi. Buna gore de Bize qovushacaqlarina umidvar olmayan (meadi inkar eden) kesleri boshlayiriq ki, oz azginliqlarinda sergerdan qalsinlar.
12. Insana bir chetinlik ve ziyan yetishen zaman (butun hallarda) - boyru uste yatanda, oturanda, ayaq uste - (dua ederek) Bizi chagirar. Ele ki, chetinlik ve ziyani ondan gotururuk Bizi ona yetishen ziyan(i uzaqlashdirmaq) uchun chagirmamish kimi (chixib) geder! Israf edenlere etdikleri emeller belece zinetlendirilmishdir.
13. Dogrudan da Biz sizden once muxtelif esrlerde bir-birinin ardinca gelen milletleri zulm ederken ve peygemberlerinin onlara aydin deliller getirmelerine baxmayaraq iman getirmek niyyetinde olmadiqlari zaman helak etdik. Biz gunahkarlar destesini bele cezalandiririq.
14. Sonra (cari imtahan qanununa uygun olaraq) nece reftar edeceyinize baxmaq uchun sizi onlarin ardinca yer uzunde canishin etdik.
15. Bizim aydin ayelerimiz onlara oxunan zaman, Bize qovushacaqlarina umidi olmayan (meadi inkar eden) kesler ''bundan bashqa bir Qur`an getir, ya onu deyishdir'' (meselen, onun bezi ayelerini ve surelerini chixart, orada shirkin haramligindan, butlerin pislenmesinden, Qiyametden, murdarin ve qumarin haram olmasindan bir shey olmasin) deyerler. De: ''onu(n hamisini, ya bezisini) ozbashima deyishdirmek mene yarashmaz ve (buna) menim haqqim ve qudretim yoxdur. Men yalniz mene vehy edilen sheye tabe oluram. shubhesiz, eger men Rebbime qarshi itaetsizlik etsem, boyuk bir gunun ezabindan qorxuram.
16. De: ''eger Allah isteseydi, men onu size oxumazdim ve O da sizi ondan xeberdar etmezdi. chunki shubhesiz, men on(un nazil olmasin)dan qabaq sizin aranizda (qirx illik) bir omur kechirmishem (ders oxumayib yazi yazmamisham ve hech bir iddiam da olmayib, birden-bire bu kitab dilimde seslenmishdir), bele ise, hech dushunmursunuz?
17. Buna gore de kim Allaha yalan yaxandan, ya Onun ayelerini tekzib edenden daha zalimdir? Heqiqeten gunahkarlar nicat tapmayacaqlar.
18. Onlar Allahin yerine onlara ne bir zerer yetiren ve ne de bir menfeet veren sheylere ibadet edir ve ''bunlar Allah yaninda bizim shefaetchilerimizdir'' deyirler. De: ''Allaha ne goylerde ve ne de yerde (guya) xeberi olmayan bir sheyden xeber verirsiniz?! O, sherik qoshduqlari sheyden pak ve ucadir''.
19. Insanlar (xilqetin evvelinde uzun muddet) yalniz vahid (ve ixtilafsiz) bir millet idiler. Belelikle (dunya ishlerinde ictimai munasibetlere gore, kitab nazil olduqdan sonra ise ixtilaflarini aradan qaldirmaq uchun kitabin ozu ile bagli) ixtilafa dushduler. eger (ezeli elminde ve Lovhi-Mehfuzda) Rebbinden (butun delil-subutlar teqdim edilmemishden ezab vermemek ve delil-subutlar teqdim edildikden sonra da telesmemek baresinde) bir kelam kechmeseydi, onlarin arasinda mutleq ixtilaf etdikleri shey baresinde (emeli suretde) hokm edilerdi. (Beqere suresinin 213-cu ayesine muraciet edin.)
20. Ve ''ne uchun Rebbi terefinden ona (Salehin devesi, Musanin esasi, meleyin gelmesi kimi camaati iman getirmeye vadar eden) bir mocuze nazil olmayib?'' deyirler. De: ''Qeyb (perde arxasindaki ishler) yalniz Allahin ixtiyarindadir (ve belke de nazil etdi). Buna gore de, gozleyin ki, men de mutleq sizinle birge gozleyenlerdenem''.
21. Insanlara onlara yetishmish chetinlik ve eziyyetden sonra bir merhemet ve rahatliq dadizdirdigimiz (cahiliyyet dovrunun nadanliq ve feqirliyinden sonra Islam elm ve rifahi verdiyimiz) zaman birden Bizim ayelerimiz baresinde hiyleye bashlayirlar (onlari sehr, sher ve efsane adlandirirlar). De: ''Allahin mekri daha tez yetishendir''. Heqiqeten Bizim elchilerimiz etdiyiniz mekrleri yazirlar.
22. Sizi quruda ve denizde gezdiren Odur. Nehayet, siz gemilerde olan ve gemiler oz sernishinlerini xosh ve mulayim bir kuleyin vasitesile hereket etdiren ve onlar ondan xoshhal olduqlari zaman, (birden) hemin gemilere shiddetli bir kulek eser, (denizin) dalga(si) her terefden onlara chirpilar ve onlar (dalgalarin ve belanin) muhasiresinde olmalarina yeqinlik ederler, (o halda) iman ve etiqadda saf niyyetle Allahi chagirarlar ki: ''eger bizi bundan (bu tehlukeden) qurtarsan, mutleq shukr edenlerden olacagiq.''
23. Belelikle onlara nicat veren kimi birden (gorersen ki,) yer uzunde haqsiz yere zulm edirler! Ey insanlar, shubhesiz, sizin zulmleriniz oz ziyaninizadir. Dunya heyatindan (azaciq) bir behre elde edirsiniz, sonra donushunuz Bize terefdir. Belelikle sizi emellerinizden xeberdar edeceyik.
24. Heqiqeten dunya heyati goyden (qar ve yagish sheklinde) nazil etdiyimiz su kimidir ki, onun vasitesile insanlarin ve heyvanlarin yedikleri yer bitkileri bir-birine qarishir. Nehayet, yer uzu oz gozelliyini elde etdiyi ve zinetlendiyi ve onun sakinleri ozlerinin ona (ondan behrelenmeye) qadir olduqlarini guman etdikleri zaman, (birden) Bizim emrimiz gece, ya gunduz chagi (soyuq ve ya isti, sel ve ya da dolu sheklinde) gelib ona chatir. Belelikle, onlari sanki dunen ayaq uste olmamish kimi bichilmish, quru ot shekline saliriq. Biz (oz qudret ve qezeb) nishaneleri(mizi) dushunen deste uchun (yaradilish ve teqdir kitabinda) bele etrafli izah edirik.
25. Allah (besheriyyeti) ''Darus-Salam''a (fanilikden uzaq Cennete) devet edir ve (umumi hidayeti qebul edenlerden) istediyi shexsi (xususi maarifde) dogru yola hidayet edir.
26. Yaxshi ishler goren ve yaxshiliq edenler uchun (nezerde tutulmush) gozel mukafat ve (lutf yolu ile olan elave) artiq (mukafat) vardir ve (axiretde) onlarin uzlerini qara tustu, zillet ve xarliq tozu ortmez. Onlar Cennet ehlidirler, orada ebedi qalacaqlar.
27. Gunahlara murtekib olmush kesler (uchun), her bir gunahin cezasi (gunahdan artiq deyil, ilkin evez kimi) onun misli (qeder)dir ve onlari(n butun vucudlarini) zillet ve xarliq buruyecekdir. Onlari Allah(in qezeb ve ezabin)dan esla qoruyan olmayacaqdir. Onlarin uzleri sanki zulmet gecenin parchalari ile ortulmushdur! Onlar od ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
28. Ve (yada salin) o gun(u) ki, onlarin hamisini (Qiyamet meydaninda) bir yere toplayacaq, sonra (Allaha) sherik qoshanlara ''siz ve sherikleriniz (but ya qeyri-but olmasindan asili olmayaraq, her biriniz sorgu-sual ve muhakime olunmaq uchun) oz yerinizde durun'' deyeceyik. Belelikle (hemin gun heqiqetleri ashkar etmekle) onlarin bir-birleri ile elaqelerini keserik ve (buna gore de) onlarin sherikleri deyerler: ''Siz (dunyada eslinde) bize ibadet etmirdiniz (oz nefsi isteklerinize ibadet edirdiniz)''.
29. ''Buna gore de, bizimle sizin aranizda Allahin shahid olmasi kifayetdir. Heqiqeten biz sizin ibadetinizden xebersiz idik''. (Agil sahiblerinin xebersizliyinin sebebi onlarin etinasizligi, butlerin xebersizliyinin sebebi ise idraklarinin olmamasi idi.)
30. Her bir kes (dunyada) qabaga gonderdiyi emeli hemin gun ve orada yoxlayacaqdir (onun deyerinin ve evezinin miqdarindan xeberdar olacaqdir) ve hami Allaha - ozunun heqiqi movla ve bashchisina teref qaytarilacaqdir (Cennete ve ya Cehenneme yollanacaqdir). Ve yalandan uydurduqlari (yalandan Allahin sheriki hesab etdikleri) shey onlar(in yanin)dan yoxa chixacaqdir.
31. De: ''Size goyden ve yerden kim ruzi verir? Ve ya sizin qulaqlariniza ve onlarin eshitme qabiliyyetine ve sizin gozlerinize ve onlarin gorme qabiliyyetine kim hakimdir? Ve dirini oluden ve olunu diriden kim chixarir? Ve (varliq aleminin) butun ishleri(ni) kim idare edir? Onlar derhal ''Allah!'' deyerler. De: ''Bele ise, qorxmursunuz?!''.
32. Odur ki, sizin heqiqi Rebbiniz hemin Allahdir. Ve heqiqetden sonra zelaletden bashqa ne vardir? Bele ise, nece ve haraya donderilirsiniz?!
33. Rebbinin itaetsizlik etmish kesler baresindeki (qeti) sozu bele gerchekleshdi ki: ''Onlar iman getirmeyecekler.''
34. De: ''Sizin sheriklerinizden (Allaha sherik hesab etdiyiniz butlerden) mexluqati evvelce yaradan, sonra onlari qaytaran bir kes varmi?'' De: ''Mexluqati evvelce yaradan, sonra onlari qaytaran (oldurdukden sonra Qiyametde dirilden) Allahdir. Bele ise, nece ve haraya donderilirsiniz?!''
35. De: ''Sizin sheriklerinizden haqqa teref hidayet eden bir kes varmi?'' De: ''Haqqa teref hidayet eden yalniz Allahdir (O her bir varligi xilqetinden oz tebii meqsedine dogru hidayet edir ve sheriet vasitesi ile dogru yola getirilmeye layiq her bir kesi oz xeyirli meqsedine dogru istiqametlendirir). Bele ise, arxasinca gedilmeye haqqa teref hidayet eden kes daha layiqdir, yoxsa hidayet edilmeyince dogru yolu tapa bilmeyen kes? Size ne olmushdur? Nece muhakime yurudursunuz?!
36. Onlarin choxu (eqide ve etiqadlarinda) yalniz zenne ve gumana tabe olurlar, halbuki, shubhesiz (zenn ve) guman hech bir haqqin yerini tutmur. Heqiqeten Allah onlarin ne etdiklerini bilendir.
37. Bu Qur`an Allahdan qeyrisi terefinden bir uydurma ve yalan deyildir ve (onun bele olmasi bir qayda olaraq ve agil baximindan da qeyri-mumkundur) lakin ozunden evvelkilerin (Tovrat ve Incilin) tesdiq(leyicis)i ve her bir (semavi) kitabin sherhi ve etrafli izahidir. Onda hech bir shekk-shubhe yoxdur ve alemlerin Rebbi terefindendir.
38. Yoxsa ''bunu (Qur`ani, Muhemmed) yalandan duzeltmishdir'' deyirler? De: ''Bele ise eger dogruchusunuzsa (kelmenin fesihliyi, menanin derinliyi, muxtelif elmleri ehate etmek ve qeyb aleminden xeber vermekde) ona benzer bir sure getirin ve (bu ishde) Allahdan bashqa kimi bacarirsinizsa komeye chagirin''. (Beqere suresinn 23-cu ayesine muraciet edin.)
39. (Onlar Qur`ani onun menasini bilerek tekzib etmediler,) eksine, elmini bilmedikleri ve yozumu (heqiqetlerinin ashkar olacagi gun - cahanshumul edalet hokumetinin zahir olacagi ve Qiyamet gunu) hele onlara gelmemish sheyi tekzib etdiler. Onlardan evvelkiler de (oz peygemberlerini) bele tekzib etmishdiler. Buna gore de zalimlarin aqibetinin nece olduguna bax!
40. Ve onlarin bezisi ona iman getirir, (fesad toredenlerden ibaret diger) bezisi ise iman getirmirler Ve senin Rebbin fesad toredenleri(n kimliyini) daha yaxshi bilendir.
41. eger seni tekzib etdilerse, de: ''Menim emelim mene ve sizin emeliniz size mexsusdur, siz menim etdiklerimden uzaqsiniz ve men sizin etdiklerinizden uzagam (buna gore de, mene cihad emri gelene kimi qoyun qalsin).
42. Onlardan (Qur`ana ve) sene (senin sozlerine) qulaq asanlar (lakin qelblerinin qulaqlari kar olanlar) vardir. Bele olan halda, meger sen karlara, hetta dushunmeseler bele eshitdiremi bilersen?!
43. Onlarin bezisi sene (senin peygemberlik delillerine) baxir (amma derk etmek ve ibret goturmekde kordur)lar. Bele olan halda, meger sen korlari hetta gormeseler bele hidayet ede bilersen?!
44. shubhesiz, Allah insanlara (onlari dunya chetinliklerine ve axiret ezablarina duchar etmekle) hech bir zulm etmir, lakin insanlar (hemin sheylere sebeb olan emelleri ile) ozleri ozlerine zulm edirler.
45. Ve (yada sal) o gun(u) ki, (Allah) onlari (dunyada, ya Berzex aleminde) sanki gunun bir saati qeder qalmamishlar kimi bir-birlerine tanishliq verdikleri halda (Qiyamet meydaninda) toplayacaqdir. (Hemin gun) Allaha qovushacaqlarini tekzib edenler mutleq ziyana ugrayiblar ve (onlar) hidayete qovushanlardan deyildirler.
46. Ve eger onlara ved etdiklerimizin bezisini (onlarin dunyevi cezalarini) sene gostersek, yaxud senin ruhunu (ondan qabaq) alsaq (qem yeme, chunki onlarin axiret cezalarini goreceksen, ona gore ki,) onlarin donushu Bize terefdir. Sonra Allah onlarin etdiklerine shahiddir.
47. Her bir ummet uchun (tarix boyu, Allahin ezeli elminde ve Lovhi-Mehfuzda) bir peygember vardir. Belelikle, peygemberleri geldikde onlarin aralarinda edaletle (dunyada mentiq ve delil-subutla, axiretde ise mukafat ve ceza ile) hokm olunar ve onlara zulm olunmaz.
48. Ve (onlar istehza ile) deyerler: ''eger dogruchusunuzsa (dunya ezabi, yaxud Qiyametin gelmesi baredeki) bu ved ne vaxt olacaqdir?''
49. De: ''Men hetta oz baremde Allahin istediyinden bashqa bir ziyan ve menfeet ixtiyarina malik deyilem (o ki, qalmish sizin ezabiniz, yaxud Qiyametin gelmesi ola)! Her bir ummet ve destenin (Allahin ezeli elminde ve Onun Lovhi-Mehfuzunda mueyyen bir) eceli vardir ki, ecelleri sona chatanda, bir saat olsun bele, gecikmezler ve elbette, bir saat qabaga da kechmezler.''
50. De: ''eger Onun ezabi size gece, ya gunduz gelib chatsa (peshman olacaqsiniz. Bele ise), mene xeber verin ki, gunahkarlar onun neyine telesirler? (Meger ezabin nazil olmasina telesmek agila uygundur?)
51. (ezab geldikden ve peshman olduqdan) sonra (onlara deyiler:) ''Ona ezab gelib chatan zaman iman getirdiniz?! Indi?! Halbuki, onun gelishine telesirdiniz''.
52. Sonra (Qiyamet gunu) zulm edenlere deyilecekdir: ''Dadin ebedi ezabi! Meger (kufr ve itaetsizlikden) kesb etdiyinizden bashqa bir sheyin muqabilinde cezalandirilirsiniz?!''
53. Ve senden ''goresen o (Qiyamet, savab ve ceza) haqdir?'' (deye) xeber alirlar. De: ''Beli, Rebbime and olsun ki, o, haqdir ve siz esla aciz qoyan (menim Allahimin ezabindan qacha bilen) deyilsiniz''.
54. Ve eger zulm etmish her bir shexs (Qiyamet gunu) yer uzunde olan sheylerin hamisina sahib olsa onu mutleq ozune feda eder (ki, ezabdan nicat tapsin). Ve ezabi goren zaman (xecaletden) oz peshmanchiliqlarini gizlederler. Onlarin arasinda edaletle hokm olunar ve onlara zulm edilmez.
55. Bilin ki, heqiqeten, goylerde ve yerde olanlarin hamisi (onlarin ozleri de daxil olmaqla) Allahin heqiqi mulkudur (chunki yaratmaq, qorumaq, idare etmek ve yox etmek - bunlarin hamisi Onun istek ve iradesinden asilidir). Bilin ki, Allahin vedi mutleq haqdir ve lakin onlarin choxu bilmirler.
56. (Heyat ve olum qabiliyyeti olan her bir varligi) dirilden ve olduren Odur ve Ona teref qaytarilacaqsiniz.
57. Ey (tarix boyu gelen butun) insanlar, shubhesiz, Rebbiniz terefinden sizin uchun bir oyud-nesihet (bashdan-basha oyud-nesihet olan bir kitab), sinelerde olan (xarab eqideler ve rezil sifetler) uchun bir shefa ve mominler uchun bir hidayet ve merhemet gelmishdir.
58. De: ''Allahin lutf ve rehmetine, (beli) hemin lutf ve rehmete sevinsinler ki, o, onlarin yigdiqlarindan daha yaxshidir''.
59. De: ''Mene, Allahin ruzi olaraq size nazil etdiyi ve sizin bir hissesini haram ve bir hissesini halal etdiyiniz sheyden xeber verin.'' De: ''(Bele bir bolgu aparmaga) size Allah icaze verib, yoxsa Allaha iftira yaxirsiniz?'' (Hokm chixarmaq yalniz Allaha mexsusdur, Ondan bashqasina yox! Maide suresinin 103-cu ayesine, elece de en`am suresinin 138. ve 139-cu ayelerine muraciet edin.)
60. Allaha qarshi yalan uyduranlarin Qiyamet gunu (baresi)nde gumanlari nedir? (Iftiralarina ve shukru terk etmelerine gore ezabdan bashqa bir shey gozleyirler?) Heqiqeten Allah (dunyada) butun insanlara qarshi lutf ve merhemet sahibidir ve lakin onlarin choxu shukr etmirler.
61. Her hansi halda ve ishde olsan, Onun terefinden Qur`andan her hansi bir hisseni oxusan ve (boynunda ilahi vezife olan siz bendeler) her ne ish gorseniz, ona meshgul oldugunuz zaman Biz orada hazir ve size shahidik. Ve ne yerde ve ne goyde zerre agirligi qeder de bir shey senin Rebbin(in zat, qudret ve elminin ehatesin)den gizli deyildir. Ve ondan (zerreden) ne kichik ve ne boyuk bir shey yoxdur ki, ashkar kitabda (eshyalarin heqiqetlerinin eks olundugu ve Allah dergahina yaxin olanlarin gozleri onunde ashkar olan bir lovhede) qeyd edilmemish olsun.
62. Bilin ki, shubhesiz, Allahin dostlari ve yaxinlari uchun (axiret aleminde) ne bir qorxu var ve (onlar) ne de qemgin olarlar.
63. O kesler ki, iman getirib hemishe (gunahlardan) chekinirdiler.
64. Onlar uchun dunya heyatinda ve axiretde mujde vardir (dunyada peygemberlerin dili ve qeybden edilen ilhamlarla, olum zamani meleklerle ve axiretde Allahin xitabi, meleklerle gorush ve heqiqetlerin ashkar olmasi ile). Allahin kelamlarinda (Onun vedlerinde) hech bir deyishkenlik yoxdur. Budur boyuk ugur ve qurtulush!
65. Onlarin sozu seni kederlendirmesin. shubhesiz, butun qudret ve qelebe Allahin elindedir. Odur eshiden ve bilen!
66. Bilin ki, goylerde olan her bir kesin (ve her bir sheyin) ve yerde olan her bir kesin (ve her bir sheyin) heqiqi sahibi Allahdir. Allahdan bashqa sherikleri (butleri) chagiran kesler neye tabe olurlar? Onlar zenn ve gumandan bashqa bir sheye tabe olmurlar ve onlar yalniz ehtimal edir ve yalan soyleyirler.
67. Geceni sizin dincelmeyiniz uchun yaradan ve gunduzu (ishle ve chalishmaqla meshgul olmaginiz uchun) aydinliq eden Odur! Heqiqeten bunda (bu yaradilish ve idareetmede) eshiden bir deste uchun (Onun qudret, hikmet ve rehmetinden) nishaneler vardir.
68. (Mushrikler) dediler: ''Allah (ozune) ovlad goturmushdur''. O pakdir. O ehtiyacsizdir. Goylerde ve yerde olanlar Ona mexsusdur. Sizin elinizde bu iddia(ni isbat etmek) uchun hech bir delil yoxdur. Bilmediyiniz bir sheyi Allaha nisbet verirsiniz?!
69. De: ''shubhesiz, Allaha qarshi yalan uyduranlar nicat tapmazlar''.
70. (Onlarin bu iftiradan qazanclari) dunyada bir az behrelenmekdir. Sonra ise onlarin qayidishi Bize terefdir. Onda onlara kufr etdikleri sheyin cezasi olaraq shiddetli ezab daddiracagiq.
71. Ve onlara Nuhun hekayetini oxu. O zaman o oz qovmune demishdi: ''Ey menim qovmum, eger menim (sizin aranizda) qalmagim (ve ya peygemberlik ishleri ile meshgul olmagim) ve Allahin nishanelerini yada salmagim size agir gelirse, (buna gore de meni oldurmek, ya surgun etmek isteyirsinizse) men Allaha tevekkul etdim. Buna gore de, siz sheriklerinizle (size komek edeceklerini sandiginiz butlerle) birge oz ishinizde bir qerara gelin ki, ishiniz size mechul ve ortulu qalmasin. O zaman menim ishimi bitirin ve mene hech bir mohlet vermeyin''.
72. ''Buna gore de eger (menim devetimden) uz donderseniz (bu duzgun deyildir, chunki) men ki, sizden bir muzd istememishem. Menim muzdum yalniz Allahin ohdesinedir ve mene (Onun emrlerine) teslim olanlardan olmaq emr edilmishdir''.
73. Belelikle, onu tekzib etdiler. Biz de ona ve gemide onunla birge olanlara (o boyuk tarixi tufandan) nicat verdik ve onlari (helak olanlarin) canishinler(i) etdik. Ve Bizim aye ve nishanelerimizi tekzib edenleri suda batirdiq. Buna gore de qorxudulmushlarin aqibetinin nece olduguna bax!
74. Sonra onun (Nuhun) ardinca (Hud, Saleh ve Lut kimi) peygemberleri oz qovmlerine gonderdik. Belelikle onlar uchun (tovhidin ve oz peygemberliklerinin isbatinda) aydin deliller getirdiler. Ve (lakin) onlar (ozlerinin ya atalarinin) bundan qabaq tekzib etdikleri sheye iman getiren deyildiler. Biz heddini ashanlarin qelblerine bele (bedbextlik) mohur(u) vururuq.
75. Sonra, onlarin ardinca Musa ve Harunu oz ayelerimiz (ve doqquz delilimiz) ile Fironun ve onun qovmunun bashchilarinin yanina gonderdik. Belelikle, onlar tekebbur ve itaetsizlik gosterdiler. Ve onlar gunahkar bir deste idiler.
76. Belelikle, ele ki, Bizim terefimizden onlara haqq (Musanin delilleri ve mocuzeleri) geldi, dediler: ''shubhesiz bu, achiq-aydin bir cadudur''.
77. Musa dedi: ''Haqq (Allahin mocuzeleri) size geldiyi zaman ona cadu deyirsiniz?! Meger bu (nov mocuzeler) cadudur?! Halbuki, cadugerler nicat tapmazlar!
78. Dediler: ''Gelmisen ki, bizi atalarimizin yolundan donderesen ve bu vilayetde boyukluk ve bashchiliq siz iki nefere mexsus olsun?! (Bu qetiyyen ola bilmez) ve biz esla size iman getiren deyilik''.
79. Ve Firon dedi: ''Butun bilikli (ve sehr fenninde meharetli) cadugerleri menim yanima getirin.''
80. Belelikle, ele ki, cadugerler (cadu aletleri ile) geldiler, Musa onlara dedi: ''Atacaginiz sheyleri atin''.
81. Belelilikle, ele ki, atdilar (cadularini gosterdiler), Musa dedi: ''Sizin (meydana) getirdiyiniz shey sehrdir. shubhesiz, Allah tezlikle onu pucha chixaracaqdir. Heqiqeten, Allah fesad toredenlerin ishini qaydasina salmaz''.
82. Ve gunahkarlara xosh gelmese bele, Allah haqqi oz kelmeleri ile (Lovhde qeyde almaqla ve oz iradesi ile heyata kechirmekle) sabit ve berqerar edecekdir.''
83. Belelikle, Musaya onun qovmunun Firon ve qovmlerinin boyuklerinin onlara ezab vermesinden qorxan ovladlarindan (onun qovmunun zeif veziyyetde saxlanilan tebeqesinden) bashqa hech kes iman getirmedi. Ve elbette, (Firon ozunu) yer uzunde olduqca uca tutardi (tekebbur gostererdi) ve heddi ashanlardan idi (onun tekebburde heddini ashmasinin numunesi allahliq iddiasi etmesi, qetlde heddini ashmasinin numunesi ushaqlari oldurmesi ve zulmde heddini ashmasinin numunesi insanlara muxtelif ishgenceler vermesi idi).
84. Musa dedi: ''Ey menim qovmum, eger Allaha iman getirmishsinizse ve Ona teslimsinizse onda, yalniz Ona tevekkul edin.''
85. Dediler: ''Biz yalniz Allaha tevekkul etdik. Ey Rebbimiz, bizi zalimlarin ishgencesine meruz qoyma (ve ya: onlarin qudretinin sinaq vasitesi etme)!''
86. ''Ve oz rehmetinle bizi kafirlerin qovmun(un hakimiyyetin)den qurtar!''
87. Musaya ve onun qardashina (Haruna) vehy etdik ki, qovmunuz uchun (sehrada yashamaq evezine) Misirde (Fironun hokumetinin merkezinde) evler hazirlayin, oz evlerinizi uz-uze tikin ve namaz qilin. Ve (ey Musa,) mominlere (qelebe) mujde(si) ver.
88. Musa (fironchularin iman getirmesinden naumid olduqdan sonra) dedi: ''Ey Rebbimiz, Sen Firona ve onun qovmunun bashchilarina dunya heyatinda (bolluca) zinet ve (choxlu) mallar verdin ki, y ey Rebbimiz nehayet (bendelerini) Senin yolundan azdirsinlar. Ey Rebbimiz, onlarin mallarini mehv et ve qelblerini sertleshdir ki, agrili ezabi gorene kimi iman getirmesinler (ve Harun Musanin nifrinine ''amin'' deyirdi).''
89. (Allah) buyurdu: ''Siz iki neferin duasi mutleq qebul olundu. Buna gore de (boynunuza qoyulmush ilahi vezifenin chatdirilmasinda) mohkem ve metin olun ve esla bilmeyenlerin yolu ile getmeyin.''
90. Ve Israil ovladlarini denizden (Nil chayindan) kechirtdik. Firon ve ordusu onlari zulm ve dushmenchilik uzunden teqib etdiler. Nehayet o, bogulmaq halina gelib chatanda dedi: ''Israil ovladlarinin iman getirdiyinden bashqa bir tanrinin olmamasina iman getirdim ve men teslim olanlardanam.''
91. (Ona deyildi): ''Indimi (ki, tovbenin vaxti kechmishdir)?! Halbuki, bundan qabaq itaetsizlik etdin ve fesad toredenlerden idin''.
92. Belelikle, bu gun seni cansiz bedeninle birge qurtarib deniz sahilinin uca bir yerine atacagiq ki, senden sonra gelenlere (Allahin qudreti ve batil qudretlerin zilleti barede) bir nishane olasan. Dogrudan da insanlarin choxu bizim nishanelerimizden qafildirler.
93. Heqiqeten, Israil ovladlarini duz ve ureyeyatan bir yerde (shamda ve Beytul-Muqeddesde) yerleshdirdik ve onlara pak ruziler verdik. (Sonra onlar din ishlerinde ixtilafa dushduler.) Onlar yalniz (Tovratdaki maariflerden) onlara elm hasil olan zaman ixtilaf etdiler. shubhesiz, senin Rebbin Qiyamet gunu onlarin arasinda ixtilaf etdikleri shey baresinde hokm chixaracaqdir.
94. Belelikle, (meselen) eger (dini maarifden) sene nazil etdiyimizden shekk ve teredduddesense, onda senden once (semavi) kitab oxuyanlardan sorush. shubhesiz, haqq sene Rebbin terefinden gelmishdir. Buna gore de esla shubhe edenlerden olma!
95. Ve esla Allahin ayelerini tekzib edenlerden olma ki, ziyana ugrayanlardan olarsan.
96. Heqiqeten barelerinde Rebbinin kelami qetileshmish kesler (Allahin ezeli elmine esasen kufr ve bedbextliyi sechecekleri melum olanlar) iman getirmeyecekler.
97. Onlara butun nishaneler ve mocuzeler gelse bele, agrili ezabi gorene kimi (iman getirmeyecekler).
98. Bes ne uchun Yunusun qovmunden bashqa hech bir toplum olmadi ki, (vaxti kechenden sonra) iman getirsin ve imani (ona) fayda versin? Ele ki, onlar (Yunusun qovmu) iman getirdiler, rusvayedici ve alchaldici ezabi dunya heyatinda onlardan goturduk ve onlari mueyyen bir muddete qeder (heyat nemetinden) behrelendirdik.
99. Ve eger senin Rebbin (yaradilish iradesi ile) isteseydi, yer uzunde olanlarin hamisi mutleq butunlukle mecburi suretde iman getirerdiler. (Lakin Allah mecburiyyet olmadan iman getirilmesini buyurmushdur.) Yoxsa sen camaati zorla momin olmaga mecbur edeceksen?!
100. Ve hech kes Allahin izni ve komeyi (Onun eqli ve neqli hidayeti) olmadan iman getire bilmez (ve bu, agil baximindan da mumkun deyildir). Allah murdarligi (azginligi butun delil-subutlar teqdim edildikden sonra) dushunmeyen keslerin uzerine qoyur.
101. De: ''Goylerde ve yerde (yaradilishin) ne (cur heyretamiz qeribeliklerinin) olmasina baxin. Lakin nishaneler ve oyudler iman getirmeyen desteye esla fayda vermir ve (qeflet ve zelaleti) onlardan uzaqlashdirmir.
102. Bele olan halda meger onlar ozlerinden qabaq (gelib) kechenlerin (ezab) gunleri kimi bir gun (zeherli kulek, dash yagmuru, yandirici ildirim ve oldurucu bagirti) gozleyirler? De: ''Gozleyin, heqiqeten men de sizinle gozleyenlerdenem''.
103. Sonra (bela nazil olan zaman) elchilerimize ve iman getirenlere nicat veririk. (Butun esr ve muhitlerde) mominlere bu cur n ohdemize goturduyumuz kimi nicat veririk.
104. De: ''Ey insanlar, eger menim dinim(in duz ve ya sehv olmasi) baresinde shekk-shubhedesinizse, onda (bilin ki,) men sizin Allahin yerine ibadet etdiklerinize (butlere) ibadet etmirem; ve lakin sizin haminizin canini alan Allaha ibadet edirem ve mene mominlerden olmaq emr edilmishdir.''
105. Ve (mene) ''butun diqqetini haqq olan bu duzgun dine dogru chevir ve esla mushriklerden olma'' (deye emr olunmushdur).
106. ''Ve Allahdan bashqa sene fayda vermeyen ve ziyan yetirmeyen sheyi (Allah kimi) chagirma ki, eger bele etsen onda mutleq zalimlardan olacaqsan.''
107. Ve eger Allah (yaradilish aleminin telebine uygun olaraq, yaxud sherietle mueyyenleshdirdiyi cezaya gore) sene (xestelik, yoxsulluq, ziddiyyet ve muharibede meglubiyyet kimi) bir ziyan yetirse, onu Ondan bashqa aradan qaldiran olmaz ve eger senin uchun bir yaxshiliq istese, Onun fezlini esla def eden olmaz. O, oz xeyrini bendelerinden istediyine yetirer. O chox bagishlayan ve mehribandir.
108. De: ''Ey insanlar, shubhesiz, haqq (Qur`an ve Islam dini) size Rebbiniz terefinden gelmishdir. Belelikle kim dogru yola gelse, heqiqeten oz xeyrine dogru yola gelir ve kim azsa, mutleq oz ziyanina azir ve men sizin ishlerinizin gozetchi ve vekili deyilem.
109. Sene vehy olunana tabe ol ve (devet vezifesinin yerine yetirilmesinde) Allah (seni inkar edenlerle senin aranda) hokm chixarana kimi sebr et. O, hokm chixaranlarin en yaxshisidir.

MeÇuLaSiQ
01-24-2010, 10:57
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Ra. (Men butun eshyalari goren Allaham. Menim kitabim hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, amma eyni zamanda mocuzedir. Menim kitabimin mohkem ve bu cur muteshabih ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Onun peygemberi Muhemmed sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem arasinda olan remzlerdir. Bu Qur`an) ayeleri (kelmelerinin fesihliyi, qurulushunun mohkemliyi, mezmununun xeta, ixtilaf ve nesxden qorunmasi ile) mohkemlenmish, sonra ise hikmetli ve xeberdar (Allah) terefinden (sureler, ayeler, hokmler, exlaqi gosterishler ve diger muxtelif maariflerle) etrafli shekilde izah edilmish bir kitabdir.
2. (Menim devetim bundan ibaretdir) ki: ''Allahdan bashqasina ibadet etmeyesiniz. Heqiqeten men Onun terefinden sizin uchun bir qorxudan ve mujde verenem.''
3. ''Ve oz Rebbinizden bagishlanmaq isteyesiniz, sonra (tovbe ederek) Ona teref qayidasiniz ki, sizi mueyyen muddetedek (dunya heyatinin) gozel behrelerinden behrelendirsin ve her bir fezilet sahibine oz deyerini (her bir kamal sahibine kamalina uygun olaraq onun dunya ve axiret kamilliklerinin mukafatini) eta etsin. Ve eger uz donderseniz, shubhesiz, men sizin uchun boyuk gunun ezabindan qorxuram.''
4. Qayidishiniz (evvelce Berzexe, sonra Qiyamete ve daha sonra daimi nemet ve ya ezab mekanina daxil olmaqla) Allaha terefdir ve O, her sheye qadirdir.
5. Bilin ki, onlar (mushrikler Qur`ani eshiden zaman) Peygemberden gizlenmek uchun sinelerini bukurler [ve Allahi yada salmaqdan yayinmaq uchun qelblerini (Qur`ana diqqet etmekden) yayindirirlar]. Bilin! Allah onlar oz paltarlarini bashlarina ve bedenlerine bukende ve ya yatarken yorgani bashlarina cheken zaman onlarin gizletdiklerini de ve (dille) ashkar etdiklerini de bilir. Heqiqeten O, sinelerdeki (ureklerdeki) sirleri bilendir.
6. Bu yer uzunde (heyvan, cin ve insan olmasindan asili olmayaraq) hereket eden her bir canlinin ruzisi Allahin ohdesinedir ve O, onlarin esl mekanlarini ve muveqqeti yerlerini (onlarin atalarinin belinde ve analarinin betninde olan yerlerini) bilir. [Yaxud: O, onlarin (heyatda) meskunlashdiqlari mekani ve (olumden sonra) emanet qoyulduqlari yeri bilir.] (Bunlarin) hamisi aydin kitabda (uca alemde Allah dergahina yaxin olanlarin nezerlerinde aydin olan Lovhi-Mehfuzda) qeyd olunmushdur.
7. Sizin hansinizin daha gozel emel sahibi olmasini imtahan etmek uchun goyleri ve yeri (seltenet) taxti suyun uzerinde olan halda, alti gunde (alti gune ve ya alti gece-gunduze beraber olan bir muddetde, ya alti merhelede) yaradan Odur. Ve eger ''siz oldukden sonra mutleq dirildileceksiniz'' desen, kafirler ''bu (cur sozler), achiq-ashkar cadudan bashqa bir shey deyil'' deyecekler.
8. Ve eger ezabi az bir muddete qeder texire salsaq, mutleq (istehza ile) ''ona ne mane olur?!'' deyecekler. Bilin, (ezab) onlara gelen gun, (o) esla onlardan def olunan deyil ve istehza etdikleri shey onlari buruyecekdir.
9. Ve shubhesiz, eger insana oz terefimizden (saglamliq, ovlad ve var-dovlet kimi) bir rehmet daddirsaq, sonra onu (etdiyi gunaha gore ya yaradilishin daha kamil qurulushunun telebine esasen) ondan geri alsaq heqiqeten, o (geleceye) chox naumid ve (kechmish nemetlere gore) nankordur.
10. Ve eger ona duchar oldugu chetinlikden ve perishanliqdan sonra (saglamliq, servet ve emin-amanliq kimi) bir rahatliq ve nemet daddirsaq mutleq ''chetinlikler ve belalar menden (kechib) getdi (ve bir daha gelmez)'' deyecekdir ve hemin halda ferehlener ve chox oyuner.
11. Sebr edib yaxshi ishler gorenler (ve neticede ruhlari xatircemlik meqamina chatmish ve hallarin deyishmesinin naumidlik, nankorluq, fereh ve megrurluq yaratmadigi kesler) mustesnadir. Bagishlanma ve boyuk mukafat mehz onlar uchundur.
12. Buna gore de, belke de sen onlarin ''ne uchun ona bir xezine nazil olmayib ve ya onunla birge bir melek gelmeyib?'' demelerine gore, (butlere ve onlarin cahiliyyet adet-enenelerine istehza etmek kimi) sene vehy edilenin bezisini terk edersen ve onun chatdirilmasindan sinen (ureyin) sixilar! eslinde sen yalniz bir qorxudansan (xezine ve melek senin ixtiyarinda deyildir) ve Allah her bir sheye nezaret eden ve qoruyandir.
13. Yoxsa ''o, bunu (Qur`ani) ozunden uydurmushdur (ve yalandan Allaha nisbet verir)!'' deyirler! De: ''eger dogruchusunuzsa, siz de onun kimi on uydurma sure getirin ve (onu duzeltmek uchun) Allahdan bashqa, kimi bacarirsiniz chagirin''.
14. Buna gore de (ey muselmanlar), eger inkar edenler sizin bu devetinizi qebul etmeseler (ve ey mushrikler, eger alimleriniz bu uzleshmeden boyun qachirsalar), onda bilin ki, shubhesiz bu (kitab) Allahin elmi ile nazil olmushdur ve Ondan bashqa bir mebud yoxdur. Bele ise (haqqa) teslim olacaqsiniz?!
15. Biz (dini qebul etmeyib) dunya heyatini ve onun zinet ve bezeyini isteyenlerin (gozel reftarlari, pul xerclemeleri, ixtiralari ve muxtelif xidmetler kimi xeyir) emellerini(n dunya mukafatini, mukafatin emelin tebii neticesi, yaxud ilahi bexshish olmasindan asili olmayaraq) dunyada kamil suretde onlara vererik ve dunyada onlardan esla bir shey kesilmez.
16. Onlar o keslerdir ki, axiretde onlar uchun oddan bashqa bir shey (pay) yoxdur. Onlarin yerine yetirdikleri orada puch ve tesirsiz olacaqdir ve etdikleri emeller (iman shertinin ve chox vaxt da Allaha yaxinlashmaq qesdinin olmamasi uzunden, kokunden) bosha chixacaqdir.
17. Meger (emel ve etiqadinda) oz Rebbi terefinden (Qur`an kimi) aydin bir delil uzerinde dayanan, ardinca Allah terefinden bir shahidi (mesumun tesdiqi, elece de onun Qur`anin tesdiqi olan mocuzesi ve agilin hokmu) olan ve ondan qabaq Musanin rehber ve rehmet olan kitabi olmush bir shexs (yalniz gumana ve shekke esaslanan bir kes kimidir)? (Beli,) bu Qur`ana iman getirenler onlardir. Ve destelerden kim ona kafir olsa, onun vede yeri oddur. Buna gore de, onun baresinde shekk ve tereddudde olma. shubhesiz o, senin Rebbin terefinden olan sabit bir haqdir ve lakin insanlarin choxu iman getirmirler.
18. Kim Allaha yalan nisbet verenden (Onu olmadigi kimi vesf edenden, qeyri-asimani bir dini Ona nisbet verenden, sherietde bir bidet yaradandan) daha zalimdir? Onlar (Qiyamet gunu) ozlerinin Rebbine teqdim edilecekler ve shahidler (emelleri yazan melekler, her bir esrin mesumu ve ozlerinin beden uzvleri) deyecekler: ''Bunlardir ozlerinin Rebbine yalan nisbet vermish kesler! Bilin! Allahin leneti olsun zalimlara!
19. O kesler(e) ki, (insanlari) Allahin yolundan saxlayir ve onu eyri gosterirler (yaxud ona eyri metlebler daxil edirler) ve o kesler ki, axiret gunune olduqca kafirdirler.
20. Onlar yer uzunde (Allahi) esla aciz qoya (Onunla mubarize apara ve ya Onun ezabindan qachib qurtula) bilmezler ve onlar uchun Allahdan bashqa yardimchi ve bashchilar yoxdur. Onlarin axiret ezabi (ozlerinin ve onlara tabe olanlarin emellerinin cezasi olaraq) ikiqat olacaqdir. Onlarin (haqqi) eshitmeye taqetleri yox idi ve hech vaxt (qelb gozu ile) haqqi gormurduler.
21. oz vucudlarini ziyana vermish kesler onlardir ve uydurduqlari shey (onlarin yalanchi mebudlari) onlardan qeyb oldu ve yoxa chixdi.
22. shubhesiz, axiretde hamidan chox ziyana ugrayan (da) onlardir.
23. shubhesiz, iman getirib yaxshi ishler goren ve oz Rebblerine inamla konul veren kesler Cennet ehlidirler ve orada ebedi qalacaqlar.
24. Bu iki destenin (kafirlerle mominlerin) meseli korla kar ve gorenle eshiden kimidir. Meger bu ikisi sifet ve hal baximindan birdirler? Meger ibret goturmursunuz?!
25. Heqiqeten Nuhu oz qovmune gonderdik ki (onlara de): ''shubhesiz, men sizin uchun (Allah terefinden achiq-ashkar) bir qorxudanam.''
26. ''Allahdan bashqasina ibadet etmeyin. Heqiqeten, men sizin uchun agrili gunun ezabindan qorxuram.''
27. Belelikle, onun qovmunun kufr eden boyuk ve bashchilari dediler: ''Biz seni yalniz ozumuz kimi bir besher goruruk (sen ne meleksen, ne de maddi baximdan ve meqam cehetden bir ustunluk sahibi). Ve sene bizim naneciblerimizden bashqa l (onlar da) fikirleshmeden ve ele ilk baxishda l tabe olan bir kes gormuruk. Hemchinin sizde ozumuzden hech bir ustunluk gormuruk, eksine, sizi yalanchi hesab edirik.''
28. Nuh dedi: ''Ey menim qovmum, mene bir deyin gorum: eger men Rebbim terefinden (kamil mocuze kimi) achiq-aydin bir delile soykenmish olsam ve O, mene oz terefinden bir rehmet (ilahi risaletin levazimatindan olan elm ve sheriet kitabi) eta etmish olsa ve o (inadiniz ve mocuzeye diqqet yetirmemeyiniz uzunden) size gizli qalmish olsa, istemediyiniz halda sizi ona vadar ede bilerikmi (halbuki agil baximindan ve Allahin cari qanunlarina esasen dinde mecburiyyet yoxdur)?!
29. ''Ve ey menim qovmum, men bunun (risaletin) chatdirilmasi uchun sizden bir mal istemirem, menim muzdum yalniz Allahin ohdesinedir. Ve men iman getirenleri qovan deyilem, chunki onlar (sabah) oz Rebbleri ile gorushecekler (ve orada menimle dushmenchilik ederler) ve lakin sizi nadanliq eden bir qovm gorurem.''
30. ''Ve ey menim qovmum, eger men onlari (oz yanimdan) qovsam, Allah qarshisinda mene kim komek edecekdir? Meger ibret goturmursunuz?!''
31. Ve men size Allahin (mallarin choxalmasi, isteklerin yerine yetirilmesi, xestelerin shefasi kimi rehmet) xezinelerinin menim ixtiyarimda olmasini demirem, men qeybi de bilmirem, men meleyem demirem ve gozlerinizin xarliq ve heqirlikle baxdigi kesler haqqinda ''Allah onlara hech vaxt bir xeyir vermeyecekdir'' de demirem. Allah onlarin batinlerinde olani daha yaxshi bilir. eger ele desem, mutleq zalimlardan olaram.'' (en`am suresinin 50-ci ayesine muraciet edin.)
32. Dediler: ''Ey Nuh, dogrudan da sen bizimle mubahise etdin ve (ozu de) chox mubahise etdin. Buna gore de eger dogruchulardansansa (ilahi ezabdan) ved etdiyini bize getir.''
33. Nuh dedi: ''eger Allah istese onu size getirer ve siz (mubarize etmek, ya qachmaqla Onu) esla aciz qoyan deyilsiniz.''
34. ''Ve eger Allah sizi (azginliginiza gore) zelalet cholunde (sergerdan) buraxmaq istese, men size xeyirxahliq etmek istesem de xeyirxahligim size esla fayda vermeyecekdir. O sizin Rebbinizdir ve Ona teref qaytarilacaqsiniz.''
35. Yoxsa (senin qovmun) ''bunu (bu ehvalati ve ya bu Qur`ani) onun ozu yalandan uydurmushdur!'' deyirler. De: ''eger onu ozum uydurmush olsam (hetta ele ferz etsek bele yene de) gunahim oz boynumadir ve men sizin etdiyiniz (kufr ve itaetsizlikler kimi) gunahlardan uzagam.''
36. Ve Nuha vehy olundu ki: ''Senin qovmunden (indiyedek) iman getirenlerden bashqa daha hech vaxt bir kes iman getirmeyecekdir. Buna gore onlarin etdiklerinden kederlenme.''
37. ''Ve gemini (onun hisselerini, hecmini, qurulushunu ve zaman ve mekani) Bizim nezaretimiz altinda ve Bizim vehyimizle (vehyimizin gosterishleri ile) duzelt ve zulm edenler baresinde Menimle danishma (onlarin baresinde shefaet ve vasitechilik etme) ki, onlar mutleq suda bogulmalidirlar.''
38. Ve o, gemini duzeldirdi. Qovmunun boyukleri her defe onun yanindan kechende (''quruda gemi?! Peygemberlikden sonra xarratliq?!'' deyib) ona mesxere edirdiler. Dedi: ''eger siz bize istehza edirsinizse, shubhesiz, biz de mesxere etdiyiniz kimi size (agaclara, divarlara ve tepelere penah apardiginiz vaxt) mesxere edeceyik.''
39. Belelikle, tezlikle (dunyada) xar ve rusvayedici ezabin kime geleceyini bileceksiniz ve (axiretde) ona hemishelik ezab nazil olacaqdir.
40. (Nuh ve onun qovmu gozleyirdiler.) Nehayet Bizim emrimiz (Bizim meleklere emrimiz, ya Bizim icrasi qeti olan irademiz) yetishen ve (su) tendir(den) qaynayan zaman dedik: ''O gemiye her bir heyvandan bir cut (bir erkek ve dishi) ve hemchinin (helak olmasi) baresinde (Bizim ezeli) hokmumuz verilmish (zovcen ve bir oglun) istisna olmaqla oz aile (uzvleri)ni ve iman getirenleri mindir''. Ve onunla (qovmunun) chox az bir qisminden bashqa (hech kes) iman getirmemishdi.
41. Ve (Nuh) dedi: ''Onun hereket ve sukunet halinda ''bismillah'' deyerek ona (gemiye) minin ve ''Bismillah'' onun hereket ve sukunetidir (onun hereket ve sukunetinin acharidir). Dogrudan da menim Rebbim chox bagishlayan ve mehribandir''.
42. Ve hemin gemi onlari daglara benzer dalgalar arasinda aparirdi. Nuh (onun etiqadindan ve ya mekanindan) bir kenarda olan oglunu sesledi: ''Ey menim oglum, bizimle birge (gemiye) min ve kafirlerle olma!''
43. (Oglu) dedi: ''Tezlikle meni sudan qoruyacaq bir daga siginacagam''. Nuh dedi: ''Bu gun Allahin rehm etdiyi kesden bashqa Onun emrinden bir qoruyan yoxdur''. (Bu zaman) bir dalga o ikisinin arasini kesdi ve (Nuhun oglu) suda bogulanlardan oldu.
44. Ve (Allahin qeti iradesi ile kafirler suda batib bogulduqdan sonra) deyildi: ''Ey yer, oz suyunu ud ve ey goy, (yagishini) saxla''! Su (yere) hopdu ve ish (kafirlerin mutleq bash vermeli olan mehvi) bitdi. Ve gemi ''Cudi'' (dagi) uzerinde qerar tutdu ve (Allah yaxud Onun melekleri terefinden) deyildi: ''olum olsun zalimlara! (Haqqin rehmetinden) uzaq olsun zalimlar!''
45. Nuh (tufandan qabaq) oz Rebbini chagirib dedi: ''Ey Rebbim, oglum menim ailemdendir. Ve heqiqeten Senin (menim ailemin nicati baredeki) vedin haqdir ve Sen hakimlerin en yaxshisisan. (Bu kelam Nuhun oglunun nicatini istemesi uchun bir muqeddimedir.)
46. (Allah) buyurdu: ''Ey Nuh, o senin ailenden deyil (ogey oglundur ve ya kufr ve itaetsizlik neticesinde qohumluq tellerini qirib, chunki) o (bashdan-basha) nalayiq emeldir! Buna gore de Menden, bilmediyin sheyi isteme. (Nuh Allahdan oglunun bagishlanmasini istemek erefesinde idi ki, Allah onu bu ishden chekindirdi.) Men nadanlardan olmayasan deye sene oyud verirem.''
47. Dedi: ''Ey Rebbim, (baresinde) elmim olmayan sheyi Senden istemekden Sene siginiram (peygemberlere her hansi bir movzunu mueyyen etmemish onun xeyirine olmayan hokmu istemek yarashmaz) ve eger meni bagishlamasan ve mene rehm etmesen ziyana ugrayanlardan olacagam.''
48. (Allah terefinden) deyildi: ''Ey Nuh, sene ve seninle birge olan destelere Bizim terefimizden olan salamatliq, salam ve bereketlerle ashagi en. Ve (tarix boyu onlarin ovladlarindan) tezlikle (dunya nemetlerinden) behrelendireceyimiz ummetler gelecekdir. Sonra ise onlara (azginliqlarina ve kufrlerine gore) Bizim terefimizden agrili bir ezab yetishecekdir''.
49. Bunlar qeyb xeberlerindendir ki, sene vehy edirik. Onlari bundan qabaq ne sen, ne de senin qovmun bilirdi. Buna gore de (boynunda olan ilahi vezifenin chatdirilmasinda) sebr et, ki, heqiqeten (gozel) aqibet teqvalilara mexsusdur.
50. Ve Ad qovmune (qan ya qebile) qardashlari Hudu (gonderdik). O, dedi: ''Ey menim qovmum, tek olan Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir tanri yoxdur. Heqiqeten siz (butleri Allaha sherik qoshmaqda) yalniz iftirachilarsiniz''.
51. ''Ey menim qovmum, sizden (boynumda olan vezifenin chatdirilmasi muqabilinde) bir muzd istemirem, menim mukafatim yalniz meni yaradanin ohdesinedir, hech dushunmursunuz?!''
52. ''Ve ey menim qovmum, Rebbinizden bagishlanmaq dileyin, sonra Ona teref qayidin (tovbe edin) ki, size bollu bulud ve yagish gondersin, sizin (cismani ve maddi) gucunuze bir guc de artirsin ve (Ondan) gunahkar kimi uz chevirmeyin''.
53. Dediler: ''Ey Hud, bizim uchun achiq-aydin bir delil (bizim beyeneceyimiz bir nishane) getirmedin. Biz hech vaxt senin sozunle oz tanrilarimizi terk eden deyilik ve biz sene esla inanan deyilik''.
54. ''Biz (senin barende) yalniz bunu deyirik ki, bizim tanrilarimizin bezileri sene (ruhi cehetden) bir ziyan vurublar''. Dedi: ''Men Allahi shahid tuturam ve siz de shahid olun ki, men sizin Ona sherik qoshduqlarinizdan uzagam.
55. (Ve hemchinin) Onun yerine (ibadet etdiklerinizden uzagam). Buna gore de hamiliqla menim baremde (bacardiginiz kimi) plan cizib mekr ve hiyle ishledin, sonra da (onu heyata kechirin ve) mene hech bir mohlet vermeyin''.
56. ''Heqiqeten, men oz Rebbim ve sizin Rebbiniz olan Allaha tevekkul etdim. Ele bir hereket eden yoxdur ki, alini (vucudu) Onun ovcunda (ixtiyarinda) olmasin. Heqiqeten Rebbim dogru yoldadir (yaradilish aleminin ishlerinin idare olunmasinda edalet ve hikmet esasinda davranir)''.
57. ''Belelikle, eger uz donderseniz, (bilin ki,) men (chatdirilmasi) uchun gonderildiyim sheyi size chatdirdim. Ve menim Rebbim (tezlikle sizi helak edecek ve) sizin yerinize sizden bashqa bir qovmu canishin edecekdir. Ona hech bir ziyan vura bilmezsiniz. shubhesiz, menim Rebbim her bir sheyi qoruyandir''.
58. Ve (onlarin ezabi barede) Bizim emrimiz (meleklere) yetishen ve Bizim isteyimiz qetileshen zaman Huda ve onunla birge iman getirenlere terefimizden olan bir rehmetle nicat verdik ve onlari chox chetin bir ezabdan qurtardiq.
59. Bu Ad (qovmu) idi. Onlar ozlerinin Rebbinin nishanelerini (tovhidin aydin delillerini ve Hudun peygemberliyinin ashkar elametlerini) inkar etdiler, Onun peygemberlerine itaetsizlik gosterdiler ve her bir inadkar zor ishledenin emrine tabe oldular.
60. Bu dunyada ve Qiyamet gununde onlarin arxasinca (Allah ve insanlar terefinden) bir lenet gonderildi. Bilin ki, Ad qovmu ozlerinin Rebbine kafir oldular ve ozlerinin Rebbine nankorluq etdiler. Bilin! Hudun qovmu Ada nifrin olsun ve (Allahin rehmetinden) uzaq olsunlar!
61. Ve Semud qovmune onlarin (qan ve ya qebile) qardashlari Salehi (gonderdik). O dedi: ''Ey menim qovmum, tek olan Allaha ibadet edin ki, sizin Ondan bashqa bir tanriniz yoxdur. Sizi (ilk ata ve ananizi bilavasite, onlarin neslini ise vasite ile) yerden (torpaqdan) yaradan ve size orada heyat veren ve sizden orani abadlashdirmaginizi isteyen Odur. Buna gore de, Ondan (gunahlariniz uchun) bagishlanmaq dileyin, sonra (yaxshi emellerle) Ona teref qayidin. shubesiz, menim Rebbim (oz bendelerine) yaxin ve (onlarin dualarini) qebul edendir''.
62. Dediler: ''Ey Saleh, sen bundan evvel bizim aramizda bir umid yeri idin (bizim dinimizi qebul edeceyine ve ya bize bashchiliq edeceyine umid besleyirdik). Bizi atalarimizin ibadet etdikleri sheyden chekindirirsen?! Ve dogrudan da biz, bizi terefine chagirdigin shey (sheriksiz Allah) baresinde tereddudlu ve anlashilmazliq getiren bir shekk-shubhe icherisindeyik''.
63. Dedi: ''Ey menim qovmum, mene deyin gorum, eger men Rebbimin terefinden aydin bir delile esaslansam ve O, oz terefinden mene bir rehmet (peygemberlik meqami) eta etmish olsa, (ilahi tapshiriqlarin chatdirilmasinda) Ona itaetsizlik etsem meni Allah(in qezebinden ve ezabin)dan kim qurtarar?! Demeli, siz mene ziyan vurmaqdan bashqa bir shey artirmirsiniz''.
64. ''Ve ey menim qovmum, bu, Allahin sizin uchun (Onun tovhidi ve menim peygemberliyim baresinde) bir elamet ve mocuze olan dishi devesidir (ki, Onun isteyi ile birden-bire dashin arasindan chixmishdir). Buna gore de, onu qoyun Allahin torpaginda otlasin ve ona esla bir zerer-ziyan vurmayin ki, sizi chox yaxin bir ezab yaxalayar''.
65. Belelikle, onun ayaqlarini kesdiler ve oldurduler. (Saleh) dedi: ''uch gun (mohletiniz var) evlerinizde behrelenin (sonra ezab gelecekdir). Bu yalan olmayan bir veddir''.
66. Belelikle, (onlarin ezabi baresinde) Bizim emrimiz yetishdikde ve Bizim isteyimiz qetileshen zaman Saleh ve onunla birlikde iman getirenlere terefimizden olan bir rehmet ile (hemin qovmun sherinden) ve o gunun xarliq ve rusvaychiligindan nicat verdik. Dogrudan da senin Rebbin hemin guclu ve yenilmez qudret sahibidir.
67. Ve zulm etmish kesleri (goyden gelen oldurucu bir) bagirti yaxaladi. Belelikle, oz evlerinde diz chokub uzu uste dushmush oluler oldular.
68. Sanki esla orada yashamamishdilar. Bilin ki, Semud qovmu ozlerinin Rebbine kufr (ve nankorluq) etdi. Bilin! (Allahin rehmetinden) uzaq olsun Semud qovmu!
69. Heqiqeten Bizim (meleklerden olan) elchilerimiz Ibrahime (oglu olacagi ve Lut qovmunun helak olmasi barede) mujde getirdiler. Onlar salam verdiler, o da salam verdi. Sonra, dayanmadan (qonaqlar uchun) qumlarin uzerinde qizardilmish ve yagi daman bir buzov getirdi.
70. Belelikle, ele ki, onlarin ellerinin ona (yemeye) chatmadigini (uzanmadigini) gordu, onlari yad bildi ve qelbinde onlardan bir qorxu duydu. Onlar dediler: ''Qorxma, heqiqeten biz (Allah terefinden) Lut qovmune (onlari mehv etmek uchun) gonderilmish (melekler)ik.''
71. Onun zovcesi ayaq uste durmushdu. Belelikle o, (sirli qonaqlar melek chixdiqlari uchun) sevincinden guldu. Belelikle ona Ishaq (adli ogulla) ve Ishaqin ardinca Yequb (adli neve) ile mujde verdik.
72. Dedi: ''Vay! Men (doxsan yashli) qoca bir qari ve bu erim de (yuz yashli) qoca bir kishi ola-ola dogacagam?! Dogrudan da bu, chox teeccublu bir sheydir''.
73. (Melekler) dediler: ''Allahin rehmeti ve Onun bereketleri sizin ailenize oldugu halda Allahin ishine teeccub edirsen?! Heqiqeten O, sifet ve ishleri medh edilmish, umumi lutf ve merhemet, genish celal sahibidir''.
74. Belelikle, ele ki, Ibrahimin qorxusu getdi ve (ovlad) mujde(si) ona yetishdi, Lut qovmu baresinde bizim (meleklerimiz)le sohbet ve mubahise etmeye bashladi.
75. Dogrudan da Ibrahim chox helim ve camaata ureyi yanan, derinden ah cheken ve (Bize teref) qayidan idi.
76. ''Ey Ibrahim, bundan (bu vasitechilikden) el chek ki, shubhesiz artiq (meleklere) Rebbinin (onlarin ezabi baredeki) emri yetishmishdir ve onlara mutleq qarshisialinmaz bir ezab gelecekdir''.
77. Ve bizim elchilerimiz Lutun yanina gelen zaman o, onlara gore narahat oldu ve (oz qovmunun qonaqlar baresinde pis niyyetde olmalarindan) sixintiya dushdu. Ve Eli onlari himaye etmekden uzuldu ve dedi: ''Bu gun chox chetin bir gundur''.
78. Ve qovmu telesik onun yanina geldiler (ki, hemin qonaqlara tecavuz etsinler) ve onlar bundan qabaq da bu chirkin ishleri gorurduler. Dedi: ''Ey menim qovmum, bunlar menim qizlarimdir. Onlar sizin uchun daha pakdirlar (ki, kebinlerini kesib aparasiniz). Buna gore de Allahdan qorxun ve meni qonaqlarim baresinde xecaletli ve rusvay etmeyin. Meger sizin aranizda xeberdar ve dogru yolu tapmish bir kishi yoxdur?!''
79. Dediler: ''Sen yaxshi bilirsen ki, bizim senin qizlarin baresinde bir haqqimiz (onlara regbetimiz ve ehtiyacimiz) yoxdur. Ve elbette, sen bizim ne istediyimizi yaxshi bilirsen''.
80. Dedi: Kash ki, sizinle mubarize etmeye bir gucum olaydi, ya mohkem ve sabit bir arxaya siginaydim''.
81. (Melekler) dediler: ''Ey Lut, biz senin Rebbinin elchileriyik. Onlar seni esla ele kechire bilmezler. Buna gore de, geceden bir qeder kechmish ailenle birge (menteqeden chole) yola dush, sizden hech kes yerde qalmasin ve hech kim arxasina donub baxmasin - zovcenden bashqa ki, shubhesiz senin qovmune yetishecek shey ona da yetishecekdir. elbette onlarin (ezablarinin) vede vaxti seherdir. Meger seher yaxin deyilmi?!''
82. Belelikle, ele ki, Bizim emrimiz (meleklere) yetishdi ve isteyimiz qetileshdi, hemin sheherleri alt-ust etdik ve onlarin uzerine bishmish ve mohkem gilden ibaret dash parchalarindan dolu yagdirdiq.
83. Senin Rebbinin yaninda (Onun sirli yaradilish aleminde) nishanlanmish, rengbereng ve uzerine adlar yazilmish dashlar! Bu (nov ezab) bu zalimlardan uzaq deyil.
84. Ve Medyen (camaatina) onlarin (qan ve ya qebile) qardashlari shueybi (gonderdik). O dedi: ''Ey menim qovmum, tek olan Allaha ibadet edin ki, sizin uchun Ondan bashqa bir tanri yoxdur. olchunu ve chekini eskiltmeyin. Dogrudan da men sizi xoshluq (ve nemet bollugu) icherisinde gorurem ve men sizin uchun (mallari eskik verdiyinize gore) her sheyi ehate eden ve helaket getiren gunun ezabindan qorxuram''.
85. ''Ve ey menim qovmum, olchunu ve chekini tam ve edaletle verin ve (butun chekilen ve olchulen sheylerde haqlarini eda ederken) camaatin mallarini eskik vermeyin ve yer uzunde fesad toreden kimi gezmeyin!''
86. ''eger imaniniz olsa (bashqasinin haqqini verdikden sonra) Allahin sizin uchun saxladigi shey daha xeyirlidir ve men size memur ve gozetchi deyilem (ki, sizin iman ve emelinize nezaret edem ve size savab ve ceza verilmesi menim ohdeme olsun)''.
87. Dediler: ''Ey shueyb, atalarimizin ibadet etdiklerini buraxmagimizi ve ya oz mallarimizla istediyimizi etmeyi terk etmeyimizi sene namazin emr edir? (Bizi etiqad ve emelde azadliqdan senin namazin mehrum edir?) Axi sen heqiqeten helim ve dogru yolu tapmish bir adamsan! (Bele olan halda bizim azadligimizi nece mehdudlashdirirsan?)''
88. Dedi: ''Ey menim qovmum, mene bir deyin (gorum), eger men Rebbim terefinden achiq-aydin bir delile ve (oz peygemberliyim baresinde) mocuzelere esaslanmish olsam ve O, oz terefinden mene gozel ruzi (peygemberlik ve kamil bir din) vermish olsa (onda menim devetim yene de puch ve sefehlikdir)? Ve men ozum sizi chekindirdiyim ishin eksine getmek istemirem. Men yalniz bacardigim qeder (cemiyyetin veziyyetini) islah etmek isteyirem ve menim ugurum yalniz Allahin komeyi iledir. Ona tevekkul etdim ve Ona teref qayidacagam.''
89. ''Ve ey menim qovmum, menimle muxalifet ve dushmenchiliyiniz sizi Nuhun qovmune, ya Hudun qovmune, yaxud Salehin qovmune gelenlerin (tufan, suda batmaq, zeherli kulek, semadan gelen bagirti ve zelzelenin) benzerinin size de gelmesine getirib chixarmasin! Ve Lutun qovmu (zaman ve mekan baximindan) sizden o qeder de uzaq deyildir.''
90. ''Ve Rebbinizden (kechmish emellerinize gore) bagishlanmaq dileyin, sonra (saleh emellerle) Ona teref qayidin. Heqiqeten menim Rebbim mehriban ve (tovbekar bendelerini) sevendir''.
91. Dediler: ''Ey shueyb, biz senin (tek olan Allaha teref devetini ve eskik satmagin terk olunmasi kimi) dediklerinin choxunu basha dushmuruk ve shubhesiz, seni oz aramizda zeif goruruk. eger o kichik qebilen olmasaydi seni dashqalaq ederdik. Senin bizim uzerimizde hech bir qudretin yoxdur (yaxud senin bizim yanimizda hech bir qedir-qiymetin yoxdur)''.
92. Dedi: ''Ey menim qovmum, meger sizin nezerinizde menim qebilem Allahdan daha qudretlidir (ki, onlari nezere alirsiniz) ve (lakin) Onu arxaya atib unudursunuz? shubhesiz, menim Rebbim sizin etdiklerinizi ehate etmishdir''.
93. ''Ve ey menim qovmum, ele bu (shirk ve azginliq) hal(in)da bacardiginizi edin ki, elbette, men de edeceyem. Tezlikle ezabin kime yetisherek onu xar ve rusvay edeceyini ve kimin yalanchi oldugunu bileceksiniz. Ve gozleyin ki, men de mutleq sizinle birge gozleyirem''.
94. Ve Bizim (onlarin ezabi baresindeki) emrimiz yetishen zaman, shueybe ve onunla birge iman getirenlere terefimizden olan bir rehmetle nicat verdik ve zulm edenleri (goyden gelen oldurucu bir) bagirti yaxaladi. Belelikle onlar oz evlerinde diz chokmush halda olub uzu uste dushduler.
95. Sanki hech vaxt orada yashamamishdilar. Bilin! Semud qovmu uzaq oldugu kimi, Medyen (ehli) de uzaq olsun (Allahin rehmetinden) ve lenet olsun (onlara)!
96. Ve heqiqeten Musani oz aye ve nishanelerimizle ve ashkar delil-subutla gonderdik,
97. Firona ve onun qovmunun bashchi ve boyuklerine teref. Onlar Fironun emrine tabe oldular. Fironun emri esla dogru ve yol gosteren deyildi.
98. O, (Firon) Qiyamet gunu oz qovmunun qabaginda gedecek, belelikle de onlari (Cehennem) od(un)a daxil edecekdir. Ve onlarin dushecekleri yer nece de pisdir!
99. Ve burada (bu dunyada) ve Qiyamet gununde onlarin arxasinca bir lenet gonderilmishdir. Onlara verilen (hemin lenet) nece de pis bir bexshishdir!
100. Bu, sheherlerin ve milletlerin xeberlerindendir ki, sene soyleyirik. Onlarin bezisi durur, bezisi ise bichilib mehv olmushdur.
101. Onlara Biz zulm etmedik ve lakin onlar ozlerine zulm etdiler. Belelikle, senin Rebbinin (onlarin ezabi baresindeki) emri yetishen zaman Allahin yerine chagirdiqlari tanrilari (ezabdan) hech bir sheyi onlardan uzaqlashdirmadilar ve onlara ziyan ve helaketden bashqa bir shey artirmadilar.
102. Senin Rebbin millet ve cemiyyetleri zalim olan zaman bele yaxalayir ve cezalandirir. shubhesiz Onun yaxalamasi ve cezasi agrili ve chetindir.
103. shubhesiz, bunda (bu hekayet ve ehvalatlarda) axiret ezabindan qorxan kes uchun (Allahin qudret ve ezemetine dair) bir nishane vardir. O, butun insanlarin toplanilacagi bir gundur. O, ele bir gundur ki, (butun cinler, sheytanlar ve heyvanlar meleklerin nezareti ile) onda chagirilacaqlar ve oranin butun hadiseleri orada olanlarin gozu qarshisinda olacaqdir.
104. Ve Biz onu yalniz (Allahin ezeli elminde evvelinden axirinadek) hesablanmish ve mueyyen olunmush bir muddete qeder texire salariq.
105. Ve o (ecel sona yetishen ve Qiyamet) gelib chatan zaman Onun izni olmadan hech kes danishmaz. Belelikle, onlardan bezisi bedbextdir (oz vucudunun butun xeyirlerini puch edib) ve bezisi xoshbext (oz vucudunun butun xeyirlerini elde edib).
106. Bedbext olanlara gelince, onlar od icherisindedirler, orada naleleri ve (uzunqulaqlarin anqirtisina benzer) nefes alib-vermeleri vardir.
107. Orada (axiret aleminin) goyler(i) ve yer(i) durduqca ebedi qalacaqlar, Rebbinin istediyi shey (ebediliyi deyishdirmek istemesi) istisna olmaqla (herchend ki, shubhesiz, O da bunu deyishdirmeyecekdir). shubhesiz senin Rebbin istediyi sheyi qudretle yerine yetirendir.
108. Xoshbext olanlara geldikde, onlar Cennetdedirler. (Axiret aleminin) goyler(i) ve yer(i) durduqca, orada ebedi qalacaqlar, Rebbinin istediyi shey istisna olmaqla. (Bu, ardi-arasi) kesilmeyen bir bexshishdir.
109. Buna gore de onlarin ibadet etdikleri shey(in batil olmasi) baresinde shekk ve tereddudde olma. Onlar yalniz atalarinin bundan qabaq ibadet etdikleri kimi (usuliddinde teqlid etmekle ozlerinin duzeltdikleri mebuda) ibadet edirler. Biz (dunyanin mehdud malindan ve axiretin qeyri-mehdud ezabindan) onlarin paylarini shubhesiz, kamil suretde ve eskiltmeden vereceyik.
110. shubhesiz, Biz Musaya (semavi) kitab verdik. Belelikle onun baresinde (ummeti terefinden onun qebul olunmasinda, ummetinin alimleri terefinden ise onun mezmununda) ziddiyyet yarandi. eger senin Rebbinin (azginlara delil-subutu tamamlamaq uchun mueyyenleshdirilmish vaxta qeder mohlet verilmesi baresindeki ezelden) kechmish hokmu olmasaydi onlarin arasinda mutleq hokm olunardi (ve ishleri biterdi). Heqiqeten onlar (seninle muasir olan yehudiler) bunun (Qur`anin) baresinde tereddud doguran ve qaranliq getiren shekk-shubhe icherisindedirler.
111. Heqiqeten senin Rebbin (Qiyamet gunu) ixtilaf eden tereflerin her ikisinin emellerini(n cezasini, yaxud emellerin gerchek tezahurunu) kamil suretde verecekdir. chunki O, onlarin etdiklerinden xeberdardir.
112. Odur ki, sene emr olundugu kimi (eqidende, emellerinde ve dininin teblig edilib chatdirilmasinda) sabitqedem ve mohkem ol ve hemchinin seninle birge (Allah dergahina) uz tutan kesler (de bele olsunlar). Ve heddi ashmayin. Heqiqeten O, etdiklerinizi gorur.
113. Ve zulm eden keslere urek baglamayin, meyl etmeyin ve arxalanmayin ki, sizin Allahdan bashqa hech bir yardimchi ve bashchiniz olmadigi halda od (Allahin qezebi) size yetisher ve Allah terefinden size komek de olunmaz.
114. Ve namazi gunun iki terefinde ve gecenin gunduze yaxin evvellerinde qil (subh namazini gunun birinci yarisinda, zohr ve esr namazlarini gunun ikinci yarisinda, megrib ve isha namazlarini ise gecenin evvelerinde qil) ki, heqiqeten (namaz bashda olmaqla) yaxshiliqlar gunahlari aradan aparir (gunahin chirkinliyini nefsden, onun fesadlarini alemden, onun lekesini emel defterinden ve ezaba duchar olmagi gunah etmish shexsden uzaqlashdirir). Bu, yada salib xatirlayanlar uchun bir oyuddur.
115. Ve sebr et ve dozumlu ol ki, heqiqeten Allah yaxshiliq edenlerin mukafatini zay etmir.
116. Bes ne uchun sizden qabaqki insan cemiyyetlerinden (meselen Nuhun, Hudun, Salehin ve Lutun qovmlerinden) h onlarin xilas etdiyimiz az bir qisminden (peygemberler ve onlarin ardicillarindan) bashqa a (insanlari) yer uzunde fesad toretmekden chekindiren agil ve dushunce sahibleri olmadi (ki, onlar da o cur ezaba duchar olmayaydilar)? Zulm edenler oz keflerini ve eysh-ishretlerini davam etdirdiler ve onlarin hamisi gunahkar idiler. (Buna gore de tarix boyu besheriyyetin ekseriyyetinin yoldan chixmasi teeccublu ve teessuf dogurandir).
117. Ve senin Rebbin hech vaxt sheher ve kendleri onlarin ehalisi emelisaleh ve islah eden olduqlari halda zulmle helak etmek niyyetinde olmayib.
118. Ve eger Rebbin qeti irade ile isteseydi, insanlarin hamsini (mecburi suretede) tek (bir dinde ve bir sheriete emel eden) bir ummet ederdi (haminin qelb isteyini qeyri-ixtiyari olaraq tek bir etiqad ve emel uzerinde mohkemlendirerdi). (Lakin onlari ixtiyar sahibi etdi) ve (buna gore de) onlar hemishe ziddiyyetdedirler.
119. Senin Rebbinin rehm etdiyi (iman ve birlik qismet etdiyi) kesler istisna olmaqla. Ve onlari ele buna gore yaratmishdir. Rebbinin ''shubhesiz, Cehennemi (azgin) cin ve insanlarla busbutun dolduracagam'' kelmesi (ezelden) qeti ve tamam olmushdur.
120. Elchiler(imiz)in xeberlerinin her curunu - vasitesi ile qelbini sabitleshdirerek mohkemlendirdiyimiz xeberleri sene neql edirik. Bu hekayetlerde sene haqq ve mominler uchun bir oyud-nesihet gelmishdir.
121. Iman getirmeyenlere de: ''ozunuzun (hemin bu) durumunuzla bacardiginizi edin ki, heqiqeten biz de (oz vezifelerimize) emel edirik.''
122. ''Ve (kufr ve azginliginizin neticesini) gozleyin ki, heqiqeten biz de gozleyirik.''
123. Goylerin ve yerin gizli sirleri Allaha mexsusdur (Onun mulk, qudret ve elminin ehatesindedir) ve (varliq aleminde) butun emrler ve ishler (sebeb-netice qanunu yolu ile) Ona qayidir. Buna gore de Ona ibadet et ve Ona tevekkul et. Ve Rebbin etdiklerinizden esla xebersiz deyildir.

MeÇuLaSiQ
01-24-2010, 11:02
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Ra. (Men butun sheyleri goren Allaham. Menim kitabim hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, lakin eyni zamanda mocuzedir. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Muhemmed d sellellahu eleyhi ve alihi ve sellem arasinda remzlerdir.) Bu (uca meqamli) sure (ve ayeler, besher cemiyyeti uchun) aydin Qur`anin ayeleri ve (Allah dergahina yaxin olan uca meqamlilar uchun) ashkar (olan Lovhi-Mehfuzda) yazilmish ayelerdir.
2. Heqiqeten Biz onu erebce bir Qur`an (oxunan ve ereb dilinde olan kelmeler) sheklinde nazil etdik ki, belke (onun uca maarifi barede) dushunesiniz ve agilla derk edesiniz.
3. Biz bu Qur`ani sene vehy etmekle, en gozel ehvalati en gozel hekaye etmek uslubu ile sene oxuyuruq ve heqiqeten sen bundan once (bu ehvalatdan) xebersizlerden idin.
4. (Xatirla) o zaman(i) ki, Yusuf oz atasina (Yequba) dedi: ''Atacan, heqiqeten men (yuxuda) on bir ulduz, gunesh ve ay gordum; onlari mene secde eden gordum.''
5. Dedi: ''Ogulcan, oz yuxunu qardashlarina danishma ki, sene (qarshi) hiyle ishlederler. Heqiqeten sheytan insanin achiq-aydin dushmenidir.''
6. ''Ve belece (bu yuxuda sechildiyin kimi) Rebbin seni (gelecekde) sechecek ve yuxularin ve (semavi kitablarda, peygemberlerin sozlerinde gelmish) hedislerin yozumunu sene oyredecek ve senden once atalarin Ibrahime ve Ishaqa tamamladigi kimi sene ve Yequb ailesine (de) nemetini tamamlayacaqdir. Heqiqeten, Rebbin bilen ve hikmet sahibidir.
7. Heqiqeten Yusufda (onun ozunde ruhunun ezemeti, insani keyfiyyetlerinin kamilliyi ve peygemberlik meqami baximindan) ve qardashlarinda (onunla qardashlarinin bashina gelenlerde) sorushanlar uchun (ibret ve hidayet) nishaneler(i) vardir.
8. O zaman (bir-birlerine) dediler: ''Yusuf ve (onunla bir anadan olan) qardashi (Binyamin) atamizin yaninda bizden daha sevimlidir, halbuki, biz guclu (atamizin evini ve mallarini qoruyan ve onun ishlerini idare eden) bir desteyik. Dogrudan da bizim atamiz (yashayish terzi ve ovladlari ile reftar baximindan) achiq-ashkar bir azginliq icherisindedir (leyaqeti az olani leyaqeti chox olandan ustun tutur)!''
9. ''Yusufu oldurun, ya onu (namelum) bir yere atin ki, atanizin diqqeti yalniz size yonelsin ve ondan sonra (tovbe etmekle atanizin ve Allahin yaninda) saleh bir deste olun.''
10. Onlardan biri (qardashlarin en boyuyu ve agillisi) dedi: ''Yusufu oldurmeyin ve eger (dogrudan da) bir ish gorensinizse, onu quyunun dibine atin ki, karvanlardan hansisa onu gotursun (ve bu menteqeden chixarib aparsin)''. (Onlar ele bu qerara da geldiler.)
11. (Sonra atalarinin yanina gelib) dediler: ''Ey atamiz, sene ne olub ki, Yusufu (saxlamagi) bize etibar etmirsen? Halbuki, shubhesiz, biz onun xeyrini isteyenlerik.
12. Onu sabah bizimle gonder ki, chemenlikde gezib dolansin ve oynasin ve biz onu mutleq qoruyacagiq.''
13. Dedi: ''Heqiqeten, onu (chole) aparmaginiz meni chox qemgin edir ve qorxuram ki, siz ondan xebersiz iken canavar onu yesin.''
14. Dediler: ''elbette, eger biz guclu bir deste ola-ola, onu canavar yese, onda biz chox ziyana ugrayan olariq''.
15. Belelikle onu aparib quyunun dibine atmaq qerarina geldikde(n sonra cinayetlerini planlashdirdiqlari kimi de heyata kechirtdiler). Ve Biz (ele orada) Yusufa vehy etdik ki, (bir gun) sen onlara, onlar bilmeden bu ishlerinden xeber vereceksen (sen onlari taniyacaqsan, onlar ise seni tanimayacaqlar).
16. Ve axsham aglaya-aglaya atalarinin yanina geldiler.
17. Dediler: ''Ey ata, biz getdik, bashimiz bir-birimizle yarishmaga qarishdi. Yusufu da eshyalarimizin yaninda qoyduq. Belelikle, canavar onu yedi. Sen hech vaxt, hetta dogruchu olsaq bele bize inanan deyilsen''.
18. Ve onun koyneyinin uzerinde yalanchi qan getirdiler. (Ata) dedi: ''(Siz dediyiniz kimi deyildir. Canavar Yusufu ne cur yeyib ki, koyneyini parchalamayib?) eksine, nefsiniz (pis) ishi nezerinizde gozel gostermishdir. Buna gore de gerek gozel bir sebr edem. Sizin dediyiniz shey baresinde yalniz Allahdan yardim dilemek lazimdir.''
19. Bir karvan gelib chixdi. Onlar (su getirmek uchun quyuya) su dashiyanlarini gonderdiler. O, vedresini (quyuya) salladi ve ele ki, quyudan chixartdi, birden) dedi: ''Ay mushtuluq! Bu, bir oglan ushagidir! Ve (su dashiyanlar) onu (karvandan ve ya karvanchilar onu bashqa yol yoldashlarindan) ticaret sermayesi kimi gizletdiler. Allah onlarin etdiklerini bilirdi.
20. Onu ucuz bir qiymete, bir neche dirheme satdilar (qardashlari melumat uchun geldikde, onu qachmish qul adi ile karvandakilara ve onlar da onu merkeze apararaq Misirin valisine satdilar). (Qardashlar rusvay olmaq qorxusundan, karvandakilar ise onda azad insan elametleri oldugu uchun) ona regbetsiz idiler.
21. Onu almish misirli shexs oz zovcesine dedi: ''Onunla hormetle davran, belke bize bir xeyir verdi, ya onu ovladliga goturduk.'' Ve belece Biz Yusufa hemin diyarda imkan ve meqam verdik. (elbette, hikmetler ve meslehetler esasinda bele etdik) ve (hem de) ona gore ki, ona hedislerin yozumunu (meleklerin danishigi olan yuxularin yozumunu ve peygemberlerin hedislerinin menalarini) oyredek. Allah (varliq aleminin idare olunmasinda) oz ishine qalibdir ve lakin insanlarin choxu bilmirler.
22. O, cismi ve eqli quvvelerinin yetkinlik ve kamal heddine chatanda, ona hakimlik qudreti, eqli maarifler, (kechmish) sherietlerin (Nuh ve Ibrahimin sherietinin) elmlerini verdik. Biz yaxshi emel sahiblerini bele mukafatlandiririq.
23. Evinde oldugu qadin mulayimlik ve hiyle ile ondan kam almaq istedi ve (bu niyyetle) qapilari mohkem baglayaraq dedi: ''Tez ol, men senin uchun haziram!'' Yusuf dedi: ''Allaha penah! O (senin erin) menim terbiyechimdir ki, yerimi yaxshi edib. [Ve ya: O (Allah) menim Rebbimdir ki, meqamimi gozel edib.] shubhesiz zalimlar hech vaxt nicat tapmazlar.''
24. Dogrudan da o qadin (kam almaq uchun) ona teref hereket etdi ve eger Yusuf oz Rebbinin delilini (ozunun peygemberlik meqamini ve Allahin ezemetini) gormeseydi, tebii olaraq o da (yaxinliq etmek uchun) ona teref hereket ederdi (lakin delili gore-gore onun bele bir hereket etmesi qeyri-mumkun idi). [Ve ya: O qadin (zina etmek uchun) ona teref hereket etdi. eger oz Rebbinin delilini gormeseydi (Rebbi onu sehneden qachmaga istiqametlendirmeseydi) o da (mudafie olunmaq meqsedi ile onu vurmaq ve ya oldurmek uchun) ona teref hereket ederdi.] Biz bele etdik ki, pisliyi (adam oldurmeyi) ve zina (ittihami)ni ondan sovushduraq. Heqiqeten o bizim sechilmish bendelerimizden idi.
25. Ve onlarin her ikisi qapiya teref qachdi ve qadin onun koyneyini arxadan cirdi. (Qapi achilanda) her ikisi qadinin agasini (erini) qapi agzinda gorduler. Qadin dedi: ''Senin ailene qarshi pis fikre dushenin cezasi zindana salinmaqdan ve ya agrili ezab gormekden bashqa ne ola biler?!''
26. (Yusuf) dedi: ''Bu qadin menden kam almaq istedi.'' Ve qadinin ailesinden olan bir shahid (bir mudrik kishi ve ya beshikde olan bir korpe) shehadet verdi (onlari eqli delile dogru istiqametlendirdi ve o, koyneyin nece cirilmasi meselesidir) ki: ''eger onun koyneyi qabaqdan cirilibsa, onda qadin duz deyir ve o, yalanchilardandir.''
27. ''Ve eger onun koyneyi arxadan cirilibsa, onda qadin yalan deyir ve o dogruchulardandir.''
28. Belelikle, (agasi) onun koyneyinin arxadan cirildigini gorende dedi: ''Bu, siz qadinlarin mekr ve hiylesindendir. Dogrudan da sizin (kishilerin ureklerini celb etmek uchun) hiyleniz boyukdur.''
29. ''Ey Yusuf, sen bu hadiseden (onu fash etmekden) dashin ve sen de (ey qadin) gunahinin bagishlanmasini dile ki, heqiqeten sen xeta edenlerden olmusan.''
30. Ve sheherde (Misirde) qadinlardan bir nechesi dedi: ''ezizin (Misir valisinin) zovcesi oz qulundan kam almaq isteyir! Onun mehebbeti ureyinin perdesinden qelbinin derinliklerine sirayet edib. Heqiqeten biz onu achiq-ashkar bir azginliqda goruruk.''
31. Belelikle, (ezizin arvadi) onlarin mekrli sozlerini eshidende, arxalarinca (adam) gonderdi ve onlar uchun mutekke hazirladi. Her birinin eline (meyve soymaq uchun) bir bichaq verdi ve (salam vermek ve qonaqlara qulluq etmek behanesile Yusufa) dedi: ''Onlarin meclisine chix''. Qadinlar Yusufu gordukde onu boyuk hesab etdiler ve (gozelliyine ele valeh oldular ki,) ellerini berk kesdiler ve (teeccub ve heyranligin shiddetinden) dediler: ''Pakdir Allah! Bu, besher deyildir! Bu, yalniz mohterem bir melekdir!''
32. Qadin dedi: ''Bu hemin shexsdir ki, meni (arxamca) ona gore mezemmet edib qinadiniz. elbette, men ondan kam almaq istedim, o ise chekindi. eger o yene de ona etdiyim emrleri yerine yetirmese, zindana salinacaq ve shubhesiz, alchalmishlardan olacaqdir.''
33. (Yusuf) dedi: ''Ey Rebbim, menim uchun zindan bunlarin meni devet etdiklerinden daha xoshdur ve eger bu qadinlarin mekr ve hiylesini menden def etmesen, onlara meyl eder ve nadanlardan olaram.''
34. Belelikle, Rebbi onun duasini qebul etdi ve onlarin hiylesini ondan def etdi. Heqiqeten O, eshiden ve bilendir.
35. O zaman, (Yusufun gunahsizliq) nishaneleri(ni - shahidin sozu, koyneyin arxadan cirilmasi ve onun menevi safligi kimi delilleri) gordukden sonra onu mueyyen bir muddete qeder zindana salmaq qerarina geldiler.
36. Yusufla birge zindana (shahin) iki qul(u) da daxil oldu. Onlardan biri dedi: ''Men (yuxuda,) ozumun (sherab duzeltmek uchun) uzum sixdigimi gorurdum.'' Ve o birisi dedi: ''Men (yuxuda) gordum ki, bashimin ustunde chorek apariram ve qushlar ondan yeyirler. Bize bunlarin (yuxularin) yozumundan xeber ver. Heqiqeten biz seni yaxshiliq edenlerden goruruk.''
37. (Yusuf) dedi: ''Sizin gundelik yemek payiniz size gelib chatmamishdan qabaq men size o yuxunun yozumunu xeber vereceyem. Bu (yuxu yozmaq elmi) Rebbimin mene oyretdiklerindendir. chunki men Allaha imani olmayan ve axirete kafir olan bir qovmun dinini terk etmishem.''
38. ''Ve atalarim Ibrahimin, Ishaqin ve Yequbun dinine tabe olmusham. Biz(im ailemiz)e Allaha hech bir sheyi sherik qoshmaq yarashmaz. Bu (tovhid ve hidayet), Allahin bize ve butun insanlara olan lutflerindendir. Lakin insanlarin choxu shukr etmirler.''
39. ''Ey menim iki zindan yoldashim, (butler, ulduzlar ve saire kimi) choxlu ve perakende tanrilar yaxshidir, yoxsa tek ve (varliq alemine) hakim olan Allah?''
40. ''Sizin Allahin yerine ibadet etdikleriniz ozunuz ve atalarinizin adlandirdigi ve onlar(a ibadet etmeyin duzgun olmasi) barede Allahin hech bir delil-subut nazil etmediyi (mezmunsuz ve quru) adlardan bashqa bir shey deyildir. Mutleq hokm ve (varliq alemi uzerinde) hakimiyyet yalniz Allaha mexsusdur. O, Ondan bashqasina ibadet etmemeyinizi emr etmishdir. Budur sabit ve mohkem din! Lakin insanlarin choxu (bunu) bilmirler.
41. ''Ey menim iki zindan yoldashim! Amma (yuxularinizin yozulmasina geldikde,) sizden biriniz (azad olacaq ve) oz agasina sherab ichirecekdir. O birisi ise dar agacindan asilacaq ve qushlar onun bashindan (beyninden) yeyecekler. Siz iki neferin, yozumunu istediyiniz ishin hokmu (Allah terefinden) verilmishdir ve onun bash vermesi qetidir''.
42. Ve (Yusuf) o iki neferden, xilas olacagini bildiyi birine dedi: ''Meni oz aganin yaninda yada sal.'' Lakin sheytan ona agasinin yaninda onu yada salmagi unutdurdu. Buna gore de Yusuf bir neche il (uch il ile doqquz il arasinda) zindanda qaldi.
43. Ve (bir gun) shah dedi: ''Men (yuxuda) yeddi ariq ineyin yediyi yeddi kok inek, hemchinin yeddi yashil sunbul ve (yashil sunbullere sarilaraq onlari qurudan) diger quru sunbuller gordum. Ey tayfa bashchilari, eger yuxu yozursunuzsa, mene yuxum barede fikir bildirin.''
44. Dediler: ''Qarma-qarishiq yuxulardir ve biz qarma-qarishiq yuxularin yozumunu bilmirik''.
45. Ve (zindandaki) o iki neferden nicat tapmish ve uzun bir muddet sonra (zindani, Yusufu ve yuxu yozumunu) yada salan shexs dedi: ''Men sizi bu yuxunun yozumundan xeberdar ederem. Buna gore de meni (zindana) gonderin!''
46. (O, zindana gelerek dedi:) ''Yusuf! Ey duz ve dogruchu insan! Bize yeddi ariq ineyin yediyi yeddi kok inek ve yeddi yashil sunbul ve diger quru sunbuller baresinde fikrini bildir. Belke camaatin yanina qayitdim, belke (bu teeccublu yuxunun yozumunu) onlar da bilsinler.''
47. Dedi: ''Yeddi il dalbadal, tam cidd-cehdle ekersiniz. Belelikle bichdiklerinizi, yediyiniz az bir hisse istisna olmaqla oz sunbulunde saxlayarsiniz''.
48. ''Sonra bunun ardinca, yeddi chetin ve qitliq illeri geler ki, (onda) onlar qabaqcadan hemin iller uchun qoydugunuzu (tedaruk gorduyunuzu) yalniz (ekmek uchun toxumluga) saxladiginiz az bir hisse istisna olmaqla yeyerler''.
49. ''Sonra bunun ardinca ele bir il geler ki, onda camaatin dadina yetishiler ve onlar yagish gorerler. Ve onlar onda (sud uchun heyvanlarin doshlerini, shire almaq uchun meyveleri ve yag duzeltmek uchun deneleri) sixarlar''.
50. Ve shah dedi: ''Onu menim yanima getirin.'' Belelikle, onun elchisi Yusufun yanina gelende (Yusuf) dedi: ''oz aganin yanina qayit ve ondan sorush ki, ellerini kesen qadinlarin meqsedi (ve ittihamin movzusu ve menim zindana dushmeyimin sebebi) ne idi? elbette, menim Rebbim onlarin mekr ve hiylesini bilendir!''
51. (shah hemin qadinlari chagirtdirdiqdan sonra) dedi: ''Yusufdan kam almaq istediyiniz zaman sizin meqsediniz ne idi (ve bu ishe kim bashladi)?'' Dediler: ''Pakdir Allah! Biz ona qarshi hech bir pislik ve gunah bilmirik.'' ezizin (fitnenin esl sebebkari olan) zovcesi dedi: ''Indi haqq tamamile aydin oldu. Ondan kam almaq isteyen men idim ve heqiqeten o, dogruchulardandir''.
52. (Yusuf sozlerinin davaminda dedi:) ''Bu, (qadinlarin chagirtdirilmalari ve onlardan sorgu-sual edilmesi teklifi Misir valisi ezizin) menim o olmayanda ona esla xeyanet etmediyimi bilmesi uchundur. [Ve ya: (ezizin zovcesi dedi:) ''(Menim) bu (etirafim Yusuf) menim o olmayanda (sorgu-sual meclisinde) ona xeyanet etmediyimi bilmesi uchundur.] shubhesiz, Allah xainlerin hiylesini meqsede chatdirmaz!''
53. (Yusuf yaxud ezizin zovcesi dedi:) ''Men oz nefsimi (Allahin diqqet ve nezeri olmadan) temize chixarmaq istemirem. chunki, Rebbimin rehm etmesi istisna olmaqla (insanin) nefs(i) daim pisliye emr edendir. Heqiqeten menim Rebbim chox bagishlayan ve mehribandir''.
54. Ve shah dedi: ''Onu menim yanima getirin ozume yaxin adam edim.'' Belelikle, onunla danishdiqdan (ve onun aglini, elmini ve menevi keyfiyyetlerini gordukden) sonra dedi: ''Sen bu gun(den) bizim yanimizda yuksek meqamli ve etibarli shexssen!''
55. (Yusuf bolluq ve qitliq illerinin geleceyini ve dovletin yaxshi idarechiye mohtac oldugunu bildiyi uchun) dedi: ''Meni bu olkenin xezinelerine (xezinedar) teyin et. Heqiqeten men qoruyan ve bilenem.''
56. Ve belece Yusufa o olkede (ele) qudret ve imkan verdik ki, o, oranin istediyi yerinde meskunlashirdi. Biz oz rehmetimizi istediyimiz shexse yetiririk ve yaxshi ish gorenlerin mukafatini esla zay etmirik.
57. Ve shubhesiz, iman getirenler ve teqvalilar uchun axiret mukafati daha yaxshidir.
58. Ve (qitliq illerinde) Yusufun qardashlari (Misre) geldiler ve onun huzuruna daxil oldular. O, (Yusuf) onlari tanidi. Onlar ise (yashi, meqami ve dili deyishdiyine gore) onu tanimadilar.
59. Ve ele ki, onlari azuqe ve sefer vasaiti ile techiz etdi, dedi: (Gelen defe) atabir o biri qardashinizi da menim yanima getirin. Meger gormursunuzmu men olchu qabini tam doldururam ve qonaq qebul edenlerin en yaxshisiyam?''
60. ''Odur ki, eger onu menim yanima getirmeseniz, menim yanimda bir qab (erzaq)iniz bele olmayacaq ve mene yaxinlashmayin da!''
61. Dediler: ''Biz tezlikle onu bir yumshaqliq ve hiyle ile atasindan isteyeceyik ve biz bu ishi mutleq edeceyik''.
62. Ve oz(unun cheki ishi ile meshgul olan) qullarina dedi: ''Onlarin (erzaq almaq uchun getirdikleri) sermayelerini yuklerinin arasina qoyun, belke ailelerinin yanina qayitdiqda onu tanidilar ve ola bilsin ki, (yeniden) qayitdilar.''
63. Belelikle, atalarinin yanina qayidanda dediler: ''Ey ata! (Binyaminin bizimle birge olmayacagi teqdirde) bize olchu (erzaq satilmasi) qadagan edildi. Buna gore de qardashimizi bizimle gonder ki, olchu (ile erzaq) alaq. Ve biz onu mutleq qoruyariq!''
64. (Yequb) dedi: ''Onun baresinde size evveller qardashi baresinde etdiyimden bashqa cur etibar ede bileremmi?! Buna gore de (eger onu gondersem) Allah en yaxshi qoruyandir ve O, mehribanlarin en mehribanidir''.
65. Ve mallarini achanda sermayelerinin ozlerine qaytarildigini gorduler. (Atalarini razi etmek uchun) dediler: ''Ey ata, daha biz ne isteyirik? Bu bizim sermayemizdir ki, ozumuze qaytarilib. Ve (bu defe) ailemiz uchun azuqe getirerik ve qardashimizi qoruyariq. (Onu aparmaqla) bir deve yuku artiq (azuqe) alariq ki, bu, (ezizin yaninda) az bir olchudur''.
66. Dedi: ''Onu mutleq mene getireceyiniz baresinde e hamiliqla bela ve musibete duchar olub helak olmaginiz istisna olmaqla l Allah terefinden mene mohkem bir ehd-peyman vermeyince, onu esla sizinle gondermerem''. Belelikle, ele ki, onunla mohkem ehd-peyman bagladilar, dedi: ''Allah bizim dediyimize vekil ve shahiddir''.
67. Ve (onlari yola salarken) dedi: ''Ey menim ogullarim, haminiz bir qapidan (sheher darvazalarindan ve ya ezizin sarayinin qapilarindan) daxil olmayin. Muxtelif qapilardan daxil olun (ki, hesed edenlerin hesedine, ya bednezerlilerin xeterine, yaxud saray adamlarinin bedgumanligina duchar olmayasiniz). Men hech vaxt Allah terefinden olan bir sheyi sizden def ede bilmerem. Mutleq hokm ve (varliq alemi uzerinde) hakimiyyet yalniz Allaha mexsusdur. Men Ona tevekkul etdim ve tevekkul edenler gerek yalniz Ona tevekkul etsinler''.
68. Ve ele ki, atalarinin emr etdiyi yerden daxil oldular, (bu ish) Allah terefinden qerara alinmish hech bir sheyi onlardan def etmirdi, yalniz Yequbun ureyinde olan bir isteyi (hesedin, bednezerin ve bedgumanin def olunmasini) heyata kechirdi. elbette, o (Yequb, Allah terefinden verilmish choxlu) elm sahibi idi. chunki onu Biz oyretmishdik. Lakin (butun dovrlerin) insanlarin(in) choxu (peygemberlerin bele bir kamala malik olduqlarini) bilmirler.
69. Ve onlar Yusufun huzuruna daxil olanda o, qardashini (Binyamini) oz yaninda oturtdu (ve ona) dedi: ''Heqiqeten men senin qardashinam. Odur ki, (bu qardashlarin indiye kimi menim ve senin barende) etdiklerine kederlenme''.
70. Belelikle, ele ki, onlari azuqe ve sefer vesaiti ile techiz etdi, (ele hemin erzaq olchusu olan) su piyalesini qardashinin yukunun ichine qoydu. Sonra bir carchi car chekdi ki: ''Ey karvan ehli, siz dogrudan da ogrusunuz''. (Zahirde meqsed piyalenin ogurlanmasi idi, eslinde ise onlarin Yusufu atasindan ogurlamalari nezerde tutulurdu. Yaxud da bele deyilmesinin sebebi meslehet olan zeruri bir shey uchun yalan demeyin caiz olmasidir.)
71. (Yusufun qardashlari) uzlerini memurlara tutub dediler: ''Ne itirmisiniz?''
72. Dediler: ''shahin olchu qabini itirmishik. Onu getirene bir deve yuku (mukafat, yaxud zehmet haqqi) verilecekdir ve buna (men carchi) ozum zaminem''.
73. (Yusufun qardashlari) dediler: ''Allaha and olsun, siz (ozunuz) yaxshi bilirsiniz ki, biz yer uzunde fesad toretmeye gelmemishik ve biz hech vaxt ogru olmamishiq''.
74. Dediler: ''eger siz yalanchi chixsaniz, onun cezasi nedir?''
75. Qardashlar dediler: ''Onun cezasi budur ki: Su qabi kimin yukunun ichinden tapilsa, o ozu onun cezasidir (ogru bir muddet mal sahibinin ixtiyarinda qalir). Biz (ogurluq etmekle) zulm edenleri bele cezalandiririq''.
76. Belelikle, Yusuf axtarisha qardashinin qabindan qabaq onlarin azuqe qablarindan bashladi, sonra piyaleni qardashinin qabindan chixartdi. Biz Yusuf uchun bele chare qildiq. chunki shahin adet ve qanununa gore onun, oz qardashini Allahin (qanunun deyishdirilmesi ve ya yuxaridaki yolun heyata kechirilmesi) isteyi istisna olmaqla tutub saxlamasi duzgun deyildi. Biz istediyimiz her bir kesi derecelerle yukseldirik. Her bir elm sahibinden ustun daha bir bilikli vardir.
77. (Qardashlar) dediler: ''eger o ogurluq edibse (bu, teccublu deyil), kechmishde onun bir qardashi da ogurluq etmishdi''. Bele olan halda Yusuf hemin sozu oz qelbinde gizletdi ve onlara bildirmedi (ve oz-ozluyunde) dedi: ''Siz seviyyece (insanliq seviyyesi baximindan) daha pissiniz (ki, exlaqi tenezzul ve hesed sifetiniz vardir). Allah sizin dediyiniz sheyi daha yaxshi bilir.''
78. Dediler: ''Ey eziz, heqiqeten onun chox qoca ve yashi otmush bir atasi vardir. Buna gore de onun yerine bizim birimizi gotur. Heqiqeten biz seni yaxshiliq edenlerden goruruk''.
79. Dedi: ''Allah elemesin ki, malimizi tapdigimiz shexsden qeyrisini tutaq. eks halda biz mutleq zalim olariq''.
80. Belelikle, ondan (Yusufun onlarin teklifini qebul etmesinden ve qardashlarinin nicat tapmasindan) naumid olduqdan sonra, pichildasharaq bir kenara chekildiler. Boyukleri dedi: ''Meger atanizin (Binyamin baresinde) sizden mohkem ilahi bir peyman almasini ve kechmishde de Yusuf baresinde ne noqsanlara yol verdiyinizi bilmirsiniz?! Buna gore de, (shexsen) men atam mene icaze verene ve ya Allah menim baremde hokm chixarana qeder bu diyardan esla chixmayacagam. O, hokm edenlerin en yaxshisidir''.
81. ''Atanizin yanina qayidin ve deyin: ''Ey ata! Heqiqeten oglun ogurluq etdi (ve onu tutub saxladilar) ve biz ancaq bildiyimiz sheye shehadet verdik (senin yaninda shehadet verdik ki, o, ogurluq etmishdir ve ezizin de yaninda shehadet verdik ki, ogrunun cezasi qul olmaqdir). Biz qeybden de xeberdar deyildik (eger onun ogurluq edeceyini bilseydik ozumuzle aparmazdiq. Hemchinin onu qul kimi gotureceklerini bilseydik hemin hokmu beyan etmezdik)''.
82. ''Ve bizim orada (ichinde) oldugumuz cemiyyetden (misirlilerden) ve aralarinda geldiyimiz karvandan sorush. Heqiqeten biz dogruchuyuq''.
83. (Yequb) dedi: ''eksine, (siz de gunahkarsiniz,) nefsiniz ishi sizin uchun nahaq olaraq cilvelendirmishdir (ki, onlara bizim dinimizde ogrunun kole edilmesi xeberini vermish, belelikle de Binyamini esir etmisiniz). Odur ki, gozel bir sebr etmem gerekdir. umid var ki, Allah onlarin hamisini (Misirde olan o iki neferi ve Yusufu) mene qaytarsin. Heqiqeten (her sheyi) bilen ve hikmet sahibi Odur''!
84. Ve onlardan uz donderib dedi: ''Heyif Yusufdan!'' Ve qem-qusseden (qem-qussenin choxlugundan) onun her iki gozune ag geldi ve onu daim qusse bogurdu.
85. (Oglanlari) dediler: ''And olsun Allaha, sen Yusufu o qeder xatirlayirsan ki, axirda olum yatagina dushecek ve ya helak olacaqsan.''
86. Dedi: ''Men oz agir keder ve qussemden (size deyil) yalniz Allaha shikayet edirem ve Allah terefinden sizin bilmediyiniz bir shey (Yusufun diri olmasini) bilirem.''
87. ''Ey menim oglanlarim, gedin Yusufu ve qardashini axtarin ve Allahin qurtulush ve merhemetinden naumid olmayin ki, Allahin merhemetinden kafirlerden bashqa hech kim naumid olmaz''.
88. Belelikle, (novbeti defe erzaq almaq ve qardashlarini xilas etmek meqsedile Misire gedib) onun (Yusufun) huzuruna daxil olanda dediler: ''Ey eziz, bize ve ailemize chetinlik ve sixinti uz verib ve biz azaciq bir sermaye getirmishik. Buna gore de bize kamil olchu (ile erzaq) ver ve bize sedeqe ver ki, heqiqeten Allah sedeqe verenleri mukafatlandirir''.
89. Dedi: ''Hech cahil ve nadan oldugunuz zaman Yusuf ve qardashi ile ne etdiyinizi bilirsiniz?!''
90. Dediler: ''Yoxsa dogrudan sen ozun Yusufsan?!'' Dedi: ''(Beli,) men Yusufem ve bu da menim qardashimdir. Heqiqeten Allah bizim boynumuza haqq qoydu (bizi zilletden izzete, ayriliqdan vusala ve nadanliqdan elme chatdirdi). chunki, kim teqvali olsa ve sebr etse (mukafatlandirilar). Heqiqeten Allah yaxshi emel sahiblerinin mukafatini zay etmez''.
91. Dediler: ''Allaha and olsun ki, Allah seni secherek bizden ustun etmishdir ve biz dogrudan da sehv etmishik''.
92. Dedi: ''Bu gun size qarshi hech bir mezemmet yoxdur. Allah sizi bagishlayar. O, mehribanlarin en mehribanidir''.
93. ''Menim bu koyneyimi aparin ve onu atamin uzune atin, gorecekdir. Ve butun ailenizi menim yanima getirin''.
94. Karvan (Misirden) ayrilan kimi atalari (Kenanda) dedi: ''eger meni sefeh hesab etmeseydiniz, (deyerdim ki,) heqiqeten men Yusufun etrini hiss edirem.''
95. Dediler: ''Allaha and olsun ki, sen hele de oz evvelki zelaletinde (Yusufa olan hedsiz mehebbetinde) qalmaqdasan.''
96. Belelikle, mushtuluqchu gelib koyneyi onun uzune atan kimi onun gozleri achildi. Dedi: ''Meger size demedimmi ki, heqiqeten men Allah terefinden sizin bilmediyiniz bir sheyi (Yusufun diri olmasini ve hicranin sona yetmesini) bilirem?!''
97. (Yequbun oglanlari) dediler: ''Ey ata, (Allahdan) bizim gunahlarimizin bagishlanmasini iste ki, heqiqeten biz sehv etmishik''.
98. Dedi: ''Tezlikle sizin uchun oz Rebbimden bagishlanmaq isteyerem (qoyun cume axshami olsun ve ya Yusufa qovushmaq gunu gelib chatsin). shubhesiz, O, chox bagishlayan ve mehribandir''.
99. Belelikle, onlar Yusufun huzuruna daxil olanda, o ata-anasini qucaqladi ve onlara oz yaninda yer verib dedi: ''Allahin isteyi ile emin-amanliqla Misir diyarina daxil olun''.
100. Ve ata-anasini oz taxtina chixartdi ve (o, daxil olan zaman hamisi) onun qarshisinda secdeye dushduler. Ve (Yusuf) dedi: ''Ey ata, (bu secdeler) menim evvelki yuxumun yozumudur ki, Allah onu gerchekleshdirdi. Dogrudan da O, meni zindandan chixardan zaman ve sheytan menimle qardashlarimin arasini vurduqdan sonra sizi sehradan (bura) getirende mene yaxshiliq etdi. shubhesiz, menim Rebbim istediyi kese ehsan eden ve her bir chetin ishi oz deqiq ve mutleq tedbiri ile asanlashdirandir. Heqiqeten (her sheyi) bilen ve hikmet sahibi yalniz Odur''.
101. ''Ey Rebbim, Sen mene seltenet ve hokumetden pay verdin ve yuxularin yozumunu ve hedislerin (sema kitablarinin ve peygemberlerin kelamlarinin) tefsirini oyretdin! Ey goyleri ve yeri yaradan! Sen dunyada ve axiretde menim yardimchim ve bashchimsan. Menim canimi (Senin emrine) teslim oldugum halda al ve meni salehlere qovushdur''.
102. Bu (hekayet), sene vehy etdiyimiz qeyb xeberlerindendir ve sen onlar (Yusufun qardashlari) oz ishleri baresinde qerara geldikleri ve (onu heyata kechirmek uchun) hiyle qurduqlari zaman onlarin yaninda deyildin.
103. Insanlarin choxu sen (onlarin iman getirmelerini) chox istesen de iman getiren deyildirler.
104. Halbuki, sen onlardan (bu kitabin teblig ve chatdirilmasi muqabilinde) hech bir mukafat istemirsen. Bu (Qur`an), alemdekiler uchun oyud-nesihetden bashqa bir shey deyildir. (O, besher cemiyyetine beyinlerinin definelerini, ruhlarinin xususiyyetlerini ve dunyalarinin sirlerini xatirladir, bunlari onlarin yadina salir. Odur ki, sen onlardan bir shey isteseydin de onlar bunu layiqince mukafatlandira bilmezdiler.)
105. Goylerde ve yerde (Allahin tovhid, celal ve camalina ve meadin haqq olmasina dair) choxlu nishaneler vardir ki, insanlar onlarin yanindan uz chevirmish ve diqqetsiz halda kechib gedirler.
106. Ve onlarin (dunyada insanlarin) choxu Allaha ancaq sherik qosharaq (bute, uzeyire, Isaya, nura, zulmete etiqad beslemekle ve her hansi bir ashkar ve gizlin shirke duchar olaraq) iman getirerler.
107. Buna gore de, meger onlar Allahin ezablarindan (her yeri) buruyen bir ezabin onlara yetishmesinden ve ya Qiyametin qefleten, fikirlerine bele getirmedikleri bir halda onlari haqlamasindan amandadirlar?!
108. (Ya Peygember,) de: ''Bu menim yolumdur. Men ve mene tabe olan her bir kes besiret ve gozuachiqliqla Allaha teref devet edirik. Allah butun eyb ve noqsanlardan pak (ve uzaq)dir ve men mushriklerden deyilem''.
109. Ve senden once (besher cemiyyetinin hidayeti uchun melekleri, qadinlari ve sehrada yashayanlari deyil) yalniz sheher ve kend ehalisinden olub vehy nazil etdiyimiz kishileri gondermishik. Meger onlar ozlerinden evvel olmush kimselerin aqibetlerinin nece olmasini gormek uchun yer uzunde seyr etmeyibler?! elbette, axiret evi teqvalilar uchun daha yaxshidir. Hech dushunmursunuz?!
110. (Bizim peygemberlerimiz devet, qovmler ise inkar etdiler ve) nehayet peygemberlerimiz naumid olan ve (qovmler) onlara yalan deyilmesini guman eden zaman (birden) Bizim komeyimiz onlara yetishdi. Belelikle istediyimiz kesler xilas edildiler. (elbette,) Bizim ezabimiz gunahkar qovmden sovushdurulmur.
111. shubhesiz, onlarin (peygemberlerin ve onlarin ummetlerinin) bashlarina gelenlerde agil sahibleri uchun bir ibret vardir. (Bu Qur`an) yalandan uydurulmasi mumkun olan bir soz deyil. Lakin ozunden once olan (sema kitablarin)i tesdiq eden, (din ishleri ve menevi maarif baresinde) her bir sheyi mufessel izah eden ve imani olan tayfa uchun dogru yol gosteren ve merhemetdir.

MeÇuLaSiQ
01-24-2010, 11:05
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Mim, Ra. (Men bilen ve goren Allaham. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, amma hech kesin onun kimisini getirmek qudreti yoxdur. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Onun Peygemberi arasinda olan remzlerdir.) Bu (surede olan) ayeler (cemlenmish) bu kitabin (ve Qur`anin) ayeleridir. [Ve ya: (Alemde olan) bu (ayeler), bu (yaradilish) kitabin(in ve yaradilish aleminin) ayeleridir.] Ve Rebbin terefinden sene nazil olan haqdir, lakin insanlarin choxu (bu ayeleri eshitmelerine ve o ayeleri gormelerine baxmayaraq) iman getirmirler.
2. Allah goyleri sizin gore bilmediyiniz sutunlarla ucaldan, sonra ise (alemin hokmranliq) taxt(in)a hakim olan ve guneshi ve ayi (ozune) ram edendir. Onlarin her biri (ozunun duz ve dairevi hereket yolunda) mueyyen bir muddetedek hereketdedir. (Allah varliq aleminin) ishi(ni) idare edir, (Qur`anda, alemlerde ve nefslerde olan) nishaneleri mufessel beyan edir ki, belke siz (bu alemden sonra) Rebbinizle gorusheceyinize yeqinlik tapasiniz.
3. Ve bu yeri dosheyen, orada sabit ve mohkem daglar ve chaylar yaradan ve orada butun meyvelerden (ve heyvanlardan, bitkilerin toxumlarindan) cut-cut ve erkek ve dishi yaradan Odur! Geceni (tedricle, gecelerin uzanan vaxtlarinda) gunduzun uzerine ortur. shubhesiz, bunda (atmosfer deyishkenliyinde) Onun zat ve sifetlerinin birliyine dair) dushunen deste uchun nishaneler vardir.
4. Ve yer uzunde bir-birinin kenarinda olan qiteler, uzum baglari, ekinler ve bir kokden ve muxtelif koklerden olan xurma agaclari vardir ki, hamisi bir su ile suvarilirlar ve bununla bele, mehsul baximindan onlarin bezisini bezisinden ustun edirik. Heqiqeten bunda (yaradilishin bu muxtelifliyinde) agillarini ishleden deste uchun nishaneler vardir.
5. eger (bir sheye) teeccublenirsense, onda teeccublu onlarin (dedikleri) ''meger (olenden sonra) torpaq olan zaman biz dogrudanmi yeni bir yaradilishda olacagiq?'' sozleridir. Onlar ozlerinin Rebbine kufr etmish keslerdir ve onlarin boyunlarinda (dunyada zelalet, axiretde ise od) zencirler(i) vardir. Onlar od ehlidirler ki, orada ebedi qalacaqlar.
6. Onlardan qabaq (kechmish ummetlere) ibretamiz belalarin (gelib) kechmish oldugu(nu bildikleri) halda, onlar senden rehmet (telebin)den qabaq, ezab(in nazil olmasin)a telesmeyini isteyirler. Heqiqeten senin Rebbin insanlarin zulmlerine baxmayaraq onlara qarshi (boyuk bir) bagishlama sahibidir ve elbette, Rebbin (ezaba layiq olanlara) shiddetli ceza verendir.
7. Ve kufr edenler ''ne uchun ona Rebbi terefinden (Salehin devesi, Musanin esasi ve Isanin sufresi kimi) bir nishane ve mocuze nazil olmamishdir?!'' deyirler. eslinde sen yalniz bir qorxudansan (ve mocuze senin ixtiyarin ve onlarin sechimi ile deyil, Allahin elindedir) ve (besher cemiyyetinden olan) her bir deste uchun bir dogru yol gosteren (ya peygember, ya imam ya da rehber) vardir.
8. Allah (insan ve qeyri-insan olmasindan asili olmayaraq) her bir dishinin ne dashidigini ve onlarin betnlerinin neyi azaltdigini ve neyi choxaltdigini (betndeki ovladlarin sayinin bir ve ya bir neche oldugunu, hamilelik dovrunun alti aydan bir ile kimi ne qeder chekeceyini) bilir ve (varliq alemini teshkil eden unsurlerden) her bir sheyin Onun yaninda (mueyyen) bir miqdari vardir.
9. Gizlini ve ashkari bilendir ve O, her bir sheyden ve vesfden boyuk ve ustundur.
10. (Onun uchun) sizden birinin sozunu (ureyinde) gizletmesi (yaxud birinin qulagina pichildamasi) ile birinin onu ashkar etmesi, birinin gece vaxti gizlenmesi ile gunduz ashkar shekilde gEl-get etmesi eynidir.
11. Insan uchun (onun emellerini yazan Reqib ve etid adli iki melekden bashqa) onun onunde ve arxasinda (meleklerden olan) nezaretchiler vardir ki, Allahin emri ile daim onu qoruyurlar. Heqiqeten Allah hech bir deste uchun (movcud) olani (nemet ve firavanligi, yaxud bela ve chetinliyi) onlar ozlerinde olani (iman ve kufru, yaxud itaet ve fasiqliyi) deyishdirmeyince deyishdirmir. Allah her hansi bir deste uchun pislik (ve ezab) isteyende, onun qarshisi esla alinmaz ve onlar uchun Ondan bashqa hech bir yardimchi ve bashchi yoxdur.
12. (Dolu ve selden) qorxmaq ve (rehmet ve xeyire) umid uchun (chaxan) shimsheyi size gosteren ve (axar sudan ibaret bir derya olan) agir buludlari vucuda getiren (ve yuxari qaldiran) Odur!
13. Goy gurultusu (yaradilish dili ile) Ona hemd etmekle birge Onu pakliqla oyur (agilla diqqet etdikde basha dushmek olur ki, goyde olan sesler Onun qudretinin kamilliyinden ve noqsandan pak ve uzaq olmasindan danishirlar) ve hemchinin melekler ezemetinin qorxusundan (Onu pakliqla oyurler). Ve ildirimlari gonderir ve onlari Allah baresinde chekishdikleri halda istediyi ferde ya ferdlere (cezaya layiq keslere) yetirir! O, boyuk qudret, elecede mekrle mubarizede shiddetli ceza sahibidir.
14. Haqqa teref ve heqiqi devet (insanlari ibadet ve itaete chagirmaq) yalniz Ona mexsusdur [ve hemchinin haqq ve heqiqi chagirisha ve hacet istemeye yalniz O layiqdir]. Mushriklerin Onun yerine chagirdiqlari kesler, onlar uchun (ehtiyaclarindan) hech bir sheyi reva etmezler. Onlar suyun, agzina chatmasi uchun (uzaqdan) iki ovucunu suya teref uzadan [ve ya suyun agzina yetishmesi uchun iki elini acharaq suya sal(ib chole chixar)an,] lakin suyun onun agzina esla yetishmeyeceyi kes kimidirler (butlerin mushriklerin isteklerini yerine yetirmeleri, susuz bir shexsin susuzlugunun yatirilmasinda uzaqdan suya el uzatmagin tesiri kimidir). Kafirlerin duasi azginliq ve puchluqdan bashqa bir shey deyildir.
15. Goylerde ve yerde olan her bir kes ve her bir shey ister-istemez (agil ve iman sahibleri ixtiyari itaetkarliqla, bashqalari ise qeyri-ixtiyari itaetkarliqla) Allaha secde edir ve hemchinin onlarin kolgeleri (goylerde guneshin ve ya her hansi bir bashqa nurun muqabilinde qerar tutan ve gece-gunduzleri olan kolgeli cisimlerin kolgesi) seherler ve axshamlar (Allah qarshisinda secde edirler).
16. (Mushriklere) de: ''Goylerin ve yerin Rebbi kimdir?'' (Sonra ozun) de: ''Allah!'' (chunki bundan bashqa bir cavab yoxdur ve onlar inadkarliq uzunden susurlar. Ve onlarin etiqadlarini inkar etmek ve bunun agil baximindan qeyri-mumkun oldugunu chatdirmaq meqsedile) de: ''Bele ise, hetta ozleri uchun (hech) bir xeyir ve ziyan qudretine malik olmayan, Ondan qeyrisini yardimchi ve bashchi goturmusunuz?! De: ''Meger korla goren birdir? Yaxud zulmetlerle nur beraberdir?'' Yoxsa Allaha Onun yaratdiqlari kimi (bezi sheyler) yaradan sherikler qoshublar ve (neticede bu) iki cur yaradilish, ya yaradilmishlar, ya yaradanlar (arasindaki oxsharliq) onlari chash-bash salib (ve buna gore de sherikleri de ibadete layiq bilibler)? De: ''(shubhesiz) her bir sheyin yaradani Allahdir ve Odur tek, (varliq aleminin butun hisseciklerine) qalib ve mutleq hakim!
17. (Allah) goyden (yagish, qar ve dolu sheklinde) su nazil etdi. Belelikle chaylar(in her biri) oz tutumu miqdarinda (su goturerek) axdi ve sel oz uzerinde kopuk apardi. Hemchinin (ocaqlarda) zinet ve bezek eshyalari ve ya yashayish vasiteleri elde etmek meqsedile uzerinde od yandirilan sheyde de (medenlerin qarishiq torpaginda da) selin kopuyu kimi kopuk vardir. Allah haqq ile batili bele misal chekir (heqiqetler su ve filizler, batiller ise onlarin kopukleridir). Amma o kopuk bir kenara gederek mehv olur, (sular ve erimish filizler kimi) insanlara fayda veren shey ise yerde qalir. Allah misallari bele chekir.
18. ozlerinin Rebbine (Onun chagirishina musbet) cavab verenler uchun gozel aqibet ve gozel mukafat vardir. Ona (Onun chagirishina musbet) cavab vermeyen kesler (ise), eger (axiret gunu) yer uzunde olan sheylerin hamisi ve hemchinin onun (diger bir) misli onlarin olsa, hamisini ozlerinin nicat tapmalari uchun feda etmeye razi olarlar. Hesabatlari pis olacaq kesler onlardir (onlarin hech bir xeyir emelleri qebul deyil ve hech bir gunahlari da bagishlanmayacaqdir). Onlarin yerleri Cehennemdir ve ora chox pis bir qalacaq yeridir!
19. Belelikle meger Rebbin terefinden sene nazil edilenin haqq oldugunu bilen kes, (batini gozu) kor olan kes kimidir? eslinde yalniz agil sahibleri ibret goturerler.
20. Hemin o kesler ki, Allahin ehdine vefa edir ve (Onun tovhidinin eqli ve neqli) peymani(ni) sindirmirlar.
21. Ve o kesler ki, Allahin, birleshilmesine emr etdiyi sheye (Allaha, peygemberlere, qohumlara, emr sahiblerine ve cemiyyete) birleshir, ozlerinin Rebbinden chekinir ve (Qiyametdeki) hesabin chetinliyinden qorxurlar.
22. Ve o kesler ki, ozlerinin Rebbinin raziligini celb etmek uchun (chetinliklerde ve oz vezifelerini yerine yetirmekde) sebr etdiler, namaz qildilar, onlara ruzi olaraq verdiklerimizden (mal-dovletden) gizlinde ve ashkarda Allah yolunda xerclediler ve ozlerinin yaxshi emelleri ile gunahlari (ya oz yaxshi davranishlari ile bashqalarinin pis reftarini) uzaqlashdirirlar. Bu dunyanin (gozel) sonu (onun sona chatmasi ile Cennete daxil olmaq) onlar uchundur.
23. (Hemin o) ebedi Cennetler ki, onlarin ozleri ve atalarindan, zovcelerinden ve ovladlarindan (eqide baximindan) layiq olanlar (emelleri naqis olsa da, onlara gore) ora daxil olarlar. Ve melekler her bir qapidan onlarin yanina daxil olarlar.
24. (Ve deyerler:) ''Sebr ve dozumluluyunuzun muqabilinde salam olsun size! O dunyanin sonu (olaraq bura) ne gozeldir!''
25. Allahin (tovhid ve dinin qebul edilmesi baresindeki) ehd-peymanini (mocuzeler ve delillerle) mohkemlendirdikden sonra pozan, Allahin birleshilmesine emr etdiyi sheyi qiran ve yer uzunde fesad toreden kesler uchun lenet ve bu dunyanin pis sonu vardir.
26. Istediyi kes uchun (maddi ve menevi) ruzini choxaldan ve ya azaldan Allahdir! Onlar (kafirler) dunya heyatina sevinirler, halbuki, dunya heyati axiret muqabilinde (cuzi) bir paydan bashqa bir shey deyildir.
27. Ve kufr eden kesler (mesxere meqsedile) ''ne uchun ona Rebbi terefinden (bizim ureyimiz isteyen, yaxud Salehin devesi, Musanin esasi ve Isanin sufresi kimi) bir nishane ve mocuze nazil olmamishdir?'' deyirler. De: ''shubhesiz, Allah (mocuzeni hikmet ve meslehet esasinda gonderir, buna gore de haqqi qebul etmeyenlerden) istediyi shexsi azginliqda boshlayir ve Ona teref qayitmish shexsi hidayet edir''.
28. O kesleri ki, iman getiribler ve qelbleri Allahi yada salmaqla rahatliq tapir. Bilin! Qelbler yalniz Allahi yada salmaqla rahatliq tapir.''
29. shadliq ve sevinc, pak heyat, uca Cennet ve Tuba agaci iman getiren ve yaxshi ishler goren keslere mexsusdur ve onlarin gozel bir donushleri vardir.
30. (oz cari qanunlarimiza esasen kechmishdekilere peygemberler gonderdiyimiz kimi,) seni (de) ozlerinden qabaq ummetler gelib-kechmish bir ummetin icherisine gonderdik ki, sene vehy etdiyimizi onlara oxuyasan, halbuki onlar Rehman olan Allaha kufr edirler (Onun vehdetini ve rehmetinin shamilliyini qebul etmirler). De: ''O menim Rebbimdir, Ondan bashqa hech bir mebud yoxdur, yalniz Ona tevekkul etdim ve donushum yalniz Ona terefdir.''
31. Ve eger vasitesile daglarin herekete getirildiyi, ya yerin yarilib parcha-parcha oldugu, yaxud vasitesile olulerle danishilan bir Qur`an olsaydi (bunun onlarin imanina yene de hech bir tesiri olmazdi). (chunki iman ve hidayet,) hetta ishler ve emrler butunlukle Allaha mexsusdur. Buna gore de meger iman getiren kesler (hele de bunlarin imanindan) umidlerini uzub basha dushmeyiblermi ki, eger Allah isteseydi insanlarin hamisini (mecburi suretde) hidayet ederdi?! (Lakin Allahin qanunu imana mecbur etmek deyildir.) Ve kufr eden keslere daim etdiklerinin cezasi olaraq ezici bir musibet yetisher, yaxud onlarin evlerinin yaxinliginda nazil olar ki, Allahin (son) vedesi yetishsin. Heqiqeten Allah vede xilaf chixmaz.
32. Heqiqeten, senden evvelki peygemberlere de istehza edilmishdi, belelikle, kufr (ve istehza) eden keslere (bir muddet) mohlet verdim, sonra onlari (suda bogulma, zelzele, semavi bagirti ve dash yagishi kimi ezablarla) yaxaladim. Buna gore de (bax gor) Menim ezabim nece olmushdur?!
33. Bele ise, meger her bir cana hakim olan ve onun emeline nezaret eden kes (cansiz butler kimidir? Bununla bele) onlar Allaha sherikler qoshublar. De: ''Onlari (sifetleri ile) adlandirin (deyin ki, onlar diri, yaradan, eshiden ve gorendirler)! ''Dogrudanmi Allaha yer uzunde (selahiyyetini) tanimadigi bir sheyden xeber verirsiniz? Yoxsa quru ve bosh soz deyirsiniz? (Xeyir, shubhesiz, Allahin hech bir sheriki yoxdur,) eksine, kufr eden kesler uchun onlarin mekr ve hiyleleri zinetlendirilib ve onlar (haqq) yoldan saxlanilaraq mehrum edilibler. Allahin azginliqda boshladigi kese esla yol gosteren olmayacaqdir.
34. Onlar uchun dunya heyatinda (doyushde meglubiyyet, xestelik ve qitliq kimi bir sira) ezab(lar) vardir. elbette, axiret ezabi daha chetindir. Onlari Allah(in ezabin)dan bir qoruyan (da) yoxdur.
35. Teqvalilara ved edilmish Cennetin vesfi beledir: Onun (evlerinin ve agaclarinin) altindan daim chaylar axir, onun bol meyvesi, yemekleri ve ruzisi daimi, kolgesi hemishelikdir. Bu, teqvali olan keslerin aqibetidir, kafirlerin aqibeti ise oddur!
36. (Sema) kitab(i) verdiyimiz kesler (Islami tesdiq eden yehudiler ve xristianlar) sene nazil olana sevinirler. Ve (kitab ehlinden olan) destelerden bezileri onun bezi yerlerini (ozlerinin uch uqnuma, cismileshdirme ve tehrif kimi batil eqideleri ile muxalif olan yerlerini) inkar edirler. De: ''Heqiqeten mene Allaha ibadet etmeyim ve Ona (uluhiyyetde, rububiyyetde, yaradilishda ve ibadetde) bir sherik qoshmamagim emr olunmushdur. Yalniz Ona teref chagiriram ve donushum de yalniz Ona terefdir''.
37. (Peygemberlere kitab nazil etdiyimiz kimi) belece bashdan-basha haqqa hokm eden, uca hikmetli ve erebce olan bu kitabi sene nazil etdik (ki, onlar onu daha yaxshi anlasinlar). eger sene gelmish elmden sonra onlarin nefsi isteklerine tabe olsan (meselen onlarin qiblesini, yaxud uchluk eqidesini qebul etsen), Allah terefinden senin uchun hech bir bashchi ve qoruyucu olmayacaqdir.
38. Heqiqeten biz senden once peygemberler gonderdik ve (melek deyil, besher olduqlari uchun) onlara da zovceler ve ovladlar verdik. Hech bir peygember Allahin izni ve iradesi olmadan bir nishane ve mocuze getire bilmez. (chunki) her bir vaxt uchun (hikmete uygun olaraq) bir yazi ve hokm qerara alinmishdir (demeli Allahdan bashqasi, hetta peygember istediyi vaxt mocuze getire bilmez).
39. Allah (''mehv ve isbat'' lovhesinde yazilmish, olacaq hadiselerden) istediyini mehv ve (bezi hadiseleri orada) derc edir ve ummul-kitab (Lovhi-Mehfuz ve sheylerin sabit cehetlerinin yazildigi yer) Onun yanindadir.
40. eger onlara ved etdiklerimizin (dunyevi cezalarin) bir qismini sene gostersek, yaxud (ondan qabaq) senin canini alsaq, senin vezifen (onlarin ezabini gormek deyil) yalniz tapshirigi chatdirmaqdir ve (imana mecbur etmek ve her teklifi qebul etmek deyil) hesab chekmek (ve cezalandirmaq) Bizim ohdemizedir.
41. Meger Bizim bu yere uz tutmagimizi ve daim onun etraf ve kenarlarindan azaltmagimizi gormediler? (Ferdlerden, cemiyyetlerden, alimlerden, dovletlerden ve medeniyyetlerden bezilerini azaldir ve ya mehv edirik. Dunyanin butun hadiseleri baresinde) hokmunu esla def ede bilen olmayan halda hokm eden yalniz Allahdir. O, tez hesab chekendir.
42. shubhesiz, bunlardan qabaq olmush kesler (Allahla ve Onun elchileri ile muxalifet etmekde) mekr ve hiyle ishletdiler, halbuki, butun mekrler Allaha mexsusdur (onlarin hamisinin neceliyi, sebebkarlari ve batil etme yollari Onun elmi ve iradesi altindadir). O her bir kesin ne elde etdiyini bilir. Ve tezlikle kafirler bu dunyanin sonunun kimin oldugunu bilecekler. (Bu yerin sonu emelisaleh insanlarin hokumetidir, yaxud dunyanin sonu yaxshi insanlar uchun gozel axiretdir.)
43. Kafirler ''sen (Allahin) peygember(i) deyilsen'' deyirler. De: ''Menimle sizin aranizda Allahin, hemchinin kitab elmine malik kesin (heqiqi Tovratin ve Incilin maarifi ve ya bu Qur`anin elmleri ile tanish olan her bir kesin) shahid olmasi kifayetdir.

MeÇuLaSiQ
01-24-2010, 11:07
0. Bagishlayan ve mehriban Allahin adi ile.
1. Elif, Lam, Ra. (Men her bir sheyi goren Allaham. Bu kitab hemin bu herflerden teshkil olunmushdur, amma hech kesin onun kimisini getirmek qudreti yoxdur. Bu kitabin ''mohkem'' ve bu cur ''muteshabih'' ayeleri vardir. Bu herfler Allahla Onun Peygemberi arasinda olan remzlerdir. Bu Qur`an dunyadaki) insanlari onlarin Rebbinin istek ve komeyi ile qaranliqlardan (eqide, exlaq ve emel eyriliklerinden) nura (ilahi hidayete) teref chixarmagin ve O qudret ve medh olunmush xisletler sahibi olan (Allah)in yoluna istiqametlendirmeyin uchun (oz ezeli elmimizden Lovhe, oradan Cebrailin qelbine ve oradan da) sene nazil etdiyimiz bir kitabdir.
2. O Allah ki, goylerde ve yerde olanlarin hamisi (onlarin ozleri de daxil olmaqla) Onun heqiqi mulkudur (chunki onlarin yaradilishi, qorunmasi, idare edilmesi ve sonda yox edilmesi Onun istek ve iradesinden asilidir). chetin ezaba gore vay ve olum olsun kafirlere!
3. O keslere ki, dunya heyatini sevir ve onu axiretden ustun tuturlar, (insanlari) Allahin yolundan saxlayir ve onun eyriliyini isteyirler (onun qanunlarini eyri kimi teqdim edir ve camaati ondan azdirirlar). Onlar uzun-uzadi bir azginliq icherisindedirler.
4. Biz her bir peygemberi (hetta peygemberlik dairesi diger dillerde olan insanlari da ehate etmish olsa bele) yalniz oz qovmunun dilinde gonderdik ki, (heqiqetleri) onlara beyan etsin. Belelikle, Allah (ilahi delil-subutu qebul etmeyenlerden) istediyini azginliqda boshlayir ve istediyini (ilahi delil-subutu qebul etdikden sonra, kamilliklere dogru) hidayet edir. Odur yenilmez qudret ve (yaradilish ve sherietde) hikmet sahibi!
5. Heqiqeten Biz Musani (esa, sheffaf el ve Tovrat kimi) oz nishane ve mocuzelerimizle gonderdik ki: oz qovmunu (nadanliq, kufr ve itaetsizlik) zulmetler(in)den (iman) nur(un)a teref chixart. Ve Allahin gunlerini (qelebe ve meglubiyyet, boyuk nemetlerin bash vermesi, aci hadiseler, dini bayram ve vefat gunleri kimi Allaha mensub olan gunleri) onlarin yadlarina sal ki, heqiqeten bunda (bu xatirlatmada) her bir sebr ve shukr eden uchun (oyaqliq ve ibret) nishaneler(i) vardir.
6. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Musa oz qovmune dedi: ''Allahin sizi fironchulardan u size pis ishgenceler veren, oglanlarinizi kutlevi shekilde qetle yetiren ve qadinlarinizi (xidmet etmek uchun) diri saxlayanlardan nicat veren zaman size olan nemetini xatirlayin. Bu ishde sizin uchun Rebbiniz terefinden boyuk bir bela ve imtahan var idi''.
7. Ve (yada salin) o zaman(i) ki, Rebbiniz (bele) elan etdi: ''eger shukr etseniz, size (olan nemetleri) mutleq artiraram ve eger kafir olsaniz, ya nashukurluk etseniz, Menim ezabim, elbette chox shiddetlidir.''
8. Musa (oz qovmune) dedi: ''eger siz ve yer uzunde olanlarin hamisi Allaha kafir olsaniz, yaxud Onun nemetlerine qarshi nankorluq etseniz (Ona bir zerer vurmazsiniz, chunki) heqiqeten Allah ehtiyacsizdir ve sifet ve ishleri medh olunandir (ki, melekler ve mominler Onu dilleri ile, yaratdiqlarinin kamilliyi ise Onu oz hallari ile medh edirler).''
9. Meger sizden qabaqkilarin - Nuh, Ad ve Semud qovmunun ve onlardan sonra olub (saylari ve hallarini) Allahdan bashqa hech kesin bilmediyi keslerin xeberi size chatmayib?! Peygemberleri onlara (tovhid ve oz nubuvvetleri barede) aydin deliller getirdiler. Onlar ise peygemberlerin ellerini agizlarina qaytardilar (ki, sakit olun, yaxud oz ellerini oz agizlarina qoydular ki, susun ve ya ellerini agizlarina qoyub qezebden sixdilar) ve dediler: ''Biz sizin gonderildiyiniz (getirdiyiniz) sheyi inkar edirik ve heqiqeten biz sizin, terefine chagirdiginiz shey (tovhid ve butlerin batil olmasi etiqadi) baresinde tereddud doguran ve qaranliq bir shekk icherisindeyik (din ve kitabinizi inkar edir, tovhid baresindeki delillerinizi qenaetbexsh saymiriq).''
10. Peygemberleri onlara dediler: ''Meger goyleri ve yeri yaradan Allah baresinde shubhe var?! O sizi gunahlarinizdan bezisini bagishlamaga ve size (omrunuzun) mueyyen bir muddet(in)edek mohlet vermeye chagirir. Dediler: ''Siz de bizim kimi yalniz bir beshersiniz (ve) bizi atalarimizin ibadet etdikleri sheylerden saxlamaq isteyirsiniz.Odur ki, bizim uchun achiq-ashkar bir delil (bu getirdiklerinizden qeyrisini) getirin''.
11. Peygemberleri onlara dediler: ''(Beli,) biz de sizin kimi yalniz bir besherik. Lakin Allah oz bendelerinden istediyinin boynuna haqq qoyur (ve onu peygemberliye sechir). Allahin emri ve isteyi olmadan biz size bir delil (ve mocuze) getire bilmerik ve (bu) agil baximindan (da) mumkun deyildir. Mominler gerek yalniz Allaha tevekkul etsinler''.
12. ''Allah bizi oz yollarimiza (dunya ve axiret kamilliklerine) hidayet etdiyi halda biz ne uchun de Ona tevekkul etmemeliyik?! shubhesiz, bize verdiyiniz ezab-eziyyetlere sebr edeceyik. Tevekkul edenler gerek yalniz Allaha tevekkul etsinler''.
13. Ve kufr edenler oz peygemberlerine dediler: ''eger bizim dinimize qayitmasaniz, biz sizi mutleq oz vilayetimizden chixaracagiq''. Belelikle, Rebbi onlara vehy etdi ki: ''Zalimlari mutleq helak edeceyik''.
14. ''Ve shubhesiz, onlardan sonra hemin vilayetde sizi yerleshdireceyik. Bu (ved), Menim meqamimdan (Menim celal, ezemet ve edaletimden, ya Qiyamet gunu Menim huzurumda durmaqdan) qorxan ve Menim hedelerimden chekinen kes uchundur''.
15. Ve peygemberler (Allahdan) hokm, qurtulush ve zefer istediler, (yaxud) kafirler Allahin ezabini istediler ve (nehayet) haqqa dushmen olan her bir itaetsiz tekebbur sahibi naumid oldu ve ziyana ugradi (ve qirmizi ya ag olumle kufr halinda dunyadan getdi).
16. Onun (olumunun) ardinca (gelen) Cehennemdir ve (ona) qanla qarishiq chirkli su ichirdilecekdir.
17. Onu chetinlikle qurtum-qurtum icher ve rahat uda bilmez. Ve olum (Cehennem ishgenceleri) her bir terefden ona uz tutar, halbuki o olen deyildir (chunki, o dunyada olum yoxdur) ve onun ardinca chetin ve agir bir ezab vardir.
18. ozlerinin Rebbine kafir olanlarin hallarinin tesviri beledir: Onlarin (xeyir) emelleri tufanli bir gunde uzerinden shiddetli bir kulek esen (ve hamisi sovrulub dagilmish) kul kimidir. Onlar kesb etdiklerinden bir shey (dunyevi neticeler, menevi tesirler ve axiret mukafatlari) elde etmezler. Budur hemin uzun-uzadi zelalet!
19. Meger (qelb gozu ile) Allahin goyleri ve yeri (ve bu heyranedici ezemetli qurulushu) haqq olaraq (uca ve eqli bir meqsed uchun) yaratdigini gormedin? eger istese sizi (azginliq ve itaetsizlik edeceyiniz teqdirde) yox eder ve (varliq sehnesine) yeni bir mexluq getirer.
20. Ve bu (yox etmek ve yenisini vucuda getirmek) Allaha chetin deyildir.
21. Ve (Qiyamet gunu hesab uchun) hamiliqla Allahin huzurunda zahir olarlar. Belelikle, (dunyada derrake baximindan) zeifler tekebburlulere deyerler: ''Biz size tabe idik, bizden Allahin ezabindan (az da olsa) bir sheyi def edersinizmi?'' Onlar deyerler: ''eger Allah (dunyada) bize hidayet qismet etseydi, biz de mutleq sizi hidayet ederdik, ya eger burada bizi nicat yoluna hidayet etse, biz de sizi hidayet ederik; bizim uchun ister (ah-zar edib) dozumsuzluk gosterek, isterse de sebr edek, birdir, bize hech bir chixish yolu yoxdur.''
22. (Qiyamet gunu) ish tamam olduqda(n ve cehennemlikler oz yerlerini tutduqdan sonra boyuk) sheytan (ve birinci Iblis butun cehennem ehline xitab ederek) deyer: ''Heqiqeten, Allah size haqq ved verdi (onlarin hamisi gerchekleshdi). Ve men size ved verdim ve vedime xilaf chixdim (hech biri heyata kechmedi). Menim (dunyada) sizin uzerinizde, sizi devet etmekden bashqa hech bir hokmranligim yox idi ve siz (de) menim devetimi qebul etdiniz. Odur ki, meni mezemmet etmeyin, ozunuzu mezemmet edin. Indi ne men sizin dadiniza yetishenem ve ne (de) siz menim dadima yetishensiniz. Men bundan qabaq meni itaetde Allaha sherik qoshmaginiza kafirem. Heqiqeten, zalimlar uchun agrili bir ezab vardir.''
23. Iman getiren ve yaxshi ishler goren kesler Rebbinin iznile ebedi qalacaqlari (ve evlerinin ve agaclarinin) altindan chaylar axan Cennetlere daxil edilerler. Onlarin (bir-birlerine, yaxud Allah ve meleklerin onlara) oradaki xeyir-dualari ''salam''dir.
24. Meger (qelb gozu ile) Allahin nece mesel chekdiyini gormedin? Pak kelmeni (tovhidi) koku (yerde) mohkem, budagi (ise) goyde olan pak agaca (benzedib). (Tovhid agacinin koku cemiyyetin etiqadinin esaslari, onun budaqlari ise dinin sherietde buyurdugu emellerdir ki, yuksek bir cemiyyetin semasina ucalir.)
25. O, Rebbinin izni ile hemishe (munasib olan her bir vaxtda) oz meyvesini verir. (Bu agacin meyvesi dunyada ideal cemiyyetin ve ali ilahi bir ictimai heyatin gerchekleshmesi, axiretde ise kamil bir seadete nail olmaqdir.) Allah insanlar uchun (bele) meseller chekir ki, belke ibret goturduler.
26. Pis (kufr ve shirk) kelme(si)nin meseli ise yerden qopardilmish ve esla sabitlik ve qerari olmayan pis agac kimidir. (Kufr ve shirk eqideleri ve ya her hansi bir batil ish onu dashiyan ferdlerin olumu ile puch olacaqdir ve hemchinin kafir cemiyyet nehayet bir gun mehv olacaqdir.)
27. Allah iman getirmish kesleri mohkem soz (tovhid kelmesi) ile dunya heyatinda ve axiretde sabitqedem edir. Ve hemchinin, Allah zalimlari zelaletde boshlayir. Allah istediyini edir.
28. Meger (kufr bashchilarindan ve rifaha uyanlardan) Allahin nemetlerini (nemetlerin shukrunu) nankorluga deyishenlerin ve oz qovmlerini (onlara tabe olanlari) helaket diyarina salanlarin halina baxmadin?!
29. Daxil olacaqlari, toxunaraq heraretini duyacaqlari ve yanacaqlari Cehenneme! Ora pis bir meskendir.
30. Onlar (insanlari) Allahin yolundan azdirmaq uchun Ona sherikler qoshdular. De: ''(Bir neche gunluk bu dunyanizda) behrelenin ki, donushunuz mutleq oda terefdir.''
31. Iman getiren bendelerime de ki, namaz qilsinlar ve onlara ruzi olaraq verdiyimizden (mal, meqam ve canlarindan) hech bir alish-verishin ve dostlugun olmayacagi (mal ve tanishliq elaqelerinin ne olacagi ve ne de ishe kecheceyi) gun gelmemishden qabaq gizlinde ve ashkarda Allah yolunda xerclesinler.
32. Allah goyleri ve yeri yaradan, goyden (yagish, qar ve dolu sheklinde) su nazil eden, belelikle, onun vasitesile muxtelif mehsullardan sizin (yemeyiniz, mualiceniz ve geyinmeyiniz) uchun ruzi chixardan ve gemileri Onun istek ve iradesi ile denizde uzsunler deye sizin uchun ram eden ve hemchinin chaylari sizin uchun ram edendir.
33. Hemchinin (yaradilish mecburiyyeti ile) daim (hereketde, nur sachmaqda ve yere tesir gostermekde) olan guneshi ve ayi size ram etdi. Ve (yerin hereketini guneshle tenzim etmekle) gece ile gunduzu de size ram etdi.
34. Ve (dil, emel ve ya tebietinizle) Ondan istediyiniz her bir sheyden size eta etdi. Ve eger Allahin nemetlerini saysaniz, sayib hesablaya bilmezsiniz. Heqiqeten insan chox zalim ve nankordur.
35. Ve (yada sal) o zaman(i) ki, Ibrahim dedi: ''Ey Rebbim, (sonralar Mekke adlandirilacaq) bu sheheri tehlukesiz herem et ve meni ve oglanlarimi butlere ibadet etmekden uzaq saxla!'' (O, Beqere suresinin 126-ci ayesinde de bele bir istek isteyib.)
36. ''Ey Rebbim, o butler insanlarin choxunu azdirmishlar (onlarin azmalarina sebeb olmushlar). Odur ki, kim mene tabe olsa, o mendendir ve kim mene itaetsizlik etse, heqiqeten Sen chox bagishlayan ve mehribansan.''
37. ''Ey Rebbimiz, heqiqeten men ovladlarimdan bezisini (Ismaili anasi ile birge) Senin mohterem ve toxunulmaz evinin yaninda ekinsiz bir derede sakin etdim ki, - ey Rebbimiz, - namaz qilsinlar. Buna gore de ele et ki, insanlarin bir qisminin qelbleri onlara meyl etsin. Ve muxtelif mehsullardan onlara ruzi ver, belke shukr etsinler''.
38. ''Ey Rebbimiz, shubhesiz, Sen bizim gizletdiyimizi de, ashkar etdiyimizi de bilirsen. Yerde ve goyde hech bir shey Allahdan gizlin deyildir''.
39. ''Hemd ve shukr olsun qocaliq chagimda mene Ismaili ve Ishaqi eta eden Allaha! Heqiqeten menim Rebbim duani eshiden ve qebul edendir''.
40. ''Ey Rebbim, meni namaz qilanlardan et, hemchinin ovladlarimdan (da namaz qilanlar et)! Ey Rebbimiz, duami qebul et!''
41. ''Ey Rebbimiz, hesab (terezileri) qurulan gun meni, ata-anami ve mominleri bagishla!''
42. Ve Allahi zalimlarin etdiklerinden esla xebersiz sanma! (Allah) onlara eslinde yalniz gozlerin (Mehsherin dehshetinden) bereleceyi gun uchun mohlet verir.
43. Boyunlarini uzadib bashlarini yuxari qaldiran halda gozlerini bele qirpmazlar. Onlarin qelbleri (dehshetin choxlugundan her hansi bir fikir ve diqqetden) boshdur.
44. Ve insanlari onlara ezabin geleceyi, belelikle, zulm edenlerin ''ey Rebbimiz, yaxin bir muddetedek bizi(m ezabimizi) texire sal ki, Senin devetini qebul edek ve peygemberlerine tabe olaq'' deyecekleri gunle qorxut. (Onda onlara deyiler:) ''Meger bundan once sizin uchun hech bir yoxluq ve zavalin olmayacagina and ichen siz deyildiniz?!''
45. ''Ve ozlerine zulm etmish keslerin menzillerinde meskunlashdiniz, size onlarla nece reftar etdiyimiz (onlari hansi ezablarla mehv etmeyimiz) aydin oldu ve sizin uchun meseller chekdik (amma butun bunlarin size hech bir tesiri olmadi).''
46. Ve shubhesiz, onlar (bizim peygemberlerimize qarshi) oz hiylelerini ishe saldilar, halbuki onlarin hiyleleri - daglari yerden qoparacaq qeder guclu olsa da - (onu ezelden bilmek, dunyada onunla mubarize aparmaq yolu ve onun axiretdeki cezasi) Allahin yanindadir.
47. Buna gore de Allahi oz peygemberlerine verdiyi vede xilaf chixan sanma. shubhesiz Allah yenilmez qudret ve intiqam sahibidir.
48. Bu yerin bashqa bir yere chevrileceyi (daglarin mehv olacagi, deryalarin buxarlanacagi ve yer uzunun tamamile duz olacagi) ve hemchinin goylerin (deyisheceyi) ve haminin (butun olulerin hesab ve ceza uchun) her sheye qalib tek Allahin huzurunda zahir olacagi gunde!
49. Hemin gun gunahkarlari (mezheb, meslek, gunah, rehber ve davamchilarinin yaxinligi baximindan) zencirlerde bir-birlerine baglanmish goreceksen.
50. Onlarin koynek ve libaslari qetrandan (pis iyli ve alishan tund yagdan)dir ve uzlerini od buruyecekdir.
51. Allahin her bir kesi (kufr ve itaetsizlikden) kesb etdiyinin muqabilinde, yaxud hemin eqide ve emellerin gerchek tezahuru ile cezalandirmasi uchun. Heqiqeten Allah tez hesab chekendir (butun emellerin hesabi ve cezanin miqdarinin teyin olunmasi derhaldir, yaxud cezanin muddeti, hetta Berzex ya Qiyamet olsa bele, Allahin nezerinde chox tezdir).
52. Bu, insanlar uchun yeterli bir moize ve kifayet eden bir tebligdir (ki, dogru yolu tapib hidayet olunsunlar) ve onunla qorxudulsunlar ve bilsinler ki, O, tek olan mebuddur ve hem de agil sahibleri dushunub ibret alsinlar.

ulker
01-18-2012, 05:11
Salam, burda kitabi nece yuklemek olar

ulker
01-18-2012, 05:12
kimse varmi?

ulker
01-18-2012, 05:14
bagislayin qurani surelerini yazmisiz, bunun ardini da yazmaq mumkundu

Admin
01-18-2012, 18:25
Content visible to registered users only.

ardi da geler, xosh geldin forumumuza. deyerli yorumlarla inshallah goruserik . o ki qaldi kitabin yuklenmesine bu yazi tek oxumaq ucundu . Adim de baxib oz fikrini deyer her hal.